|
ÖZET: Başvuran, 01 Aralık 2015 tarihinde merkezi atama ile İstanbul Darülaceze Başkanlığı’na hemşire olarak atanmış ve yaklaşık sekiz yıldır bu görevini sürdürmektedir. 25 Mart 2024 tarihinde Kayseri’ye naklen atanma talebinde bulunmuş, ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu talebi, 2024 yılı için kurumlar arası naklen atama kontenjanının bulunmaması gerekçesiyle reddetmiştir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na dayanarak, hukuki pozisyonuna uygun bir şekilde Kayseri’deki herhangi bir kuruma naklen atanmasını talep etmektedir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, başvuranın talebinin reddedilmesinin gerekçelerini açıklamış ve Darülaceze Başkanlığı’nın, Bakanlığın genel personel yönetim sistemi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Ancak, daha önceki mahkeme kararları, benzer durumlarda Darülaceze çalışanlarının taleplerinin hukuka aykırı bir şekilde reddedilemeyeceğini göstermektedir. Bu bağlamda, başvuranın naklen atanma talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yeniden gözden geçirilmesi gerektiği yönünde bir tavsiye kararı almıştır. Bu karar, Bakanlık tarafından 30 gün içinde uygulanmak üzere tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10072-S.24.15481
BAŞVURU NO : 2024/5682
KARAR TARİHİ : 23.09.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
Başvuranın naklen atanma talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 02.05.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 01/12/2015 tarihinde merkezi atamayla İstanbul
Darülaceze Başkanlığına hemşire kadrosunda atandığını, yaklaşık 8 yıldır aynı kadroda atandığı yerde sicil numarasıyla memuriyet görevini ifa ettiğini, 25/03/2024 tarihinde Kayseri iline naklen atamasının yapılması talepli başvurusunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından “2024 kurumlar arası naklen atama kontenjanının olmaması” sebebiyle reddedildiğini, Devlet Personel Başkanlığı tarafından Darülaceze
Başkanlığı çalışanlarının Bakanlığın Genel Personel Yönetim Sistemi kapsamında değerlendirilemeyeceği beyan edilmekle birlikte, konuyla ilgili açılmış davalar neticesinde Darülaceze çalışanlarının tayin taleplerinin bu gerekçeyle reddedilemeyeceğine karar verildiğini belirterek, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun tarafına sağladığı tayin hakkına dayanarak Bakanlığın Kayseri iline bağlı herhangi bir kurumuna hukuki pozisyonuna uygun olarak naklen tayininin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Darülaceze Başkanlığı İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğünün 03.07.2024 tarihli ve –
– sayılı yazısında;
2.1) Başvuranın Darülaceze Başkanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi Sağlık Hizmetleri
Sınıfı Hemşire kadrosunda görev yapmakta olduğu,
2.2) Darülaceze Başkanlığının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla ilişkilendirilmiş bir kamu kurumu
olduğu, Başkanlığın kadroları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadrolarına dahil olmadığından, Başkanlıktan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yapılacak atamanın kurumlar arası atama olarak değerlendirilebileceğinin düşünüldüğü,
2.3) Darülaceze Başkanlığının 27.04.1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanuna 03.06.2011 tarihli ve 643 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen 19/A maddesi uyarınca T.C. Darülaceze Başkanlığı adıyla Aile
ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla ilişkilendirildiği, Kurum faaliyetlerinin 1924 yılından 1999 yılına kadar (75 yıl) İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak yürütüldüğü ve Darülaceze personellerinin 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununa göre istihdam edilerek özlük işlemlerinin, disiplin işlemlerinin ve terfi işlemlerinin yapıldığı, Sosyal Güvenlik açısından Emekli Sandığına bağlı (Sosyal Güvenlik Kurumu)
olduğu, kadro cetvellerinin Bakanlar Kurulu Kararıyla tahsis edildiği, 1999 yılından sonra İçişleri
Bakanlığına bağlandığı bu tarihten itibaren de 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/A ve 4/B maddesi doğrultusunda istihdam edilmek üzere KPSS sonuçlarına göre merkezi yerleştirme ile memurların işe alındığı ve çalıştırıldığı yine aynı Kanununa göre disiplin işlemlerinin ve terfilerinin yapıldığı, Sosyal
Güvenlik açısından Emekli Sandığına bağlı (Sosyal Güvenlik Kurumu) olduğu, kadro cetvellerinin
Bakanlar Kurulu Kararıyla tahsis edildiği, en son Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla ilişkilendirildiği
2011 yılından bu yana da söz konusu işlemlerin aynı usulle yapılmaya devam edildiği, anılan tarihlerden
bugüne kadar Kurumdan çok sayıda memurun diğer kamu kurumlarına naklen tayin olduğu ve diğer kamu kurumlarından da Kuruma naklen tayin gelen çok sayıda memur olduğu,
2.4) Kurumun Genel Personel Yönetim Sistemi kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkin Devlet
Personel Başkanlığının görüşlerine katılmadıkları, konuya ilişkin mahkeme kararlarında da söz konusu görüşün hukuka ve mevzuata uyarlı olmadığına dair kararlar verildiği, ayrıca Devlet Personel Başkanlığının söz konusu görüşünden sonra bile Başkanlıkta görev yapan 54 memurun çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 74. maddesi uyarınca naklen atandığı, bunlardan 37 tanesinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına naklen atamasının yapıldığı, Bakanlık tarafından başvuranın talebinin 2024 kurumlar arası naklen atama kontenjanı olmaması nedeniyle yapılamadığının anlaşıldığı, İfade edilmiştir.
3) Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 26.07.2024 tarihli ve E-
– – sayılı yazısında;
3.1) Başvuranın 25.03.2024 tarihli dilekçesine karşılık 29.03.2024 tarihli ve sayılı yazı ile
kurumlar arası naklen atama kontenjan izninin olmadığının bildirildiği,
3.2) Bakanlığın mevcut durum itibarıyla açıktan ve nakil suretiyle yapılabilecek atama sayılarına dair tarihli ve 2024/117 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda Bakanlığa toplamda 35 adedi
Aile ve Sosyal Hizmetler Uzman Yardımcısı olmak üzere 70 adet kadro tahsisinin yapıldığı,
3.3) Başvuran ile aynı durumda olan (Darülaceze Başkanlığında, hemşire) eş durumu nedeniyle İstanbul
İlinden Ankara İline atama talebinde bulunan . .’nın açtığı davada İstanbul 7. İdare Mahkemesinin
26.04.2017 tarihli ve 2016/1496 E. 2017/955 K. sayılı kararı ile Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler İl
Müdürlüğüne atanma talebinin reddi işleminin iptaline karar verdiği, yine başvuran ile aynı durumda olan (Darülaceze Başkanlığında, hemşire) İstanbul ilinden Ankara iline atama talebinde bulunan P. Ö.’nün açtığı davada Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne atanma talebinin reddi işleminin iptaline karar verdiği, bu mahkeme kararları incelendiğinde, genel düzenleyici işlem niteliğinde bulunmayıp yalnızca taraflar için uygulanma kabiliyeti olduğundan ilgili yönüyle bağlayıcının bulunmadığı, dolayısıyla da emsal nitelikte olmadıkları, ayrıca bu kararların mevzuata uygun olmadığının değerlendirildiği,
3.4) Bakanlığın Kayseri ilinde hemşire kadrosunu belirtir cetvelin yazı ekinde sunulduğu,
3.5) Bakanlığın teşkilat, görev ve yetkilerinin düzenlendiği 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde
Darülaceze Başkanlığı ile ilgili bir düzenlemenin yer almadığı, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili
Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesinde de Darülaceze Başkanlığı ile ilgili bir hüküm bulunmadığı, Darülaceze ile ilgili hükümlerin 12 Nisan 1332 tarihli ve Darülaceze Nizamnamesinde yer aldığı, anılan Nizamnamenin 1 inci maddesinde “Dersaadette doğrudan doğruya Dahiliye Nezaretine merbut ve müstakil bütçeye mâlik bir
Darülaceze vardır.” hükmünün bulunduğu, Osmanlı Devleti döneminde yayımlanan söz konusu
Nizamname hükümlerinin çoğunun Türkiye Cumhuriyeti döneminde kabul edilen kanunlara aykırı olması nedeniyle geçerli olmadığının düşünüldüğü, bununla birlikte Darülaceze Başkanlığının 08.07.2011 tarihli ve 27988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kuruluşların Bağlı ve İlgili Oldukları Bakanlıkların
Değiştirilmesi ile İlgili İşlem ile (mülga) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile ilişkilendirildiği, bu çerçevede Darülaceze Başkanlığının Bakanlık birimleri arasında yer almayan ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan bir kurum olduğu,
3.6) Darülaceze Başkanlığının mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde personel ve kadro rejimi açısından
genel personel yönetim sisteminin kapsamında yer almadığı, konu ile ilgili olarak Devlet Personel
Başkanlığından alınan görüşlerin yazı ekinde gönderildiği,
3.7) Başvuran tarafından Bakanlığa karşı açılmış bir dava bulunmadığının tespit edildiği,
3.8) Başvuranın talebinin yeniden değerlendirilmek suretiyle bir uzlaşma yoluna gidilip gidilemeyeceği
hususunda; Devlet Personel Başkanlığından alınan görüşler doğrultusunda ilgili hakkında herhangi bir işlem yapılamadığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
4.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü fıkrasında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”
4.2) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlığı altında yer alan 128 inci maddesinin ikinci
fıkrasında, “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri” başlıklı
74 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların
muvafakati ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür.”
7) 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Açıktan ve nakil
suretiyle atama sayıları” başlıklı 11 inci maddesinde, “Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kurum ve kuruluşlarının; memur ve öğretim elemanı kadrolarına açıktan veya diğer kurum ve kuruluşlardan nakil suretiyle yapabilecekleri yıllık atama sayısı, bu sayı sınırlamasına tabi tutulmayacak atamalar ile uygulamaya ilişkin hususlar, öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınmak suretiyle, Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Devlet Personel Başkanlığının müşterek teklifi üzerine
Cumhurbaşkanınca belirlenir.”
8) tarihli ve 2024/117 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın Eki Karar’ın 1 inci maddesinde;
“2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 11 inci maddesi uyarınca; a) Anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kamu idare, kurum ve kuruluşlarının 2024 yılı için memur kadrolarına açıktan veya nakil suretiyle yapabilecekleri atama sayıları ekli (1) sayılı
listede gösterilmiş, b) Yükseköğretim kurumlarının 2024 yılı için öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadrolarına açıktan veya nakil suretiyle yapabilecekleri atama sayıları ekli (2) sayılı listede gösterilmiş, c)
Yükseköğretim kurumlarının 2024 yılı için öğretim üyesi kadrolarına açıktan veya nakil suretiyle yapabilecekleri atama sayısı 6.000 olarak belirlenmiştir. Bu atama sayısının dağılımı Yükseköğretim
Kurulunca yapılır.”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Kayseri iline bağlı
herhangi bir kurumuna hukuki pozisyonuna uygun olarak naklen atanma talebinin yeniden değerlendirilmesi yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 01/12/2015 tarihinde merkezi atamayla İstanbul Darülaceze
Başkanlığına hemşire kadrosunda atandığını, yaklaşık 8 yıldır aynı kadroda atandığı yerde sicil numarasıyla memuriyet görevini ifa ettiğini, 25/03/2024 tarihinde Kayseri iline naklen atamasının yapılması talepli başvurusunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından “2024 kurumlar arası naklen atama kontenjanının olmaması” sebebiyle reddedildiğini belirterek 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun tarafına sağladığı tayin hakkına dayanarak Bakanlığın Kayseri iline bağlı herhangi bir kurumuna hukuki pozisyonuna uygun olarak naklen tayininin yapılmasını talep etmektedir.
11) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Kanunun 74 üncü maddesine göre, memurların söz konusu
Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakati ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan bir kadroya nakilleri mümkündür. Bu nedenle başvuranın atanmak istediği
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına geçiş yapabilmesi için görev yaptığı Darülaceze Başkanlığından muvafakat alması gerekmektedir. Bu kapsamda ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan naklen atamalarda; muvafakat verip vermeme konusunda kurumlara takdir hakkı tanınmış olmasının yanı sıra, istenen muvafakati alan kurumun atama yapıp yapmama konusunda da takdir yetkisi bulunmaktadır.
12) Bilindiği üzere, idarelerin idari işlem tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir
yetkisi denilmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda
Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997). İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunlu olmakla birlikte bu durum, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez.
İdarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içinde kalması, eşitlik ilkesine uygun hareket etmesi, bu yetkiyi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanması, yasanın öngördüğü amacın dışında başka bir amaç için kullanamaması ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanması hukuk devleti açısından zorunluluktur (Şeref Gözübüyük, Yönetim Hukuku, Eylül/1991 s.204).
13) Somut olayda başvuranın Darülaceze Başkanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi Sağlık
Hizmetleri Sınıfı Hemşire kadrosunda görev yapmakta olduğu, 25/03/2024 tarihinde Kayseri iline naklen atamasının yapılması talepli başvurusunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından “2024 kurumlar arası naklen atama kontenjan izninin olmaması” gerekçe gösterilerek reddedildiği görülmekle birlikte, Bakanlık tarafından mülga Devlet Personel Başkanlığının Darülaceze Başkanlığı çalışanlarının genel
personel yönetim sistemi kapsamında değerlendirilemeyeceği görüş yazısı uyarınca başvuranın talebi hakkında herhangi bir işlem yapılamadığının savunulduğu anlaşılmaktadır.
14) Konuyla ilgili (Darülaceze Başkanlığında hemşire kadrosunda görev yapan personelin Aile ve
Sosyal Politikalar Bakanlığına atanma talebinin reddi hakkında) emsal nitelikte olan mahkeme kararları incelendiğinde;
14.1) İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 26.04.2017 tarihli ve 2016/1496 E. 2017/955 K. sayılı kararında;
“… Bu durumda, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak memur kadrosunda görev yaptığı, görev yaptığı kurumun yasa ile T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla ilişkilendirilmiş olduğu, dolayısıyla Darülaceze Başkanlığının, Bakanlığın genel personel yönetimi sistemi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacının talebinin reddine dair tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” şeklinde açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, söz konusu karar ile ilgili olarak Bakanlığın kararın kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurması neticesinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdare Dava Dairesinin
26.04.2018 tarihli ve 2018/63 E. 2018/339 K. sayılı kararı ile İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık
bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
14.2) Yine bu doğrultuda, İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 30.04.2018 tarihli ve 2017/2134 E.
2018/752 K. sayılı kararında; “… Bu durumda, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak memur kadrosunda görev yaptığı, görev yaptığı kurumun yasa ile T.C. Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığıyla ilişkilendirilmiş olduğu, dolayısıyla Darülaceze Başkanlığının, Bakanlığın genel personel yönetimi sistemi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacının talebinin reddine dair tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” şeklinde açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, söz konusu karar ile ilgili olarak Bakanlığın kararın kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurması neticesinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Birinci İdare Dava Dairesinin 12.10.2018 tarihli ve 2018/729 E. 2018/809 K. sayılı kararı ile İdare
Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
15) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri, emsal mahkeme kararları,
ilgili İdarelerin cevabi yazıları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nun 74 üncü maddesi gereğince atama suretiyle diğer bir kuruma geçmek isteyen memurun çalıştığı kurumdan muvafakat alması gerektiği, bu kapsamda muvafakat aldıktan sonra muvafakatı alan kurumun atama yapıp yapmama konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte yukarıda anılan yasa hükmüyle idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, Darülaceze
Başkanlığınca Başkanlıktan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yapılacak atamanın kurumlar arası atama olarak değerlendirildiği, Başkanlığın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla ilişkilendirildiği 2011 yılından bu yana da söz konusu işlemlerin aynı usulle yapılmaya devam edildiği, anılan tarihten bugüne kadar Kurumdan çok sayıda memurun diğer kamu kurumlarına naklen atamalarının yapıldığı ve diğer kamu kurumlarından da Kuruma naklen atama yoluyla gelen çok sayıda memur olduğu, Kurumun genel personel yönetim sistemi kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkin mülga Devlet Personel Başkanlığının görüş yazısı bulunmakla birlikte, 14 üncü paragrafta açıklandığı üzere Darülaceze Başkanlığı çalışanlarının genel personel yönetim sistemi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle naklen atanma talebinin reddine dair tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık olmadığına dair mahkeme kararlarının verildiği, ayrıca mülga Devlet Personel Başkanlığının söz konusu görüşünden sonra Başkanlıkta görev yapan 54 memurun çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 74 üncü maddesi uyarınca naklen atandığı, bunlardan 37 tanesinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına naklen atamasının yapıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca başvuranın naklen atanma talebinin Bakanlığın “2024 yılı kurumlar arası naklen atama kontenjan izninin olmaması” gerekçe gösterilerek reddedildiği, ancak
tarihli ve 2024/117 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Bakanlığa 35 adedi Aile ve Sosyal
Hizmetler Uzman Yardımcısı kadrosuna yönelik olmak üzere açıktan ve nakil suretiyle yapılabilecek atamalar için 70 adet kadro tahsisinin yapıldığı ve başvuranın atanmak istediği Kayseri Aile ve Sosyal
Hizmetler İl Müdürlüğünde başvuranın atanabileceği boş hemşire kadrosunun bulunduğu anlaşıldığından, başvuranın Bakanlığın Kayseri iline bağlı herhangi bir kurumuna hukuki pozisyonuna uygun olarak naklen atanma talebinin Bakanlığın “2024 yılı kurumlar arası naklen atama kontenjan izninin olmaması” ve
“Darülaceze Başkanlığının genel personel yönetimi sistemi kapsamında değerlendirilemeyeceği” gerekçeleri ile reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunduğu ve sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında İdarenin şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Kayseri iline bağlı herhangi bir kurumuna hukuki pozisyonuna uygun olarak naklen atanma talebi ile ilgili olarak; tarihli ve 2024/117 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararı ile Bakanlığa 2024 yılı için tahsis edilmiş bulunan kurumlar arası naklen ve açıktan atama kontenjanı ile Kayseri Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde mevcut boş hemşire kadro durumu göz önünde bulundurularak başvuranın naklen atanma talebinin yeniden değerlendirilmesi yönünde AİLE
VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; AİLE VE
SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi