|
ÖZET: Başvuran, PTT Genel Müdürlüğü’nde mühendis olarak çalışmakta ve Covid-19 temaslısı olduğu için aldığı istirahat raporu nedeniyle idari izinli sayılmadığını, bu nedenle mali haklarının düzenlenmesini talep etmektedir. İdare, istirahat raporunu iş göremezlik raporu olarak değerlendirerek, başvuranın ikramiyesinden kesinti yapılmasını sağlamıştır. Uyuşmazlık, bu istirahat raporunun Covid-19 tedbirleri çerçevesinde idari izin kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği üzerinedir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, Covid-19 temaslısı memurların mali haklarının etkilenmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu tür durumların olağanüstü bir süreçte değerlendirilmeleri gerektiğini belirtmiştir. Hastalık raporunun, yalnızca hekim tarafından düzenlenen bir belge olduğu ve Covid-19 temaslısı kişilerin durumlarının hastalık izni olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın zorunlu karantina süresinin idari izin kapsamında sayılması gerektiği tavsiye edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/13135-S.22.20098
BAŞVURU NO : 2022/5533
KARAR TARİHİ : 10/10/2022
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Covid-19 temaslısı olunması nedeniyle başvurana verilen istirahat raporu nedeniyle mali haklarda yapılan kesinti hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 12/04/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; PTT Genel Müdürlüğü Bilişim Dairesinde Mühendis olarak görev yapmakta olduğunu,
08.12.2021 tarihinde Ankara Altındağ İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından covid-19 temaslısı olduğu için
istirahat raporu düzenlendiği, Kurumunu bu konuda bilgilendirdiği ve söz konusu raporun bitişi itibariyle de görevine devam ettiğini, ilgili süreçte idari izinli sayılması gerekirken idari izinli sayılmadığını ifade ederek ilgili tarihlerde idari izinli sayılarak mali haklarının bu kapsamda düzenlenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazısına istinaden Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi
28.04.2022 tarihli cevabi yazısında: “
2.1. Şirket ile SGK arasında:” İş kazası, meslek hastalığı, hastalık hallerinde sigortalılara ödenen geçici iş göremezlik ödeneklerinin zaman, iş gücü ve emek kaybına yol açmayacak şekilde SGK hesabına sigortalıya zamanında ödenmesini sağlamak ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa ve
SGK ikincil mevzuatına uygun olarak SGK adına işveren tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneklerinin, işverenin SGK’ya olan prim ve prime ilişkin her türlü borçlarından mahsup edilmesini veya istisnai durumlarda iadesini sağlamak amacıyla 29.09.2020 tarihinde Genel Müdürlük ile SGK arasında mahsuplaşma protokolü imzalandığı”,
2.2. Söz konusu protokol kapsamında, Genel Müdürlük Merkez Teşkilatında 5510 sayılı Kanunun 4-1/a bendine tabi idari hizmet sözleşmeli personel adına düzenlenen iş göremezlik raporları için 29.09.2020 tarihi itibariyle ikramiye dışındaki ödemeler için borç tahakkuku yapılmayacağı, ancak istisnai durumlarda mahsup işleminin SGK tarafından şirket prim ve prime ilişkin her türlü borcundan mahsup edilememesi durumunda ise anılan prosedüre göre borç tahakkuk işlemi yapılmaya devam edileceği,
2.3. Bu kapsamda adı geçen adına düzenlenen iş göremezlik raporu, Başkanlığa sunulduğunda ilgili protokol gereği İKBS (İnsan Kaynakları Bilgi Sistemi) hastalık izni kısmına veri girişi yapılmış olup, personelin ikramiyesinden mahsup edildiği, SGK Vizite Giriş Sistemi üzerinde onaylandığı ve protokol kapsamında yatırılan tutar Şirket borçlarından tahsil edildiği,
2.4. Bu nedenle Bakanlık Personeli başvurana raporlu olduğu sürelere ait ikramiye ödenmemiş olup ayrıca herhangi bir borç tahakkuku yapılmadığı,
2.5. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ilgilinin raporlu olduğu sürenin bu aşamada idari izinli sayılması mümkün olmadığı,” ifade edilmiştir.
2.6. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi’nin 3542 sayılı yazısında: “ Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunu’nun 15. ve 16. maddelerine değinildiği, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi
İdari Hizmet Sözlemeli Personelin Sözleşme Esasları, sözleşme Ücretleri Prosedürü’nün “İkramiye” başlıklı 5.2.3. maddesinin (c) bendinde: İkramiyenin ait olduğu dönem içerisinde kullanılan yıllık izinler hariç olmak üzere babalık, evlilik ve ölüm nedeniyle verilenler hariç mazeret izni, iş kazası sonucu kullanılanlar hariç hastalık izni ve refakat izni kullanan personelin bu izinleri kullandığı döneme ait ikramiyesi kıst şekilde hesaplanarak takip eden ikramiye ödemesinden mahsup edilir” hükmüne istinaden, başvuranın raporlu olduğu sürelere ait ikramiyesi ödenmediği ayrıca herhangi bir borç tahakkuku yapılmadığı” ifade edilmiştir.
2.7. Cevabi yazı ekinde başvurana ait “Covid-19 temaslısı olduğuna dair” 08.12.2021 -17.12.2021 tarihleri için düzenlenen istirahat raporu bulunduğu, görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 16.06.2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanunu’nun:
5.1. “Hastalık ve Analık Hali” başlıklı 15. Maddesinde: “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri kapsamındaki sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve engellilik halleri analık hali kabul edilir.”,
5.2. “İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar” başlıklı 16 .
maddesinde: “İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır: a) Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi. b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması”,
5.3. “Geçici iş göremezlik ödeneği” başlıklı 18. Maddesinde: “Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,… geçici iş göremezlik ödeneği verilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
6. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
6.1. “Uygulamayı isteme hakkı” başlıklı 17 nci maddesi; “Devlet memurları, bu kanun ve bu kanuna dayanılarak yayınlanan tüzük ve yönetmeliklere göre tayin ve tespit olunup yürürlükte bulunan hükümlerin kendileri hakkında aynen uygulanmasını istemek hakkına sahiptirler.”
6.2. “Hastalık ve refakat izni” başlıklı 105 inci maddesi; “…Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.
Hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususlar, Sağlık, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları ile Sosyal Güvenlik
Kurumunun görüşleri alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir…”
6.3. “Zam ve tazminatlar” başlıklı 152 nci maddesi; “…Bu zam ve tazminatlara hak kazanmada ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır.
Ancak; a) Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri, b) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri, c) Hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gördükleri tedavi süreleri, hariç olmak üzere bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenir.”
7. 29/10/2011 tarih ve 28099 sayılı Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve
Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin;
7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi;
“Bu Yönetmeliğin amacı, hastalık raporlarının hangi hâllerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği, raporların süreleri ile hastalık ve refakat iznine ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.”
7.2. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesi; “Bu Yönetmelik, 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”
7.3. “Hastalık raporu ve izin süreleri” başlıklı 6 ncı maddesi; …Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.
Memurlara tek hekim raporu ile bir defada en çok on gün rapor verilebilir. Raporda kontrol muayenesi öngörülmüş ise kontrol muayenesi sonrasında tek hekim tarafından en çok on gün daha rapor verilebilir…”
7.4. “Hastalık izni verilmesi” başlıklı 7 nci maddesi; “Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir…
…Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usûl ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur…” 8. 26/08/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına
Yönelik İlave Tedbirler” konulu 2020/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi;
Çalıştırma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu belirleme yetkisi devredilebilir
Bu kapsamda dönüşümlü çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılır.
Bu Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idari izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılırlar. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşittir. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklıdır.
İdari izinliler, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamazlar ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağrıldıkları anda görevlerine dönmek zorundadır.”
9. 05/05/2006 tarihli ve 26159 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve
Tazminatlara İlişkin Kararın “Hastalık izni” başlıklı 8 inci maddesi; “Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri ile kanser, verem, akıl hastalığı, şeker hastalığı ve açık kalp ameliyatı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri ve hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri tedavi süreleri hariç olmak üzere, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatlar %25 eksik ödenir.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran; PTT Genel Müdürlüğü Bilişim Dairesinde Mühendis olarak görev yapmakta olup covid-19 temaslısı olduğu için istirahat raporu düzenlendiği, ancak idari izinli sayılmadığını ifade ederek ilgili tarihlerde idari izinli sayılarak mali haklarının bu kapsamda düzenlenmesini talep etmektedir.
12. İlgili idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; mezkur istirahat raporunun iş göremezlik raporu olarak değerlendirildiği, Genel Müdürlük ile SGK arasında imzalanan protokol gereğince kurum bilgi sistemlerine hastalık izni kısmına veri girişi yapıldığı ve başvuranın görevde olmadığı dönem için personelin ikramiyesinden mahsup edildiği bu nedenle başvuranın raporlu olduğu dönemde ikramiye ödenmediği, ifade edilmiştir.
13. Bu noktada uyuşmazlığın; başvuranın yakın temaslı olarak karantinada bulunduğu dönemde tarafına verilen istirahat raporunun, Covid 19 kapsamında alınan tedbirler çerçevesinde idari izin kapsamında değerlendirilmesi noktasında düğümlendiği görülmektedir.
14. 29/05/2020 tarihli ve 31139 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/8 sayılı ‘COVID-19
Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler’ konulu
Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde ve 26/08/2020 tarihli ve 31225 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/11 sayılı ‘COVID19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler’ konulu Cumhurbaşkanlığı
Genelgesinde; Çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı, idari izinli sayılanların bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacağı, mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarının saklı kalacağı, bu personelin amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacağı ve hizmetine ihtiyaç duyulanların çağırıldıkları anda görevlerine dönecekleri düzenlenmiştir.
15. Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri gereği, kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli
İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılmış ve idari izinli sayılanlardan hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönecek olup, kamu hizmetlerini aksatmamak şartıyla, çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabileceği düzenlenmiştir. Her iki Genelgede de koronavirüse yakalana veya temaslı olan kamu personelinin idari izinli sayılacağına ilişkin bir ifadeye yer verilmemiştir.
16. Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile idarelere bir takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. İdarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde
davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlarda özel koşullar öngörülmüşse bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.
17. 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 8 inci maddesinde, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatların %25 eksik ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 04/09/2020 tarihli ve 31234 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2931 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararında “17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar ve eki cetvellerin uygulanmasına 2020 yılında da devam olunur” hükmüne, yine 10/04/2021 tarihli ve 31450 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan 3809 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında “17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin
Karar ve eki cetvellerin uygulanmasına 2021 yılında da devam olunur” hükmüne yer verilmiştir.
18. Başvurana Covid 19 temaslısı olması nedeniyle Ankara Altındağ İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından
13.12.2021 tarihinde verilen İstirahat Raporu’nda başvuranın 10 gün istirahatının uygun görüldüğü, ifade
edilmiştir.
19. Sağlık Bakanlığı’nın 07/12/2020 tarihli duyurusunda “Yakın temaslılar 10 gün boyunca karantinada kalır. Karantina dönemi süresince herhangi bir semptom gelişmeyen kişilerin karantinası, PCR yapılmaksızın, 10. günün sonunda biter. Ancak bu kişiler toplumda uyulması gereken tedbirlere devam ederler. Ayrıca yakın temaslı olan ve izlem süresince semptom gelişmeyen kişilerde, PCR testi sonucuna göre 7. günün sonunda karantina sonlandırılabilir.” ifadelerine yer verilmek suretiyle Covid-19 yakın temaslıların karantina süresi 10 gün olarak düzenlenmiştir.
20. Somut olayda ise salgın sebebiyle zorunlu olarak verilen “yakın temaslı” raporunun ihtiyari olarak alınan “hastalık/iş göremezlik raporu” ile aynı kapsamda sayılıp sayılmaması noktasında bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
21. Gaziantep Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Başkanlığı’nın aldığı 17/09/2020 tarihli ve 2020/86 numaralı İl Umumi Hıfzıssıhha Kurul Kararında “Filyasyon ekipleri tarafından, Covid-19 pozitif hastalarla temaslı olduğu tespit edilen kamu ve özel sektör çalışanlarının herhangi bir sağlık kuruluşlundan Sağlık
Raporu almaksızın 14 gün süre ile idari izinli sayılmalarına oybirliği ile karar verilmiştir” ifadelerine yer verilmiştir.
22. 25/09/2020 tarihli ve 2020/9-32 sayılı Adıyaman Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu Kararında “Sağlık kurumlarında COVİD-19 hastalığı tespit edilen veya filyasyon ekiplerince COVİD-19 temaslısı olarak belirlenerek hakkında izolasyon/karantina tedbiri kararı alınan kamu kurum ve kuruluşları çalışanlarının, hekim raporuna ihtiyaç olmaksızın, 14 gün süre ile idari izinli sayılmalarına, Bilindiği üzere COVİD-19 hastası ya da temaslısı olan kişiler, Sağlık Bakanlığı’nın Hayat Eve Sığar (HES) uygulaması üzerinden HES kodu sorgulaması yapıldığında, izolasyon süresince riskli olarak görülmektedir. Bu sebeple, kişilerin
COVİD-19 hastası yada temaslısı olup olmadığının tespiti için herhangi bir belge istenilmemesine; idari izin talebinde/gerekliliğinde kişinin risk, dolayısıyla izolasyon durumunun ve süresinin, kişinin kurumu tarafından düzenli olarak HES kodu sorgulanarak tespit, kontrol ve denetimine… oybirliği ile karar verilmiştir” ifadelerine yer verilmiştir.
23. Yine Diyanet İşleri Başkanlığı’nın valiliklere ve tüm müftülüklere gönderdiği 07/12/2020 tarihli ve E60727077-903-05-02-863694 sayılı yazıda; “Bilindiği üzere COVID-19 salgınının Ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla çalışma biçimine bakılmaksızın tüm personele uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma ve esnek çalışma yöntemleri uygulanabilmesi, dönüşümlü çalışacak personelin fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli addedilmesi ve mesai saatlerinin düzenlenmesine yönelik Cumhurbaşkanlığımızca bir dizi tedbirler alınmaktadır.
23.1. Diğer taraftan salgın hastalıklarla mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 1593 sayılı Umumi
Hıfzıssıhha Kanunu’nun 57’nci maddesinde; kolera, veba gibi bazı hastalıklar sayılmakta, 72’nci maddesinde de 57’nci maddede zikredilen hastalıklardan birinin zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde diğer tedbirlerin yanında hasta olanların veya hasta olduğundan şüphe edilenlerin ve hastalığı neşrü tamim eylediği tetkikatı fenniye ile tebeyyün edenlerin fennen icap eden müddet zarfında ve sıhhat memurlarınca hanelerinde veya sıhhi ve fenni şartları haiz mahallerde tecrit ve müşahede altına alınacağı belirtilmektedir.
23.2. COVID-19 tanısı konulanlara salt tedavi uygulamasıyla yetinilmeyerek tecrit ve müşahede gibi ayrıca tedbirlere başvurulması, bunun ötesinde temaslıların dahi zorunlu izolasyona tabi tutulması gibi alınan bir dizi önlemler, söz konusu salgının toplum sağlığını ne denli etkilemekte olduğunu ortaya koymaktadır.
23.3. Bu itibarla salgın nedeniyle düzenlenen istirahat/iş göremezlik raporlarının da normal sağlık raporu olarak değerlendirilmemesi, Sağlık Kurumlarınca COVID-19 teşhisi konulan veya temaslı olduğu gerekçesiyle karantina altına alınan ya da izolasyona tabi tutulan personelimizin bu durumlarını belgeyle ibraz etmeleri halinde idari izinli sayılmaları ve ibraz edilen belgelerin, ilgili personelin işlem dosyalarında hıfz edilmesiyle yetinilmesi, ayrıca izin belgesi tanzim edilmemesi hususlarında bilgilerini ve gereğini rica ederim.” denilmektedir.
24. Son üç paragrafta da örnekleri verilmek suretiyle, başvuru konusu olayla ilgili kamu kurumları arasında uygulama birliği bulunmadığı görülmektedir. Başvuru konusu olayda olduğu gibi bazı Kurumlar Covid-19 temaslısı personelinden hastalık raporu istemekte, bazı Kurumlar ise (Diyanet İşleri, Gaziantep Valiliği vb.)
koronavirüs hastalarıyla temaslı olduğu tespit edilen kamu çalışanlarını herhangi bir sağlık raporu almaksızın 14 gün idari izinli kabul etmektedir. Sonuç itibarıyla bu durum mevzuatta da belirtildiği üzere
Covid-19 temaslısı memurların mali haklarını etkilemektedir.
25. Hastalık Raporu; hekim tarafından bizzat yapılan muayene ve tetkikler sonucunda, tıbben istirahati lüzumlu görülenlere düzenlenen rapordur. Hastalık İzni ise; memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince, işçiler için ise Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından verilen izindir. Kamu kurumlarınca tedavi ve takipleri evlerinde gerçekleştirilen hasta ve yakın temaslı kamu görevlilerinden mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarında kayıp yaşanmaması için hastalık izni ve dolayısıyla hastalık raporu talep edilmektedir. Hastalık raporunun tanımı dikkate alındığında Covid-19 PCR (+) kişilerin hasta olarak tanımlanarak Hastalık İzni alabilmeleri mümkün iken, PCR (-) temaslı kişilerin “hasta” olarak değerlendirilmeleri hastalık raporu tanımı ile bağdaşmamaktadır.
26. Covid-19 pandemisinin, sadece Kurumlar için değil, tüm insanlık açısından olağanüstü bir durum olduğu ve olağanüstü süreçlerin ise olağan dönemlere göre daha özenli olarak değerlendirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, böylesi özel dönemlerde, çalışan ve ailesi, hatta yakın çevresi açısından ücret sürekliliğinin sağlanması son derece önemlidir. Bu nedenle konuyla ilgili mevzuatın mali ve sosyal haklar açısından daha geniş değerlendirilmesi gerektiği, Covid-19 kaynaklı karantina uygulamalarının
zorlayıcı sebep olarak değil, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında düşünülmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
27. Bu bağlamda temaslı kişilerin hastalıklı kişiler olarak tanımlanması mümkün değildir. Bu kişiler, bulundukları ortamda idari bir tedbir olarak karantinaya alınmakta, somut olaydaki gibi birçok kamu çalışanı da test sonucu pozitif olmadan tekrar işine başlayabilmekte ve idari zarurete binaen karantina altında tutulmaktadır. Temaslı kişiler zarurete binaen bilmediği ve semptom göstermeyen kişiler ile aynı ortamda olmalarından dolayı karantinaya alınmaktadır. Bu noktada Kurumumuzca yapılan değerlendirmede; hastalık raporuna binaen bu kişilerin raporlu hastalar gibi değerlendirilmesi, raporlarının hastalık iznine dönüştürülerek maaşlarından ilgili mevzuat çerçevesinde kesinti yapılması hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
28. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; ilgili idare tarafından başvuranın Covid-19 temaslısı olarak zorunlu karantina altında tutulduğu dönemler için ikramiyesinden kesinti yapıldığı, temaslı kişiler hakkında hastalık izni alan personel ile aynı doğrultuda işlem yapıldığı, kamu kurumlarının bazılarında temaslı kişiler bazında farklı uygulamalar yapıldığı ve bu noktada kamuda bir uygulama birliği bulunmadığı, idari zaruret gereği ve idari bir tedbir olarak olağanüstü bir dönemde uygulanan zorunlu karantina tedbirinin mevzuatta belirtilen hastalık raporu kapsamında sayılmasının hakkaniyete uygun olmadığı, bu sebeple başvuranın talebinin kabul edilerek zorunlu karantina altında geçirilen sürenin idari izin kapsamında sayılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
29. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
30. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,
“Başvuranın, temaslı olması nedeniyle istirahat raporlu olduğu dönemde eksik ödenen mali haklarının tam olarak ödenmesine” teminen gerekli işlemlerin tesis edilmesi” hususunda POSTA VE TELGRAF
TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ’ne TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Bu kararın, BAŞVURANA ve POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ’ne tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; POSTA VE
TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi