|
ÖZET: Kamu İhale Kurulu, 2017/29776 ihale kayıt numaralı ihaleye ilişkin başvuru sahibinin itirazını değerlendirirken, başvurunun “ehliyet, süre ve şekil yönünden” uygun olmadığını tespit etmiştir. Ancak, Danıştay 13. Dairesi, başvurunun yalnızca “süre yönünden” uygun olmadığına karar vermiştir. Bu durum, başvurunun şekil yönünden uygun bulunmaması gerekçesinin değiştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Kurul, Anayasa’nın 138’inci maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesi çerçevesinde mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, Danıştay kararının gereklilikleri doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, başvurunun ehliyet ve şekil yönünden uygun bulunmayan kısımlarını iptal etmiştir. Bu karar, idarelerin mahkeme kararlarına uyması gerektiğinin ve hukukun üstünlüğünün önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. |
| Karar no | 2018/MK-137 |
|---|---|
| Karar tarihi | 26.04.2018 |
| Toplantı No | 2018/024 |
| Gündem No | 12 |
| Gündem Konusu | 2017/29776 İhale Kayıt Numaralı “25 Grup 591 Kalem Tıbbi İlaç Alımı” İhalesi |
Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimliği tarafından yapılan 2017/29776 ihale kayıt numaralı “25 Grup 591 Kalem Tıbbi İlaç Alımı” ihalesine ilişkin olarak, Koçak Farma İlaç ve Kimya San. A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 19.04.2017 tarihli ve 2017/UM.IV-1090 sayılı karar ile başvurunun ehliyet, süre ve şekil yönünden uygun olmadığı anlaşıldığından “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesinin E:2017/1768, K:2018/3137 sayılı kararında, “… istekli sıfatını haiz davacı şirketin ihale dokümanına yönelik başvuru ehliyetinin bulunmadığı, … bu süre geçtikten sonra yapılan başvurunun süresinde olmadığı sonucuna varılmakla dava konusu işlemde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmadığı, …. evrak kaydına alınırken aksini belirten ihtirazi kayıt bulunmayan itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemin sebep unsurlarından biri olan “şekil” yönünden uygun bulunmamasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla birlikte dava konusu işlemin sebep unsurlarından birinin hukuka aykırı bulunmasının kararın sonucunu değiştirmeyeceği kanaatine ulaşıldığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu Kararın temyiz incelemesi sonucunda Danıştay 13. Dairesinin 26.02.2018 tarih ve E:2018/125, K:2018/724 sayılı Kararı ile “dava konusu Kurul kararının davacı şirketin dokümana yönelik itirazen şikayet başvurusunun ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk ve Mahkeme tarafından Kurul kararının itirazen şikayet başvurusunun ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmına yönelik olarak yapılan değerlendirmede hukuki isabet bulunmamakta ise de dokümana yönelik süresinde başvuru yapmadığı anlaşılan davacı şirketin bu yöndeki iddiasının incelenmesi mümkün olmadığından, Mahkeme kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu” belirtilerek Mahkeme kararının bu gerekçeyle onanmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Kısaca özetlemek gerekirse, 19.04.2017 tarihli ve 2017/UM.IV-1090 sayılı karar ile başvurunun “ehliyet, süre ve şekil yönünden” uygun olmadığı sonucuna varılmış, ancak Danıştay 13. Dairesinin 26.02.2018 tarih ve E:2018/125, K:2018/724 sayılı Kararı ile başvurunun sadece “süre yönünden” uygun olmadığı yönünde hüküm tesis edilmiştir. Bu çerçevede 19.04.2017 tarihli ve 2017/UM.IV-1090 Kararın gerekçesinin değiştirilmesi yönünde işlem tesis edilmesinin uygun olacağı anlaşılmıştır.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle,4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulunun 19.04.2017 tarihli ve 2017/UM.IV-1090 sayılı kararının, başvurunun ehliyet ve şekil yönünden uygun bulunmayan kısımlarının iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.