| Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi E: 2021/1559 K: 2022/2026 |
|
ÖZET : Dava, imar uygulaması yapılmasına ilişkin Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümeninin kararının iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın, dava konusu imar uygulaması sonucunda, davacıların çok hissedarlı iki ayrı parselde hisselendirilmesinden kaynaklandığı göz önünde bulundurulduğunda, davacılar hissesinin tek bir imar parselinde şüyulandırılması yerine, iki ayrı parselde hisselendirme yapılmasına yönelik Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı kararı ile yapılan imar uygulamasının ilgili taşınmaza ilişkin kısmında bu haliyle parselasyon ilkeleri ve dağıtım esaslarına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekir. İSTEMİN ÖZETİ : Kayseri 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 08/09/2021 günlü, E:2020/1288, K:2021/804 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf yoluna başvurulan kararda kaldırma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan başvurunun reddi gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: KARAR : Her ne kadar, davalı idarece, davacılardan … tarafından 01/09/2020 tarafından tapu belgesinin teslim alındığı belirtilmekte ise de, söz konusu teslim tutanağının davacı tarafından değil, …adlı kişi tarafından imzalandığı, dava konusu taşınmazın malikleri diğer davacılar tarafından da tapunun teslim alındığı ve parselasyon işleminden tüm unsurlarıyla haberdar olunduğuna yönelik herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir. Dava,Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, … Mahallesi, 1077 ada, 40 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması yapılmasına ilişkin Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümeninin 07.01.2020 tarih ve 2020/51 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve bilirkişi raporunda yer alan belirlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu parselasyon planının 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu, hesaplanan DOP değerinin mevzuatta belirlenen sınır içerisinde kaldığı ve yine mevzuatta belirlenen amaçlara tahsis edildiği, önceki kesinti ve terklerin dikkate alındığı, düzenleme sınırının mevzuata uygun olarak belirlendiği, düzenleme sahasında yapılan tahsis ve dağıtımda teknik zorunluluktan dolayı davacılara aynı yerden parsel verilmesinin mümkün olmadığı, davacılar ve diğer parsel malikleri açısından hisseli tahsis yapılmasıyla eşitlik ve hakkaniyetin korunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesinde; “Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir. Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. ” hükmüne yer verilmiştir. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’in 17. maddesinde; ” ( 1 ) İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdakiesaslar dikkate alınır: a- ) Düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılır. Düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisi sağlanır. b- ) Parselasyon planıyla; imar planına, imar planında aksine bir hüküm yoksa, imar mevzuatında belirtilen minimum parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. … e- ) Taşınmaz sahibine tahsis edilen miktarın asgari imar parsel alanından küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilememesi halinde, bu miktar mümkün mertebe tek bir imar parseline hisselendirilir. ” hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu imar uygulaması ile, 15 hissedarı olan 1077 ada 40 Sayılı kadastral parselin, düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrasında, imar planında “Konut Alanı” olarak planlanan 11572 ada 1 Sayılı ve imar planında “Ticaret Alanı” olarak planlanan 11591 ada 1 Sayılı imar parsellerine hisseli olarak tahsis edildiği, 11572 ada 1 Sayılı parselin 66 hissedarlı, 11591 ada 1 Sayılı imar parselinin ise 92 hissedarlı olacak şekilde oluşturulduğu anlaşılmaktadır. İdare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, “düzenleme sınırının, Arazi ve Arsa Düzenlemesi Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesine göre düzenlendiği, düzenleme sahasında yapılan tahsis ve dağıtımda teknik zorunluluktan dolayı davacılara aynı yerden parsel verilmesinin mümkün olmadığı, davacılar ve diğer parsel malikleri açısından hisseli tahsis yapılmasıyla eşitlik ve hakkaniyetin korunduğu belirtilmekte” ise de, dava konusu imar uygulaması ile 11572 ada, 1 Sayılı ve 11591 ada, 1 Sayılı imar parsellerinin imar planındaki asgari parsel büyüklüğü uyarınca mı oluşturulduğu belirsiz olduğu gibi davacıların tek bir imar parseline hisselendirilmesi yerine çok hissedarlı iki parsele tahsis yapılmasının teknik gerekçelerine yönelik davalı idarece herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı görülmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek mümkün mertebe tek bir imar parseline tahsis yapılması gerekmekte olup, uyuşmazlıkta, imar planında “park alanı”na rastlayan dava konusu 1077 ada 40 Sayılı parseldeki davacı hisselerinin, mümkün mertebe en yakın yerden ve tek bir imar parselinde şüyulandırılması yerine 66 hissedarlı 11572 ada 1 Sayılı parsel ile 92 hissedarlı 11591 ada 1 Sayılı iki ayrı parselde hisselendirme yapılmasının teknik gerekçelerinin davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın, dava konusu imar uygulaması sonucunda, davacıların çok hissedarlı iki ayrı parselde hisselendirilmesinden kaynaklandığı göz önünde bulundurulduğunda, davacılar hissesinin tek bir imar parselinde şüyulandırılması yerine, 66 hissedarlı 11572 ada 1 Sayılı parsel ile 92 hissedarlı 11591 ada 1 Sayılı iki ayrı parselde hisselendirme yapılmasına yönelik Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümeninin 07.01.2020 tarih ve 2020/51 Sayılı kararı ile yapılan imar uygulamasının 1077 ada, 40 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında bu haliyle parselasyon ilkeleri ve dağıtım esaslarına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüyle davanın reddi yolunda Kayseri 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 08/09/2021 günlü, E:2020/1288, K:2021/804 Sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 Sayılı Kanun’un 45/4 maddesi uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda ayrıntısı yer alan dava ve istinaf aşamasına ait toplam ( 2.972,10 TL + 231,10 TL ) 3.203,2?0.-TL yargılama giderleri ile davacı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında fazladan yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının istemi halinde başvurana iadesine, talep halinde harç iadesi için müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra başvurana iadesine, 2577 Sayılı Kanun’un 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
| ÖZET: Ankara Bölge İdare Mahkemesi, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümeninin imar uygulaması kararının iptali istemiyle açılan davada, davacıların hisselerinin tek bir parselde değil, iki ayrı parselde hisselendirilmesinin parselasyon ilkeleri ve dağıtım esaslarına uygun olmadığını belirlemiştir. Mahkeme, Kayseri 1. İdare Mahkemesi’nin kararını hukuka aykırı bularak kaldırmış ve dava konusu imar uygulamasının iptaline karar vermiştir. Ayrıca, davacıya yargılama giderleri ve vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiştir. |