ÖZET: Başvuran, Ankara Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunmakta ve denetimli serbestlik ile koşullu salıverilme taleplerinde bulunmuştur. Başvurusu, ceza infaz kurumunun denetimli serbestlik hakkını kullandırmama eğilimi ve bu süreçteki belirsizlikler üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, cezaevindeki faaliyetlerin eksikliği nedeniyle değerlendirme sürecinin şeffaf olmadığını, bu durumun kendisini mağdur ettiğini ifade etmektedir. Ayrıca, Amasya iline yakın bir cezaevine nakil talebinde bulunmuş, ancak kapasite doluluğu nedeniyle bu talebi reddedilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceledikten sonra, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme konularında idarenin uygulamalarında hukuka aykırılık tespit etmemiştir. Ancak, başvuranın nakil talebinin reddinin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, başvuranın nakil koşullarını taşıması durumunda, talep edilen kurumlarda boşalma olması halinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, başvuranın durumunu göz önünde bulundurarak daha adil bir karar alma süreci işletmesi önerilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın denetimli serbestlik talebi reddedilmiş, ancak nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi için Adalet Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğ edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9819-S.24.15146

BAŞVURU NO : 2024/6980

KARAR TARİHİ : 17.09.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, denetimli serbestlik/koşullu salıverilme ve nakil talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 31.05.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan

1. Ankara Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunduğunu, 5275 sayılı Kanuna göre cezaevlerinin her altı ayda bir ve denetimli serbestlik zamanı geldiğinde hükümlünün durumunu değerlendirerek İdare ve Gözlem Kurulu kararı verildiğini; ancak değerlendirmenin de hangi kritere göre yapıldığı konusunda bilgilendirme yapılmadığını, ceza infaz kurumunun kararını bildiren bir rapor iletildiğini, ceza infaz kurumunun açılmayan/olmayan kurs/etkinlik vb. faaliyetlere hükümlülerin katılmalarını beklemekte olduğunu, açılmayan/olmayan kurslara katılamadığı için de hükümlüyü sorumlu tuttuğunu, değerlendirmenin kurul tarafından hükümlü ile yaklaşık beş dakika görüşme yaparak, görüşmenin ceza infaz kurumu yaşantısı ile ilgili değil de mahkeme dosyası içeriklerine dair olduğunu, değerlendirmenin paylaşılmadığını, kendisinin denetimli serbestlik hakkından yararlanma tarihinin 26/8/2024 olduğunu, Ankara Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun hükümlüleri bu haktan yararlandırmama konusunda genel bir eğilim göstererek denetimli serbestlikten yararlanamadıklarını, dilekçesini yazmasının sebebinin de üç ay sonra aynı durumla karşılaşıp karşılaşmayacağını bilemediğini belirterek denetimli serbestlik/koşullu salıverilme haklarının kullandırılması kararının ceza infaz kurumu idarelerinin inisiyatifinden ziyade cezaevlerinin farklı tutumlarından kaynaklanan mağduriyetin giderileceği düzenleme konusunda gerekli tedbirlerin alınmasını, Ankara Sincan T Tipi Ceza İnfaz

Kurumu’nun denetimli serbestlik/koşullu salıverilme haklarından kullandırma konusunda şeffaf ve hesap verilebilir karar alma süreci benimsenmesi konusunda gerekli süreçlerin işletilmesinin sağlanmasını, hükümlünün iyi halinin değerlendirildiği 5275 sayılı Kanunun daha insani ve hukuki olarak uygulanması

konusunda gerekli tedbirlerin alınmasının sağlanmasını, hükümlülerin iyi hallerinin değerlendirme için yapılan görüşmelerin hukuki bir yaptırımı olması açısından video kaydına alınmasının sağlanmasını, hükümlülerin hakkında yapılan değerlendirmeye esas kriterlerin hükümlülerle paylaşılması ve objektif şekilde yorumlanmasına ilişkin süreçlerin işletilmesinin sağlanmasını,

2. 2023 yılının Kasım Ayından itibaren Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne Ankara İli ile bir bağının kalmadığını, eşi ve çocuğuna Ankara İlinde maddi olarak yardım edecek birilerinin bulunmadığını, anne ve babasının Amasya İlinde yaşadıklarını ve ziyaretine nadir gelebildiklerini, gelirken de maddi anlamda zorluklar yaşadıklarını belirterek isteğe bağlı başka bir şehir, mümkün ise anne babasının bulunduğu

Amasya İline yakın, mümkün değil ise başka bir şehir için sevk talebinde bulunduğunu; ancak taleplerine kapasite doluluğu nedeniyle ret cevabı verildiğini; ayrıca, ceza infaz kurumu tarafından sevk yazılabilecek ceza infaz kurumları listesinde kapasite dolu olduğu için ret cevabı aldığı ceza infaz kurumlarının yer aldığını, bulunduğu ceza infaz kurumunun (1) numaralı maddede belirttiği genel eğilimi nedeniyle başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesinin haklarından yararlanacağını düşündürdüğünü belirterek; sevk talep dilekçeleri değerlendirilirken sunduğu gerekçelerin dikkate alınarak olumlu yanıt verilmesine ilişkin

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne tavsiye kararı verilmesini, isteğe bağlı sevk talebine olumlu yanıt verilmesi konusunda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün karar alma süreçlerinin daha adil hale getirilmesinin sağlanmasını,

Talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3. Kurumumuz 26/6/2024 tarihli ve S. sayılı yazı ile şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 14/8/2024 tarihli ve Esayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

“Denetimli serbestlik/koşullu salıverilme hakları ve iyi hal değerlendirmeyle” ilgili olarak;

3.1. 5275 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinde yapılan değişiklik üzerine yeni sistemin uygulama usullerini belirlemek amacıyla hazırlanan, Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin

Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in 29.12.2020 tarihli ve 31349 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak

01.01.2021 tarihinde yürürlüğe girdiği,

3.2. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Hükümlüler ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda; ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında; idare ve gözlem kurulu tarafından, iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere bir değerlendirmeye tabi tutulur.” hükmüne yer verildiği, 3.3. Hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre bir gelişim gösterip göstermediği konularında değerlendirmeye tabi tutulduğu, yapılan bu değerlendirmelerde hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile sosyal-kültürel ve sportif faaliyetler, /

kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, sosyal ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, kurallara uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alındığı, 3.4. Hükümlüler en geç altı ayda bir ve açık ceza infaz kurumuna ayrılma, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak kalan cezasını infaz etme ile ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilme öncesinde iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirmeye tabi tutulduğu, 3.5. Hükümlünün infaz sürecinde gösterdiği gelişim; yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal yardım ile güvenlik ve gözetim servisleri tarafından hazırlanan raporlar ile puanlanmakta bu değerlendirmede, hükümlünün gösterdiği gelişim “artı puan”, aldığı disiplin cezaları “eksi puan” şeklinde değerlendirilerek

“gelişim puanı” belirlendiği, gelişim değerlendirme raporlarında toplam 50 adet değerlendirme kriteri bulunmakta olup hükümlülerin bu kriterlerde gösterdikleri gelişim yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal yardım ile güvenlik ve gözetim servisleri tarafından bireysel ve objektif olarak raporlandığı, dört servis tarafından hazırlanan bu raporlar idare ve gözlem kurullarının iyi hâlin belirlenmesine dair kararlarına dayanak oluşturduğu, yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal yardım ile güvenlik ve gözetim servisleri tarafından hazırlanan gelişim değerlendirme raporları ile belirlenen bireysel “gelişim puanı” eşik puanın altında kalan hükümlüler hakkında açık ceza infaz kurumuna ayrılma, kalan cezasını denetimli serbestlik tedbiri altında infaz etme veya ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilme öncesinde iyi hâl kararı verilmediği, 3.6. Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısının başkanlık ettiği bu kurula ayrıca Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık

Bakanlığından birer uzmanın da katılabildiği, 3.7. Diğer taraftan, Yönetmelik’in 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Hangi tutum ve davranışlara ne kadar puan verileceği, ölçme ve değerlendirme kriterleri, değerlendirmeye esas eşik puanlar, değerlendirme raporlarının şekli, kullanılacak program ve formlar ile puanlama sonucuna göre yapılacak değerlendirmenin başlayacağı tarih Genel Müdürlükçe belirlenir.” hükmü ile 32 inci maddesinde yer alan “Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve gelişim puanı Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşan ve erken iyileşme gösterdiği kanaatine varılan iyi halli hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulu tarafından, kapalı ceza infaz kurumunda kalması gereken toplam sürenin onda birine kadar daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma kararı verilebilir. Erken iyileşmeye bağlı olarak, erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ile ilgili esas ve usuller Genel Müdürlükçe gösterilir.” hükmü gereğince kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve gelişim puanı Genel Müdürlüklerince belirlenen eşik puanını aşan ve erken iyileşme gösterdiği kanaatine varılan iyi hâlli hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulu tarafından, kapalı ceza infaz kurumunda kalması gereken toplam sürenin onda birine kadar daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma kararı verilebileceği, erken iyileşmeye bağlı olarak, erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ile ilgili esas ve usuller ile iyi hâlliliğe esas alt eşik (45) ve üst eşik (80) puanlarının yine Genel Müdürlüklerince belirlendiği ve puanlamaya dayalı iyi hâl değerlendirme sistemine 01.01.2022 tarihi itibarıyla başlandığı, 3.8. Bunun yanı sıra, ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlülerin söz konusu kurul kararlarına karşı öncelikle infaz hâkimliklerine şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, yargı bağımsızlığına sahip hâkim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin veya

/

tavsiye suretiyle müdahale imkânı bulunmadığı ve kurum idarelerince verilen kararlar doğrultusunda işlem tesis edildiği; bu kapsamda, adı geçen hakkında son olarak yapılan dönem değerlendirmesi sonucunda

Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 16.05.2024 tarihli ve / sayılı kararıyla 5275 sayılı Kanun’un

89 uncu maddesi ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair

Yönetmelik uyarınca iyi hâlli olduğuna, iyileştirme programlarına katılımının ve gösterdiği gelişiminin gözlemlenmesinin devam edilmesine karar verildiği, adı geçenin söz konusu kurul kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet veya ağır ceza mahkemesine itiraz başvurusunun bulunmadığı, 3.9. Öte yandan, adı geçenin koşullu salıverme tarihinin 26.08.2025 olduğu, buna göre kurum idaresince mevzuat hükümleri uyarınca 27.08.2024 tarihinde gerekli değerlendirmenin yapılarak karar alınacağı ve karar doğrultusunda işlem tesis edileceği, “Nakil talebi” ilgili olarak ise; 3.10. Adı geçenin, barındırıldığı Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1100, mevcudunun 978, doluluk oranının %89, 3.11. 02.04.2024 tarihli dilekçesiyle isteğe bağlı naklini talep ettiği; -Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1387, doluluk oranının%139, -Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1395, doluluk oranının

%116, -Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1670, mevcudunun 1950, doluluk oranının %117, -Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1324, doluluk oranının %132, -Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1926, doluluk oranının

%161, -Aksaray T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1672, doluluk oranının %139, -Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1393, doluluk oranının %139, -Türkoğlu 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1322, mevcudunun 753, doluluk oranının

%57, -Türkoğlu 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1322, mevcudunun 912, doluluk oranının

%69, -Kayseri 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1587, doluluk oranının

%159, -Kayseri 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1470, doluluk oranının

%147, -Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1670, mevcudunun 2287, doluluk oranının

%137, /

-Akşehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 432, mevcudunun 671, doluluk oranının %155, -Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 330, mevcudunun 357, doluluk oranının %108, -Ardahan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 330, mevcudunun 345, doluluk oranının %105 olduğu, 3.12. Diğer taraftan, adı geçenin isteğe bağlı nakil talebinde bulunduğu Türkoğlu 1 ve 2 No.lu L Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumlarının Kahramanmaraş merkezli deprem nedeniyle hizmete kapatıldıktan sonra anılan

Kurumlardan diğer ceza infaz kurumlarına gönderilen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinde belirtilenler ile 3713 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından hükümlü ve tutuklulardan iyi halli olanların 2024 Şubat ayı itibarıyla anılan Kurumlara iade edilme işlemlerinin başlatıldığı ve bu kurumlara nakillerin kontrollü olarak yapıldığı, 3.13. Adı geçenin, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, naklini talep ettiği kurumlarda terör suçundan bulunan hükümlü/tutuklulara ayrılan odaların kapasitelerinin ise dolu olduğu, 3.14. Bunun yanı sıra, f tipi yüksek güvenlikli ve yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarının doluluk oranları

Genel Müdürlüklerince titizlikle takip edilmekte olup doluluk oranlarının %100’e ulaştığı anda bahse konu kurumlardan diğer kurumlara (nakli istenilen kişilerin, hükümlü ve tutuklu bilgi formu ile ceza infaz kurumu dosyasında incelemeler yapıldıktan sonra, bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmasında bir sakınca bulunmadığı tespit edilen kişiler belirlenerek) kapasite nedeniyle nakiller yapılarak, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının mevcutlarının (olağan dışı durumlar hariç) kapasitelerinin üzerine çıkarılmamaya çalışıldığı, söz konusu uygulamanın tedbir amaçlı uygulandığı, 3.15. Ayrıca, aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi nedeniyle nakil taleplerinin uygun değerlendirilemediği, 3.16. Diğer yandan, bulundukları ceza infaz kurumundan başka ceza infaz kurumlarına nakil gitmek isteyen hükümlü ve tutukluların, 5275 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi ile 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu

Genelgenin 15 inci maddesinin ilgili fıkraları gereğince, gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri ve nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul ettiklerini belirtir şekilde yazmış oldukları dilekçelerini, ceza infaz kurumu idaresi aracılığı ile Genel Müdürlüklerine göndermeleri gerektiği, Genel

Müdürlüklerinin isteğe bağlı nakillerde hükümlülerin nakil gitmek istedikleri yer dışında re’sen kurum belirleme yetkisinin bulunmadığı, 3.17. Adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığının tespit edildiği, 3.18. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği; bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların

/

bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak da, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği,

3.19 Adı geçenin, başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi ile ilgili olarak 02.04.2024 tarihli

dilekçesiyle talepte bulunduğu ancak, talep ettiği kurumların kapasitesinin dolu olması nedeniyle naklinin

Genel Müdürlüklerinin 30.04.2024 tarihli ve E- -TENSİS- / sayılı yazısıyla uygun olarak değerlendirilemediği, 3.20. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların bahse konu kurumları talep etmesi halinde, talep eden kişilerin ceza miktarlarının ve örgütteki konumlarının dikkate alınarak ve incelenerek taleplerin değerlendirildiği, 3.21. Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, 3.22. Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumları mevcutlarının günaşırı değiştiği; bu nedenle, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü/tutukluların nakil talepleri Genel Müdürlüklerine ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, 3.23. Öte yandan, Genel Müdürlüğün 25.05.2022 tarihli ve E- – – / sayılı yazısıyla her ayın 1’i ile 10’u arasında isteğe bağlı nakil taleplerinin alınacağının tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği; bu kapsamda, adı geçenin ileriki aylarda belirtilen nakil dönemlerinde nakil talep dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumu idaresi aracılığı ile Genel Müdürlüklerine göndermesi halinde durumunun mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirileceği, 3.24. Adı geçene ait 01.01.2024/08.07.2024 tarihleri arasına ait ziyaret raporuna göre 05.01.2024/26.06.2024 tarihleri arasında sair zamanlarda ziyaretçi görüşmelerinde bulunduğu ve

08.07.2024 tarihi itibari ile alınan ARG Ses Kayıt Çağrı raporuna göre 11.01.2024/04.07.2024 tarihleri

arasında sair zamanlarda telefon görüşmelerinde bulunduğu, Açıklamalarına yer verilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 4.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

4.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin; “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde; “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”, 6. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı Kararıyla kabul edilen

“Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü

“nün; 6.1. “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.”, 6.2. “İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı” başlıklı 20 nci maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kimse talep ettiği zaman eğer mümkünse genellikle ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulur.”, 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun; 7.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 7.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

… c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. … f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. ”, 7.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) Yüksek güvenlikli

kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir…

(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır…”,

7.4. “Gözlem ve sınıflandırma merkezleri” başlıklı 13 üncü maddesinde; “(1) Hükümlülerin durumlarına uygun kurumlara ayrımı, 23 üncü maddede belirtilen gözlem ve sınıflandırma merkezlerince yapılır.

(2) Gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usûlleri yönetmelikte gösterilir.”,

7.5. “Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılacak işlemler” başlıklı 20 nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Hükümlüye, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin bulunduğunu belirten bir belge verilir.”,

7.6. “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili

kısımları “(1) Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır:

a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır. Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler.

b) Bu merkezlerde; mümkün olduğunca kriminoloji, penoloji, davranış bilimleri, adalet psikolojisi veya ceza hukuku alanında bilgi ve deneyime sahip yöneticiler, psikiyatri uzmanı, hekim, adlî tıp uzmanı, psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı ve öğretmen gibi uzman görevliler ile diğer kurum görevlileri bulundurulur.

c) Kadın, çocuk ve genç hükümlüler ile ilgili gözlem ve sınıflandırma, gerekli görülen yer veya bölgelerdeki ayrı gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya bunların noksanlığı hâlinde kadın, çocuk ve kadın ve erkek gençlik kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yerine getirilir.

/

d) Hükümlülerin gözlemleri, gözlem kurulunca kuruma kabul tarihinden başlayarak tek kişilik odalarda yapılır. Ancak kurumun tek kişilik odası bulunmaması veya kısıtlı sayıda olması durumunda tahsis edilmiş özel bölümlerinde de yapılabilir.

e) Ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezalarına veya iki yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, haklarında uygulanacak rejimi ve gönderilmeleri gereken infaz kurumunu ve bu maksatla kişisel ve sosyal özelliklerini belirlemek için Kanunda gösterilen esaslar uyarınca gözleme tâbi tutulurlar. Gözlem süresi altmış günü geçemez.

f) Hükümlü; kişiliğine, sair hâllerine, suçun işlenmesindeki özelliklere göre gerektiğinde gözleme tâbi tutulmayabilir.

g) Gözlem sonunda, gözlem merkezi hükümlüye ait dosyayı görüşü ile birlikte Adalet Bakanlığına gönderir. Gözlem sonucuna göre hükümlünün gönderileceği infaz kurumu Bakanlıkça belirlenir. (Ek cümle: 25/5/2005-5351/2 md.) Ancak, yapılan gözlem ve sınıflandırma sonunda idare ve gözlem kurulunca aynı ceza infaz kurumunda veya o yer Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı diğer ceza infaz kurumlarında kalması uygun bulunan hükümlülerin dosyaları Bakanlığa gönderilmez ve cezalarının infazına, bulundukları veya Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilecekleri bağlı ceza infaz kurumlarında devam olunur.

…

(3) Kısa süreli hapis cezaları, Kanunda gösterilen esaslara göre infaz olunur. (Mülga ikinci cümle:

25/5/2005-5351/2 md.)”,

7.7. “Nakiller” başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”,

7.8. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54 üncü maddesinde; “Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. …”,

7.9. “Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi” başlıklı 89 uncu maddesinde; “(Başlığı ile Birlikte Değişik:14/4/2020-7242/36 md.) (1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.

(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu

görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır.

(3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna

Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır.

(4) İdare ve gözlem kuruluna Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile izleme kurulundan katılan üyelere katıldıkları her bir toplantı günü için memur maaş katsayısının (500)

rakamı ile çarpılması sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir.

(5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır.

(6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemez.

(7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir.”,

7.10. “Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama” başlıklı (Değişik:14/4/2020-7242/41 md.) 98 inci maddesinin birinci fıkrasında; “a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.”,

7.11. “Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı” başlıklı (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.)

105/A maddesinin (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) birinci fıkrasında; “Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.”,

” 7.12. “Koşullu salıverilme başlıklı 107 inci maddesinde; “(1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.

… Ancak, Türk Ceza Kanununun; a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, /

c) İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, d) Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar, f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138)

süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar, h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile 1/1/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.

(3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre; a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı, b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz, c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı, d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz, e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz, Yıldır.

(4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümle:14/4/2020-7242/48 md.) Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. Ancak, bu süreler; a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kırk, b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzdört, c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk, d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzdört, e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki, Yıldır. (Ek cümle:22/7/2010 – 6008/9 md.) Bu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz.

(5) Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar

[53] infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.

/

(6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.

(7) Hükümlü, denetim süresinde, infaz kurumunda öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığında çalıştırılabilir.

(8) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlüler, denetim süresinde eğitimlerine, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir kurumda devam ederler.

(9) İnfaz hâkimi, denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir.

Bu kişi, kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.) İnfaz hâkimi ayrıca, iki yılı geçmemek üzere denetim süresi içinde hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına karar verebilir. Bu karar gereğince denetimli serbestlik müdürlüğü, risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak hükümlüyü; a) Belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma, b) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme, c) Belirlenen programlara katılma, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutar. Denetimli serbestlik müdürlüğü hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak yükümlülükleri değiştirebilir.

(10) İnfaz hâkimi, koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi içinde kaldırabilir.

(11) (Değişik:14/4/2020-7242/48 md.) Hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine verilir. İnfaz hâkimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir; raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

(12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.

(13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.

(14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.

(15) (Değişik: 20/7/2017-7035/25 md.) Hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilirse ya da bağlı tutulduğu yükümlülükleri yerine getirmezse hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği, cezaların toplandığı hâller ile hükmün bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmiş olması hâlinde ise 101 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen infaz hâkimliği tarafından koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dosya üzerinden karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.

(16) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, “Devletin Güvenliğine Karşı

Suçlar” başlıklı Dördüncü Bölüm, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine

Karşı Suçlar” başlıklı Beşinci Bölüm, “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.”,

8. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun;

”

“İnfaz hâkimliklerinin görevleri başlıklı 4 üncü maddesinde; “İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır:

1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.

5. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek.

6. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.

7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.”,

9. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;

“Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

10. 29/03/2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının

Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in;

10.1. “İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 28 inci maddesinin; “(1) İdare ve gözlem

[15]

kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir:

a) Hükümlülerin suç türlerini belirleyerek, durumlarına uygun kurumlara ayrılmalarını sağlamak ve bunlara uygun olacak infaz ve iyileştirme rejimini saptamak.

b) Hükümlülerin kurumlara kabullerinden sonra kalacakları odaları belirlemek.

c) Kurumlarda kalmakta olan hükümlüleri gruplandırmak.

ç) Hükümlülerin kalmakta oldukları odaları değiştirmek.

d) Hükümlülerin bireysel olarak, psiko-sosyal yardım servisince hazırlanan iyileştirme programlarına uyumunu ve sonuçlarını değerlendirmek.

e) İyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlülerin belirlenmesi ile ilgili karar almak.

f) Tehlikeli hâli bulunan ya da örgüt mensubu olan hükümlülerle ilgili olarak, telefon görüşmeleri ile radyo, televizyon yayınları ve internet olanaklarından yararlanma hakkının kısıtlanmasına karar vermek.

g) Açık kurumlar ile eğitim evlerinde bulunan hükümlülerden; kurum dışındaki eğitim, ağaçlandırma, çevre düzenlemesi ve temizliği, doğal afet sonrası yardım, tiyatro çalışmaları gibi sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere katılacak hükümlülerin, kurum dışına çıkabilmeleri için karar almak.

ğ) Açık kurumlarda ve eğitim evlerinde kalan hükümlülerin, oda ve eklentilerinde 15 bulundurabilecekleri eşyanın cinsi ve miktarını belirlemek.

h) Koşullu salıvermeye ve uygulanacak infaz rejimine esas teşkil edecek iyi hâl kararını almak.

ı) Hükümlüleri, tutum ve davranışlarına göre ödüllendirmek.

i) (Ek:RG-12/11/2021-31657-CK-4773/12 md.) 5275 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi gereğince hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar vermek.

j) Mevzuatla verilen diğer görevleri yerine getirmek.

(2) İdare ve gözlem kurulu, birinci fıkrada sayılan görevleri yerine getirirken diğer kurulların önerilerini de dikkate alır.

(3) İdare ve gözlem kurulunun, birinci fıkranın (b) ilâ (ğ) bentlerinde sayılan görevleriyle ilgili olarak aldığı kararlarla, diğer kurulların kararları arasında uyumsuzluk bulunması durumunda, psikososyal yardım servisinde çalışan personelin görüşü de alındıktan sonra, idare ve gözlem kurulu tarafından verilecek karar uygulanır.”,

10.2. “Hükümlülerin nakillerinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 127 nci maddesinin ilk fıkrasında; “Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanunun 53 ilâ 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir…”,

11. 29/12/2020 tarihli ve 31349 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma

Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in;

11.1. “İdare ve gözlem kurulunun oluşumu” 13 üncü maddesinde; “(1) İdare ve gözlem kurulu; Ceza

İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin

22 nci maddesinde sayılan görevlilerden oluşur.

(2) 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca iyi hâl değerlendirmesi yapacak olan kurula Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Bu kurula birinci fıkrada sayılan üyelerin yanı sıra Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından görevlendirilen birer uzman da katılır. Bu bakanlıkların ilçe teşkilatında uzman bulunmaması durumunda il teşkilatında görevli bir uzmanın görevlendirmesi sağlanır.

(3) 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca oluşturulan idare ve gözlem kurulu üyeleri belirlenirken, birden fazla ceza infaz kurumunun bulunduğu il ve ilçelerdeki iş yoğunluğu da dikkate alınarak, her ceza infaz kurumu için ayrı bir Cumhuriyet savcısı, izleme kurulu üyesi ve uzmanın görevlendirilmesi sağlanabilir.

(4) İdare ve gözlem kurulu, gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin görev ve yetkilerini kullanır.”,

11.2. “İdare ve gözlem kurulunun görevleri” başlıklı 14 üncü maddesinde; “(1) İdare ve gözlem kurulu; mevzuatta verilen diğer görevlerinin yanında hükümlünün kademeli olarak toplumla bütünleştirilmesi ile

ilgili aşağıda sayılan görevleri yapar:

a) Hükümlüleri sınıflandırır.

b) Hükümlüleri gruplandırır.

c) Hükümlülerin durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmalarına karar verir.

ç) Uygulanacak infaz ve iyileştirme rejimini saptar.

d) Mevzuatta iyi hâlliliğin arandığı diğer durumlar ile ilgili değerlendirmeleri yapar.

e) 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca bütün hükümlüler hakkındaki ara değerlendirmeleri en geç altı ayda bir yapar.

f) 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya, kalan cezasını denetimli serbestlik tedbiri altında infaz etmeye veya ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilmeye esas iyi hâl değerlendirmelerini yapar.

(2) 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca oluşturulan idare ve gözlem kurulu; toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların; açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle kalan cezalarının infazına ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmakta iken koşullu salıverilme hariç olmak üzere ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilmelerine ilişkin iyi hâl değerlendirmelerini yapar.

(3) Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği Cumhuriyet savcısı, izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen uzmanlar, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazından sonra koşullu salıverilmeye ayrılacak hükümlüler hakkında yapılacak değerlendirmeye katılmaz.

(4) Toplama kararı alınarak infaz edilmekte olan ilamlara konu suçlardan birinin, ikinci fıkrada sayılan suçlardan biri olması ve toplam ceza miktarının da on yılın altında olması durumunda, bu hükümlü hakkındaki iyi hâl değerlendirmesi 13 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen idare ve gözlem kurulu tarafından yapılır.”,

11.3. “Kurulun inceleme ve değerlendirme esasları” başlıklı 16 ncı maddesinde; “(1) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda; ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında; idare ve gözlem kurulu tarafından, iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere bir değerlendirmeye tabi tutulur.

(2) Yapılan değerlendirmede; infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı eğitimöğretim, psiko-sosyal yardım ve destek programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat

/

programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, yükümlülüklerine riayeti, kurum güvenlik ve düzenine katkısı, aldığı disiplin cezaları ve ödüller dikkate alınır.

(3) Bulunduğu ceza infaz kurumunda kalacağı süre, altı aydan fazla olan hükümlüler hakkında yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal yardım ile güvenlik ve gözetim servislerince “gelişim değerlendirme raporu” düzenlenir. Ancak açık ceza infaz kurumuna ayrılma, kalan cezasını denetimli serbestlik tedbiri altında infaz etme veya ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıverilme tarihi öncesindeki son dönemin artık dönem olması durumunda, bu artık döneme ait değerlendirme ilgili servislerce düzenlenen gözlem değerlendirme raporuna göre yapılır.

(4) Bulunduğu ceza infaz kurumunda kalacağı süre 60 günden fazla, altı aydan az olan hükümlüler hakkında yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal yardım ile güvenlik ve gözetim servislerince “gözlem değerlendirme raporu” düzenlenir. Ancak ceza infaz kurumunda kalma süresi 60 günden az olan hükümlü hakkında yalnızca yönetim ve psiko-sosyal yardım servisi tarafından gözlem değerlendirme raporu düzenlenir.

(5) İdare ve gözlem kurulu; hükümlü hakkındaki değerlendirmesini yaparken, gözlem değerlendirme ve gelişim değerlendirme raporları, risk değerlendirme raporu ile infaz dosyalarındaki tüm bilgi ve belgelere göre karar verir. Kurullar bu değerlendirme sırasında talebi üzerine veya re’sen hükümlü ile mülakat yapabilir.

(6) İdare ve gözlem kurulu; açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve kalan cezasını denetimli serbestlik tedbiri altında infaz etme ya da koşullu salıverilme öncesindeki değerlendirmenin yapıldığı son toplantıda hükümlü hakkında inceleme ya da araştırma yapılmasına veya rapor tanzim edilmesine karar verebilir.”,

11.4. “Gelişim değerlendirme sistemi” başlıklı 31 inci maddesinde; “(1) Hükmün infazına başlanması ile birlikte, ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içerisindeki tutum ve davranışları, kurum düzeni ve güvenliğine katkısı, yükümlülüklerini yerine getirmesi ile yürütülen iyileştirme ve topluma kazandırma programlarına katılımı sonucunda hükümlünün gösterdiği gelişim ölçülerek puanlanır. Bu amaçla hükümlülerin; a) Katıldıkları eğitim-öğretim faaliyetleri, psiko-sosyal yardım programları, destekleyici programlar ile infaz sürecindeki tutum ve davranışları “artı puan”, b) Aldığı disiplin cezaları “eksi puan”, şeklinde puanlanarak iyi hâl değerlendirmesine esas “gelişim puanı” belirlenir.

(2) Puanlama; yönetim servisi, eğitim ve öğretim servisi, psiko-sosyal yardım servisi ile güvenlik ve gözetim servisi tarafından yapılır.

(3) Hangi tutum ve davranışlara ne kadar puan verileceği, ölçme ve değerlendirme kriterleri, değerlendirmeye esas eşik puanlar, değerlendirme raporlarının şekli, kullanılacak program ve formlar ile puanlama sonucuna göre yapılacak değerlendirmenin başlayacağı tarih Genel Müdürlükçe belirlenir.”,

11.5. “Gelişim puanlaması” başlıklı 32 inci maddesinde; “(1) Hükümlü her değerlendirme dönemi içerisinde gözlemlenir, iyileştirme planına göre gelişimi ve gözlemler UYAP’ın ilgili bölümlerine kaydedilir.

(2) Hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulunca altı ayda bir yapılacak değerlendirme öncesinde, UYAP’a kaydedilen bilgiler ve dönem içerisinde yapılan gözlemler dikkate alınarak gelişim değerlendirme raporları hazırlanır.

(3) Gelişim değerlendirme raporlarında hükümlünün infaz sürecindeki tutum ve davranışları ile iyileştirme planına göre gösterdiği gelişim puanlanır ve servis puanı bulunur.

(4) İki suret olarak düzenlenen gelişim değerlendirme raporunun bir sureti serviste muhafaza edilir, bir sureti işlemin ikmali için idare ve gözlem kurulu sekretaryasına gönderilir.

/

(5) Yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal, güvenlik ve gözetim servislerince verilen servis puanları toplamının değerlendirme raporu sayısına bölümü ile dönem puanı hesaplanır. İdare ve gözlem kurulu sekretaryası tarafından hazırlanan dönem puanı icmal tablosu ilgilinin gözlem ve değerlendirme dosyasında saklanır.

(6) Ceza infaz kurumundan ayrılmaya ilişkin iyi hâl değerlendirmesinin yapılacağı son idare ve gözlem kurulu toplantısı öncesinde, o güne kadar alınan dönem puanları toplamının, toplam değerlendirme dönemi sayısına bölümü ile hükümlünün gelişim puanı belirlenir.

(7) Gelişim puanı; a) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma aşamasında yapılan iyi hâl değerlendirmesinde, b) Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün denetimli serbestliğe ayrılma aşamasında yapılan iyi hâl değerlendirmesinde, c) Kapalı ya da açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün denetimli serbestliğe ayrılmaksızın koşullu salıverilmesi amacıyla yapılan iyi hâl değerlendirmesinde, iyi hâl kriteri olarak esas alınır.

(8) İdare ve gözlem kurulu, ara değerlendirme dönemleri sonunda gözlem ve değerlendirme dosyasındaki bilgi ve belgeler ile dönem puanını esas alarak değerlendirme yapar. Kurulların iyi hâl değerlendirmesi yapmasından sonra, işlemlerin sonuçlanmasına kadar geçen süre içindeki olumlu ya da olumsuz davranışları bir sonraki dönem değerlendirilir.

(9) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve gelişim puanı Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşan ve erken iyileşme gösterdiği kanaatine varılan iyi halli hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulu tarafından, kapalı ceza infaz kurumunda kalması gereken toplam sürenin onda birine kadar daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma kararı verilebilir. Erken iyileşmeye bağlı olarak, erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ile ilgili esas ve usuller Genel Müdürlükçe gösterilir.”,

12. 28/3/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in; 12.1. “Şikâyet hakkı” başlıklı 7 nci maddesinde, “İdarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarına karşı, Kanun ve bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde menfaati ihlal edilen gerçek ve tüzel kişiler Kuruma şikâyet başvurusunda bulunabilir. Ancak, şikâyetin insan hakları, temel hak ve özgürlükler, kadın hakları, çocuk hakları ve kamuyu ilgilendiren genel konulara yönelik olması hâlinde menfaat ihlali aranmaz.”, 12.2. “Ön incelemenin yapılması” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Şikâyet başvurusu, inceleme ve araştırmaya geçilmeden önce ön incelemeye tabi tutulur. Ön incelemede şikâyet başvurusu; … h) Menfaat ihlali içerip içermediği, yönlerinden incelenir.”, 12.3. “Ön inceleme üzerine yapılacak işlemler ve verilecek kararlar” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasında ise, “Şikâyet başvurusunun, (e) bendi hariç olmak üzere 19 uncu maddede yer alan şartlardan herhangi birini taşımaması hâlinde incelenemezlik kararı verilir. …”,

13. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek’in; 13.1. “Temel ilkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.”, /

13.2. “Yerleştirme ve barındırma” başlıklı 17.1 inci, 17.2 nci ve 17.3 üncü maddelerinde; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “ Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır…”, 13.2. “Dış dünya ile ilişki” başlıklı 24.1 inci, 24.4 üncü ve 24.5 inci maddelerinde; “Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.”, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.”,

14. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 No.lu Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin;

“Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15 inci maddesinde, Kanunun ve Yönetmelik’ in

“Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; “h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir” , Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

15. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Kısmen

Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Başvuran (1) numaralı paragrafta yer verilen başvurusunda özetle; Ankara Sincan T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunduğunu, infazının altmış ayını ceza infaz kurumunda geçirdiğini, kendisinin denetimli serbestlik hakkından yararlanma tarihinin 26/8/2024 olduğunu, Ankara

Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun hükümlüleri bu haktan yararlandırmama konusunda genel bir eğilim göstererek denetimli serbestlikten yararlanamadıklarını, üç ay sonra aynı durumla karşılaşıp karşılaşmayacağını bilemediğini belirterek denetimli serbestlik/koşullu salıverilme haklarının kullandırılması farklı tutumlarından kaynaklanan mağduriyetin giderileceği düzenleme ile Ankara Sincan

T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nun denetimli serbestlik/koşullu salıverilme haklarından kullandırma konusunda konusun da gerekli süreçlerin işletilmesinin sağlanması, hükümlünün iyi halinin değerlendirildiği 5275 sayılı Kanununda gerekli tedbirlerin alınmasının sağlanması, iyi hal değerlendirme görüşmelerin video

/

kaydına alınması ve değerlendirmeye esas kriterlerin hükümlülerle paylaşılması ve objektif şekilde yorumlanmasına ilişkin süreçlerin işletilmesini; ayrıca, 2023 yılının Kasım Ayından itibaren Amasya İline yakın ya da başka bir şehir için isteğe bağlı sevk talebinde bulunduğu; ancak kapasite doluluğu nedeniyle ret cevabı verildiğini, sevk talep dilekçeleri değerlendirilirken sunduğu gerekçelerin dikkate alınarak olumlu yanıt verilmesine ilişkin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne tavsiye kararı verilmesini, isteğe bağlı sevk talebine olumlu yanıt verilmesi konusunda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün karar alma süreçlerinin daha adil hale getirilmesinin sağlanmasını talep etmektedir.

(a) Başvuranın denetimli serbestlik/koşullu salıverilme hakları ve iyi hal değerlendirmeyle ilgili olarak;

17. 5275 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin durumlarına uygun kurumlara ayrımı anılan Kanunun 23 üncü maddesinde belirtilen gözlem ve sınıflandırma merkezlerince yapılmakta olduğu düzenlenmiştir; ayrıca, 89 uncu maddesinde yapılan değişiklik üzerine yeni sistemin uygulama usullerini belirlemek amacıyla hazırlanan ve 1/1/2021 tarihinde yürürlüğe konulan Gözlem ve

Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in 16 ncı maddesinde

“Kurulun inceleme ve değerlendirme esasları”; 31 inci maddesinde “Gelişim değerlendirme sistemi” ve

32 inci maddesinde ise “Gelişim puanlaması” hükümlerine yer verilmiştir.

18. 5275 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılma esasları; 89 uncu maddesinde hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenme kıstasları; 105/A maddesinde ise denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına dair hükümler sıralanmaktadır.

19. Ayrıca İdarenin cevabi yazısında, ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlülerin İdare ve

Gözlem Kurulu kararlarına karşı öncelikle infaz hâkimliklerine şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, yargı bağımsızlığına sahip hâkim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin veya tavsiye suretiyle müdahale imkânı bulunmadığı ve kurum idarelerince verilen kararlar doğrultusunda işlem tesis edildiği; bu kapsamda, adı geçen hakkında son olarak yapılan dönem değerlendirmesi sonucunda Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 16.05.2024 tarihli ve / sayılı kararıyla 5275 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin

Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik uyarınca iyi hâlli olduğuna, iyileştirme programlarına katılımının ve gösterdiği gelişiminin gözlemlenmesinin devam edilmesine karar verildiği, adı geçenin söz konusu kurul kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet veya ağır ceza mahkemesine itiraz başvurusunun bulunmadığı, başvuranın koşullu salıverme tarihinin 26.08.2025 olduğu, buna göre kurum idaresince mevzuat hükümleri uyarınca 27.08.2024 tarihinde gerekli değerlendirmenin yapılarak karar alınacağı ve karar doğrultusunda işlem tesis edileceği, hususlarının belirtildiği görülmektedir.

20. Denetimli serbestlik/koşullu salıverilme hakkının kullandırılması ve hükümlülerin iyi hal değerlendirmeleri hakkındaki iddialara yönelik taleplere ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;

20.1. Denetimli serbestlik müessesesinin 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 105/A maddesi ile düzenlendiği, hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet Başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebileceğinin

/

ifade edildiği; diğer yandan hükümlülerin iyi hal değerlendirmelerine ilişkin olarak, İdare tarafından, 5275 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile “Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile

Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik”‘in yürürlüğe girdiği; bu gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin görev ve çalışmaları ile infaz sürecinin her aşamasında hükümlüler hakkında yapılması gereken gözlem ve sınıflandırma ile uygulanan iyileştirme programlarına göre iyi hâl değerlendirmelerinin yapılmasına dair usul ve esaslara ilişkin cevaplara yer verildiği görülmüş olup adı geçenin koşullu salıverme tarihinin 26.08.2025 olduğu, buna göre kurum idaresince mevzuat hükümleri uyarınca 27.08.2024 tarihinde gerekli değerlendirmenin yapılarak karar alınacağı ve karar doğrultusunda işlem tesis edileceği ki

12.09.2024 tarihli Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nce Kurumumuza mail ile iletilen

15/8/2024 tarihli ve / Karar No.lu İdare ve Gözlem Kurulu kararında başvuran hakkında 13/11/2024 tarihine kadar gözlemlenmesine müteakip tekrar değerlendirilmesine dair karar alındığı; ayrıca ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlülerin söz konusu kurul kararlarına karşı infaz hâkimliklerine, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, verilen kararlar doğrultusunda işlem tesis edildiği; başvuranın söz konusu kurul kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet veya ağır ceza mahkemesine itiraz başvurusunun bulunmadığının belirtildiği, hususları dikkate alındığında;

20.1.1. Başvuranın denetimli serbestlik/koşullu salıverilme hakkının kullandırılması ve hükümlülerin iyi hal değerlendirmeleri hakkında Ceza İnfaz Kurumu uygulamalarıyla ilgili iddialarına ilişkin olarak, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, idarece mevzuat dışı bir engellemenin yapıldığına ve bu çerçevede idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olmadığına ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığından, söz konusu iddialar hakkındaki başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

(b) Başvuranın nakil talebi ilgili olarak ise;

21. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, 5275 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak …” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir.

Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

22. 5275 sayılı Kanunun “Hükümlülerin nakilleri” başlıklı dokuzuncu bölüm altında, 53 üncü maddede

“Nakiller” ve 58 inci maddede “Nakillerde alınacak tedbirler” başlıklarında nakile ilişkin hükümler; 54 üncü maddede “Kendi istekleri ile nakil”, 55 inci maddede “Disiplin nedeniyle nakil”, 56 ıncı madde de

“Zorunlu nedenlerle nakil” ve 57 inci maddede “Hastalık nedeniyle nakil” şartları düzenlenmiştir.

23. 5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık

/

5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge ’de, hükümlülerle ilgili düzenlenen ‘Kendi

istekleri ile nakil’ hükmü ile disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genel olarak ‘Ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmışlardır.

24. Anayasamızın 20 inci maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nin 8 inci maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve ceza infaz kurumu idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; Epners-Gefners v. Latvia, 37862/02)

25. Ayrıca, Anayasamızın 41 inci maddesinde aile, Türk toplumunun temeli olarak kabul edilmiş, Devlete ailenin huzur ve refahı için gerekli tedbirleri almak yükümlülüğü yüklenmiştir.

26. AİHM, Vintman davasına ilişkin olarak vermiş olduğu 23/1/2015 tarihli Daire kararında (Vintman v.

Ukrayna, 28403/05); AİHS’nin, mahkûmlara cezalarının nerede infaz edileceği konusunda bir seçim hakkı tanımadığını, mahkûmların ailelerinden ayrı olduklarını ve ailelerinden uzak olmalarının hapis cezasının bir sonucu olduğunu; ancak mahkûmun, ailesinin ziyaretlerini zorlaştıracak ya da imkânsız hale getirebilecek denli uzak bir bölgede barındırılmasının, aile hayatına müdahale teşkil edebileceğini belirtmiştir. Mahkeme orantılılık yönünden yaptığı incelemesinde ise; mahkûmun, ailesine yakın bir kuruma transfer talebinin reddi için, cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun meşru bir gerekçe olarak öne sürülebileceğini, ancak bu durumda dahi mahkûmun görece daha yakın cezaevlerine nakli hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aksi halde, yani kişinin nispeten daha yakın bir bölgeye nakli önünde meşru bir engel yokken uzakta bulunan bir kurumda barındırılması halinde, AİHS’nin 8 inci maddesinin ihlali sonucu doğabileceğini vurgulamıştır.

27. AİHM kararlarında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü”nün ilgili maddesinde; ayrıca Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere

Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17.1. maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir.

28. Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir. Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir (Bu konuda bakınız; İngiltere ve Galler Bölgesi Ceza İnfaz Kurumları

Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların Rehabilitasyonu konulu Rapor, Eylül 2014).

29. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ıncı maddesinin (b)

bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. İdarenin ret işlemine dair gerekçeleri değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir. Çünkü

“kurum kapasitesi”nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları

/

doğuracak bir durumdur. Ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak

‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, “kendi istekleri ile nakil” düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.

30. Somut dosyaya başvuran tarafından sunulan dilekçe ile idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, başvuranın Ankara Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda olduğu, halihazırda infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, ailesinin ikamet ettiği ilden uzakta bir ceza infaz kurumunda bulunduğu, son nakil talebinin talep ettiği kurumların kapasitesinin dolu olması nedeniyle Genel Müdürlüğün 30.04.2024 tarihli ve E- – – / sayılı yazısıyla uygun olarak değerlendirilemediği, hususları tespit edilmiştir.

31. Nakil talebi ile ilgili olarak Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, barındığı ve nakil talep ettiği Türkoğlu 1 No.lu ve 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları hariç diğerlerinin doluluk oranının kapasitesinin üstünde olduğu ve Türkoğlu 1 ve 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarına

5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinde belirtilenler ile 3713 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından

hükümlü ve tutuklulardan iyi halli olanların 2024 Şubat ayı itibarıyla iade edilme işlemlerinin başlatıldığı; infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, başvuranın naklini talep ettiği ceza infaz Kurumlarından bir kısmının doluluk oranlarının kapasitelerinin altında olduğu görülmekteyse de, idarenin “… başvuranın, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinde barındırılması gereken hükümlü profilinde olduğu, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gerektiği, talep ettiği kurumlarda terör suçundan bulunan hükümlü/tutuklulara ayrılan odaların kapasitelerinin dolu olması ve yukarıda doluluk oranları verilen ceza infaz kurumlarının verileri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ceza infaz kurumlarında kapasite üstünde hükümlü ve tutuklu barındırılması durumunda kişi ve kurum güvenliğinin tehlikeye düşebileceği; ülke genelinde bulunan F tipi yüksek güvenlikli ve yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının doluluk oranları Genel Müdürlük tarafından titizlikle takip edilmekte, doluluk oranları %100’e ulaştığında bahse konu kurumlardan diğer kurumlara (nakli istenilen kişilerin, hükümlü ve tutuklu bilgi formu ile ceza infaz kurumu dosyasında incelemeler yapıldıktan sonra, bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmasında bir sakınca bulunmadığı tespit edilen kişiler belirlenerek) kapasite nedeniyle nakiller yapılarak, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının mevcutları (olağan dışı durumlar hariç)

kapasitenin üzerine çıkarılmadığı, Genel Müdürlük tarafından yapılan bu uygulama, tedbir amaçlı uygulandığı, Genel Müdürlüğün isteğe bağlı nakillerde hükümlülerin nakil gitmek istedikleri yer dışında re’sen kurum belirleme yetkisinin bulunmadığı, kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak da, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususların göz önünde bulundurulduğu ve her talebin uygun değerlendirilemediği” yönündeki açıklamalarının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.

32. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde,

32.1. Denetimli serbestlik müessesesinin 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 105/A maddesinde hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu

/

salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet Başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebileceği hüküm altına alındığı; diğer yandan hükümlülerin iyi hal değerlendirmelerine ilişkin olarak, İdare tarafından, 5275 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile “Gözlem ve Sınıflandırma

Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik”‘in yürürlüğe girdiği; bu gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin görev ve çalışmaları ile infaz sürecinin her aşamasında hükümlüler hakkında yapılması gereken gözlem ve sınıflandırma ile uygulanan iyileştirme programlarına göre iyi hâl değerlendirmelerinin yapılmasına dair usul ve esaslara ilişkin cevaplara yer verildiği görülmüş olup adı geçenin koşullu salıverme tarihinin 26.08.2025 olduğu, buna göre kurum idaresince mevzuat hükümleri uyarınca 27.08.2024 tarihinde gerekli değerlendirmenin yapılarak karar alınacağı ve karar doğrultusunda işlem tesis edileceği ki 12.09.2024 tarihli Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nce

Kurumumuza mail ile iletilen 15/8/2024 tarihli ve / Karar No.lu İdare ve Gözlem Kurulu kararında başvuran hakkında 13/11/2024 tarihine kadar gözlemlenmesine müteakip tekrar değerlendirilmesine dair karar alındığı; ayrıca ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlülerin söz konusu kurul kararlarına karşı infaz hâkimliklerine, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, verilen kararlar doğrultusunda işlem tesis edildiği; başvuranın söz konusu kurul kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet veya ağır ceza mahkemesine itiraz başvurusunun bulunmadığının belirtildiğinden başvuranın denetimli serbestlik/koşullu salıverilme hakkının kullandırılması ve hükümlülerin iyi hal değerlendirmeleri hakkında Ceza İnfaz Kurumu uygulamalarıyla ilgili iddialarına ilişkin olarak, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, idarece mevzuat dışı bir engellemenin yapıldığına ve bu çerçevede idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olmadığına ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığından, söz konusu iddialar hakkındaki başvurunun reddi gerektiği, 32.2. Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmalarının, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmadığı; başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitesinin genel itibari ile dolu olduğu, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu; bununla birlikte başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması/nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda, nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği mevcut dosyadan anlaşıldığından başvuranın nakil talebinin ilgili idarece reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte başvuranın; infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı ve ailesinin kendisini ziyaret etmekte çeşitli zorluklar yaşadığı hususları dikkate alınarak nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut başvuranın ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda ve diğer nakil koşullarını da taşıması kaydıyla nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 33. İyi yönetim ilkelerine 28/3/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın dilekçesi ve şikâyet başvurusunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, /

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı; ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

34. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup anılan 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun

Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamına göre,

BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ VE KISMEN REDDİ;

Başvuranın denetimli serbestlik konusu ile ilgili talebinin REDDİ, Başvuranın istekte bulunduğu kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİ, Başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASI,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğu; Kararın, BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/