|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının fiili çalışmasının iptali ve Kurum tarafından tahakkuk ettirilen borç bildirimine ilişkin işlemlerin hukuka uygunluğuna odaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının işyerinde fiilen çalıştığını tespit ederek Kurumun işlemlerini iptal etmiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da onanmıştır. Davalı Kurum vekili, denetmen raporuna dayanarak davacının çalışmadığını iddia etmiş, ancak mahkeme, davacının çalıştığını destekleyen tanık beyanlarını ve işverenin vergi kaydını dikkate alarak ilk derece kararını yerinde bulmuştur.
Mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, temyiz başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durum, mahkemenin, tarafların iddialarını ve delillerini titizlikle değerlendirdiğini göstermektedir. Sonuç olarak, mahkeme, Kurumun işlemlerinin hukuka uygun olduğuna ve davacının fiili çalışmasının tespitine karar vermiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/5393 E. , 2024/11049 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3256 E., 2024/231 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/297 E., 2023/357 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve fiilen çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … adına tescilli kereste ve inşaat malzemeleri satan işyerinde çalıştığını, anılan işyerlerinin farklı şubeler olarak görülmesine rağmen, kereste ve inşaat malzemeleri satan yerlerin yan yana olduğunu, inşaat malzemeleri satan işyerinde çalışan müvekkilinin ihtiyaç olduğunda kereste malzemeleri satan işyerinde de çalıştığını, Kurum tarafından 18.01.2017 tarih ve HÖ/2017/001 sayılı denetmen raporu esas alınarak, … adına tescilli işyerinden 01.03.2006 – 31.07.2011 tarihleri arasındaki çalışmalarının iptal edilerek, yersiz sağlık giderleri nedeniyle borç tahakkuku yapıldığını, Kuruma başvurularının ret edildiğini beyan ederek, müvekkilinin fiili çalışmasının iptaline dair Kurum işleminin iptali ile 27.05.2019 tarih ve 7.981.817 sayılı borç bildirim işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili, denetmen raporuna göre davacının fiilen bu işyerinde çalışmasının bulunmadığının tespit edilmesi üzerine çalışmalarının iptal edilerek müvekkili Kurumun uğradığı zararın davacıdan tahsilinin istenmesi işleminin mevzuata uygun olduğunu, Kurumun yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile,
Davacının, …’ye ait işyerinden 22.02.2011 tarihinden itibaren bildirilen çalışmalarının fiili olduğunun tespitine,
Davalı Kurumca tahakkuk ettirilen 27.05.2019 tarih ve 7.981.817 numaralı borç bildirim belgesinin iptaline,
Davacının Kurumca iptal edilen çalışmaları nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
İstinaf yoluna başvuran davalı Kurum vekili, denetmen raporunun aksinin yazılı belgeler ile ispatının gerektiğini, davacı tarafça hiçbir yazılı belge sunulmadığını, eylemli, gerçek ve sürekli çalışmanın ispatlanamadığını, davacıyı fiilen çalışırken gören hiçbir bordro tanığı veya komşu iş yeri tanığının bulunmadığını, eksik ve hatalı inceleme sonucu hüküm kurulduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, bordro tanığı …’ın, davacının eylemli çalışmasına yönelik beyanları, işverenin uyuşmazlık konusu dönemde vergi kaydının bulunduğu dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sahte sigortalılık nedeniyle hizmetlerin iptaline ve borç bildirim tahakkukuna yönelik Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.