ÖZET: Başvuru, Muğla’nın Fethiye ilçesinde bulunan bir yapının yıkım talebi üzerine yapılmıştır. Şikayetçi, ilgili idarelerin binanın çürük olduğu yönündeki başvurularını dikkate almadığını, yalnızca ruhsatsız olmasına odaklandığını belirtmiştir. Fethiye Belediyesi, yapının ruhsatının bulunmadığını ve daha önce yıkım kararı alındığını, ancak yıkım işlemlerinin gerçekleştirilmediğini ifade etmiştir. Ayrıca, yapı için testlerin yapılmadığı ve yıkım kararının uygulanmadığı vurgulanmıştır.

Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, yapının yıkımına ilişkin başvuruların incelendiğini, ancak yapının güvenli olup olmadığını belirlemek için gerekli denetimlerin yapılmadığını belirtmiştir. Yapı kayıt belgesi başvurusu yapılmış olsa da, bu belgenin geçerliliği, yapının dayanıklılığına bağlıdır. İlgili mevzuat gereği, yapı sahibinin sorumluluğu altında olan bu durum, idarelerin yıkım işlemlerini gerçekleştirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin yapılan değerlendirmeler sonucunda, yıkım kararının uygulanması ve ilgili idarelerin bu konuda gerekli adımları atması gerektiğini tavsiye etmiştir. İdarelerin, hukuka uygun hareket etmesi ve kamu güvenliğini sağlaması beklenmektedir. Bu bağlamda, yıkım işlemlerinin gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması önem arz etmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/4942-S.7407

BAŞVURU NO : 2018/17019

KARAR TARİHİ : 01/07/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : FETHİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Yıkım talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 18/12/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi; “Muğla İli Fethiye İlçesi … Mahallesi …/… Sokak No:…’ de bulunan binanın önünde yer alan binanın çürük olduğunu, her an insanların ve araçların üzerine yıkılma tehlikesinin bulunduğunu, bu hususta yaptığı başvuruların ilgili idarelerce binanın çürük olması yönüyle değil de ruhsatsız olması yönüyle değerlendirildiğini iddia ederek, binanın acilen yıkılmasını, görevini ihmal edenler hakkında yasal işlem yapılmasını” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. 09/01/2019 tarihli ve E… sayılı yazı ile Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Muğla

Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Fethiye Belediye Başkanlığı’ndan başvuruya ilişkin bilgibelge talebinde bulunulmuştur. Bu kapsamda Fethiye Belediye Başkanlığı’ndan 05/02/2019 tarihli ve … sayılı, Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden 07/02/2019 tarihli … sayılı ve 14/06/2019 tarihli … sayılı, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan 11/02/2019 tarihli

… sayılı ve 14/06/2019 tarihli … sayılı cevabi yazılar Kurumumuza ulaşmıştır.

2.1. Fethiye Belediye Başkanlığı’nın cevabi yazısında özetle; “Bahse konu yapının yapı ruhsatı bulunmamaktadır. Ruhsatsız yapıya 3194 Sayılı imar Kanununun 32. maddesine istinaden 25.05.2007 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlenmiş olup; Fethiye Belediyesi

Encümeninin 29/05/2007 tarih ve .. sayılı kararı ile para cezası ve yıkım kararı verilmiştir.

Binanın çürük olduğu, her an yıkılabileceğine dair risklerin belirlenmesi için Belediyece ve ilgilisince testler yapılmamıştır.

Yıkım kararı alınan yapıların yıkımlarının yapılmasına yönelik olarak yapılan ihalelere katılım olmadığından, yıkım kararı alınan yapıların yıkımları gerçekleştirilemediğinden, konu hakkında 20.09.2017 tarih ve … sayılı yazımız ile Büyükşehir Belediyesi ve Çevre ve Şehircilik

İl Müdürlüğünden ortaklaşa çalışma talebinde bulunulmuştur.

… … isimli şahıs; 19/12/2018 tarih ve … sayılı dilekçesi ile Belediye Encümeni tarafından yıkım kararı alınan yapı hakkında Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

hakkındaki tebliğe istinaden … numaralı başvuruda bulunduğunu, 31/12/2018 tarihinden önce gerekli harçları yatırıp yapı kayıt belgesini Belediyeye ibraz edeceğini bildirmiş ancak

Cumhurbaşkanlığı’nın … Sayılı Kararı ile başvuru süresi 15.06.2019 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenme süresi 30.06.2019 tarihine kadar uzatılmıştır.

Şikayet konusu yapı ile ilgili Belediyemizin taraf olduğu Muğla l.İdare Mahkemesinin …/…

Esas Nolu, …/… Karar Nolu kararı ve Danıştay On dördüncü Dairesinin …/… Esas Nolu, …/… Karar Nolu kararı ekte sunulmuştur.” Denilmektedir.

