|
ÖZET: Başvuran, %90 engelli olan oğlunun cezaevinde bulunduğu süre zarfında, 2.802,5 TL tutarında yiyecek bedeli borcu olduğunu ve bu borcun ödenemeyeceğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın oğlunun ödeme gücünü araştırmış ve gerekli işlemleri yapmıştır. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, hükümlülerin uygun beslenmesi için devletin pozitif yükümlülükleri bulunmaktadır.
Yapılan değerlendirmelerde, idarenin gerekli yükümlülükleri yerine getirdiği ve başvuranın talebinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. İdarenin, başvuranın oğlunun durumunu dikkate alarak, yiyecek bedelinin tahsil edilmesi yönünde işlemlerini gerçekleştirdiği, bu nedenle başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/921-S.23.1618
BAŞVURU NO : 2022/6542
KARAR TARİHİ : 23/01/2023
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Yiyecek bedelleri hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 05/05/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza (TCKN: ) vasisi tarafından yapılmış olan başvuruda başvuran, oğlunun %90 engelli olduğunu, ancak işlediği bir suçtan dolayı 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığını, 9 Eylül Vergi Dairesi tarafından 2.802,5 TL “Yiyecek Bedelleri” talepli vergi borcu ödemesi yapılması talep edildiği, cezaevinde olan oğlunun ödemeyi yapacak durumu olmadığını, vasisi olarak kendisinin de engel durumu bulunduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğü’nden, 09/09/2022 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Genel Müdürlüğün 11/10/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. İaşe bedeli ile ilgili olarak ceza infaz kurumlarında kalmakta olan hükümlü ve tutukluların yiyecek bedellerinin ödenmesi konusunda, anılan mevzuat hükmü uyarınca hükümlülerin yiyecek bedellerini ödeme gücüne sahip olup olmadıkları hususundaki gerekli araştırmanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca yapıldıktan sonra, hükümlünün ödeme gücüne sahip olduğunun anlaşılması halinde ve ödenmemesi şartıyla vergi dairelerine veya mal müdürlüklerine tahsil amacıyla gönderildiği hususunda bilgi edinilmesi ve keyfiletin ilgilisine tebliği hususunun bildirildiği, bunun üzerine Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı
tarafından 26.09.2022 tarih ve . sayılı yazıyla Elmalı Tapu Müdürlüğü, Elmalı Vergi Dairesi
Müdürlüğüne ve Elmalı Sosyal Güvenlik Merkezine adı geçenin ödeme gücünün araştırılması amacıyla ilgili talimat yazılarının yazıldığı, ayrıca söz konusu iaşe bedellerinin 6183 Sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsil edildiğinden Genel Müdürlükçe yapılacak bir işlem bulunmadığı, 2.2. Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Elmalı İlçe Tapu Müdürlüğü, Elmalı İlçe Vergi Dairesi
Müdürülüğü ve Elmalı Sosyal Güvenlik Merkezine adı geçenin ödeme gücünün araştırılması amacıyla ilgili talimat yazılarının yazıldığı, adı geçenin ödeme gücünün bulunmadığının bildirilmesi durumunda anılan mevzuat uyarınca işlem tesis edileceği, 3. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 26/12/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında;
Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığından alınan 16.12.2022 tarihli ve sayılı yazıda, Elmalı Tapu
Müdürlüğü, Elmalı Vergi Dairesi ve Elmalı Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışmalar yapıldığı, Elmalı
Sosyal Güvenlik Merkezinin cevabi yazısında Tamer Kalkanlı’nın “Ölüm Aylığı”, annesi Ayten
Kalkanlı’nın “Ölüm” ve “Emekli” aylığı aldığının tespit edildiği, bu doğrultuda adı geçenin başvuruya konu
‘2.802,5 TL’lik Yiyecek Bedelini’ ödemesine ilişkin Elmalı Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı, bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca
Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 4.1. Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” başlıklı 17. Maddesinin 1.
Fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 4.2. “Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, hükmüne amirdir.
5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 1. Maddesi; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.” hükmüne amirdir.
6. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6. Maddesi; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” hükmüne amirdir.
7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesi;
“(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” hükmüne amirdir.
8. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu “Dürüst davranma” başlıklı 2. Maddesi; “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmüne amirdir.
9. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 72. Maddesi;
“(1) Hükümlüye Adalet ve Sağlık Bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır.
(2) Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışarıdan sağlanabilir.
(3) Hasta hükümlüye, kurum hekiminin belirleyeceği besinler verilir.”
Hükmüne amirdir.
10. 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve
Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun’un 2. Maddesi;
“Her mahkûm cezaevinde bulunduğu müddetçe yiyecek bedelini ödemeğe mecburdur.
Bu yiyecek bedelleri cezaevleri idarelerince altı ayda bir bordro yapılarak tahakkuk ettirilir.
Mahkûmiyetleri altı aydan aşağı olan mahkûmlara ait bordrolar salıverilecekleri tarihten bir hafta evvel yapılır. Bordrolar mahkûmlara da tebliğ olunur.
Tahakkuk ettirilen yiyecek bedelleri mahkûmlar tarafından ödenmezse, Cumhuriyet Müddeiumumilikleri tarafından kendilerinin ikametgahı belediyeleri ve belediye teşkilatı olmayan yerlerde bağlı bulundukları kaymakam veya nahiye müdürlükleri marifetiyle borçlarını ödemeğe muktedir olup olmadıkları tahkik olunur.
İktidarları anlaşıldığı halde borçlarını ödemeyenlerden Cumhuriyet Müddeiumumiliklerinin iş’arı üzerine
Maliye dairelerince Tahsili Emval Kanunu hükümleri tatbik olunarak borçlar tahsil olunur.
Yiyecek bedellerinden doğan alacaklar mahkûmiyetin hitamı tarihinden başlamak üzere beş senelik mürururzamana tabidir.
İşyurtlarında çalıştırılanlar ile ödeme gücü olmadığı anlaşılanlardan yiyecek bedelleri alınmaz.
Yukarıdaki maddeler gereğince alınacak harçlar ve yiyecek bedelleri makbuz karşılığı tahsil olunur.”
10.1. Kanunun 4. Maddesi; “Ödettirilecek yiyecek bedeli, mahkûmlara her verildiği yıl içinde ekmek ve gıda maddelerinin mübayaa fiyatı üzerinden hesap olunur”,
hükmüne amirdir.
11. 14/6/1930 tarihli ve 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin idaresi Hakkında Kanun’un 2.
Maddesi;
B) (Değişik: 6/8/1997 – 4301/11 md.) Hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu ve tutukevlerinde görevli personelin giydirilmesi, hükümlü ve tutukluların yatırılması, ısıtılması, temizliğinin sağlanması, okutulması, eğitilmesi, meslek veya zanaat sahibi yapılması ve çalıştırılması, hakkında bir nizamname tanzim olunur. Bu nizamnamenin sıhhı hususlara mütaallik maddeleri Sıhhat ve İçtimai Muavenet
Vekaletiyle müştereken hazırlanır.
(Ek: 6/8/1997 – 4301/11 md.) Hükümlü ve tutuklularla görev başında bulunan personel, 9.7.1956 tarih ve
6779 sayılı 14 Eylül 1330 tarihli Tayınat ve Yem Kanununa Ek Kanunun 1 inci maddesindeki hüküm
çerçevesinde iaşe edilir.
(Ek: 6/8/1997 – 4301/11 md.) Hükümlü ve tutuklarla görevde bulunan personelin iaşesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.” hükmüne amirdir.
12. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Yönetmelik “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 65. Maddesi;
“(1) Hükümlülerin beslenmesinde, 5275 sayılı Kanunun 72 nci maddesinde belirtilen hükümler uygulanır.
(2) Hükümlülerin beslenmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.”
Hükmünü içermektedir.
13. Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin “Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler” başlıklı 4. Maddesi;
“Hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumlarında görevi başında bulunan personel, 14/6/1930 tarihli ve
1721 sayılı Kanunun 2 nci, eğitim merkezlerinde eğitim görenler, 29/7/2002 tarihli ve 4769 sayılı Ceza
İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanununun 14 üncü maddeleri gereğince iaşe edilir.
İzinli veya doktor raporu ile istirahatli bulunan kurum personeli iaşe haklarından yararlanamaz.
Görevi başında bulunan personel, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde iaşe edilir. Personel için özel yemek veya tabldot çıkarılmaz. Günlük olarak mahkeme veya hastaneye sevk olan hükümlü ve tutuklular ile sevkte görevli memurların, kurumda bulunmadığı öğünler için kumanya verilir.”,
13.1. “Günlük iaşe miktarı” başlıklı 5. Maddesi; “Günlük iaşe miktarı, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan tutardır.”,
/
13.2. “ İaşe miktarlarının öğünlere dağıtımı” başlıklı 6. Maddesi; “Yönetmeliğe göre iaşe edilenlerin günlük gıdası, Yönetmeliğin 5 inci maddesindeki iaşe miktarı, çeşit ve gramajı üzerinden üç öğün olarak verilir. Öğünlerin gramaj ve kalori miktarları 5 inci maddeye göre belirlenmiş esaslara bağlı kalınarak kurum müdürlüklerince tespit edilir.”,
13.3. “Yemek tabela ve listelerinin hazırlanması” başlıklı 14. Maddesi; “Günlük yemek tabelaları, hükümlü, tutuklu, görevli personel ile eğitim merkezlerinde eğitim görenlerin sayısı dikkate alınarak günlük olarak hazırlanır. Yemek tabelaları gerektiğinde değiştirilebilir.
Haftalık yemek listeleri 6 ncı maddede belirtilen esaslar çerçevesinde, haftalık olarak hazırlanır ve kurumda herkesin göreceği yerlere asılır. Günlük yemek tabelaları ile haftalık yemek listeleri bu işle görevli ikinci müdür tarafından imzalandıktan sonra kurum müdürünce onaylanır ve dosyada saklanır.” hükümlerini içermektedir.
14. 11/1/2006 tarihli Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi
Kuralları Hakkında Rec (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı’nın (Avrupa Cezaevi Kuralları) “Beslenme”
başlıklı bölümü :
“1. Mahpuslara, yaşlarını, sağlıklarını, fiziki koşullarını, dinlerini, kültürlerini ve çalıştıkları işin özelliğini hesaba katan besleyici gıdalar temin edilmelidir.
2. Asgari enerji ve protein miktarı da dâhil olmak üzere besleyici bir gıdanın gerekleri ulusal mevzuatta düzenlenmelidir.
3. Yiyecekler hijyenik olarak hazırlanmalı ve dağıtılmalıdır.
4. Mahpuslara makul aralıklarla günde üç öğün yemek verilmelidir.
5. Mahpuslar temiz içme suyuna her zaman ulaşabilmelidir.
6. Pratisyen hekim veya nitelikli bir hemşire tıbbi sebeplerle özel bir mahpusun beslenmesinde değişiklik yapmalıdır.” Şeklindedir.
15. Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Nelson Mandela
Kuralları) ‘nın 42. maddesi; “Beslenme, içme suyu, açık havaya erişim ve fiziksel egzersiz, kişisel hijyen, sağlık hizmeti ve yeterli kişisel alan ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere bu kurallarda belirtilen genel yaşam koşulları istisnasız tüm mahpuslara uygulanır.” şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
16. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
17. Kurumumuza vasisi tarafından yapılmış olan başvuruda başvuran, oğlunun %90 engelli olduğunu, ancak işlediği bir suçtan dolayı 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığını, 9 Eylül Vergi Dairesi tarafından 2.802,5 TL “Yiyecek Bedelleri” talepli vergi borcu ödemesi yapılması talep edildiği, cezaevinde olan oğlunun ödemeyi yapacak durumu olmadığını, vasisi olarak kendisinin de engel durumu bulunduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunmuştur.
18. Anayasa’nın 17 inci, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2 inci ve Medeni ve Siyasi Haklar
Sözleşmesi 6 ıncı maddesi ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını da içermektedir.
19. Uluslararası sözleşmeler ve tavsiye kararları ile sağlık ve beslenmeye dair belirtilen genel yaşam koşullarının istisnasız tüm mahpuslara uygulanılması ile mahpuslara asgari enerji ve protein miktarı da dahil olmak üzere besleyici gıdanın temininin gerekliliği vurgulanmıştır.
20. Cezaevinde tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkumların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınmasının gerekliliği doğrultusunda; hükümlü ve tutukluların sağlığını göz önünde bulundurmak suretiyle cezaevlerinde uygun beslenmenin sağlanmasının da Anayasa’nın 17.
maddesi kapsamında kamu otoritelerinin pozitif bir yükümlülüğü olduğu, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları ile kabul edilmektedir (AİHM, Moisejevs/Litvanya, B. No: 64846/01, 15/6/2006, AYM, Şehmus
Özsubaşı, B.No: 2013/2582, 3/3/2016).
21. Tutuklu ve hükümlülerin uygun beslenmesini sağlamak hususundaki pozitif yükümlülüğü kapsamında devletin; himayesi altındaki hükümlü ve tutukluların verimli ve etkin şekilde iaşe etmesi ile sağlıklı ve dengeli beslenmelerinin, beden ve sağlık durumlarının korunmasını temin etmesi gereklidir. Bu bakımdan da hükümlülerin ceza infaz kurumunda barındırıldığı süre içerisinde iaşeden faydalanması ile öğünlerinin eksiksiz olarak çıkarılarak, kendilerine teslimi esastır. Nitekim 5275 sayılı Kanun’un 72. maddesi, 2548 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe
Yönetmeliği’nin 4, 5 ve 6. maddelerinin hükümlü ve tutukluların beslenmesi kapsamında ilgili kamu otoritelerine pozitif yükümlülük yüklediği açıktır.
22. Yukarıda yer verilen bu pozitif yükümlülük kapsamında devlet, himayesi altındaki hükümlü ve tutukluları, kamu kaynaklarının verimli ve etkin şekilde kullanılması ile iaşe etmektedir. 2548 sayılı
Kanun’un 2’nci maddesi gereğince de bu yiyecek bedelleri cezaevleri idarelerince altı ayda bir bordro yapılarak tahakkuk ettirilmekte, ödeme gücü olan hükümlülerden kurumda tükettikleri yiyecek bedelleri tahsil edilmek üzere kurum idarelerince tahakkuk işlemleri gerçekleştirilmektedir.Tahakkuk ettirilen yiyecek bedellerinden doğan alacaklar mahkumiyetin sona ermesinden başlayarak beş senelik zamanaşımı süresine tabi olup, bedellerin mahkumlar tarafından ödenmemesi halinde, Cumhuriyet Savcılıkları tarafından ikametgahlarının bulunduğu yere göre belediye, kaymakamlıklar vasıtası ile borçlarını ödeme güçleri olup olmadıkları tahkik olunduktan sonra, ödeme gücü olduğu anlaşılması durumunda, Cumhuriyet
Savcılıklarının yazılı bildirimi üzerine Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun hükümleri doğrultusunda Gelir İdaresi Dairesi’ne bağlı Vergi Dairesi Müdürlükleri aracılığı ile borçların tahsili yoluna gidilmektedir. İş yurtlarında çalıştırılan hükümlü ve tutuklular ile ödeme gücü olmadığı anlaşılanlardan yiyecek bedelleri alınmamaktadır.
/
23. Tutuklu ve hükümlülerin uygun beslenmesini sağlamak hususundaki pozitif yükümlülüğü kapsamında devletin, kurumda barındırıldığı süre içerisinde başvurucuyu iaşe ettiği, iaşe bedelinin de 2548 sayılı
Kanun’a uygun olarak Ceza İnfaz Kurumu’nda geçen süreye ilişkin tahakkuk ettirilerek başvurucuya tebliğ edilmiş, Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvuranın ikametgahının bulunduğu yere göre belediye, kaymakamlıklar vasıtası ile borcunu ödeme gücü olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma kapsamında; Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26.09.2022 tarih ve sayılı yazıyla Elmalı Tapu
Müdürlüğü, Elmalı Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve Elmalı Sosyal Güvenlik Merkezine adı geçenin ödeme gücünün araştırılması amacıyla ilgili talimat yazılarının yazılmış, Elmalı Tapu Müdürlüğü, Elmalı Vergi Dairesi ve Elmalı Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışmalar yapılmış ve Elmalı Sosyal Güvenlik Merkezinin cevabi yazısında; Tamer Kalkanlı’nın “Ölüm Aylığı”, annesi Ayten
Kalkanlı’nın “Ölüm” ve “Emekli” aylığı aldığının tespit edildiği, Bu doğrultuda adı geçenin başvuruya konu ‘2.802,5 TL’lik Yiyecek Bedelini’ ödemesine ilişkin Elmalı
Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı bildirilmiştir.
24. Tüm bu hususlar birlikte ele alındığında; idarenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, iş ve işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı görülmekle, başvuranın idare tarafından tahakkuk ettirilen ‘2.802,5 TL’lik tutarında “iaşe bedelinin” tahsilinden vazgeçilmesi isteminin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet
Bakanlığı Ceza ve Tevkiefevleri Genel Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
26. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 25/10/2022 tarihli ve 53878609–S.22.21233 sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
/
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/