ÖZET: Başvuran, eşinin COVID-19 nedeniyle karantinaya alınması ve çocuklarına bakmak zorunda olması sebebiyle 31/03/2020-13/04/2020 tarihleri arasında idari izin talep etmiş ve bu talep kabul edilmiştir. Ancak, başvuranın bu dönemde kesilen ek ödemesinin ödenmemesi üzerine yaptığı başvurular reddedilmiştir. İdare, başvuranın karantina altında olduğuna dair resmi bir belge sunmadığını ve bu nedenle ek ödemenin kesildiğini savunmuştur. Ancak, başvuranın eşinin hastaneye yatışı ve kendisinin de şüpheli durumda olması, idarenin kararının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Danıştay, başvuranın idari izinli sayıldığı dönemin COVID-19 sebebiyle verilmiş sayılması gerektiğine ve bu dönemdeki ek ödemenin hesaplanarak ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir. İdarenin, başvuranın çocuklarına bakma zorunluluğu ve eşinin karantinası gibi durumları göz önünde bulundurarak daha esnek bir yaklaşım sergilemesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu karar, sağlık çalışanlarının pandemi sürecindeki haklarının korunması açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/231-S.21.347

BAŞVURU NO : 2020/85207

KARAR TARİHİ : 05/01/2021

TAVSİYE KARARI

KAYSERİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın idari izinli olduğu dönemde kesilen ek ödemesinin tarafına ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/07/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda;

1.1) Sağlık çalışanlarına verilecek olan 3 ay tavandan ek ödemenin tarafına 31/03/2020-

13/04/2020 tarihleri arasında COVID-19 sebebiyle idari izinli olduğundan dolayı haksız yere ödenmemesinin mağduriyetine yol açtığını,

1.2) Eşinin Kayseri Devlet Hastanesinde Ebe olarak kendisinin ise Develi Devlet

Hastanesinde Laboratuvar Teknikeri olarak görev yapmakta olduğunu, eşinin pandemi sürecinden dolayı karantina hemşiresi olarak görev yaptığı sırada beraber çalıştığı hekimin COVID-19 testinin pozitif çıkması ve eşinin de bazı belirtilerinin olması sonucunda COVID-19 şüphesi ile yatışının yapıldığını,

1.3) Bu durumu çalıştığı kurumdaki idari amirlerine bildirmesi sonucu kendisinin iş yerine

gitmesindeki sakıncalardan dolayı 14 gün tarafına idari izin verildiğini, eşinin testinin negatif çıkması ve kendisinin bu durumu sorumluya bildirmesi sonucunda tarafına nöbet yazıldığını, ancak bunun idare tarafından kabul görmediğini ve 14 günlük sürenin bitmesinin istendiğini,

1.4) Hatta izinli olduğu halde hem ek ödemesinin kesildiğini hem de işe başlamasıyla beraber

diğer arkadaşlarından daha sık nöbete gelerek ay sonunda nerdeyse aynı saat çalışmış duruma geldiğini,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

1.5) Cumhurbaşkanlığının genelgesi ve Sağlık Bakanlığının yazısında pandemi sürecinde ek

ödemenin 3 ay tavandan nasıl ödeneceği maddeler halinde net bir şekilde açıkça belirtilmesine rağmen Başhekim talimati ile ek ödemesinin kesildiğini, konuyu Başhekim ile görüşmek istediğini ancak çalışan bir personelini odasına kabul etmediğini, bunun üzerine hakkını dilekçeyle aramak istediğini ama dilekçesine de ret cevabı verildiğini,

1.6) Sağlık Bakanlığının ek ödeme ile ilgili Genelgesinin 4 üncü maddesinde COVID-19

dışında verilen idari izinlerde ek ödeme kesilir denmesine rağmen ek ödemesinin kesildiğini,

1.7) Süreçten dolayı tüm izinler iptal iken ve Bakanlık tarafından 13/03/2020 tarihindeki

yönetmelikte başka kurumlarda izinler daha esnek iken bu süreçte sahada olması gereken sağlık çalışanları için idari izinlerin sadece hamile, organ nakli ve kanser hastalarına oda idaresi tarafından değerlendirilerek verilmesi gerektiğini, kendisine evde çocuklarıyla kalması gerektiği için izin verildiğinin COVID-19’dan dolayı verilmediğinin söylendiğini,

1.8) Süreçten dolayı kendisinin de sağlık çalışanı olduğu için hastalığı yaymamak için başka

çaresinin bulunmadığını, hatta idarenin ilk idari izin dilekçesini şüpheli olduğundan dolayı sanal ortamdan göndermesini istediğini, Yönetmelikle her şey belliyken ve kendisinin 60 gün yıllık izni dururken ve eşinin testinin negatif çıkması evde 14 gün karantinada kalması gerektiği o sırada kendisinin tekrar çalışmak için görüşmesi ve 14 gün kendisinin de beklemesi gerektiğinin söylenmesine rağmen ek ödemesinin neden kesildiğini anlamadığını,

1.9) Eşi taburcu olup tedavisine evinde karantina kurallarına uyarak aile hekiminin gözetimi

altında geçireceği zaman aile hekiminin kendisine de 14 gün evinde kalması için rapor vermek istediğini, ancak idarenin kendisine zaten 14 gün izin vermesi nedeniyle gerek olmadığını söyleyince vermediğini ifade ederek; 31/03/2020 ile 13/04/2020 tarihleri arasında kesilmiş olan ek ödemenin tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kayseri İl Sağlık Müdürlüğünün 20/11/2020 tarihli ve sayılı yazısında ve

eklerinde;

2.1) Başvuranın eşi ’e Aile Hekimi Dr. tarafından düzenlenen

31/03/2020 tarihli ve Z.03.9 “Şüpheli Hastalık veya Durum İçin Gözlem” tanılı Sağlık

Raporu ile 31/03/2020 tarihinden 09/04/2020 tarihine kadar istirahat, 10/04/2020 tarihinde kontrol önerildiği ve eşinin bu istirahat raporu ile Aile Hekimi tarafından karantina altına alındığı, başvuran tarafından verilen dilekçede ve başvuranın sözlü beyanlarında eşinin Kayseri Devlet Hastanesine yattığı beyan ettiği, ancak o tarihlerde bununla ilgili olarak idareye bir belge ibraz etmediği,

2.2) Aile Hekimliği Raporunda da anlaşılacağı üzere, raporun düzenlendiği 31/03/2020

tarihinden 21 gün sonra başvuranın aile hekimine gittiği ve başvuranın eşi adına

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

düzenlenmiş olan sağlık raporunun üzerine aile hekimi tarafından “COVID-19 teması nedeniyle hastanede yatış ve ardından 14 gün ev izolasyonunda olan ’in kimlik nolu eşi ’e de ev izolasyonlu karantina önerildi.

’in kendi kurumundan idari izinli olduğunu beyan etmesi üzerine kendisine herhangi bir işlem yapılmamıştır.” ibaresi yazıldığı, aile hekiminin geriye dönük COVID-19 ile ilgili rapor düzenleme yetkisi olmasına rağmen başvuran adına bir sağlık raporu düzenlemediği, düzenlenmişse de Kuruma ibraz edilmediği, başvuranın eşi adına düzenlenen raporun üzerinden 21 gün geçtikten ve idari izinde geçen sürenin yapılacak ek ödemede değerlendirilmeyeceğini öğrendikten sonra aile hekimine giderek eşinin raporu üzerine ek ödeme alabilmek için bu notun düşürülmesinde iyi niyet olmadığının aşikâr olduğu, ayrıca eşinin raporu üzerine düşülen notun resmi geçerliliği olmayıp resmi işlemlerde esas alınması ya da bu nota istinaden mali işlerin yürütülmesinde imkân ve mümkünat bulunmadığı,

2.3) Başvuranın idare tarafından karantinaya alınmadığı, çünkü idareye aile hekimliği ya da

herhangi bir sağlık kurum ve kuruluşundan kendi adına düzenlenmiş (şüpheli hastalık veya durum için gözlem tanılı) herhangi bir rapor veya belge ibraz etmediği,

2.4) Başvuranın Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü ’i telefon ile arayarak eşinin

Kayseri Devlet Hastanesinde ebe olarak görev yaptığını, görev yaptığı birimde çalışan doktorun COVID-19 testinin pozitif çıkmış olduğunu ve eşinin de semptomları göz önüne alınarak çalıştığı Kayseri Devlet Hastanesi pandemi servisine yatırıldığı ve eşinin taburcu olduktan sonra evde ayrı bir odada tek başına 14 gün boyunca çocukları ve kendisi ile teması olmadan karantinada kalması gerektiğinin kendisine iletildiğini beyan ettiği,

2.5) Ayrıca, bu süreç öncesinde kendisinin ve eşinin nöbetlerinin çakışmamasının ayarlanarak

bugüne kadar nöbetlerini tuttuklarını ve çocuklarına bu şekilde baktıklarını, 3 küçük çocuğu olduğunu, eşinin hastaneye yatırılması ve karantinada olması nedeni ile bu süreçte

3 çocuğuna kendisinden başka bakacak ve çocuklarını bırakacak başka bir

yerinin/kimsesinin olmadığını, ayrıca kendisinin de şüpheli olması nedeni ile eşinin durumunun netleşinceye kadar çocuklarına bakabilmek için idari izin almak istediğini beyan ettiği,

2.6) Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü tarafından ise kendisi için aile hekimi

tarafından rapor düzenlenerek karantinaya alınma durumunun olup olmadığının, varsa buna dair rapor ve onam belgesinin olup olmadığının sorulduğu, bunun üzerine başvuranın kendisine böyle bir rapor verilmediği ve şu anda da evden ayrılamadığı ve çocuklarını bırakacağı kimsesi olmadığı için aile hekimine veya herhangi bir sağlık kuruluşuna gidemediğini ve kendisinin de karantina ile ilgili aile hekimliği tarafından aranmadığını, kendisine düzenlenen bir rapor olmadığını ve mağdur olduğunu beyan ettiği,

2.7) Bunun üzerine, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü ’in başvurandan

durumunu anlatan bir dilekçe ile müracaat etmesini istediği, başvuranın dilekçeyi getirmek için bile evden ayrılamayacağını, dilekçeyi elektronik ortamda göndermesinin yeterli olup olmayacağını sorduğu, kendisinin durumu göz önünde bulundurularak

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

elektronik olarak kabul edileceğini ancak dilekçe aslını daha sonra Kuruma ibraz etmesi gerektiğinin kendisine söylendiği ve dilekçe aslının daha sonradan başvuranın kendisi tarafından Kuruma ibraz edildiği, ayrıca durum ile ilgili olarak Başhekim

’a da bilgi verildiği,

2.8) Yapılan bilgi paylaşımı ve istişare sonucunda başvuranın ve çocuklarının mağduriyet

yaşamamaları için yazılı müracaatı halinde 14 gün idari izin verilmesinin uygun olduğu karara bağlandığı ve başvurana izin verilerek iyi niyetli bir yaklaşım ortaya koyulduğu,

2.9) Başvuranın eşi adına düzenlenmiş olan sağlık raporu mevcut olup,

başvuran için aile hekimliği veya herhangi bir sağlık kurumu tarafından adına düzenlenmiş bir sağlık raporu bulunmadığı, başvuranın karantina altında olduğuna dair herhangi bir resmi evrak bulunmadığının da aşikâr olduğu, eşinin karantina altına alınmasında ise beraber çalıştığı hekimin COVID-19 testinin pozitif olması ve

’in de ilgili hekim personelin temaslısı olmasından kaynaklandığı, başvuranın ise temaslının temaslısı olduğu, Sağlık Bakanlığının COVID-19 rehberinde temaslının temaslısı olan sağlık personeli için uygulamanın “maskeyle çalışır ve bu personelin semptom takibi yapılır” hükmüne yer verildiği, buna göre başvuranın karantina altına alınması gerekmediği ve mevzuat çerçevesinde süreci yöneten idarece de rehber hükümleri esas alındığında idari görüşün başvuranın karantina altına alınmasına gerek olmadığı yönünde olduğu,

2.10) Başvuranı izolasyona/karantinaya almaya yetkili merciin ikametinin bağlı bulunduğu aile

hekimliği veya İlçe Sağlık Müdürlüğü filyasyon ekipleri olduğu ve bu merciler tarafından başvuran adına düzenlenmiş rapor mevcut olmadığı, başvurana karantina uygulaması gerekli olsaydı ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından adına rapor düzenlenerek verilerek ve evde izolasyon onam formu kendisine imzalatılarak karantina altına alınması gerektiği, başvuranın karantina işlemlerine ait resmi bir evrak beyan edemediğinden idari izin talep ettiği,

2.11) Başvurana verilen 14 günlük idari iznin kendisinin aile hekimi veya İlçe Sağlık

Müdürlüğü filyasyon ekiplerinden sağlık raporu veya karantina uygulanmasına esas evrak alamadığı ve mağdur olduğu, 3 çocuğuna bakacak kimsenin olmadığına dair talebine istinaden mağduriyetinin giderilmesi amacı ile verildiği, ayrıca başvuranın idari izin talebine ilişkin dilekçesinin elektronik ortamda gönderilmesini idarenin talep etmediği, tam tersine bu talebin kendisinin dışarı çıkma imkanı olmadığı ve çocuklarını bırakmasının mümkün olmadığı için kendisinden geldiği ve bunun dilekçesinde açıkça yazdığı, idarenin vermiş olduğu bu izinle personelin eşinin karantinada olması nedeni ile kendisi ve 3 çocuğunun yaşamış olduğu mağduriyeti gidermek maksadını gözettiği,

2.12) Başvuranın, eşine verilen rapordan 21 gün sonra aile hekimine giderek ek ödeme

alabilmek için eşi adına düzenlenmiş sağlık raporunun üzerine usule aykırı bir şekilde not yazdırmasının iyi niyetli görülmediği, kamu zararına sebebiyet vermemek adına Sağlık

Bakanlığı Kamu Hastaneleri Ek Ödeme Dairesi Başkanlığının 08/04/2020 tarih ve 490221-65-045.03 sayılı yazı ekinde sunulan ek ödeme yazısının 4 üncü maddesinde yer alan “…. idari izinliler eksik gün (çalışılmayan gün) olarak değerlendirilecektir”

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

hükmüne göre personele mağduriyetini gidermek için verilen idari izin süresinin ek ödemede değerlendirilmediği, başvuranın iddia ettiği gibi eşinin COVID-19 testi negatif çıktıktan sonra durumunu sorumluya bildirerek kendisine nöbet yazıldığı ancak bunun idare tarafından kabul görmediği iddiaları asılsız olduğu ve kesinlikle idareye bildirmediği,

2.13) İdarenin vermiş olduğu idari iznin başvuranın iddia ettiği gibi COVID-19 şüphesi üzerine

değil eşinin karantina altında olması nedeniyle kendisinin ve 3 çocuğunun mağduriyetini gidermek için verildiği, bahsi geçen 18/03/2020 tarihli ve sayılı yazıda idari izin verilecek personellerin, hamile olup hâlihazırda çalışan kadın memura 12 gün, engelli statüsünde çalışan memurlar 12 gün olmak üzere düzenlendiği, bu yazıya göre zorunlu idari izin verilecek personel kapsamına girmemesine rağmen, mağduriyeti göz önünde bulundurularak ve sağlık hizmetinin de aksamasına mahal vermeden idare olarak insiyatif alınıp personele yardımcı olunduğu, fakat idarenin mevzuatlar çerçevesinde insiyatif alarak iyi niyetli tutumuna karşın başvuranın ek ödeme alabilmek için kamu zararına sebebiyet verecek tutum ve taleplerde bulunduğunun açıkça görüldüğü,

2.14) Cumhurbaşkanlığının 2020/4 sayılı Genelgesi ve Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri

Genel Müdürlüğünün 23/03/2020 tarih ve 3522 sayılı yazısına istinaden 2020 Nisan ayında Hastane genelinde esnek çalışma uygulandığı,

2.15) Yukarıdaki belgeler ve açıklamalar değerlendirildiğinde, kişinin COVID-19 nedeniyle

karantinaya alındığına dair belge ve bilgi olmamakla birlikte, ilgili rehberler gereği eşinden dolayı kendisinin karantinaya alınmasını gerektiren bir durum olmadığının da açık olduğu, başvuranın dilekçesinde belirttiği gibi çocuklarının bakımı konusunda mağduriyet yaşamaması nedeniyle başvurana idari izin verildiği ve Sağlık Bakanlığının yayınladığı ek ödeme genelgesine göre idari izinlerin ödeme kapsamı dışında olduğu, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5

inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

5) 22/03/2020 tarihli ve 31076 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “COVID-

19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler” başlıklı 2020/4 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde; “COVID-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla, bu salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmayacak ve kamu hizmetlerini aksatmayacak şekilde, ihtiyacı karşılayacak kadar asgari sayıda personelin bulundurulması şartıyla;

Çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu belirleme yetkisi devredilebilir.

Bu kapsamda dönüşümlü çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılır.

Bu Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idari izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılırlar.”

6) 04/03/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık

Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin Geçici 1

inci maddesinde:

“01/03/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üç ay süreyle yer ve/veya personel yönünden kapsamı ve oranı Bakan tarafından belirlenmek kaydıyla, bu Yönetmelikte belirlenen esaslara tabi olmaksızın personele ek ödeme yapılabilir. Bu şekilde yapılacak ödeme tutarı toplamı mesai içi tavan ek ödeme tutarını geçemez.”

7) 08/04/2020 tarih 49022165-045.02-279 sayılı “COVID-19 pandemisi nedeniyle sağlık

tesislerinde ek ödeme” konulu Bakanlık Olur yazısında; “Dünya genelinde ortaya çıkan Coronavirus (COVID- 19) pandemisi nedeniyle, salgından etkilenmeden veya en az etkiyle kurtulmayı temin amacıyla Ülkemiz genelinde gereken çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda sağlık tesisleri ve sağlık hizmetleri öncelikli olarak söz konusu hastalığın önlenmesi, teşhisi ve tedavisine yönlendirilmiştir.

Sağlık personelinin gelirinde önemli paya sahip olan ek ödemelerin kaynağım sağlık tesislerinin geliri oluşturmaktadır. Hastalığın yayılmasını önleyici tedbirler kapsamında aciliyeti olmayan ve ertelenebilir sağlık hizmetlerinin verilememesi sebebiyle sağlık hizmeti arz ve talebindeki düşüşle beraber sağlık tesisi gelirlerinde ve dolayısıyla personele yapılan ek ödemede azalma meydana gelmektedir. Bu hassas dönemde özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarının maddi kaybının önlenmesi, motivasyonu ve teşviki amacıyla 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair

Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinde yer alan … hükmü doğrultusunda mezkur yönetmelik kapsamında bulunan personel ile bu yönetmelik kapsamında olup, İl Sağlık

Müdürlüğü ve Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüne geçici olarak görevlendirilen personelden; 1- Bakanlık personeli için 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık

Kurumlan İle Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye

Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesinde yer alan tavan oranlarının; a) Tabip dışı personele % 100’ü, … Esas alınarak Mart, Nisan ve Mayıs 2020 ek ödeme dönemlerinde Başhekimin belirlediği süre ve günlerde esnek mesai kapsamında dönüşümlü çalışan personel ile

COVID-19 tanısı konulan veya şüphesi nedeni ile karantina altına alınan veya tedavisi yapılan personelin bu süreleri dışındaki idari izinlerin de ek ödeme hesaplamalarında eksik gün olarak değerlendirilmesi suretiyle aktif çalışma süresi gözetilerek belirlenen oranlar üzerinden hesaplanan tutarlarda ek ödeme yapılması; düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın eşinin

karantinada olduğu dönemde başvurana verilen idari iznin COVID-19 sebebiyle verilmiş sayılarak, bu dönemin (31/03/2020 ile 13/04/2020 tarihleri arasının) 08/04/2020 tarihli

Bakanlık Oluru kapsamında çalışılmış gün olarak kabul edilmesi ve bu döneme ilişkin olarak eksik olarak ödenen ek ödemelerin hesaplanarak başvurana ödenmesi konusunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran, özetle, eşinin karantina uygulaması nedeniyle 31/03/2020 ile 13/04/2020

tarihleri arasında kesilmiş olan ek ödemenin tarafına ödenmesini talep etmektedir.

10) Bilindiği üzere, COVID-19 salgınını ilk kez, Çin’in 31/12/2019 tarihinde Hubei

eyaletinini başkenti olan Vuhan kentinde kaynağı bilinmeyen gizemli bir solunum yolu rahatsızlığının ortaya çıktığını Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirmesiyle gündeme gelmiş, 07/01/2019 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü hastalığın SARS olmadığını fakat yeni tip bir koronavirüsten kaynaklandığını açıklamış ve 11/03/2020 tarihinde küresel salgın (pandemi) ilan etmiş, Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı 10/03/2020 tarihinde ilk COVID-

19 vakasının tespit edildiğini açıklamış, Türkiye’de virüse bağlı ilk ölüm 15/03/2020

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

tarihinde gerçekleşmiş, akabinde Sağlık Bakanı 01/04/2020 tarihinde koronavirüs vakalarının tüm Türkiye’ye yayıldığını açıklamıştır.

11) Pandemiden etkilenmeden veya en az etkiyle kurtulmayı temin amacıyla Ülkemiz

genelinde gereken çalışmalar yapılmış, bu kapsamda sağlık tesisleri ve sağlık hizmetleri öncelikli olarak söz konusu hastalığın önlenmesi, teşhisi ve tedavisine yönlendirilmiştir.

Bu hassas dönemde özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarının herhangi bir maddi kayba uğramalarının önlenmesi, motivasyonu ve teşviki amacıyla, 24/03/2020 tarihinde Sağlık

Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair

Yönetmeliğe eklenen Geçici 1 nci maddeyle, 01/03/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üç ay süreyle yer ve/veya personel yönünden kapsamı ve oranı Bakan tarafından belirlenmek kaydıyla Yönetmelikte belirlenen esaslara tabi olmaksızın personele ek ödeme yapılabileceği, bu şekilde yapılacak ödeme tutarı toplamı mesai içi tavan ek ödeme tutarını geçemeyeceği düzenlenmiş, bu bağlamda çıkarılan 08/04/2020 tarihli Bakanlık Olur’u ile COVID-19 pandemisi kapsamında hizmet sunulan yerlerde görev yapan sağlık personeline unvanlarına göre belli oranlarda ek ödeme yapılmasına karar verilmiştir.

12) Bunun üzerine, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 81 İl Valiliğine

gönderdiği 08/04/2020 tarihli ve E.280 sayılı yazısında, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde çalışan personele yapılacak ek ödemelerde aktif çalışma süresinin gözetileceği, aktif gün sayısının hesaplanmasında Başhekimin belirlediği gün ve sürelerde esnek mesai kapsamında dönüşümlü olarak çalışan personel ile COVID-19 tanısı konulan veya şüphesi nedeniyle karantina altına alınan veya tedavisi yapılan personelin bu sürelerinin çalışılmış gün olarak kabul edileceği, bunların dışındaki idari izinlerin eksik gün olarak değerlendirileceği; ayrıca, Sağlık Bakanlığı Yönetim

Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 81 İl Valilğine gönderdiği 09/04/2020 tarihli ve E.385 sayılı yazısıyla İl Sağlık Müdürlüklerinde görevli personele yapılacak ödemelerde aktif gün sayısının hesaplanmasında, esnek mesai kapsamında dönüşümlü çalışan personel için bu kapsamda geçen süre ile COVID-19 tanısı konulan veya şüphesi nedeniyle karantina altına alınan personelin karantinada geçen sürelerinin ve tedavi sürelerinin çalışılmış gün olarak kabul edileceği, bunların dışındaki idari izinlerin eksik gün olarak değerlendirilmesi suretiyle aktif çalışma gün sayısı belirlenerek ödeme yapılacağı belirtilmiştir.

13) Somut olayımızda, Kayseri Devlet Hastanesinde Ebe olarak çalışan başvuranın eşinin

beraber çalıştığı hekimin COVID-19 testinin pozitif çıkması ve eşinin de bazı belirtilerinin olması sonucunda COVID-19 tanısıyla ile 28/03/2020 tarihinde Kayseri

Devlet Hastanesine yatışının yapıldığı ve 30/03/2020 tarihinde tedavisi tamamlanarak taburcu edildiği, taburcu olmasının ardından 31/03/2020 tarihinde aile hekimliğinden şüpheli hastalık veya durum için gözlen tanısıyla İstirahat Raporu aldığı; başvuranın ise 31/03/2020 tarihli dilekçesiyle eşinin karantinada olması, küçük yaşta 3 çocuğunun bulunması, çocuklarını bırakacak kimse olmaması, bu sebeple evden ayrılamaması ve kendisinin de şüpheli olması nedeniyle eşinin durumu netleşinceye kadar idari izin talebinde bulunduğu, bu talebi Başhekimin aynı tarihli onayıyla 31/03/2020 tarihinden

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

itibaren 14 gün süreyle idari izinli sayıldığı; eşinin karantina süresinin bitiminde 10/04/2020 tarihinde aile hekimine kontrole gittiği ve 14/04/2020 tarihinde çalışır raporu aldığı, başvuranın 20/04/2020 tarihinde aile hekimine başvurarak aile hekimine eşinin 31/03/2020 tarihli İstirahat Raporunun altına kendisine de izalosyon (karantina)

önerildiği ancak kendisinin idaresinden idari izin aldığını beyan etmesi üzerine hakkında işlem yapılmadığı yönünde bir not yazdırarak paraflattığı ve mühürlettiği, ardından görev yapmakta olduğu Develi Hatice-Muammer Kocatürk Devlet Hastanesinin kayıtlarına 30/04/2020 tarihinde giren dilekçesiyle Mart ve Nisan aylarına ait ek ödemesinin eksik ödendiği iddiasıyla yapılan kesintinin tarafına ödenmesini talep ettiği, bu talebinin

Hastanenin 15/05/2020 tarihli ve sayılı yazısıyla reddedilmesi üzerine bu sefer

Kayseri İl Sağlık Müdürlüğüne verdiği 20/05/2020 tarihli dilekçesiyle söz konusu ödemenin yapılmasını talep ettiği, bu dilekçesinin Kayseri İl Sağlık Müdürlüğünün 21/05/2020 tarihli ve sayılı yazısıyla Hastaneye gönderildiği, Hastanenin 22/06/2020 tarihli ve sayılı yazısıyla ise konuyla ilgili olarak önceki dilekçesine cevap verildiği belirtilerek başvurana cevap verildiği görülmektedir.

14) Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 13/03/2020 tarihinde

yayımladığı Bilim Kurulu tarafından hazırlanmış olan COVID-19 (2019-nCoV Hastalığı)

Rehberinde yakın temaslı ve temaslı tanımları yapılmış, Rehberin 16 ncı başlığına ise teması olan sağlık çalışanlarının değerlendirilmesine ilişkin bilgilere ve algoritmaya yer verilmiştir. Ancak, Rehberin 16 ncı başlığında yer alan hususlar sağlık çalışanlarının

COVID-19 hastalarının tedavisi sırasında yaşadıkları risklere yönelik olup, sağlık çalışanı da olsa hastaların tedavisi dışında yaşanan şüpheli durumların genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

15) Başvuranın eşinin birlikte çalıştığı hekimin COVID-19 tanısı alması sonrasında

kendisinde de bazı semptomların görülmesi üzerine COVID-19 tanısıyla 2 gün boyunca hastaneye yatışının yapıldığı ve akabinde aile hekimince kendisine şüpheli hastalık veya durum için gözlem tanısıyla istirahat raporu verildiği görülmektedir. Bu noktada, hastalık semptomlarının ortaya çıkması için en azından 2-3 günlük süre geçmesinin gerektiği, başvuranın bu süreçte eşi ile aynı ev içerisinde yaşarken maske kullanmadığı ve sosyal mesafeye dikkat etmediği göz önünde bulundurulduğunda, eşinin COVID-19 tanısıyla hastaneye yatışının yapılmış olması nedeniyle yüksek riskli bir konumda olduğunun ve aile hekiminin başvurana da aynı nedenle izalasyon/karantina önereceğinin ve rapor yazacağının kabulü gerekmektedir. Bu sebeple, idare tarafından başvuranın temaslının temaslısı olduğu için aile hekimince kendisine rapor düzenlenmesinin mümkün olmadığı yönündeki iddiasına itibar edilmemiştir.

16) Diğer yandan, başvuran, eşinin karantinaya girmesinin akabinde küçük yaştaki 3

çocuğuna bakmak zorunda olması, çocuklarını bırakacak veya onlara bakacak başka kimsenin olmaması, kendisinin de şüpheli durumunda olması ve evden ayrılamaması nedeniyle, 31/03/2020 tarihinde görev yaptığı hastane ile telefon vasıtasıyla irtibata geçerek idari izin talebinde bulunmuş ve bu talebi aynı gün idarece kabul edilerek 14 gün boyunca idari izinli sayılmıştır. Başvuranın eşinin hastaneden taburcu olduktan sonra aile hekimine giderek rapor aldığı, başvuranın ise idari idari izin alarak sorununun çözülmesi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

ve evden çıkamayacak durumda olması nedeniyle aile hekimine giderek kendisine de rapor yazmasını talep etmediği anlaşılmaktadır. Bu noktada, idarenin başvuranın karantina uygulaması konusunda resmi evrak alamadığı için idari izin istediği yönündeki ifadesi bir yönüyle doğru olmakla birlikte, başvuranın resmi evrak alamamasının nedeninin rapor talebinin aile hekimliğince reddedilmesinden değil, başvuranın rapor almak için dahi evden çıkamamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Zira, başvurana da karantina önerildiği aile hekimi tarafından eşinin raporunun altına yazılan ve mühürlenerek paraflanan not ile de teyit edilmiştir. Bu itibarla, yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, yetkili merci olan aile hekimince başvurana rapor verilemeyeceğini iddia etmek de mümkün bulunmamaktadır.

17) İdare tarafından aile hekiminin başvuranın eşine verdiği 31/03/2020 tarihli raporun altına

21 gün sonra 20/04/2020 tarihinde yazılan notun geçersiz olduğu iddia edilmektedir.

Ancak bilindiği üzere resmi belgeler üzerinde yapılan değişiklikler ilgilinin el yazısı ile yapılması, paraf atılması ve mühür/kaşe vurulması halinde geçerli sayılmakta ve idari işlemlere konu edilmektedir. Söz konusu notta başvurana da karantina önerildiği ancak idaresi tarafından idari izinli olduğu için işlem yapılmadığı yazılmış, ayrıca aile hekiminin mührü vurularak paraflanmıştır. Bu notun gerçekliğinden şüphe duyulması durumunda el yazısının inceletilmesi ve olaya ilişkin soruşturma açılması suretiyle gerçeğin ortaya çıkarılması mümkündür.

18) Ayrıca, idare, aile hekiminin geriye dönük olarak COVID-19 ile ilgili rapor düzenlemesi

mümkün olduğunu ifade etmiş, ancak böyle bir işlemin yapılabilmesini mümkün kılan mevzuat hükümlerinden bahsetmemiştir. Aile hekimleri tarafından kullanılan sistemin, özellikle verilecek rapor süresi geçtikten sonra, geriye dönük olarak istirahat raporu yazılabilmesi şeklindeki bir işleme onay vermeyeceği değerlendirilmektedir.

19) Kaldı ki, başvuranın 21 gün sonra 20/04/2020 tarihinde aile hekimine başvurarak böyle

bir not yazdırmasının nedeninin, 08/04/2020 tarihli Bakanlık Oluru ile sağlık çalışanlarına 3 ay süreyle artırımlı ek ödeme yapılması uygulamasından yararlanma konusunda aktif gün sayısının tam olarak hesaplanması olduğu anlaşılmaktadır. Aile hekimince başvuranın eşine rapor yazıldığı tarihte artırımlı ek ödeme yapılması konusunda Bakanlık Oluru henüz yayımlanmadığı için başvuranın ek ödeme konusunda mağduriyete uğrayacağını bilmesi imkansız olduğundan ve eşinin karantinada olması nedeniyle çalışması gerekmesi nedeniyle yaşayacağı sıkıntıları idari izin almak suretiyle çözüme kavuşturmuş olduğundan aile hekimince kendisi için de rapor düzenletme yoluna gitmemiştir.

20) Diğer yandan, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel

Müdürlüğünün 13/03/2020 tarihli ve E.12362 sayılı yazısı uyarınca, Yönetim Hizmetleri

Genel Müdürlüğünün 13/03/2020 tarihli ve 910 sayılı yazısıyla Bakanlık personelinin idari iznine ilişkin düzenleme yapılmış; ancak Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı

Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 13/03/2020 tarihli ve E.12385 sayılı yazısıyla Sağlık Bakanlığı hakkındaki personeli hakkındaki uygulamanın Bakanlıkça değerlendirilmesinin talimatlandırılması üzerine, salgınla mücadelenin kesintisiz, etkin ve yeterli sayıda personel ile yürütülebilmesini teminen Bakanlık Makamından alınan

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

13/03/2020 tarihli ve 1917 sayılı Olur uyarınca, Yönetim Hizmetleri Genel

Müdürlüğünün 13/03/2020 tarihli ve 912 sayılı yazısıyla personelin izinlerine ilişkin düzenleme yapılmış, bu yazıyla evlilik, ölüm, analık, hastalık ve refakat hariç yıllık izinler durdurulmuş, ayrıca yazıda belirtilen haller dışında herhangi bir izin uygulanması cihetine gidilmeyeceği ifade edilmiştir.

21) Bunun akabinde, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 18/03/2020 tarihli ve 962

sayılı genel yazısıyla, 13/03/2020 tarihli ve 912 sayılı genel yazısına ilave olarak bazı düzenlemeler yapılmış, bunlar arasında “Çalışan eşlerin her ikisinin de Bakanlığımız personeli olması halinde, kamu sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğine yönelik gerekli tedbirlerin alınması kaydıyla, okul öncesi ve ilköğretimde çocuğu bulunan çalışanların yıllık izin taleplerinin, kadın çalışana öncelik verilmek kaydıyla Kurum amirlerince değerlendirilerek hizmeti aksatmayacak şekilde planlama yapılacaktır.” düzenlemesine de yer verilmiş; ayrıca yazıda belirtilen izinler dışında herhangi bir izin uygulamasına gidilmeyeceği belirtilmiştir. Buna göre, başvurana yıllık izin kullandırılmasının dışında, idarece başvurana idari izin verilmesine imkan bulunmamaktadır. Bu açıdan, idarenin

Bakanlık tarafından verilen talimatlara aykırı hareket ettiği anlaşılmaktadır.

22) Ayrıca, idare, başvurana verilen bu iznin COVID-19 şüphesi nedeniyle değil, eşinin

karantina altında olması nedeniyle kendisinin ve 3 çocuğunun mağduriyetini gidermek için verildiğini ifade etmektedir. Başvuranın 31/03/2020 tarihli dilekçesi incelendiğinde, başvuranın eşinin karantinada olması, bu süreçte 3 çocuğuna kendisinden başka bakacak ve çocuklarını bırakacak başka bir yerinin olmaması ve kendisinin de şüpheli olması nedeniyle eşinin durumu netleşinceye kadar idari izin talebinde bulunduğu ve bu talebinin

Başhekimce 14 gün izin girilmesi ve akabinde durumunun değerlendirilmesi notu düşülerek aynı gün onaylandığı görülmektedir. Bu onayla başvuranın gerekçelerinin tümü dikkate alınarak idari izin verildiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. Zira, başvurana sadece çocuklarının bakımı için izin verildiği yönünde herhangi bir sözlü veya yazılı geri bildirimde bulunulmadığı gibi, pandemi sürecinde başvuranın COVID-19 şüphelisi konumda olması hususu göz ardı edilerek, bahsi geçen Bakanlık yazılarına istinaden başvurana yıllık izin verilebilecekken, sırf çocuklarına bakabilmesi nedeniyle mezkur talimatlarına aykırı olarak idari izin verildiğini iddia etmek mümkün değildir.

23) Bütün bunların yanında, idare, başvurana verilen idari iznin, 22/03/2020 tarihli ve 31076

sayılı 2020/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine ve Kayseri İl Sağlık Müdürlüğünün 24/03/2020 tarihli ve E.15673 sayılı yazısına istinaden verildiğini ifade etmektedir.

Ancak, söz konusu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile mezkur yazıda kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma veya dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma biçimlerinin uygulanmasına yönelik düzenlemeler yer almaktadır.

24) Başvuranın idari izinli sayıldığı 31/03/2020 tarihi ile 13/04/2020 tarihi arasındaki

dönemde dönüşümlü çalışma kapsamında izin verilmiş olması durumunda, 2020/4 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde yer alan dönüşümlü çalışanların göreve gelmedikleri süre zarfında izinli sayılacakları ve bu süre zarfında esas görevlerini yerine getirmiş sayılacakları düzenlemesi dikkate alındığında, izinli olduğu dönemde fiilen çalışmış sayılmaları gerekeceğinden ek ödeme açısından da tam ödemeye hak kazanması söz

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

konusu olacaktır. Zira, söz konusu Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde bahsi geçen idari izin dönüşümlü çalışanların göreve gelmedikleri günlerdeki hukuki durumlarını göstermekte olup, Sağlık Bakanlığının 08/04/2020 tarihli Olur’da bahsi geçen aktif çalışma süresinden düşülecek süreleri göstermemektedir. Aksi halde, bütün personelin dönüşümlü çalıştıkları göz önünde bulundurulduğunda, personelin işe gelmediği (aktif olarak çalışmadığı) hafta içi günlerinin mezkur yazı çerçevesinde eksik gün hesaplanacak idari izinli günler kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir.

25) Öte yandan, başvuranın idari iznin bitmesinin ardından görevine geri döndüğü ve

dönüşümlü çalışma sistemine göre çalıştığı 14/04/2020 tarihi ile 30/04/2020 tarihleri arasında toplam olarak 80 saat görev yaptığı görülmektedir. İdare tarafından gönderilen

Personel Çalışma Çizelgesine göre laboratuvar çalışanlarına ait ortalama çalışma süresinin 92 saat olduğu görülmektedir. Bu durumda, başvuranın idari izinli sayıldığı döneminin eksik gün olarak değerlendirilerek aktif çalışma gün sayısı düşürülürken, izin sonrasındaki dönemde diğer çalışma arkadaşlarına yakın bir süre çalışmaya tabi tutulduğu ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple, başvuranın ek ödemesinin izinli sayıldığı dönemin eksik gün olarak hesaplanarak ödenmesinin hakkaniyete de aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

26) Sonuç olarak, Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde; yukarıda yer alan

açıklamalar ve değerlendirmeler çerçevesinde, başvuranın eşinin karantinada olduğu dönemde başvurana verilen idari iznin COVID-19 sebebiyle verilmiş sayılarak, bu dönemin (31/03/2020 ile 13/04/2020 tarihleri arasının) 08/04/2020 tarihli Bakanlık Oluru kapsamında çalışılmış gün olarak kabul edilmesi ve bu döneme ilişkin olarak eksik olarak ödenen ek ödemelerin hesaplanarak başvurana ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

27) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

28) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma sür esinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kayseri İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın idari izinli sayıldığı dönemde eksik ödenen ek ödemelerinin hesaplanarak başvurana ödenmesi yönünde KAYSERİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, KAYSERİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için KAYSERİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi