ÖZET: Bu karar, COVID-19 pandemisi sürecinde, belirli kronik hastalıklara sahip kamu çalışanlarının idari izinli sayılma koşullarını incelemektedir. Başvuran, Balıkesir Büyükşehir Belediyesinde çalışan bir taşeron işçisi olarak, kalp yetmezliği ve KOAH gibi hastalıkları bulunduğunu belirtmiş ve e-Nabız sisteminden idari izne esas rapor talep etmiştir. Ancak, Sağlık Bakanlığı, başvuranın belirtilen hastalıklarının e-Nabız sisteminde yer almadığını ve gerekli koşulları sağlamadığını ifade ederek talebi reddetmiştir.

Danıştay, Sağlık Bakanlığı’nın takdir yetkisini kullanarak başvuranın talebini reddetmesinin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. İdari izin verilmesi için, başvuranın son iki yıl içinde aynı tanıyı almış olması gerektiği, ancak bu şartı sağlamadığı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın talebinin reddi, kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla, hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12414-S.21.19914

BAŞVURU NO : 2021/6998

KARAR TARİHİ : 26/08/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın “İdari izne esas COVİD-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” talebi

BAŞVURU TARİHİ : 31/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. 11/02/2021 tarihli başvurusunda özetle; Balıkesir Büyükşehir Belediyesinde kamu taşeron işçisi olarak çalıştığını, kalp yetmezliği, astım, kronik bronşit, hipertansiyon ve üriner sistem rahatsızlıkları gibi hastalıkları bulunduğunu, ayrıca birkaç ay önce COVİD-19 enfeksiyonunu ağır şekilde geçirdiğini, 2020/8 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca kalp yetmezliği rahatsızlığının

I50.9 Kodu ile idari iznine tabi olduğunu, lakin e-Nabız sisteminde meydana gelen aksaklıklar nedeniyle söz konusu rahatsızlığına rağmen İdari İzin Belgesi oluşturamadığını belirterek, COVID-19 kapsamında idari izinli sayılması için gerekenin yapılmasını talep etmiştir. Bu başvuru 01/03/2021 tarihli Gönderme Kararımız ekinde Sağlık Bakanlığına iletilmiştir.

2. Bunun üzerine, tarihli ikinci başvurusunu yapmış olup, bu başvurusunda ilk başvurusuna ek olarak özetle; COVİD-19 Risk Grubu İdari İznine tabi hastalıkları bulunmasına rağmen e-Nabız sisteminden idari izne esas rapor almadığını, 11/02/2021 tarihinde

CİMER aracılığıyla yaptığı başvurusuna “son 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olması gibi belli kriterlerin de sağlanması durumunda idari izne esas rapor otomatik olarak e-Nabız profili üzerinden oluşturulmaktadır.” şeklinde cevap verildiğini, kendisine 03/11/2020 tarihinde Özel Elit

İstanbul Tıp Merkezi tarafından ve daha sonra da 24/03/2021 tarihinde de Balıkesir Altıeylül Aile

Hekimliği birimi tarafından 2 yıl içerisinde 2 kez kalp yetmezliği ve KOAH hastalıklarının tanısının konulduğunu, bu tanıların e-Nabız sisteminde de açıkça görüldüğünü belirterek, idari izne esas raporun tarafına verilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3. Gönderme Kararımıza cevaben Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünün 11/03/2021 tarih ve sayılı yazısıyla; gerekli incelemelerin yapıldığı, yazıda bahsi geçen tanı kodunun e-Nabız sisteminde yer almadığı ve kişiye ait COVİD-19 Risk Durum Raporu bulunmadığı

Kurumumuza bildirilmiştir.

