|
ÖZET: Başvuran, Ağrı İli Merkez İlçesi Çukuralan Köyü’ndeki taşınmazlarının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne ait bir hidrantın patlaması sonucu su altında kaldığını ve bu nedenle 85 dönüm arpa hasadının yapılamadığını iddia ederek toplamda 390.000 TL maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Başvuru, 30 Ekim 2023 tarihinde yapılmış olup, idare tarafından yapılan incelemelerde, patlağın meydana geldiği yerin başvuranın taşınmazlarından yaklaşık 220 metre uzakta olduğu ve patlak sonrası suyun kısa sürede kapatıldığı belirtilmiştir. Ayrıca, yapılan bilirkişi raporlarında, başvuranın iddialarının asılsız olduğu ve hasat edilen ürünlerin zarar görmediği tespit edilmiştir.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, patlağa zamanında müdahale edildiğini ve oluşan zararın başvuranın taşınmazlarına ulaşmasının mümkün olmadığını ifade etmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, idarenin sorumluluğunun oluşması için zarar, kusur ve illiyet bağının bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvuranın tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuranın, bu karara karşı Ağrı İdare Mahkemesi’nde yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/1208-S.24.1991
BAŞVURU NO : 2023/17332
KARAR TARİHİ : 02.02.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Maddi ve manevi tazminat talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30.10.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde başvuruda bulunan başvuran , Ağrı İli Merkez
İlçesi Çukuralan Köyü Mevkiindeki ve no.lu taşınmazlarının Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü’nün beton hidrantının patlaması üzerine su altında kaldığını, hasat dönemi olmasına rağmen 85 dönüm arpasını biçemediğini, 25 ton arpa ve 15 ton saman zararının olduğunu, DSİ’nin meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunduğunu belirterek meydana gelen 290.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi toplam 390.000 TL zararın tazminini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 20/12/2023 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün 01/12/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Ağrı İli Merkez İlçesi Çukuralan Köyünde bulunan ada parselin yanından geçen Sağ Sahil Yedek
– – hattı üzerindeki numaralı hidrantın bulunduğu sanat yapısından oluşan patlağın çiftçi tarafından
Ağrı Yazıcı Sulama Birliğine 30 Temmuz 2023 tarihinde saat 16:56 civarında bildirildiği, 2.2. Sulama Birliğince aynı gün oluşan patlağa ilişkin çalışan saha personeline bilgi verildiği ve müdahale edildiği, 31/07/2023 tarihinde saha personeli tarafından tekrar yerinde yapılan incelemede yapılan müdahale sonrasında suyun kesildiğinin teyit edildiği, 2.3. Ağrı Yazıcı Sulama Birliğine devredilen tesisin kapalı sistem borulu şebeke olduğu, yer altı patlaklarının oluşmasının olağan görüldüğü, Sulama Birliği’nin oluşan patlaklara gerek kolay tamir
kelepçeleriyle gerek HDPE boru alın kaynak işlemi yapılması suretiyle ivedilikle müdahale ederek onarım gerçekleştirdiği, Birlik bütçesinden oluşan patlakların onarıldığına ilişkin ödemelerin bulunduğu, tesis kapalı sistem borulu şebeke olduğundan patlaklara ivedilikle müdahale edilmemesi halinde sulama hizmeti kesintiye uğrayacağı, bu nedenle yer altı patlaklarının onarılmamasının kesinlikle söz konusu olmadığı, 2.4. Başvuranın maddi ve manevi tazminat talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı, bilirkişi raporunun
“Dava Konusu Parsellerin İnceleme Özeti” başlıklı açıklama bölümünde, “Söz konusu dava konulu parsellerde zeminde yaptığım inceleme neticesinde hâlihazırda ekimi yapılan arpa bitkisinin biçerdöver tarafından hasat edildiği no.lu parselde ürünün zeminde olmadığı tespit edilmiştir. no.lu parselde hasat edilen arpa ürünün toplanmamış bir halde zeminde olduğu tespit edilmiştir.” denildiği, patlağın oluştuğu söz konusu yer altı HDPE borusunun 315 mm anma çapında olduğu, ada parseldeki ürünü erozyona uğratıp zarar verecek şekilde su çıkmadığı, ivedilikle patlağa müdahale edildiği, yerinde yapılan incelemede söz konusu parselde bir zararın oluşmadığının ve ürünün hasat edildiğinin tespit edildiği; ayrıca oluşan patlağın ada parselin yaklaşık 220 m uzağında ve çaprazında bulunduğu, patlaktan çıkan ve kısa sürede kapatılan az miktarda suyun ilgili parsele ulaşmasının mümkün olmadığı, yerinde yapılan incelemede ada parseldeki üründe herhangi bir zararın oluşmadığı ve ürünün hasat edildiği, 2.5. Söz konusu parsellerde arpa anız kök çıkışlarına bakıldığında çıkışın iyi olduğunun ve hasat edildiğinin tespit edildiği, parsellerde sulama hidratından kaynaklı ürünün zarar tespitinin yapılabilmesi için ürünün hasat edilmemiş olması gerektiği, hasat sonrası su baskınının yaşanması durumunda zeminde hasadı yapılmış arpa bitkisinin erozyona uğrayıp yer değiştirmesi gerektiği, zeminde hasat edilmiş ürünün böyle bir durumuna rastlanılmadığı, 2.6. Ağrı ilinde arpa ürününün hasadının temmuz-ağustos aylarında gerçekleştirildiği, başvuruya konu ada parselin patlağın oluştuğu Sağ Sahil Yedek – – hattı üzerindeki numaralı hidrantın bulunduğu sanat yapısının yanında olduğu, ancak çok kısa sürede patlağa müdahale edildiği, 315 mm anma çapındaki borudan kısa bir süreliğine çıkan suyun parselin tamamını erozyona uğratacak ve ürünün tamamına hasat edilemeyecek şekilde zarar vermesinin mümkün olmadığı, Ağrı ilinde temmuz-ağustos ayları çok sıcak geçtiğinden patlaktan çıkan ve kısa bir sürede kapatılan az miktarda suyun birkaç gün içerisinde kuruyacağı, çiftçinin hasadını yapmış olmasının da bunları doğruladığı, 2.7. ada parselin oluşan patlağın yaklaşık 220 m uzağında ve çaprazında bulunduğundan, patlaktan çıkan ve çok kısa sürede kapatılan az bir suyun temmuz ayı gibi sıcak ve kurak bir mevsimde yanındaki ay çiçeği ekili parsellere hiçbir zarar vermeden yaklaşık 220 metre çapraz uzağında bulunan parseldeki ürüne zarar vermesi bir yana söz konusu parsele ulaşmasının dahi mümkün olmadığı, yerinde yapılan incelemede ada parseldeki üründe herhangi bir zararın oluşmadığının ve ürünün hasat edildiğinin tespit edildiği, 2.8. Ayrıca, Sulama Birliğince mesaha çalışmalarına esas olmak üzere sulama sezonunda sahada yapılan tespitlerde başvuruya konu söz konusu Çukuralan Köyünde bulunan ada parsel ile ada parsellerin bitişiğinde ve yakınında bulunan ada parsel, ada parsel, ada parsel, ada parsel, ada parsel, ada parsel ve ada parsellerin tümünde ay çiçeği ekili olduğu, söz konusu ayçiçekleri ile ilgili herhangi bir zarar ziyan başvurusunun bulunmadığı gibi ürünlerin hasat edildiği, dolayısıyla başvuranın ada parsel ile ada parsellerdeki arpa ürünün zarar gördüğü ve hasadının yapılmadığı iddialarının asılsız olduğu, hemen yanındaki 7 adet parselde ekili olan ayçiçeklerinin zarar görmemiş olmasından durumun açıkça anlaşıldığı hususları ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
…”, 3.5. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. …
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, 5.1. “Tespit davası” başlıklı 106 ncı maddesinde; “Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.
Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.
Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.”, 5.2. “Delil tespitinin istenebileceği hâller” başlıklı 400 üncü maddesinde; “Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir.
Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.”, 5.3. “Delil tespiti talebi ve karar” başlıklı 402 nci maddesinde; “Delil tespiti talebi dilekçeyle yapılır.
Dilekçede tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı veya gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıran sebepler ile aleyhine delil tespiti istenen kişinin ad, soyad ve adresi yer alır. Tespit talebinde bulunan, durum ve koşulların imkân vermemesi nedeniyle, aleyhine tespit yapılacak kişiyi gösteremiyorsa talebi geçerli sayılır.
Mahkeme tarafından belirlenen tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz.
Tespit talebi mahkemece haklı bulunursa karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Kararda ayrıca, delil tespitinin nasıl ve ne zaman yapılacağı, tespitin icrası esnasında karşı tarafın da hazır bulunabileceği, varsa itiraz ve ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği belirtilir.
Tespitin yapılmasından sonra, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece karşı tarafa resen tebliğ olunur.”, 5.4. “Acele hâllerde tespit” başlıklı 403 üncü maddesinde; “Talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabilir.
Tespitin yapılmasından sonra, tespit dilekçesi, tespit kararı, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece kendiliğinden diğer tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebilir.”, 5.5. “Delil tespiti kararında uygulanacak hükümler” başlıklı 404 üncü maddesinde; “Tespiti istenen vakıanın hangi delille tespit edileceğine karar verilmişse, bu kararın yerine getirilmesinde o delilin toplanmasına ilişkin hükümler uygulanır.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, Çukuralan Köyü Mevkiindeki ve no.lu taşınmazlarının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün beton hidrantının patlaması üzerine su altında kaldığını belirterek maddi ve manevi zararının tazminini talep etmektedir.
8. Ağrı İli Merkez İlçesi Çukuralan Köyü Sağ Sahil Yedek – – hattı üzerindeki numaralı hidrantın bulunduğu sanat yapısında oluşan patlağın, başvuran tarafından Sulama Birliği’ne 30/07/2023 tarihinde
16.56 saatinde bildirildiği, oluşan patlağa ilişkin aynı gün Sulama Birliğince çalışan saha personeline bilgi
verildiği ve müdahale edildiği, 31/07/2023 tarihinde saha personeli tarafından tekrar yerinde inceleme yapıldığı ve suyun kesildiğinin teyit edildiği görülmüştür.
9. Başvuranın, ilk olarak 20/09/2023 tarihinde Kurumumuza başvuruda bulunduğu, 27/09/2023 tarihli ve sayılı Gönderme Kararı verildiği anlaşılmış olup, başvuran , ,
ve tarafından aynı tarihte Ağrı Sulh Hukuk Mahkemesi E. / D.İş., K. / sayılı dosyası kapsamında tespit davası açıldığı; Mahkemece 22/09/2023 tarihinde, tespit talebinin kabulüne ve 25/09/2023 tarihinde keşif incelemesi yapılmasına karar verildiği görülmüştür.
10. 25/09/2023 tarihinde ada parsel ve ada parsel no.lu taşınmazlarda fen bilirkişisi tarafından yapılan keşifte,
10.1.“Dava konusu ada no.lu kadastro parselinin hudutları itibariyle doğusunda: yol, batısında:
ada parsel, kuzeyinde: ada parsel, güneyinde: yol ile çevrili olduğu; / D. İş Esas dava dosyasında davalı Ağrı İli Merkez İlçesi Çukuralan Köyü ada no.lu parselde mahallinde yapılan keşifte, dava konusu parsel keşif heyeti ile birlikte gezilip görüldükten sonra keşif mahallinde dava konusu parsele ait kesinleşmiş kadastro paftasını zemine aplike ederek dava konusu parsellerin sınırları itibari ile mahkeme heyetine gösterildiği; davaya konu ada no.lu parselin 57492.00 m² olarak tarla vasfı ile tapuda tescil gördüğü, dava konusu parselin krokisinin aşağıdaki gibi olduğu;
10.2. Dava konusu Ada no.lu kadastro parselinin hudutları itibariyle doğusunda: yol, batısında:
yol, kuzeyinde: ada ve parseller, güneyinde: ada parsel ile çevrili olduğu; / D. İş Esas dava dosyasında davalı Ağrı İli Merkez İlçesi Çukuralan Köyü ada no.lu parselde mahallinde yapılan keşifte, dava konusu parsel keşif heyeti ile birlikte gezilip görüldükten sonra keşif mahallinde dava konusu parsele ait kesinleşmiş kadastro paftasını zemine aplike ederek dava konusu parsellerin sınırları itibari ile mahkeme heyetine gösterildiği, davaya konu ada no.lu parselin 25958.46 m² olarak tarla vasfı ile tapuda tescil gördüğü, dava konusu parselin krokisinin aşağıdaki gibi olduğu” hususları tespit edilmiştir.
11. 25/09/2023 tarihinde ada parsel ve ada parsel no.lu taşınmazlarda ziraat bilirkişisi tarafından yapılan keşifte, “Dava konusu parsellerin ova köyü arazilerinden sulu tarım arazileri olduğu, verimce yüksek toprak yapısına sahip olan dava konusu taşınmazların illerinde ekilişi yapılan ayçiçeği, mısır, şeker pancarı, yem bitkileri, arpa, buğday vb. ürünlerin ekilişine uygun taşınmazlar olduğu, eğimlerinin %5 civarında olduğu, ve ada parsel no.lu parsellerde 2023 yılında arpa bitkisi ekilişi yapıldığı, arpa bitkisi ekilişinin meteorolojik durumlara göre genellikle illerinde nisan ayının ilk haftalarında başladığı, hasat tarihinin ise temmuz ayının ilk haftalarında başlayıp ağustos ayına kadar devam ettiği, Söz konusu dava konulu parsellerde zeminde yapılan inceleme neticesinde halihazırda ekimi yapılan arpa bitkisinin biçerdöver tarafından hasat edildiğinin, no.lu parselde ürünün zeminde olmadığının, no.lu parselde hasat edilen arpa ürünün toplanmamış bir halde zeminde olduğunun tespit edildiği, Dava konusu parsellerin zemininin ıslak ve nemli olmasından kaynaklı no.lu parselde hasat edilmiş arpa ürünün olduğunun gözlemlendiği, DSİ sulama hidrantı no.lu parselin başında bulunduğu, hidrant yerinin zemininde çökme yaşandığı, Arpa bitkisinin temmuz ayında hasat edilmesi gerektiği, mahkeme keşfinin 25 Eylül’de olması nedeniyle arasından uzun bir zaman geçtiği, Söz konusu parsellerde arpa anız kök çıkışlarına bakıldığında çıkışın iyi olduğunun ve hasat edildiğinin tespit edildiği, ilgili parsellerde sulama hidrantında kaynaklı ürünün zarar tespitinin yapılabilmesi için ürünün hasat edilmemiş olması gerektiği, hasat sonrası su baskının yaşanması durumunda zeminde
hasadı yapılmış arpa bitkisinin erozyona uğrayıp yer değiştirmesi gerektiği, zeminde hasat edilmiş ürünün böyle bir durumuna rastlanılmadığı, Dava konusu parsellerin bulunduğu bölgede arazilerin sulu ve ilkbahar yağışların iyi olmasından dolayı,
2023 yılı ortalama dekara arpa ürün veriminin 400 kilogram, ortalama arpa samanı veriminin 400 kg
olduğu, 2023 yılı ortala arpa ürün kg fiyatın 7 TL, ortalama saman kg fiyatının 1,7 TL olduğu, verim ve fiyat istatistiklerinin Ağrı Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Toprak Mahsuller Ofisi ve serbest piyasasının değerlendirilerek alındığı, numaralı taşınmaz için: (57,492 dekar X 400 kg arpa ürünü X 7 TL) + (57,492 dekar X 400 kg arpa samanı X 1.7 TL)= 200.072,16 TL/da olduğu, numaralı taşınmaz için: (25,9585 dekar X 400 kg arpa ürünü X 7 TL) + (25,9585 dekar X 400 kg arpa samanı X 1.7 TL)= 90.335,58 TL/da olduğu, Dava konusu parsellerde yapılan tespit ve gözlem neticesinde yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda zarar ziyan hesabı yapılamadığı” ifade edilmiştir.
12. DSİ Genel Müdürlüğü’nün davaya ve bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir 05/10/2023 tarihli dilekçelerinin Ağrı Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne sunulduğu görülmüştür. Ayrıca, parselin ve sulama hattının yerini gösteren Google Earth ekran görüntüsü ve parseldeki arpa ürünün hasat edildiğine ilişkin resim ile parselin ve patlağın oluştuğu (H5) sanat yapısının yerini gösteren Google
Earth Ekran görüntüsü parseldeki arpa ürünün hasat edildiğine ilişkin resim dosyasına eklenmiştir.
Öte yandan, başvuruya konu parsellerin yanında/yakınında bulunan ada parseldeki ayçiçeği, ada parseldeki ayçiçeği, ada parseldeki ayçiçeği, ada parseldeki ayçiçeği, ada parseldeki ayçiçeği, ada parseldeki ayçiçeği, ada parseldeki ayçiçeği tarlarının resimleri dosyasına eklenmiştir.
13. Devlet Su İşleri 8. Bölge Müdürlüğü tarafından Ağrı Yazıcı Sulama Birliğine devredilen tesisin kapalı sistem borulu şebeke olduğu, yer altı patlaklarının oluşmasının olağan görüldüğü, Sulama Birliği’nin oluşan patlaklara ivedilikle müdahale ettiği, tesis kapalı sistem borulu şebeke olduğundan oluşan patlaklara ivedilikle müdahale edilmemesi halinde sulama hizmeti kesintiye uğrayacağı, bu nedenle yer altı patlaklarının onarılmamasının söz konusu olmadığı ifade edilmiştir.
14. Dosya kapsamında, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün cevabi yazı ve eklerinde; Çukuralan
Köyü Mevkiinde patlağın oluştuğu söz konusu yer altı HDPE borusunun 315 mm anma çapında olduğu, ada parseldeki ürünü erozyona uğratıp zarar verecek şekilde su çıkmadığı, ayrıca ivedilikle patlağa müdahale edildiği, yerinde yapılan incelemede söz konusu parselde bir zararın oluşmadığının ve ürünün hasat edildiğinin tespit edildiği; öte yandan oluşan patlağın ada parselin yaklaşık 220 m uzağında ve çaprazında bulunduğu, patlaktan çıkan ve kısa sürede kapatılan az miktarda suyun ilgili parsele ulaşmasının mümkün olmadığı, yerinde yapılan incelemede ada parseldeki üründe herhangi bir zararın oluşmadığının ve ürünün hasat edildiğinin tespit edildiği, ada parselin oluşan patlağın uzağında olması nedeniyle yanındaki ay çiçeği ekili parsellere hiçbir zarar gelmeden yaklaşık 220 metre çapraz uzağında bulunan parseldeki ürüne zarar vermesi bir yana söz konusu parsele ulaşmasının dahi mümkün olmadığı; Ağrı ilinde arpa ürünü hasadının temmuz-ağustos aylarında gerçekleştirildiği, başvuruya konu ada parselin patlağın oluştuğu Sağ Sahil Yedek – – hattı üzerindeki numaralı hidrantın bulunduğu sanat yapısının yanında olduğu, 315 mm anma çapındaki borudan kısa süreliğine çıkan suyun parselin tamamını erozyona uğratacak ve ürünün tamamına hasat edilemeyecek şekilde zarar vermesinin mümkün olmadığı, ayrıca temmuz-ağustos ayları çok sıcak geçtiğinden patlaktan çıkan suyun birkaç gün içerisinde
kuruyacağı, çiftçinin hasadını yapmış olmasının da bunları doğruladığı; Sulama Birliğince mesaha çalışmalarına esas olmak üzere sulama sezonunda sahada yapılan tespitlerde başvuruya konu söz konusu ada parsel ile ada parsellerin bitişiğinde ve yakınında bulunan ada parsel, ada parsel, ada parsel, ada parsel, ada parsel, ada parsel ve ada parsellerin tümünde ay çiçeği ekili olduğu, ayçiçekleri ile ilgili herhangi bir zarar ziyan başvurusunun bulunmadığı ve ürünlerin hasat edildiği, dolayısıyla başvuranın ada parsel ile ada parsellerdeki arpa ürünün zarar gördüğü ve hasadının yapılmadığı iddialarının asılsız olduğu belirtilmiştir.
15. T.C. Anayasası’nın 125 inci maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu ile kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu düzenlenerek idarenin mali sorumluluğu hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda, idarenin sorumluluğu kusurlu ve kusursuz sorumluluk olarak ikiye ayrılmaktadır. İdarenin kusura dayanan sorumluluk hallerinden biri olan hizmet kusuru, kamu hizmetinin kurulmasında, yürütülmesinde veya organizasyonunda ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk olarak tanımlanmış olup hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir. İdarenin kusurlu sorumluluğunun doğması için idarenin sorumluluğu doğuran bir fiil gerçekleştirmesi, kusur, zarar ve illiyet bağının mevcut olması gerekmektedir.
16. Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde; başvuranın Çukuralan Köyü Mevkiindeki ve no.lu taşınmazlarının Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü’nün beton hidrantının patlaması üzerine su altında kaldığı, bu nedenle maddi ve manevi zararının tazmini talebinde bulunduğu; Çukuralan Köyü Mevkii Sağ Sahil Yedek – – hattı üzerindeki numaralı hidrantın bulunduğu sanat yapısında oluşan patlağın başvuran tarafından Sulama Birliğine 30/07/2023 tarihinde 16.56 saatinde bildirildiği, oluşan patlağa ilişkin aynı gün Sulama Birliğinde çalışan saha personeline bilgi verildiği ve müdahale edildiği, 31/07/2023 tarihinde saha personeli tarafından tekrar yerinde inceleme yapıldığı ve suyun kesildiğinin teyit edildiği; ancak başvuran tarafından olayın vuku bulduğu tarihten yaklaşık 2 ay sonra (20/09/2023 tarihinde) Ağrı Sulh Hukuk Mahkemesi E. /
D.İş., K. / sayılı dosyası kapsamında tespit davası açıldığı, Mahkemenin 25/09/2023 tarihinde keşif incelemesi yaptığı, yapılan keşif neticesinde fen ve ziraat bilirkişilerince rapor düzenlendiği; 25/09/2023 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, dava konulu parsellerin zemininde yapılan inceleme neticesinde halihazırda ekimi yapılan arpa bitkisinin biçerdöver tarafından hasat edildiğinin, no.lu parselde ürünün zeminde olmadığının, no.lu parselde hasat edilen arpa ürünün toplanmamış bir halde zeminde olduğunun, dava konusu parsellerin zemininin ıslak ve nemli olmasından kaynaklı no.lu parselde hasat edilmiş arpa ürünün olduğunun, DSİ sulama hidrantının no.lu parselin başında bulunduğunun, hidrant yerinin zemininde çökme yaşandığının, arpa bitkisinin temmuz ayında hasat edilmesi gerektiğinin, mahkeme keşfinin 25 Eylül’de olması nedeniyle arasından uzun bir zaman geçtiğinin, söz konusu parsellerde arpa anız kök çıkışlarına bakıldığında çıkışın iyi olduğunun, ilgili parsellerde sulama hidrantında kaynaklı ürünün zarar tespitinin yapılabilmesi için ürünün hasat edilmemiş olması gerektiğinin, hasat sonrası su baskının yaşanması durumunda zeminde hasadı yapılmış arpa bitkisinin erozyona uğrayıp yer değiştirmesi gerektiğinin, zeminde hasat edilmiş ürünün böyle bir durumuna rastlanılmadığının ifade edildiği; öte yandan, ilgili idare tarafından patlağın oluştuğu ada parselde ürünü erozyona uğratıp zarar verecek miktarda su çıkmadığının, ivedilikle patlağa müdahale edildiğinin, yerinde yapılan incelemede söz konusu parselde bir zararın oluşmadığının ve ürünün hasat edildiğinin tespit edildiğinin, patlağın ada parselin yaklaşık 220 m uzağında ve çaprazında bulunduğunun, patlaktan çıkan ve kısa sürede kapatılan suyun ilgili parsele ulaşmasının mümkün olmadığının, yerinde yapılan incelemede ada parseldeki üründe herhangi bir zararın oluşmadığının ve ürünün hasat edildiğinin, ada parselin oluşan patlağın uzağında olması nedeniyle yanındaki ay çiçeği ekili parsellere hiçbir zarar gelmeden yaklaşık 220 metre çapraz uzağında bulunan parseldeki ürüne zarar vermesinin mümkün olmadığının, Ağrı ilinde arpa ürünü hasadının temmuz-ağustos aylarında gerçekleştirildiğinin, temmuz-
ağustos ayları çok sıcak geçtiğinden patlaktan çıkan ve kısa sürede kapatılan suyun birkaç gün içerisinde kuruyacağının, çiftçinin hasadını yapmış olmasının da bunları doğruladığının, Sulama Birliğince sahada yapılan tespitlerde başvuruya konu söz konusu ada parsel ile ada parsellerin bitişiğinde ve yakınında bulunan ada parsel, ada parsel, ada parsel, ada parsel, ada parsel, ada parsel ve ada parsellerin tümünde ay çiçeği ekili olduğunun, söz konusu ayçiçekleri ile ilgili herhangi bir zarar ziyan başvurusunun bulunmadığının ve ürünlerin hasat edildiğinin ifade edildiği; bu bağlamda, patlağın oluştuğu no.lu parselde ürünün hasat edildiği ve zeminde hasat edilen arpa ürünü bulunmadığı, no.lu parselde ise hasat edilmiş ürünün zeminde toplanmamış halde bulunduğu, ancak ürünün zarar gördüğüne ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı, ilgili parsellerde sulama hidrantında kaynaklı ürünün zarar tespitinin yapılabilmesi için ürünün hasat edilmemiş olması gerektiği, ürünlerin temmuz ayında hasat edilmesi gerektiği, ancak mahkeme keşfinin 25 Eylül’de olması nedeniyle aradan uzun bir zaman geçtiği hususları dikkate alındığında Çukuralan Köyü Sağ Sahil Yedek
– – hattı üzerindeki numaralı hidrantın bulunduğu sanat yapısında oluşan patlak sonucu başvuranın ürünlerinin zarar gördüğüne ilişkin herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanılmadığı, dolayısıyla idarenin kusurlu sorumluluğu için zarar ve nedensellik bağının oluşmadığı anlaşılmış olup başvuranın talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Ağrı İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi