ÖZET: Darıca Belediyesi sınırları içinde bulunan bir tarım arazisiyle ilgili olarak, başvuran kişi, 1998 yılından bu yana yüksek emlak vergisi ödendiğini ve bu durumun düzeltilmesi için defalarca itirazda bulunduğunu belirtmiştir. İtirazlarına rağmen, belediye tarafından olumsuz yanıtlar almış ve arazinin imar parseli gibi değerlendirildiğini ifade etmiştir. Başvuran, arazinin büyük bir kısmının boş olduğunu ve yalnızca kaçak bir yapının bulunduğunu, bu nedenle emlak vergisinin uygulanmasının adaletsiz olduğunu savunmuştur.

Darıca Belediyesi, başvuranın iddialarını inceleyerek, taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlandığını ve tarımsal faaliyet yapılmadığını tespit etmiştir. Ancak, başvuranın mülkiyet hakkının kısıtlı olduğu ve bu durumun göz önünde bulundurulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Emlak Vergisi Kanunu’na göre, kısıtlı mülkiyet durumunda emlak vergisinin 10’da 1 oranında uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın emlak vergisinin yeniden hesaplanması ve gerekli düzeltmelerin yapılması için Darıca Belediyesi’ne tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmiş ve hukuka uygunluk açısından önemli bir adım olarak kaydedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/5951-S.8958

BAŞVURU NO : 2019/1482

KARAR TARİHİ : 23/07/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DARICA BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Emlak vergisi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 25/01/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi tarafından Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; Darıca Belediyesi sınırları içinde tarım alanında bulunan … Pafta, … nolu parseldeki … m2 arazi içerisinde kendisine ait

…m2 hissesinin bulunduğunu, 1998 yılından bugüne kadar anılan yerin Darıca Belediyesi tarafından imar parseli gibi değerlendirilerek yüksek meblağda emlak vergisi alındığını, bunun düzeltilmesi için defalarca sözlü ve yazılı olarak Darıca Belediyesine itiraz ettiğini ancak bu yanlışlığın düzeltilmediğini, her defasında mahkeme yolunun gösterildiğini,

1.1. Son olarak, 11/12/2018 tarihli itiraz dilekçesine de olumsuz cevap verildiğini ve gerçeklerin yansıtılmadığını, sanki yapılaşmaya açık hiçbir kısıtlama yokmuş gibi gösterildiğini, hâlbuki önceki yazılarında da belirttiği gibi ve 2010 yılından bizzat kendisinin de gördüğü şekilde … m2 tarla içerisinde bir adet 2 katlı 1990’lı yıllarda kaçak olarak yapılmış binanın mevcut olduğunu, kalan alanın ise boş olduğunu, arka komşu araziler içerisinde de 2-

3 adet eskiden yapılmış bahçeli kagir evlerin mevcut olduğunu, zaten tarım alanı içindeki bu

arazilerde belediye tarafından yapılmış herhangi bir yol çalışması veya parsel oluşumunun mevcut olmadığını, bu durumda belediyece bu kaçak ve eski yapılar için elektrik, su ve çöp alma gibi hizmetlerin verildiğini, dolayısıyla bunlar için vergi alınmasının uygun olabileceğini fakat bu hizmetler gerekçe gösterilerek hissedarı olduğu arazinin tamamına bu verginin uygulanmasının hak ve adalete uygun düşmediğini,

1.2. 15/01/2019 tarihli Darıca Belediyesi’nin cevap yazısı ve ekinde belirtildiği gibi 2018 ve

2019 yılları vergi tutarının 725,34 TL olduğunun bildirildiğini, iskana açık olmayan … m2

hisseli tarım arazisi parçası için (parsele dönüşünce … m2 kalır), her yıl katlanarak vergi alınmasının insaf ve adaletle bağdaşmadığını,

1.3. Kaldı ki Yargıtay kararına göre “İmar sınırı dışında kalan, müstakil parsel oluşmamış yerler için arazi vergisi alınır” dendiğini, bu konuya örnek teşkil edecek bir husus olan Bursa ili Yıldırım ilçesinde 1/1000 lik planda arazisi olan arkadaşlarının 2000m2 yerleri olduğunu, müstakil tapu konusunda itirazlar olduğundan iki senedir vergi alınmadığını, ayrıca Nilüfer ilçesinde 1/5000 lik planda olan 2900 m2 hisseli yer için de müstakil parsel oluşmadığı için vergi alınmadığını, istenildiğinde ibraz edebileceğini, iddia ve ifade ederek, itirazlarına karşı ilgili belediye yazılarında belirtilen kanun ve yönetmelik maddesine göre, yorum ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

uygulamadaki yanlışlığın düzeltilmesi ile mağduriyetinin önlenmesi, talepleriyle

Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 26/02/2019 tarih ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden

Darıca Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nden alınan 28/03/2019 tarih ve

… sayılı yazıda; “İlgi sayılı yazınıza istinaden yapılan incelemeler sonucunda bahsi geçen mükellefin taşınmazlarının kontrolleri 03/07/1984 Tarih ve 1847 Nolu Resmi gazetede yayınlanan 16 No’lu Emlak vergisi kanunu genel tebliğinde belirtildiği üzere arsa sayılacak parsellenmemiş arazi hakkındaki karara göre 07/01/2019 tarihli yoklama tutanağı ile işlem yapılıp bahsi geçen taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanabildiği ve tarımsal faaliyet yapılmadığı tespit edilmiş olup, emlak beyanlarında herhangi bir yanlışlığa rastlanılmamıştır.

Mükellefin dilekçesinde belirtildiği gibi defalarca kurumumuza başvuru olmayıp şahsın tek başvurusu bulunmaktadır ve yasal süreçte dilekçesine cevap verilmiştir. Dilekçe sahibi ile kurumumuz arasında yapılan tüm resmi yazışma ve tutanaklar yazımız ekindedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.” ,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,

5. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun, “Mevzu” başlıklı 12 nci maddesinde; “ Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir.

Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı

Bakanlar Kurulu kararı ile belli edilir. Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar.” ,

5.1. “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Arazi vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi, aynı maddenin (8)

numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b)

Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.

Vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan araziden dolayı mükellefiyet, bu olayın vukubulduğu tarihi takibeden taksitten itibaren sona erer. Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tasarrufu yasak edilen arazinin vergisi, mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesince re’sen tespit edilmesi üzerine yasaklama tarihini izliyen taksitlerden itibaren bu hallerin devam ettiği sürece alınmaz. Deprem, su basması, yangın gibi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

tabii afetler sebebiyle yanan, yıkılan binaların arsalarına ait vergiler, bu olayların vukua geldiği tarihleri takibeden bütçe yılından itibaren iki yıl süre ile alınmaz. Üzerine bina yapılan arsanın Arazi Vergisi mükellefiyeti, inşaatın bittiği yılı takipeden bütçe yılından itibaren sona erer.”

5.2. “Ödeme süresi” başlıklı 30 uncu maddesinde; “ Emlak Vergisi birinci taksidi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksidi Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.

Maliye Bakanlığı ödeme aylarını, bölgelerin özelliklerine göre değiştirebilir. Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunur. 9 ve 19 uncu madde hükümleri saklıdır. Kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takibeden bütçe yılından itibaren emlakin vergisi, tüm vergi değeri üzerinden ödenir. Kısıtlamanın devam ettiğı sürede tecil edilen verginin 9/10 u bina, arsa veya arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanları muaccel hale gelir.

Kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunur…”

6. 15/3/1972 tarihli ve 14129 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Emlak Vergisine Matrah

Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük’ün ‘Takdirde esas’ başlıklı 26 ncı maddesinde; “Arsaların vergi değeri, metrekare itibariyle takdir olunur. Vergi değerinin takdirinde aşağıdaki hususlar da gözönünde bulundurulur: 1 – İşyerlerine ve meskün yerlere uzaklık ve yakınlığı ve ulaştırma durumu, 2 – Bulunduğu meydan, sahil, cadde ve sokak itibariyle mevkii, 3 – Su, elektrik, havagazı ve kanalizasyon gibi belediye hizmetlerinin gelmiş olup olmadığı, 4 – Hangi nevi bina inşaatına müsait olduğu, 5 – İmar ve istikamet planındaki durumu, 6 – Bina ve inşaat sahası büyüklüğü, 7 – Topografik durumu”

7. Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 2 nci maddesinde; ”İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır.

7.1. Bu hallerde kısıtlı olarak vergileme, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yıl başından itibaren yapılır. Kısıtlama, ilgili arsa veya binanın bulunduğu alan imar programına alınıncaya (imar programının kesinleştiği tarihe) kadar devam eder.

7.2. Arsanın imar planında kısıtlılığı gerektiren amaçlara tahsis edildiğinin bu yönetmeliğin 5 inci maddesindeki bildirim mecburiyeti hükümlerine göre tespit edilmemiş olması halinde, arsa veya bina sahibi tarafından yazılı müracaatta bulunularak kısıtlamayı koyan idareden alınacak kısıtlılık durumunu gösteren belge verginin tarhına yetkili daireye ibraz edildiğinde kısıtlılık aynı esaslar dairesinde uygulanır.”

8. 13/07/1984 tarihli ve 18447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16 Seri No.lu Emlak

Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “III-ARSA SAYILACAK PARSELLENMEMİŞ

ARAZİ HAKKINDAKİ KARAR” başlıklı bölümünde;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

“ Belediye sınırları içinde veya dışında bulunupta parsellenmemiş olan arazi ve arazi parçalarının hangi hallerde arsa sayılacağına dair 28/2/1983 gün ve 83/ 6122 sayılı

Kararname eki kararın uygulanmasında dikkate alınacak hususlar aşağıda belirtilmiştir.

A-Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları:

Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının hangi hallerde arsa sayılacağı kararın 1 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarında belirtilmiştir.

l. İmar plânı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan parsellenmemiş arazi ve arazi

parçaları:

Kararın 1 inci maddesinin (a) fıkrasına göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar plânı ile iskân sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan ve parsellenmemiş olan arazi ve arazi parçalarının arsa sayılarak arsaya ait oran üzerinden vergiye tabi tutulması gerekmektedir.

Bu gibi yerlerin meskûn halde olup olmadığına bakılmayacak, imar plânı ile iskân sahası olarak ayrılmış bulunması yeterli sayılacaktır.

2. İmar plânı ile iskân sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fıilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan

parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları:

Kararın 1 inci maddesinin (b) fıkrasına göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunupta imar plânı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan arazi ve arazi parçaları da arsa sayılarak arsaya ait oran üzerinden vergiye tabi tutulacaktır.

Bu yerlerdeki parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılabilmesi için söz konusu yerlerin belediye hizmetlerinden (su-yol, yol-otobüs, su-temizlik, su-otobüs, otobüs-temizlik, yol-temizlik hizmetleri gibi) en az ikisinden faydalanmakta olması şarttır.

3. Zirai faaliyette kullanılan parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları:

Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunması nedeniyle, kararın 1 inci maddesinin (a)

ve (b) fıkralarına göre arsa sayılan arazi ve arazi parçaları zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arazi olarak vergilendirileceklerdir.

Kararın 1 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarının uygulanmasında zirai faaliyet; arazide ekim ve dikim suretiyle nebat ve ağaç yetiştirilmesini ifade eder.

Bu tanımdan hareketle, hangi faaliyetlerin zirai faaliyet olduğu Emlâk Vergisi Kanunu 6 seri numaralı Genel Tebliğinin (I) numaralı ekinde yer alan “Arazi Değerleme Ölçüleri” ne dair metnin “Arazinin kullanım durumu” ile ilgili kısmındaki açıklamalar dikkate alınarak belirlenecektir. Buna göre arazinin, hububat, sanayi ve yem bitkileri, baklagiller, sebze ve diğer tarla bitkileri ile bağ, çay, meyve, kavak ve sair ağaç türlerinin yetiştirilmesinde kullanılması halinde zirai faaliyette kullanıldığı kabul edilecektir.

4. Arazinin zirai faaliyette kullanılıp kullanılmadığının tespiti:

Arazinin zirai faaliyette kullanılıp kullanılmadığının ilke olarak herhangi bir belge ile tevsiki gerekli değildir. Bu kabil araziler için mükelleflerce arazi vergisi beyannamesi verilmiş olması yeterlidir.

Arazinin, yeni bir genel beyan dönemine kadar zirai faaliyet dışında herhangi bir maksatla kullanılması veya bir yıldan fazla süre ile nadasa bırakılması halinde durumun mükelleflerce ilgili bütçe yılı içerisinde bir dilekçe ile vergi dairesine bildirilmesi icabeder.

Ancak, arazinin ormanlık veya ağaçlık olması halinin, Emlâk Vergisi Kanunu 8 seri numaralı

Genel Tebliğindeki açıklamalara ve bu tebliğ ekindeki kararın 1 ve 3 üncü maddelerinde yer alan esaslara uygun olarak, beher dönümde bulunan ağaç, fidan, ocak, omca ve kök sayısı belirtilmek suretiyle Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının yetkili mahalli kuruluşundan alınacak bir belge ile tevsiki gerekir. Ağaçlık olmakla birlikte durumu 8 numaralı Genel Tebliğe ekli karara uygun bulunmayan arazide, yukarıda sayılan diğer türdeki (sebze hububat v.b.)

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

zirai ürünlerin yetiştirilip yetiştirilmediğine bakılacaktır. Bu durumun varlığı halinde o arazinin de zirai faaliyette kullanıldığı kabul edilecektir.

Vergi Daireleri, kararın 1 inci maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamına giren arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanılıp kullanılmadığını yoklama ile tespit edeceklerdir.

5. Arsa olarak vergilendirme:

Yapılacak yoklama sonucunda; zirai faaliyette kullanılmadığı başka amaçlara tahsis edildiği, boş veya iki yıl üst üste nadasa bırakıldığı tespit edilen arazinin arsaya ait esaslara göre vergilendirilmesi icabeder.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

10. Uyuşmazlık konusu; şikâyetçi, Darıca Belediyesi sınırları içinde tarım alanında bulunan

… Pafta, … nolu parseldeki … m2 arazi içerisinde kendisine ait … m2 hissesinin bulunduğunu,

1998 yılından bugüne kadar anılan yerin Darıca Belediyesi tarafından imar parseli gibi

değerlendirilerek yüksek meblağda emlak vergisi alındığını, bu durumun düzeltilmesi için defalarca sözlü ve yazılı olarak yaptığı başvurulardan sonuç alamadığını ifade mağduriyetinin giderilmesi talebine ilişkindir.

11. Anayasa Mahkemesi içtihatlarında; Anayasa’nın 35 nci maddesine göre kişilerin mülkiyet haklarının ancak kanunun öngördüğü usullerle ve kamu yararı gereği sınırlandırılabileceği, Anayasa’nın 13 üncü maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi gereği kişilerin mülkiyet haklarının sınırlandırılması hâlinde elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir denge kurulması gerektiği vurgulanmaktadır. AİHM kararlarında da benzer şekilde, mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin Sözleşme’ye uygunluğu denetlenirken yapılan müdahalenin kamu yararı ya da genel yararı amaçlamasının yanı sıra toplumun genel yararı ile birey haklarının korunması arasında adil bir dengenin de gözetilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

12. Ölçülülük ilkesi, “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, öngörülen müdahalenin, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, “gereklilik”, ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını, yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, “orantılılık” ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir. (AYM, Mehmet Akdoğan ve Diğerleri, B. No: 2013/817,19/12/2013, § 38).

13. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 12 nci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu açıklandıktan sonra, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazinin arsa sayılacağı öngörülmüş, belediye

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden ise hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağının Bakanlar Kurulu kararı ile belirleneceği belirtilmiştir.

14. 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında

Karar”ın 1 nci maddesinin (a) ve (b) fıkralarında, belediye ve mücavir alan sınırları içinde, imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan veya imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılması, ancak bu yerlerdeki arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanılmaları halinde arsa sayılmayarak araziye ait oran üzerinden vergilendirilmeleri öngörülmüş; Kararın 3 üncü maddesinde de belirtilen bu yerlerde bulunan arazi ve arazi parçalarının, zirai faaliyet dışında kullanıldıkları, boş tutuldukları, bir yıldan fazla süre ile nadasa bırakıldıkları, beyanda bulunulması gereken yılı izleyen yıl başından itibaren, beş yıl içinde herhangi bir şekilde ahara devir ve temlik edildikleri takdirde arsa sayılarak, geçmiş yıl vergilerinin arsaya ait nispet üzerinden tarh, tahakkuk ve tahsil edileceği düzenlemesine yer verilmiştir.

15. Ayrıca, anılan Kararnamenin eki Kararın 4 üncü maddesinde, “1 inci maddenin (a) ve (b)

fıkralarında yazılı yerlerde bulunan arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanıp kullanılmadığı vergi dairesince yoklama ile tespit olunur.” 6 ncı maddesinde ise, “Bu karar hükümlerine dayanılarak arsa sayılan yerlerin arazi olarak veya arazi sayılan yerlerin arsa olarak beyan edilmiş olması halinde, vergileme; ilgili vergi dairesince re’sen düzeltilir ve eksik vergiler ikmal edilir, fazla alınmış vergiler de mükelleflerine red ve iade olunur.” hükümlerine yer verilmiş olup, konu ile 16 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin III/A bölümünde ayrıntılı açıklamalar yer almaktadır. Bununla birlikte Emlâk Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde yapılan değişikliklerle bu Kanunda geçen “Vergi dairesi” tabirinin belediyeleri ifade edeceği, 11 inci ve 21 inci maddelerinde yapılan değişikliklerle de bina ve arazi vergisinin belediyeler tarafından tarh ve tahakkuk ettirileceği hükme bağlanmıştır.

16. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde, kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10’u oranında tahsil olunacağı, 9/10’unun ise tecil edileceği, kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğunun, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumluluklarının Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim

Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlıklarının mütalâaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı hükme bağlanmıştır.

17. Söz konusu hükme istinaden hazırlanan “Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi

Hakkında Yönetmelik”in 2 nci maddesinde yer verilen hükme göre kısıtlı vergi, imar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binalar için imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından başlayıp, ilgili arsa veya binanın bulunduğu alan imar programına alınıncaya (imar programının kesinleştiği tarihe) kadar uygulanacaktır.

18. Şikayetçinin dilekçesi ekindeki yer verdiği ve uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idare ile yaptığı yazışmalar incelendiğinde;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

18.1. “Belediyeniz sınırları içinde olupta imar hudutları dışında kalan (Sınırlandırmanın da dışında) … mevkiinde Pafta …, Parsel … de … m2 arazinin … m2 İlk hissesi adıma kayıtlıdır.

% 10 inşaat iznine tabi olduğundan inşaat İzni verilmemekte ve dolayısıyla vergilendirmede kısıtlılık uygulaması yapılması (Yani verginin % 10’u alınması) gerekmektedir. …. Yanlışlığın düzeltilerek ekte gönderdiğim yeni arazi vergi beyannamesine göre değerlendirilerek tarafıma yeni tahakkuk fişi gönderilmesini ve eski beyannamenin iptalini emirlerinize arz ederim.” talepli 13/05/1998 tarihli dilekçesine idare tarafından verilen 15/07/1998 tarih ve …/…-…

sayılı cevabi yazıda; “1998-2001 dönemine ait 20.03.1998 tarihinde belediyemize vermiş olduğunuz Arsa beyannamesi esas alındığından değişiklik yapılamayacağı bilgilerinize rica olunur.”

18.2. 09/05/2006 tarih ve … sayılı dilekçesine istinaden idare tarafından verilen 12/05/2006 tarih ve … sayılı cevabi yazıda; “İlgi dilekçe ile sorulan Darıca … pafta … nolu parselin

imar durumu; İnşaat nizamı : Ayrık KAKS … Kat Adedi: … Kat H = … m. Yoldan çekme :

Min. … m. Komşudan çekme: Min … m. Arka Bahçe : …. Tarım ve zeytinlik alanlarda hisseli arsalara inşaat ruhsatı verilemez.”

18.3. İdarenin şikayetçiye muhatap 10/04/2013 tarih ve … sayılı yazısında; “05/04/2013 tarihli dilekçenize istinaden, yapılan inceleme … pafta, … nolu parsel hissedarı olduğunuz taşınmazın … Mahallesi, … Sokakta bulunduğu, yola cephesinin olduğu, kısıtlılık halinin bulunmadığı, Belediye hizmetlerinden yararlandığı ve tarım için kullanılmadığı tespit edilmiştir.

Emlak vergisinin takdirine ilişkin 29/02/1972 tarihli 7/3995 nolu kararında arsa vergisinin takdiri ile ilgili madde 26’da açıklanmıştır. İlgili madde ve taşınmazın mevkii dikkate alındığında dilekçenizde talep ettiğiniz düzeltme yapılamamaktadır. Parselasyon yapılırken parselin tamamı dikkate alınmakta, yola terk veya arsanızdan kesinti yapıldıktan sonra düzeltme yapılan m2 üzerinden vergisi tahakkuk etmektedir. Buna göre haksız yere vergi ödemeniz söz konusu değildir.”

18.4. Şikayetçinin 11/12/2018 tarihli başvurusuna istinaden idare tarafından verilen 15/01/2019 tarih ve … cevabi yazıda ise; “İlgi tarihli başvurunuza istinaden belediyemizce beyannamenizde ve yerinde yapılan kontroller neticesinde taşınmaz üzerinde birbirinden bağımsız farklı bölgelerde yapılar bulunduğu ve dilekçede belirttiğiniz üzere parselde herhangi bir tarımsal faaliyetin yapılmadığı yoklama tutanağı düzenlenerek tespit edilmiştir.

Dilekçede bahsettiğiniz fakat tarafımızca tespit edildiği üzere parsel üzerinde herhangi bir kısıtlılığın bulunmadığı görülmüştür. İlgili parselin belediye hizmetlerinden yararlanabilecek konumda bulunmakta olup 2018 yılı beyan dökümünüz talep ettiğiniz üzere yazımız ekindedir.” şeklindeki açıklamalara yer verildiği görülmüştür.

19. Dosya münderecatı kapsamında; şikayetçinin mezkur taşınmaz hakkındaki iddia ve taleplerine ilişkin dilekçelerine istinaden, idare tarafından verilen cevabi yazılarda; ‘Parselde herhangi bir tarımsal faaliyetin yapılmadığı’ , ‘Parsel üzerinde herhangi bir kısıtlılığın bulunmadığı’, yönünde açıklamalara yer verildiği ancak şikayetçinin uyuşmazlık konusu taşınmazın ‘İmar durumu’ hakkında ileri sürdüğü iddialarla ilgili olarak, idarenin cevabi yazılarında yer verilen diğer açıklamalar ile birlikte 12/05/2006 tarihli cevabi yazısında söz konusu taşınmaz hakkında ‘Tarım ve zeytinlik alanlarda hisseli arsalara inşaat ruhsatı verilemez’ yönündeki açıklaması birlikte dikkate alındığında,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

20. Şikayetçinin maliki olduğu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının el verdiği ölçüde istifade edemediği, şikayetçinin maliki olduğu uyuşmazlık konusu taşınmazın tasarrufu üzerinde fiili olarak kısıtlı bir mülkiyet halinin oluştuğu, bu nedenle şikayetçiye ait taşınmazın kısıtlı olduğu kabul edilerek emlak vergisinin 10’da 1 oranında uygulanması gerekirken fiilen oluşan kısıtlılık hali göz ardı edilerek yapılan emlak vergisi hesaplamalarının hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu tespit edilmiştir.

21. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şikâyetçinin maliki olduğu taşınmaz üzerinde fiili olarak kısıtlı bir mülkiyet halinin ortaya çıkması ve bu durumun hangi tarihte ortadan kalkacağına ilişkin belirsizliğin devam ettiği hususları dikkate alındığında, hakkaniyet ilkeleri gereğince şikayetçiye ait taşınmazın tasarrufunun kısıtlı olduğunun kabul edilerek emlak vergisinin 10’da 1 oranında uygulanması ve şikayetçi adına kayıtlı taşınmazdan tahsil edilen emlak vergilerinin; başvuranın emlak vergisi borçlarının yapılandırılmasından yararlanmış ise buna ilişkin Kanun hükümleri ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesindeki zamanaşımı süresi dikkate alınmak suretiyle yeniden hesaplanarak, gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuran tarafından şikayet konusu hakkında Kurumumuza yapılan başvurunun incelenmesi amacıyla ilgili idarelerden istenilen cevabi yazının Kurumumuza süresi içinde gönderildiği bu bağlamda makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranıldığı ancak

Darıca Belediye Başkanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgelere ilişkin olarak alınan cevabi yazı ve eklerinin, uyuşmazlık konusu hakkında yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmasını mümkün kılmaması nedeniyle idarenin şeffaflık ilkesine uygun hareket etmediği değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu “Tavsiye Kararı”nın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Kocaeli

Vergi Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;

Şikâyetçinin maliki olduğu taşınmaz üzerinde fiili olarak kısıtlı bir mülkiyet halinin ortaya çıkması ve bu durumun hangi tarihte ortadan kalkacağına ilişkin belirsizliğin devam ettiği hususları dikkate alındığında, hakkaniyet ilkeleri gereğince mezkur taşınmazın tasarrufunun kısıtlı olduğunun kabul edilerek emlak vergisinin 10’da 1 oranında uygulanması ve şikayetçi adına kayıtlı taşınmazdan tahsil edilen emlak vergilerinin; başvuranın emlak vergisi borçlarının

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

yapılandırılmasından yararlanmış ise buna ilişkin Kanun hükümleri ve 213 sayılı Vergi Usul

Kanunu’nun 114 üncü maddesindeki zamanaşımı süresi dikkate alınmak suretiyle yeniden hesaplanarak, gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması için DARICA BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve DARICA BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Darıca Belediye

Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.