|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın çocuk yardımı ve asgari geçim indirimi ödeneğinin geriye dönük talep edilmesi üzerine yapılan hukuki değerlendirme ele alınmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde, aile yardımı ve asgari geçim indirimi ödeneğinin ne zaman ve nasıl ödeneceği açıkça belirlenmiştir. Başvuran, geçmişe dönük ödemelerin yapılmasını talep etse de, ilgili mevzuat gereği bu ödemelerin sadece belirli koşullar altında ve belirli bir tarihten itibaren yapılabileceği vurgulanmıştır.
Aile yardımı, sosyal devlet ilkesi gereği, kamu görevlilerinin ailelerinin korunmasına yönelik bir hak olarak tanımlanmıştır. Ancak, başvuranın talep ettiği geriye dönük ödemelerin yapılabilmesi için gerekli şartların sağlanmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın çocuk yardımı talebi reddedilmiş, ancak eksik ödenen çocuk yardımı ödeneğinin geriye dönük ödenmesi için idareye tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, kamu görevlilerinin mali hakları ve aile yardımları konusundaki hukuki çerçeveyi net bir şekilde ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/3022-S.4315
BAŞVURU NO : 2019/105
KARAR TARİHİ : 14/05/2019
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
Çocuk yardımı ve asgari geçim indirimi ödeneğinin
BAŞVURUNUN KONUSU :
ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02/01/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Sivil Memurlar Sendikası (SİME-SEN) avukatı … tarafından sendikaya üye başvuran adına yapılan başvuruda özetle; 1.1. Müvekkilinin çocuk yardımı talebinin “çocuk için ödenen asgari geçim indirimini hak etmediği ve 15/01/2018 tarihinden önce çocuk yardımı ödenmesine imkan bulunmadığı” gerekçeleriyle İdare tarafından reddedildiği, 1.2. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin
2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4.Dönem Toplu Sözleşmenin “geriye dönük aile yardımından
faydalanma” konusunu içeren 39’uncu maddesinde, eş ve çocukların durumunda meydana gelen değişikliklere ilişkin bildirimin sonradan yapılmasından bahsedildiği, bu şekilde geç bildirim yapanların sözleşmede belirtilen şekilde 15/01/2018 tarihinden önceye dair aile yardımından faydalanamayacağının belirtildiği, müvekkilinin Kuruma buna ilişkin bildirimi ilk boşandığı tarihte yaptığı, ayrıca konuya ilişkin defalarca şifahen de talepte bulunmuş olmasına rağmen yukarıdaki sözleşme maddesine istinaden tarafına “aile yardımı” ödenmemesinin hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin sözleşmede geçen şekli ile bildirim yükümlülüğünü boşanmasının hemen ertesinde gerçekleştirmiş olmasından geriye dönük şekilde “aile yardımı” talep etme hakkı bulunduğu, buna dair ödeme yapılmamasının sözleşmenin ruhuna da uygun düşmeyeceği, 1.3. Bunun yanında, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32’nci maddesinde; “İndirimin uygulamasında ‘çocuk’ tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, ‘eş’ tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.” hükmü yer aldığı, boşanma sonrasında çocuk anneye verilmiş olsa da müvekkilinin çocukla bağının kopmadığı, çocuğu yanında bulundurmasa da çocuğa bakmaya ilişkin gerekli özeni gösterdiği, (okul dönemlerinde çocuğa 1000 TL ve farklı miktarlarda yardım yapmaktadır.) Kanunun lafzından; “mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan” şeklinde bir ayrıma gidilmiş olup “çocuğa bakma unsurunu” çocukla görüşmek, ara ara da olsa ihtiyaçlarını gidermek, çocuğa maddi manevi destek olmak olarak anlamak gerektiği, 1.4. Yukarıda yer alan mevzuat ve sözleşme hükümlerinde, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununa tabi memurlara aile yardımı ve asgari geçim indiriminin ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça hükme bağlanmış olmakla beraber şartlarını sağladığından dolayı geriye dönük olarak talep edilmeyeceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı belirtilerek; müvekkiline ödenmemiş olan çocuk yardımı ve asgari geçim indirimi ödeneğinin geriye dönük olarak ödemesi, Talep edilmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığından 07/02/2019 tarihli ve … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben anılan İdarenin 21/03/2019 tarihli ve … sayılı yazısında özetle; 2.1. Başvuranın, 15/06/2007 tarihinde Komutanlığa atandığı ve 18/06/2007 tarihinde katılış yaptığı, (2007 tarihindeki) ayrılış katılış bildiriminin “Bakmakla Yükümlü Olduğu Aile
Fertleri” satırında, ayrıca Ocak 2015 tarihli Aile Durum Bildiriminde herhangi bir çocuk beyanında bulunulmadığı, 2.2. 2009 yılında yeniden evlenmesi ve eşinin çalışmıyor olması nedeniyle başvurana aile yardımı ödemesinin bu tarihe kadar yapıldığı, 2.3. 2017 Aralık ayında idareye vermiş olduğu Aile Yardımı Bildirimi ve Aile Durum
Bildiriminde, çocuğunu beyan etmesi nedeniyle, başvurana aile yardımı ödeneğinden yararlanılabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için “çocuk yardımı ödemesi” yapıldığı, 2.4. 15/02-15/07/2018 tarihleri arasında sehven çocuk için 136,98 TL “asgarî geçim indirimi” ödemesi yapıldığı, fazla yapılan ödemenin iadesi için başvurana bildirim yapıldığı, 2.5. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin
2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan İlgi 4. Dönem Toplu Sözleşmenin “Aile yardımı ödeneğinden
geçmişe dönük yararlanma” başlıklı 39’ uncu maddesinde yer alan hüküm kapsamında; geçmişe dönük aile yardımı ödemelerinin, koşullarının mevcut olması ve 15/01/2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanılabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için ödenebileceği, 2.6. 657 sayılı Kanun kapsamında yapılan çocuk yardımı ödemelerinde, çocukla beraber oturma ve çocuğa bakma zorunluluğu bulunmadığı; ancak 193 sayılı Kanunun 32’nci maddesi kapsamında çocuk için yapılan asgari geçim indirimi ödemelerinde çocukla beraber oturma veya çocuğa bakma (nafaka verilenler dahil) zorunluluğu bulunduğu, 2.7. Sonuç olarak; mahkeme kararı ile çocuğun velayet hakkının annede olması ve çocuğa nafaka ödenmemesi dikkate alındığında, başvuranın çocuk için ödenen asgarî geçim indirimini hak etmediğinin görüldüğü, ayrıca başvurana ilgili mevzuat gereği asgarî geçim indirimi ve 15/01/2018 tarihinden öncesi için aile ve çocuk yardımı ödenme imkanı bulunmadığı, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 1982 Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128’inci maddesinin ikinci fıkrası: “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Aile Yardım Ödeneği” başlıklı 202’nci maddesi: “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından her biri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…”, 5.2. “Aile Yardımı Ödeneğinin Ödeme Usulü” başlıklı 203’üncü maddesi: “Aile yardımı ödeneği Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…”, 5.3. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204’üncü maddesi: “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.”,
6. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Asgarî geçim indirimi” başlıklı 32’nci maddesi:
“Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.
Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5, üçüncü çocuk için %10, diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır.
Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.
İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.
İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.”, 7. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara
İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma” başlıklı 39’uncu maddesi: “Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 15.1.2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.”, 8. 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “Medeni Durum ve Eşin Gelirinin
Olmadığının Tespiti” başlıklı 6’ncı maddesi: “ Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan “Aile Durumu Bildirimi” (EK:1)
ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. Durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir. Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacak olup, eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir.
Bu uygulamada eşin çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin olmadığına ilişkin olarak (aksi tespit edilmediği sürece) ücretlinin beyanı yeterli olacaktır.
Sadece ücret geliri elde eden eş, “çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş” kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir.”, Şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın, çocuk için geçmişe dönük asgari geçim indirimi ödeneğinin verilmesi talebinin reddi, buna karşılık geçmişe dönük ödenmeyen çocuk yardımı ödemelerinin yapılması için İdareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran vekili tarafından yapılan başvuruda; ilgili mevzuat ve sözleşme hükümlerinde,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlara aile yardımı ve asgari geçini indiriminin
ne şekilde ve ne zaman ödeneceğinin açıkça hükme bağlandığı, ancak şartlarını sağladığından dolayı geriye dönük olarak talep edilmeyeceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı belirtilerek, ödenmemiş olan çocuk yardımı ve asgari geçim indirimi ödeneğinin geriye dönük olarak ödemesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
11. Aile yardımı, Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesinin ve ailenin korunması ilkesinin bir gereği olarak, ayrıca taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde yer alan Devletin anne ve çocukların korunması için aile yardımları ve mali düzenlemeler dahil her türlü yöntemle gerekli tedbirleri alacağı yönündeki hükümler uyarınca, aynı statüde çalışan kamu görevlilerinden eş ve çocuklarının durumları nedeniyle fazladan mali külfete katlanmak durumunda kalanlara verilen, ücrette adaletin sağlanmasına katkı sağlamak amacına yönelik olarak ihsas edilmiş olan memurun mali özlük haklarından biridir (KDK, 04/01/2019 tarihli ve 2018/8858 Başvuru Nolu
Tavsiye Kararı).
12. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 202’nci maddesinde aile yardımı ödeneğinin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve 206’ncı maddedeki istisnalar haricinde çocukları için yapılacağı ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 204’üncü maddesinde ise bu ödenek; “evlenme” olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise “doğum” olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı hükme bağlanmıştır.
13. Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32’nci maddesi kapsamında uygulanan
“Asgari Geçim İndirimi” ise medeni durum ve çocuk sayısına göre değişiklik gösteren, 16 yaşından büyük tüm çalışanların asgari geçimini sağlayacak kısmının toplam gelirinden çıkarılmasıyla vergi dışı bırakılmasıdır. Başka bir ifadeyle, devletin bir çalışana bakmakla yükümlü olduğu kişilere bakarak, çalışanın ödediği gelir vergisinin çalışana iade edilmesidir.
Anılan Kanun hükmünde, indirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade etmektedir. Ayrıca indirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınmaktadır. Yine ilgili maddede boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısının dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.
14. Asgarî geçim indiriminin nasıl uygulanacağına ilişkin çıkarılan 265 Seri No.lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinin 6’ncı maddesinde, bu haktan yararlanmak için medeni durum ve çocuk sayıları ile eşin iş ve gelir durumu hakkında bildirimde bulunulması gerektiği belirtilmiştir.
Bununla bağlantılı olarak, belirtilen durumda bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) de bu değişikliklerin bir ay içerisinde bildiriminin yapılması Tebliğde düzenlenmiştir. Buradan hareketle gerek Kanunda gerekse Tebliğde, boşanan çiftlerin çocukları için yapılacak asgari geçim indiriminde, söz konusu çocuk için “nafaka” şartının sağlanması gerektiğinin kurala bağlandığı anlaşılmaktadır.
15. Nafaka, birinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimselere mahkeme kararı ile bağlanan aylık olarak tanımlanmaktadır (www.tdk.gov.tr). Nafaka uygulaması temelinde, aile bireylerinden birinin yoksulluğa düşmesinin engellenmesi düşüncesinden hareketle yasa koyucu tarafından belirli kimselerin yardım etmekle yükümlü tutulmasıdır (Türk Medeni
Hukuku “Aile Hukuku”, Turgut Akıntürk ve Derya Ateş, İkinci Cilt, 19.Baskı, Beta Basım, Eylül 2016, s.443-444). Medeni Kanunumuza göre nafaka, bakım nafakası ve yardım nafakası olarak ikiye ayrılmaktadır. Yardım nafakası, herkesin yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermesi şeklinde düzenlenmişken; bakım nafakası, doğum, evlenme ve boşanma gibi olgularla ilgili nafaka yükümlülüklerini içermektedir. Bakım nafakası ise; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası olmak üzere üç alt başlıkta ele alınmaktadır (Türk Medeni Kanununun Düzenlemelerine Göre Tedbir, Yoksulluk Ve İştirak Nafakası, İzzet Doğan, Public and Private International Law Bulletin, Volume: 35, Issue: 1, s.60).
16. İdarenin Kurumumuza gönderdiği bilgi ve belgeler incelendiğinde; başvuranın İdareye ilk atandığı (15/06/2007) tarihinde çocuk için aile yardımı ödenmesi yönünde bir bildirimde bulunmadığı, aynı şekilde (07/01/2015) tarihinde verdiği aile bildiriminde de çocuk için bir bildirimde bulunmadığı, en son (12/12/2017) tarihinde yaptığı aile durum bildiriminde çocuk için bildirimde bulunduğu, bu bildirime istinaden de İdare tarafından (15/01/2018) tarihinden itibaren çocuk yardımı ödenmeye başlanıldığı tespit edilmiştir. Yine İdarenin gönderdiği belgeler arasında yer alan başvuranın maaş bordroları incelendiğinde; 15/02/2018-15/07/2018 tarihleri arasındaki aylar için asgari geçim indiriminde “evli eşi çalışmayan 1 çocuklu” olarak hesaplama yapılarak aylık 205,49 TL asgari geçim indirimi yapıldığı; 15/08/2018 tarihinden itibaren de “çocuk” hesaplamaya dahil edilmeden “evli eşi çalışmayan” olarak 182,66 TL asgari geçim indirimi yapıldığı tespit edilmiştir. İdare Kurumumuza gönderdiği cevabi yazısında, 15/02/2018-15/07/2018 tarihleri arasında hesaplanan asgari geçim indirimine çocuğun sehven dahil edildiğini, bundan dolayı da toplam 136,98 TL fazla ödeme yapıldığını ve bu tutarın başvurandan talep edildiğini ifade ettiği görülmüştür.
17. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde, konunun iki ayrı boyutta değerlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, başvurana 657 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca geçmişe dönük “çocuk yardımı” ödenip ödenemeyeceği ile yine başvuranın maaşından yapılan “asgari geçim indiriminde” velayeti önceki eşinde olan ve nafaka ödenmeyen çocuğunun dikkate alınıp alınamayacağı ortaya konulmalıdır.
18. 657 sayılı Kanunda düzenlenen aile yardımı ödeneği, eşi çalışmayan ve bu nedenle geliri azalan ailenin korunması amacını taşımaktadır. Aynı zamanda, kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş kazanılmış bir haktır (AYM, 03/04/2001 tarihli ve E: 1999/50, K: 2001/67 sayılı karar). Bu çerçevede, söz konusu ödeneği almaya hak kazanmak için ilgili Kanunda belirlenen şartlar gerçekleştiği anda bu hakkın kazanıldığını kabul etmek gerekir. Nitekim, 657 sayılı Kanuna göre ödenen “Aile yardımı ödeneğinin” bildirim yapılmasa bile süre sınırı olmaksızın, koşulların oluştuğu tarihten itibaren geçmişe dönük ödenebileceği yönünde Kurumumuzun istikrar kazanmış kararları bulunmaktadır (KDK, 14/09/2018 tarihli ve 2018/3665 Başvuru
Nolu; 04/01/2019 tarihli ve 2018/8858 Başvuru Nolu; 02/03/2018 tarihli ve 2017/11831 başvuru Nolu Tavsiye Kararları). Benzer şekilde, bu yönde verilmiş mahkeme kararlarının da bulunduğu görülmüştür (Aksaray İdare Mahkemesinin 24/07/2013 tarihli ve E:2013/367, K:2013/675 sayılı; Manisa İdare Mahkemesinin 25/11/2014 tarihli ve E:2014/367, K2014/798 sayılı kararları). Her ne kadar İdare tarafından, geçmişe dönük çocuk yardımı ödemelerinin, (8) numaralı paragrafta yer verilen Toplu Sözleşmenin 39’uncu maddesi uyarınca, 15/01/2018 tarihi ile sınırlandırıldığı gerekçesinin öne sürüldüğü görülmekle birlikte; 657 sayılı Kanunda, bildirimin esas alınmış olması ve geriye dönük ödeme ile ilgili sınırlayıcı bir hüküm getirmemiş olması karşısında, anılan Toplu Sözleşme hükmünde bu şekilde kazanılmış hakkın kullanılmasını sınırlayıcı nitelikte hüküm konulması hukukun genel prensiplerine aykırılık oluşturacağı değerlendirilmiştir.
19. Öte yandan, başvuranın velayeti kendisinde bulunmayan çocuğu için “asgari geçim indirimi” hak edip etmediğine ilişkin olarak 193 sayılı Kanunun 32’nci maddesine bakıldığında ise maddede geçen “çocuk” tabirinin mükellefle “birlikte oturan” veya “mükellef tarafından bakılan” şeklinde sınırlandırıldığı görülmektedir. Ayrıca Kanun koyucu burada, çocuğa bakmadan kastedilenin içine daha da ayrıntılı hale getirerek “nafaka verilen”, “evlat edinilen” ile “ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturan”ları dahil etmiştir. (15)
numaralı paragrafta açıklandığı gibi Medeni Kanuna göre “nafaka”, belirli şartlarda doğan bir yükümlülüğü ifade etmektedir ve bu yükümlülüğün yerine getirilmesi bir karara dayandırılmaktadır. Bu sebeple, ortada nafaka yükümlüğünün doğduğuna ilişkin bir karar olmadan, çocuğa zaman zaman maddi yardımda bulunulması, anılan Kanun hükmünün lafzı dikkate alındığında “çocuğa bakma” olarak değerlendirilemeyecektir. Bu kapsamda somut olayda, ilgili Kanundaki “çocuğa bakma” şartının sağlanmadığı anlaşıldığından, asgari geçim indiriminde başvuranın çocuğunun hesaplamaya dahil edilmemesi yönündeki İdarenin işleminde herhangi bir hukuka aykırılığa rastlanılmamıştır.
20. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın çocuğu için talep ettiği aile yardımı ödeneğinin “doğum” olayının gerçekleşmesine bağlanarak doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bu ödemelere hak kazanılacağı, bu sebeple başvurana geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı; ancak asgari geçim indiriminin hesabında, 193 sayılı Kanunun 32’nci maddesindeki çocuğa bakma şartı sağlanmadığından çocuk için asgari geçim indirimi yapılmaması yönündeki İdarenin işleminde herhangi bir hukuka ayrılığın olmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.
Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede
Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN REDDİ İLE KISMEN
KABÜLÜ ile; Çocuk için hesaplanacak asgari geçim indirimi ödeneğinin geriye dönük olarak ödenmesi talebinin REDDİNE, Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi adına, makul süre içinde başvurana eksik ödenen çocuk yardımı ödeneğinin geriyi dönük ödenmesi yönünde işlem tesis etmesi için KARA
KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA TAVSİYEDE bulunulmasına, Kararın BAŞVURANA ve KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, KARA KUVVETLERİ
KOMUTANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi