|
ÖZET: Başvuran, 26 Eylül 2019 tarihinde meydana gelen Silivri merkezli depremde hasar gören konutunun sigorta bedelinin eksik ödendiğini iddia ederek Doğal Afet Sigortaları Kurumu’na (DASK) başvuruda bulunmuştur. Başvuruya göre, binanın bodrum, kömürlük ve sığınak katları ağır hasar almış, yapılan incelemeler sonucunda tahliye kararı verilmiştir. DASK, başvuranın dairesi için 66.572,00 TL ödeme yapmış, ancak başvuran, sigorta bedelinin 97.900,00 TL olduğunu ve eksik ödendiğini belirtmiştir.
İlgili idareler, yapılan hasar tespitinin yasal çerçevede gerçekleştirildiğini ve ödenen tutarın doğru olduğunu ifade etmiştir. İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, depremin genel hayata etkisinin sınırlı olduğunu ve başvuranın dairesinin riskli yapı olarak tespit edildiğini belirtmiştir. DASK tarafından yapılan incelemelerde, binanın eskime ve korozyon gibi nedenlerle de hasar gördüğü, dolayısıyla depremin etkisinin %70 olarak değerlendirildiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi, yapılan incelemeler ve mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, DASK tarafından ödenen tutarın uygun olduğu ve başvuranın iddialarının gerçeği yansıtmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/4006-S.21.6574
BAŞVURU NO : 2020/96471
KARAR TARİHİ : 12/03/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : DOĞAL AFET SİGORTALARI KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın depremde hasar gören konutu için tam sigorta
BAŞVURUNUN KONUSU :
bedeli ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/09/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran ; 26/09/2019 tarihinde meydana gelen Silivri merkezli depremde ikamet ettiği
Büyükçekmece/İstanbul adresinde yer alan nolu parselde bulunan binasının bodrum, kömürlük ve sığınak katının ağır hasar aldığını, 05/10/2019 tarihinde Büyükçekmece
Belediyesinde görevli mühendislerin kontrole geldiğini, görevliler tarafından yapılan teknik incelemede binanın deprem nedeniyle can güvenliği açısından tehlike arz ettiği gerekçesiyle tahliyesine karar verildiğini, 3 gün içerisinde dairelerini terk ederek kiralık eve taşındıklarını, dairesinin DASK sigortası (poliçe no: -Aksigorta) olduğunu, 01/10/2019 tarihinde DASK’a başvuru yaptığını, dosya numarası ile hasar dosyası açıldığını, 3 farklı eksperin kontrole geldiğini, son gelen eksperin de diğerleri gibi ağır hasarlı raporu verdiğini, buna rağmen DASK tarafından 07/08/2020 tarihinde Vakıfbank hesabına 66.572,00 TL sigorta bedeli yatırıldığını, fakat dairenin sigorta bedelinin 97.900,00
TL olduğunu, bu tutar üzerinden %2 kesinti yapılıp tarafına 95.942,00 TL ödenmesi gerektiğini iddia ederek konunun incelenip DASK tarafından eksik ödenen tutarın ödemesinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 09/10/2020 tarihli ve
E sayılı cevabi yazıda özetle; “…İlimizde 26/09/2019 tarihinde Silivri merkezli olarak gerçekleşen 5.8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle Türkiye Afet Müdahale Planına (TAMP)
göre Bakanlığımız ön hasar tespit çalışmaları hususunda görevlendirilmiş olup, 7269 sayılı
Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair
Kanun kapsamında hasar tespiti için Valiliğimize gelen ihbarlara istinaden Valiliğimiz
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr yayımlanan, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği 22. maddesinde hasar tespitine ilişkin düzenleme şu şekildedir; “Hasar tespiti, Kurum tarafından görevlendirilen ilgili branşlarda ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.” Kanun ve yönetmeliklere uygun olarak söz konusu hasar dosyası için ruhsat sahibi yetkili eksper tarafından meydana gelen hasar tespit edilmiş, yine kanuna uygun olarak sigortalının ödemesi yapılmıştır.” açıklamasına yer verilmiştir.
5. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü
İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü tarafından benzer başvuru dosyası kapsamında gönderilen 16/03/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “…Bakanlık
Makamının 06/03/2014 tarih ve sayılı Olurunda “İstanbul İlinde 6306 sayılı Kanun kapsamında tespit edilen riskli yapı sayısının fazla olması ve hazırlanan raporların incelenmesi safhasında yapıya ilişkin bilgilere ulaşmak için ilgili idaresi ile irtibat kurulmasının gerekmesi, riskli yapı tespit raporlarının incelenip onaylanması sürecinde aksaklıklara ve gecikmelere sebebiyet verdiği, riskli yapıların tespitinden yıktırılmasına kadarki süreçte Kanun kapsamındaki işlemlerin aynı idarece yürütülmesi daha hızlı ve etkin bir uygulama sağlayacağı” belirtilerek, Kanunun 6 ncı maddesinin onikinci fıkrası uyarınca; İstanbul İlinde lisanslı kurum ve kuruluşlarca 6306 sayılı Kanun kapsamında hazırlanan riskli yapı tespit raporlarının 17/03/2014 tarihinden itibaren incelenmesi, inceleme neticesinde eksiklik ve yanlışlık tespit edilmesi halinde lisanslı kuruluşa iade edilmesi, eksiklik ve yanlışlık bulunmuyor ise riskli yapı olduğuna dair ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesi, risk tespit işlemine itiraz edilmesi halinde ise itirazın ve tespite konu raporun Teknik Heyet’çe değerlendirilmek üzere Müdürlüğümüze iletilmesi hususlarında
İstanbul İlindeki tüm büyükşehir ilçe belediyeleri yetkilendirilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
6. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı
74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına
sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” hükmüne, 7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 8. 31/05/2012 tarihli ve 28309 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne, 8.1. “Tespit, taşınmaz devri ve tescil” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr
Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. (…)” hükmüne, 8.2. “Tahliye ve yıktırma” 5 inci maddesinde; “(1) Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. (Değişik cümle:29/11/20187153/22 md.) Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine, kiracılarına ve yapıda ikamet etmek şartıyla sınırlı ayni hak sahiplerine geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir.
(2) (Değişik:29/11/2018-7153/22 md.) Uygulamanın gerektirmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilenler dışında olup Kanun kapsamındaki yapıları kullanmakta olan kişilere de geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir. Bu kişiler ile yapılacak olan anlaşmanın, bunlara yardım yapılmasının, enkaz bedeli ödenmesinin ve bankalardan kullanacakları kredilere dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere faiz desteği verilmesinin usul ve esasları Cumhurbaşkanınca belirlenir.
(3) Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır.
(4) Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir. (Ek cümle:29/11/2018-7153/22 md.) Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.” hükmüne, 9. 18/05/2012 tarihli ve 28296 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu
Kanunun amacı, binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem sigortası ile sigorta şirketlerince teminat verilemeyen veya teminat verilmesinde güçlükler bulunan çeşitli afetler ve riskler sonucu meydana gelebilecek maddi ve bedeni zararların karşılanabilmesini teminen sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne, 9.1. “Doğal Afet Sigortaları Kurumu” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu
Kanuna göre sunulacak sigorta ve reasürans teminatları, Bakanlık nezdinde kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından verilir….” hükmüne, 9.2. “Zorunlu Deprem Sigortası Kapsam ve sigorta yapma zorunluluğu” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tâbi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya sağlanan kredi ile yapılan meskenler zorunlu deprem sigortasına tâbidir. (…)
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr (3) Birinci fıkrada belirtilen binalar ve bağımsız bölümler için malikler veya intifa hakkı sahipleri tarafından zorunlu deprem sigortası yaptırılır ve bu sigorta her yıl yenilenir.” hükmüne, 9.3. “Tarife ve talimatlar ile uygulama esasları ve genel şartlar” başlıklı 13 üncü maddesinde; “(1) Zorunlu deprem sigortasına ilişkin tarife ve talimatlar ile azami teminat tutarı her yıl Bakan tarafından belirlenir ve Resmî Gazetede yayımlanır. Sigorta primlerinin tespitinde; binanın yüzölçümü, inşaat türü ve kalitesi, binanın üzerinde bulunduğu arazinin zemin özellikleri, deprem riski ve benzeri unsurlar değerlendirilir.
(2) Zorunlu deprem sigortası bulunan ve deprem nedeniyle hasar gören binalara ilişkin tazminat, gerekli bilgi ve belgeler ile hasar tespitinin tamamlanmasını müteakip en geç otuz gün içinde ödenir.
(3) Zorunlu deprem sigortasına ilişkin uygulama usul ve esasları ile sigorta genel şartları
Müsteşarlık tarafından belirlenir.” hükmüne, 10. 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3
üncü maddesinde; “…g) Riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı veya yapıları,…ifade eder.” hükmüne, 10.1. “Riskli yapıların tespitinde görev alacak kurum ve kuruluşlar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Riskli yapılar;… 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk
Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca, inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisleri odalarına büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlar tarafından tespit edilir.” hükmüne, 10.2. “Riskli yapıların yıktırılması” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi suretiyle, riskli yapı tespitinin kesinleşmesi halinde Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve riskli yapının yıktırılmasını İdareden ister.” hükmüne, 10.3. “Kira yardımı ve diğer yardımlar” başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Anlaşma ile tahliye edilen uygulama alanındaki yapıların maliklerine tahliye veya yıkım tarihinden itibaren Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir. Yardım süresi
riskli alan dışındaki riskli yapılarda 18 aydır. (Değişik cümle:RG-24/4/2020-31108) Riskli ve rezerv yapı alanlarında kira yardımı süresi 48 ayı geçmemek şartı ile ilgili kurumca
belirlenir. (Değişik cümle:RG-24/4/2020-31108) Aylık kira bedeli Bakanlıkça belirlenir. (…)
Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine mümkün olması hâlinde, kira yardımı yerine tahliye tarihinden itibaren konut ve işyerlerinin teslim tarihine kadar geçici konut veya işyeri tahsisi yapılabilir.” hükmüne, 11. 15/08/2012 tarihli ve 28385 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliğinin “Hasar Tespiti” başlıklı 22 nci maddesinde; “Hasar tespiti, Kurum tarafından görevlendirilen ilgili branşlarda ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.” hükmüne, 12. 31/12/2016 tarihli ve 29935 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Zorunlu Deprem Sigortası Tarife Ve Talimatının “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “9/5/2012 tarihli ve 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununa istinaden yapılacak
Zorunlu Deprem Sigortasına aşağıdaki tarife ve talimatlar uygulanır.” düzenlemesine, Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr 12.1. “Tarife” başlıklı 2 nci maddesinde; “(1) Ödenecek prim, 4 üncü maddede belirtilen esaslara göre tespit edilen sigorta bedeline, risk grubuna ve yapı tarzına göre aşağıdaki tarife uygulanmak suretiyle hesaplanır. Bu şekilde belirlenecek asgari prim tutarı her halükarda risk grubuna göre birinci gruptan yedinci gruba sırasıyla 120 TL, 100 TL, 75 TL, 60 TL, 50
TL, 40 TL ve 35 TL’den az olamaz.(…)
(2) İnşaat ruhsat yılı 2002 ve öncesi olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı %10 oranında artırılarak uygulanır.
(3) Zemin üstü toplam kat sayısı 3 veya daha az olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı üzerinden %10 oranında indirim uygulanır.
(4) Zemin üstü kat sayısı 8 ve üzeri olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı %10 oranında artırılarak uygulanır.
(5) Kat sayısı hesabına zemin kat ve altında kalan bodrum katlar dâhil değildir. (…)” düzenlemesine, 12.2. “Azami Teminat Tutarı” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında, bir mesken için verilebilecek azami teminat tutarı yapı tarzı ayırımı yapılmaksızın 240 bin TL’dir.” düzenlemesine, 12.3. “Sigorta Bedelinin Tespiti” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(1) Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için aşağıda belirtilen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır. Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli 3’üncü maddede belirtilen azami teminat tutarından çok olamaz. Aşağıda belirtilen sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedelleri her yıl “Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan
Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedellerini Gösterir Cetvel” dikkate alınarak belirlenir.” düzenlemesine, 12.4. “Muafiyet” başlıklı 5 inci maddesinde; “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. Doğal Afet Sigortaları Kurumu hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönem bir hasar sayılır.” düzenlemesine, 13. 13/05/2011 tarihli ve 27933 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Genel Şartların “A.1- Sigortanın Kapsamı” başlığında; “6305 sayılı Afet Sigortaları
Kanunu gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler Zorunlu Deprem Sigortasına tabidir.
Bu sigorta ile, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenler de dahil olmak üzere), sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alınmıştır.” düzenlemesine, 13.1. “A.3- Teminat Dışında Kalan Haller” başlığında; “Aşağıdaki haller sigorta teminatının dışındadır.
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr 15. Uyuşmazlık konusu özetle; başvuranın 26/09/2019 tarihinde gerçekleşen Silivri merkezli depremde ikamet ettiği hasar gören binası için sigorta bedelinin eksik ödendiğinden bahisle sigorta bedelinin tamamının ödenmesi talebi hakkındadır.
16. İlgili İdareler tarafından gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde; İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 10/11/2019 tarihli ve E sayılı Olur ile
İstanbul ilinde 26/09/2019 tarihinde meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremin İstanbul ilinde (39 ilçede) “Genel Hayata Etkisiz” sayılması hususunun bildirildiği, Müdürlük teknik personeli tarafından başvuruya konu edilen binalarda ön hasar tespit çalışmalarının tamamlandığı, herhangi bir ön hasar tespiti bulunmadığı; Büyükçekmece Belediye
Başkanlığı tarafından 26/09/2019 tarihinde yaşanan 5,8 büyüklüğündeki Silivri depreminde gözleme dayalı olarak yapılan incelemelerde 15 adet yapı hakkında rapor düzenlendiği, şikayete konu yapı hakkında ise 05/10/2019 tarihli İmar ve Şehircilik Müdürlüğü personellerince rapor düzenlendiği, riskli yapının can güvenliği amacıyla tahliye edildiği, yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek incelenmesi amacıyla Çevre ve
Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilen .’ne başvurulduğu, firmanın hazırladığı riskli yapı tespit raporu üzerinden yapılan inceleme neticesinde söz konusu yapının riskli yapı olarak tespit edildiği, söz konusu durumun tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlendiği, söz konusu riskli yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında ilgilileri tarafından 03/11/2020 tarih ve sayılı yıkım ruhsatı ile 03/11/2020 tarihinde yıktırıldığı, yapının deprem öncesi durumunu detaylı olarak gösteren ve yapıda deprem kaynaklı bulunan herhangi bir hasarın olduğuna ilişkin tespite, bilgi ve belgelere rastlanılmadığı, ancak ekonomik ömrü içerisinde zamana ve dış etkenlere bağlı olarak gelişen yıpranmaların deprem kuvveti ile birlikte yapının taşıyıcı sistemine etki etmiş olabileceğinin değerlendirildiği ifade edilmiştir.
16.1. Doğal Afet Sigortaları Kurumu Başkanlığınca şikayet üzerine yapılan dosya incelenmesinde; eksper tarafından söz konusu daire için meydana gelen deprem hasarlarının dışında eskime ve aşınma gibi binanın yapısal hasarları da tespit edildiği, binanın artık oturulamaz hale gelmesinde depremin tek başına etkili olmadığı, bu tespitine dayanarak ödenmesi gereken hasar tutarının hesabında depremin etkisinin %70 takdir edildiği ve sigorta bedelinde bu oranda indirime gidildiği, yapılan hesaplama sonrası tazminat tutarının 68.530,00-TL olarak belirlendiği, bu tutardan genel şartları gereği sigorta bedelinin %2’si tutarında (1.958,00-TL) muafiyet düşülerek 66.572,00-TL’nin başvurana ödendiği belirtilmiştir.
17. Somut olayda; şikâyete konu binaya ilişkin Yapı Kullanım İzin Kâğıdı incelendiğinde yapı hakkında 10/04/1986 tarih sayılı temel ruhsatı, 25/09/1989 tarih sayılı yapı kullanma izin belgesi düzenlendiği, 17.1. Başvuran tarafından verilen 04/11/2019 tarihli dilekçede; “İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Büyükçekmece Merkez Mahallesi, , adresinde bulunan ve tapuda pafta, ada, parselde kayıtlı bulunan yapı hakkında, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı tespiti yapılmasını talep etmekteyim.” ifadelerine yer verildiği, 17.2. Başvuranın yapmış olduğu başvuru üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilen . tarafından hazırlanmış
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr olan Riskli Bina Tespit Raporu incelendiğinde; “RİSKLİ YAPI TESPİT SONUCU: İstanbul ili Büyükçekmece İlçesi parsel sayılı yerde bulunan yapının analizi sonucunda aşağıdaki değerlendirme ön görülmüştür.
(…)
Bina yatay yük kapasitesi oranlarını karşılayamamasından dolayı hedeflenen güvenlik düzeyi sağlanmamıştır.
Yapı göçme durumu performans seviyesinde olup hedeflenen deprem performansı sağlamamaktadır.
Yapı elemanlarında ileri derecede korozyon gözlenmiştir.
Riskli yapı sınıfına girmektedir.” olarak belirtildiği, 17.3. 18/11/2019 tarihli DASK ekspertiz 1. hasar raporunda; “Söz konusu bina komple boşaltılarak mühürlenmiştir. Binanın bodrum ve zemin katındaki kolonlardan karotlar alındığı görülerek fotoğraflandırılmıştır. Sigortalının dairesinde hasarın olmadığı öğrenilmiştir.” şeklinde belirtilmekle birlikte söz konusu dairenin mühürlü olması sebebiyle sağlıklı tespit yapılamadığı, daha sonra gerekli izinler alındığı ve tespit yapılmak üzere yeni bir eksper ataması yapıldığı, 17.4. 16/03/2020 tarihli DASK ekspertiz 2.hasar raporunda; “26.09.2019 tarihli deprem olayı sonucunda, hasarlanmış olduğu bildirilen ve sigortalıya ait dairenin de 1. katında bulunduğu bodrum+ zemin+ 3 katlı, yüapartman binasının, bodrum katında daha yoğun olmak üzere, özellikle ortak taşıyıcı kolon elemanlarda, donatı yönü tersine eğilme, köşe kolonlarda kesme çatlakları ve orta 2 kolonda, kabuk betonu atması ile kolon kiriş birleşimlerinde çatlaklar ve ayrılmalar ve genel bina yapısında eğilmeler ve dış kaldırımlarda çökmeler olduğu belirlenmiş ve yine 06.02.2020 tarihli tespitimizde, söz konusu taşıyıcı elemanların, deprem olayında bağımsız olarak, yine bodrum katında denize yakınlık ve deniz kumu kullanımına bağlı yoğun olmak üzere, ciddi bir donatı korozyonuna uğramış olup, bina taşıyıcılığının azalmasını da hızlandırmış oldukları gözlenmiştir. Deprem sonrası, riskli bina statüsünde, yıkımı için resmi bir tahliye kararı alınarak mühürlenmiş olduğu bilinen binada, tespitimiz sırasında da, tüm daireleri boşaltılmış durumda görülen ve tarafımızca da ayrı ayrı tespit yapılan binadaki sigortalı dairelerin üst katlarında olanlarda, ince kılcal sıva çatlakları dışında, çok az ve onarımı mümkün taşıyıcı eleman hasarları görülmekle beraber, alt katlardaki ortak taşıyıcı elemanlardaki yıpranmaların, yeniden donatı ve beton enjeksiyon onarımı ile taşıyıcılık özelliğinin arttırılması mümkün olsa dahi, bu durumun, hem ekonomik olmaması, hem iyileştirme kapsamında olmaması, hem de tüm hasarların, sadece deprem değil, bir kısmının da, eskime, aşınma ve yorulma kaynaklı da olması nedeniyle, yapısal hasar tazmin değerlendirmesinin, toplam pertotal hasar miktarının
%70 inin deprem kaynaklı olarak kabulüyle değerlendirilebileceği görüş ve kanaatine 2 varılmış, hesaplamada da, daire alanının 110 m olduğu yine binada, birim fiyat, toplam 890,00 TL kabulüyle, birim fiyatın %70 i olarak 623,00 TL.lik birim fiyat kullanılmış ve 2 deprem kaynaklı olarak kabul edilebilecek tazmin miktarı için, 110 m lik alanla bu birim fiyat çarpılarak, değerlendirme yapılmıştır.” şeklinde belirtildiği ve 68.530,00 TL olarak hesaplanan toplam hasar miktarından %2 poliçe muafiyeti düşüldükten sonra ödenecek tutarın 66.572,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr 18. Şikâyet konusuna ilişkin mevzuat incelendiğinde; deprem sonrası hasarlı binalara ilişkin yapılacak işlemlerin ve tabi olunan mevzuatın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve
Doğal Afet Sigortaları Kurumu nezdinde farklılık gösterdiği anlaşılmaktadır. Buna göre
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde yapılan işlemler incelendiğinde; hasarlı olduğu düşünülen yapılarla ilgili sürecin “tespit başvurusu”, “risk tespiti”, “riskli yapıların yıktırılması” ve “yıkım sonrası uygulama” başlıklarındaki 4 ana aşamada tamamlandığı, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında
Kanun ve 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği kapsamında riskli yapıların malikleri tarafından tespit ettirilmesi gerektiği, bunun için Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara “riskli yapı tespiti” yaptırılması gerektiği, yapılan incelemeler sonucunda riskli olduğu tespit edilen yapıların, tespiti yapan kurum ve kuruluşlar tarafından
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirildiği, uygun bulunan tespitlere yönelik şerh bildiriminin ilgili tapu müdürlüğüne iletildiği, tebliğ ve itiraz sürecinden sonra riskli yapı olarak tapu kütüğüne kaydedilen taşınmazların yıktırılması sürecine geçildiği, riskli yapısı yıkılan vatandaşlara söz konusu mevzuat uyarınca yeni yapılacak konutlar için geçici konut temini, faiz desteği, kira yardımı, harç muafiyeti gibi kolaylıklar tanındığı anlaşılmaktadır. Bakanlık Makamının 06/03/2014 tarih ve 1658 sayılı Oluru ile İstanbul
İlinde lisanslı kurum ve kuruluşlarca 6306 sayılı Kanun kapsamında hazırlanan riskli yapı tespit raporlarının 17/03/2014 tarihinden itibaren incelenmesi ve devamındaki sürece ilişkin hususlarında İstanbul İlindeki tüm büyükşehir ilçe belediyeleri yetkilendirilmiş olup, söz konusu işlemler ilçe belediyelerince yürütülmektedir.
19. Öte yandan 18/08/2012 tarihinde yürürlüğe giren Afet Sigortaları Kanunu ile birlikte konut kredisi ve tapu işlemleri ile su ve elektrik abonelik işlemlerinde Zorunlu
Deprem Sigortası (ZDS) yaptırma şartı getirildiği, DASK sigortası yaptırmayanların devletin sunduğu konut kredisi ve depremde binanın zarar görmesi durumunda yapılan yardımdan yararlanamayacakları, buna göre 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu, Doğal
Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği, Zorunlu Deprem Sigortası
Tarife ve Talimatı ve Genel Şartlar kapsamında evleri depremden hasar gören ve ZDS poliçesi bulunan vatandaşların, zararlarının giderilebilmesi için başvuruda bulundukları, hasar tespit işlemlerinin, DASK adına görevlendirilen bağımsız hasar tespit görevlilerince (eksper) yerine getirildiği, bu tespitlerin sonucunda belirlenen tazminat ödemelerinin de doğrudan DASK tarafından yapıldığı, söz konusu hasar tespitine ilişkin usul ve esasların belirtilen kriterler doğrultusunda yapılmasının amaçlandığı, sigorta tazminatının hesabında, depremin gerçekleştiği yer ve tarihte, binanın piyasa rayiçlerine göre bulunan yeni inşa bedeli esas alındığı, ancak sigorta tazminatının, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamayacağının kurala bağlandığı, Zorunlu Deprem Sigortası’nda amacın asgari bir miktarda standart bir teminat sunulması olduğu ve her bir hasarda, sigorta bedelinin yüzde 2’si oranında tenzili muafiyet uygulandığı, ancak belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararların teminat kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır.
20. Buna göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ve Kaymakamlıkların yapmış olduğu riskli yapı tespit raporlarının ise ilgili mevzuata göre DASK tarafından yürütülen süreçten bağımsız olduğu, söz konusu Kurumlar tarafından yapılan tespit ve işlemlerin farklı mevzuata ve sürece tabi olduğu, birbirini bağlar nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr korozyon kaynaklı olumsuzluklar tespit edilmiş olduğu, taşıyıcı sistemde yapılacak tadilatlar ile taşıyıcı özelliklerinin artırılabilir nitelikte olduğu tespit edilerek, hasarın %7O inin deprem hasarı kabul edilebilir olarak değerlendirildiği, buna göre binanın doğrudan tam deprem hasarı olarak değerlendirilemeyeceği, %70 oranında kısmi deprem hasarı olarak değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır.
E-) DASK Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının tetkikinde, Genel Şartların Teminat Dışında
Kalan Haller bölümünde; “Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar.” teminat dışı olarak belirtilmektedir.
F-) Yapı Denetim Firması tarafından düzenlenen Riskli Yapı Tespit Sonucunda, – Yapının mimari ve statik projesi bulunmaktadır.
– Malzeme denetimde karakteristik beton dayanımı C6 ( fcm = 5.99/mm2 ) donatı çeliğin sınıfının S220 olduğu tespit edilmiştir.
– İlgili birimlerde onaylanan zemin değeri ise ZC zemin sınıfında 12 m sondaj ve sismik çalışmalar sonucu belirlenmiştir. Düşey yatak katsayısı 1563,6 t/m3, zemin taşıma gücü 18,60 t/m2 olduğu tespit edilmiştir.
– Bina yatay yük kapasitesi oranlarını karşılayamamasından dolayı hedeflenen güvenlik düzeyi sağlanmamıştır.
– Yapı göçme durumu performans seviyesinde olup, hedeflenen deprem performansını sağlamamaktadır.
– Yapı elemanlarında ileri derecede korozyon gözlemlenmiştir.
– Riskli Yapı Sınıfına girmektedir.” Söz konusu raporda doğrudan depreme bağlı herhangi bir hasar ve olumsuzluktan bahsedilmemektedir. Binanın mevcut durumuna göre, Yapı Denetim firması tarafından yapılan hesaplama sonucu, binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
2
G-) Yapı Kullanım İzin Belgesinin tetkikinde, daire yüzölçümü: 95 m olarak belirlenmiş olduğu görülmüştür.
2
DASK Sigorta poliçesinde ise; Daire yüzölçümü alanı 110 m olarak, Sigorta Bedeli: 97.900,00 TL olarak belirtilmektedir.
2
Ancak, DASK poliçesinde belirtilen sigortalı daire (110 m ) yüzölçümünün Yapı Kullanım izin 2 belgesindeki belirtilen (95 m ) gerçek yüzölçümünü yansıtmadığı, tespit edilmiştir.
DASK poliçelerinde sigorta bedelleri; sigortalının beyan ettiği daire yüzölçümü ile poliçenin düzenlendiği seneye ait birim fiyatının çarpımıyla hesap edilmektedir.
2
DASK poliçesinde beyan edilen daire yüzölçümüne göre Sigorta Bedeli; 110 m x890,00 2
TL/m = 97.900,00 TL olarak ve hasar değerlendirilmesi söz konusu sigorta bedeline göre hesap edildiği anlaşılmıştır.
2
Ancak, DASK poliçesinde, sigorta bedelinin; yapı kullanım belgesinde 95 m olarak belirtilen 2 gerçek yüzölçümünün, 2019 birim fiyatı olan 890,00 TL/m çarpılarak, 84.550,00 TL olarak hesap edilmesi ve deprem hasarı tutarının, bu sigorta bedeline göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr
Ekspertiz raporunda yapı %70 oranında deprem hasarlı olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; a-) beyan edilen hatalı yüzölçümü üzerinden hasar tutarı: 97.900,00 TL(sigorta bedeli) x
%70 (binada deprem hasar oranı) – %2 muafiyet tutarı (1.958,00 TL) = 66,572,00 TL olarak hesap edilmiştir.
2 b-) Ancak Yapı Kullanım İzin belgesinde belirtilen, dairenin gerçek 95 m yüzölçümüne göre
hasar tutarı tarafımızdan; 84.550,00 TL ( sigorta bedeli ) x %70 (deprem hasar oram) – %2 muafiyet tutarı (1.691,00 TL ) = 57.494,00 TL olarak hesap edilmiştir.
Bu nedenle, DASK poliçesinde belirtilen sigorta bedeline göre, sigorta eksperi tarafından belirlenen %70 hasar oranı dikkate alınarak hesap edilen ve ödemesi yapılan 66.572,00 TL hasar tutarının gerçek hasar tutarını yansıtmadığı, Yapı izin belgesinde belirtilen dairenin gerçek yüzölçümüne göre hesap edilmesi gereken 57.494,00 TL hasar tutarından, 9.078,00
TL fazla ödeme yapılmış olduğu kanaatine varılmıştır.
Özetle dosya içeriğinin ve dosya incelenmesi kapsamında elde edilen tüm bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda, – Şikâyete konu binanın, 26.09.2019 tarihinde meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremden önce eskime, yıpranma ve korozyon kaynaklı olumsuzlukların mevcut olduğu, – Binada deprem olayından bağımsız olarak, eskime, aşınma ve korozyon kaynaklı olumsuzluklar tespit edilmiş olduğu, taşıyıcı sistemde yapılacak tadilatlar ile taşıyıcı özelliklerinin artırılabilir nitelikte olduğu tespit edilerek, hasarın %70 inin deprem hasarı kabul edilebilir olarak değerlendirildiği, buna göre binanın doğrudan tam deprem hasarı olarak değerlendirilemeyeceği, %70 oranında kısmi deprem hasarı olarak değerlendirilebileceği, – Şikâyet konusu binada tespit edilen zararların tamamının 26.09.2019 tarihli 5.8 büyüklüğündeki Silivri depremi ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, bir kısmının binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle deprem öncesi meydana gelmiş olduğu, – Yapı Denetim firması tarafından yapılan incelemede, yapılan statik hesaplara göre, taşıyıcı elemanlar kat kesme sınır değerini aşması nedeniyle yapının riskli çıktığı, binanın 6306 sayılı
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği madde 6-(ı)’e göre ‘Riskli Yapıdır’ olarak belirlendiği, bu nedenle binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından yıktırılmış olduğu, – DASK Sigorta Poliçesi Genel Sartları doğrultusunda, 26.09.2019 tarihinde meydana gelen deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararların teminat harici olduğu, ancak sadece depreme bağlı olarak meydana gelen kısmi hasarların değerlendirilebilir nitelikte olduğu, sigorta eksperi tarafından %70 olarak değerlendirilen deprem hasar oranının uygun olduğu, – DASK poliçesinde dairenin beyan edilen hatalı yüzölçümüne göre belirlenen sigorta bedelinin, tarafımızdan Yapı Kullanım İzin belgesinde belirtilen, dairenin gerçek yüzölçümüne göre hesap edilen gerçek sigorta bedeli ile uyumlu olmadığı, – Sigorta eksperi tarafından, poliçede belirtilen sigorta bedeline göre ve %70 deprem hasar oranı doğrultusunda hesap edilen hasar tutarının, gerçek hasar tutarını yansıtmadığı, bu
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr nedenle DASK tarafından sigortalıya fazla hasar ödemesi yapılmış olduğu, sigortalıya ödenen fazla tazminat tutarı ile ilgili keyfiyetinin DASK’a ait olduğu, Buna göre şikâyetçinin, idareden bakiye alacağı bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.” şeklinde belirtilmiştir.
22. Şikâyetçinin iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; sigortalı dairenin de yer aldığı binada doğrudan depreme bağlı olarak, Çevre Şehircilik İl
Müdürlüğü ve Büyükçekmece Belediyesi tarafından, deprem hasarı için, acil yıkım kararı belgesi bulunmadığı, söz konusu binanın, 6306 sayılı Kanun kapsamında, sigortalının müracaatı üzerine, Yapı Denetim Firması tarafından yapılan inceleme sonucu, riskli yapı olarak tespit edildiği ve 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkılmış olduğu, Büyükçekmece
Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından yapılan gözleme dayalı incelemede, bahse konu bina ile ilgili olarak, doğrudan deprem hasarı nedeniyle herhangi bir acil yıkım kararı belgesi düzenlenmemiş olduğu, yani binada depremden önce eskime, yıpranma ve korozyon kaynaklı olumsuzlukların mevcut olduğu, hasarın %70 inin deprem hasarı kabul edilebilir olarak değerlendirildiği, buna göre binanın doğrudan tam deprem hasarı olarak değerlendirilemeyeceği, DASK Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının, Genel
Şartların Teminat Dışında Kalan Haller bölümünde; “Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar.” teminat harici olarak belirlendiği anlaşılmış olup, şikâyetçinin, eksik sigorta bedeli ödendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, idare tarafından tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde Kurumumuzun bilgi ve belge taleplerine süresi içinde cevap verilmediği tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının
başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul Ticaret Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve DOĞAL AFET SİGORTALARI KURUMU
BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr
Kamu Başdenetçisi
Telefon 0 (312) 465 22 00 Faks 0 (312) 465 22 65 e-Posta iletisim@ombudsman.gov.tr İnternet Adresi www.ombudsman.gov.tr