|
ÖZET: Başvuran, 26 Eylül 2019 tarihinde meydana gelen depremde hasar gören dairesi için 300.000 TL sigorta bedeli talep etmiştir. İstanbul Küçükçekmece’deki dairesinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ağır hasarlı olarak tespit edilmesi ve yıkım kararı verilmesi üzerine, sigorta bedelinin ödenmesini istemiştir. Ancak, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından yapılan incelemelerde, deprem sonrası binada yapısal hasar tespit edilmediği, yalnızca dekoratif hasarların bulunduğu belirlenmiştir. DASK, başvuruya istinaden 8.012,07 TL ödeme yapmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yürüttüğü süreçte, riskli yapı tespiti ve yıkım işlemleri 6306 sayılı Kanun çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bakanlık, ilgili yapının riskli olduğuna dair rapor hazırlamış ve bu rapor doğrultusunda yıkım kararı alınmıştır. Başvuranın talebi, depremden kaynaklanan hasarların giderilmesi açısından değerlendirildiğinde, yıkım kararının depremle doğrudan ilişkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat ve yapılan incelemeler doğrultusunda hukuka uygun bulunmamış ve başvurunun reddedilmesi gerektiği yönünde karar alınmıştır. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/8458-S.21.13616
BAŞVURU NO : 2020/102441
KARAR TARİHİ : 04/06/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : DOĞAL AFET SİGORTALARI KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın depremde hasar gören dairesi için sigorta bedeli ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 11/12/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran , İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi Tevfik
Bey Mahallesi Maslak Çeşme Caddesi Çoban Sokak Sitesi blok No: Daire: ‘ de bulunan evinin İstanbul’ da yaşanan son depremde hasar aldığını, yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve
Belediye tarafından ağır hasarlı olarak kaydedildiğini ve yıkım kararı verildiğini, dairesinin deprem sigortası bulunmasına rağmen tarafına herhangi bir dönüş yapılmadığını iddia ederek sigorta bedeli kapsamında dairesine 300.000 TL ödeme yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü tarafından gönderilen 01/02/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “Bakanlığımız Altyapı ve Kentsel
Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 19/12/2019 tarihli ve – – sayılı yazısında, Marmara Denizi’nde (Silivri açıkları 21,68 km) 26.09.2019 tarihinde 5.8 mw büyüklüğünde meydana gelen deprem sonrasında yapılan afet etkisi belirleme çalışmaları neticesinde tespiti yapılan riskli yapı tespiti, tahliyesi ve yıktırılmasına ilişkin iş ve işlemlerin 6306 sayılı Kanun’un 6/A maddesi kapsamında yapılmasına ilişkin olarak 13/12/2019 tarihli ve sayılı Makam Olur’u ile söz konusu yapıların riskli yapı tespiti, tahliyesi ve yıktırılmasına ilişkin iş ve işlemlerin Müdürlüğümüzce yürütülmesi hususunda Müdürlüğümüzün yetkilendirildiği bildirilmiştir. Söz konusu Makam Olur’unda
“İstanbul ilinde afet etkisi belirleme çalışmaları neticesinde ‘ağır hasarlı’ olarak tespit edilen yapıların riskli yapı tespiti, tahliyesi ve yıktırılmasına ilişkin iş ve işlemlerin 6306 sayılı Kanun’un 6/A maddesi kapsamında yapılması hususu” belirtilmiştir. Bu doğrultuda başvuru konusu yapıya ilişkin iş ve işlemler
6306 sayılı Kanun’un 6/A maddesi kapsamında Müdürlüğümüzce yürütülmektedir.
6306 sayılı Kanun’un uygulamaların resen yapılması başlıklı 6/A maddesinin 1. fıkrasında: “Yıkılacak
derecede riskli olan yapıların bulunduğu alanlar ile kendiliğinden çöken veya zeminin kayması, heyelan, su baskını, kaya düşmesi, yangın, patlama gibi sebeplerle ağır hasar gören veya ağır hasar görme riski bulunan yapıların bulunduğu alanlarda dönüşüm uygulamaları maliklerin ve ilgililerin muvafakati aranmaksızın Bakanlıkça resen yapılabilir veya yaptırılabilir. Uygulama yapılacak alanın sınırları uygulama bütünlüğü gözetilerek belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
6306 Sayılı Kanun’un yukarıda bahsi geçen düzenlemesinden de görüleceği üzere Bakanlıkça, yıkılacak
derecede riskli olan yapıların bulunduğu alanlar ile kendiliğinden çöken veya zeminin kayması, heyelan, su baskını, kaya düşmesi, yangın, patlama gibi sebeplerle ağır hasar gören veya ağır hasar görme riski bulunan yapıların bulunduğu alanlarda dönüşüm uygulamaları Bakanlıkça resen yapılabilir veya yaptırılabilir.
Bu doğrultuda başvuru konusu yapıya ilişkin 6306 sayılı Kanun’un 6/A maddesi kapsamında lisanslı firmanın hazırladığı riskli yapı tespit raporu 19/02/2019 tarihli ve 893 kayıt sayılı İnşaat Müh.
Mim. Taah ve Tur San. Dış. Tic. Ltd. Şt.’ye ait dilekçe ile Müdürlüğümüze iletilmiş ve riskli yapı olarak onaylanmıştır. Akabinde 6306 sayılı Kanun’un 6/A maddesinin 4. fıkrası gereğince gereği yapılmak üzere
Küçükçekmece Tapu Müdürlüğüne bildirimde bulunulmuş ve Küçükçekmece Tapu Müdürlüğünce söz konu taşınmaz tapu kaydına “6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıdır.” şerhi tesis edilmiştir.
6306 sayılı Kanun’un 6/A maddesinin 2. fıkrasında “Bu madde kapsamında; riskli yapı tespit masrafları
Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından karşılanmak suretiyle Bakanlıkça resen yapılır. Riskli olarak tespit edilen yapıların listesi tebliğ yerine kaim olmak üzere, bu yapıların kapısına asılır ve ilgili muhtarlıkta iki gün süre ile ilan edilir. Riskli yapı tespiti işlemi bu ilan ile maliklere şahsen tebliğ edilmiş sayılır. Riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince iki gün içinde itiraz edilebilir ve itirazlar üç gün içerisinde teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır.” denilmekte olup söz konusu hüküm gereğince söz konusu binanın riskli yapı tespit edildiğine ilişkin ilgi (e)’de kayıtlı tebligatımız ile 2 gün süre ile Mahalle Muhtarlığında ve riskli yapının kapısında 20-21/02/2020 tarihleri arasında ilanen tebligat yapılmıştır.