4. Kronik rahatsızlığı nedeniyle idari izinli sayılma talebiyle Kurumumuza yapılmış olan 2020/102323 başvuru numaralı dosya üzerinden 16/02/2021 tarih ve sayılı yazımızla

Sağlık Bakanlığından ayrıntılı açıklama talep edilmiş olup; 4.1. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 10/03/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; – Bilindiği üzere “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak

Tedbirler” konulu 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde ….. çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı

Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağının hüküm altına alındığı, söz konusu yetki kapsamında Bakanlıklarınca “COVID-19 Hastalığı İçin

Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar”ın belirlendiği, 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazıda belirtilen hususlar doğrultusunda “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesinin” sadece e-Nabız sisteminden alınmasının kararlaştırıldığı, – 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin yayınlanmasını müteakip Bakanlıklarınca ilgili uzmanlık dernekleri, eğitim kliniği hocaları ve daha önce kurulmuş olan bilim komisyonlarıyla istişare edilerek; Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin ekindeki EK:1/A “Ayakta

Tedavide Hekim ve Diş Hekimi Muayenesi Katılım Payı Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” ve EK:/4 “İlaç Listesi”nde yer alan kronik hastalıkların değerlendirmeye alındığı ve ve EK:1/A listesinde yer alan 36 hastalık, Ek4/D listesindeki 2437 hastalık ve ICD10 tanı listesindeki 15.792 hastalık kodu içinden COVID-19 hastalığı nedeniyle risk oluşturma durumu bulunanlar seçilerek

“İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar listesi” oluşturulduğu, – Bununla birlikte; COVID-19 pandemisiyle mücadeleden ön safta yer alan yaklaşık bir milyon sağlık çalışanının 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde kapsam dışı tutulduğu ve COVID-19 hastalığı bakımından en yüksek risk grubunda olmalarına rağmen sağlık çalışanlarının kronik hastalığı olup olmadığına bakılmaksızın görev yapmaya devam etmekte olduğu, – Kamuoyu tarafından 2020/8 sayılı Genelge’nin kapsamının kronik hastalığı olan tüm kamu çalışanları olarak algılandığı ve kronik hastalığı olan tüm kamu çalışanlarının e-nabız üzerinden belge alma talebiyle karşı karşıya kalındığı, – Bakanlıklarınca yapılan düzenlemeyle anılan Genelge doğrultusunda sağlık çalışanları hariç olmak üzere COVID-19 için yüksek riskli kronik hastalığı bulunan kişilere belge düzenlenmesine imkan verildiği, bu nedenle belirlenmiş hastalık kodlarında kamu görevlilerinde “Son 2 yıl içinde en az 2 defa bu tanının (ana tanı, ek tanı veya ayırıcı tanı) alınmış olması veya son 2 yıl içinde ilaç/durum bildirir raporlarında bu tanının bulunması” koşulu tanımlandığı, COVID-19 için yüksek riskli olduğu bilinen kanser hastaları ve organ nakli olan kişiler için “Son 1 yıl içinde bu koddan işlem görülmüş olması” koşuluyla belge düzenlenmesine imkan tanındığı, hastalık tanılarından bağımsız olarak kanser ilaçları, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan kamu görevlilerine “Tanı koduna bakılmaksızın son 6 ay içinde ilaç kullanımı” durumu olması halinde e-nabız sistemi üzerinden idari

izin belgesi almalarına imkan tanındığı, zira halen pandemi nedeniyle yoğun bir yük altında çalışan sağlık kurumlarına listede yer alan tanı kodlarının yer aldığı raporu almak ya da ilaç yazdırmak amacıyla oluşacak yoğun müracaatın önlenmeye çalışıldığı, sağlık kuruluşlarının halen tüm imkânlarıyla pandemi yüküyle mücadele etmeye devam etmekte olduğu, ötelenebilir veya ertelenebilir sağlık hizmetlerinin verilmesinin ikinci planda yürütüldüğü, 4.2. Yazı ekindeki, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 30/10/2020 tarih ve sayılı Kurumumuza hitaplı yazısında da; – “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar”ın; Sağlık Hizmetleri Genel

Müdürü Prof. Dr. Ahmet TEKİN, Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Fatih KARA, Sağlık Bilgi

Sistemleri Genel Müdürü Dr. M. Mahir ÜLGÜ, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Doç.

Dr. Mehmet GÜNDÜZ, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Muhammed Ertuğrul

EĞİN, Kamu Hastaneleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet KÖŞ, Hasta Hakları ve Tıbbi

Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Avşar ASLAN isimlerinden oluşan teknik komisyon; Halk Sağlığı

Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Muhammet ÇÖMÇE’nin, Halk Sağlığı Genel

Müdürlüğü Kronik Hastalıklar Dairesi Başkanlığının ve Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Hukuk ve

Mevzuat Dairesi Başkanı Av. Halil ŞEN’in, kronik hastalıklarla ilgili uzmanlık derneklerinin ve ilgili branşlardaki akademik hocalardan telekonferans yöntemiyle görüşleri alınarak Sosyal

Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği’nin EK:1/A “Ayakta Tedavide

Hekim Ve Diş Hekimi Muayenesi Katılım Payı Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” ve EK:/4

“İlaç Listesi”nde yer alan tanılar esas alınarak belirlendiği ve 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazı ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarına iletildiği, – “Bakanlığımızca belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki)

kez aynı tanıyı almış olan kamu çalışanlarına Bakanlığımız e-Nabız sistemi üzerinden ‘İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi’ üretilecektir.” hükmünün kişiye geçmişte verilen tanının yanlışlıkla verilmesi, kişinin hiçbir kontrole gitmemesi ve salah (iyileşmiş) olabileceği gerekçesi ile son iki yıl içerisinde hem ilaçlar hem de tıbbi gerekçeler göz önüne alınarak belirlendiği, – E-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” temin edilebileceği koşuluna istisnalar getirildiğinde ve ilgili tıbbi branşlara sevk olduğunda kişilerin hekim üzerindeki baskıyı arttıracağı ve hekime yapılan baskı sonucunda e-Nabız sistemi üzerinde idari izin alamayan ve idari izinli sayılamayacak kişiler için ayrı bir koridor oluşturulacağı, – Yukarıda yer alan açıklamalar kapsamında gerek kişilerin mağdur olmaması gerek ise sağlık çalışanlarımızın mağdur edilmemesi amacıyla “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” nin Bakanlığın belirlediği tanılara ve koşullara istinaden sadece e-Nabız sisteminden alınması gerektiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 7. 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Sağlık

Bakanlığı” başlıklı onikinci bölümünün; 7.1. “Görevler” başlıklı 352 inci maddesinde “(1) Herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri

şunlardır:

a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak, b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek, ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek, d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasaya sunulması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi için çalışmalar yapmak, e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak, f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak, g) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen diğer görevleri yapmak.

(2) İlaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Bakanlığın teklifi üzerine

Cumhurbaşkanınca belirlenir.” 7.2.“Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü” başlıklı 361 inci maddesinde;

“(1) Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:

a) Halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, b) Birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu amaçla birinci basamak sağlık kuruluşlarını kurmak ve işletmek, gerektiğinde bunları birleştirmek, ayırmak, nakletmek veya kapatmak, c) Bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme, araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bunlarla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak.

ç) Yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırarak toplumdaki tüm bireylerin sağlığını geliştirmek; hatalı beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve benzeri zararlı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, bu hususları izlemek, araştırmak, veri toplanmasını sağlamak ve değerlendirmek,

d) Birey, toplum ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her tür etkeni incelemek, teşhis etmek, değerlendirmek ve kontrol etmek üzere gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak ve ulusal referans laboratuvarı kurmak ve işletmek, içme suları, biyosidal ürünler gibi görev alanına giren konularda tüketici güvenliği ile ilgili tedbirleri almak ve buna yönelik her türlü iş ve işlemi tesis etmek, e) Sağlık tehditlerine yönelik erken uyarı ve cevap geliştirilmesi amacıyla gerekli organizasyonu sağlamak, halk sağlığını tehdit eden konularda gereken tüm tedbirleri almak ve gerektiğinde müeyyide uygulamak, f) Biyolojik ürünler ve test materyali ile benzeri ürünlerle ilgili araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, bu ürünleri temin etmek veya edilmesini sağlamak, ürettirmek ve gerektiğinde üretmek, g) Görev ve sorumluluk alanıyla ilgili olarak hizmet standardizasyonunu sağlamak, meslek personelinin yetişmesi için ilgili kurumlarla işbirliği yaparak eğitim programları hazırlamak, eğitim ve yayın faaliyetinde bulunmak, ğ) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.” 8. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun “Sıhhi Teşkilat” başlıklı Birinci Babın “Devlet Hidematı

Sıhhiyesi ve Sıhhi Merciler (Kamu sağlık görevleri ve sağlık otoriteleri)” başlıklı Birinci Fasılda; 8.1. 1 inci maddesinde; “Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” 8.2. 2 inci maddesinde; “Umumi sıhhat ve içtimai muavenet hizmetlerine ait Devlet vazaifi Sıhhat ve

İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından ifa ve hususi idarelerle belediyelere ve sair mahalli idarelere bırakılan hizmetlerin sureti icrası murakabe olunur. Milli Müdafaa teşkilatına ait sıhhi işler müstesna olmak üzere bütün sıhhat ve içtimai muavenet işlerinin mercii ve murakıbı bu Vekalettir.” 8.3. 3 üncü maddesinde; “Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti bütçeleriyle muayyen hatlar dahilinde

olarak aşağıda yazılı hizmetleri doğrudan doğruya ifa eder:

1 – Doğumu (……) teshil ve çocuk ölümünü tenkis edecek tedbirler.

2 – Validelerin doğumdan evvel ve doğumdan sonra sıhhatlerinin vikayesi.

3 – Memlekete sari ve salgın hastalıkların hulülüne mümanaat.

4 – Dahilde her nevi intani, sari ve salgın hastalıklarla veya çok miktarda vefiatı intaç ettiği görülen

sair muzır amillerle mücadele.

5 – Tababet ve şubeleri sanatlarının icrasına nezaret.

6 – (…) (1) ilaçları ve bütün zehirli müessir ve uyuşturucu maddelerle yalnız hayvanlar için serumlar

ve aşıları murakabe hariç olmak üzere her nevi serum ve aşıları murakabe.

7 – Çocukluk ve gençlik hıfzıssıhhasına ait işlerle çocuk sıhhat ve bünye sinin muhafaza ve

tekamülüne ait tesisatın murakabesi.

8 – Mektep hıfzıssıhhası.

9 – Mesai ve san’at hıfzıssıhhası işleri.

10 – Maden suları ile sair havassı şifaiyesi olan sulara nezaret.

11 – Hıfzıssıhha müesseseleri ve bakteriyoloji laboratuvarları ve alelümum hayati muayene ve

tahlillere mahsus müesseseler küşat ve idaresi.

12 – Mesleki tedrisat müesseseleri küşat ve idare veya mümasili müessesatı murakabe ve bunlara

müsaade itası.

13 – Mecnunlarla sair ruhi hastalıklara mahsus tedavihaneler veya malül veya herhangi bir noksanii

hilkate malik olanları kabul edecek yurt veya müesseseler tesis ve idare.

14 – Muhacrin sıhhat işleri.

15 – Hapisanelerin ahvali sıhhiyesine nezaret.

16 – Tıbbi istatistiklerin tanzimi.

17 – Sıhhi neşriyat ve propagandalar.

18 – Vesaiti münakale umuru sıhhiyesinin nezaret”

8.4. 5 inci maddesinde; “Sıhhat ve içtimai Muavenet Vekaleti 3 üncü maddede zikredilen hizmetleri ifa için hususi teşkilat kanununa tevfikan teşkil edilmiş fenni ve idari şubelerden mürekkeptir. Kanunu mahsusuna tevfikan mülhak bütçe ile idare olunan Hudutlar ve Sahiller Sıhhat Umum Müdürlüğü, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine merbut olarak ifayı vazife eyler.” 8.5. 4 üncü maddesinde; “Doğrudan doğruya şehir ve kasabalar, köyler hıfzıssıhhasına veya tıbbi ve içtimai muavenete mütaallik işlerin ifası belediyelere ve idarei hususiyelere ve sair mahalli idarelere tevdi edilir. Vekalet indelicap bu idarelere rehber olmak üzere bazı mahallerde nümune tesisatı vücude getirir.” 9. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve

Alınacak Tedbirler” konulu, 29/05/2020 tarihli ve 2020/8 sayılı Genelgesinde; “COVİD-19 salgını ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 13/03/2020 tarihli ve 31067 sayılı

Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Görevlilerinin Yurt Dışına Çıkış İzni” konulu 2020/2 sayılı genelge ile 22/03/2020 tarihli ve 31076 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “COVİD-

19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler” konulu 2020/4 sayılı Genelge

1/6/2020 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Ancak çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç

60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli

sayılacaktır. İdari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacak; bunların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı kalacaktır. Bu personel amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağrıldıkları nada görevlerine döneceklerdir.

Kamu kurumu ve kuruluşlarınca bu süreçte tüm personelin maske kullanması, çalışma mekanları, yemekhane, servisler ve sosyal alanlarda gerekli mesafenin ayarlanması, bu mahaller ile kamuda kullanılan araçlarda dezenfekte işleminin yapılması hususunda gerekli tedbirler alınacaktır.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.” 10. Cumhurbaşkanlığının “COVID19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler” 26/08/2020 tarihli ve 2020/11 sayılı Genelgesinde;

“COVID-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla, bu salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla;

Çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar

Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise)

ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu yetki devredilebilir.

Bu kapsamda çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılır.

Bu Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idari izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılırlar. Uzaktan ve dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşittir. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile özlük hakları saklıdır.

İdari izinliler, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamazlar ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönmek zorundadır.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”, 11. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve

Alınacak Tedbirler” konulu, 01/03/2021 tarihli ve 2021/5 sayılı Genelgesinde; “02/03/2021 tarihi itibarıyla; COVID-19 salgını ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 26/08/2020 tarihli ve 31225 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara esnek çalışma yöntemlerinin uygulanmasına ilişkin “COVID-19 Kapsamında Kamu

Çalışanlarına Yönelik Tedbirler” konulu 2020/11 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmış olup bu tarih itibarıyla kamu kurum ve kuruluşları normal düzen ve mesai saatlerinde çalışmalarına başlayacaktır. Gerektiğinde illerde valilerce farklı mesai saatleri belirlenebilecektir.

Ancak çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç

60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli

sayılacaktır. İdari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacak; bunların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı kalacaktır. Bu personel amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine döneceklerdir.

Kamu kurum ve kuruluşlarınca bu süreçte tüm personelin maske kullanması, çalışma mekanları, yemekhane, servisler ve sosyal alanlarda gerekli mesafenin ayarlanması, bu mahaller ile kamuda kullanılan araçlarda dezenfekte işleminin yapılması hususunda gerekli tedbirler alınacaktır.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”, 12. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve

Alınacak Tedbirler” konulu, 30/06/2021 tarihli ve 2021/13 sayılı Genelgesinde; “4/4/2021 tarihli ve 31454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu

Çalışanlarına Yönelik Tedbirler” konulu 2021/8 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmış olup

1/7/2021 tarihi itibarıyla; kamu kurum ve kuruluşları normal düzen ve mesai saatlerinde çalışmalarını sürdürecektir.

Sağlık Bakanlığı ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan; Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik rahatsızlığı bulunan 60 yaş ve üzeri çalışanlar (yönetici pozisyonundakiler hariç) ile gebeliğinin yirmi dördüncü haftasından otuz ikinci haftasına kadarki süre içerisinde bulunan çalışanlar idari izinli sayılmaya devam edilecektir.

Bu Genelge kapsamında idari izinli sayılanlar göreve gelmedikleri süre zarfında istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılır. Söz konusu çalışanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı olup hizmetin yürütülmesi açısından sorumlulukları görev yerinde çalışanlar ile eşittir. Bu çalışanlar, amirlerinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar görevlerine dönecektir.

Kamu kurum ve kuruluşlarınca bu süreçte ulusal veya uluslararası düzeyde kapalı alanlarda düzenlenecek her türlü toplantı veya aktivitenin gerekli güvenlik önlemleri alınmak suretiyle video/tele konferans gibi sesli görüntülü iletişim sistemleri vasıtasıyla uzaktan yapılmasına özen gösterilecek; tüm personelin maske kullanması, çalışma mekanları, yemekhane, servisler ve sosyal alanlarda gerekli mesafenin ayarlanması, bu mahaller ile kamuda kullanılan araçlarda dezenfekte işleminin yapılması gibi gerekli tedbirler devam ettirilecektir.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran özetle, Balıkesir Büyükşehir Belediyesinde kamu taşeron işçisi olarak çalıştığını, Covid-19

Risk Grubu İdari İznine tabi hastalıkları bulunmasına rağmen e-Nabız sisteminden idari izne esas rapor almadığını, kendisine (03/11/2020 ve 24/03/2021 tarihlerinde) 2 yıl içerisinde 2 kez kalp yetmezliği ve

KOAH tanısının konulduğunu, bu tanıların e-Nabız sisteminde de açıkça görüldüğünü belirterek, idari izne esas raporun tarafına verilmesini talep etmiştir.

15. Bilindiği üzere, COVID-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla, bu salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla, COVID-19 kapsamında kamu çalışanlarına yönelik bir takım tedbirleri içeren Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri yayımlanmıştır. Cumhurbaşkanlığının 2020/8, 2020/11 ve 2021/5 sayılı Genelgeleri incelendiğinde, çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacakları düzenlemesine yer verilmiştir. Cumhurbaşkanlığının 2021/13 sayılı Genelgesiyle 2021/8 sayılı Genelgesi yürürlükten kaldırılmış ve Sağlık Bakanlığı ile Milli

İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan; Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik rahatsızlığı bulunan 60 yaş ve üzeri çalışanlar (yönetici pozisyonundakiler hariç) ile gebeliğinin yirmi dördüncü haftasından otuz ikinci haftasına kadarki süre içerisinde bulunan çalışanların idari izinli sayılmaya devam edileceği belirtilmiştir.

16. Söz konusu Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile Sağlık Bakanlığına başvuruya konu işlemlerle ilgili takdir yetkisi tanındığı görülmüştür. İdarelere tanınan bu takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekenleri ile sınırlıdır. Muhakkak ki idare, takdir yetkisini kullanırken kendisini verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlarda özel koşullar öngörülmüş ise bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.

17. Kamu çalışanlarından idari izinli sayılacakların nasıl belirleneceğine yönelik uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında işleme konulan Sağlık Bakanlığı

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazısı ile belirlenmiş olup

söz konusu yazı incelendiğinde:

17.1. Çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli

İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı, idari izinli sayılanların bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacağı, mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarının saklı kalacağı, 17.2. Kamu çalışanlarından idari izne esas olmak üzere COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıkların; “halen immünsüpressif tedavi alanlar, metastatik ve/veya kemoterapi/radyoterapi alan kanser hastaları, kornea nakli hariç solid organ nakli, kemik iliği/kök hücre nakli yapılan hastalar, kronik obstrüktif veya destrüktif akciğer hastalığı veya status astmatikus hikayesi olan hastalar, insüline bağlı diyabet ve komplike (serebrovasküler, koroner, böbrek, polinöropati) insüline bağımlı olmayan diabetes mellitus hastaları, komplike hipertansiyon (serebrovasküler, böbrek, konjestif kalp yetmezliği), dekompanse kalp yetmezliği, akut koroner sendrom geçiren hastalar, kronik karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalar, serebrovasküler hastalık (inme, kanama) geçiren hastalar” şeklinde belirlendiği, 17.3. Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olan kamu çalışanlarına Bakanlık e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” üretileceği, 18.4.

E-Nabız sistemi üzerinde gerekli çalışmalar tamamlanmış olduğundan idari izinli sayılacak kamu çalışanlarının söz konusu belgeyi 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-Nabız sistemi üzerinden temin edecekleri, 17.4. Ayrıca; 02/06/2020 tarihli ve E.1183 sayılı (e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi”ni alamayan kişilerin mevcut hastalık raporlarıyla kayıtlı olduğu aile hekimine müracaat ederek, durumu uygun görülenlere hastanın ibraz ettiği hastalık raporları ek yapılarak aile hekimi tarafından “COVID-19 idari izin” tanısı ile durum bildirir tek hekim raporu düzenleneceğine ilişkin) yazının yürürlükten kaldırıldığı ile konuya ilişkin işlemlerin 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazı kapsamında gerçekleştirileceği, Kurallarına yer verildiği görülmüştür.

18. Kurumumuza yapılan başvuru neticesinde Sağlık Bakanlığında ayrıntılı açıklama talep dilmiş olup, gelen cevabi yazılardan özetle; 18.1. 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında Sağlık Bakanlığınca “COVİD-19

Hastalığı için Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar”ın belirlendiği, 18.2. “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar”ın; Sağlık Hizmetleri Genel

Müdürü Prof. Dr. Ahmet TEKİN, Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Fatih KARA, Sağlık Bilgi

Sistemleri Genel Müdürü Dr. M. Mahir ÜLGÜ, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Doç.

Dr. Mehmet GÜNDÜZ, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Muhammed Ertuğrul EĞİN, Kamu Hastaneleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet KÖŞ, Hasta Hakları ve Tıbbi Sosyal

Hizmetler Daire Başkanı Avşar ASLAN isimlerinden oluşan teknik komisyon; Halk Sağlığı Genel

Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Muhammet ÇÖMÇE’nin, Halk Sağlığı Genel

Müdürlüğü Kronik Hastalıklar Dairesi Başkanlığının ve Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Hukuk ve

Mevzuat Dairesi Başkanı Av. Halil ŞEN’in, kronik hastalıklarla ilgili uzmanlık derneklerinin ve ilgili branşlardaki akademik hocalardan telekonferans yöntemiyle görüşleri alınarak Sosyal Güvenlik

Kurumu tarafından yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği’nin EK:1/A “Ayakta Tedavide Hekim ve

Diş Hekimi Muayenesi Katılım Payı Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” ve EK:/4 “İlaç

Listesi”nde yer alan tanılar esas alınarak belirlendiği ve 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazı ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarına iletildiği, 18.3. Sağlık Bakanlığının 05/06/2020 tarih ve E.1187 sayılı yazısında kamu çalışanlarına “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” verilebilmesi için;  Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olma

 Söz konusu belgenin 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-Nabız sistemi üzerinden temin edilmesi şeklinde iki koşulun yer aldığı, 18.4. 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olma koşulunun kişiye geçmişte verilen tanının yanlışlıkla verilmesi, kişinin hiçbir kontrole gitmemesi ve salah (iyileşmiş) olabileceği gerekçesi ile son iki yıl içerisinde hem ilaçlar hem de tıbbi gerekçeler göz önüne alınarak belirlendiği, 18.5. Söz Konusu belgenin 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-Nabız sistemi üzerinden temin edileceği koşulunun ise gerek kişilerin mağdur olmaması gerek ise sağlık çalışanlarımızın mağdur edilmemesi amacıyla getirildiği, bu koşula istisnalar getirildiğinde ve ilgili tıbbi branşlara sevk olduğunda kişilerin hekim üzerindeki baskısının arttıracağı ve hekime yapılan baskı sonucunda eNabız sistemi üzerinden idari izin alamayan ve idari izinli sayılamayacak kişiler için ayrı bir koridor oluşturulacağı, 18.6. Bu kapsamda, bahse konu kişinin 05/06/2020 tarih ve E.1187 sayılı yazılarında belirtilen COVİD-

19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar için belirtilen şartları taşımadığı ve e-Nabız

sistemi üzerinden “İdari izne esas COVİD-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” oluşturulamadığı

Anlaşılmıştır.

19. Sonuç olarak, dosya kapsamında tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Başvuranın ilk başvurusuna ilgili idarenin verdiği cevaptan I50.9 tanı kodlu rahatsızlığının e-Nabız sisteminde yer almadığı ve kişiye ait COVİD-19 risk durum raporu bulunmadığı, ayrıca başvuranın sunmuş olduğu evraklarda I10, I50, J44.9 tanı kodlarının yer aldığı ve J44.9 tanı kodunun Sağlık Bakanlığının belirlediği “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar” listesinde yer almasına rağmen “01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olma” koşulunu sağlamadığı anlaşıldığından, başvuranın “İdari izne esas COVİD-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” talebinin Sağlık Bakanlığı tarafından reddedilmesinde, işleminin takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği değerlendirildiğinden, hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, dosya kapsamında ilgili idarelerin iyi yönetim ilkelerine uymayan herhangi eylem, işlem, tutum ya da davranışı tespit edilmemiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA TEBLİĞİNE, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi