ÖZET: Başvuran, Muğla Valiliği tarafından verilen uyarma cezasının kaldırılmasını talep etmiştir. Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla, devlet memurlarının yükümlülüklerine uymadıkları durumlarda uygulanan yaptırımlardır. Bu bağlamda, disiplin cezası vermeye yetkili organların, işlemlerinin usul ve esaslara uygun olarak yürütülmesi gerekmektedir. Başvuruya ilişkin incelemede, disiplin soruşturma süreçlerinin ve ilgili belgelerin mevzuat hükümlerine uygun olduğu tespit edilmiştir.

Başvuranın, kendisine havale edilen bir mahkeme kararını zamanında temyiz etmemesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde belirtilen kayıtsızlık fiilini oluşturduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle, verilen uyarma cezasının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın disiplin cezasının kaldırılması talebi reddedilmiştir. Bu karar, disiplin cezasının usul ve esas açısından yerinde olduğunu göstermektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/4311-S.23.7042

BAŞVURU NO : 2022/16901

KARAR TARİHİ : 04/04/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin cezasına itiraz hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 17/11/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Muğla Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığının 10.10.2022 tarihli ve sayılı yazısı ile tarafına hukuka aykırı olarak uyarma cezası verildiğini belirterek, söz konusu disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir,

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığının 30/11/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Başvuran hakkında, kendisine takibi için havale edilen Ankara 5. İdare Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve sayılı kararının temyiz edilmeden Bakanlık aleyhine kesinleşmesi ve bu nedenle davacı tarafa gerekli ödemelerin yapılması hususunun, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı

Müfettişlerince soruşturulması sonucunda 20.05.2022 tarihli ve sayılı

Soruşturma Raporunun düzenlendiği, söz konusu Rapor neticesinde başvuranın takibi için resmi görev olarak havale edilen Ankara 5. idare Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve sayılı mahkeme kararının temyizi süreciyle ilgili yeterli dikkat ve özeni göstermeyerek süresi içerisinde gerekli iş ve işlemi yapmadığı ve bu suretle söz konusu dava dosyasına ilişkin işlemi sonuna kadar takip ve yerine getirmede kayıtsızlık gösterdiği sonucuna varıldığı, bu nedene başvurana 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125 inci maddesinin (A) bendinin (a) alt bendinde yer alan “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında… kayıtsızlık göstermek…” şeklindeki hüküm gereğince “Uyarma” cezasıyla

tecziye edilmesinin önerildiği, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 04.08.2022 tarihli ve sayılı yazısı ile başvuranın “Uyarma” cezası ile cezalandırıldığı ve buna ilişkin itirazının da Bakanlık Disiplin Kurulunun 20.09.2022 tarihli ve sayılı kararı ile reddedildiği, 2.2. Başvuranın söz konusu cezadan önce almış olduğu herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiş olup, söz konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ek olarak Kurumumuza gönderilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

5.1. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde, “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”,

5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…

Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak (…)”

5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”,

5.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 inci maddesinde, “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;

a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,

5.5. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,

5.6. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür.

Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”,

6. 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk

Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Hukuk Birimlerinin

Görevleri” başlıklı 4 üncü maddesinde “1) Hukuk birimleri; idarelerde muhakemat hizmetleri ile hukuk danışmanlığına ilişkin iş ve işlemleri yürütmekle görevli ve sorumludur. (2) Hukuk birimleri muhakemat hizmetleri kapsamında; a) İdarenin taraf olduğu adli ve idari davalarda, iç ve dış tahkim yargılamasında, icra işlemlerinde ve yargıya intikal eden diğer her türlü hukuki uyuşmazlıklarda idareyi temsil eder, dava ve icra işlemlerini vekil sıfatı ile takip eder…”,

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. 1 numaralı paragrafta da ayrıntılı belirtildiği üzere başvuran, tarafına verilen disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.

9. Bilindiği üzere, disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği

gereği öteki idari işlemlerden farklıdır. Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.

10. Bu açıdan, başvuruya konu disiplin cezalarına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerde, söz konusu disiplin soruşturma süreçlerinde yürütülen iş ve işlemlerin, zamanaşımı süreleri, usulüne uygun savunma alınması, itiraz süreci, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.

11. Ayrıca, başvuranın Hukuk Müşaviri olarak görev yaptığı, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu

İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname gereğince hukuk birimlerinin İdarenin taraf olduğu adli ve idari davalarda, iç ve dış tahkim yargılamasında, icra işlemlerinde ve yargıya intikal eden diğer her türlü hukuki uyuşmazlıklarda idareyi temsil etme, dava ve icra işlemlerini vekil sıfatı ile takip etme görevlerinin bulunduğu, bu kapsamda başvurana takibi için havale edilen Ankara 5. İdare Mahkemesinin sayılı dava dosyasına ilişkin evrakın başvuran tarafından talip edilmesi gerektiği, başvuran tarafından anılan mahkeme kararına 30 gün içinde temyiz başvurusunda bulunmamasının gerekçesinin Genel Müdürlükteki kalem organizasyonunun kötü işlemesi olarak gösterildiği, bununla birlikte başvuranın hem fiziki hem de Belgenet üzerinden söz konusu dava dosyasını takip etme imkânı olduğu, buna rağmen mahkeme kararının temyizi süreciyle ilgili yeterli dikkat ve özeni göstermeyerek süresi içerisinde gerekli iş ve işlemi yapmadığı anlaşıldığından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin (A) bendinin (a) alt bendinde yer alan “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında… kayıtsızlık göstermek…” şeklindeki hükmün somut olayda sübuta erdiği tespit edilmiş olup, söz konusu disiplin cezasında hukuka aykırılığın bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

12. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında yürütülen soruşturma sonucunda verilen disiplin cezasının usul ve esas açısından hukuken yerinde olduğu anlaşıldığından verilen uyarma cezasının kaldırılması yönündeki talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE,

Bu kararın BAŞVURANA ve ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi