|
ÖZET: Bu karar, başvuranın denetimli serbestlik ve nakil taleplerinin reddine ilişkin bir hukuki değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, cezasının bir yılın altına düştüğünü ve bu nedenle denetimli serbestlikten yararlanma hakkı olduğunu iddia etmiştir. Ancak, Gaziantep Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu, başvuranın bağlı olduğu örgütten ayrılmadığı ve infaz edilmemiş disiplin cezası bulunduğu gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin, yargı organlarında görülmekte olan bir uyuşmazlık olması nedeniyle incelenemeyeceğine karar vermiştir. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince, yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıkların denetim dışı olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın denetimli serbestlik ve nakil talepleri hukuka uygun bir şekilde reddedilmiştir. Bu durum, infaz sürecinin hukuki çerçevesi ve disiplin kurallarının uygulanabilirliği açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/4550-S.6706
BAŞVURU NO : 2018/17868
KARAR TARİHİ : 20/06/2019
RET KARARI
CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanma ve nakil talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 28/12/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan , Gaziantep Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda bulunduğunu, cezasının bir yılın altına düştüğünü, cezası bir yılın altına düşenlerin ilçe cezaevine gitme ve denetimli serbestlikten yararlanma hakkının olduğunu, iki ay geçmesine rağmen söz konusu haklardan yararlanamadığını, denetimli serbestlikten yararlanmaya ilişkin dilekçelerine herhangi bir cevap verilmediğini, dilekçelerinin akıbetine ilişkin herhangi bir bilgi alamadığını, Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebine ilişkin dilekçesini görevli personele teslim ettiğini ancak aradan birkaç saat geçtikten sonra kapasite dolu olduğu gerekçesiyle dilekçesinin iade edildiğini, ilçe cezaevine nakline dilekçesinin Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmediğini, ailesinin Şırnak’ta ikamet ettiğini, bu nedenle mağduriyet yaşadığını belirterek Şırnak ya da Şırnak’a yakın veya ilçe cezaevine naklini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 11/01/2019 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 01/03/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın 18/01/2019 tarihli denetimli serbestlik tedbirlerinden yararlanma talebinin Kurum
İdare ve Gözlem Kurulu tarafından değerlendirildiği, bu kapsamda 18/01/2019 tarihli ve sayılı karar ile bağlı olduğu örgütten ayrılmadığı ve infaz edilmemiş disiplin cezasının olması nedeniyle Açık Ceza infaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması” hükmü uyarınca denetimli serbestlik tedbirlerinden yararlanmaya hak kazanamadığına dair karar verildiği,
2.2. Başvuranın, söz konusu karara karşı Gaziantep İnfaz Hakimliğine şikayette bulunduğu, İnfaz
Hâkimliğinin 18/01/2019 tarihli ve sayılı kararı ile şikâyetin reddine dair karar verildiği, bu kapsamda adı geçenin söz konusu İnfaz Hakimliği kararına karşı Gaziantep 1. Ağır
Ceza Mahkemesine itiraz ettiği, anılan Mahkemenin kararının beklenildiği, 2.3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Kendi istekleri ile nakil” kenar başlıklı 54 üncü maddesinin (d) bendi ile 05/06/2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” hükmünün bulunduğu, bu itibarla başvuranın kesinleşmemiş disiplin cezası olduğundan naklinin mümkün olmadığı, ayrıca herhangi bir nakil başvurusunun da bulunmadığı, 2.4. Şırnak Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000 kişi, mevcudunun 1048 kişi, doluluk oranının % 104 olduğu, Şırnak Açık Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 120 kişi, mevcudunun 360 kişi, doluluk oranının ise % 300 olduğu, Gaziantep Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunun Kapasitesinin 60 kişi, mevcudunun 48 kişi, doluluk oranının % 80 olduğu, 2.5. Başvuranın bağlı olduğu örgütten ayrılmadığı, iyi halli olmadığı ve kesinleşmemiş disiplin cezası bulunduğundan yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri uyarınca naklinin ve denetimli serbestlik tedbirlerinden faydalanmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 5.2. “Disiplin cezalarının niteliği ve uygulama koşulları” başlıklı 37 inci maddesinde; “Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır.
Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez.”, 5.3. “Disiplin cezaları ve tedbirleri” başlıklı 38 inci maddesinde; “Çocuklar haricindeki
hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre şunlardır:
…
f) Hücreye koyma.
Toplu, bedensel, zalimane, insanlık dışı veya küçültücü cezalar disiplin cezası olarak uygulanamaz.”, 5.4. “Hücreye koyma” başlıklı 44 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında; “Hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır. …
On bir günden yirmi güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:
a) İsyan çıkartmak.
b) Kuruma ağır zarar vermek.
c) Kasten yangın çıkarmak.
d) Adam öldürmek veya öldürmeye kalkışmak.
e) Hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamak ile görevlileri her türlü kasten yaralamak.
f) Cinsel saldırıda veya çocuklara karşı cinsel istismarda bulunmak, bu suçlara kalkışmak veya cinsel tacizde bulunmak.
g) Her türlü ateşli silâh, mermi, patlayıcı madde, kesici, delici, yaralayıcı, bereleyici alet, yakıcı, aşındırıcı, boğucu, bayıltıcı, kör edici gaz ve ecza, her türlü zehir ve uyuşturucu ilâç ve madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak.
h) Görevlileri veya hükümlü ve tutukluları rehin almak.
ı) Firar etmek veya tünel kazmak.
j) Hükümlü ve tutuklular üzerinde baskı kurarak çıkar sağlamak, özel işleriyle başka işlerde kullanmak, bunlara kalkışmak veya bu amaçları gerçekleştirmek için nüfuz kullanarak grup oluşturmak.
k) Suç örgütlerine ait her türlü yayın, bez afiş, pankart, resim, sembol, işaret ve benzeri eşyayı kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek.
l) Suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak.
m) Kurum görevlileri ile dış güvenlik görevlilerine rüşvet vermek. …, 5.5. “Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması” başlıklı 48 inci maddesinde; “İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır;
…
f) Hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde bir yıl,
sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır.”, 5.6. “Nakiller” başlıklı 53 üncü maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler. …”, 5.7. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54 üncü maddesinde; “Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, gerekir. …”, 6. 06/04/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının
Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 165 inci maddesinde, 5275 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar tekrar vurgulanmıştır.
7. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı “Ceza
İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler” konulu Genelgenin
“Hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri” başlıklı 15 inci maddesinde, 5275 sayılı Kanunun ve
Tüzük’ün “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; “Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için;
…
d) İyi hal göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması,
e) İstekte bulunan kurumda yer bulunması, kapsama gücü ve sınıfının uygun olması ve sadece tutuklulara tahsis edilmiş (tututkevi) olmaması,
h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması,
ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut
gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması,
j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması gerekir.
1 inci fıkranın (e), (h), (ı) bentlerinde belirtilenler dışında kalan koşullara uymayan nakil istemlerine
ait dilekçeler, gereksiz yazışmaları önlemek amacıyla, Cumhuriyet başsavcılıklarınca değerlendirilerek uygun görülmediği takdirde reddedilecek ve ret kararı gerekçesi ile birlikte kendilerine tebliğ edilecektir. …” , düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan , 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, Gaziantep Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu, cezasının bir yılın altına düştüğünü, cezası bir yılın altına düşenlerin ilçe cezaevine gitme ve denetimli serbestlikten yararlanma hakkının olduğunu, iki ay geçmesine rağmen söz konusu haklardan yararlanamadığını, denetimli serbestlikten yararlanmaya ilişkin dilekçelerine herhangi bir cevap verilmediğini, dilekçelerinin akıbetine ilişkin herhangi bir bilgi alamadığını, Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebine ilişkin dilekçesini görevli personele teslim ettiğini ancak aradan birkaç saat geçtikten sonra kapasite dolu olduğu gerekçesiyle dilekçesinin iade edildiğini, ilçe cezaevine nakline dilekçesinin Cumhuriyet
Başsavcılığına iletilmediğini, ailesinin Şırnak’ta ikamet ettiğini, bu nedenle mağduriyet yaşadığını belirterek Şırnak ya da Şırnak’a yakın veya ilçe cezaevine naklini talep etmektedir.
10. Başvuran hakkında Gaziantep Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu
Başkanlığı tarafından 18/01/2019 tarihli ve karar no.lu “İyileştirme Programları Uyum Ve
Sonuç Değerlendirme Kararı” düzenlendiği, Gaziantep İnfaz Hakimliğinin 18/01/2019 tarihli ve
Dosya No: , Karar No: sayılı dosyası kapsamında başvuranın denetimli serbestlik talebinin reddine karar verildiği, başvuranın İnfaz Hakimliği kararına karşı Gaziantep 1. Ağır Ceza
Mahkemesine itiraz ettiği görülmüştür. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle, başvuranın denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanma talebinin, Gaziantep İnfaz Hakimliği tarafından karara bağlandığı ve
Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinde karara itiraz edildiği dikkate alındığında Kurumumuzca söz konusu talebin incelenmesine imkan bulunmamaktadır.
11. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3 üncü maddesinde, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı,
sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte, diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, büyük olasılıkla, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmaktadır.
12. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 53 üncü maddesinde, hükümlülerin, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebileceği, 54 üncü maddesinde ise hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmelerinin şartlarının belirlendiği, bu bağlamda hükümlülerin iyi hâl göstermelerinin, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olmalarının nakil şartlarından olduğu anlaşılmıştır. Aynı şekilde, Ceza İnfaz
Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ile Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 167 No.lu Genelgenin ilgili hükümlerinde, başka bir ceza infaz kurumuna nakil için kişilerin iyi hal gösterme, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olma şartını sağlaması gerektiği vurgulanmıştır.
13. Başvuranın, Disiplin Kurulu Kararı ile 11 (on bir) gün “Hücreye koyma” cezası aldığı, söz konusu cezanın 26/02/2019 tarihinde kesinleştiği ve 14/03/2019-25/03/2019 tarihleri arasında cezanın infaz edildiği anlaşılmıştır. 5275 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde, hükümlünün hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerinin olması halinde, disiplin cezasının infaz edildiği tarihten itibaren bir yılın sonunda disiplin cezası almama ve iyi hâlli olma koşuluyla kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla cezanın kaldırılacağı düzenlenmiştir. Bu bağlamda, başvuranın 11 (on bir)
gün hücreye koyma cezasının 14/03/2019-25/03/2019 tarihleri arasında infaz edildiği, disiplin cezasının kaldırılmasının ve iyi hâlin kazanılmasının, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren bir yılın sonunda kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla mümkün olduğu, dolayısıyla cezanın yasal olarak 24/03/2020 tarihinde kaldırılacağı anlaşılmıştır.
14. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın 11 (on bir) gün hücreye koyma cezasının yasal olarak 24/03/2020 tarihinde kaldırılacağı, bu nedenle disiplin cezasının yasal kaldırılma süresinin henüz dolmadığı ve iyi hâlin kazanılmadığı değerlendirilmiş olup nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Gaziantep İnfaz Hakimliğine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi