ÖZET: Başvuran, Dazkırı Noterliği’ne atanma talebinin reddine dair idari işlemin iptali için Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. Başvurusunda, noterlik belgesi sahibi olduğunu ve 27 Eylül 2022’de Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvurunun ardından, daha sonra gelen bir belge sahibi tarafından atandığını belirtmiştir. Başvuran, bu durumu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayet etmiş, ancak Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, başvuranın gerekli koşulları sağlamadığını ifade ederek atama talebini reddetmiştir.

İdare, başvuranın Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından meslekten çıkarılmasına dair kesinleşmiş bir karar bulunduğunu ve bu nedenle noterlik başvurusunun dikkate alınamayacağını belirtmiştir. Başvuran, bu kararın hukuka aykırı olduğunu savunarak, Dazkırı Noterliği’ne atanma talebinin kabul edilmesi için tavsiye kararı verilmesini talep etmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın FETÖ ile iltisaklı olduğuna dair kesinleşmiş bir karar bulunduğundan, başvurunun reddine karar vermiştir.

Sonuç olarak, başvuranın Dazkırı Noterliği’ne atanma talebinin reddi, ilgili mevzuat ve emsal yargı kararları doğrultusunda hukuka uygun bulunmuştur. Başvuran, bu karara karşı idari yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2338-S.24.3724

BAŞVURU NO : 2023/15044

KARAR TARİHİ : 28.02.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Dazkırı Noterliği’ne atanma başvurusunun reddine ilişkin idari işlemin iptali hususunda tavsiye kararı verilmesi talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 18.09.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; numaralı noterlik belgesi sahibi olduğunu, 27.09.2022 tarihinde Adalet Bakanlığı

Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvurarak münhal Dazkırı Noterliğine atamasının yapılması talebinde bulunduğunu ancak Genel Müdürlük tarafından anılan Noterliğe başvurandan daha sonra gelen 8690 numaralı belge sahibinin atandığını, 23.11.2022 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER), bahse konu işlemin hatalı olduğu, anılan Noterliğe atanmaya kendisinin hak kazanmış olduğu şikâyetinde bulunduğunu, Genel Müdürlüğün 18.01.2023 tarihli cevabi yazısında yapılan işlemde bir hatanın olmadığı,

1512 sayılı Noterlik Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının 6. bendi ve 7. maddesinin 2. fıkrasında

düzenlenen koşulları sağlamadığından atamasının yapılmadığı ve bahse konu atama işleminin iptalinin mümkün olmadığının ifade edildiğini, anılan idari işlemin hukuka, Anayasaya ve Noterlik Kanunu’na aykırı olduğunu, idare tarafından Kanun’un yanlış uygulandığını zira 1994 yılında avukatlık stajını tamamlayarak noterlik belgesi almaya hak kazandığını ve halen avukat olarak görev yapmakta olduğundan atamaya ilişkin koşulları haiz olduğunu, kaldı ki Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından hakkında verilen meslekten çıkarma kararının olağanüstü tedbir niteliğinde olduğu ve temyiz incelemesinde olan kararın henüz kesinleşmediğini, tüm bu olgular gözetilmeksizin tesis edilen idari işlemin Anayasanın 38’inci maddesi 4’üncü fıkrasına da aykırı olduğunu belirterek Dazkırı Noterliğine atanması talebinin reddine dair idari işlemin iptali ile anılan Noterliğe atanması hususunda idareye tavsiye kararı verilmesi talebi ile Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel

Müdürlüğü’nden, 10/10/2023 tarih ve S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş, Genel

Müdürlüğün 07/11/2023 tarihli cevabi yazısında; 2.1. Konu ile ilgili Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile yapılan yazışmaya verilen 16/10/2023 tarihli ve

/ sayılı cevabi yazıda; adı geçen başvurucu hakkında, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu

Genel Kurulunun 24/08/2016 tarihli ve / sayılı kararı ile 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkimlik mesleğinden çıkarılmasına karar verildiği ve karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin de 29/11/2016 tarihli ve / sayılı karar ile reddedilerek aynı tarihte kesinleştiği, 2.2. Anılan karara karşı açılan davada Danıştay 5. Dairesinin 21/12/2021 tarih ve E: /

K: / sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve temyiz başvurusuna da Hakimler ve

Savcılar Kurulu tarafından 13/05/2022 tarihinde cevap verildiğinin bildirildiği, 2.3. Yine, adı geçenin üçüncü sınıf noterliklere atanmak üzere yapmış olduğu başvuru üzerine 09/11/2021 tarihli ve sayılı kararı ile, hakkında, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarihli ve / sayılı kararı ile 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca hâkimlik mesleğinden çıkarılmasına karar verildiği ve karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin de 29/11/2016 tarihli ve / sayılı karar ile reddedilerek aynı tarihte kesinleştiği anlaşılmakla, 1512 sayılı Kanunun 7/1-6 ve 7/2 nci maddesinde düzenlenen koşulları sağlamadığından atanma talebine ilişkin başvurularının dikkate alınmamasına karar verildiği, 2.4. Ayrıca, adı geçenin Dazkırı Noterliği’ne yaptığı başvuru doğrultusunda atama işleminin düzeltilmesi talebini içeren 23/11/2022 tarihli ve sayılı CİMER başvurusuna da bahsedilen sebepler muvacehesinde talebinin kabul edilmediği hususunun 18/01/2023 tarihli CİMER/ / sayılı yazı ile bildirildiği, 2.5. Başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada 25/12/2017 tarihli E: / ve K: / sayılı karar ile beraat kararı verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 02/01/2018 tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğu, 2.6. Yukarıda da izah edildiği üzere, adı geçen hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu tarafından hâkimlik mesleğinden çıkarılmasına dair kesinleşmiş bir idari karar bulunduğu ve anılan kararın iptaline dair Bakanlık kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, ayrıca başvurucunun ilan edilen Dazkırı Noterliğine yaptığı başvuru üzerine hukuki gerekçeleri belirtilerek ve idari işlemlere karşı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde idari yargı mercilerinde dava açılabilmesi

hususuna da yer verilerek bildirilen 18/01/2023 tarihli cevaba rağmen, bu güne kadar yapılan işlemin aksi yönünde verilen bir yargı kararının da kayıtlarda tespit edilemediği, bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesi:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”

3.1. Anayasa’nın 159’uncu maddesinin 1’inci fıkrası: “Hâkimler ve Savcılar Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.”

Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar…” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesi: “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 5. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun; “Meslekten çıkarma cezası” başlıklı 69’uncu maddesi: “(Değişik: 1/12/2007-5720/4 md.) Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk

Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.

Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza

Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.

Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. 5632

Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.” 6. 1512 Sayılı Noterlik Kanununun “Noterlik Mesleği” başlıklı 1’inci maddesi: “Noterlik bir kamu hizmetidir. Noterler, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve kanunlarla verilen başka görevleri yaparlar.” 6.1. “Noterlik Mesleğine Kabul Noterliğe kabul şartları” başlıklı 5’inci maddesi: “Noter olabilmek için, bu kısım hükümlerine göre noterlik stajını tamamlıyarak, noterlik belgesini almış olmak şarttır.” 6.2. “Ayrık haller” başlıklı 6’ncı maddesi: “ (Değişik birinci fıkra:14/04/2004 – 5134/1 md.) Adlî veya askerî yargı hâkimlik yahut savcılıklarına veyahut hukuk fakültesi mezunu olup, idarî yargı hâkimlik veya savcılıklarına atanmış veya avukat unvanını kazanmış olan veya Avukatlık Kanununa göre staj ve avukatlık sınavı şartlarından bağışıklı olarak avukatlığa kabul olunmaya hak kazanmış bulunanlar, noterlik stajına tâbi değildirler. Bu gibilerin 9 uncu maddenin (a), (b) ve (d) bentlerinde gösterilen belgeleri iliştirmek suretiyle Adalet Bakanlığına bir dilekçe ile başvurmaları üzerine, Bakanlıkça gerekli görülen diğer belgeler de getirtilerek yapılan inceleme sonunda, noter olmaya engel teşkil eden bir durumları

/

bulunmadığı anlaşıldığı takdirde, ilgiliye 17 nci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı belge verilir ve 18 inci maddede gösterilen deftere kaydı yapılır.”

6.3. “Stajyerlik Şartları” başlıklı 7’nci maddesi: “Noterlik stajına kabul edilebilmek için:

1. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, 2. (Değişik : 13/6/2000 – 4579/1 md.) 21 yaşını bitirmiş ve 40 yaşını doldurmamış olmak, 3. Türk hukuk fakültelerinin birinden mezun olmak veya yabancı bir memleket hukuk fakültesinden mezun olup da, Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden başarılı sınav vermiş bulunmak, 4. (Mülga : 13/6/2000 – 4579/1 md.) (Yeniden Düzenleme:17/10/2019-7188/4 md.) Hukuk Mesleklerine

Giriş Sınavında başarılı olmak, 5.(Değişik: 23/1/2008-5728/345 md.) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine göre devlet memurluğuna atanmaya engel bir mahkûmiyeti bulunmamak, 6. Kesinleşmiş bir ceza veya disiplin kararı sonucunda hâkim, savcı, memur yahut avukat olmak niteliğini kaybetmiş bulunmamak, 7. Noterlik mesleğine yaraşmıyacak tutum ve davranışları çevresince bilinmiş olmamak, 8. Noterlikle ve noter stajiyerliği ile birleşemiyen bir işle uğraşmamak, 9. Mahkeme kararı ile kısıtlanmış olmamak, 10. İflas etmiş ise itibarı iade edilmiş olmak, (Hileli ve taksirli müflisler itibarları iade edilmiş olsa bile kabul olunmazlar.)

11. Hakkında aciz vesikası verilmiş ise bunu kaldırmış bulunmak, 12. Noterlik görevini devamlı ve gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul olmamak, 13. Staj yapılacak yerde ikametgahı bulunmak, gerektir.

(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/345 md.) Noterlik stajına engel mahkûmiyeti olanlar ile terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunanlar, noterliğe kabul edilemezler. (1)

(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/345 md.)Staj isteminde bulunan kişi hakkında noterliğe engel bir suçtandolayı soruşturma veya kovuşturma yapılması halinde, stajyerliğe alınma isteği hakkındaki kararın bu soruşturma vekovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir.

Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun, stajiyerliğe kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır.” 6.4. “İlan” başlıklı 22’nci maddesi: “(Değişik birinci fıkra: 2/12/2014-6572/1 md.) Boşalan, açılan veya dördüncü sınıftan üçüncü sınıfa geçirilen noterlikler Resmî Gazete’de ilan olunur. Şu kadar ki, yaş tahdidi sebebiyle boşalacak noterliklerin, noterin yaş tahdidine tabi tutulmasından önce ilanı zorunludur. 4859

Yapılacak ilanda, boşalan ve üçüncü sınıfa geçirilen noterliğin bir evvelki yıla ait gayrisafi geliri, açılan noterliğin ise emsallerine göre Adalet Bakanlığınca tahmin edilecek gayrisafi geliri ve isteklilerin hangi belgelerle birlikte başvurmaları gerektiği gösterilir.”

/

6.4. “Başvurma Usulü” başlıklı 23’üncü maddesi: “(Değişik : 13/6/2000 – 4579/2 md.) İlan edilen noterliğe başvuranlar, 7 nci maddenin (1), (5) ve sonraki bentlerinde yazılı şartları kaybetmediklerini gösterir belgeleri ile askerlik hizmetini yaptıklarına veya askerlik hizmetine elverişli olmadıklarına ilişkin belgeyi Adalet Bakanlığına veya Bakanlığa gönderilmek üzere bulundukları yer Cumhuriyet Savcılığına verecekleri dilekçelerine iliştirmek zorundadırlar. Adalet Bakanlığınca verilen süre içerisinde noksan belgelerini tamamlamıyan kişilerin istemi nazara alınmaz. Başvurma tarihinde noter bulunanlar hakkında yukarıki fıkralar hükmü uygulanmaz. 9 uncu maddenin son fıkrası hükmü bu halde de uygulanır.” 6.5. “Atama Usulü” başlıklı 27’nci maddesi: “(Değişik: 16/11/1989 – 3588/2 md.) Birinci sınıf noterliğe birinci sınıf, ikinci sınıf noterliğe birinci veya ikinci sınıf, üçüncü sınıf noterliğe birinci, ikinci veya üçüncü sınıf noterler arasından, 22 nci maddeye göre yapılan ilanları izleyen bir ay içinde başvuran isteklilerden birisi, Adalet Bakanı tarafından atanır. Noterlik belgesi sahiplerinin üçüncü sınıf bir noterliğe atanabilmesi, üçüncü veya daha üst sınıf noter isteklilerin bulunmamasına bağlıdır. İkinci ve üçüncü sınıf noterliklere atamada bir üst sınıftan olan noterlerin atanma isteği diğer isteklilere tercih edilir. Bulunduğu

noterlikte iki yılını doldurmamış bulunan noterlerin atanma isteği nazara alınmaz. (Değişik ikinci fıkra:

2/12/2014-6572/3 md.) Atama yapılırken aynı sınıftan noterlerin meslekteki kıdemleri esas alınır. Kıdemde

eşitlik hâlinde Adalet Bakanlığınca verilen noterlik belge sıra numarası önce olan tercih edilir. (Ek fıkra:

1/7/2022-7417/29 md.) İki defa yapılan ilana rağmen, birinci fıkra uyarınca atama yapılamayan bir noterliğe; üst sınıf veya aynı sınıf noterler, bu sınıflardan isteklinin bulunmaması halinde, bir alt sınıf noterler arasından atama yapılabilir. Bu fıkra kapsamında yapılacak atamalarda birinci fıkranın son cümlesindeki iki yıllık süre bir yıl olarak uygulanır.” 7. 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname’nin “Yargı Mensupları ile Bu Meslekten Sayılanlara İlişkin Tedbirler” başlıklı 3’üncü maddesi: “(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel

Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık

Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında

Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve hususi damgalı pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir.

(2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayı olarak görev yapanlar, adaylıkta geçirdikleri süreye bakılmaksızın Adalet Bakanlığının teklifi üzerine

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca mesleğe kabul edilmeleri halinde, hâkimlik ve savcılık mesleğine atanabilirler.” düzenlemelerini içermektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

/

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 9. Başvuran, Dazkırı Noterliği’ne atamasının yapılması talebinin 1512 sayılı Noterlik Kanununun 7’nci maddesinin 1’inci fıkrasının 6’ncı bendi ve 7’nci maddesinin 2’nci fıkrasında düzenlenen koşulları sağlamadığından reddine ilişkin idari işlemin iptali hususunda tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.

10. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 1’inci maddesinde noterliğin bir kamu hizmeti olduğu, noterlerin hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendireceği ve kanunlarla verilen diğer görevleri yapacakları belirlenmiştir. Kanun’un 27’nci maddesine göre; atama usulü; birinci sınıf noterliğe birinci sınıf, ikinci sınıf noterliğe birinci veya ikinci sınıf, üçüncü sınıf noterliğe birinci, ikinci veya üçüncü sınıf noterler arasından, 22’nci maddeye göre yapılan ilanları izleyen bir ay içinde başvuran isteklilerden birisinin, Adalet Bakanı tarafından atanması şeklinde yerine getirilir. Atama yapılırken aynı sınıftan noterlerin meslekteki kıdemleri esas alınır, kıdemde eşitlik hâlinde Adalet Bakanlığınca verilen noterlik belge sıra numarası önce olan tercih edilecektir. Kanun’un 5’inci maddesine göre noter olabilmek için noterlik stajını yaparak noterlik belgesi almış olmak gerekir. Kanun’un 6’ncı maddesinde ise noterlik stajına tabi olmayan istisnai durumlar düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre adli yargı hâkimlik ya da savcılıklarına veya hukuk fakültesi mezunu olup idari yargı hâkimlik veya savcılıklarına atanmış ya da avukat unvanını kazanmış olan veya 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na göre staj ve avukatlık sınavı şartlarından muaf olarak avukatlığa kabul olunmaya hak kazanmış bulunanlar noterlik stajına tabi değildir.

11. Kanunun “Stajyerlik şartları” başlıklı 7’nci maddesinin 2’nci bendinde, “(Değişik ikinci fıkra:

23/1/2008 – 5728/345 md.) Noterlik Stajına engel mahkûmiyeti olanlar ile terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunanlar, noterliğe kabul edilemezler.” kuralı yer almaktadır. Kural, terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunanların noterliğe kabul edilemeyeceklerini hükme bağlamak suretiyle noter olarak görev alabilme bakımından bir koşul öngörmüş bulunmaktadır. Bu itibarla kural, gerek noterlik stajını tamamlamak gerekse noterlik stajından muaf olmak suretiyle noter olarak atanma talebinde bulunanların tamamı yönünden geçerli bulunmaktadır.

12. İltisaklı kavramı, Anayasa Mahkemesi tarafından, ”kavuşan, bitişen, birleşen”, irtibatlı kavramı ise

”bağlantılı” olarak tanımlamıştır. Mahkeme tarafından bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı ifade edilmiştir ( AYM, T. 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 ).

13. 15/07/2016 günlü darbe girişimi sonrası; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120’nci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulunun Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi yönündeki 20.07.2016 tarih ve 498 sayılı tavsiye kararı üzerine, toplanan

Bakanlar Kurulu’nca ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş, bu karar Türkiye Büyük

Millet Meclisinde onaylanarak 21.07.2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

14. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24.08.2016 tarih ve / sayılı kararıyla; ilgililer hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna intikal eden şikâyet, ihbar, inceleme ve soruşturma dosyaları ile bu dosyalar hakkında verilen kararlar, mahallinde yapılan araştırmalar, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilintili dosyalarda görev alan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının bu dosyalarda yapmış oldukları işlemler ve verdikleri kararlar, örgüt mensuplarının haberleşme için kullandıkları şifreli programlarda yer alan kayıtlar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun FETÖ/PDY mensubu oldukları Emniyet Genel

Müdürlüğü terörle mücadele birimlerince düzenlenen raporlarla sabit olan örgüt üyeleri hakkında tayin

ettiği disiplin cezaları ve muhalefet şerhleri, sosyal çevre bilgileri ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından temin edilen bilgi ile belgeler, ilgililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın niteliği ve isnat edilen suçlamalar ile gözaltı ve tutuklama kararları, soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının ifade ve sorgu tutanakları, itirafçıların beyanları birlikte dikkate alınarak, başvuranın da bulunduğu listede yer alan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının 667 sayılı KHK’nın 3’üncü maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatlarının olduğu sabit görüldüğünden, adı geçenlerin, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararnamenin 3’üncü maddesi uyarınca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve ayrı ayrı olmak üzere meslekten çıkarılmalarına karar verilmiştir.

15. Başvuran tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun

Hükmünde Kararname’nin 3’üncü maddesi 1’inci fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve

Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı

Kurulun 29.11.2016 tarih ve / sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi ile dava açılmıştır. Danıştay Beşinci

Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve E: / K: / sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verilmiştir. Karar, temyiz incelemesindedir.

16. Benzer hukuki uyuşmazlığın dava konusu olduğu bir olayda, mahkemece Hâkimler ve Savcılar Yüksek

Kurulu Genel Kurulu’nun yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin anılan kararların hukuki niteliğine ilişkin yapılan değerlendirmelerde; 16.1. “.. 667 sayılı KHK’nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK’ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, “meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına” ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir” niteliğinde olduğu, 16.2. Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olduğu, yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterli olduğu, 16.3. Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun, yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların, anılan yargı mensuplarının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklarının sabit olduğu gerekçesiyle tesis edildiği” 16.4. 667 sayılı KHK’nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibariyle aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)

uyarınca ”Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak” suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığının görüldüğü, bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik

ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağının açık olduğu” tespitlerine yer verilmiştir ( Danıştay 5. Dairesi, T:05.10.2020, E:2017/4286, K:2020/4083).

17. Başvuran, hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan dolayı yapılan yargılama neticesinde anılan suçtan beraatine karar verildiğini, bu nedenle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğundan hâkimlik mesleğinden çıkarılmasına dair idari karar doğrultusunda, Noterlik Kanununun 7’nci maddesinin 1’inci fıkrasının 6’ncı bendi ve 7’nci maddesinin 2’nci fıkrasında düzenlenen koşulları sağlamadığına ilişkin değerlendirmenin hukuki olmadığını ifade etmektedir.

18. İdari yaptırım niteliğinde olan meslekten çıkarılmaya ilişkin kararın ceza hukuku alanında suç sayılması durumunda ilgililer hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca

”Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak” suçundan ceza soruşturması ve kamu davası da açılmıştır.

19. Başvuran hakkında da, 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 53, 58/9 ve 3713 sayılı kanunun 5/1 maddelerinden yapılan yargılamada Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi 25/12/2017 tarihli, E: / K: / sayılı kararı ile, müsnet suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede, kesin inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiş, anılan karar 02.01.2018 tarihinde kesinleşmiştir.

20. Bununla birlikte, yukarıda yer verilen yargı kararlarında ifade edildiği gibi; 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olması, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacaktır.

21. Bu durumda, somut olayda Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2017 tarih ve E: /

K: / sayılı kararı ile başvuran hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraat kararı verildiği görülmüş ise de, başvuranın terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi

Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından yapılacak idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır. Noterlik Kanunu’nun Stajyerlik Şartlarının düzenlendiği 7’nci maddesinde, terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunanların noterliğe kabul edilemeyecekleri hükme bağlanmıştır. Bu kural, gerek noterlik stajını tamamlamak gerekse adli yargı hâkimlik ya da savcılıklarına veya hukuk fakültesi mezunu olup idari yargı hâkimlik veya savcılıklarına atanmış ya da avukat unvanını kazanmış olan veya Avukatlık Kanunu’na göre staj ve avukatlık sınavı şartlarından muaf olarak avukatlığa kabul olunmaya hak kazanmış bulunduğundan noterlik stajından muaf olmak suretiyle noter olarak atanma talebinde bulunanların tamamı yönünden geçerli bulunmaktadır.

22. Yukarıdan bu yana açıklanan nedenler ve emsal yargı kararları doğrultusunda; Üçüncü sınıf münhal

Dazkırı Noterliği’ne atanmak üzere başvuruda bulunan numaralı noterlik belgesi sahibi başvuranın talebinin reddine ilişkin idari işlemin iptali ile anılan Noterliğe atanması hususunda idareye tavsiye kararı verilmesi talebinin; başvuranın, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel 24.08.2016 tarih ve / sayılı kararıyla 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

/

Kararname’nin 3’üncü maddesi 1’inci fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği ve anılan kararın iptaline ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı da bulunmadığı anlaşıldığından; reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle,

BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi