ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na aykırı olarak ………. A.Ş.’ne yapılan ödemelerden damga vergisinin kesilmemesi durumu ele alınmıştır. Damga Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi, damga vergisine tabi belgeleri tanımlarken, 3. maddesi mükelleflerin kimler olduğunu belirtmektedir. Resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği ifade edilmektedir. Ancak, ………. A.Ş. resmi daire statüsünde olmadığından, bu kuruma yapılan ödemelerden damga vergisi kesilmemesi sonucu kamu zararının oluştuğu tespit edilmiştir.

Kararda, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun 102. maddesi gereğince damga vergisi alacağının zamanaşımının henüz dolmadığı belirtilerek, kamu zararı oluşmadığına dair bir görüş ortaya konulmuştur. Ancak, oy çokluğuyla alınan kararda, damga vergisi kesintisinin yapılmaması nedeniyle kamu zararının oluştuğu ve bu durumun ilgili Bakanlık’a bildirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, kamu mali yönetimi açısından önemli bir hukuki değerlendirme ve uygulama örneği teşkil etmektedir.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2011
Dairesi 5
Karar No 11
İlam No 20
Tutanak Tarihi 7.3.2013
Kararın Konusu Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

Damga Vergisi

………. A.Ş’ne yapılan ödemelerden 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa aykırı olarak damga vergilerinin kesilmemesiyle ilgili olarak;

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun konu başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtlar Damga vergisine tabidir.

Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.”

Aynı Kanun’un Mükellef başlıklı 3’üncü maddesinde;“Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir.

Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.”

8’inci Maddesinde, “Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.

Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz.” denilmektedir.

Bu Kanun’un İstihkaktan Kesinti Şekliyle Ödeme başlıklı 19’uncu maddesinde ise; “Genel ve özel bütçeli dairelerle il özel idareleri ve belediyeler, bankalar, iktisadi kamu teşekkülleri ile bunların iştirakleri ve müesseseleri ve benzeri teşekkül, iştirak ve müesseselerin ödemelerinde kullanılan ve nispi vergiye tabi bulunan makbuzlarla bu mahiyetteki kağıtlara ait vergilerin,

a) Bu ödemelerin yapılması,

b) Avans suretiyle ödemelerde avansın itası,

Sırasında ilgili daire ve müesseseler tarafından istihkaklardan kesinti yapılması şekliyle ödenmesine Maliye Bakanlığınca izin verilebilir.” denilmektedir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablonun IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar başlığı altında yer alan( 1/a) bendinde, Resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtlardan binde 8,25 oranında damga vergisi alınacağı belirtilmektedir.

Bu itibarla, ……..A.Ş. Damga Vergisi Kanunu’na göre resmi daire statüsünde olmadığından bu kuruma yapılan ödemelerden damga vergisi kesilmemesi sonucu oluşan …….. TL kamu zararının ahiz ………A.Ş.’ den ……tarih ve ….. nolu muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği anlaşıldığından ilişilecek bir husus kalmadığına,

Daire Başkanı ……….’ın, “6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun 102 nci maddesine göre, gelirlerin tahsili için zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bahse konu damga vergisi alacağı için zamanaşımı süresi henüz dolmadığı için 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesine göre bir kamu zararı henüz oluşmamış olup her ne kadar sorgu üzerine tahsilat olsa da esasen konuda baştan itibaren kamu zararı yönüyle ilişik görülmediğinden, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50 nci maddesi gereğince vergi gelirinin takibinin sağlanması için konunun ……….Bakanlığı’na yazılması uygun olur” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı oy çokluğuyla karar verildi.