ÖZET: Başvuran, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinde zabıt katibi olarak görev yaptığı dönemde, mahkemelerin kapatılmasının ardından 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31. maddesine dayanarak ödenmesi gereken ek tazminatı talep etmiştir. Ancak, ilgili mevzuat incelendiğinde, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin kapatılmasıyla birlikte bu mahkemelerde görev yapan personele ek tazminat ödenmesini düzenleyen hükümlerin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkeme, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, ek tazminat ödemesi için açık bir yasal düzenleme bulunmadığını ve dolayısıyla başvuranın iddialarının reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu bağlamda, başvuranın ek tazminat talebinin karşılanmasının mevzuat açısından imkansız olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/1984-S.23.3286

BAŞVURU NO : 2022/14957

KARAR TARİHİ : 17/02/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Ek tazminat ödenme talebi hakkındadır

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 13/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 04.04.1994 tarihli oluru ile Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunun 114. Maddesine istinaden 8. derece 1. kademe ile

Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Zabıt Katipliğine naklen atandığı, bilindiği üzere 30.06.2004 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kapatıldığı, şu an Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi Yazı İşleri

Müdürü olarak görev yapmakta olduğunu, mahkemelerin kapatılması neticesinde Devlet Güvenlik

Mahkemelerinde görev yapan personele ek tazminat ödenmesi uygulanmasına son verildiği ancak

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı durumda bulunan personele 06.07.2022 tarihinde mezkur tazminatın ödendiğini ifade ederek, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kapatılması nedeniyle 2004 yılının

Temmuz ayından 2022 yılının sonuna kadar, Adalet Bakanlığı Strateji Başkanlığının 30.04.2012 tarih ve sayılı yazısı gereğince ek tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmektedir.

1.1. Başvuru ekinde yer alan hizmet belgesinde: Başvuranın 06.06.1994 – 01.11.2004 tarihleri arasında

Zabıt katibi olarak Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinde görev yaptığı, görülmüştür.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Bilgi – belge isteme yazımıza istinaden Adalet Bakanlığı’nın 30.01.2023 tarihli cevabi yazısında; “

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 31 inci maddesinde, Devlet Güvenlik ve Sıkıyönetim

Mahkemelerinde görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personele ek tazminat ödeneceği hüküm altına alındığı, ancak, 30.06.2004 tarih ve 25508 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5190 sayılı

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda Değişiklik Yapılması ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin

Kaldırılmasına Dair Kanunla Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev ve yetkileri sona erdirildiği, 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına

Dair Kanunun 29 uncu maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Devlet Güvenlik ve” ibaresi yürürlükten kaldırıldığı, 5190 sayılı Kanun’un Geçici 4 üncü maddesinde ise bu mahkemelerde görev yapan personelle ilgili düzenlemeye yer verildiği,

2.1. 5190 sayılı Kanun’un Geçici 4 üncü maddesinde yer alan “Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca görevlendirilecek veya kurulacak ağır ceza mahkemeleri” ifadesinin yorumlanmasına ilişkin Mevzuat

Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 13.01.2003 tarihli yazıda: “Devlet güvenlik mahkemelerinde görevli hâkim ve savcılar dışında kalan personelin Hâkimler ve Savcılar Kurulunca görevlendirilen veya kurulan ağır ceza mahkemeleri ve bu mahkemelerin bulunduğu il Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde

Devlet güvenlik mahkemelerin görev alanına giren suçları soruşturmak ve kovuşturmakla görevlendirilen birimlerde çalıştırılmalarının esas olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda maddeyle, bu personel bakımından görev tanımı sınırlarının büyük ölçüde muhafaza edildiğini söylemek mümkündür. Ancak KHK’nın 31 inci maddesi bu personele ek tazminat ödenmesini bu mahkemelerde görevli olma şartına bağlamıştır. Yukarıda bahsedildiği üzere 5335 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle 375 sayılı KHK’nın 31 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Devlet Güvenlik ve” ibaresi yürürlükten kaldırılmış olup Devlet güvenlik mahkemesinde görev yapmış personel yeni bir statüye geçirilerek düzenlemenin kapsamı dışına alınmıştır.

Öte yandan Devlet güvenlik mahkemelerinin kapatılmasından sonra Hakimler ve Savcılar Kurulunca görevlendirilen veya yetkilendirilen mahkemeleri, Devlet güvenlik mahkemesi mahiyetinde veya devamı olarak telakki etmenin hukuki dayanağı olmayacağı mütalaa edilmektedir. Bir birimde veya mahkemede görevli olma şartına bağlı ödemelerin (şarta bağlı ödemenin), bu yerlerde görev yapan personelin kazanılmış özlük hakkı olarak nitelendirilmesi ve görevli olma halinin bitiminde dahi bu ödemelere devam edilmesi gerekeceği önermesi ise işin mahiyetine aykırı bir yorum olacaktır. Bu durumda, bu personele ek tazminat ödemesini öngören açık bir kanun hükmü bulunmadığı ya da kanun koyucu tarafından bu yönde açık bir irade ortaya konulmadığı, aksine buna imkan veren hükmün yürürlükten kaldırıldığı anlaşıldığından, Başsavcılıklarca yorum ya da kıyas yapılarak, KHK hükmü uyarınca bu personele ödeme yapılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.” İfadesine yer verildiği,

2.2. Bu bağlamda:

2.2.1. Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığınca 375 sayılı KHK’nın 31 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Devlet Güvenlik ve” ibaresi yürürlükten kaldırılmış olması ve Mevzuat Genel

Müdürlüğünün, Devlet güvenlik mahkemelerinin kapatılmasından sonra “Hakimler ve Savcılar Kurulunca görevlendirilen veya yetkilendirilen mahkemeleri,” ifadesine karşılık gelen mahkemelerin Devlet güvenlik mahkemesi mahiyetinde veya devamı olarak telakki etmenin hukuki dayanağı olmayacağı yönündeki mütalaası dikkate alındığında adı geçen personele Devlet Güvenlik Mahkemesi tazminatı ödemesinin yapılamayacağı mütalaa edildiği,

2.2.2. Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 24.01.2023 tarihli ve sayılı yazıları ile ilgili ile aynı durumda olan personele tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2023 tarihli ve sayılı yazısı ile ilgilinin talepte bulunduğu ancak mezkur tazminatın ödenmediği”

2.2.3. Başvurana mezkur tazminatın ödenme imkanının bulunmadığı,

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler….”

4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 30.06.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 16.06.2004 tarihli 5190 sayılı Ceza Muhakemeleri

Usulü Kanununda Değişiklik Yapılması ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kaldırılmasına Dair

Kanunun; 5.1. 3 üncü Maddesinde: “16.6.1983 tarihli ve 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.”, 5.2. Geçici 2. Maddesinde: “Bu Kanunun yayımı tarihinde görev ve yetkileri sona eren Devlet güvenlik mahkemelerinde ve Devlet güvenlik mahkemeleri Cumhuriyet Başsavcılıklarında mevcut dava ve soruşturma dosyaları ayrıca bir karar verilmesine gerek kalmaksızın durumlarına, mahiyetlerine ve kanun hükümlerine göre, bulundukları aşamadan itibaren yargılama ve soruşturmaya devam edilmek üzere görevli ve yetkili ağır ceza mahkemelerine ve bu mahkemelerin bulundukları illerin Cumhuriyet Başsavcılıklarına devredilir. Bu Kanun kapsamına girmeyen suçlar nedeniyle; a) Hazırlık soruşturma safhasında bulunan dosyalar hakkında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarınca, b) Son soruşturma safhasında bulunan dosyalar hakkında ağır ceza mahkemelerince dosya üzerinden, Kanun hükümlerine göre gerekli kararlar verilmek suretiyle, dosyalar görevli ve yetkili Cumhuriyet Başsavcılıklarına veya mahkemelere gönderilir.

5.3. Geçici 4. Maddesinde: “2845 sayılı Kanunun 31 inci maddesi hükümlerine göre teşkil olunan Devlet güvenlik mahkemesi adalet komisyonlarının görev ve yetkileri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona erer. Devlet güvenlik mahkemelerinde görevli hâkim ve savcılar dışında kalan personel, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, bu Kanunla 1412 sayılı Kanuna eklenen 394/a maddesi gereğince Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca görevlendirilecek veya kurulacak ağır ceza mahkemeleri ve bu mahkemelerin bulunduğu il Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde anılan mahkemelerin görev alanına giren suçları soruşturmak ve kovuşturmakla görevlendirilen Cumhuriyet Savcılığı birimlerinde başka bir işleme gerek kalmaksızın ve bulundukları kadro ve özlük hakları da saklı kalmak şartıyla görevlerine devam ederler. Bu personel hakkında, anılan ağır ceza mahkemesi başkanı veya ilgili Cumhuriyet savcısının yazılı muvafakati olmadıkça adlî yargı adalet komisyonunca başka bir yere veya göreve atama veya görevlendirme işlemi yapılamaz.”

6 30.06.1989 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31.

Maddesinde: “ …Sıkıyönetim Mahkemelerinin başkan ve üyeleri, başsavcı, savcı ve savcı yardımcıları ile adli müşavirlere aylık, ödenek ve yüksek hakimlik tazminatlarından ayrı olarak bu görevlerinin devamı süresince (2000) gösterge rakamının, bu mahkemelerde görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi diğer personele ise (500) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenir. (2000) gösterge rakamı, bu mahkemelerin bulunduğu il merkezi birinci derecede kalkınmada öncelikli yörelerde ise (3000), ikinci derece öncelikli yörelerde ise (2500) olarak uygulanır.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran; 2007 yılına kadar Zabıt katibi olarak Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinde görev yaptığı, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kapatılması akabinde görev yerinin değişmesine binaen 2007 yılından itibaren 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31. Maddesine istinaden ödenen ek tazminatı alamadığını ifade ederek, ödenmeyen ek tazminatın faizi ile birlikte ödenmesini talep etmektedir.

9. İlgili mevzuatın değerlendirilmesi neticesinde: “ 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31.

Maddesine göre Devlet Güvenlik Mahkemelerinde görev yapan personele ek tazminat ödendiği, 30.06.2004 tarih ve 25508 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5190 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda

Değişiklik Yapılması ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kaldırılmasına Dair Kanunla Devlet Güvenlik

Mahkemelerinin görev ve yetkileri sona erdirilmesine binaen 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 29 uncu maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde görev yapan personel ise görevlendirilecek veya kurulacak ağır ceza mahkemeleri ve bu mahkemelerin bulunduğu il Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde anılan mahkemelerin görev alanına giren suçları soruşturmak ve kovuşturmakla görevlendirilen Cumhuriyet Savcılığı birimlerinde başka bir işleme gerek kalmaksızın ve bulundukları kadro ve özlük hakları da saklı kalmak şartıyla görevlerine devam ettikleri, anlaşılmıştır.

10. Bilindiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 128 inci maddesinde; Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinde de açık olarak belirtildiği üzere, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde görev yapan personele ek tazminat ödenmesi usülüne, Devlet güvenlik mahkemelerinin kapatılmasına istinaden, mevzuatta yapılan değişiklikle son verildiği, bu bağlamda, bu personele ek tazminat ödemesini öngören açık bir kanun hükmü bulunmadığı ya da kanun koyucu tarafından bu yönde açık bir irade ortaya konulmadığı, aksine buna imkan veren hükmün yürürlükten kaldırıldığı, kaldı ki, Devlet güvenlik mahkemesinde görev yapmış bir personelin açtığı davaya istinaden Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin 29.04.2003 tarihli sayılı Kararında “ davacıya DGM tazminatı ödenmemesi şeklinde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” hükmedildiği, bu nedenle, başvuranın talebinin karşılanmasının mevzuat açısından imkanı bulunmadığı anlaşılmıştır.

11. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idarenin başvurana ek ödeme yapmaması yönünde tezahür eden idari işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi

/

içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Bursa İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/