ÖZET: Başvuran, COVID-19 salgını nedeniyle maske kullanımının zorunlu hale gelmesi üzerine, Sağlık Bakanlığı’nın günlük ihtiyaç kadar maskenin temin edilmesi talebinde bulunmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na atıfta bulunarak, maske kullanımının koruyucu sağlık hizmetleri arasında yer almadığını belirtmiştir. Ancak, Cumhurbaşkanlığı kararı gereği, sosyal güvencesi olmayan tüm bireylerin kişisel koruyucu ekipmanlardan yararlanma hakkı bulunmaktadır.

Danıştay, sosyal devlet ilkesinin gereği olarak, maske temini veya giderlerinin karşılanmasının devlete bir sorumluluk yükleyebileceğini, ancak bu yükümlülüğün mali imkanlarla sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, dezavantajlı bireylere yönelik maske temininde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın koordineli çalışmasının hukuka uygun olacağına karar vermiştir. Başvuranın durumu incelenerek, gerekli koşulları sağlıyorsa talebinin kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/7365-S.21.11797

BAŞVURU NO : 2020/99895

KARAR TARİHİ : 07/05/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın günlük ihtiyaç kadar maskenin temini ya da giderlerinin karşılanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 10/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarafından yapılan başvuruda, başvuran özetle; Covit-19 salgını nedeniyle tüm ülke genelinde maske kullanımı zorunluluğu getirildiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve

Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince Sağlık Bakanlığının açıkladığı günlük ihtiyaç kadar maskenin idarece karşılanması gerektiğini, ilgili konuda idareye CİMER üzerinde başvuruda bulunduğunu, ancak İş

Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverene yüklenen sorumluluğun hatırlatılarak maske ücretlerinin karşılanmayacağı cevabının verildiğini belirterek Sağlık Bakanlığının açıkladığı günlük ihtiyaç kadar maskenin veya giderlerinin idarece karşılanmasını talep etmiştir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 26.11.2020 tarih ve sayılı yazısı ile Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığına yazılmış olan bilgi ve belge talebine istinaden ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Genel

Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 08.12.2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi” başlığı altında yer alan 63 üncü maddesinin (a) bendinde “Kişilerin hastalanmalarına bakılmaksızın kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile insan sağlığına zararlı madde bağımlılığını önlemeye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri” nin finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri arasında sayılmakta olduğu,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

2.2. Aynı maddede Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğuna dair hüküm bulunduğu, 2.3. Sağlık Uygulama Tebliğinin “2.4.3 – Finansmanı sağlanan kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri” başlığı altında Kurumca sağlanan koruyucu sağlık hizmetlerinin; “2.4.3-A – Sağlık Bakanlığı “Genişletilmiş Bağışıklama Programı” kapsamına dahil olmayan aşı bedelleri; kronik böbrek yetmezliği, kistik fibrozis, KOAH, kanser, HIV/AIDS enfeksiyonu, splenektomi olanlar ve immünsupresif tedaviye bağlı olarak bağışıklık durumu olumsuz etkilendiği için enfeksiyon hastalıklarının daha ağır seyrettiği yüksek riskli kişilerin bu durumlarını belgeleyen sağlık raporuna istinaden karşılanır.

2.4.3-B- Grip aşısı bedeli; 65 yaş ve üzerindeki kişiler ile yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişilerin bu durumlarını belgelendirmeleri halinde sağlık raporu aranmaksızın; gebeliğin 2. veya 3. trimesterinde olan gebeler, astım dâhil kronik pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı olanlar, diyabet dâhil herhangi bir kronik metabolik hastalığı, kronik renal disfonksiyonu, hemoglobinopatisi veya immün yetmezliği olan veya immünsupresif tedavi alanlar ile 6 ay – 18 yaş arasında olan ve uzun süreli asetil salisilik asit tedavisi alan çocuk ve adolesanların hastalıklarını/gebelik durumunu belirten sağlık raporuna dayanılarak tüm hekimlerce her Eylül ilâ Şubat dönemleri içerisinde reçete yılda bir defaya mahsus olmak üzere karşılanır.

2.4.3-C – Pnömokok aşısı bedeli (polisakkarit); iki yaş üstü çocuklarda ve erişkinlerde, aspleni, dalak disfonksiyonu, splenektomi (medikal, cerrahi ve otosplenektomi) yapılan veya planlanan olgular, orak hücre hastalığı, çölyak sendromu, immünsupresif tedavi, radyasyon tedavisi, organ transplantasyonu ve

HIV tüm evreleri dahil tedaviye veya hastalıklara bağlı immün yetmezlik ve immün baskılanma durumları, kronik renal hastalık ve nefrotik sendrom, kronik kalp hastalıkları, astım dahil kronik akciğer hastalıkları, siroz dahil kronik karaciğer hastalıkları, diyabet dahil herhangi bir kronik metabolik hastalığı, hemoglobinopati, doğuştan ve edinilmiş kraniyal defektler ve dermal sinüsler dahil beyin omurilik sıvısı sızıntısına sebep olan durumlarda, hastalıklarını belirten sağlık raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilmesi halinde 5 yılda bir karşılanır. 65 yaş ve üzerindeki kişilere rapor aranmaksızın beş yılda bir defa olmak üzere bedelleri ödenir.

2.4.3-D – Hepatit A aşısı bedeli; Kronik karaciğer hastalığı olan veya pıhtılaşma faktörü konsantresi alan ve Hepatit A seronegatif olan; 1 yaş üzeri çocuklar ve erişkinlerde, hastalıklarını belirten sağlık raporuna dayanarak tüm hekimlerce reçete edilmesi halinde en fazla yılda iki kez karşılanır.

2.4.3-E – Genetik hastalıkların prenatal tanısı için yapılan tetkikler.

2.4.3-F – Sünnet.” şeklinde belirlenmiş olduğundan koruyucu ekipman olarak maske kullanımına ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, 2.4. Konu ile ilgili olarak 13.04.2020 tarihli 2399 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının eki kararda; “

MADDE 1- 28/01/2020 tarihli ve 2002/3654 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki karara aşağıdaki madde eklenmiş ve söz konusu kararın diğer madde numaraları buna göre teselsül ettirilmiştir.

MADDE 79- Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen Koronavirüs (COVİT-19)

hastalığı ile mücadele kapsamında, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın tüm kişiler, Sağlık Bakanlığında temin edilerek dağıtımı yapılacak olan; a) Söz konusu hastalıktan korunmaya yönelik kullanımı tavsiye edilen her türlü kişisel koruyucu ekipmandan, …

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Yararlanmada, 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaftır. Bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak doğabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir.” denilmekte olduğu, 2.5. Bu nedenle başvuru talebi doğrultusunda Genel Müdürlükçe yapılacak bir işlem bulunmadığı, 3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda Sağlık

Bakanlığı’nın yetkili olduğuna dair Cumhurbaşkanlığı Kararına yapılan atıf doğrultusunda

Kurumumuzca 17.12.2020 tarih ve sayılı Sağlık Bakanlığına gönderilen bilgi ve belge talebi yazısına istinaden Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Hukuk ve Mevzuat Dairesi

Başkanlığı tarafından 13.01.2021 tarih ve – – sayılı cevabi yazıda özetle; 3.1. Ülkemizde halk sağlığının korunması, sağlık hizmeti sunumunun aksamaması ve ürün erişilebilirliğinin temin edilmesi maksadıyla 04 Mart 2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de “İhracı

Yasak Ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” yayımlanarak, “Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği” kapsamında piyasaya arz edilen; koruyucu maske (gaz, toz ve radyoaktif toz filtreli maskeler), tulum (koruyucu iş elbisesi), sıvı geçirmez önlük (kimyasallara karşı kullanılan koruyucu önlükler), gözlük (koruyucu gözlükler) ile “Tıbbi Cihaz Yönetmeliği” kapsamında piyasaya arz edilen; tıbbi ve cerrahi maske, tıbbi steril/non-steril eldiven ihracatı Bakanlığın

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ön iznine bağlanmış olup bu minvalde iç piyasada yaşanabilecek ürün sıkıntısına dair gerekli önlemlerin alındığı, 3.2. 07 Haziran 2011 tarihli ve 27957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tıbbi Cihaz Yönetmeliğinde tıbbi cihaz, insanda kullanıldıklarında aslî fonksiyonunu farmakolojik, immünolojik veya metabolik etkiler ile sağlamayan fakat fonksiyonunu yerine getirirken bu etkiler tarafından desteklenebilen ve insan üzerinde; hastalığın tanısı, önlenmesi, izlenmesi, tedavisi veya hafifletilmesi, yaralanma veya sakatlığın tanısı, izlenmesi, tedavisi, hafifletilmesi veya mağduriyetin giderilmesi, anatomik veya fizyolojik bir işlevin araştırılması, değiştirilmesi veya yerine başka bir şey konulması ya da doğum kontrolü amacıyla kullanılmak üzere imal edilmiş, tek başına veya birlikte kullanılabilen, imalatçısı tarafından özellikle tanı ve/veya tedavi amaçlı kullanılmak üzere imal edilmiş ve tıbbi cihazın amaçlanan işlevini yerine getirebilmesi için gerekli olan yazılımlar da dahil, her türlü araç, alet, teçhizat, yazılım, aksesuar veya diğer malzemeler olarak tanımlandığı, 3.3. 01 Mayıs 2019 tarihli ve 30761 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kişisel Koruyucu Donanım

Yönetmeliğinde Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) ise; Kişilerce bir veya birden fazla sağlık ve güvenlik riskine karşı korunmak amacıyla giyilmek veya tutulmak üzere tasarlanmış ve imal edilmiş donanımı, koruma işlevi için gerekli olan, (1) numaralı alt bentte belirtilen donanıma ait değiştirilebilir parçaları, (1)

numaralı alt bentte belirtilen donanımlara ait, kişilerce giyilmeyen veya tutulmayan, donanımı bir dış cihaza veya uygun bir ankraj noktasına bağlamak amacıyla tasarlanmış, bir yapıya kalıcı olarak bağlanmayan ve kullanım öncesinde sabitlenmesine gerek duyulmayan bağlantı sistemleri şeklinde tanımlandığı, 3.4. Bu minvalde koruyucu ekipman olarak değerlendirilen maskelerin, Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı uhdesinde yer alan Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliğine tabi olması nedeniyle mezkur yönetmelik hükümlerince değerlendirilmesinin uygun olacağının düşünüldüğü, 3.5. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun ilaç, kozmetik ürünler ve tıbbi cihaz alanında düzenleyici ve denetleyici Kurum olup “15/07/2018 tarih ve 4 numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve

Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” uyarınca iş ve işlemleri yürüttüğü, 3.6. Bu bağlamda mezkûr ürünlerin, piyasaya arzına ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlıkça yürütülmekte olup ilgili ürünlerin kamu ve özel kuruluşlara teminine ilişkin herhangi bir görevlerinin bulunmadığı,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

3.7. Diğer taraftan 30.06.2012 tarihli ve 28339 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’unun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.” hükmü ile iş yerlerinin sağlıklı ve güvenilir ortamlar olmasını temin ederek çalışanların ve çalışanlar üzerinden de halk sağlığının korunması amaçlandığı, 3.8. Belirtilen amacın gerçekleştirilmesi için de Kanun’da gerek çalışanlar gerekse işverenler için bazı yükümlülükler getirildiği, söz konusu Kanun’un ikinci bölümü “İşveren ile Çalışanların Görev, Yetki ve

Yükümlülükleri” olarak belirlendiği, bu meyanda Kanun’un 4 üncü maddesi “İşverenin genel yükümlülüğü” olarak belirlenmiş olduğu, bu maddede “İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.” hükmü yer aldığı, aynı maddenin dördüncü fıkrasında da “İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.” hükmü yer aldığı, 3.9. Konu mezkûr Kanun’a göre değerlendirildiğinde, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında kullanılan kişisel koruyucu donanımların maliyetlerinin işverenlerce karşılanması gerektiği anlaşılmakla birlikte, konu ile ilgili nihai değerlendirmenin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılmasının uygun olacağının düşünüldüğü, 4. Kurumumuzun 15.03.2021 tarih ve sayılı yazısıyla Sağlık Bakanlığından tekrar açıklama istenmiş olup, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün 19.04.2021 tarih ve

– – sayılı cevabi yazısında; 4.1. Bilindiği üzere 13/04/2020 tarih ve 2399 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının eki Karara istinaden covid-19 hastalığı ile mücadele kapsamında herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın tüm kişilerin, söz konusu hastalıktan korunmaya yönelik kullanımı için tavsiye edilen her türlü kişisel koruyucu ekipman, yine söz konusu hastalığın teşhisinde ve tedavisinde kullanılan testler, kitler ve ilaçlardan yararlandırılmada 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaf tutulduğu ve konu ile ilgili Sağlık Bakanlığının yetkili kılındığı, 4.2. Bu itibarla covid-19 ile mücadelede özellikle maske üretiminin yeterli olmadığı dönemlere ilişkin olarak maskeye erişimde sıkıntı yaşanmaması için Sağlık Bakanlığınca 2020 yılı Mayıs ayı ortasına kadarki sürede maske tedarik edilip ücretsiz olarak kişilerin kullanımına sunulduğu, daha sonrasında ise maske üretimi ve tedarikinin artması ile birlikte maskenin ilgililer tarafından daha ulaşılabilir olması nedeniyle sadece Bakanlık personeline yönelik ücretsiz maske dağıtımının planlandığı, 5. Kurumumuzun 15.03.2021 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebin yazısına istinaden

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 18.03.2021 tarih ve – – sayılı cevabi yazıda; 5.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu gereğince Sağlık Bakanlığının açıkladığı günlük ihtiyaç kadar maskenin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması talepli başvuru ile ilgili olarak sosyal yardımlar kapsamında maskeye erişim sıkıntısı yaşayan kişilere ücretsiz maske sağlanması gibi bir uygulamanın bulunup bulunmadığı hususunda bilgi talep edildiği, 5.2. Genel Müdürlüklerince Sosyal Yardımlaşma Dayanışma (SYD) Vakıfları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik olarak başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda çeşitli sosyal yardım programları yürütüldüğü, 5.3. Söz konusu mevzuatlarda yer alan şartları taşıyan bütün vatandaşlarımızın sosyal yardım programlarından faydalanabildiği, 5.4. Ayrıca tüm dünyada yaşanan ve ülkemizi de etkileyen covid-19 salgını ile mücadele çerçevesinde hayata geçirilen Salgın Sosyal Destek Programı 3 faz halinde planlandığı, Salgın Sosyal Destek Programı

Faz I kapsamında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan düzenli sosyal yardım alan ve

2022 sayılı Kanun kapsamında aylık alan yaşlı ve engelli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 1.000’er lira nakdi

yardım yapıldığı, 5.5. Salgın Sosyal Destek Programı Faz II kapsamında ilk ödemeden yararlanan hanelerden farklı olan ihtiyaç sahibi hanelere 1.000’er lira nakdi yardım yapıldığı, 5.6. Salgın Sosyal Destek Programı Faz III kapsamında ise her iki fazdan yararlanamayan, daha çok salgın nedeniyle ihtiyaç sahibi hale gelen ve e-Devlet üzerinden başvuruda bulunup yararlanması uygun görülen hanelere 1.000’er lira ödeme yapıldığı, 5.7. “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasında toplanan kaynağın da ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldığı, gerekli kriterleri taşıyan ihtiyaç sahibi hanelere 1.000’er TL nakdi yardım yapıldığı, 5.8. Bu doğrultuda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın Bakanlıkça uygulanan Sosyal Destek Programı kapsamında aldıkları yardımlarla maske gereksinimlerini karşılayabilecekleri değerlendirildiği, bu kapsamda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza maske dağıtımı yapılması planlanmadığı, Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 6.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “ Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 6.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 6.3. “Sağlık Hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ıncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşları ödevidir.

Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.

Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.” 6.4. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 6.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.

Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 7.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7.2. “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanununda öngörülen idari başvuru yolları ile özel kanunlarda yer alan zorunlu idari başvuru yollarının tüketilmesi gereklidir.” yedinci fıkrası “Kuruma, dördüncü fıkra uyarınca yapılacak başvuruya idare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden, idare başvuruya altmış gün içinde cevap vermediği takdirde bu sürenin bitmesinden itibaren altı ay içinde başvurulabilir.” 8. 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Sağlık

Bakanlığı” başlıklı onikinci bölümünün; 8.1. “Görevler” başlıklı 352 inci maddesinde; “(1) Herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak

amacıyla, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:

a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak, b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek, ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek, d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasaya sunulması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi için çalışmalar yapmak, e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak, g) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen diğer görevleri yapmak.

(2) İlaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Bakanlığın teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca belirlenir.” 8.2. “Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü” başlıklı 361 inci maddesinde;

“(1) Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:

a) Halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, b) Birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu amaçla birinci basamak sağlık kuruluşlarını kurmak ve işletmek, gerektiğinde bunları birleştirmek, ayırmak, nakletmek veya kapatmak, c) Bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme, araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bunlarla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak.

ç) Yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırarak toplumdaki tüm bireylerin sağlığını geliştirmek; hatalı beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve benzeri zararlı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, bu hususları izlemek, araştırmak, veri toplanmasını sağlamak ve değerlendirmek, d) Birey, toplum ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her tür etkeni incelemek, teşhis etmek, değerlendirmek ve kontrol etmek üzere gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak ve ulusal referans laboratuvarı kurmak ve işletmek, içme suları, biyosidal ürünler gibi görev alanına giren konularda tüketici güvenliği ile ilgili tedbirleri almak ve buna yönelik her türlü iş ve işlemi tesis etmek, e) Sağlık tehditlerine yönelik erken uyarı ve cevap geliştirilmesi amacıyla gerekli organizasyonu sağlamak, halk sağlığını tehdit eden konularda gereken tüm tedbirleri almak ve gerektiğinde müeyyide uygulamak, f) Biyolojik ürünler ve test materyali ile benzeri ürünlerle ilgili araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, bu ürünleri temin etmek veya edilmesini sağlamak, ürettirmek ve gerektiğinde üretmek, g) Görev ve sorumluluk alanıyla ilgili olarak hizmet standardizasyonunu sağlamak, meslek personelinin yetişmesi için ilgili kurumlarla işbirliği yaparak eğitim programları hazırlamak, eğitim ve yayın faaliyetinde bulunmak, ğ) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.” 9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 63 üncü maddesinde; “Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya

azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri şunlardır:

a) Kişilerin hastalanmalarına bakılmaksızın kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile insan sağlığına zararlı madde bağımlılığını önlemeye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri.

…

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Kurum, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir. Ancak, Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanlığının görüşünün alınması (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsar. Kurum, bu amaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabilir. Komisyonların çalışma usul ve esasları

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenir.” 10. 24.03.2013 tarih ve 28597 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık

Uygulama Tebliğinin “2.4.3-Finansmanı sağlanan kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri” başlığı altında; “2.4.3-A – Sağlık Bakanlığı “Genişletilmiş Bağışıklama Programı” kapsamına dahil olmayan aşı bedelleri; kronik böbrek yetmezliği, kistik fibrozis, KOAH, kanser, HIV/AIDS enfeksiyonu, splenektomi olanlar ve immünsupresif tedaviye bağlı olarak bağışıklık durumu olumsuz etkilendiği için enfeksiyon hastalıklarının daha ağır seyrettiği yüksek riskli kişilerin bu durumlarını belgeleyen sağlık raporuna istinaden karşılanır.

2.4.3-B- Grip aşısı bedeli; 65 yaş ve üzerindeki kişiler ile yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişilerin bu durumlarını belgelendirmeleri halinde sağlık raporu aranmaksızın; gebeliğin 2. veya 3. trimesterinde olan gebeler, astım dâhil kronik pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı olanlar, diyabet dâhil herhangi bir kronik metabolik hastalığı, kronik renal disfonksiyonu, hemoglobinopatisi veya immün yetmezliği olan veya immünsupresif tedavi alanlar ile 6 ay – 18 yaş arasında olan ve uzun süreli asetil salisilik asit tedavisi alan çocuk ve adolesanların hastalıklarını/gebelik durumunu belirten sağlık raporuna dayanılarak tüm hekimlerce her Eylül ilâ Şubat dönemleri içerisinde reçete yılda bir defaya mahsus olmak üzere karşılanır.

2.4.3-C – Pnömokok aşısı bedeli (polisakkarit); iki yaş üstü çocuklarda ve erişkinlerde, aspleni, dalak disfonksiyonu, splenektomi (medikal, cerrahi ve otosplenektomi) yapılan veya planlanan olgular, orak hücre hastalığı, çölyak sendromu, immünsupresif tedavi, radyasyon tedavisi, organ transplantasyonu ve

HIV tüm evreleri dahil tedaviye veya hastalıklara bağlı immün yetmezlik ve immün baskılanma durumları, kronik renal hastalık ve nefrotik sendrom, kronik kalp hastalıkları, astım dahil kronik akciğer hastalıkları, siroz dahil kronik karaciğer hastalıkları, diyabet dahil herhangi bir kronik metabolik hastalığı, hemoglobinopati, doğuştan ve edinilmiş kraniyal defektler ve dermal sinüsler dahil beyin omurilik sıvısı sızıntısına sebep olan durumlarda, hastalıklarını belirten sağlık raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilmesi halinde 5 yılda bir karşılanır. 65 yaş ve üzerindeki kişilere rapor aranmaksızın beş yılda bir defa olmak üzere bedelleri ödenir.

2.4.3-D – Hepatit A aşısı bedeli; Kronik karaciğer hastalığı olan veya pıhtılaşma faktörü konsantresi alan ve Hepatit A seronegatif olan; 1 yaş üzeri çocuklar ve erişkinlerde, hastalıklarını belirten sağlık raporuna dayanarak tüm hekimlerce reçete edilmesi halinde en fazla yılda iki kez karşılanır.

2.4.3-E – Genetik hastalıkların prenatal tanısı için yapılan tetkikler.

2.4.3-F – Sünnet.” 11. 13.04.2020 tarihli 2399 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının eki kararda; “ MADDE 1- 28/01/2020 tarihli ve 2002/3654 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki karara aşağıdaki madde eklenmiş ve söz konusu kararın diğer madde numaraları buna göre teselsül ettirilmiştir.

MADDE 79- Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen Koronavirüs (COVİT-19)

hastalığı ile mücadele kapsamında, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın tüm kişiler, Sağlık Bakanlığında temin edilerek dağıtımı yapılacak olan;

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Söz konusu hastalıktan korunmaya yönelik kullanımı tavsiye edilen her türlü kişisel koruyucu ekipmandan, …

Yararlanmada, 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaftır. Bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak doğabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir.” 12. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesini birinci fıkrasında; “Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz.” 13. 01.05.2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel

Koruyucu Donanım Yönetmeliğinin 13.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin (h) bendinde; “Kişisel Koruyucu Donanım (KKD);

1) Kişilerce bir veya birden fazla sağlık ve güvenlik riskine karşı korunmak amacıyla giyilmek veya

tutulmak üzere tasarlanmış ve imal edilmiş donanımı,

2) Koruma işlevi için gerekli olan, (1) numaralı alt bentte belirtilen donanıma ait değiştirilebilir parçaları,

3) (1) numaralı alt bentte belirtilen donanımlara ait, kişilerce giyilmeyen veya tutulmayan, donanımı bir

dış cihaza veya uygun bir ankraj noktasına bağlamak amacıyla tasarlanmış, bir yapıya kalıcı olarak bağlanmayan ve kullanım öncesinde sabitlenmesine gerek duyulmayan bağlantı sistemlerini, … ifade eder.”

13.2. “Yürütme” başlıklı 48 inci maddesinde:

“(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı yürütür.” 14. 07.06.2011 tarih ve 27957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Cihaz

Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin (o) bendinde; “Tıbbi cihaz: İnsanda kullanıldıklarında aslî fonksiyonunu farmakolojik, immünolojik veya metabolik etkiler ile sağlamayan fakat fonksiyonunu yerine getirirken bu etkiler tarafından desteklenebilen ve insan üzerinde;

1) Hastalığın tanısı, önlenmesi, izlenmesi, tedavisi veya hafifletilmesi ya da

2) Yaralanma veya sakatlığın tanısı, izlenmesi, tedavisi, hafifletilmesi veya mağduriyetin giderilmesi ya da

3) Anatomik veya fizyolojik bir işlevin araştırılması, değiştirilmesi veya yerine başka bir şey konulması

veyahut

4) Doğum kontrolü

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

amacıyla kullanılmak üzere imal edilmiş, tek başına veya birlikte kullanılabilen, imalatçısı tarafından özellikle tanı ve/veya tedavi amaçlı kullanılmak üzere imal edilmiş ve tıbbi cihazın amaçlanan işlevini yerine getirebilmesi için gerekli olan yazılımlar da dahil, her türlü araç, alet, teçhizat, yazılım, aksesuar veya diğer malzemeleri, … ifade eder.”

Hükümleri amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

15. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Başvuran özetle; Covit-19 salgını nedeniyle tüm ülke genelinde maske kullanımı zorunluluğu getirildiğini belirterek Sağlık Bakanlığının açıkladığı günlük ihtiyaç kadar maskenin veya giderlerinin idarece karşılanmasını talep etmiştir.

17. Başvuru konusuyla ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumundan açıklama talep edilmiş olup, adı geçen Kurum tarafından özetle; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun

“Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi” başlığı altında yer alan 63 üncü maddesinin (a) bendinde

“Kişilerin hastalanmalarına bakılmaksızın kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile insan sağlığına zararlı madde bağımlılığını önlemeye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri” nin finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri arasında sayılmakta olduğu; Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğuna dair hüküm bulunduğu; Sağlık Uygulama Tebliğinin “2.4.3 – Finansmanı sağlanan kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri” başlığı altında Kurumca sağlanan koruyucu sağlık hizmetlerinin belirlendiğini ve koruyucu ekipman olarak maske kullanımına ilişkin bir düzenleme yer almadığı; 13.04.2020 tarihli 2399 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının eki kararda Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen

Koronavirüs (COVİT-19) hastalığı ile mücadele kapsamında, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın tüm kişilerin Sağlık Bakanlığında temin edilerek dağıtımı yapılacak olan söz konusu hastalıktan korunmaya yönelik kullanımı tavsiye edilen her türlü kişisel koruyucu ekipmandan yararlanmada, 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaf olduğu ve bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak doğabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Sağlık Bakanlığının yetkili olduğunun belirtildiği hususları bildirilmiştir.

18. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığından da açıklama talep edilmiş olup, Halk Sağlığı Genel

Müdürlüğü Hukuk ve Mevzuat Dairesi Başkanlığı tarafından özetle; Ülkemizde halk sağlığının korunması, sağlık hizmeti sunumunun aksamaması ve ürün erişilebilirliğinin temin edilmesi maksadıyla

“Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği” kapsamında piyasaya arz edilen; koruyucu maske (gaz, toz ve radyoaktif toz filtreli maskeler), tulum (koruyucu iş elbisesi), sıvı geçirmez önlük (kimyasallara karşı kullanılan koruyucu önlükler), gözlük (koruyucu gözlükler) ile “Tıbbi Cihaz Yönetmeliği” kapsamında piyasaya arz edilen; tıbbi ve cerrahi maske, tıbbi steril/non-steril eldiven ihracatı Bakanlığın Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ön iznine bağlanmış olup bu minvalde iç piyasada yaşanabilecek ürün sıkıntısına dair gerekli önlemlerin alındığı belirtilmiş, tıbbi cihaz (bkz.3.2.) ile kişisel koruyucu donanım (KKD)

(bkz.3.3.) tanımlarına yer verilerek; bu minvalde koruyucu ekipman olarak değerlendirilen maskelerin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı uhdesinde yer alan Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliğine tabi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

olması nedeniyle mezkur Yönetmelik hükümlerince değerlendirilmesinin uygun olacağının düşünüldüğü, mezkûr ürünlerin, piyasaya arzına ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlıklarınca yürütülmekte olduğu, ilgili ürünlerin kamu ve özel kuruluşlara teminine ilişkin herhangi bir görevlerinin bulunmadığı ifade edilmiştir.

19. Sağlık Bakanlığından covid-19 ile mücadele kapsamında 2020 yılı Mayıs ayında başlatılan

“ücretsiz maske” uygulaması ile ilgili tekrar açıklama talep edilmiş ve Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından; 13/04/2020 tarih ve 2399 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının eki Karara istinaden covid-19 hastalığı ile mücadele kapsamında herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın tüm kişilerin, söz konusu hastalıktan korunmaya yönelik kullanımı için tavsiye edilen her türlü kişisel koruyucu ekipman, yine söz konusu hastalığın teşhisinde ve tedavisinde kullanılan testler, kitler ve ilaçlardan yararlandırılmada 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaf tutulduğu ve konu ile ilgili Sağlık Bakanlığının yetkili kılındığı; bu itibarla covid-19 ile mücadelede özellikle maske üretiminin yeterli olmadığı dönemlere ilişkin olarak maskeye erişimde sıkıntı yaşanmaması için Sağlık

Bakanlığınca 2020 yılı Mayıs ayı ortasına kadarki sürede maske tedarik edilip ücretsiz olarak kişilerin kullanımına sunulduğu, daha sonrasında ise maske üretimi ve tedarikinin artması ile birlikte maskenin ilgililer tarafından daha ulaşılabilir olması nedeniyle sadece Bakanlık personeline yönelik ücretsiz maske dağıtımının planlandığı belirtilmiştir.

20. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünden Sosyal yardımlar kapsamında maskeye erişimde sıkıntı yaşayan kişilere ücretsiz maske sağlanması gibi bir uygulamanın bulunup bulunmadığı ya da böyle bir uygulamanın planlanıp planlanmadığı hususlarında açıklama istenmiş ve ilgili idare tarafından özetle; Genel Müdürlüklerince Sosyal Yardımlaşma Dayanışma (SYD) Vakıfları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik olarak başta 3294 sayılı Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda çeşitli sosyal yardım programları yürütüldüğü, ayrıca tüm dünyada yaşanan ve ülkemizi de etkileyen covid-19 salgını ile mücadele çerçevesinde hayata geçirilen Salgın Sosyal Destek Programı 3 faz halinde planlandığı, gerekli kriterleri taşıyan ihtiyaç sahibi hanelere 1.000’er TL nakdi yardım yapıldığı, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın Bakanlıkça uygulanan Sosyal Destek Programı kapsamında aldıkları yardımlarla maske gereksinimlerini karşılayabileceklerinin değerlendirildiği, bu kapsamda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza maske dağıtımı yapılmasının planlanmadığı bildirilmiştir.

21. Pandemiler veya pandemik hastalıklar, bir kıta hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel addır. Dünya Sağlık Örgütü tanımlamasına göre bir pandemi ancak nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı, hastalığa sebep olan etmenin insanlara bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması ve hastalık etmeninin insanlar arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması koşulları sağladığında başlamış sayılmaktadır. Bir hastalık veya tıbbi durum sadece yaygın olması ve çok sayıda insanın ölümüne yol açması nedeniyle pandemi olarak nitelendirilemez, aynı zamanda bulaşıcı olması gereklidir. Örneğin kanser, insanlarda çok sayıda ölüme sebep olan bir hastalık olmasına rağmen bulaşıcı olmadığı için pandemi olarak adlandırılmamaktadır.

22. Covid-19 pandemisi, Aralık 2019 tarihinde başlamış, Çin’in Hubei bölgesinin başkenti olan Vuhan kökenli SARS-CoV-2 olarak adlandırılan yeni bir koronavirüsün neden olduğu pandemidir. İlerleyen zamanlarda Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te yer alan çeşitli ülkelere yayılmış olan salgın, 11

Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilmiştir.

23. Covid-19 pandemisine neden olan virüs çoğunlukla enfekte bir kişinin başka bir kişiyle yakın temasta bulunmasıyla bulaşmaktadır. Virüsü içeren küçük damlacıklar ve aerosoller ile enfekte kimsenin nefes alması, öksürmesi, hapşırması veya konuşması durumunda ağız ve burnundan yayılabilir. İnsanlar virüsün ağız, burun veya gözlere gelmesi durumunda enfekte olurlar. Virüs ayrıca kontamine yüzeyler nedeniyle de bulaşabilmektedir. Hastalığın aktarımının ne şekilde olduğu kesin olarak nadiren tespit

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

edilebilir ancak enfeksiyon çoğunlukla insanların belli bir süre boyunca birlikte bulunmaları durumunda gerçekleşmektedir.

24. Bu çerçevede hastalığın bulaş riskini azaltmak amacıyla önleyici tedbirler arasında fiziksel veya sosyal mesafe, karantina, kapalı alanların havalandırılması, öksürme ve hapşırma durumunda ağız ve burunun kapatılması, ellerin yıkanması ve yıkanmamış ellerin yüzden uzak tutulması yer alır. İletim riskini en aza indirmek için halka açık ortamlarda yüz maskeleri kullanılması tavsiye edilmiştir. Maske kullanım zorunluluğu ülkemizde de öncelikle belli şehirlerde başlamış daha sonrasında ise 08.09.2020 tarihinde

İçişleri Bakanlığı Genelgesi ile ülke genelinde (meskenler hariç olmak üzere) tüm alanlarda (kamuya açık alanlar, cadde, sokak, park, bahçe, piknik alanı, sahiller, toplu ulaşım araçları, işyerleri, fabrikalar vb.)

vatandaşlara istisnasız maske takma zorunluluğu getirilmiştir.

25. İdarelerce verilen cevaplar birlikte değerlendirildiğinde ilgili mevzuatı çerçevesinde maskenin kişisel koruyucu donanım olarak kabul edilebileceği, Sağlık Uygulama Tebliğinde belirlenen finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri arasında sayılmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmadığı, herhangi bir sağlık güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın maske teminine ilişkin düzenlemelerde Sağlık Bakanlığının yetkilendirildiği, maskenin Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği kapsamında yer alması nedeniyle ilgili yönetmeliğin uygulanmasından sorumlu olan Aile, Çalışma ve

Sosyal Hizmetler Bakanlığınca maske teminine ilişkin değerlendirilmenin yapılması gerektiği, bu kapsamda koruyucu ekipman kabul edilen maskenin ücretsiz teminine ilişkin olarak Sağlık Bakanlığı ve

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yetki alanında yer alan mevzuatların birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve her iki Bakanlığın da birlikte sorumluluğu olduğu görülmüştür.

26. Anayasamızın 2 nci maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasında belirtildiği üzere Türkiye

Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir. Sosyal devletin bir gereği olarak devlete yüklenmiş olan birtakım görevler vardır ve yine Anayasamızın üçüncü bölümünde “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlığı altında bireylerin “Sağlık Hakkı” düzenleme alanı bulmuştur. Bu çerçevede bireylerin sağlıklarını koruyabilmeleri için kullanımının gerekli olduğu değerlendirilerek tüm ülkede maske takma zorunluluğu getirilmiştir.

27. Anayasa Mahkemesi E. 2006/11, K. 2006/112 sayılı kararında Sosyal Devlet; “Anayasa’nın 2.

maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin, toplumun huzuru, ulusal dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş; “sosyal devlet” niteliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri arasında sayılmıştır. Madde gerekçesinde belirtildiği gibi, sosyal devlet, çalışan, ancak, çalışması karşılığı elde ettiği ürün ile mutlu olabilmek için tasarladığı maddi ve manevi değerlere ulaşamayan kişilere yardımcı olmayı ilke edinen devlettir. Sosyal devlet, bireyin huzur ve gönencini gerçekleştiren ve güvenceye alan, kişi ve toplum arasında denge kuran, emek ve sermaye ilişkilerini dengeli olarak düzenleyen, çalışanların insanca yaşaması ve çalışma yaşamının kararlılık içinde gelişmesi için sosyal, ekonomik ve mali önlemleri alarak çalışanları koruyan, işsizliği önleyici ve ulusal gelirin adalete uygun biçimde dağılmasını sağlayıcı önlemleri alan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmeye kendini yükümlü sayan, hukuka bağlı devlettir. Anayasa Mahkemesi’nin konuya ilişkin tüm kararlarına egemen olan görüşe göre de, sosyal devletin görevi, kişinin doğuştan sahip olduğu onurlu bir yaşam sürdürmesini, maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirmesi için gerekli koşulları, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği, yani sosyal adaleti, sosyal gönenci, sosyal güvenliği ve toplumsal dengeyi sağlamaktır.” şekilde açıklanmıştır.

28. Dolayısıyla, Sosyal devlet ilkesi, vatandaşın sosyal durumu ve refahı ile ilgilenme ve onlara asgari yaşam düzeyi sağlama görevini de içerir. Anayasa’nın 5 inci maddesi, devletin temel amaç ve görevlerini daha da somutlaştırarak “… kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak” biçiminde belirlemiştir.

29. Yine Anayasamızın 65 inci maddesinde belirtildiği üzere, “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda

Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” hükmü ile Devletin sosyal ve ekonomik alanlardaki görevlerinin sınırı mali kaynaklarının yeterliliği olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda bireylerce kullanılacak maskelerin Devlet tarafından sağlanması düşüncesinin sınırlarının ilgili hüküm ile çizmek mümkün görünmektedir. Her bir bireye olmasa da mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde sosyal devletin bir gereği olarak sağlık hakkının temininde günlük ihtiyaç kadar maskenin belirlenen sosyal yardımlara muhtaç/ dezavantajlı gruplara sağlanması gerektiği düşünülmüştür.

30. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat kapsamında Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde; başvuranın günlük ihtiyaç kadar maskenin temini ya da giderlerinin karşılanması talebini içeren başvurusunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasada belirlenen şekliyle sosyal bir hukuk devleti olması, bununla birlikte sosyal devlet ilkesinin beraberinde bireyler arasında nisbi eşitliğin sağlanmasını amaç edinmesi, yine Anayasada tanınmış olan sağlık hakkı ile birlikte değerlendirildiğinde koruyucu donanım olarak kabul edilen maskenin temini ya da giderlerinin karşılanması yönünde devlete bir sorumluluk yüklenebileceği; ancak Anayasamızın 65 inci maddesinde de belirtildiği üzere sosyal adaletin sağlanmasında devlete yüklenen görevlerin sınırının mali imkanlar olarak belirlendiği, bu nedenle her bir birey için olmasa da eşitlik ilkesine zarar vermeyecek şekilde Anayasamızda ve ilgili mevzuatlarında belirlenen sosyal yardımlara muhtaç ve dezavantajlı bireylere günlük ihtiyaç kadar maskenin temini ya da giderlerinin karşılanmasına yönelik çalışmanın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığı koordine edilerek Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı ve bu kapsamda başvuranın durumu da incelenerek gerekli koşulları sağlıyor ise talebinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 31. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, şikayet başvurusu kapsamında, idarelerin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettikleri, ancak Sosyal Güvenlik

Kurumunca başvuru sahibine verilen cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğinin gösterilmediği bu nedenle de “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edildiğinden, ilgili idareden bahse konu ilkeye uygun davranması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

32. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre, Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Karabük İdare Mahkemelerine yargı yolu açıktır.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Anayasa ve ilgili mevzuatlarında belirlenen sosyal yardımlara muhtaç ve dezavantajlı bireylere günlük ihtiyaç kadar maskenin temini ya da giderlerinin karşılanması, bu kapsamda başvuranın durumu da incelenerek gerekli koşulları sağlıyor ise talebinin kabulü yönünde AİLE VE SOSYAL HİZMETLER

BAKANLIĞI, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI ile SAĞLIK BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, AİLE VE

SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI ile

SAĞLIK BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA ve AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI, ÇALIŞMA VE

SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI ile SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr