ÖZET: Başvuru, 26 Eylül 2019 tarihinde meydana gelen Silivri merkezli depremin ardından, şikâyetçinin hasar gördüğünü iddia ettiği konut için sigorta bedelinin ödenmesi talebine ilişkindir. Şikâyetçi, deprem sonrası Büyükçekmece ilçesindeki binanın hasar gördüğünü, yapılan incelemeler sonucunda binanın riskli yapı olarak tespit edildiğini ve yıkım kararı alındığını belirtmiştir. Ancak, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından yapılan hasar tespitinde, deprem kaynaklı hasar olmadığı ve sigorta bedelinin muafiyet altı kaldığı ifade edilmiştir. Şikâyetçi, bu duruma itiraz ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

İlgili idareler, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Büyükçekmece Belediyesi, yapılan incelemelerde binada deprem kaynaklı bir hasar tespit edilmediğini bildirmiştir. DASK, hasar dosyasını iki ayrı eksper raporuna dayanarak sonuçlandırmış ve toplam hasar tutarını belirlemiştir. Ancak, şikâyetçinin iddialarının, binanın önceden riskli yapı olarak tespit edilmesi ve mevcut hasarların deprem öncesinde oluşmuş olabileceği göz önünde bulundurularak değerlendirildiği anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. Bu karar, idare tarafından tesis edilen işlemlerin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle alınmıştır. Şikâyetçi, DASK tarafından belirlenen hasar tutarının altında kalan ödemelerin, deprem sonrası oluşan hasarlarla ilgili olmadığını kabul etmek durumundadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/74521-S.20.80975

BAŞVURU NO : 2020/2905

KARAR TARİHİ : 07/09/2020

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : DOĞAL AFET SİGORTALARI KURUMU

BAŞKANLIĞI

Şikâyetçinin depremde hasar gördüğünü iddia ettiği konutu

BAŞVURUNUN KONUSU :

için sigorta bedelinin ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 12/02/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikâyetçi dilekçesinde özetle; 26/09/2019 Silivri Merkezli depremde Büyükçekmece ilçesi

Mahallesi Sokak Sitesi adresindeki binanın bodrum ve zemin katının zarar gördüğünü, Büyükçekmece Belediyesi Şehircilik ve İmar

Müdürlüğü, Fen İşleri Müdürlüğü teknik ekiplerince binada inceleme yapıldığını, binada deprem kaynaklı hasarın olduğunu, acilen evleri terk etmelerinin söylendiğini, akabinde hemen kiralık daire bularak binayı terk ettiklerini, 04/10/2019 tarihinde DASK’a başvuru yaptığını, numaralı hasar dosyası açıldığını, bu arada site olarak Çevre

Şehircilik Bakanlığı onaylı firmaya Riskli Bina tespiti yaptırdıklarını, binalarının riskli bina kapsamına girdiğini, yıkım kararı alınarak tapularına şerh konulduğunu ve 90 dairenin tahliyesinin yapıldığını, DASK eksperlerinin binaya gelerek hasar tespiti yaptıklarını, olumsuz rapor vererek binada deprem kaynaklı hasar olmadığını rapor ettiklerini, 89.000 TL sigorta bedeli olan dairede 424 TL hasar olduğunu belirterek dosyayı olumsuz olarak kapattıklarını iddia ederek, konu ile alakalı mağduriyetinin giderilerek sigorta bedelinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 06/03/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “…İlimizde 26/09/2019 tarihinde Silivri merkezli olarak gerçekleşen 5.8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle Türkiye Afet Müdahale Planına (TAMP)

göre Bakanlığımız ön hasar tespit çalışmaları hususunda görevlendirilmiş olup, 7269 sayılı

Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair

Kanun kapsamında hasar tespiti için Valiliğimize gelen ihbarlara istinaden Valiliğimiz (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) teknik personeli tarafından başvuruya konu edilen binalarda ön hasar tespit çalışmaları tamamlanmıştır.

Bu kapsamda 10/11/2019 tarihli ve E.166651 sayılı Olur ile 7269 sayılı Kanun’un 1 inci maddesine göre hazırlanan Afetlerin Genel Hayata Etkinliğine İlişkin Temel Kurallar

Hakkındaki Yönetmelik’in 2 nci maddesi (e) ve (g) bentlerine istinaden, İstanbul ilinde 26/09/2019 tarihinde meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremin İstanbul ilinde (39 ilçede) “Genel Hayata Etkisiz” sayılması hususu bildirilmiştir, … bahse konu yapıya dair Büyükçekmece Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, Fen İşleri

Müdürlüğü teknik ekiplerince binada inceleme yapıldığı belirtilmiş olup, Bakanlığımız ön hasar tespit çalışmaları kapsamında Valiliğimiz (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) teknik personeli tarafından herhangi bir ön hasar tespiti bulunmamakla birlikle, başvuruda belirtilen “Çevre Şehircilik Bakanlığı onaylı firmaya Riskli Bina tespiti yaptırdıklarını, binalarının riskli bina kapsamına girdiği” ifadesi doğrultusunda binaya alınan riskli yapı tespit raporuna ilişkin bilginin 6306 sayılı Kanun kapsamında ilgili İlçe Belediyesi ve

İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nden temin edilebileceği hususunda…” açıklamasına yer verilmiştir.

3. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel

Müdürlüğü İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü tarafından gönderilen 16/03/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “…Bakanlık Makamının 06/03/2014 tarih ve 1658 sayılı OLUR’unda “İstanbul İlinde 6306 sayılı Kanun kapsamında tespit edilen riskli yapı sayısının fazla olması ve hazırlanan raporların incelenmesi safhasında yapıya ilişkin bilgilere ulaşmak için ilgili idaresi ile irtibat kurulmasının gerekmesi, riskli yapı tespit raporlarının incelenip onaylanması sürecinde aksaklıklara ve gecikmelere sebebiyet verdiği, riskli yapıların tespitinden yıktırılmasına kadarki süreçte Kanun kapsamındaki işlemlerin aynı idarece yürütülmesi daha hızlı ve etkin bir uygulama sağlayacağı” belirtilerek, Kanunun

6 ncı maddesinin onikinci fıkrası uyarınca; İstanbul İlinde lisanslı kurum ve kuruluşlarca

6306 sayılı Kanun kapsamında hazırlanan riskli yapı tespit raporlarının 17/03/2014

tarihinden itibaren incelenmesi, inceleme neticesinde eksiklik ve yanlışlık tespit edilmesi halinde lisanslı kuruluşa iade edilmesi, eksiklik ve yanlışlık bulunmuyor ise riskli yapı olduğuna dair ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesi, risk tespit işlemine itiraz edilmesi halinde ise itirazın ve tespite konu raporun Teknik Heyet’çe değerlendirilmek üzere Müdürlüğümüze iletilmesi hususlarında İstanbul İlindeki tüm büyükşehir ilçe belediyeleri yetkilendirilmiştir.

6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespiti yapılan binalara ilişkin bilgilerin bulunduğu

Bakanlığımızın ARAAD bilgi sisteminde yapılan incelemede, şikâyete konu taşınmaza ilişkin riskli yapı tespit raporunun Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından incelenerek onaylandığı görülmüştür…” açıklamasına yer verilmiştir.

4. Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 13/03/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “…aralarında ın da imzasının bulunduğu 05/05/2019 tarih ve sayılı dilekçe ile parsel üzerinde bulunan binaların riskli yapılar olduğu hususunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne müracaat edilmiştir. 12/06/2019 tarih ve sayılı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün yazısı ile konu Belediyemize intikal etmiş ve 13/06/2019 tarih sayılı yazımız ile Sitesi Yönetimine 6306 sayılı yasa kapsamında riskli yapı tespitlerinin yaptırılması amacıyla Bakanlıkça yetki verilen kurum ve kuruluşlara müracaat edilmesi gerektiği hususunda tebligatta bulunulmuştur.

Mahallesi, Sokak, parsel üzerinde bulunan yapı hakkında 07/09/1987 tarih 1 sayılı ve 09/03/1989 tarih sayılı yapı ruhsatları, 26/11/1992 tarih ve sayılı yapı kullanma izin belgesi düzenlenmiştir. 26/09/2019 tarihinde yaşanan 5,8 büyüklüğündeki Silivri depreminde Belediyemize yapılan şikâyetler kapsamında gözleme dayalı olarak yapılan incelemelerde 15 adet yapı hakkında rapor düzenlendiği, şikâyete konu yapı hakkında rapor düzenlenmediği, yapı maliklerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilen kurum ve kuruluşlara ivedi olarak müracaat etmeleri hususları bildirilmiştir. Akabinde yapı maliklerinden ’in 07/10/2019 tarihinde dilekçe ile yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek incelenmesi amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilen Beyaz Kentsel

Dönüşüm Mühendislik İnşaat Ltd. Şti’ne başvurduğu, başvuruya istinaden ilgili firmanın hazırladığı riskli yapı tespit raporunun 06/12/2019 tarih ve 2019-118818 sayılı Beyaz

Kentsel Dönüşüm Mühendislik İnşaat Ltd. Şti.’ne ait dilekçe ile Belediyemize ibraz edildiği ve riskli yapı tespit raporu üzerinden yapılan inceleme neticesinde söz konusu bina riskli yapı olarak tespit edilmiştir.

09/12/2019 tarih ve sayılı yazımız ile Büyükçekmece Tapu Müdürlüğü’ne 16/05/2012 tarih ve 28309 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve 15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 Sayılı Kanunun Uygulama

Yönetmeliği gereği tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilme yapılarak, ayni ve şahsi hak sahiplerine 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre tebligat yapılması, riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren 15 (On beş) gün içinde Belediyemize itiraz edilebileceği hükmüne de yer verilmesi, ayrıca ilgililerine tebligat yapıldığına dair tebligat alındıları da eklenmesi suretiyle Müdürlüğümüze ivedi olarak bilgi verilmesi hususu bildirilmiş olup tebligatların tamamlatılması süreci devam etmektedir.

Riskli Bina Tespit Raporu incelendiğinde; Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslarda (RYTEİE 2019) verilen yöntemlere istinaden yapılan statik hesaplara göre taşıyıcı elemanlar kat kesme kuvveti sınır değerlerini aşarak riskli çıktığı ve bu sebeplerden dolayı, 6306 sayılı

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği

Madde 6-(1)’e göre RİSKLİ YAPI OLDUĞU TESPİT EDİLDİĞİ, YAPININ DEPREM

ÖNCESİ DURUMUNU DETAYLI OLARAK GÖSTEREN VE YAPIDA DEPREM

KAYNAKLI BULUNAN HERHANGİ BİR HASARIN OLDUĞUNA İLİŞKİN TESPİTE,

BİLGİ VE BELGELERE RASTLANILMAMIŞTIR. EKONOMİK ÖMRÜ İÇERİSİNDE

ZAMANA VE DIŞ ETKENLERE BAĞLI OLARAK GELİŞEN YIPRANMALARIN

DEPREM KUVVETİ İLE BİRLİKTE YAPININ TAŞIYICI SİSTEMİNE ETKİ ETMİŞ

OLABİLECEĞİ ÖNGÖRÜLMEKTEDİR.

Riskli yapı hakkında Kanun ve Yönetmelik kapsamında yasal işlemler devam etmekte olup, riskli yapının yıkımı işlemi gerçekleştirildikten sonra yapı maliklerine, kiracı ve sınırlı ayni hak sahiplerine Kanun kapsamında kira yardımı veya kullanacakları kredilere dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere faiz desteği verilebilecektir…” açıklamasına yer verilmiştir.

5. Doğal Afet Sigortaları Kurumu Başkanlığı tarafından gönderilen 14/04/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “…26/09/2019 tarihinde Marmara Denizinde

5.8 şiddetinde meydana gelen deprem sonrasında sigortalımız Sayın,

numaralı poliçe ile sigortalamış olduğu Mahallesi Sokak

Sitesi adresindeki evi için 04/10/2019 tarihinde ihbarda bulunarak numaralı hasar dosyasını oluşturmuştur.

Söz konusu hasar dosyası için eksper ataması 17/10/2019 tarihinde yapılmıştır. Yapılan tespit sonrası 21/10/2019 tarihinde eksper raporu kuruma ulaşmıştır. Gelen eksper raporuna göre, konutun bodrum katında farklı ebatlardaki 5 adet kolonda kabuk atma hasarı mevcut olduğu ve 12 adet kolonun hasarsız olduğu görülmüştür. Sigortalının binası 3.395,33-TL ortak alan hasar tutarı tespit edilmiştir. Ortak alan hasar tutarı binadaki 8 bağımsız bölüme bölündüğünde sigortalının payına 424,42-TL düşmüştür. Genel şartlarımızda yer alan A-6 başlıklı muafiyet maddesinde, “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. DASK hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Bu tutar muafiyet altı kaldığından hasar dosyası muafiyet altı olarak sonuçlanmıştır.

Sigortalının 11/12/2019 tarihli itirazı ve yeni eksper talep etmesi üzerine kurumumuzca dosyaya ikinci bir eksper atanmıştır. Yapılan ikinci tespit sonrası ortak alanlarına ait hasar tutarı 13.907,79-TL, konut içine ait hasar tutarı 6.709,56-TL olarak tespit edilmiştir.

Toplam hasar tutarından (sigortalı payına düşen ortak alan hasar tutarı 1.738,48-TL ve konut içi hasarı olan 6.709,56-TL) genel şartlar gereği %2 muafiyet düşülerek dosya 6.668,04-TL üzerinden sonuçlanmıştır. Bu tutar sigortalıya ödenecektir.

Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları A-I Sigortanın kapsamı maddesinde, “Bu sigorta ile, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenler de dahil olmak üzere), sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alınmıştır.” hükmü ile B.2- Hasarın Tespiti maddesinde, “Bu sözleşme ile sigorta edilmiş binalarda meydana gelen zararın nedeni, niteliği ve miktarı DASK’ın veya yetkili kıldığı kimselerin belirlemelerine göre taraflar arasında yapılacak anlaşmayla tespit edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Genel şartlarımızda konunun açıklığa kavuşturulduğu üzere bir binanın hasar tespitinde

Hazine Müsteşarlığı tarafından yetkilendirilen bağımsız eksperler kullanılmaktadır. Hasar dosyalarımız yetkili eksperlerin raporlarına göre sonuçlandırılmaktadır. Çevre ve Şehircilik

Bakanlığının, Kaymakamlıkların yapmış olduğu riskli yapı tespit raporları kurumumuzu bağlar nitelikte değildir. Yetkili kamu kurumları tarafından 6306 Sayılı Kanun kapsamında yapılan tespitler deprem sonrası olabileceği gibi, depremden bağımsızda yapılabilmektedir.

İŞ BU DOSYADA YETKİLİ EKSPERİMİZ TARAFINDAN DEPREM SEBEBİYLE

KISMİ HASARLAR OLUŞTUĞU, YIKIM GEREKTİRECEK BİR HASARIN

GERÇEKLEŞMEDİĞİ TESPİT EDİLDİĞİNDEN, DOSYA KISMİ ÖDEME YAPILARAK

SONUÇLANDIRILMIŞTIR. Dosya sonucu nihai sonuç olup, Kurumumuz tarafından dosyada başka bir işlem yapılmayacağı hususunu bilgilerinize sunarız.” açıklamasına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı

74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına

sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” hükmüne, 7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 8. 31/05/2012 tarihli ve 28309 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne, 8.1. “Tespit, taşınmaz devri ve tescil” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler

Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. (…)” hükmüne, 8.2. “Tahliye ve yıktırma” 5 inci maddesinde; “(1) Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. (Değişik cümle:29/11/20187153/22 md.) Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine, kiracılarına ve yapıda ikamet etmek şartıyla sınırlı ayni hak sahiplerine geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir.

(2) (Değişik:29/11/2018-7153/22 md.) Uygulamanın gerektirmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilenler dışında olup Kanun kapsamındaki yapıları kullanmakta olan kişilere de geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir. Bu kişiler ile yapılacak olan anlaşmanın, bunlara yardım yapılmasının, enkaz bedeli ödenmesinin ve bankalardan kullanacakları kredilere dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere faiz desteği verilmesinin usul ve esasları Cumhurbaşkanınca belirlenir.

(3) Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır.

(4) Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir. (Ek cümle:29/11/2018-7153/22 md.) Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.” hükmüne, 9. 18/05/2012 tarihli ve 28296 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu

Kanunun amacı, binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem sigortası ile sigorta şirketlerince teminat verilemeyen veya teminat verilmesinde güçlükler bulunan çeşitli afetler ve riskler sonucu meydana gelebilecek maddi ve bedeni zararların karşılanabilmesini teminen sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne, 9.1. “Doğal Afet Sigortaları Kurumu” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu

Kanuna göre sunulacak sigorta ve reasürans teminatları, Bakanlık nezdinde kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından verilir….” hükmüne, 9.2. “Zorunlu Deprem Sigortası Kapsam ve sigorta yapma zorunluluğu” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tâbi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya sağlanan kredi ile yapılan meskenler zorunlu deprem sigortasına tâbidir. (…)

(3) Birinci fıkrada belirtilen binalar ve bağımsız bölümler için malikler veya intifa hakkı sahipleri tarafından zorunlu deprem sigortası yaptırılır ve bu sigorta her yıl yenilenir.” hükmüne, 9.3. “Tarife ve talimatlar ile uygulama esasları ve genel şartlar” başlıklı 13 üncü maddesinde; “(1) Zorunlu deprem sigortasına ilişkin tarife ve talimatlar ile azami teminat tutarı her yıl Bakan tarafından belirlenir ve Resmî Gazetede yayımlanır. Sigorta primlerinin tespitinde; binanın yüzölçümü, inşaat türü ve kalitesi, binanın üzerinde bulunduğu arazinin zemin özellikleri, deprem riski ve benzeri unsurlar değerlendirilir.

(2) Zorunlu deprem sigortası bulunan ve deprem nedeniyle hasar gören binalara ilişkin tazminat, gerekli bilgi ve belgeler ile hasar tespitinin tamamlanmasını müteakip en geç otuz gün içinde ödenir.

(3) Zorunlu deprem sigortasına ilişkin uygulama usul ve esasları ile sigorta genel şartları

Müsteşarlık tarafından belirlenir.” hükmüne, 10. 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3

üncü maddesinde; “…g) Riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı veya yapıları,…ifade eder.” hükmüne, 10.1. “Riskli yapıların tespitinde görev alacak kurum ve kuruluşlar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Riskli yapılar;… 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk

Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca, inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisleri odalarına büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlar tarafından tespit edilir.” hükmüne, 10.2. “Riskli yapıların yıktırılması” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi suretiyle, riskli yapı tespitinin kesinleşmesi halinde Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve riskli yapının yıktırılmasını İdareden ister.” hükmüne, 10.3. “Kira yardımı ve diğer yardımlar” başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Anlaşma ile tahliye edilen uygulama alanındaki yapıların maliklerine tahliye veya yıkım tarihinden itibaren Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir. Yardım süresi

riskli alan dışındaki riskli yapılarda 18 aydır. (Değişik cümle:RG-24/4/2020-31108) Riskli ve rezerv yapı alanlarında kira yardımı süresi 48 ayı geçmemek şartı ile ilgili kurumca

belirlenir. (Değişik cümle:RG-24/4/2020-31108) Aylık kira bedeli Bakanlıkça belirlenir. (…)

Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine mümkün olması hâlinde, kira yardımı yerine tahliye tarihinden itibaren konut ve işyerlerinin teslim tarihine kadar geçici konut veya işyeri tahsisi yapılabilir.” hükmüne, 11. 15/08/2012 tarihli ve 28385 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliğinin “Hasar Tespiti” başlıklı 22 nci maddesinde; “Hasar tespiti, Kurum tarafından görevlendirilen ilgili branşlarda ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.” hükmüne, 12. 31/12/2016 tarihli ve 29935 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

Zorunlu Deprem Sigortası Tarife Ve Talimatının “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “9/5/2012 tarihli ve 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununa istinaden yapılacak

Zorunlu Deprem Sigortasına aşağıdaki tarife ve talimatlar uygulanır.” düzenlemesine, 12.1. “Tarife” başlıklı 2 nci maddesinde; “(1) Ödenecek prim, 4 üncü maddede belirtilen esaslara göre tespit edilen sigorta bedeline, risk grubuna ve yapı tarzına göre aşağıdaki tarife uygulanmak suretiyle hesaplanır. Bu şekilde belirlenecek asgari prim tutarı her halükarda risk grubuna göre birinci gruptan yedinci gruba sırasıyla 120 TL, 100 TL, 75 TL, 60 TL, 50

TL, 40 TL ve 35 TL’den az olamaz.(…)

(2) İnşaat ruhsat yılı 2002 ve öncesi olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı %10 oranında artırılarak uygulanır.

(3) Zemin üstü toplam kat sayısı 3 veya daha az olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı üzerinden %10 oranında indirim uygulanır.

(4) Zemin üstü kat sayısı 8 ve üzeri olan binalarda yukarıdaki tarife fiyatı %10 oranında artırılarak uygulanır.

(5) Kat sayısı hesabına zemin kat ve altında kalan bodrum katlar dâhil değildir. (…)” düzenlemesine, 12.2. “Azami Teminat Tutarı” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında, bir mesken için verilebilecek azami teminat tutarı yapı tarzı ayırımı yapılmaksızın 240 bin TL’dir.” düzenlemesine, 12.3. “Sigorta Bedelinin Tespiti” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(1) Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için aşağıda belirtilen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır. Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli 3’üncü maddede belirtilen azami teminat tutarından çok olamaz. Aşağıda belirtilen sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedelleri her yıl “Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan

Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedellerini Gösterir Cetvel” dikkate alınarak belirlenir.” düzenlemesine, Yapı Tarzı Sigorta Bedeli Hesabına Esas Metrekare Bedeli (TL)

Betonarme 1.134.Diğer 782.12.4. “Muafiyet” başlıklı 5 inci maddesinde; “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. Doğal Afet Sigortaları Kurumu hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönem bir hasar sayılır.” düzenlemesine, 13. 13/05/2011 tarihli ve 27933 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

Genel Şartların “A.1- Sigortanın Kapsamı” başlığında; “6305 sayılı Afet Sigortaları

Kanunu gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler Zorunlu Deprem Sigortasına tabidir.

Bu sigorta ile, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenler de dahil olmak üzere), sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alınmıştır.” düzenlemesine, 13.1. “A.3- Teminat Dışında Kalan Haller” başlığında; “Aşağıdaki haller sigorta teminatının dışındadır.

3.5- Deprem ve deprem sonucu oluşan yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının dışında kalan hasarlar, 3.6- Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar.” düzenlemesine, 13.2. “A.4- Sigorta Bedelinin Tespiti” başlığında; “Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için Hazine Müsteşarlığınca yayımlanan “Zorunlu Deprem

Sigortası Tarife ve Talimatı”nda belirlenen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır.

Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli, her halde “Zorunlu Deprem

Sigortası Tarife ve Talimatı”nda belirlenen azami teminat tutarından çok olamaz.” düzenlemesine, 13.4. “A.6- Muafiyet” başlığında; “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. DASK hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır.” düzenlemesine, 13.5. “B.3- Tazminatın Hesabı” başlığında; “3.1- Sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınır. Ancak sigorta tazminatı, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamaz. (…)

3.3- DASK hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren mümkün olan en kısa süre içerisinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit ederek sigortalıya bildirmek zorundadır.” düzenlemesine, 13.6. “B.4- Tazminatın Ödenmesi” başlığında; “4.1 – Tazminat miktarının yasa ve bu poliçe hükümlerine göre tespit edilmesinden sonra DASK, sigorta bedelini aşmamak kaydıyla kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç takip eden bir ay içerisinde hak sahibine ödemek zorundadır.(…)” düzenlemesine, 13.7. “C.6- Tahkim ve Yetkili Mahkeme” başlığında; “Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak, uyuşmazlık konusu olayın üyelik tarihinden sonra meydana gelmiş olması halinde, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. 5684 sayılı

Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinin on ikinci fıkrasında belirtilen tutara kadar olan kararlar her iki taraf için de kesindir. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ile ilgili ayrıntılı bilgi www.sigortatahkim.org adresinden edinilebilir.

Bu sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar nedeniyle DASK aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, DASK’ın bulunduğu veya rizikonun gerçekleştiği yerde, DASK tarafından açılacak davalarda ise, davalının ikametgahının bulunduğu yerde, ticaret davalarına bakmakla görevli mahkemelerdir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

14. Kamu Denetçisi tarafından, İdare tarafından tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle şikâyetçinin talebinin reddi yönünde hazırlanan öneri Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Uyuşmazlık konusu özetle; şikâyetçinin 26/09/2019 Silivri merkezli depremde hasar gördüğünü iddia ettiği ikamet ettiği binaya ödenen sigorta bedeline itirazı hakkındadır.

16. İlgili İdareler tarafından gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde; İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 10/11/2019 tarihli ve sayılı Olur ile

İstanbul ilinde 26/09/2019 tarihinde meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremin İstanbul ilinde (39 ilçede) “Genel Hayata Etkisiz” sayılması hususunun bildirildiği, Müdürlük teknik personeli tarafından başvuruya konu edilen binalarda ön hasar tespit çalışmalarının tamamlandığı, herhangi bir ön hasar tespiti bulunmadığı; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü İstanbul Altyapı ve Kentsel

Dönüşüm Müdürlüğü tarafından şikâyete konu taşınmaza ilişkin riskli yapı tespit raporunun Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından incelenerek onaylandığının görüldüğü, Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından aralarında Kazım BAKMAZ’ın da imzasının bulunduğu 05/05/2019 tarihli dilekçe ile parsel üzerinde bulunan binaların riskli yapılar olduğu hususunda müracaat edildiği, bahse konu depremden sonra gözleme dayalı olarak yapılan incelemelerde 15 adet yapı hakkında rapor düzenlendiği, şikâyete konu yapı hakkında rapor düzenlenmediği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilen Beyaz

Kentsel Dönüşüm Mühendislik İnşaat Ltd. Şti. tarafından hazırlanan RİSKLİ BİNA TESPİT

RAPORU İNCELENDİĞİNDE STATİK HESAPLARA GÖRE TAŞIYICI

ELEMANLAR KAT KESME KUVVETİ SINIR DEĞERLERİNİ AŞARAK RİSKLİ

ÇIKTIĞI VE BU SEBEPLERDEN DOLAYI RİSKLİ YAPI OLDUĞUNUN TESPİT

EDİLDİĞİ, YAPININ DEPREM ÖNCESİ DURUMUNU DETAYLI OLARAK

GÖSTEREN VE YAPIDA DEPREM KAYNAKLI BULUNAN HERHANGİ BİR

HASARIN OLDUĞUNA İLİŞKİN TESPİTE, BİLGİ VE BELGELERE

RASTLANILMADIĞI, ekonomik ömrü içerisinde zamana ve dış etkenlere bağlı olarak gelişen yıpranmaların deprem kuvveti ile birlikte yapının taşıyıcı sistemine etki etmiş olabileceğinin öngörüldüğü, yasal işlemlerin devam etmekte olduğu, riskli yapının yıkım işlemi gerçekleştirildikten sonra yapı maliklerine, kiracı ve sınırlı ayni hak sahiplerine

Kanun kapsamında kira yardımı veya kullanacakları kredilere dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere faiz desteği verilebileceği, 16.1. Doğal Afet Sigortaları Kurumu Başkanlığı tarafından 21/10/2019 tarihinde gelen eksper raporuna göre, konutun bodrum katında farklı ebatlardaki 5 adet kolonda kabuk atma hasarı mevcut olduğu ve 12 adet kolonun hasarsız olduğunun görüldüğü, hasar tutarı bölündüğünde sigortalının payına 424,42 TL düştüğü, bu tutar muafiyet altı kaldığından hasar dosyası muafiyet altı olarak sonuçlandığı, sigortalının 11/12/2019 tarihli itirazı ve yeni eksper talep etmesi üzerine ikinci bir eksper atandığı, sigortalı payına düşen ortak alan hasar tutarı 1.738,48 TL ve konut içi hasarı olan 6.709,56 TL’den %2 muafiyet düşülerek dosyanın 6.668,04 TL üzerinden sonuçlandığı, bu tutarın sigortalıya ödeneceği, bir binanın hasar tespitinde Hazine Müsteşarlığı tarafından yetkilendirilen bağımsız eksperler kullanıldığı, hasar dosyalarının yetkili eksperlerin raporlarına göre sonuçlandırıldığı, Çevre ve Şehircilik

Bakanlığının, Kaymakamlıkların yapmış olduğu riskli yapı tespit raporlarının Kurumlarını bağlar nitelikte olmadığı, yetkili kamu kurumları tarafından 6306 Sayılı Kanun kapsamında yapılan tespitlerin deprem sonrası olabileceği gibi, depremden bağımsızda yapılabilmekte olduğu, MEVCUT DOSYADA YETKİLİ EKSPER TARAFINDAN

DEPREM SEBEBİYLE KISMİ HASARLAR OLUŞTUĞU, YIKIM GEREKTİRECEK

BİR HASARIN GERÇEKLEŞMEDİĞİ TESPİT EDİLDİĞİNDEN, DOSYANIN

KISMİ ÖDEME YAPILARAK SONUÇLANDIRILDIĞI belirtilmiştir.

17. Somut olayda; şikâyete konu binaya ilişkin Yapı Kullanım İzin Kâğıdı incelendiğinde yapı hakkında 07/09/1987 tarihli ve 09/03/1989 tarihli yapı ruhsatları ve 26/11/1992 tarihli yapı kullanma izin belgesi düzenlendiği, yapının kat sayısının “Bodrum + 4 kat”, kullanış maksadının “Apartman”, daire sayısının “8 adet” olarak belirtildiği, 17.1. Site yönetimi tarafından aralarında ‘ın da imzasının bulunduğu 05/05/2019 tarihli dilekçelerle parsel üzerinde bulunan binaların riskli yapılar olduğu hususunda müracaat edildiği, 1. dilekçede; “İstanbul Kentsel Dönüşüm İl

Müdürlüğü, Derisan Site sakinleri olarak sitemiz çok Riskli olduğundan dolayı gerekli inceleme yapılıp, 6306 sayılı yasanın uygulanmasını rica ediyoruz.” şeklinde, 2. dilekçede; “İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne, İlçesi, bulunan binalarımız risklidir. 3928 m²’lik alanımız var. Mevcut imar planına göre müteahhitler ile görüştüğümüzde, hiç biri sıcak bakmıyor. Ayrıca imar planında yaklaşık 500 m² yola terk edilmesi gereken alan mevcut. Binalarımızın, TOKİ ve Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılmasını arz ve talep ederiz.” şeklinde belirtildiği, 17.2. Yapı maliklerinin 07/10/2019 tarihli dilekçe ile yapmış oldukları başvuru üzerine

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilen Beyaz Kentsel Dönüşüm Mühendislik

İnşaat Ltd. Şti. tarafından hazırlanmış olan Riskli Bina Tespit Raporu incelendiğinde; “Tespit Sonucu”: “Riskli yapı”, “Açıklamalar”: “Yapılan statik hesaplara göre, taşıyıcı elemanlar kat kesme kuvveti sınır değerlerini aşarak riskli çıkmıştır. Bu sebeplerden dolayı,

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanlara Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama

Yönetmeliği Madde: 6-(1)’e göre Riskli Yapıdır.” olarak belirtildiği, 17.3. 21/10/2019 tarihli DASK ekspertiz 1. hasar raporunda; “ortak alan”: “Binanın toplam ortak alan hasarı 3.395,33 TL olarak ve daire başına düşen hasar tutarı: 3.395,33 TL

/ 8 adet daire = 424,42 TL”, “bağımsız bölüm”: “Daire içi hasarı 0 TL”, “Hasar İzahatı”:

“Konutun Bodrum katında farklı ebatlardaki 5 adet kolonda kabuk atma hasarı mevcuttur. 12 adet kolonun hasarsız olduğu görülmüştür. Ayrıca tavan sıvalarında dökülmeler mevcuttur.” şeklinde belirtildiği, 17.4. 25/01/2020 tarihli DASK ekspertiz 2.hasar raporunda; “ortak alan”: “Binanın toplam ortak alan hasarı 13.907,79 TL olarak ve daire başına düşen hasar tutar 13.907,79

TL / 8 adet daire = 1.738,47 TL”, “bağımsız bölüm”: “Daire içi hasarı 6.709,56 TL olarak ve muafiyet tutarı 1.780,00 TL”, “Hasar İzahatı”: “Sigortalı konutun bulunduğu yapı dışarıdan dört cepheden, içeriden bodrum kat, zemin kat merdiven giriş/kovası ve zemin katta bulunan bağımsız bölümden incelendi: Taşıyıcı kolon ve kirişlerde, depremin sebep olduğu eğilme ve/veya kesme çatlağı, kabuk betonda ezilme, donatıda burkulma ve çekirdek betonda çatlama/kırılma yoktur. Bodrum katta bulunan kolon/kirişler ile döşeme korozyon hasarları mevcuttur. Dış cephede sınırlı düzeyde sıva çatlağı, merdiven kovasında sınırlı düzeyde sıva çatlağı ve merdiven girişte dekoratif nitelikte hasar da mevcut değildir. Sigortalı konut içinde, yaşam alanlarında, kolon ve kirişlerin çevrelediği dolgu duvarlarla kesişim düşey/ve yatay doğrultuları boyunca, dolgu duvar yüzeyinde sınırlı düzeyde sıva/boya çatlağı, kartonpiyer çatlağı ve banyoda fayans çatlağı tespit edildi, hasar dekoratif niteliktedir.” şeklinde belirtildiği anlaşılmıştır.

18. Şikâyet konusuna ilişkin mevzuat incelendiğinde; deprem sonrası hasarlı binalara ilişkin yapılacak işlemlerin ve tabi olunan mevzuatın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve

Doğal Afet Sigortaları Kurumu nezdinde farklılık gösterdiği anlaşılmaktadır. Buna göre

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde yapılan işlemler incelendiğinde; hasarlı olduğu düşünülen yapılarla ilgili sürecin “tespit başvurusu”, “risk tespiti”, “riskli yapıların yıktırılması” ve “yıkım sonrası uygulama” başlıklarındaki 4 ana aşamada tamamlandığı, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında

Kanun ve 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği kapsamında riskli yapıların malikleri tarafından tespit ettirilmesi gerektiği, bunun için Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara “riskli yapı tespiti” yaptırılması gerektiği, yapılan incelemeler sonucunda riskli olduğu tespit edilen yapıların, tespiti yapan kurum ve kuruluşlar tarafından

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirildiği, uygun bulunan tespitlere yönelik şerh bildiriminin ilgili tapu müdürlüğüne iletildiği, tebliğ ve itiraz sürecinden sonra riskli yapı olarak tapu kütüğüne kaydedilen taşınmazların yıktırılması sürecine geçildiği, riskli yapısı yıkılan vatandaşlara söz konusu mevzuat uyarınca yeni yapılacak konutlar için geçici konut temini, faiz desteği, kira yardımı, harç muafiyeti gibi kolaylıklar tanındığı anlaşılmaktadır.

19. Öte yandan 18 Ağustos 2012 tarihinde yürürlüğe giren Afet Sigortaları Kanunu ile birlikte konut kredisi ve tapu işlemleri ile su ve elektrik abonelik işlemlerinde Zorunlu

Deprem Sigortası (ZDS) yaptırma şartı getirildiği, DASK sigortası yaptırmayanlar devletin sunduğu konut kredisi ve depremde binanın zarar görmesi durumunda yapılan yardımdan yararlanamayacakları, buna göre 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu, Doğal

Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği, Zorunlu Deprem Sigortası

Tarife ve Talimatı ve Genel Şartlar kapsamında evleri depremden hasar gören ve ZDS poliçesi bulunan vatandaşların, zararlarının giderilebilmesi için başvuruda bulundukları, hasar tespit işlemlerinin, DASK adına görevlendirilen bağımsız hasar tespit görevlilerince (eksper) yerine getirildiği, bu tespitlerin sonucunda belirlenen tazminat ödemelerinin de doğrudan DASK tarafından yapıldığı, söz konusu hasar tespitine ilişkin usul ve esasların belirtilen kriterler doğrultusunda yapılmasının amaçlandığı, sigorta tazminatının hesabında, depremin gerçekleştiği yer ve tarihte, binanın piyasa rayiçlerine göre bulunan yeni inşa bedeli esas alındığı, ancak sigorta tazminatının, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamayacağının kurala bağlandığı, Zorunlu Deprem Sigortası’nda amacın asgari bir miktarda standart bir teminat sunulması olduğu ve her bir hasarda, sigorta bedelinin yüzde 2’si oranında tenzili muafiyet uygulandığı, zorunlu deprem sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedelinin Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı’nda belirlenen azami teminat tutarı olan 240.000 TL’nden fazla olamayacağı, oluşan hasarın

DASK’ın teminat aldığı kapsamı aşması durumunda ihtiyari konut sigortası kapsamında zararın karşılanabildiği, ancak BELİRLİ BİR DEPREM HADİSESİNE

BAĞLI OLMAKSIZIN BİNANIN KENDİ KUSUR VE ÖZELLİKLERİ NEDENİYLE

ZAMANLA OLUŞAN ZARARLARIN TEMİNAT KAPSAMI DIŞINDA KALDIĞI

ANLAŞILMAKTADIR.

20. Buna göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ve Kaymakamlıkların yapmış olduğu riskli yapı tespit raporlarının ise ilgili mevzuata göre DASK tarafından yürütülen süreçten bağımsız olduğu, söz konusu Kurumlar tarafından yapılan tespit ve işlemlerin farklı mevzuata ve sürece tabi olduğu, birbirini bağlar nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.

21. Dosya kapsamında yapılan incelemede şikâyetin çözümü için özel ve teknik bilgiye ihtiyaç duyulduğu anlaşılmış olup, Sigorta Eksperi – İnşaat Mühendisi bilirkişi olarak görevlendirilmiştir. Adı geçen tarafından düzenlenmiş olan ve

Kurumumuz kayıtlarına 06/08/2020 tarihinde giren 28/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; “(…) 06.07.2020 tarihinde olay mahalline gidilerek, şikayetçi ’ın refakatinde yapılan incelemede, sigortalı dairenin bulunduğu bina dahil, Derisan Sitesinde bulunan 8 adet binanın tamamen yıkılmış durumda olduğu, site parsel arazisinde herhangi bir inşai faaliyet bulunmadığı görülmüştür. Sigortalı/şikâyetçi ile mahallen yapılan görüşmede, söz konusu binaların 6306 sayılı kanun kapsamında Yapı Denetim firması tarafından yapılan incelemede binanın Riskli yapı olarak tespit edilerek yıkılmış olduğu, ancak söz konusu binanın DASK poliçesine istinaden, tam hasar olarak nitelendirilerek ödenmesi ile ilgili talepleri bulunduğu sözlü olarak beyan edilmiştir.

21.1. (…) Şikayet dilekçesinde, “26.09.2019 Silivri Merkezli depremde, İlçesi, mah. sokak, Sitesi, no’lu binanın, bodrum ve zemin katının zarar gördüğü, Büyükçekmece Belediyesi Şehircilik ve İmar Müdürlülüğü Fen

İşleri Müdürlüğü teknik ekiplerince binada inceleme yapıldığı, binada deprem kaynaklı hasar olduğu, acilen evleri terk etmelerinin söylendiği” belirtilmektedir. Ancak, dosya kapsamında bulunan iki adet dilekçede ve T.C Büyükçekmece Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik

Müdürlüğün kurumunuza göndermiş olduğu 13.03.2020 tarihli yazısının tetkikinde, aralarında şikâyetçi ’ın da imzasının bulunduğu, 05/05/2019 tarih ve sayılı dilekçe ile parsel üzerinde bulunan binaların Riskli yapılar olduğu hususunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile İstanbul Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüğüne müracaat edildiği, ŞİKÂYETÇİNİN DE İMZASI BULUNAN DİLEKÇELERİN, 25.09.2019

TARİHİNDE MEYDANA GELEN DEPREMDEN YAKLAŞIK 4.5 AY ÖNCE

DÜZENLENMİŞ OLDUĞU, BUNA GÖRE BİNA MALİKLERİ VE ŞİKÂYETÇİ

TARAFINDAN BİNADA MEYDANA GELEN OLUMSUZLUKLARIN DEPREM

TARİHİNDEN ÖNCE, DASK SİGORTA POLİÇESİ DÜZENLENMEDEN VEYA

POLİÇE VADESİ İÇİNDE FARK EDİLMİŞ OLDUĞU, ayrıca Büyükçekmece Belediyesi tarafından deprem nedeniyle oluşan hasar tespit edilmediğinden herhangi bir tutanak düzenlememiş ve mühürleme yapılmamış olduğu, tahliye tebligatının ise deprem hasarı ile ilgili olmadığı, binanın yapı denetim firması tarafından riskli yapı olarak tespit edilmesi üzerine 6306 sayılı kanun kapsamında yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.

21.2. B-) Ayrıca T.C. BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞI TARAFINDAN

YAPILAN İNCELEMEDE, ŞİKÂYET KONUSU BİNANIN DEPREM SONUCU

HASARLANDIĞI KONUSUNDA BİR BULGUYA RASTLANMADIĞINDAN, YAPI

HAKKINDA HERHANGİ BİR TUTANAK DÜZENLENMEDİĞİ ve binanın mühürlenerek tahliye edilmemiş olduğu, bu nedenle binada mevcut olumsuzlukların kök sebebinin depremle bir ilgisinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki rapor ve fotoğrafların tetkikinde, betonarme kolon donatı demirlerinin korozyon kaynaklı olarak paslanmış sıvalarının kısmen çatlamış ve dökülmüş olduğu, demir donatı çaplarında küçülmeler meydana gelmiş olduğu, kolon ve kirişlerde sargı bölgelerinde etriye sıkıştırmasının olmadığı, etriyelerin oldukça aralıklı olduğu, ŞİKÂYET KONUSU BİNADA TESPİT EDİLEN

ZARARLARIN 26.09.2019 TARİHLİ 5.8 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ SİLİVRİ DEPREMİ İLE

DOĞRUDAN BİR İLGİSİNİN BULUNMADIĞI, BİNANIN KENDİ KUSUR VE

ÖZELLİKLERİ NEDENİYLE DEPREM ÖNCESİ MEYDANA GELMİŞ OLDUĞU,

ZAMAN İÇİNDE VE SÖZ KONUSU DEPREM NEDENİYLE, SIVA ÇATLAKLARININ

BİRAZ DAHA AÇILARAK KISMEN GELİŞME GÖSTERMİŞ OLDUĞU

ANLAŞILMIŞTIR.

21.3. C-) DASK Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının tetkikinde, Genel Şartların Teminat

Dışında Kalan Haller bölümünde; “Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar.” Teminat Dışı olarak belirtilmektedir.

21.4. D-) Betonarme Az katlı Bina Riskli Bina Tespit Raporu İnceleme Formu’nun tetkikinde, Açıklamalar bölümünde; “Yapılan statik hesaplara göre, taşıyıcı elemanlar kat kesme sınır değerini aşarak riskli çıkmıştır. Bu sebeplerden dolayı 6306 sayılı Afet Riski

Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği madde 6(1)’e göre Riskli Yapıdır olarak” belirtilmektedir. Söz konusu raporda Depreme bağlı herhangi bir hasar ve olumsuzluktan bahsedilmemektedir. Binanın statik hesaplara göre,

6306 sayılı Kanun kapsamında Riskli Yapı olarak belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.

21.5. Sonuç olarak; Şikâyet konusu binada tespit edilen zararların tamamının 26/09/2019 tarihli 5.8 büyüklüğündeki Silivri depremi ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, bir kısmının binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle deprem öncesi meydana gelmiş olduğu, bu durumun şikâyetçi tarafından deprem öncesinde bilindiği, DASK Sigorta

Poliçesi Genel Şartları doğrultusunda, 26.09.2019 tarihinde meydana gelen deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararların Teminat Harici olduğu, ancak sadece depreme bağlı olarak meydana gelen kısmi hasarların değerlendirilebilir nitelikte olduğu, 21.6. E-) DASK Ekspertiz Raporlarının tetkikinde, DASK Sigorta Eksperi tarafından

21.10.2019 tarihinde düzenlenen DASK ekspertiz (ortak alan) 1. hasar raporunda; binanın

toplam ortak alan hasarı 3.395,33 TL olarak ve daire başına düşen hasar tutarı: 3.395,33 TL

/ 8 adet daire = 424,42 TL olarak hesap edilmiştir. Ancak, söz konusu sigorta eksperi tarafından 21.10.2019 tarihinde düzenlenen DASK ekspertiz (Bağımsız Bölüm) 1. hasar raporunda; Bağımsız Bölüm hasarı 0 TL olarak hesap edilmiştir. DASK deprem hasar hesaplama sisteminde, sigorta eksperleri tarafından a-) ana binanın ortak alan nitelikli deprem hasarları ile b-) bağımsız bölüm (daire içi) deprem hasarları incelenip sınıflandırılarak, hasarlı bölümlerin niteliği, alanı, adedi, kolon, kiriş, sıva, seramik ve duvar çatlak genişlikleri veya kırılmaları ve diğer hasarlarda dikkate alınarak tespit edilen veriler sisteme yüklendikten sonra hasar hesaplanması, sistem tarafından standart ve otomatik olarak hesap edilmektedir. Sigortalı daire payına düşen ortak alan deprem hasar tutarı, aynı şekilde bulunan toplam ortak alan deprem hasar tutarı, binada toplam bağımsız bölüm sayısına bölünerek ve Bağımsız Bölüm (daire içi) hasar tutarı da, daire dahilinde yapılan inceleme sonucu tespit edilen deprem hasarları dikkate alınıp veriler sisteme yüklendikten sonra sistem tarafından standart ve otomatik olarak hesap edilmektedir.

21.7. Sonuç olarak Sigortalı bağımsız bölüm için Toplam Deprem Hasar tutarı, sigortalı bağımsız bölüm payına düşen ortak alan deprem hasarı ile sigortalı bağımsız bölüm (daire içi) deprem hasar toplamından, DASK sigorta poliçesinde belirtilen muafiyet tutarı (sigorta bedelinin %2 si) düşümlü olarak hesap edilmektedir. Ancak DASK sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda, sadece binanın ortak alanında hasar tespit çalışması yapılmış olduğu, sigortalı bağımsız bölüm deprem için herhangi bir hasar çalışması yapılmadığı, buna göre bağımsız bölüm deprem hasarı hariç olarak sigortalı bağımsız bölüm payına düşen ortak alan deprem hasar tutarı (424.42 TL) muafiyet tutarı (1.780.00

TL)’nin altında kaldığı görülmektedir.

21.8. DASK Sigorta Eksperi . tarafından 25.01.2020 tarihinde düzenlenen, DASK ekspertiz (ortak alan) 2. hasar raporunda; binanın toplam ortak alan deprem hasarı toplamı; 13.907,79 TL olarak ve daire başına düşen deprem hasar tutarı; 13.907,79 TL / 8 adet daire

= 1.738,48 TL olarak, ayrıca DASK ekspertiz (bağımsız bölüm) 2. hasar raporunda; daire içinde yapılan inceleme sonucu bağımsız bölüm deprem hasarının 6.709,56 TL olarak hesap edilmiş olduğu, söz konusu hasar dosyasının; 1.738.48 TL (sigortalı daire payına düşen ortak alan deprem hasarı ) + 6.709.56 TL (sigorta bağımsız bölüm deprem hasarı) – 1.780.00 TL (muafiyet tutarı) = 6.668,04 TL üzerinden, sigortalıya/şikayetçiye ödenmesi şeklinde sonuçlandırılmış olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, 1. DASK sigorta eksperi tarafından ya sigortalı daireye kapalı olduğu için girilememiştir ya da sigortalı tarafından bağımsız bölüm dahilinde hasar tespiti yapılması talep edilmemiştir. Ancak gerek şikâyetçi dilekçesinde, gerekse DASK sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda, bağımsız bölüm hasar tespiti ile bir açıklama bulunmadığından, 1. DASK sigorta eksperi tarafından sigortalı daireye hangi sebepten dolayı girilmediği ve hasar tespiti yapılamadığı anlaşılamamıştır. Ayrıca sigortalının/şikayetçinin, 1. ekspertiz deprem hasar tutarına itirazı üzerine, söz konusu hasarın tekrar tespit edilmesi için, DASK tarafından 2. defa sigorta eksper ataması yapılmış olduğu, 2. DASK sigorta eksperi tarafından yapılan inceleme sonucu, toplam deprem hasarının 6.668.04 TL olarak hesap edilmiş olduğu anlaşılmıştır.

21.9. 26.09.2019 tarihinde meydana gelen Silivri deprem tarihinden hemen sonra açılan hasar dosyasına istinaden, binada 1. DASK sigorta eksperi tarafından sadece ortak alan ekspertiz çalışması yapılmış, daire içi bağımsız bölüm hasar tespit çalışması yapılmadığı veya yapılamadığı anlaşılmıştır. Ancak, 26.09.2019 tarihinde meydana gelen ana depremden sonra, bölgede birçok artçı deprem meydana gelmiştir. Artçı depremlere bağlı olarak meydana gelen sarsıntılar nedeniyle, ana binanın ortak alanında 1. ekspertiz sırasında tespit edilen hasarlar tabii olarak gelişme göstermiştir. Sigortalının itirazı üzerine, sigortalı mahalde 22.01.2020 tarihinde, 2. DASK ekspertizi tarafından, a-) hem ana binanın ortak alanında, b-) hem de bağımsız bölümde (sigortalı daire içinde) inceleme yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak, ortak alan deprem hasarı, 2. DASK sigorta eksperi tarafından, artçı depremler nedeniyle gelişme gösteren hasarlar da dikkate alınarak hesap edilmiştir. Bu nedenle iki ayrı DASK sigorta eksperi tarafından, farklı tarihlerde yapılan ekspertiz sonucu tespit edilen ortak alan deprem hasar tutarları arasındaki fark, artçı depremler nedeniyle gelişme gösteren deprem hasarlardan kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, 1.

DASK sigorta eksperi tarafından bağımsız bölüm hasar çalışması yapılmadığı veya yapılamadığından, 1. DASK sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda, bağımsız bölüm hasarının sıfır olarak belirtildiği görülmektedir. 2. DASK sigorta eksperi tarafından bağımsız bölüm (daire içi) deprem hasar tespit çalışması yapılarak bağımsız bölüm için kısmi hasar tutarının 6.709.56 TL olarak tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeplerden dolayı, iki eksper raporu arasında deprem hasar tutarında çelişki meydana geldiği kanaatine varılmıştır.

21.10. 1. DASK sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda belirtilen hasar tutarının gerçek deprem hasar tutarını yansıtmayacağı, ancak, 26.09.2019 tarihinde meydana gelen ana depremden sonra, bölgede birçok artçı deprem meydana geldiği, artçı depremler nedeniyle, ana binanın ortak alanında meydana gelen deprem hasarlarının tabii olarak gelişme göstermiş olduğu, 2. DASK ekspertizi tarafından artçı depremler sırasında/sonrasında, a-) hem ana binanın ortak alanında, b-) hem de bağımsız bölümde (sigortalı daire içinde) inceleme yapılmış olduğu, 2. DASK sigorta eksperi tarafından tespit edilen kısmi deprem hasar tutarının gerçek deprem hasar tutarını yansıtabileceği kanaatine varılmıştır.” şeklinde belirtilmiştir.

22. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; DASK tarafından bir binanın hasar tespitinde bağımsız eksperlerin kullanıldığı ve hasar dosyalarının yetkili eksperlerin raporlarına göre sonuçlandırıldığı, Çevre ve Şehircilik

Bakanlığının ve Kaymakamlıkların yapmış olduğu riskli yapı tespit raporlarının ise ilgili mevzuata göre DASK tarafından yürütülen süreçten bağımsız olduğu, söz konusu

Kurumlar tarafından yapılan tespit ve işlemlerin farklı mevzuata ve sürece tabi olduğu, birbirini bağlar nitelikte olmadığı, dolayısıyla ilgili idareler tarafından “riskli yapı” tespitlerinin tespit edilecek olan sigorta bedellerini etkilemediği, 22.1. Şikâyete konu binanın, 26/09/2019 tarihinde meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremden önce, aralarında şikâyetçi ’ın da imzasının bulunduğu, 05/05/2019 tarihli ve sayılı dilekçe ile parsel üzerinde bulunan binaların riskli yapılar olduğu hususunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile İstanbul Kentsel

Dönüşüm İl Müdürlüğüne müracaat edildiği, buna göre BİNA MALİKLERİ VE

ŞİKÂYETÇİ TARAFINDAN BİNADA MEYDANA GELEN OLUMSUZLUKLARIN

DEPREM TARİHİNDEN ÖNCE, DASK SİGORTA POLİÇESİ DÜZENLENMEDEN

VEYA POLİÇE VADESİ İÇİNDE FARK EDİLMİŞ OLDUĞU,

22.2. BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞI İMAR VE ŞEHİRCİLİK

MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN, 26/09/2019 TARİHİNDE MEYDANA GELEN 5.8

BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ SİLİVRİ DEPREMİ SONRASI GÖZLEME DAYALI

İNCELEMEDE, ŞİKÂYETE KONU YAPI HAKKINDA DEPREM HASARI

KONUSUNDA HERHANGİ BİR RAPOR DÜZENLENMEDİĞİ ve binanın mühürlenerek tahliye edilmemiş olduğu, DASK sigorta eksperleri tarafından yapılan incelemede de, binada depreme bağlı çökme, oturma ve yatma gibi hasarlar tespit edilmemiş olduğu, buna göre binanın doğrudan tam deprem hasarı olarak değerlendirilemeyeceği, kısmi deprem hasarı olarak değerlendirilebileceği, 22.3. Kurumumuz tarafından görevlendirilen bilirkişi raporunda “şikâyet konusu binada tespit edilen zararların tamamının 26/09/2019 tarihli 5.8 büyüklüğündeki Silivri depremi ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, bir kısmının binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle deprem öncesi meydana gelmiş olduğu, bu durumun şikâyetçi tarafından deprem öncesinde bilindiği, DASK Sigorta Poliçesi Genel Şartları doğrultusunda, 26/09/2019 tarihinde meydana gelen deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararların teminat harici olduğu, ancak sadece depreme bağlı olarak meydana gelen kısmi hasarların değerlendirilebilir nitelikte olduğu, yapı denetim firması tarafından yapılan incelemede, yapılan statik hesaplara göre, taşıyıcı elemanlar kat kesme sınır değerini aşması nedeniyle yapının riskli çıktığı, binanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama

Yönetmeliği madde 6-(1)’e göre “Riskli Yapıdır” olarak belirlendiği, bu nedenle binanın

6306 sayılı kanun kapsamında Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından yıktırılmış

olduğu ve DASK sigorta eksperi tarafından tespit edilen kısmi deprem hasar tutarının gerçek deprem hasar tutarını yansıtabileceği” hususlarının kayıt altına alındığı, 22.4. Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararların teminat kapsamı dışında kaldığının kurala bağlandığı, 22.5. Açıklanan gerekçelerle ilgili İdare tarafından tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde Kurumumuzun bilgi ve belge taleplerine süresi içinde cevap verildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 07/08/2020 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, ŞİKÂYETÇİYE ve DOĞAL AFET SİGORTALARI KURUMU

BAŞKANLIĞINA TEBLİĞ EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi