ÖZET: Bu karar, COVID-19 temaslısı olarak karantinada geçirilen sürenin idari izin olarak değerlendirilmesi ve buna bağlı olarak yapılan maaş kesintisinin iadesi talebine ilişkindir. Başvuran, 14 gün süreyle karantinada kalmasına rağmen, bu süre zarfında aldığı istirahat raporunun idari izinli sayılmadığını ve maaşından kesinti yapıldığını belirtmiştir. İdare, başvuranın toplam hastalık izin süresinin 7 günü aşması nedeniyle kesinti yapıldığını savunmuştur.

Kararda, COVID-19 temaslısı olarak zorunlu karantinaya alınan personelin, sağlık raporu olmaksızın idari izinli sayılması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, COVID-19 pandemisinin olağanüstü bir durum olduğu ve bu süreçte idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi kabul edilerek, zorunlu karantina süresinin idari izin kapsamında sayılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/4561-S.22.6937

BAŞVURU NO : 2021/17900

KARAR TARİHİ : 04/04/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : COVID-19 temaslısı olarak karantinada geçirilen sürenin idari izin olarak sayılarak anılan süreye ilişkin yapılan kesintinin iade edilmesi talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 20/10/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, başvurusunda özetle; Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube

Müdürlüğünde sicil sayılı polis memuru olarak görev yaptığını, 06.09.2021 tarihinde eşinin PCR testinin pozitif çıkması sebebi ile 07.09.2021/21.09.2021 tarihleri arası Sağlık Bakanlığı Kayseri

THSK/Toplum Sağlığı Merkezince Filyasyon Ekiplerince Hastalık: Z03.8/Şüpheli Hastalıklar ve Durumlar

İçin Diğer Gözlem Şeklinde 14 gün temaslı olarak karantinaya alındığını, 15.10.2021 tarihinde e-Devlet uygulaması üzerinden maaş bordrosuna baktığında 20 günlük rapor kesintisi yapıldığını öğrendiğini belirterek, 2021 yılı içerisinde geçirmiş olduğu hastalıklar ve buna bağlı aldığı raporlar dışında Covid-19 salgın hastalığı sebebi ile 14 gün temaslı olarak izolasyonda kaldığı süre içerisinde adına yazılan istirahat raporunun idari izinli olarak sayılmasını ve maaşından yapılan 14 günlük rapor kesintisinin tarafına iade edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Emniyet Genel

Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Adı geçen personelin belirtmiş olduğu tarihte almış olduğu doktor raporuna, Devlet Memurlarına

Verilecek Hastalık Raporlan İle Hastalık Ve Refakat İznine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik ve Emniyet Genel Müdürlüğünün 2021/16 sayılı Genelgesi doğrultusunda işlem yapıldığı,

2.2. Devlet Memurları Kanununun 152. Maddesinin Ortak Hükümler ve Devlet Memurlarına Ödenecek

Zam ve Tazminatlara ilişkin 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8. Maddesinin “(I) Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri ile kanser, verem, akıl hastalığı, şeker hastalığı ve açık kalp ameliyatı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri ve hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri tedavi süreleri hariç olmak üzere, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden mm ve tazminatlar %25 eksik ödeneceği (Fazla Çalışma Ücreti, Yan Ödeme Titan ve Özel

Hizmet Tazminatı) belirtildiğinden adı geçen personele 2021 yılı içerisinde 27 gün tek hekim raporu aldığından belirtilen tarihlerdeki tek hekim raporundan dolayı kesilen tutarın iade edilemeyeceğinin bildirildiği,

2.3. Emniyet Genel Müdürlüğünün 25.11.2020 tarihli ve 31977 sayılı yazısında; “Gelinen süreçte COVİD-

19 test sonucu pozitif çıkan personele ilişkin yapılan işlemlerde birimlerimiz arasında birtakım farklılıklar

olduğu müşahede edildiğinden, uygulamada yeknesaklığın sağlanabilmesi adına konu ile ilgili Emniyet

Genel Müdürlüğü Sağlık Komisyonunun görüşleri de dikkate alındığında; COVİD-19 teşhisi konulan ve tedavisine başlanılan personel adına sağlık birimlerince düzenlenen evrakın, geçerli bir istirahat raporu olsun veya olmasın filyasyon amacıyla düzenlenmiş bir evrak olması durumunda, söz konusu personele idari izin (Tecrit) verilmesinin uygun olacağı değerIendirilmektedir.” denildiği,

2.4. Emniyet Genel Müdürlüğünün 07.12.2021 tarihli ve 2021120710435927749 sayılı yazısında 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu’nun 152’nci maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı bölümünde “Bu zam ve tazminatlara hak kazanmada ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ancak; a)Sağlık Kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri, b)Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri, c)Hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gördükleri tedavi süreleri, hariç olmak üzere bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenir.” düzenlemesinin yer aldığı, Diğer taraftan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun ek 21 ‘inci maddesine istinaden alınan 17.04.2006 tarihli Bakanlık Makamı Olurunda “…bir takvim yılı içinde kullandığı hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde aşan günlere isabet eden fazla çalışma ücretinin %25 eksik olarak ödenmesi… ” ifadesine yer verildiği,

2.5. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yapılan şifahi görüşmelerde ise, istirahat raporu alınarak işleme konulması halinde bahse konu kesintilerin uygulanmasının gerektiğinin belirtildiği, biriminin personele bu süre için verilen raporu işleme almaksızın “İdari İzin” vermesi halinde ise söz konusu kesintilerin iade edilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği,

ifade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasa’nın Çalışma hakkı ve ödevi başlıklı 49. maddesinde; “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.

Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri

korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”

“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 5.1. “Uygulamayı isteme hakkı” başlıklı 17 nci maddesinde; “Devlet memurları, bu kanun ve bu kanuna dayanılarak yayınlanan tüzük ve yönetmeliklere göre tayin ve tespit olunup yürürlükte bulunan hükümlerin kendileri hakkında aynen uygulanmasını istemek hakkına sahiptirler.” 5.2. “Hastalık ve refakat izni” başlıklı 105 inci maddesinde; “…Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır. Hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususlar, Sağlık, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları ile Sosyal

Güvenlik Kurumunun görüşleri alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir…” 5.3.“Zam ve tazminatlar” başlıklı 152 nci maddesi; “…Bu zam ve tazminatlara hak kazanmada ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ancak; a) Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri, b) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri, c) Hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gördükleri tedavi süreleri, hariç olmak üzere bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar %

25 eksik ödenir.”

6. 29/10/2011 tarihli ve 28099 sayılı Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve

Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, hastalık raporlarının hangi hâllerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği, raporların süreleri ile hastalık ve refakat iznine ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.” 6.2. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesi; “Bu Yönetmelik, 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”, 6.3. “Hastalık raporu ve izin süreleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “…Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır. Memurlara tek hekim raporu ile bir defada en çok on gün rapor verilebilir. Raporda kontrol muayenesi öngörülmüş ise kontrol muayenesi sonrasında tek hekim tarafından en çok on gün daha rapor verilebilir…”, altıncı fıkrasında; “Memurlara bir takvim yılı içinde tek hekim tarafından verilecek raporların toplamı kırk günü geçemez. Bu süreyi geçen hastalık raporları sağlık kurulunca verilir…”,

6.4. “Hastalık izni verilmesi” başlıklı 7 nci maddesinde; “Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir… Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usûl ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur…”

7. 26/08/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına

Yönelik İlave Tedbirler” konulu 2020/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde; “Çalıştırma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu belirleme yetkisi devredilebilir Bu kapsamda dönüşümlü çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılır. Bu Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idari izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılırlar. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşittir. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklıdır. İdari izinliler, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamazlar ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağrıldıkları anda görevlerine dönmek zorundadır.”

