|
ÖZET: Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacının kıraathanede fiili çalışmasının iptal edilmesi ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığının kesilmesi üzerinedir. Davacı, Kurumun iptal işleminin hukuka aykırı olduğunu, çalışmasının fiili olduğunu savunarak, iptal edilen aylıkların yeniden bağlanmasını ve ödenmesini talep etmiştir. Davalı Kurum ise, yapılan denetimlerde davacının çalışmasının sahte olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, tanık ifadeleri ve deliller ışığında davacının çalışmasının gerçek olduğuna kanaat getirerek, Kurumun iptal işleminin yerinde olmadığına hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi de, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını onayarak, davacının çalışmasının fiili olduğuna dair delillerin yeterli olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davalı Kurumun temyiz talebini reddederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, işçi haklarının korunması ve sigortalılık sürelerinin tespiti açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/7072 E. , 2024/11055 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1133 E., 2024/908 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/6 E., 2023/52 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve fiilen çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı …’e ait kıraathaneden bildirilen çalışmalarının davalı Kurum tarafından fiili olmadığından bahisle iptal edildiğini, bu nedenle davacının yaşlılık aylığının da iptal edildiğini ve ödenen aylıkların borç tahakkuk ettirildiğini, davacının çalışmalarının fiili olduğunu beyanla davacının hizmetlerin iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline, iptal edilen yaşlılık aylığının aynı tarih itibarı ile tekrar bağlanarak hak edilen her bir aylığın tahakkuk tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, ayrıca davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında 2 5630 01 01 1125925 045 08-71 00 sayılı dosyada işlem gören … unvanlı iş yeri dosyasında Kurumları denetmenlerince tanzim edilen 23.11.2018 tarih ve 2018/SŞ/249 sayılı denetmen raporuna istinaden mezkur iş yerinden yapılan hizmet bildirimlerinin iptal edildiğini, bu nedenle davacının da bu iş yerinde tespit edilen hizmetlerinin iptal edildiğini, davacının … unvanlı iş yerindeki çalışmalarının sahte sigortalılık nedeniyle iptal edilmesi üzerine davacıya 06.01.2016 tarihli 4/a tahsis talebine göre 01.02.2016 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının davacının tahsis talep tarihindeki emeklilik şartlarını kaybetmesi sonucu iptal edildiğini, Kurum tarafından hukuka aykırı bir işlem yapılmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık …’in alınan ifadesinde davacıyı tanımadığını beyan etmiş ise de tanığın, Kurum kayıtlarında çalışmasının gerçek olmadığına dair herhangi bir kayıt bulanmayan ve dava konusu tüm dönemde sigorta bildirimi bulunan …’ü de beraber çalıştığı kişiler arasında beyan etmediği, yine işyerinde 5-6 kişinin gece gündüz dönüşümlü olarak çalıştığını beyan etmesi ve dava konusu dönem üzerinden geçen süre dikkate alındığında, tanık …’in ifadelerinin diğer dinlenen tanık anlatımları ile çelişmediği ve adı geçen tanığın beyanlarının davacının işyerindeki çalışmasının fiili olmadığına delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, görüldüğü üzere tanık … dışında, bildirimleri iptal edilmemiş adı geçen bordro tanıklarının ve denetmen raporunda adı geçen komşu işyeri tanığının ifadelerinde davacının, …’e ait kıraathane işyerinde çalıştığını beyan ettikleri, bu ifadeler arasında çelişki bulunmadığı, tanık anlatımlarına göre işyerinin kapalı bölümü ile birlikte bahçesinin de bulunduğu, aynı zamanda üst katında gece vakti de çalışmanın olduğu, işyeri kapasite büyüklüğü ile dava konusu dönemde sigorta bildirimi yapılan kişi sayısının uyumsuz olmadığı, bu hali ile davacının 1125925 sicil numaralı …’e ait işyerindeki 03.07.2012-20.03.2013 tarihleri arasındaki hizmet akdine tabi çalışmasının gerçek ve fiili olduğu kanaatine varılarak, bu yöndeki Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşılmış, davacının 1125925 sicil numaralı işyerindeki 03.07.2012-20.03.2013 tarihleri arasındaki sigortalılık süresinin 259 gün, bunun haricinde davacının tahsis talep tarihi olan 06.01.2016 tarihi itibarıyla 3397 gün sigortalılık süresinin olduğu, 03.11.1955 doğumlu davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1983 tarihi olduğu, buna göre yukarıda belirtildiği üzere Kurum tarafından iptal edilen 259 gün sigortalılık süresinin geçerli olması nedeniyle davacının tahsis talep tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazandığı, Kurum tarafından yaşlılık aylığının kesilmesi ve ödenen aylıkların borç olarak tahakkuk ettirilmesi işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne;
a)Davacı …’ın davalı …’e ait 1125925.45 sicil sayılı işyerinde 03.07.2012-20.03.2013 tarihleri arasında hizmet akdine tabi çalışmasının gerçek ve fiili olduğunun tespitine,
b)23.11.2018 tarih 2018/SŞ/249 sayılı denetmen raporuna istinaden davacıya bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine ve ödenen aylıkların borç olarak tahakkuk ettirilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline,
c)23.11.2018 tarih 2018/SŞ/249 sayılı denetmen raporuna istinaden davacıya ödenmeyen yaşlılık aylıklarının, hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede, dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle; her ne kadar davalı Kurum denetmeni tarafından düzenlenen raporda; davalıya ait iş yerinden sahte sigortalılık bildirimleri yapıldığına dair alınan ihbar üzerine yapılan inceleme kapsamında iş yerinden sigortalı bildirilen kişilerin alınan beyanlarında davacının adı bulunmadığından bahisle davacının çalışmalarının iptaline karar verilmişse de; ilk derece Mahkemesince çalışmaları iptal edilmemiş sigortalılar arasından tespit edilerek dinlenilen tanıklar tarafından davacının çalışmasının fiili olduğu yönünde beyanlarda bulunulmuş olması, yine; denetmen raporunda adı geçen komşu işyeri tanığı tarafından da davacının çalışmasının doğrulanmış olması hep birlikte değerlendirildiğininde; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından fiili olmadığından bahisle iptal edilen davacı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.