Bu aşamada 21/02/2020 dilekçe ile söz konusu riskli yapı tespitine itiraz edilmiş olup, 7 yapı kimlik numaralı riskli yapı tespit raporu ile itiraz dilekçesi 24/02/2020, 16/03/2020, 23/03/2020 ve 06/04/2020 tarihlerinde düzenlenen teknik heyet toplantılarında değerlendirilerek “müzakere devam” kararı alınmıştır. 24/02/2020 tarihli Teknik Heyet Kararı gereği yapı kimlik numaralı riskli yapı tespitine karşı yapılan itiraz değerlendirme aşamasında olduğundan söz konusu yapı hakkında teknik heyet nihai kararı bildirilene kadar yapının tahliyesi ve yıkımına ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmemesi hususunda Küçükçekmece Belediye Başkanlığı ve Küçükçekmece Kaymakamlığına bildirimde bulunulmuştur. 13/04/2020 tarihinde düzenlenen Teknik Heyet toplantısında, “,.. söz konusu riskli yapı tespit raporunun Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara uygun olarak hazırlandığı anlaşılmış olup riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın reddine oybirliğiyle karar verilmiştir. “ şeklinde teknik heyet kararı alınmıştır.
İtirazın reddi kararı ve riskli yapı tespitinin kesinleştiği ve bu nedenle tahliye, yıkım iş ve işlemlerinin ivedilikle yapılması hususunda 15/04/2020 tarihli yazımız ile Küçükçekmece Belediye Başkanlığı ve
Küçükçekmece Kaymakamlığına bildirimde bulunulmuştur.
Ardından 21/04/2020 tarihli yazımız ile bina maliklerinden . .’a itiraza ilişkin nihai karar bildirilmiş ve riskli yapılara ilişkin bilgilerin yer aldığı ARAAD sisteminde yapılan incelemede riskli yapı yakım formunun yer aldığı görülmüştür.” Açıklamalarına yer verilmiştir.
B
3. Küçükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 22/01/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi Tevfik Bey Mahallesi Çoban Sokak pafta parsel ve kapı numaralı yapıda yer alan Sitesi Blok binası için imar işlem dosyasında yapılan incelemede / sayılı projeye göre, H: Avan Proje irtifaklı yerde A-B ve C Bloklar için 21/02/1992 tarih ve 1/9 sayı ile yapı ruhsatı, 09/05/2000 tarih ve 1/5 sayıyla B Blok için takviye onarım ve güçlendirme ruhsatı düzenlendiği görülmüş olup, yapı kullanma izin belgesine (iskan) rastlanmamıştır.
26/09/2019 tarihli Silivri açıklarındaki deprem akabinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 14/02/2020 tarih ve sayılı yazısı ve ekindeki listede söz konusu yapıda Bakanlık tarafından ön hasar çalışmaları yapıldığı ve hasar tespit edildiği, riskli yapı tespitinin Bakanlıkça resen 6306 sayılı
Kanun kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca lisanslandırılmış İnşaat Müh. Mim. Taah ve Tur San. Dış. Tic. Ltd. Şt. tarafından hazırlandığı, bahse konu riskli yapı tespit raporlarının İstanbul
Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü teknik personeli tarafından incelenip, onaylandığı ve 6306 sayılı
Kanunun 6/A maddesinin 4. fıkrası gereğince tapu kayıtlarına “6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıdır.” şerhleri tesis edildiği, aynı Kanunun 6/A maddesinin 2. fıkrası hükmü sebebiyle yapının riskli yapı olarak tespit edildiğine ilişkin Küçükçekmece İlçesi Tevfikbey Mahalle Muhtarlığı ve söz konusu yapıda 20/02/2020 tarihinde ilanen tebligat yapıldığı, bu süre içerisinde riskli yapı tespitine karşı bina yöneticisi ve diğer bina sakinleri tarafından İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne yapılan itirazın, İstanbul 1 Nolu itiraz değerlendirme Heyetinin söz konusu riskli yapı raporunun 24/02/2020, 16/03/2020, 23/03/2020 ve 06/04/2020 tarihli toplantılarının gündemine alınarak incelendiği ve yapılan geri bildirimler sonucunda 13/04/2020 tarihli toplantısında itirazın reddine oybirliği ile karar verilerek nihai kararın alındığı ve bina yöneticine tebliğ edildiği ve riskli yapı tespitinin kesinleştiği görülmüştür.
6306 sayılı Kanunun 6/A maddesinin 3. fıkrasında; “Yapıların tahliyesinin Bakanlıkça verilen süre
içerisinde yapılması mecburidir. Verilen sürede yapıların tahliye edilmemesi durumunda, kilitli olan kapıları açmak veya açtırmak da dâhil olmak üzere tahliye ve yıktırmaya yönelik iş ve işlemler, gerektiğinde kolluk kuvvetlerinin de yardımıyla Bakanlıkça yapılabilir veya yaptırılabilir.” denildiği belirtilerek söz konusu riskli yapının 3 gün içerisinde tahliye edilmesi gerektiği, verilen süre içerisinde tahliye edilmeyen yapıların altyapı hizmetlerinin durdurulacağı, can ve mal güvenliği açısından tahliye işlemlerinin ivedilikle yapılması gerektiği 2 gün süre ile mahalle muhtarlıklarında ve riskli yapı tespiti yapılan binalarda yapılan ilanlarla bildirildiği, ancak verilen 3 günlük süre içerisinde yapı malikleri tarafından yapının tahliye edilmediği ve yıkılmadığı tespit edildiğinden can ve mal güvenliği açısından altyapı hizmetlerinin durdurularak bahse konu binanın tahliyesinin ve yıkım işlemlerinin Belediyemiz tarafından ivedilikle yapılması Riskli Yapılar Şube Müdürlüğünün 27/02/2020 tarihli yazısı ile talep edildiğinden Küçükçekmece Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü’nün 05/03/2020 tarihli yazısı ve eki tebligat Zabıta Müdürlüğüne gönderilmiş ve bina sahiplerine yapının altyapı hizmetlerinin ivedilikle iptal ettirilip, yapının yıkılacağı tebliğ edilmiştir.
Yerinde yapılan incelemede yapının yapı sahipleri tarafından yıkıldığı görülmüş, ayrıca bina yöneticisi tarafından dilekçe ile yapının yıkıldığı bilgisi verilmiş ve yapı sahiplerinin kira yardımından yararlandırılabilmesi için İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 08/07/2020 tarihli ve sayılı yıkım raporu hazırlanmıştır.” açıklamalarına yer verilmiştir.
4. Doğal Afet Sigortaları Kurumu Başkanlığı tarafından gönderilen 09/02/2021 tarihli ve / sayılı cevabi yazıda özetle; “Sigortalımız 26/09/2019 tarihinde meydana gelen MARMARA
DENIZI/5.8 depreminden evinin hasarlı olduğu gerekçesiyle 02/10/2019 tarihinde ihbarda bulunmuş, numaralı hasar dosyasını oluşturmuştur. 02/10/2019 tarihinde eksper ataması yapılmış, gelen eksper raporuna göre; yapının taşıyıcı sistem elemanları olan kolon ve kirişler de deprem sebebiyle
oluşan eğilme ve/veya kesme çatlağı görülmediği, bodrum katta yapılan inceleme sırasında bazı kolonların alt uçlarındaki ve orta kısmındaki pas payının sıyrıldığı, beton kalitesinin düşük olduğu, boyuna donatı ve etriyeler üzerindeki korozyonun ileri düzeyde olduğu, kolon/ kiriş düğüm noktalarında ve kolon alt uçlarında etriye sıklaştırmasının mevcut olmadığı, yapının taşıyıcı sisteminin Küçükçekmece
Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü tarafından incelendiği ve riskli yapı olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Söz konusu bina için deprem sebebiyle kısmi hasar tespiti yapılmıştır.
Binanın riskli yapı olması ve yıkım kararı verilmesi sebebiyle söz konusu bina için bir uzman inşaat mühendisi eksper daha görevlendirilerek yeni bir rapor alınmıştır. 19/11/2019 tarihinde eksper ataması yapılmıştır. Gelen ikinci eksper raporuna göre, sigortalı konutun bodrum kat bölümünde bulunan kolonların iç donatılarının zaman içinde korozyona uğradığı, bunun sonucunda genleşen donatının kolon pas payı ve kabuk betonunda çatlamaya sebebiyet verdiği, kolonların iç çekirdek kısımlarında ezilme, kayma, kesme hasarlarının olmadığı, bu durumun kolonların depremden etkilenmediğini gösterdiği, ayrıca kolon betonlarının malzeme kalitesine bağlı mukavemetlerinin çok düşük oldukları tespit edilmiştir. Depremin etkisi kısmi düzeyde tespit edilmiş, yapılan tespite istinaden sigortalıya genel şartlar gereği muafiyet düşüldükten sonra 8.012,07-TL ödeme yapılmış hasar dosyası sonuçlandırılmıştır.
Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan B.2- Hasarın Tespiti başlığı altında, “Bu sözleşme ile sigorta edilmiş binalarda meydana gelen zararın nedeni, niteliği ve miktarı DASK’ın veya yetkili kıldığı kimselerin belirlemelerine göre taraflar arasında yapılacak anlaşmayla tespit edilir.” düzenlemesi bulunmaktadır. Keza, 28385 sayılı Resmî Gazete Yayımlanan, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma
Esasları Yönetmeliğinin 22. maddesinde hasar tespitine ilişkin düzenleme şu şekildedir; “Hasar tespiti, Kurum tarafından görevlendirilen ilgili branşlarda ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.”
Kanun ve yönetmeliklere uygun olarak söz konusu hasar dosyası için ruhsat sahibi yetkili eksper tarafından meydana gelen hasar tespit edilmiş, yine kanuna uygun olarak sigortalının ödemesi yapılmıştır.” açıklamasına yer verilmiştir.
5. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü İstanbul
Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü tarafından benzer başvuru dosyası kapsamında gönderilen 16/03/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “…Bakanlık Makamının 06/03/2014 tarih ve sayılı Olurunda “İstanbul İlinde 6306 sayılı Kanun kapsamında tespit edilen riskli yapı sayısının fazla olması ve hazırlanan raporların incelenmesi safhasında yapıya ilişkin bilgilere ulaşmak için ilgili idaresi ile irtibat kurulmasının gerekmesi, riskli yapı tespit raporlarının incelenip onaylanması sürecinde aksaklıklara ve gecikmelere sebebiyet verdiği, riskli yapıların tespitinden yıktırılmasına kadarki süreçte Kanun kapsamındaki işlemlerin aynı idarece yürütülmesi daha hızlı ve etkin bir uygulama sağlayacağı” belirtilerek, Kanunun 6 ncı maddesinin onikinci fıkrası uyarınca; İstanbul İlinde lisanslı kurum ve kuruluşlarca 6306 sayılı Kanun kapsamında hazırlanan riskli yapı tespit raporlarının 17/03/2014 tarihinden itibaren incelenmesi, inceleme neticesinde eksiklik ve yanlışlık tespit edilmesi halinde lisanslı kuruluşa iade edilmesi, eksiklik ve yanlışlık bulunmuyor ise riskli yapı olduğuna dair ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesi, risk tespit işlemine itiraz edilmesi halinde ise itirazın ve tespite konu raporun Teknik Heyet’çe değerlendirilmek üzere Müdürlüğümüze iletilmesi hususlarında İstanbul
İlindeki tüm büyükşehir ilçe belediyeleri yetkilendirilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
6. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” hükmüne,
7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 8. 31/05/2012 tarihli ve 28309 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet
Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne, 8.1. “Tespit, taşınmaz devri ve tescil” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. (…)” hükmüne, 8.2. “Tahliye ve yıktırma” 5 inci maddesinde; “(1) Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. (Değişik cümle:29/11/2018-7153/22 md.) Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine, kiracılarına ve yapıda ikamet etmek şartıyla sınırlı ayni hak sahiplerine geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir.
(2) (Değişik:29/11/2018-7153/22 md.) Uygulamanın gerektirmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilenler dışında olup Kanun kapsamındaki yapıları kullanmakta olan kişilere de geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir. Bu kişiler ile yapılacak olan anlaşmanın, bunlara yardım yapılmasının, enkaz bedeli ödenmesinin ve bankalardan kullanacakları kredilere dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere faiz desteği verilmesinin usul ve esasları Cumhurbaşkanınca belirlenir.
(3) Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır.
(4) Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir. (Ek cümle:29/11/20187153/22 md.) Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.” hükmüne, 9. 18/05/2012 tarihli ve 28296 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6305 sayılı Afet
Sigortaları Kanununun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem sigortası ile sigorta şirketlerince teminat verilemeyen veya teminat verilmesinde güçlükler bulunan çeşitli afetler ve riskler sonucu meydana gelebilecek maddi ve bedeni zararların
karşılanabilmesini teminen sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne, 9.1. “Doğal Afet Sigortaları Kurumu” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanuna göre sunulacak sigorta ve reasürans teminatları, Bakanlık nezdinde kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz
Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından verilir….” hükmüne, 9.2. “Zorunlu Deprem Sigortası Kapsam ve sigorta yapma zorunluluğu” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tâbi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya sağlanan kredi ile yapılan meskenler zorunlu deprem sigortasına tâbidir. (…)
(3) Birinci fıkrada belirtilen binalar ve bağımsız bölümler için malikler veya intifa hakkı sahipleri tarafından zorunlu deprem sigortası yaptırılır ve bu sigorta her yıl yenilenir.” hükmüne, 9.3. “Tarife ve talimatlar ile uygulama esasları ve genel şartlar” başlıklı 13 üncü maddesinde; “(1)
Zorunlu deprem sigortasına ilişkin tarife ve talimatlar ile azami teminat tutarı her yıl Bakan tarafından belirlenir ve Resmî Gazetede yayımlanır. Sigorta primlerinin tespitinde; binanın yüzölçümü, inşaat türü ve kalitesi, binanın üzerinde bulunduğu arazinin zemin özellikleri, deprem riski ve benzeri unsurlar değerlendirilir.
(2) Zorunlu deprem sigortası bulunan ve deprem nedeniyle hasar gören binalara ilişkin tazminat, gerekli bilgi ve belgeler ile hasar tespitinin tamamlanmasını müteakip en geç otuz gün içinde ödenir.
(3) Zorunlu deprem sigortasına ilişkin uygulama usul ve esasları ile sigorta genel şartları Müsteşarlık tarafından belirlenir.” hükmüne, 10. 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 Sayılı
Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “…g)
Riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı veya yapıları,…ifade eder.” hükmüne, 10.1. “Riskli yapıların tespitinde görev alacak kurum ve kuruluşlar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Riskli yapılar;… 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları
Birliği Kanunu uyarınca, inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisleri odalarına büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlar tarafından tespit edilir.” hükmüne, 10.2. “Riskli yapıların yıktırılması” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi suretiyle, riskli yapı tespitinin kesinleşmesi halinde Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve riskli yapının yıktırılmasını İdareden ister.” hükmüne, 10.3. “Kira yardımı ve diğer yardımlar” başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Anlaşma ile tahliye edilen uygulama alanındaki yapıların maliklerine tahliye veya yıkım tarihinden itibaren
Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir. Yardım süresi riskli alan dışındaki riskli
yapılarda 18 aydır. (Değişik cümle:RG-24/4/2020-31108) Riskli ve rezerv yapı alanlarında kira yardımı
süresi 48 ayı geçmemek şartı ile ilgili kurumca belirlenir. (Değişik cümle:RG-24/4/2020-31108) Aylık kira bedeli Bakanlıkça belirlenir. (…) Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine mümkün olması hâlinde, kira yardımı yerine tahliye tarihinden itibaren konut ve işyerlerinin teslim tarihine kadar geçici konut veya işyeri tahsisi yapılabilir.” hükmüne,
11. 15/08/2012 tarihli ve 28385 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Doğal Afet
Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliğinin “Hasar Tespiti” başlıklı 22 nci maddesinde; “Hasar tespiti, Kurum tarafından görevlendirilen ilgili branşlarda ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.” hükmüne, 12. 31/12/2016 tarihli ve 29935 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Zorunlu
Deprem Sigortası Tarife Ve Talimatının “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “9/5/2012 tarihli ve 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununa istinaden yapılacak Zorunlu Deprem Sigortasına aşağıdaki tarife ve talimatlar uygulanır.” düzenlemesine, 12.1. “Tarife” başlıklı 2 nci maddesinde; “(1) Ödenecek prim, 4 üncü maddede belirtilen esaslara göre tespit edilen sigorta bedeline, risk grubuna ve yapı tarzına göre aşağıdaki tarife uygulanmak suretiyle hesaplanır. Bu şekilde belirlenecek asgari prim tutarı her halükarda risk grubuna göre birinci gruptan yedinci gruba sırasıyla 120 TL, 100 TL, 75 TL, 60 TL, 50 TL, 40 TL ve 35 TL’den az olamaz.(…)
(2) İnşaat ruhsat yılı 2002 ve öncesi olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı %10 oranında artırılarak uygulanır.
(3) Zemin üstü toplam kat sayısı 3 veya daha az olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı üzerinden %10 oranında indirim uygulanır.
(4) Zemin üstü kat sayısı 8 ve üzeri olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı %10 oranında artırılarak uygulanır.
(5) Kat sayısı hesabına zemin kat ve altında kalan bodrum katlar dâhil değildir. (…)” düzenlemesine, 12.2. “Azami Teminat Tutarı” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında, bir mesken için verilebilecek azami teminat tutarı yapı tarzı ayırımı yapılmaksızın 240 bin TL’dir.” düzenlemesine, 12.3. “Sigorta Bedelinin Tespiti” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(1) Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için aşağıda belirtilen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır. Zorunlu
Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli 3’üncü maddede belirtilen azami teminat tutarından çok olamaz. Aşağıda belirtilen sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedelleri her yıl
“Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet
Bedellerini Gösterir Cetvel” dikkate alınarak belirlenir.” düzenlemesine, 12.4. “Muafiyet” başlıklı 5 inci maddesinde; “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. Doğal Afet Sigortaları Kurumu hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönem bir hasar sayılır.” düzenlemesine, 13. 13/05/2011 tarihli ve 27933 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Genel
Şartların “A.1- Sigortanın Kapsamı” başlığında; “6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler Zorunlu Deprem Sigortasına tabidir.
Bu sigorta ile, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer
nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenler de dahil olmak üzere), sigorta bedeline kadar
Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alınmıştır.” düzenlemesine, 13.1. “A.3- Teminat Dışında Kalan Haller” başlığında; “Aşağıdaki haller sigorta teminatının dışındadır.
3.6- Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar.” düzenlemesine, 13.2. “A.4- Sigorta Bedelinin Tespiti” başlığında; “Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için Hazine Müsteşarlığınca yayımlanan “Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve
Talimatı”nda belirlenen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır. Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli, her halde “Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı”nda belirlenen azami teminat tutarından çok olamaz.” düzenlemesine, 13.3. “A.6- Muafiyet” başlığında; “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. DASK hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır.” düzenlemesine, 13.4. “B.3- Tazminatın Hesabı” başlığında; “3.1- Sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınır. Ancak sigorta tazminatı, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamaz. (…)
3.3- DASK hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren mümkün olan en kısa süre içerisinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit ederek sigortalıya bildirmek zorundadır.” düzenlemesine, 13.5. “B.4- Tazminatın Ödenmesi” başlığında; “4.1 – Tazminat miktarının yasa ve bu poliçe hükümlerine göre tespit edilmesinden sonra DASK, sigorta bedelini aşmamak kaydıyla kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç takip eden bir ay içerisinde hak sahibine ödemek zorundadır.(…)” düzenlemesine, 13.6. “C.6- Tahkim ve Yetkili Mahkeme” başlığında; “Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak, uyuşmazlık konusu olayın üyelik tarihinden sonra meydana gelmiş olması halinde, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinin on ikinci fıkrasında belirtilen tutara kadar olan kararlar her iki taraf için de kesindir. Sigorta
Tahkim Komisyonuna başvuru ile ilgili ayrıntılı bilgi www.sigortatahkim.org adresinden edinilebilir.
Bu sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar nedeniyle DASK aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, DASK’ın bulunduğu veya rizikonun gerçekleştiği yerde, DASK tarafından açılacak davalarda ise, davalının ikametgahının bulunduğu yerde, ticaret davalarına bakmakla görevli mahkemelerdir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
14. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
15. Uyuşmazlık konusu özetle; başvuranın 26/09/2019 tarihinde gerçekleşen Silivri merkezli depremde ikamet ettiği konutunun hasar gördüğünden bahisle sigorta bedeli kapsamında tarafına 300.000 TL ödeme yapılması talebi hakkındadır.
16. Şikâyet konusuna ilişkin mevzuat incelendiğinde; deprem sonrası hasarlı binalara ilişkin yapılacak işlemlerin ve tabi olunan mevzuatın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Doğal Afet
Sigortaları Kurumu nezdinde farklılık gösterdiği anlaşılmaktadır. Buna göre Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı nezdinde yapılan işlemler incelendiğinde; hasarlı olduğu düşünülen yapılarla ilgili sürecin “tespit başvurusu”, “risk tespiti”, “riskli yapıların yıktırılması” ve “yıkım sonrası uygulama” başlıklarındaki 4 ana aşamada tamamlandığı, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki
Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği kapsamında riskli yapıların malikleri tarafından tespit ettirilmesi gerektiği, bunun için Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara “riskli yapı tespiti” yaptırılması gerektiği, yapılan incelemeler sonucunda riskli olduğu tespit edilen yapıların, tespiti yapan kurum ve kuruluşlar tarafından
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirildiği, uygun bulunan tespitlere yönelik şerh bildiriminin ilgili tapu müdürlüğüne iletildiği, tebliğ ve itiraz sürecinden sonra riskli yapı olarak tapu kütüğüne kaydedilen taşınmazların yıktırılması sürecine geçildiği, riskli yapısı yıkılan vatandaşlara söz konusu mevzuat uyarınca yeni yapılacak konutlar için geçici konut temini, faiz desteği, kira yardımı, harç muafiyeti gibi kolaylıklar tanındığı anlaşılmaktadır. Bakanlık Makamının 06/03/2014 tarih ve sayılı Oluru ile İstanbul İlinde lisanslı kurum ve kuruluşlarca 6306 sayılı Kanun kapsamında hazırlanan riskli yapı tespit raporlarının 17/03/2014 tarihinden itibaren incelenmesi ve devamındaki sürece ilişkin hususlarında
İstanbul İlindeki tüm büyükşehir ilçe belediyeleri yetkilendirilmiş olup, söz konusu işlemler ilçe belediyelerince yürütülmektedir.
17. Öte yandan 18/08/2012 tarihinde yürürlüğe giren Afet Sigortaları Kanunu ile birlikte konut kredisi ve tapu işlemleri ile su ve elektrik abonelik işlemlerinde Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) yaptırma şartı getirildiği, DASK sigortası yaptırmayanların devletin sunduğu konut kredisi ve depremde binanın zarar görmesi durumunda yapılan yardımdan yararlanamayacakları, buna göre 6305 sayılı Afet Sigortaları
Kanunu, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği, Zorunlu Deprem Sigortası
Tarife ve Talimatı ve Genel Şartlar kapsamında evleri depremden hasar gören ve ZDS poliçesi bulunan vatandaşların, zararlarının giderilebilmesi için başvuruda bulundukları, hasar tespit işlemlerinin, DASK adına görevlendirilen bağımsız hasar tespit görevlilerince (eksper) yerine getirildiği, bu tespitlerin sonucunda belirlenen tazminat ödemelerinin de doğrudan DASK tarafından yapıldığı, söz konusu hasar tespitine ilişkin usul ve esasların belirtilen kriterler doğrultusunda yapılmasının amaçlandığı, sigorta tazminatının hesabında, depremin gerçekleştiği yer ve tarihte, binanın piyasa rayiçlerine göre bulunan yeni inşa bedeli esas alındığı, ancak sigorta tazminatının, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamayacağının kurala bağlandığı, Zorunlu Deprem Sigortası’nda amacın asgari bir miktarda standart bir teminat sunulması olduğu ve her bir hasarda, sigorta bedelinin yüzde 2’si oranında tenzili muafiyet uygulandığı, ancak belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararların teminat kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır.
18. Buna göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ve Kaymakamlıkların yapmış olduğu riskli yapı tespit raporlarının ise ilgili mevzuata göre DASK tarafından yürütülen süreçten bağımsız olduğu, söz konusu Kurumlar tarafından yapılan tespit ve işlemlerin farklı mevzuata ve sürece tabi olduğu, birbirini bağlar nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
19. Somut dosya kapsamında yapılan incelemede; 26/09/2019 tarihli Silivri açıklarında meydana gelen deprem sonrasında söz konusu yapıda Bakanlık tarafından ön hasar çalışmaları yapıldığı ve hasar tespit edildiği, riskli yapı tespitinin Bakanlıkça resen 6306 sayılı Kanun kapsamında Çevre ve Şehircilik
Bakanlığınca lisanslandırılmış İnşaat Müh. Mim. Taah ve Tur San. Dış. Tic. Ltd. Şt. tarafından hazırlandığı, bahse konu riskli yapı tespit raporlarının İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü teknik personeli tarafından incelenip, onaylandığı ve 6306 sayılı Kanunun 6/A maddesinin 4. fıkrası gereğince tapu kayıtlarına “6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıdır.” şerhleri tesis edildiği, aynı
Kanunun 6/A maddesinin 2. fıkrası hükmü sebebiyle yapının riskli yapı olarak tespit edildiğine ilişkin
Küçükçekmece İlçesi Tevfikbey Mahalle Muhtarlığı ve söz konusu yapıda 20/02/2020 tarihinde ilanen tebligat yapıldığı, bu süre çerisinde riskli yapı tespitine karşı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm
Müdürlüğüne yapılan itirazın, İstanbul 1 Nolu İtiraz Değerlendirme Heyetince söz konusu riskli yapı raporunun incelendiği ve itirazın reddine oybirliği ile karar verilerek nihai kararın alındığı ve riskli yapı tespitinin kesinleştiği görülmüştür.
20. 6306 sayılı Kanunun 6/A maddesinin 3. fıkrasına istinaden riskli yapının 3 gün içerisinde tahliye edilmesi gerektiği, verilen süre içerisinde tahliye edilmeyen yapıların altyapı hizmetlerinin durdurulacağı, can ve mal güvenliği açısından tahliye işlemlerinin ivedilikle yapılması gerektiği 2 gün süre ile mahalle muhtarlıklarında ve riskli yapı tespiti yapılan binalarda yapılan ilanlarla bildirildiği, ancak verilen 3 günlük süre içerisinde yapı malikleri tarafından yapı tahliye edilmediği ve yıkılmadığı için can ve mal güvenliği açısından altyapı hizmetlerinin durdurularak, bina sahiplerine yapının altyapı hizmetlerinin ivedilikle iptal ettirilip, yapının yıkılacağının tebliğ edildiği, akabinde yapının yapı sahipleri tarafından yıkıldığı ve yapı sahiplerinin kira yardımından yararlandırılabilmesi için yıkım raporu hazırlandığı anlaşılmış, başvuran tarafından söz konusu yapının yıkılmasına bağlı olarak DASK poliçesi kapsamında sigorta bedeli ödenmesi talebi ile başvuru yapılmıştır.
21. Dosya kapsamında yapılan incelemede şikâyetin çözümü için özel ve teknik bilgiye ihtiyaç duyulduğu anlaşılmış olup, Sigorta Eksperi Sn. bilirkişi olarak görevlendirilmiştir.
Adı geçen tarafından düzenlenen 20/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda; “Tevfik Bey Mah. Maslak
Çeşme Cad. Çoban Sok. Sitesi Blok No: D Küçükçekmece İstanbul adresinde bulunan sigortalı Sn. ’e ait konutta meydana gelen maddi zarar üzerine deprem nedeniyle oluşan hasarın sebebi ve kusur durumu ile ilgili olarak 29.04.2021 tarihinde riziko adresine gidilerek ekspertiz çalışması gerçekleştirilmiştir. Yapılan incelemelerde, SEFAKENT SİTESİNDE toplamda 3 blok (A,B ve
C) bulunduğu, bu bloklardan sadece B Bloğun yıkılmış olduğu, diğer iki bloğun yıkılmadığı ve kullanıma devam edildiği tespit edilmiştir.
Temin edilen belgeler (eksper raporu, yapı ruhsatı vb) çerçevesince hasara konu binanın (B BLOK)
özellikleri aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir; Bodrum üzere 6 normal katlı olup ayrık nizamlıdır.
27,8 x 16,2 boyutlarında olup kat yüksekliği:3,00 mt dir.
Bina toplam yüksekliği: 24,00 mt dir.
Betonarme perde ve çerçeveli, kirişli (Plak) döşeme sistem yapıdır.
Binada 34 bağımsız bölüm “Konut” bulunmaktadır.
2
Toplam inşaat alanının 2.924 m olduğu, Yapım yılı 1990 dır. (Riskli Rapora istinaden)
Yapı Ruhsat tarihi 21.01.1992 dir.
1999 depremi sonrası 01.05.2000 tarihinde güçlendirme yapılmıştır.
Yapı Kullanma İzin Belgesi bulunmamaktadır.
…
DASK tarafından 02.10.2019 tarihinde ilk önce eksper C. B., 19.11.2019 tarihinde ikinci eksper olarak inşaat mühendisi eksper . . atanmıştır. Bina yıkılmadan önce inceleme yapan iki Dask Eksperi tarafından aşağıdaki şekilde ortak tespitlerde bulunulduğu görülmektedir.
26.09.2019 tarihli Marmara depremi kaynaklı taşıyıcı elemanlarda (Kolon, kiriş, perde duvar)
herhangi bir yapısal hasar eğilme/kesme çatlağı veya ezilme/kayma/burulma hasarı oluşmamıştır.
Bina taşıyıcı eleman kolon donatılarında (Etriye ve boyuna donatıları) ileri seviyede korozyon oluşmuş, pas payı bölgesinde beton kabuk atması ve sıva dökülmesi oluşmuştur.
Depremin etkisi kısmi düzeyde olup konut içerisindeki duvarlarda sıva ve boya çatlağı, boya kabarması, sıva dökülmesi gibi dekorasyon hasarları oluşmuştur.
Bina ortak alanlarında “Dış cephe, merdiven kovası ve kat sahanlıklarında duvar sıva ve boya çatlağı, sıva dökülmesi” dekorasyon hasarları meydana gelmiştir.
Konutta ve ortak alanlarda meydana gelen muhtelif dekorasyon hasar onarımları (Sıva ve boya işleri) ile ilgili %2 lik muafiyet düşüldükten sonra ödenebilir tazminat tutarı ilk eksper tarafından 2.278,37 TL (1.513,00 TL ortak alan hasarı + 765,37 TL bağımsız bölüm hasarı), ikinci eksper tarafından 8.012,07 TL (1.171,99 TL ortak alan hasarı + 6.840,08 TL bağımsız bölüm hasarı)
olarak belirlenmiştir.
DASK tarafından ödenen tazminat tutarının 8.012,07 TL olduğu belirlenmiştir.
Binada dış cephe hasarları
Konut içerisinde dekoratif hasarlar
Binada ortak alanlarda dekoratif hasarlar
Kolon paspayı bölgesi kabuk atması Donatı sargı etriye “Sıklaştırma” bölgesi
Dosya ekinde yer alan belgeler ve çekilmiş olan fotoğraflar üzerinden yapmış olduğumuz incelemeler sonucunda, sigortalı konut içerisinde dekoratif hasarlar (yapısal olmayan) olduğu, ortak alanda (bodrum kat) ise yapısal elemanlarda (kolon ve kiriş) kabuk atması şeklinde tabir ettiğimiz pas payı dökülmeleri olduğu tespit edilmiştir. Kolonlarda kırık, kesme çatlağı vb. depremin doğrudan neden olmuş olduğu hasar görülmemiştir.
Sigortalı konutun bulunduğu bina, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hasar tespit çalışması kapsamında riskli bina tespit raporuna istinaden; tahliye edilmiş, elektrik, su, doğalgaz vb. alt yapı hizmetleri kesildikten sonra da yıkılmıştır.
Çevre Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü tarafından 20.02.2020 tarihinde “Riskli Bina Tespit
Raporu” ibraz edilen belgeler içerisinde mevcut olup rapor incelendiğinde, mevcut beton dayanımının çok düşük olduğu (7,1 MPa), donatı sınıfının S220 ve S420 karma olduğu, donatıların korozyona uğradığı, kolon – kiriş düğüm bölgelerinde donatı sargı etriye “Sıklaştırma” ve donatı “Kanca” koşulunun sağlanmadığının tespit edildiği görülmektedir.
Sigortalı konutun bulunduğu binada, 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların
Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca, Riskli Bina Tespiti Yaptırılması gerekmektedir. Ancak, 1992 yılında inşa edildiği belirlenen binadaki beton değerlerinin, kullanılan donatı cins, çap ve sayısının, etriye aralıklarının, kolon-kiriş birleşim yerlerinde sarım bölgesi olması gibi kriterlerin, hasar tarihi itibarı ile yürürlükte olan günümüz deprem yönetmeliklerini karşılaması mümkün değildir. Bu kriterler depremden doğrudan etkilenecek (deprem sebebi ile beton kalitesi düşmez, donatı sayısı – çapı eksilmez, etriye mesafeleri değişmez vb) kriterler de değildir. Sonuçta bu tür yapılar, inşa edildikleri yıl geçerli olan deprem yönetmeliklerine göre inşa edilmektedirler. Netice itibarı ile 28 yaşındaki binadan, günümüz deprem yönetmeliğine göre inşa edilen sıfır bina değerlerinin beklenmesi mantıklı değildir. Hasar
görmeyen 28 yaşında herhangi bir binada bu tespitin yapılması durumunda çıkacak sonuç da aynı olacaktır. Bu nedenle, depremden bağımsız olarak bu tespitin sonucunun, depremden kısa bir süre önce de aynı sonuçları vereceği nettir.
Bu nedenle, Riskli Bina Tespit Raporu çerçevesince yıkım kararı verilmiş olması depremin doğrudan neden olduğu hasar olarak değerlendirilmemiştir.
Her ne kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bina ile ilgili ağır hasar kararı verilmiş olsa da ibraz edilen fotoğraflar üzerinden bina ile ilgili ağır hasar kararı verilmesine neden olabilecek boyutta taşıyıcı sistem hasarı görülmemiştir. Kabuk atması şeklinde ortaya çıkan hasarlar ise depremde ortaya çıksa da bunların kök nedeni, içindeki donatılardaki ileri düzeyde korozyondur.
Bu hususlar çerçevesince, deprem sebebi ile oluşan dekoratif hasarların giderilmesi, kolonlarda kabuk (pas payı) atması şeklinde oluşan hasarların onarılması ile binanın, depremden önce sahip olduğu güvenlik düzeyine getirilebileceği kanaatine varılmıştır.
6306 sayılı kanun çerçevesince yapılan değerlendirmeler doğru bulunmasına karşılık, sigorta bakış açısı
ile depremden bir önceki haline getirme esasları çerçevesince binanın yaşından/korozyondan dolayı verilen yıkım kararının değerlendirmeye alınamayacağı değerlendirilmiştir.
Tarafıma ibraz edilen sigortalı itiraz dilekçesinde, 300.000,00 TL lik talepte bulunulduğu görülmektedir.
2
Temin olunan Yapı Ruhsatı incelendiğinde, 34 daire olan binanın, ortak alanlar dahil toplamda 2.924 m
2 2
kapalı alana sahip olduğu görülmektedir. Buradan, sigortalı konutun kapalı alanı brüt 86 m (2.924 m /
34 daire) olarak hesap edilmiştir. Dask eksper raporlarında da aynı alan dikkate alınmıştır.
Sigortacılıkta, konutun satış değerleri değil yeniden inşa bedelleri esas alınmaktadır.
Deprem 2019 yılında meydana gelmiştir. Bu nedenle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan 2019 yılı Yapı Yaklaşık Maliyetleri Hakkındaki Tebliği çerçevesince, hasara konu binanın yapı sınıfı III.B olarak belirlenmiştir.
Mimarlık Ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2019 Yılı Yapı Yaklaşık Birim
Maliyetleri Hakkında Tebliğ’de yapı sınıfı III.B olan yapılar için ‘Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri’ 1.200 2
TL olarak belirlenmiş olup, deprem anı itibarı ile 86 m brüt kapalı alana sahip sigortalı konutun yeniden
2 2
inşa maliyeti 104.060,00 TL (86 m x 1.210,00 TL/m ) olarak hesap edilmiştir. Bu nedenle, sigortalının 300.000,00 TL lik talebi oldukça yüksek bulunmuştur. Binanın pert olarak değerlendirilmesi durumunda ödenebilecek maksimum bedel (%2 muafiyet öncesi) 104.060,00 TL dir.
Yukarıda da belirtmiş olduğum üzere, bina ile alakalı yıkım gerektirecek bir hasar olmadığı tespitim ile birlikte deprem sebebi ile oluşan hasarlar olduğu da bir gerçektir.
2
Ekli belgeler çerçevesince yapmış olduğum değerlendirmeler çerçevesince, 86 m brüt kapalı alana sahip konut içerisinde oluşan dekoratif hasarlar için hasar tutarı 8.500,00 TL olarak belirlenmiştir.
Ortak alanlarda (dış cephe, bodrum kat, merdiven girişi, merdiven kovası, kabuk atan kolon ve kirişlerin tamiratı vb) oluşan hasarlar için onarım maliyeti 51.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Ortak alanda oluşan hasarların binadaki kat malikleri tarafından eşit paylaşımı gerektiğinden ortak alandan sigortalı payına isabet eden tutar 1.500,00 TL (51.000 TL / 34 Daire) olarak belirlenmiştir.
Sigortalı konut içindeki hasarlar ile ortak alanlardan sigortalı payına isabet eden hasarların toplam tutarı 10.000,00 TL (8.500 TL + 1.500 TL) olarak belirlenmiştir. Bu tutar, depremin doğrudan hasarlarının giderim maliyeti olarak belirlenmiştir.
Bu bedelden, poliçe şartları çerçevesince sigorta bedelinin %2’si oranında (1.513,00 TL) muafiyet kesintisi yapıldıktan sonra ödenebilir tazminat tutarı 8.487,00 TL (10.000 TL – 1.513 TL) olarak belirlenmiştir.
SONUÇ VE KANAAT
Tevfik Bey Mah. Maslak Çeşme Cad. Çoban Sok. Sitesi Blok No: D: Küçükçekmece
İstanbul adresinde bulunan sigortalı Sn. ’e ait konutta meydana gelen maddi zarar üzerine hasar sebebi ve kusur durumu ile ilgili yerinde yapmış olduğumuz incelemeler, tespitler ve temin edilen ilgili belgeler çerçevesince tespit ve değerlendirmelerim aşağıdaki gibidir.
Sigortalı bina 26.09.2019 tarihinde saat 13:59 da Marmara Denizinde oluşan 5.8 mw büyüklüğündeki depremden dolayı hasar görmüştür.
Bina ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ağır hasar kararı verilmiştir.
6306 Sayılı kanun kriterleri çerçevesince yapılan Riski Bina Tespit çalışması ile binanın durumu
Riskli Bina olarak belirlenmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ağır hasar kararı verilen binanın riskli analiz tespitinde beklenen performansı sağlayamaması sebebi ile bina ile ilgili yıkım kararı verilmiş, bina boşaltılarak yıkılmıştır.
Dask tarafından görevlendirilen biri inşaat mühendisi iki eksper tarafından, her ne kadar hasar tutarları farklı tespit edilse de binanın durumu ile alakalı aynı tespitlerde bulunulmuş, her iki eksper de binada yapısal hasar olmadığı yönünde raporlama yapmıştır.
Tarafımca, Dask eksperleri tarafından çekilen ve dosya ekinde ibraz edilen bütün fotoğraflar detaylı incelenmiş ve deprem sebebi ile binanın yapısal elemanlarında doğrudan oluşan ve bina ile ilgili yıkım kararı verilecek düzeyde hasar görülmemiştir.
Binada gözlenen sıva çatlağı – duvar çatlağı hasarları dışında binanın deprem öncesi sahip olduğu güvenlik düzeyini etkileyecek seviyede bir yapısal hasar oluşmadığı, deprem etkileri sonucunda oluşmuş hasarlara ek olarak, taşıyıcı düşey elemanlarda (kolon ve kiriş) zamana ve çevresel etkilere bağlı olarak ortaya çıkmış korozyon hasarları oluştuğu, deprem hasarlarında en kritik taşıyıcı elemanlar olan kolonlar başta olmak üzere diğer taşıyıcı elemanlar (kiriş-perde)
incelendiğinde deprem kaynaklı herhangi bir yapısal hasar oluşmadığı, bina kıymetlerinde muhtelif dekoratif hasarlar (Sıva ve boya çatlağı) meydana geldiği tespit edilmiştir.
İnceleme kapsamında ele alınan binanın Marmara depreminde oluşmuş hasarlarının giderilmesi durumunda deprem öncesindeki orijinal kapasitesine ulaştırılabilecek olması, binanın Türkiye
Bina Deprem Yönetmeliği (2018) tarafından mevcut yapılar için tanımlamış olan Can Güvenliği (Kontrollü Hasar) performans hedefini sağlayacağı anlamına gelmemektedir.
Tarafımıza iletilen ve 6306 sayılı kanun kapsamında Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar (RYTE2019) uyarınca gerçekleştirilen riskli bina incelemesi sonucu binanın “Riskli Bina” olarak tespit edilmiş olması binanın yetersiz deprem performansı hakkında fikir vermektedir.
Bu nedenle, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (2018) dikkate alınarak, binanın deprem performansının belirlenmesi, elde edilecek sonuçlar ışığında müdahale edilmesi (Yenileme) önerilmektedir.
Mevcut deprem hasarlarının onarılarak giderilmesi dışındaki müdahalelerin sigorta mesuliyetinde olmayacağı görüşündeyim.
Sigortalı konut içerisinde oluşan hasarların giderim maliyeti ilgili yıl birim fiyatları ile 8.500,00 TL, ortak alanlarda oluşan hasarların giderim maliyeti 51.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Ortak alan hasarından sigortalı payına düşen tutar ile konut içi hasarlarından poliçe şartları çerçevesince muafiyet tenzil edilmesi ile ödenebilir tazminat tutarı 8.487,00 TL olarak belirlenmiştir..” şeklinde belirtilmiştir.
22. Şikâyetçinin iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuruya konu yapı Marmara
Denizinde oluşan 5.8 mw büyüklüğündeki depremden dolayı hasar görmüş olsa da, yapının riskli yapı olarak tespit edilmesinde ve yıkılmasında depremin tek başına etkin rol oynamadığı, yapıda deprem kaynaklı herhangi bir yapısal hasar oluşmadığı, zamana ve çevresel etkilere bağlı olarak taşıyıcı düşey elemanlarda (kolon ve kiriş) ortaya çıkmış korozyon hasarları oluştuğu anlaşılmış olup, idare tarafından tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde Kurumumuzun bilgi ve belge taleplerine süresi içinde cevap verildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul Ticaret Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve DOĞAL AFET SİGORTALARI KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi