|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının hem babasından hem de eşinden ölüm aylığı alıp almayacağına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının babasından aldığı ölüm aylığının, eşinden aldığı aylıkla birleştirilemeyeceğine karar vermiştir. Ancak, davacının eşinden aldığı aylığın asgari ücretin üzerinde olması nedeniyle babasından aldığı aylığın yersiz ödeme olarak değerlendirildiği ve bu nedenle kesildiği belirtilmiştir. Mahkeme, davacının yetim maaşının kesilmesine ilişkin işlemin iptaline ve ödenen tutarın iadesine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının durumunu değerlendirirken, yasal düzenlemelerin ve sosyal güvenlik hukukunun ilkelerini göz önünde bulundurarak ilk mahkeme kararını onaylamıştır. Mahkeme, davacının başka bir geliri olması durumunda yetim aylığının kesilebileceğini, ancak eşinden aldığı dul aylığın bu durumu etkilemeyeceğini belirtmiştir. Sonuç olarak, davacının hakları doğrultusunda karar verilmiş ve yersiz ödenen tutarların iadesi ile birlikte geçmişe dönük maaş bağlanması talebi kabul edilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/10978 E. , 2024/13349 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1316 E., 2024/1066 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/208 E., 2022/147 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil …’in babasının ölmüş olması ve kendisinin de dul olması sebebiyle dul ve yetim aylığı almaya başlandığını, müvekkili tarafından yapılan başvuru sonrasında davalı Kurum gerekli araştırmayı yapmış ve müvekkilinin Kanun gereği dul ve yetim aylığına hak kazandığına karar vermiş ve aylık ücret bağlandığını, davalı Kurum herhangi bir gerekçe dahi bildirmeden müvekkilinin nezdinde borç oluşturulduğunu adi posta yoluyla bildirildiğini ve müvekkilinin haciz baskısı altında ödemeyi gerçekleştirdiğini, davalı Kurumun Bağ-Kur aylığını ifade tutanağını gerekçe göstererek gelir tespit ile kesildiğini, davalı Kurum anılan yazısı ile 2013/26 sayılı Genelge sebebiyle müvekkilinin gelirleri üzerinde denetim yapıldığı ve asgari ücret üzerinde kazancı olduğundan bu borcun doğduğunu iddiasını yinelediğini, davalı idare tarafından gönderilen tebliğ alınan ödeme emri ile müvekkilinden Sosyal Güvenlik Kurumundan istenerek temin edilebilecek ödemeyi talep edildiğini, ardından müvekkil tarafından bu tutarın davalı idareye ödendiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı ödeme emrinin iptali ile ödenen tutarların iadesi ve kesildiği günden dava tarihine kadar ödenmeyen maaşlarının tutarı tespit edilerek kesildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili hak sahibi …’in 30.07.1984 tarihinde vefat eden babası … … ‘dan dolayı ölüm aylığı bağlanması için 06.03.2012 tarihinde talepte bulunduğu ve 01.04.2012 tarihinden geçerli olmak üzere, ölüm aylığı bağlandığının tespit edildiğini, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 22.06.2013 tarih 2013/26 sayılı Genelgesinin 8.3. Ölüm Sigortasında 4/1-(b) Sigortalıları ve Hak Sahiplerine İlişkin Koşullar bölümünde; “Ölüm sigortasında gerek sigortalılar gerekse hak sahipleri yönünden sigortalının ölüm tarihinde geçerli olan mevzuat uygulanmaktadır. Buna göre ölüm tarihleri itibariyle 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılar ile bunların hak sahiplerinde aranan koşulları gösteren tabloda (O 1.10.1972-03 .10.2000)- (08.08.2001-01.08.2003) tarihleri arasında ölen sigortalıların hak sahibi kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak şartı aranmakta olduğunu, hak sahibi kız çocukları için “Geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” ile ana babalar için aranan “Geçiminin ölen sigortalı tarafından sağlanması” şartlarının tespiti diğer bir ifadeyle “Geçimini sağlayacak gelir” kavramının belirlenmesinde kız çocukları veya ana/babanın sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışıp çalışmadıkları ve buralardan aylık alıp almadığı ile tapu kayıtları da araştırılarak varsa gayrimenkullerinden ve diğer gelirlerinden elde ettiği aylık tutarının İş Kanunu’na göre 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için tespit edilen asgari ücret (brüt asgari ücret) tutarının altında olup olmadığı hususları sosyal güvenlik denetmenlerince tespit edilecektir.” şeklinde olup düzenlemenin aynen korunduğunu, Kurumun kayıtlarının tetkikinde; …’in Emekli Sandığından eşinden aldığı ölüm aylığı tutarının, Bağ-Kur’dan babasından dolayı gelire girdiği tarihteki (Nisan/2012) aylık tutarının l6 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için tespit edilen brüt asgari ücret tutarından fazla olduğunun tespit edilmesi üzerine 4/1-(b) ölüm aylığının kesilmesi için İl Müdürlüğünce Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bağımsız Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığına 29.08.2014 tarih ve 12221574 sayı ile yazı yazılmış olup gelen 05.09.2014 tarih ve 12221 5 7 4 sayılı cevabi yazıda aylık iptal işleminin yapıldığı ve borç kaydının oluşturulduğunun bildirildiğini, 25.04.2012-25.08.2014 tarihleri arasında yersiz ödenen toplam 11.559,46 TL, fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesine göre değerlendirilmiş ve söz konusu Yönetmeliğin 13. maddesi hükümlerine göre Emekli Sandığından eşinden almakta olduğu ölüm aylığından 1/4 oranında kesinti yapılmak suretiyle tahsil edildiğini, 4/1-(b) kapsamındaki hak sahibi kız çocuklarının gelir tespiti işlemleri ile ilgili Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 22.09.2016 tarih ve 5040387 sayılı Genel Yazısında Kurum Yönetim Kurulunun 08.09.2016 tarihli ve 31 O sayılı Kararı ile yeniden düzenleme yapıldığı ve uygulamanın 01. l 0.2016 tarihinden itibaren başlatılmasına karar verildiğini, hak sahibi … Bağ-Kur’dan babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması için 26.02.2020 tarihinde posta ile yeniden müracaat ettiğini, 01.10.2016 tarihi itibariyle aylığı bağlandığını, müvekkil Kurumun yapılan işleminde herhangi bir hata ya da eksiklik bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda ilgili yasal düzenlemeler dikkate alındığında, davacıya bağlanan gelirin, ancak davacının çalışması sonucu başka geliri varsa bağlanan yetim aylığının kesilebileceği, eşinden dolayı bağlanan dul aylığının, aynı zamanda, Kurumca bağlanan yetim aylığının yersiz ödeme haline dönüştürmeyeceği, nitekim davalı Kurum da bu nedenle daha sonra bu işleminden dönerek davacıya tekrar geçmişe dönük olarak gelir bağladığının anlaşıldığı gerekçeleriyle;
-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine;
-Davacının almakta olduğu yetim maaşının kesilmesine ilişkin 29.08.2014 tarih, 23196099 – 12221574 sayılı “aylık iptali” konulu davalı Kurum işleminin, Kurum işlemi dolayısıyla davacıya gönderilen 09.10.2014 tarih 12221574 sayılı borç bildirim belgesinin iptaline,
-Davacının almakta olduğu yetim maaşının kesilmesine ilişkin 29.08.2014 tarih, 23196099-12221574 sayılı “aylık iptali” konulu davalı Kurum işlemi ve 09.10.2014 tarih 12221574 sayılı borç bildirim belgesine istinaden davalı Kurumca tahsil edilen 11.559,46 TL’nin tahsil tarihi itibariyle yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Kesilme tarihi olan 25.08.2014 tarihinden yeniden maaş bağlama tarihi olan 01.10.2016 tarih aralığı için yetim aylığı bağlanmasına, kesilme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte aylıkların davacıya ödenmesine, 01.10.2016 – 26.02.2020 tarihleri arası yeniden maaş bağlanması talebinin dava açıldıktan sonra bu tarih aralığı için maaş bağlanması nedeni ile bu talep konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili,
-Müvekkili Kurumun yapılan işlemlerinde herhangi bir hata ya da eksiklik bulunmadığını,
-Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasal düzenlemeler dikkate alındığında, davacıya bağlanan gelirin, ancak davacının çalışması sonucu başka geliri varsa bağlanan yetim aylığının kesilebileceği, eşinden dolayı bağlanan dul aylığının, aynı zamanda, Kurumca bağlanan yetim aylığının yersiz ödeme haline dönüştürmeyeceği, nitekim davalı Kurum da bu nedenle daha sonra bu işleminden dönerek davacıya tekrar geçmişe dönük olarak gelir bağladığı anlaşılmış olup Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu,mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalının yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile söz konusu kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 30.07.1984 tarihinde vefat eden babası M…. ‘dan dolayı gelir/aylık bağlanması için 06.03.2012 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu, davalı Kurum tarafından 04/2012 tarihi itibariyle aylık bağlandığı, SGK Bartın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 29.03.2014 tarihli yazıları ile davacının, 4/c kapsamında 23.02.2012 tarihinde ölen eşinden ölüm aylığı aldığı, bu aylığın asgari ücretin üzerinde olması nedeni ile babasından dolayı aldığı 4/b ölüm aylığının “Kurum Hatası” nedeni ile sehven bağlandığının tespit edildiği belirtilerek yersiz ödenen aylık sebebi ile davacıdan 09.10.2014 tarihi itibari ile hesaplanan 11.559,46 TL nin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 96. maddesine istinaden tebliğden itibaren 1 ay içinde ödenmesi talep edildiği, borç bildirim belgesinin 20.10.2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, söz konusu alacağın, davacının eşinden dolayı Emekli Sandığından
almakta olduğu ölüm aylığından ¼ oranında kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiş olduğu, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 22.09.2016 tarih ve 5040387 sayılı Genel Yazısından Kurum Yönetim Kurulunun 08.09.2016 tarihli ve 310 sayılı Kararı ile 4/1-(b) kapsamındaki
hak sahibi kız çocuklarının gelir tespiti işlemleri ile ilgili yeniden düzenleme yapıldığı ve uygulamanın 01.10.2016 tarihinden itibaren başlatılmasına karar verildiğinin bildirilmesi nedeniyle …
Bağ-Kur’dan babasından dolayı yeniden 26.02.2020 tarihinde ölüm aylığı talebinde bulunması üzerine 01.10.2016 tarihinden itibaren aylığı bağlandığı Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum işleminin iptaline karar verildiği anlaşılmakla;
Anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 23.02.2012 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 34. ve 54. maddeleri olup 54. maddenin 5. bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla, anılan maddeler irdelenmeden yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan … ve Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oy çokluğuyla
19.12.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık davacılar murisi hak sahibinin “4/b sigortalısı 1984 yılında ölen babadan ve 2012 yılında ölen 4/c sigortalı olan eşten çift aylık alıp almayacağı” noktasında toplanmaktadır.
2.Davacı tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile İlk Derece Mahkemesinin “babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki (2012) ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı, davalı kurum tarafından yapılan işlemin yerinde ve geçerli olduğu, davacıya tercih hakkı tanındığı, davanın reddi gerektiği” gerekçesi verdiği kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Anılan Dairemizin 2021/11008 E., 2021/16908 K. sayılı bozma kararının karşı oyunda açıkladığım gerekçelerle, “Ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak babadan gelen ölüm aylığının hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, Kanun koyucu tarafından daha sonra yapılan lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğinden bozma kararına katılınmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır (2021/10-228 E., 2021/10-146 E., 2021/10-165 E., 2021/10-408 E., 2021/459 E.).
4.Somut uyuşmazlıkta davacının babası 1984 yılında ölmüştür. Babadan dolayı 1479 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı, bu kanun hükümlerine göre bağlanacaktır. Davacının eşi ise 5510 sayılı Kanun’un 4/c kapsamında 2012 yılında ölmüş ve 5510 sayılı Kanun uyarınca eşten dolayı ise 4/c kapsamında ölüm aylığı bağlanacaktır. Önceye etki yasağı nedeni ile 01.10.2008 öncesi 1479 sayılı Kanun uyarınca bağlanacak ölüm aylığında, 5510 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi uyarınca sonradan eşten bağlanan ölüm aylığı bir bağlamama nedeni olarak öngörülmemiştir. Nitekim dosya içeriğine göre davalı Kurumda daha sonra davacının kesilen aylığını bağlamıştır. Kararın onanması görüşünde olduğumdan bozma gerekçesine katılınmamıştır.