2.2. Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün cevabi yazılarında özetle; “Söz konusu yapıya ait 26.09.2018 tarihinde … başvuru sayılı CİMER başvurusu Muğla Valiliği (Çevre ve

Şehircilik İl Müdürlüğü) bünyesinde Yapı Denetim ve Yapı Malzemelerinden Sorumlu Şube

Müdürlüğü tarafından incelenmiş olup, 22.10.2018 tarih ve …sayılı yazımız ile de Fethiye

Belediye Başkanlığından bilgi istenilmiştir.

Yapılan yazışmalar neticesinde, Belediyece şikayete konu yapıya ilişkin … … tarafından dilekçe verildiği, yıkım kararı alınan yapı hakkında Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki tebliğe istinaden … numaralı başvuruda bulunulduğu, 31.12.2018 tarihinden önce gerekli harçları yatırarak Yapı Kayıt Belgesini ibraz edeceğinin bildirildiği belirtilmektedir.

7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici16’ıncı maddesi ile “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar” hakkında Tebliğinin 9.

maddesinde “Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır.” denildiği, bu doğrultuda konuya ilişkin Valililikçe (Çevre ve Şehircilik İl

Müdürlüğü) yapılacak iş ve işlem bulunmamakta olup imar barışı başvuruları 15.06.2019 tarihinde, kayıt bedelinin ödenmesi ise 30.06.2019 tarihinde sona erecektir.” Denilmektedir.

2.3. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın cevabi yazılarında özetle; “Fethiye

Belediye Başkanlığı’ndan bilgi ve belgeler talep edilmiş, bu çerçevede Fethiye Belediye

Başkanlığınca, yıkılma tehlikesi bulunduğu belirtilen yapı için ilgili testlerin yapılmadığı bildirilmiştir.

Bahse konu taşınmaz için yapı kayıt belgesi başvurusu bulunduğu tespit edilmiştir. Yapı kayıt belgesi başvuru süreci 15.06.2019 tarihinde, ilgili bedelin ödeme süreci ise 30.06.2019 tarihinde tamamlanacaktır. Yapı kayıt belgesinin geçerliliği konusunda karar verme görev, yetki ve sorumluluğu Muğla Valiliği (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) bünyesinde yer alan

Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonundadır. 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve

Esaslar”ın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “… Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır” hükmü yer almaktadır. Bu sürecin tamamlanması beklenmeden yıkım işleminin gerçekleştirilmesinin ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği değerlendirilmektedir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Fethiye Belediyesince, yıkım kararı bulunan yapıların yıkımlarının yapılmasına yönelik olarak çeşitli tarihlerde iş makinası kiralanması işi için açılan ihalelere katılım olmadığından yıkım işlemlerinin başlatılamadığı bildirilmiştir. Belediye Başkanlığınca Büyükşehir Belediyesinden, kaçak yapıların yıkımının yapılabilmesi için bütçe, personel ve araç konusunda gerekli desteğin sağlanması istenmiştir. Bahse konu talep Fen İşleri Dairesi Başkanlığına iletilmiştir.

Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan değerlendirmede; Başkanlığa bağlı 13 ilçe bütünü düşünüldüğünde iş programının yüklü olması ve kaynak sıkıntısının bulunması nedeniyle İlçe

Belediyesinin destek talebi karşılanamamıştır. Bu çalışmaların kendi envanterinde bulunan araç parkıyla veya hizmet alım yöntemiyle yapılabileceği bildirilmiştir.

Söz konusu yapının yapı tatil zaptı ve ekleri incelendiğinde yapının … * … m. ebatlarında ve

… katlı olduğu, bu boyutlardaki bir yapının Fethiye Belediye Başkanlığının araç parkında bulunan bir ekskavatör tarafından birkaç gün içinde rahatlıkla yıkılabileceği değerlendirilmektedir. Aynı zamanda hizmet satın alma yöntemiyle de bu işin yapılması mümkündür.

5216 sayılı yasanın 7 nci maddesinde Büyükşehir Belediyesinin görevleri, 23 üncü maddesinde

Büyükşehir Belediyesinin gelirleri belirlendiğinden, gelirlerin elverdiği ölçüde kaynak dağılımı yapılabilmektedir. 13 ilçe arasında eşit oranda yatırım amaçlı kaynak planlaması yapılmaktadır.” belirttiği tespit edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesi; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir…”

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

Maddesi’nin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun, 11 inci maddesinin (c) fıkrası; “İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır.”

6. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun;

6.1. “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32 nci maddesi; “Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.

Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır.

Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.

Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.

Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.

İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır.”

6.2. “Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar” başlıklı 39 uncu maddesi; “Bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerine tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe on gün içinde tebligat yapılır. Yapı sahibinin bulunmaması halinde binanın içindekilere tebligat yapılır. Onlar da bulunmazsa tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir.

Tebligatı müteakip süresi içinde yapı sahibi tarafından tamir edilerek veya yıktırılarak tehlike ortadan kaldırılmazsa bu işler belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir.

Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçe bütçesinden karşılanır.

Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icabettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir.”

6.3. Geçici 16 ncı Maddesi’nin ilgili paragrafları; “…Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

…Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.”

7. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 1 inci ve 3 üncü Maddeleri; “MADDE 1- Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.

…

MADDE 3- Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. Bakanlıkça veya

İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince onbeş gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar, Bakanlığın talebi üzerine üniversitelerce, ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkça, Bakanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır.”

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN ÖNERİSİ

8. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Denetçisi Hüseyin YÜRÜK tarafından Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Şikayet; komşu parselde bulunan binanın can ve mal güvenliği bakımından tehlike oluşturduğu iddiası çerçevesinde yıkılması talebi hakkındadır.

10. Şikayet başvurusu belgesi ve ekleri ile ilgili idarelerden gelen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, bahse konu yapının, Belediyece 1996 yılında mühürlenerek durdurulduğu, yıkım işleminin ise uygulanmadığı, aradan geçen 10 yıla yakın süre sonunda inşaata devam edildiği yönünde tespit ve ihbarlar neticesinde 2007 yılında Belediyece tespit tutanağı tutulduğu ve mükerrer idari para cezasının uygulandığı, idari para cezasının dava yoluyla iptal edildiği ancak yıkım kararının mahkemece onandığı, günümüze kadarki zaman zarfında yapının

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

mevzuata uygun hale getirilmesi yönünde girişimde bulunulmadığı, yapı ruhsatı alınmadığı, buna karşılık İlçe Belediyesince de İmar Kanunun 32. maddesi çerçevesinde yıkım işleminin gerçekleştirilmediği tespit edilmiştir.

11. Dosya üzerinde yapılan incelemelerden, 1996 yılından günümüze kadar varlığını devam ettiren yapı ile ilgili olarak parsel sahibinin yapı kayıt belgesine başvurduğu ve süresi içinde bedelini ödeyeceğini taahhüt ettiği görüldüğüden İmar Kanunu ve yapı kayıt belgesinin içeriğine değinilmesi gerekmektedir.

12. 3194 sayılı İmar kanununun Geçici 16 ncı maddesi, yapının depreme dayanıklılığı hususunu malikin sorumluluğuna bırakmıştır. Ancak sorumluluğun yapı sahibine bırakılması, yapı ile ilgili denetim faaliyetlerinin ve tespitlerin idarelerce yapılamayacağı, yapı sahibinin taahhüdünün yeterli olacağı anlamına gelmemektedir. Bilakis Kanun maddesi, yapı kayıt belgesine başvurulan yapıların dayanıklılığı hususunda yapılacak tüm faaliyet ve tespitlerin yapı sahibince yerine getirilmesi gerektiğini, tespitler sonucunda yapının çürük olması durumunda yapının yapı sahibince yıkılması gerektiğini ve yapı ile ilgili oluşacak tüm zararın yapı sahibince giderileceğini vurgulamaktadır. Diğer türlü, Kanun maddesinin, yapı kayıt belgesi alan yapılara kamu idarelerince yıkım dahil herhangi bir işlem yapılamayacağı şeklinde yorumlanması durumunda uygulama, Anayasanın ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil eder. Şöyle ki söz konusu maddeler çerçevesinde, Devletin temel amacı, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunun sağlanması, kişilerin maddi ve manevi varlığının geliştirilmesi için gerekli faaliyetlerde bulunulması ve önleyici kolluk faaliyetleri yoluyla söz konusu hususların yerine getirilmesi olarak belirlenmiştir.

13. Nitekim Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel

Müdürlüğü’nün Kurumumuza gönderdiği … sayılı yazıda Bakanlık, söz konusu yazının 5 inci ve 10 uncu paragraflarında hukuki görüşünü; “…Yapı Kayıt Belgesi alınan bir yapı hakkında herhangi bir mahkemece “dava konusu edilen yapının ya da yapıdaki aykırılığın yıktırılması” veya “dava konusu yapıdan dolayı para cezası verilmesi” gerektiği yönünde karar olması durumunda Yapı Kayıt Belgesi bu yargı kararlanın iptalini sağlamayacaktır…

…Ancak, alınan Yapı Kayıt Belgesi, yapının can ve mal güvenliği bakımından tehlike oluşturduğunun tespit edilmesi neticesinde belediyesince bu yapı hakkında 3194 sayılı İmar

Kanunu’nun 39 uncu maddesi kapsamında yıkım kararı alınmasına ve yıktırılmasına engel teşkil etmeyecektir..”. şeklinde sıralamıştır.

14. Yine, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde, bu Kanunun amacının; “Afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemesi” olduğu, 3 üncü maddesinde de; masrafları yapı sahibine ait olmak üzere, Bakanlıkça veya görevlendireceği ilgili idaresince ya da maliklerce riskli yapıların tespitinin yaptırılabileceği belirlenmiştir. Bakanlığın Kurumumuza gönderdiği … sayılı yazının 10 uncu paragrafında bu husustan; “Yapı Kayıt Belgesi almış olsa bile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki

Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yapı hakkında riskli yapı tespiti yaptırılması ve riskli çıkması durumunda yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında yıktırılması mümkündür.” şeklinde bahsedilmiştir.

15. Diğer taraftan, ruhsatsız ve ruhsata aykırı yapıların, maliklerce süresi içinde mevzuata uygun hale getirilmemesi durumunda ilgili belediyesince yıkılacağı İmar Kanunu’nun 32 nci

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

maddesinde açık bir şekilde belirtilmişken, İlçe Belediyesinin 20 yılı aşkın süre içerisinde söz konusu yapının yıkımını gerçekleştirmemesinde ve bu yolla yapının malikinin yapı kayıt belgesine başvurmasında İlçe belediyesinin sorumluluğunun olduğu açıktır. Nitekim Muğla

Büyükşehir Belediyesinin Kurumumuza gönderdiği … sayılı cevabi yazının 7 nci paragrafında; “İlçe Belediyesinin envanterinde bulunan bir ekskavatör ile yıkımın kolayca gerçekleştirilebileceğini” belirttiği gözden kaçırılmamalıdır. Dolayısıyla İlçe Belediyesi, görevinin gereğini yerine getirme hususunda aktif davranmayarak hem yapıdan olumsuz etkilenen çevre sakinlerinin haklarını ihlal etmiş hem de kanuni idare ilkesine aykırı hareket etmiştir. Hukuk devleti bağlamında, idarenin tüm eylem ve işlemlerinde Anayasaya, kanunlara ve hukukun genel ilkelerine uyması zorunluluğu asla unutulmamalıdır. İmar Kanununun takdir alanı bırakmadan düzenlediği hususların geciktirilmeksizin hayata geçirilmesi, hukuk düzeni ile gerçek dünyanın birbiriyle uyumlaştırılması bakımından önem arz etmektedir.

16. Şikayet başvuru belgesi ve ekleri, ilgili idarelerden gelen cevabi yazılar ile ilgili mevzuatın birlikte değerlendirilmesi neticesinde, 20 yıl boyunca varlığını sürdüren ruhsatsız yapının, dış etkenlerden etkilenmediğinin ve depreme dayanıklı olduğunun tespiti amacıyla, 6306 sayılı Kanun çerçevesinde, Bakanlıkça veya Bakanlığın görevlendirmesiyle sorunun ortaya çıkmasında sorumluluğu bulunan İlçe Belediyesince yapının sağlamlığının tespit edilmesi gerektiği, tespit raporunun müspet olması durumunda ancak yapı kayıt belgesinin geçerliliğinden söz edilebileceğinin, raporun menfi olması durumunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … sayılı yazıları çerçevesinde, yapının yıkımına ilişkin yargı kararı da olduğu göz önüne alınarak, yapı kayıt belgesi iptal edilerek, 6306 sayılı Kanun ve 3194 sayılı kanunun 39 uncu maddeleri çerçevesinde işlem yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;

18. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde ilgili İdarenin iyi yönetim ilkelerinden; “Kanunlara uygunluk, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı tespit edilerek bahse konu ilkelere uygun davranılması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ile dava açma süresinin 18/06/2019 tarihinden itibaren kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 14/06/2019 tarihli ve

E. … sayılı yazı ile bildirilmiş olup (varsa) dava açma süresi içinde ilgili idarelerin işlemine karşı Muğla İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … sayılı yazıları çerçevesinde, yapının yıkımına ilişkin yargı kararı da olduğu göz önüne alınarak, 6306 sayılı Kanun ve 3194 sayılı kanunun 39 uncu maddeleri çerçevesinde işlem yapılması hususunda, ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ile FETHİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idarelerce bu karar

üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın ŞİKAYETÇİ, ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ile FETHİYE BELEDİYE

BAŞKANLIĞI’NA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.