ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın okul ortamında telefonla ses kaydı alması ve yokluğunda ortam dinlemesi gibi eylemleri, devlet memuru vakarına yakışmayan tutumlar olarak değerlendirilmiştir. Ancak, bu eylemlerin disiplin cezası verilmesine sebep olan fiillerin tekerrür şartlarını sağlamadığı sonucuna varılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi çerçevesinde, disiplin cezası verilmesi için aynı mahiyette ve aynı derecede cezayı gerektiren fiil veya hallerin, cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekrar işlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu bağlamda, başvuran hakkında 17/01/2020 tarihinde verilen “Kınama” cezasının, tekerrür şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle hukuka uygun olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, disiplin cezasında tekerrür şartlarının araştırılarak uygun cezanın verilmesi için yeniden değerlendirme yapılması tavsiyesinde bulunulmuştur. Bu karar, idari işlemlerin hukuka uygunluğunu sağlamak amacıyla verilmiştir.

5.2. Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…

A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin ya-zı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurum-larca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini ter-ketmek, c) Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.”

B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurum-larca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyet-lerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, e) Devlete ait resmi araç,gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, f) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yaz-mak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, j) Verilen emirlere itiraz etmek, k) Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, l) Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak.

m) (Ek:17/9/2004 – 5234/1 md.)Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.

5.3. Disiplin cezalarında tekerrür ile ilgili 125/2. maddesinde;

“Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.(1) “

Hükümlerine yer verilmiştir.

olayın gerçekleşmesinin değil, aynı madde kapsamında cezalandırılabilecek ve aynı nitelikte değerlendirilme imkanı bulunan fiil ve halin anlaşılması gerekmektedir.”

Şeklinde değerlendirmiştir.

11. Bu durumda; 657 sayılı Yasanın 125. maddesinde belirtilen disiplin suçlarında tekerrür hali; disiplin cezası verilmesine sebep olan bir fiil veya halin, aynı mahiyette ve aynı derecede cezayı gerektirir şekilde, cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekrar işlenmesi (özel tekerrür) ve aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle gerçekleşen tekerrür (genel tekerrür) hali olmak üzere iki kısımda düzenlenmiş ve bir fiil veya halin disiplin cezası uygulamasında özel tekerrür sayılabilmesi için;

-Daha önce, bir fiil veya halden dolayı verilmiş disiplin cezası bulunması

-Aynı derecede cezayı gerektiren ve aynı mahiyette olan bir fiil veya hal gerçekleşmesi

-Aynı mahiyette ve aynı cezayı gerektirir fiil veya haller, cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekrar işlenmiş olması gerekmektedir.

12. Tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 31/12/2019 tarih ve sayılı soruşturma raporu ile teklif edilen başvuranın okul ortamında telefon ile ses kaydı alması veya telefonu öğretmenler odasına bırakarak yokluğunda ortam dinlemesi yapması ve bunu alışkanlık halinde devam ettirmesinde devlet memuru vakarına yakışmayacak tutum içesinde olduğu, bu durumun kendini ani saldırı ve tehditlere koruma sınırının çok üstüne çıktığı hatta bu durumun iş arkadaşlarına kötü muamele kapsamına vardıran bir eylem haline dönüştüğü düşünülmekle birlikte disiplin hükümlerinin uygulanmasında tekerrür şartlarının oluşmadığı, 17/01/2020 tarih sayılı “Kınama” çezası verilmesine ilişkin işlemin tekerrür şartlarının ve 657 Sayılı kanunla düzenlenen “Uyarma” ve “Kınama” cezaları hallerinin yeniden değerlendirilerek işlem tesisinin sağlanması gerektiği bunun aksine yönelik idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 4/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Eskişehir İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE , Başvuran hakkında verilen disiplin cezasında tekerrür şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak eyleme uygun cezanın verilmesi konusunda yeniden bir değerlendirme yapılması hususunda ESKİŞEHİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’ne

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın başvurana ve gereği için ESKİŞEHİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

ESKİŞEHİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi