ÖZET: Başvuru, Elazığ’da meydana gelen 24 Ocak 2020 tarihli deprem sonrası, doğal afet sigortası kapsamında tazminat talebini içermektedir. Başvuran, deprem sonrası ağır hasarlı olarak tespit edilen ve yıkılan binasında bulunan dairesinin sigorta bedeli olan 158.760,00 TL’nin ödenmesini talep etmiştir. Başvurunun ardından, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından yapılan hasar tespitinde, ilk olarak binanın “orta hasarlı” olduğu belirtilmiş, ancak daha sonra yapılan itirazlar sonucunda “ağır hasarlı” raporu düzenlenmiştir. Başvuran, DASK’a yaptığı başvurulara olumsuz yanıt almış ve sigorta bedelinin ödenmemesi nedeniyle Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirerek, ilgili mevzuat ve belgeler ışığında, Elazığ Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen ağır hasar raporunun dikkate alınması gerektiğine karar vermiştir. Deprem sonrası yapılan incelemelerde, başvuranın dairesinin bulunduğu binanın yıkım kararı ile boşaltıldığı ve bu durumun sigorta kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talep ettiği sigorta bedelinin ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/1344-S.21.2286

BAŞVURU NO : 2020/90223

KARAR TARİHİ : 22/01/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DOĞAL AFET SİGORTALARI KURUMU

BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Deprem sonrası ağır hasarlı olarak tespit edilip yıkılan binada bulunan dairesinin DASK sigorta bedelinin ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22/07/2020

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran dilekçesinde özetle, 24/01/2020 tarihinde Elazığ’da meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremde şahsına ait dairesinin bulunduğu binanın hasar gördüğünü, 01/02/2020 tarihinde yaptığı hasar ihbarı üzerine DASK eksperi tarafından inceleme yapıldığını ve 6.katta bulunan 17 nolu dairesi içinde hasar bulunmadığı, ancak binanın ağır hasarlıya dönmesi durumunda tazminat ödemesi yapılabileceği bilgisinin verilerek dosyanın kapatıldığını, ancak, dairenin bulunduğu bina hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından daha önce verilen “orta hasarlı” raporuna yapılan itirazlar sonucu yeni hasar raporunun “ağır hasarlı” olarak düzeltilmiş olduğunu ve söz konusu dairenin bulunduğu binanın boşaltılarak yıkım kararı alınmış olduğunu, yapılan yeni işlemle ilgili info@dask.gov.tr adresine 18.04.2020 tarihinde göndermiş olduğu e-posta’ya ve DASK idaresine 14.05.2020 tarihinde vermiş olduğu yazılı dilekçeye, 28.05.2020 tarihinde e-posta ile olumsuz yanıt verildiğini, bunun üzerine, daha önce düzenlenmiş olan DASK hasar dosyasının yeniden açılarak, “ağır hasarlı” olduğu için boşaltılıp hakkında yıkım kararı alınan daire için sigorta bedeli olan 158.760,00 TL’nin tarafına ödenmesi için 15/06/2020 tarihinde verdiği yazılı dilekçeye bir cevap verilmediğini ifade ederek, söz konusu dairenin, Doğal Afet Sigortaları

Kurumu Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesinde belirtilen 158.760,00 TL tutarındaki Sigorta bedelinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

4.1. “ askı kodlu ev Elazığ Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda “Ağır Hasar” tespiti yapıldığından kurumumuz tarafından yıktırılmıştır”.

Bilgi ve açıklamalarına yer verilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

5. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” hükmüne,

6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne,

7. 31/05/2012 tarihli ve 28309 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne,

7.1. “Tespit, taşınmaz devri ve tescil” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. (…)” hükmüne,

7.2. “Tahliye ve yıktırma” 5 inci maddesinde; “(1) Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. (Değişik cümle:29/11/20187153/22 md.) Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine, kiracılarına ve yapıda ikamet etmek şartıyla sınırlı ayni hak sahiplerine geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir.

(2) (Değişik:29/11/2018-7153/22 md.) Uygulamanın gerektirmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilenler dışında olup Kanun kapsamındaki yapıları kullanmakta olan kişilere de geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir. Bu kişiler ile yapılacak olan anlaşmanın, bunlara yardım yapılmasının, enkaz bedeli ödenmesinin ve bankalardan kullanacakları kredilere dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere faiz desteği verilmesinin usul ve esasları Cumhurbaşkanınca belirlenir.

(3) Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır.

(4) Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir. (Ek cümle:29/11/2018-7153/22 md.) Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.” hükmüne,

8. 18/05/2012 tarihli ve 28296 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu

Kanunun amacı, binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem sigortası ile sigorta şirketlerince teminat verilemeyen veya teminat verilmesinde güçlükler bulunan çeşitli afetler ve riskler sonucu meydana gelebilecek maddi ve bedeni zararların karşılanabilmesini teminen sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne,

8.1. Tanımlar başlıklı 2nci maddesinin (ğ) bendinde, “Zorunlu deprem sigortası: Binalarda depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem nedeniyle ortaya çıkan yangın, infilak, dev dalga (tsunami) ve yer kayması sonucu oluşan maddi zararları teminat altına alan zorunlu sigortayı,…ifade eder” hükmüne,

8.2. “Doğal Afet Sigortaları Kurumu” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu

Kanuna göre sunulacak sigorta ve reasürans teminatları, Bakanlık nezdinde kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından verilir….” hükmüne,

8.3. “Zorunlu Deprem Sigortası Kapsam ve sigorta yapma zorunluluğu” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tâbi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya sağlanan kredi ile yapılan meskenler zorunlu deprem sigortasına tâbidir. (…)

(3) Birinci fıkrada belirtilen binalar ve bağımsız bölümler için malikler veya intifa hakkı sahipleri tarafından zorunlu deprem sigortası yaptırılır ve bu sigorta her yıl yenilenir.” hükmüne,

8.4. “Yükümlülerin saptanması ve sigortanın kontrolü” başlıklı 11 inci maddesinde, “(1) Zorunlu deprem sigortasını yaptırmakla yükümlü olanlar, 10 uncu madde hükümleri çerçevesinde Kurum tarafından tespit edilir. Mahalli idareler dahil kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, sigorta yükümlülerinin saptanmasına ve izlenmesine yönelik olarak

Kurum tarafından kendilerinden istenecek bilgileri belirli aralıklarla ve düzenli olarak vermek zorundadır. Bu konudaki bilgi paylaşımı, gerektiği halde, elektronik ortamda yapılabilir.(2)

Tapu müdürlükleri, maliklerin veya intifa hakkı sahiplerinin taleplerine bağlı olarak tapu kütüğünde bu sigortaya tabi bağımsız bölümler ve binalarla ilgili tescil işlemlerini veya tapuya kayıtlı taşınmazın kayda tabi olmayan bir taşınmaza dönüşmesi hali hariç olmak üzere terkin işlemlerini zorunlu deprem sigortasının yaptırıldığı ve işlem tarihi itibarıyla geçerli olduğu belgelenmedikçe yapamaz. (3) Zorunlu deprem sigortasının kapsamına giren binalar ve bağımsız bölümlerle ilgili olarak yaptırılan su ve elektrik abonelik işlemlerinde, zorunlu deprem sigortasının varlığı ilgili kuruluşça kontrol edilir. Bu kontrol, gerektiği halde, Kurum tarafından elektronik ortamda sağlanan bilgi ve olanaklar ile yapılabilir.

8.3. “Tarife ve talimatlar ile uygulama esasları ve genel şartlar” başlıklı 13 üncü maddesinde; “(1) Zorunlu deprem sigortasına ilişkin tarife ve talimatlar ile azami teminat tutarı her yıl Bakan tarafından belirlenir ve Resmî Gazetede yayımlanır. Sigorta primlerinin tespitinde; binanın yüzölçümü, inşaat türü ve kalitesi, binanın üzerinde bulunduğu arazinin zemin özellikleri, deprem riski ve benzeri unsurlar değerlendirilir.

(2) Zorunlu deprem sigortası bulunan ve deprem nedeniyle hasar gören binalara ilişkin tazminat, gerekli bilgi ve belgeler ile hasar tespitinin tamamlanmasını müteakip en geç otuz gün içinde ödenir.

(3) Zorunlu deprem sigortasına ilişkin uygulama usul ve esasları ile sigorta genel şartları

Müsteşarlık tarafından belirlenir.” hükmüne,

9. 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6306

Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “…g) Riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı veya yapıları,…ifade eder.” hükmüne,

9.1. “Riskli yapıların tespitinde görev alacak kurum ve kuruluşlar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Riskli yapılar;… 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk

Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca, inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisleri odalarına büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlar tarafından tespit edilir.” hükmüne,

9.2. “Riskli yapıların yıktırılması” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi suretiyle, riskli yapı tespitinin kesinleşmesi halinde Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve riskli yapının yıktırılmasını İdareden ister.” hükmüne,

9.3. “Kira yardımı ve diğer yardımlar” başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Anlaşma ile tahliye edilen uygulama alanındaki yapıların maliklerine tahliye veya yıkım tarihinden itibaren Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir. Yardım süresi riskli alan dışındaki riskli yapılarda 18 aydır. (Değişik cümle:RG-24/4/2020-31108) Riskli ve rezerv yapı alanlarında kira yardımı süresi 48 ayı geçmemek şartı ile ilgili kurumca belirlenir.

(Değişik cümle:RG-24/4/2020-31108) Aylık kira bedeli Bakanlıkça belirlenir. (…) Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine mümkün olması hâlinde, kira yardımı yerine tahliye tarihinden itibaren konut ve işyerlerinin teslim tarihine kadar geçici konut veya işyeri tahsisi yapılabilir.” hükmüne,

10. 15/08/2012 tarihli ve 28385 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Doğal

Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliğinin “Hasar Tespiti” başlıklı 22 nci maddesinde; “Hasar tespiti, Kurum tarafından görevlendirilen ilgili branşlarda ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.” hükmüne,

11. 31/12/2016 tarihli ve 29935 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

Zorunlu Deprem Sigortası Tarife Ve Talimatının “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “9/5/2012 tarihli ve 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununa istinaden yapılacak

Zorunlu Deprem Sigortasına aşağıdaki tarife ve talimatlar uygulanır.” düzenlemesine,

11.1. “Tarife” başlıklı 2 nci maddesinde; “(1) Ödenecek prim, 4 üncü maddede belirtilen esaslara göre tespit edilen sigorta bedeline, risk grubuna ve yapı tarzına göre aşağıdaki tarife uygulanmak suretiyle hesaplanır. Bu şekilde belirlenecek asgari prim tutarı her halükarda risk grubuna göre birinci gruptan yedinci gruba sırasıyla 120 TL, 100 TL, 75 TL, 60 TL, 50 TL, 40

TL ve 35 TL’den az olamaz.(…)

(2) İnşaat ruhsat yılı 2002 ve öncesi olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı %10 oranında artırılarak uygulanır.

(3) Zemin üstü toplam kat sayısı 3 veya daha az olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı üzerinden %10 oranında indirim uygulanır.

(4) Zemin üstü kat sayısı 8 ve üzeri olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı %10 oranında artırılarak uygulanır.

(5) Kat sayısı hesabına zemin kat ve altında kalan bodrum katlar dâhil değildir. (…)” düzenlemesine,

11.2. “Azami Teminat Tutarı” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında, bir mesken için verilebilecek azami teminat tutarı yapı tarzı ayırımı yapılmaksızın 240 bin TL’dir.” düzenlemesine,

11.3. “Sigorta Bedelinin Tespiti” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(1) Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için aşağıda belirtilen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır. Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli 3’üncü maddede belirtilen azami teminat tutarından çok olamaz. Aşağıda belirtilen sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedelleri her yıl “Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan Binaların

Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedellerini Gösterir Cetvel” dikkate alınarak belirlenir.” düzenlemesine,

11.4. “Muafiyet” başlıklı 5 inci maddesinde; “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. Doğal Afet Sigortaları Kurumu hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönem bir hasar sayılır.” düzenlemesine,

12. 13/05/2011 tarihli ve 27933 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Genel

Şartların “A.1- Sigortanın Kapsamı” başlığında; “6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler Zorunlu

Deprem Sigortasına tabidir.

Bu sigorta ile, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenler de dahil olmak üzere), sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK)

tarafından teminat altına alınmıştır.” düzenlemesine,

12.1. “A.3- Teminat Dışında Kalan Haller” başlığında; “Aşağıdaki haller sigorta teminatının dışındadır.

3.5- Deprem ve deprem sonucu oluşan yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının dışında kalan hasarlar, 3.6- Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar.” düzenlemesine,

12.2. “A.4- Sigorta Bedelinin Tespiti” başlığında; “Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için Hazine Müsteşarlığınca yayımlanan “Zorunlu Deprem Sigortası

Tarife ve Talimatı”nda belirlenen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır. Zorunlu Deprem

Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli, her halde “Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve

Talimatı”nda belirlenen azami teminat tutarından çok olamaz.” düzenlemesine,

12.3. “A.6- Muafiyet” başlığında; “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. DASK hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır.” düzenlemesine,

12.4. “B.3- Tazminatın Hesabı” başlığında; “3.1- Sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınır. Ancak sigorta tazminatı, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamaz. (…)

3.3- DASK hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren mümkün olan en kısa süre içerisinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit ederek sigortalıya bildirmek zorundadır.” düzenlemesine,

12.5. “B.4- Tazminatın Ödenmesi” başlığında; “4.1 – Tazminat miktarının yasa ve bu poliçe hükümlerine göre tespit edilmesinden sonra DASK, sigorta bedelini aşmamak kaydıyla kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç takip eden bir ay içerisinde hak sahibine ödemek zorundadır.(…)” düzenlemesine,

12.6. “C.6- Tahkim ve Yetkili Mahkeme” başlığında; “Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak, uyuşmazlık konusu olayın üyelik tarihinden sonra meydana gelmiş olması halinde, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. 5684 sayılı Sigortacılık

Kanununun 30 uncu maddesinin on ikinci fıkrasında belirtilen tutara kadar olan kararlar her iki taraf için de kesindir. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ile ilgili ayrıntılı bilgi www.sigortatahkim.org adresinden edinilebilir.

Bu sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar nedeniyle DASK aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, DASK’ın bulunduğu veya rizikonun gerçekleştiği yerde, DASK tarafından açılacak davalarda ise, davalının ikametgahının bulunduğu yerde, ticaret davalarına bakmakla görevli mahkemelerdir.”

Hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14.Başvuran, dilekçesinde özetle; Elazığ depremi neticesinde, Elazığ, Merkez Akpınar Mah.

Hayırlı Sok. Kat Daire no yer alan meskenin hasar gördüğünü, Çevre ve

Şehircilik Bakanlığı tarafından önce orta hasarlı raporu verilen söz konusu taşınmaza daha sonra ağır hasar raporu verildiğini ve yıkım kararının bu karar nedeniyle uygulandığını, evinin zorunlu deprem sigortasının bulunduğunu, DASK idaresine vermiş olduğu yazılı dilekçeye, eposta ile olumsuz yanıt verildiğini ifade ederek, poliçede tespit edilmiş bulunan 158.760,00

TL’nin tarafına ödenmesini talep etmektedir.

15. İlgili İdareler tarafından gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde;

15.1. Doğal Afet Sigortaları Kurumu’ndan alınan 23.12.2020 tarih ve sayılı cevabi yazı ve ekte yer alan belgelerde özetle şikayete konu binanın hasar dosyası incelendiğinde, eksper raporuna göre deprem sebebiyle kısmi hasarlar tespit edildiği, tespit edilen ortak alan ve konut içi hasarlar toplamının 1.307,72 olarak belirlendiği ve konuta ilişkin dosyanın muafiyet altı olarak sonuçlandırılarak bir ödeme yapılmadığı, 15.2. Elazığ Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden alınan 11.01.2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda, deprem sonrası hasar tespitinin 7269 sayılı

Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Yardımlara Dair Kanun ve Afet ve Acil

Durum Yönetimi Başkanlığı’nın 14.04.2014 tarih ve 44893885/952.99-7663 sayılı genelgesi doğrultusunda yapıldığını ve şikayet konusu olan askı kodlu binanın raporu itiraz sonucu yapılan incelemede orta hasarlıdan ağır hasarlıya çevrildiği;

15.3. Elazığ İl Özel İdaresi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nden alınan 21.10.2021 tarih ve Zsayılı yazıda ise “ askı kodlu evin Elazığ Çevre ve Şehircilik İl

Müdürlüğü tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda “Ağır Hasar” tespit edilmesi üzerine kurumları tarafından yıktırıldığı hususlarının bildirildiği,

anlaşılmaktadır.

16.Somut uyuşmazlıkta, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma

Enstitüsü’nün tarafından hazırlanan Basın Bülteni’nde belirtildiği üzere, 24 Ocak 2020 tarihinde Sivrice (Elazığ) merkez üstünde yerel saat ile 20:55’de aletsel büyüklüğü Ml=6.6 (Mw=6.5), koordinatı 38.3775 K 39.1042 D olan çok şiddetli bir deprem meydana gelmiştir.

İşbu deprem nedeniyle, Elazığ Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdrlüğü tarafından bölgede hasar tespit çalışmaları yapılmış, başvuru konusu dairenin bulunduğu bina, ilk hasar tespit çalışmasında “orta hasarlı” olarak raporlanmış, yapılan itirazlar sonucunda yeniden inceleme yapılmış, bu incelemeler sonucunda “ağır hasarlı” olarak tespit edilmiştir.

17. Öte yandan Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliğinin “Hasar

Tespiti” başlıklı 22 nci maddesinde; hasar tespitinin, “Kurum” tarafından görevlendirilen ilgili branşlarda ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılacağının belirtildiği, sigortalının/başvuranın 01.02.2020 tarihinde Doğal Afet Sigortaları Kurumuna ihbarda bulunması sebebiyle, kurum tarafından görevlendirilen sigorta eksperince binada hasar tespit çalışması yapıldığı, bu kapsamda hazırlanan hasar tespit raporunda “Bina girişindeki sağ ve soldaki kolonlar sağlamdır. Zemin kat asansör yani kolon sağlamdır. Enine kesme catlağı yoktur. Bahse konu bina bitisik nizamlı 2 bloktur. numaralı bina A blokta yer almaktadır. Ancak aynı bina bitişik nizam B blok 4 nolu bina bodrum kat kolonları incelenmiş, hasarsız görülmüştür. Bina bodrum katta diğer bloktan kolonlar sağlamdır. Bodrum kat kolon sorunu olsa her 2 blokta zemin katta da duvarlarda ağır hasar olması gerekirdi.

numaralı dosya da daire içi boya ve küçük sıva hasarları 6. kat için normaldir. Tazminat alamamış olması muafiyet altı kalmasıdır. Bina giriş kapı bölümünün eskime/yıpranma sonucu fayansları dökülmüştür. Deprem ile ilgisi yoktur. Yapısal hasardır. Merdiven kovası eski kısmi hasarlar yerine yine de tazminat yazılmıştır. Dış cephede ve balkonlann tavanlannda derz dolgu eskimesi su akması olmuş, çatlamalar oluşmuş deprem ile ilgisi olmayan suyun neden olduğu hasarlardır. Sonuç olarak bitişik nizam 2 girişli binada kolonlarda kesme çatlağı donatı eğriliği tespit edilmemiştir. Dış cephede duvarlarda da diyagonal veya yatay deprem çatlaklarına rastlanmamıştır. Bina kısmi hasarlıdır. Raporlardaki tazminatlar son takdirimdir” ifadelerine yer verildiği, hasar tespit çalışmalarında uyuşmazlık konusu meskenin ve bulunduğu binanın fotoğraflarının kurumumuza iletildiği görülmektedir.

18. Doğal Afet Sigortaları Kurumu’ndan alınan 23.12.2020 tarihli yazıda, deprem sebebiyle kısmi hasarlar tespit edildiği, tespit edilen ortak alan ve konut içi hasarlar toplamının 1.307,72 olarak belirlendiği, bu tutarın genel şartlar gereği sigorta bedelinin %2’si olan muafiyet tutarı altında kaldığından, hasar dosyasının muafiyet altı olarak sonuçlandırılmış olduğu ifade edilmiştir. Bu bağlamda anılan kurum tarafından, başvuranın tarafından sonradan gönderilen

Elazığ Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün “ağır hasarlı” raporunun ve Elazığ İl Özel

İdaresi’nce uygulanmış bulunan “bina yıkım kararı”nın dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır.

19. Başvuranın dayandığı ve 21.01.2020 tarihinde düzenlenen Dask Poliçe No’lu

“Doğal Afet Sigortaları Kurumu Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesi” 21.01.2020 ila

21.01.2021 dönemini kapsamakta olup, rizikonun (depremin) 24 Ocak 2020 tarihinde

gerçekleştiği, Elazığ İl Özel İdaresi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nün 21.10.2021 tarihli yazısında, başvuranın dairesinin bulunduğu, askı kodlu binanın Elazığ Çevre ve

Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda “Ağır Hasar” tespiti yapıldığından kurumları tarafından yıktırılmış olduğu anlaşılmaktadır.

20. Uyuşmazlık, zorunlu deprem ve konut sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem sigortası ile sigorta şirketlerince teminat verilemeyen veya teminat verilmesinde güçlükler bulunan çeşitli afetler ve riskler sonucu meydana gelebilecek maddi ve bedeni zararların karşılanabilmesini teminen sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve esasları belirlediği açıklanmış, Zorunlu Deprem Sigortası Genel

Şartlarının Sigortanın Kapsamı Başlıklı A.1/2 maddesinde ise “bu sigorta ile depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami (dev dalga) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenlerde dahil olmak üzere) sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından teminat altına alınmıştır” düzenlemesine yer verilmiştir. Doğal Afet Sigortaları Kurumu, zorunlu deprem sigortası yapmak üzere kurulmuş olan kamu tüzel kişiliğini haiz bir kurum olup, deprem halinde sorumluluğu devreye girmektedir.

21. 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununun 2nci maddesinin (ğ) bendinde, zorunlu deprem sigortası, binalarda depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem nedeniyle ortaya çıkan yangın, infilak, dev dalga (tsunami) ve yer kayması sonucu oluşan maddi zararları teminat altına alan zorunlu sigortayı,…ifade eder” denilmiştir. Somut olayda, dosya kapsamında başvuranın iddiaları, ilgili idarelerden alınan yazılar ve tüm bilgi ve belgeler ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın talep ettiği zararın, zorunlu deprem sigortası kapsamında olduğu anlaşılmakta olup, deprem rizikolarına karşı teminat altına alınan sigortalı taşınmazdaki sigorta bedelinin tahsili gerektiği anlaşılmaktadır.

“Deprem” nedeniyle, Elazığ Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ağır hasar raporu düzenlenen ve Elazığ İl Özel İdaresi tarafından yıktırılan konutun, Doğal Afet

Sigortaları Kurumu tarafından az hasarlı olarak değerlendirilip sigorta ödemesi yapılmamasında kamu yararı bulunmamaktadır.

22. Kaldı ki Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü’nün 9

Şubat 2007 tarihli Sivrice Elazığ merkezli, aletsel büyüklüğü Ml= 5.3 olan depremle ilgili raporunda, depremin dış merkezinin, Türkiye’nin aktif bölgelerinden birisi olan Doğu Anadolu

Fay Zonu içerisinde kalan Sivrice-Elazığ bölgesi olduğu, Sivrice bölgesi’nin, Doğu Anadolu

Fay Zonu içerisinde bulunmakta olduğu, bölgede çok fazla miktarda irili ufaklı diri fay mevcut olduğu ve bunların sık aralıklarla, bu ve benzer büyüklükte depremler üretmekte olduğu, bölgenin birinci derece deprem bölgesi içerisinde olmasından dolayı yöredeki imar uygulamalarında depreme dayanıklı bina tasarımının taviz vermeden uygulanmasının sağlanması gerektiği ifadelerine yer verilmiştir. Ülkemizin deprem konusunda en önemli bilimsel otoritesince 2007 yılında belirtildiği üzere, birinci derecede deprem bölgesi olarak tespit edilmiş bulunan bölgede, depreme dayanıklı bina tasarımının taviz vermeden uygulanmasının sağlanması gerektiği de göz önüne alınacak olursa, deprem kaynaklı olarak

“ağır hasarlı” duruma gelmiş bulunduğu Elazığ Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tespit edilmiş uyuşmazlık konusu binanın, artık mesken olarak kullanılmaya elverişli olmadığı açıktır.

23. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk rapora itiraz sonucu yapılan yeniden değerlendirmede deprem nedeniyle ağır hasarlı olarak tespit edilip kamu gücüyle yıktırılan konutun sigorta bedelinin başvurana ödenmemesi hususunda hukuka ve hakkaniyete uygunluk tespit edilememiştir.