8. 03/03/2021 tarihli ve 31410 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/5 sayılı ‘COVID-19

Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler’ konulu

Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde “…Ancak çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacaktır. İdari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacak; bunların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklan saklı kalacaktır. Bu personel amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine döneceklerdir…”,

9. 05/05/2006 tarihli ve 26159 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve

Tazminatlara İlişkin Kararın “Hastalık izni” başlıklı 8 inci maddesi; “Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri ile kanser, verem, akıl hastalığı, şeker hastalığı ve açık kalp ameliyatı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri ve hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri tedavi süreleri hariç olmak üzere, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatlar %25 eksik ödenir.”,

düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, Covid-19 salgın hastalığı sebebi ile 14 gün temaslı olarak izolasyonda kaldığı süre içerisinde adına yazılan istirahat raporunun idari izinli olarak sayılmasını ve maaşından yapılan 14 günlük rapor kesintisinin tarafına iade edilmesini talep etmektedir.

12. Dosya kapsamından; başvuranın COVID-19 yakın temaslısı olması nedeniyle 07/09/2021 – 21/09/2021 tarihleri arası 14 gün Filyasyon Merkezi (Tek Hekim) tarafından düzenlenen istirahat raporu olduğu, başka nedenlerle de 3.05.2021 -9.05.2021 tarihleri arasında 7 gün, 21.09.2021-26.09.2021 tarihleri arasında da 6 günlük istirahat raporu olduğu bu nedenle idare tarafından; 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesine istinaden, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süresi toplamı 7 günü aşması nedeniyle, 7 günü aşan süreye isabet eden zam ve tazminatların % 25 eksik ödendiği anlaşılmıştır.

13. Uyuşmazlığın, başvuranın yakın temaslı olarak 14 gün karantinada bulunduğu süreçte Sağlık Bakanlığı

Filyasyon Merkezi tarafından verilen raporun, COVID-19 kapsamında alınan tedbirler çerçevesinde idari izin olarak değerlendirilmesi hususunda olduğu görülmektedir.

14. Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile; kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat

Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı ve idari izinli sayılanlardan hizmetine ihtiyaç duyulanların çağırıldıkları anda görevlerine dönecekleri, kamu hizmetlerini aksatmamak şartıyla, çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemlerinin uygulanabileceği düzenlenmiştir.

Gerek 2020/11 gerekse 2021/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgelerinde, COVID-19 temaslısı veya hastası olan kamu personelinin idari izinli sayılacağına ilişkin bir ifadeye yer verilmemiştir.

15. Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile idarelere bir takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. İdarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlarda özel koşullar öngörülmüşse bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.

16. 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 8 inci maddesinde; bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatların %25 eksik ödeneceği

düzenlemesine yer verilmiştir. 10/04/2021 tarihli ve 31450 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3809 sayılı

Cumhurbaşkanı Kararında “17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar ve eki cetvellerin uygulanmasına 2021 yılında da devam olunur” denilmektedir.

17. Sağlık Bakanlığının 07/12/2020 tarihli duyurusunda “Yakın temaslılar 10 gün boyunca karantinada kalır. Karantina dönemi süresince herhangi bir semptom gelişmeyen kişilerin karantinası, PCR yapılmaksızın, 10. günün sonunda biter. Ancak bu kişiler toplumda uyulması gereken tedbirlere devam ederler. Ayrıca yakın temaslı olan ve izlem süresince semptom gelişmeyen kişilerde, PCR testi sonucuna göre 7. günün sonunda karantina sonlandırılabilir.” ifadelerine yer verilmek suretiyle COVID-19 yakın temaslıların karantina süresi 10 gün olarak düzenlenmiştir. Ayrıca; Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel

Müdürlüğünün 02/10/2021 tarihli COVID-19 Temaslı Takibi, Salgın Yönetimi, Evde Hasta İzlemi ve

Filyasyon Bilimsel Danışma Kurulu Çalışmasında “Aşısız olan yahut aşı dozları tamamlanmamış kişilerin

COVID-19 yakın temaslısı olması halinde karantina süresi genel olarak 14 gün önerilmektedir. Bununla birlikte semptom takibi yapılarak herhangi bir semptom gelişmediğinde 10. günde de, kalan günlerde maske ve mesafeye dikkat etmek suretiyle PCR yapılmaksızın karantina sonlandırılabilir.” hususuna yer verilmiştir.

18. Konuya ilişkin mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süresi toplamı 7 günü aşması halinde, aşan süreye isabet eden zam ve tazminatlarda kesinti yapılacağı noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Somut olayda ise COVID-19 pandemisi nedeniyle zorunlu olarak verilen “yakın temaslı” raporunun ihtiyari olarak alınan “hastalık/iş göremezlik raporu” ile aynı kapsamda sayılıp sayılmaması noktasında bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

19. Emniyet Genel Müdürlüğünün 25.11.2020 tarihli ve 31977 sayılı yazısında; “Gelinen süreçte COVİD-

19 test sonucu pozitif çıkan personele ilişkin yapılan işlemlerde birimlerimiz arasında birtakım farklılıklar

olduğu müşahede edildiğinden, uygulamada yeknesaklığın sağlanabilmesi adına konu ile ilgili Emniyet

Genel Müdürlüğü Sağlık Komisyonunun görüşleri de dikkate alındığında; COVİD-19 teşhisi konulan ve tedavisine başlanılan personel adına sağlık birimlerince düzenlenen evrakın, geçerli bir istirahat raporu olsun veya olmasın filyasyon amacıyla düzenlenmiş bir evrak olması durumunda, söz konusu personele idari izin (Tecrit) verilmesinin uygun olacağı değerIendirilmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.

20. Yine Diyanet İşleri Başkanlığı’nın valiliklere ve tüm müftülüklere gönderdiği 07/12/2020 tarihli ve

E60727077-903-05-02-863694 sayılı yazıda “Bilindiği üzere COVID-19 salgınının Ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla çalışma biçimine bakılmaksızın tüm personele uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma ve esnek çalışma yöntemleri uygulanabilmesi, dönüşümlü çalışacak personelin fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli addedilmesi ve mesai saatlerinin düzenlenmesine yönelik Cumhurbaşkanlığımızca bir dizi tedbirler alınmaktadır. Diğer taraftan salgın hastalıklarla mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 57’nci maddesinde; kolera, veba gibi bazı hastalıklar sayılmakta, 72’nci maddesinde de 57’nci maddede zikredilen hastalıklardan birinin zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde diğer tedbirlerin yanında hasta

olanların veya hasta olduğundan şüphe edilenlerin ve hastalığı neşrü tamim eylediği tetkikatı fenniye ile tebeyyün edenlerin fennen icap eden müddet zarfında ve sıhhat memurlarınca hanelerinde veya sıhhi ve fenni şartları haiz mahallerde tecrit ve müşahede altına alınacağı belirtilmektedir. COVID-19 tanısı konulanlara salt tedavi uygulamasıyla yetinilmeyerek tecrit ve müşahede gibi ayrıca tedbirlere başvurulması, bunun ötesinde temaslıların dahi zorunlu izolasyona tabi tutulması gibi alınan bir dizi önlemler, söz konusu salgının toplum sağlığını ne denli etkilemekte olduğunu ortaya koymaktadır. Bu itibarla salgın nedeniyle düzenlenen istirahat/iş göremezlik raporlarının da normal sağlık raporu olarak değerlendirilmemesi, Sağlık Kurumlarınca COVID-19 teşhisi konulan veya temaslı olduğu gerekçesiyle karantina altına alınan ya da izolasyona tabi tutulan personelimizin bu durumlarını belgeyle ibraz etmeleri halinde idari izinli sayılmaları ve ibraz edilen belgelerin, ilgili personelin işlem dosyalarında hıfz edilmesiyle yetinilmesi, ayrıca izin belgesi tanzim edilmemesi hususlarında bilgilerini ve gereğini rica ederim.” denilmektedir.

21. Bu kapsamda, başvuru konusu olayda olduğu gibi başvuranın çalıştığı Kurum ve diğer bazı Kurumlar

COVID-19 temaslısı personelinden hastalık raporu istemekte, bazı Kurumlar ise koronavirüs hastalarıyla temaslı olduğu tespit edilen kamu çalışanlarını herhangi bir sağlık raporu almaksızın 14 gün idari izinli kabul etmektedir. Sonuç itibarıyla bu durum COVID-19 temaslısı çalışanların mali haklarını etkilemektedir.

22. Hastalık Raporu; hekim tarafından bizzat yapılan muayene ve tetkikler sonucunda, tıbben istirahati lüzumlu görülenlere düzenlenen rapordur. Hastalık İzni ise; memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince, işçiler için ise Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından verilen izindir. Kamu kurumlarınca tedavi ve takipleri evlerinde gerçekleştirilen hasta ve yakın temaslı kamu görevlilerinden mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarında kayıp yaşanmaması için hastalık izni ve dolayısıyla hastalık raporu talep edilmektedir. Hastalık raporunun tanımı dikkate alındığında COVID-19 testi pozitif (+) kişilerin hasta olarak tanımlanarak hastalık izni alabilmeleri mümkün iken, COVID-19 testi negatif (-) temaslı kişilerin “hasta” olarak değerlendirilmeleri hastalık raporu tanımı ile bağdaşmamaktadır.

23. COVID-19 pandemisinin, sadece Kurumlar için değil tüm insanlık açısından olağanüstü bir durum olduğu ve olağanüstü süreçlerin ise olağan dönemlere göre daha özenli olarak değerlendirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda; böylesi özel dönemlerde, çalışan ve ailesi, hatta yakın çevresi açısından ücret sürekliliğinin sağlanması son derece önemlidir. Bu nedenle konuyla ilgili mevzuatın mali ve sosyal haklar açısından daha geniş değerlendirilmesi gerektiği, COVID-19 kaynaklı karantina uygulamalarının zorlayıcı sebep olarak değil iş sağlığı ve güvenliği kapsamında düşünülmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

24. Bu bağlamda temaslı kişilerin hastalıklı kişiler olarak tanımlanması mümkün değildir. Bu kişiler, bulundukları ortamda idari bir tedbir olarak karantinaya alınmakta, somut olaydaki gibi birçok kamu çalışanı da test sonucu pozitif olmadan tekrar işine başlayabilmekte ve idari zarurete binaen karantina altında tutulmaktadır. Temaslı kişiler zarurete binaen bilmediği ve semptom göstermeyen kişiler ile aynı ortamda olmalarından dolayı karantinaya alınmaktadır. Bu kapsamda; hastalık raporuna binaen bu kişilerin

raporlu hastalar gibi değerlendirilmesinin, raporlarının hastalık iznine dönüştürülerek maaşlarından ilgili mevzuat çerçevesinde kesinti yapılmasının hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

25. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; ilgili idare tarafından başvuranın COVID-19 temaslısı olarak zorunlu karantina altında tutulduğu dönemler için maaşından kesinti yapıldığı, temaslı kişiler hakkında hastalık izni alan personel ile aynı doğrultuda işlem yapıldığı, kamu kurumlarının bazılarında temaslı kişiler bazında farklı uygulamalar yapıldığı ve bu noktada kamuda bir uygulama birliği bulunmadığı, idari zaruret gereği ve idari bir tedbir olarak olağanüstü bir dönemde uygulanan zorunlu karantina tedbirinin mevzuatta belirtilen hastalık raporu kapsamında sayılmasının hakkaniyete uygun olmadığı, bu sebeple başvuranın talebinin kabul edilerek zorunlu karantina altında geçirilen sürenin idari izin kapsamında sayılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kayseri İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın zorunlu karantina altında geçirdiği sürenin idari izin kapsamında sayılması konusunda

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TEBLİĞİNE;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; İdare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi