ÖZET: Başvuran, “I10 Esansiyel (Primer) Hipertansiyon” tanılı hastalığı nedeniyle COVID-19 için risk grubunda sayılmakta ve idari izin talep etmektedir. Ancak, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar” listesinde hipertansiyonun yer almadığı belirtilmiştir. Cumhurbaşkanlığının genelgeleri doğrultusunda, yalnızca belirli kronik hastalıklara sahip olanlar idari izinli sayılmakta ve bu durum, başvuranın talebinin reddedilmesine neden olmuştur.

İdarenin takdir yetkisi çerçevesinde hareket ettiği ve başvuranın durumunun yeniden değerlendirilmesinin uygun olmadığı ifade edilmiştir. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kriterlerin sağlanmadığı ve başvuranın mevcut hastalığına ilişkin belgelerin e-Nabız sistemi üzerinden temin edilemediği için talebin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Sonuç olarak, başvuranın idari izin talebinin reddi, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda değerlendirilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/1092-S.21.1763

BAŞVURU NO : 2020/102801

KARAR TARİHİ : 19/01/2021

RET KARARI GİZLİ, TCKN: GİZLİ

Adres: GİZLİ

SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, “I10 esansiyel (primer) hipertansiyon” tanılı hastalığının “idari izne esas COVİD-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar” listesine eklenerek, tarafına “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” verilmesi talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 17/12/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kimlik bilgilerinin gizli tutulmasını talep eden başvuran, başvurusunda; Esansiyel primer hipertansiyon hastası bir memur olduğunu, COVİD-19 açısından tansiyon hastalarının yüksek risk grubunda olduğu için Haziran 2020 tarihine kadar idari izinli sayıldığını, ancak Haziran ayı başında vaka ve vefat sayılarının çok düşmesi nedeni ile ülke genelindeki kısıtlamaların kaldırılmasına bağlı olarak idari izine tabi kronik hastalık listesinin de daraltılarak “I10 Kodlu Esansiyel Primer Hipertansiyon” hastalığının listeden çıkarıldığını, ancak vaka ve vefat sayılarının çok fazla artmasına rağmen kronik hastalıklar listesinin kapsamının genişletilmediğini, yüksek tansiyon hastalarının bu koşullarda işe gitmek zorunda kaldığını, COVID-19’dan vefat edenlerin %70’i hipertansiyon hastası olduğunu belirterek, esansiyel primer hipertansiyon hastalarının bir an önce idari izinli sayılarak mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu taleple benzer talebi içeren 2020/97350 başvuru numaralı dosyada

Kurumumuzun 08/10/2020 tarih ve sayılı yazısıyla Sağlık Bakanlığından ayrıntılı açıklama talep edilmiş olup, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel

Müdürlüğünün 27/10/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Bilindiği üzere, “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında

Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Genelgesi’nde ….. çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağının hüküm altına alındığı, söz konusu yetki kapsamında Bakanlıklarınca “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda

Olan Kronik Hastalıklar”ın belirlendiği, 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazıda belirtilen hususlar doğrultusunda “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesinin” sadece e-Nabız sisteminden alınacağı, 2.2. “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar”ın; Sağlık

Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet TEKİN, Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç.

Dr. Fatih KARA, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Dr. M. Mahir ÜLGÜ, Sağlık

Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet GÜNDÜZ, Sağlık Hizmetleri

Genel Müdür Yardımcısı Dr. Muhammed Ertuğrul EĞİN, Kamu Hastaneleri Genel

Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet KÖŞ, Hasta Hakları ve Tıbbi Sosyal Hizmetler

Daire Başkanı Avşar ASLAN isimlerinden oluşan teknik komisyon; Halk Sağlığı Genel

Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Muhammet ÇÖMÇE’nin, Halk Sağlığı

Genel Müdürlüğü Kronik Hastalıklar Dairesi Başkanlığının ve Halk Sağlığı Genel

Müdürlüğü Hukuk ve Mevzuat Dairesi Başkanı Av. Halil ŞEN’in, kronik hastalıklarla ilgili uzmanlık derneklerinin ve ilgili branşlardaki akademik hocalardan telekonferans yöntemiyle görüşleri alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Sağlık

Uygulama Tebliği’nin EK:1/A “Ayakta Tedavide Hekim Ve Diş Hekimi Muayenesi

Katılım Payı Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” ve EK:/4 “İlaç Listesi”nde yer alan tanılar esas alınarak belirlendiği ve 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazı ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarına iletildiği, 2.3. “Bakanlığımızca belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olan kamu çalışanlarına Bakanlığımız e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” üretilecektir.” hükmünün kişiye geçmişte verilen tanının yanlışlıkla verilmesi, kişinin hiçbir kontrole gitmemesi ve salah (iyileşmiş) olabileceği gerekçesi ile son iki yıl içerisinde hem ilaçlar hem de tıbbi gerekçeler göz önüne alınarak belirlendiği, 2.4. E-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” temin edilebileceği koşuluna istisnalar getirildiğinde ve ilgili tıbbi branşlara sevk olduğunda kişilerin hekim üzerindeki baskıyı arttıracağı ve hekime yapılan baskı sonucunda e-Nabız sistemi üzerinde idari izin alamayan ve idari izinli sayılamayacak kişiler için ayrı bir koridor oluşturulacağı, 2.5. Yukarıda yer alan açıklamalar kapsamında gerek kişilerin mağdur olmaması gerek ise sağlık çalışanlarımızın mağdur edilmemesi amacıyla “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” nin Bakanlığın belirlediği tanılara ve koşullara istinaden sadece e-Nabız sisteminden alınması gerektiği

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 5. 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin

“Sağlık Bakanlığı” başlıklı onikinci bölümünün; 5.1. “Görevler” başlıklı 352 inci maddesinde “(1) Herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Sağlık

Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:

a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak, b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek, ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek, d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasaya sunulması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi için çalışmalar yapmak, e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak, f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak, g) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen diğer görevleri yapmak.

(2) İlaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Bakanlığın teklifi üzerine

Cumhurbaşkanınca belirlenir.” 5.2.“Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü” başlıklı 361 inci maddesinde;

“(1) Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:

a) Halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, b) Birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu amaçla birinci basamak sağlık kuruluşlarını kurmak ve işletmek, gerektiğinde bunları birleştirmek, ayırmak, nakletmek veya kapatmak, c) Bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme, araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bunlarla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak.

ç) Yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırarak toplumdaki tüm bireylerin sağlığını geliştirmek; hatalı beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve benzeri zararlı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, bu hususları izlemek, araştırmak, veri toplanmasını sağlamak ve değerlendirmek, d) Birey, toplum ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her tür etkeni incelemek, teşhis etmek, değerlendirmek ve kontrol etmek üzere gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak ve ulusal referans laboratuvarı kurmak ve işletmek, içme suları, biyosidal ürünler gibi görev alanına giren konularda tüketici güvenliği ile ilgili tedbirleri almak ve buna yönelik her türlü iş ve işlemi tesis etmek, e) Sağlık tehditlerine yönelik erken uyarı ve cevap geliştirilmesi amacıyla gerekli organizasyonu sağlamak, halk sağlığını tehdit eden konularda gereken tüm tedbirleri almak ve gerektiğinde müeyyide uygulamak, f) Biyolojik ürünler ve test materyali ile benzeri ürünlerle ilgili araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, bu ürünleri temin etmek veya edilmesini sağlamak, ürettirmek ve gerektiğinde üretmek, g) Görev ve sorumluluk alanıyla ilgili olarak hizmet standardizasyonunu sağlamak, meslek personelinin yetişmesi için ilgili kurumlarla işbirliği yaparak eğitim programları hazırlamak, eğitim ve yayın faaliyetinde bulunmak, ğ) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.” 6. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun “Sıhhi Teşkilat” başlıklı Birinci Babın

“Devlet Hidematı Sıhhiyesi ve Sıhhi Merciler (Kamu sağlık görevleri ve sağlık otoriteleri)” başlıklı Birinci Fasılda; 6.1. 1 inci maddesinde; “Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi

Devlet hizmetlerindendir.” 6.2. 2 inci maddesinde; “Umumi sıhhat ve içtimai muavenet hizmetlerine ait Devlet vazaifi

Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından ifa ve hususi idarelerle belediyelere ve sair mahalli idarelere bırakılan hizmetlerin sureti icrası murakabe olunur. Milli

Müdafaa teşkilatına ait sıhhi işler müstesna olmak üzere bütün sıhhat ve içtimai muavenet işlerinin mercii ve murakıbı bu Vekalettir.” 6.3. 3 üncü maddesinde; “Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti bütçeleriyle muayyen hatlar

dahilinde olarak aşağıda yazılı hizmetleri doğrudan doğruya ifa eder:

1 – Doğumu (……) teshil ve çocuk ölümünü tenkis edecek tedbirler.

2 – Validelerin doğumdan evvel ve doğumdan sonra sıhhatlerinin vikayesi.

3 – Memlekete sari ve salgın hastalıkların hulülüne mümanaat.

4 – Dahilde her nevi intani, sari ve salgın hastalıklarla veya çok miktarda vefiatı intaç

ettiği görülen sair muzır amillerle mücadele.

5 – Tababet ve şubeleri sanatlarının icrasına nezaret.

6 – (…) (1) ilaçları ve bütün zehirli müessir ve uyuşturucu maddelerle yalnız hayvanlar

için serumlar ve aşıları murakabe hariç olmak üzere her nevi serum ve aşıları murakabe.

7 – Çocukluk ve gençlik hıfzıssıhhasına ait işlerle çocuk sıhhat ve bünye sinin muhafaza

ve tekamülüne ait tesisatın murakabesi.

8 – Mektep hıfzıssıhhası.

9 – Mesai ve san’at hıfzıssıhhası işleri.

10 – Maden suları ile sair havassı şifaiyesi olan sulara nezaret.

11 – Hıfzıssıhha müesseseleri ve bakteriyoloji laboratuvarları ve alelümum hayati

muayene ve tahlillere mahsus müesseseler küşat ve idaresi.

12 – Mesleki tedrisat müesseseleri küşat ve idare veya mümasili müessesatı murakabe ve

bunlara müsaade itası.

13 – Mecnunlarla sair ruhi hastalıklara mahsus tedavihaneler veya malül veya herhangi

bir noksanii hilkate malik olanları kabul edecek yurt veya müesseseler tesis ve idare.

14 – Muhacrin sıhhat işleri.

15 – Hapisanelerin ahvali sıhhiyesine nezaret.

16 – Tıbbi istatistiklerin tanzimi.

17 – Sıhhi neşriyat ve propagandalar.

18 – Vesaiti münakale umuru sıhhiyesinin nezaret”

6.4. 5 inci maddesinde; “Sıhhat ve içtimai Muavenet Vekaleti 3 üncü maddede zikredilen hizmetleri ifa için hususi teşkilat kanununa tevfikan teşkil edilmiş fenni ve idari şubelerden mürekkeptir. Kanunu mahsusuna tevfikan mülhak bütçe ile idare olunan

Hudutlar ve Sahiller Sıhhat Umum Müdürlüğü, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine merbut olarak ifayı vazife eyler.” 6.5. 4 üncü maddesinde; “Doğrudan doğruya şehir ve kasabalar, köyler hıfzıssıhhasına veya tıbbi ve içtimai muavenete mütaallik işlerin ifası belediyelere ve idarei hususiyelere ve sair mahalli idarelere tevdi edilir. Vekalet indelicap bu idarelere rehber olmak üzere bazı mahallerde nümune tesisatı vücude getirir.” 7. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında

Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu, 29/05/2020 tarihli ve 2020/8 sayılı

Genelgesinde; “COVID-19 salgını ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 13/03/2020 tarihli ve

31067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Görevlilerinin Yurt Dışına Çıkış İzni”

konulu 2020/2 sayılı genelge ile 22/03/2020 tarihli ve 31076 (Mükerrer) sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave

Tedbirler” konulu 2020/4 sayılı Genelge 1/6/2020 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Ancak çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık

Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacaktır. İdari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacak; bunların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı kalacaktır. Bu personel amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağrıldıkları nada görevlerine döneceklerdir.

Kamu kurumu ve kuruluşlarınca bu süreçte tüm personelin maske kullanması, çalışma mekanları, yemekhane, servisler ve sosyal alanlarda gerekli mesafenin ayarlanması, bu mahaller ile kamuda kullanılan araçlarda dezenfekte işleminin yapılması hususunda gerekli tedbirler alınacaktır.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.” 8. Cumhurbaşkanlığının “COVID19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler” 26/08/2020 tarihli ve 2020/11 sayılı Genelgesinde; “COVID-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla, bu salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla;

Çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu yetki devredilebilir.

Bu kapsamda çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılır.

Bu Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idar izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılırlar.

Uzaktan ve dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşittir. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile özlük hakları saklıdır.

İdari izinliler, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamazlar ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönmek zorundadır.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle; “I10 Esansiyel (Primer) Hipertansiyon” tanılı kronik rahatsızlığı bulunmasına rağmen e-Nabız sisteminden “COVID-19 kronik risk durumu raporu” alamadığını belirterek, idari izinli sayılması için gerekenin yapılmasını talep etmiştir.

11. Cumhurbaşkanlığının 2020/8 ve 2020/11 sayılı Genelgeleri gereği, kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık

Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacak ve idari izinli sayılanlardan hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönecekler ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla, çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilecektir.

12. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan 2020/8 sayılı genelgesi kapsamında işleme konulan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 05/06/2020 tarihli ve

E.1187 sayılı yazısında; 12.1. Çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık

Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı, idari izinli sayılanların bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacağı, mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarının saklı kalacağı, 12.2. Kamu çalışanlarından idari izne esas olmak üzere COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıkların; “halen immünsüpressif tedavi alanlar, metastatik ve/veya kemoterapi/radyoterapi alan kanser hastaları, kornea nakli hariç solid organ nakli, kemik iliği/kök hücre nakli yapılan hastalar, kronik obstrüktif veya destrüktif akciğer hastalığı veya status astmatikus hikayesi olan hastalar, insüline bağlı diyabet ve komplike (serebrovasküler, koroner, böbrek, polinöropati) insüline bağımlı olmayan diabetes mellitus hastaları, komplike hipertansiyon (serebrovasküler, böbrek, konjestif kalp yetmezliği), dekompanse kalp yetmezliği, akut koroner sendrom geçiren hastalar, kronik karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalar, serebrovasküler hastalık (inme, kanama) geçiren hastalar” şeklinde belirlendiği, 12.3. Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olan kamu çalışanlarına Bakanlık e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” üretileceği, 12.4. E-Nabız sistemi üzerinden gerekli çalışmalar tamamlanmış olduğundan idari izinli sayılacak kamu çalışanlarının söz konusu belgeyi 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-Nabız sistemi üzerinden temin edecekleri, 12.5. Ayrıca; 02.06.2020 tarihli ve E.1183 sayılı (e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas

COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi”ni alamayan kişilerin mevcut hastalık raporlarıyla kayıtlı olduğu aile hekimine müracaat ederek, durumu uygun görülenlere hastanın ibraz ettiği hastalık raporları ek yapılarak aile hekimi tarafından “COVID-19 idari izin” tanısı ile durum bildirir tek hekim raporu düzenleneceğine ilişkin) yazının yürürlükten kaldırıldığı ile konuya ilişkin işlemlerin 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazı kapsamında gerçekleştirileceği açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.

13. Kurumumuza yapılan başvurular neticesinde Sağlık Bakanlığında ayrıntılı açıklama talep dilmiş olup, gelen cevabi yazılardan özetle; 13.1. 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında Sağlık Bakanlığınca “COVID-

19 Hastalığı için Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar”ın belirlendiği,

13.2. “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar”ın; Sağlık

Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet TEKİN, Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç.

Dr. Fatih KARA, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Dr. M. Mahir ÜLGÜ, Sağlık

Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet GÜNDÜZ, Sağlık Hizmetleri

Genel Müdür Yardımcısı Dr. Muhammed Ertuğrul EĞİN, Kamu Hastaneleri Genel

Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet KÖŞ, Hasta Hakları ve Tıbbi Sosyal Hizmetler

Daire Başkanı Avşar ASLAN isimlerinden oluşan teknik komisyon; Halk Sağlığı Genel

Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Muhammet ÇÖMÇE’nin, Halk Sağlığı

Genel Müdürlüğü Kronik Hastalıklar Dairesi Başkanlığının ve Halk Sağlığı Genel

Müdürlüğü Hukuk ve Mevzuat Dairesi Başkanı Av. Halil ŞEN’in, kronik hastalıklarla ilgili uzmanlık derneklerinin ve ilgili branşlardaki akademik hocalardan telekonferans yöntemiyle görüşleri alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Sağlık

Uygulama Tebliği’nin EK:1/A “Ayakta Tedavide Hekim ve Diş Hekimi Muayenesi

Katılım Payı Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” ve EK:/4 “İlaç Listesi”nde yer alan tanılar esas alınarak belirlendiği ve 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazı ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarına iletildiği, 13.3. Sağlık Bakanlığının 05/06/2020 tarih ve E.1187 sayılı yazısında kamu çalışanlarına

“İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” verilebilmesi için;  Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olma

 Söz konusu belgenin 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-Nabız sistemi üzerinden temin edilmesi şeklinde iki koşulun yer aldığı, 13.4. 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olma koşulunun kişiye geçmişte verilen tanının yanlışlıkla verilmesi, kişinin hiçbir kontrole gitmemesi ve salah (iyileşmiş) olabileceği gerekçesi ile son iki yıl içerisinde hem ilaçlar hem de tıbbi gerekçeler göz önüne alınarak belirlendiği, 13.5. Söz konusu belgenin 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-Nabız sistemi üzerinden temin edileceği koşulunun ise gerek kişilerin mağdur olmaması gerek ise sağlık çalışanlarımızın mağdur edilmemesi amacıyla getirildiği, bu koşula istisnalar getirildiğinde ve ilgili tıbbi branşlara sevk olduğunda kişilerin hekim üzerindeki baskısının arttıracağı ve hekime yapılan baskı sonucunda e-Nabız sistemi üzerinden idari izin alamayan ve idari izinli sayılamayacak kişiler için ayrı bir koridor oluşturulacağı, 13.6. Bu kapsamda, bahse konu kişinin 05/06/2020 tarih ve E.1187 sayılı yazılarında belirtilen COVİD-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar için belirtilen şartları taşımadığı ve e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” oluşturulamadığı

Anlaşılmıştır.

14. Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile Sağlık Bakanlığına başvuruya konu işlemlerle ilgili takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. İdarelere tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekenleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisini verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlarda özel koşullar öngörülmüş ise bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.

15. Başvuranın “I10 Esansiyel (Primer) Hipertansiyon” tanılı rahatsızlığının Sağlık

Bakanlığının belirlediği “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik

Hastalıklar” listesinde yer almadığı, dolayısıyla Cumhurbaşkanlığının Genelgesi ile verilen yetki çerçevesinde Sağlık Bakanlığınca oluşturulan kriterleri sağlamadığı anlaşılmıştır. Başvuranın durumunun yeniden değerlendirilmesi için bir hastaneye sevkinin ise salgının bu aşmasında Devletimizin “COVID-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi” amacına uygun olmayacağı düşünülmüştür.

16. Diğer taraftan Sağlık Bakanlığının “bu koşula istisnalar getirildiğinde ve ilgili tıbbi branşlara sevk olduğunda kişilerin hekim üzerindeki baskıyı arttıracağı ve hekime yapılan baskı sonucunda e-Nabız sistemi üzerinde idari izin alamayan ve idari izinli sayılamayacak kişiler için ayrı bir koridor oluşturulacağı” yönündeki açıklamasından da başvuranın hastaneye sevki işleminin uygun bulunmadığı anlaşılmıştır.

17. Sonuç olarak, “I10 esansiyel (primer) hipertansiyon” tanılı hastalığının “idari izne esas

COVİD-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar” listesine eklenerek, “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” talebinin Sağlık Bakanlığı tarafından reddedilmesinde, işleminin takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği değerlendirildiğinden, hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, dosya kapsamında ilgili idarelerin iyi yönetim ilkelerine uymayan herhangi eylem, işlem, tutum ya da davranışı tespit edilmemiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA TEBLİĞİNE, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi