ÖZET: Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, İLİTAM sınavı soru ve cevaplarının yayınlanmaması nedeniyle başvuranın bilgi edinme hakkını ihlal ettiğini iddia eden bir başvuru üzerine değerlendirilmiştir. Başvuran, sınav sorularının doğruluğuna dair şüphelerini dile getirerek, CİMER aracılığıyla idareye başvurmuş ancak olumsuz yanıt almıştır. Üniversite, soruların yayınlanmasının takdirine bağlı olduğunu ve müfredatın sınırlı olması nedeniyle yeterli soru üretilemediğini savunmuştur.

Bilgi edinme hakkının, bireylerin devlet uygulamalarını denetleme ve hak arama özgürlüğünü sağlama amacı taşıdığı vurgulanmıştır. Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde, kamu kurumlarının bilgi edinme taleplerini etkin bir şekilde karşılamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda, Dicle Üniversitesi’nin sınav soru ve cevaplarını yayınlamama kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile Dicle Üniversitesi Rektörlüğü’ne, İLİTAM sınavı soru ve cevaplarının yayımlanması veya başvuranın soru kitapçığı ve cevap anahtarının verilmesi hususunda tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin bu karara uygun hareket etmesi için 30 gün süre verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/7562-S.22.11584

BAŞVURU NO : 2022/3118

KARAR TARİHİ : 10/06/2022

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : DİCLE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin İLİTAM sınav soru ve cevaplarını yayınlaması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 26/02/2022

I. BAVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin İLİTAM sınav soru ve cevaplarını yayınlamadığını, soru ve cevaplarının doğruluğundan şüpheleri olduğunu, CİMER yoluyla idareye başvurduğunu idare tarafından olumsuz yanıt aldığını belirtmekte olup 2021-2022 dönem sonu dördüncü sınıf güz dönemi

İLİTAM final ve bütünleme sınav sorularının yayınlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin başvuru konusuna ilişkin 20/05/2022 tarih ve sayılı yazısında;

2.1. Müfredattaki konular sınırlı olduğundan çok fazla soru üretilemediği, bundan dolayı birbirine yakın sorular sorulduğu, “Yeni Yasal Düzenleme Doğrultusunda ÖSYM Tarafından Yapılan Sınavlarda Sorulan

Sorular Hakkında Açıklama (29.08.2013)” kısmında;

“01.09.2013 tarihinde yapılacak 2013-YDS Sonbahar Dönemi sınavından itibaren, yapılan sınavlardan sonra sorulan soruların tamamı internet üzerinden veya basın yayın organları vasıtasıyla yayınlanmayacaktır.” demektedir. Ayrıca ÖSYM Başkanı, sınav sorularının tamamının yayınlanmayacak olmasına gerekçe olarak, “Ölçme kabiliyeti yüksek olan sorular bazı düzenlemelerle yeniden kullanılabilir.

Bu hedef doğrultusunda sınavlarda sorulan soruların sadece yüzde 10’unun paylaşımının yeterli olacağını düşünüyoruz.” demektedir. Bu doğrultuda soru ve cevapların ilan edilmesinin Fakültenin takdirinde olduğunu, Fakültenin kaynakların sınırlı olması, soruların üretilmesi zorluğundan dolayı takdirini yayınlamama yönünde kullandığı,

2.2. Öğrencilerin sınav sonrası hatalı olduğunu düşündükleri sorular varsa dilekçeyle not itirazında bulunabildikleri, öğrencinin itirazının devamı halinde; ilgili fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokulu yönetim kurulu kararı ile sorumlu öğretim elemanının da dâhil olduğu veya olmadığı ilgili alandaki öğretim elemanlarından oluşan en az üç kişilik bir komisyonda cevap anahtarıyla karşılaştırmalı olarak yeniden esastan inceleme yapılabildiği,

2.3.Yapılan uygulamaların Dicle Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği

40 ıncı maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerine göre değerlendirildiği,

2.4. Adı geçen başvuranın, Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesine resmi dilekçe ile sınav sonucuna itiraz etmesi gerekirken ders hocasıyla sağlıklı bir iletişim kuramadan CİMER’e şikâyette bulunduğu, ifade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” 3.2.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun;

5.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”

5.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”

5.3. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9 uncu maddesinde; “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya

açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”

6. 06/09/2019 tarihli ve 30880 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Dicle Üniversitesi Ön Lisans ve

Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin “Sınav çeşitleri ve düzenlenmesi” başlıklı 30 uncu maddesinde; “(11) Derse ait sınav evrakları yarıyıl veya yılsonunda kapalı zarf halinde ilgili bölüm başkanına teslim edilir ve bu belgeler en az 2 (iki) yıl süre ile saklanır.”

6.1. “Sınav Sonuçlarına itiraz” başlıklı 40 ıncı maddesinde; (1) Öğrenci, sınav sonuçlarına, sonuçların öğrenci otomasyonunda ilanından itibaren en geç 5 (beş) işgünü içerisinde dekanlığa/müdürlüğe dilekçeyle başvurarak sınav kâğıdının maddi hata ya da hatalı soru yönünden yeniden incelenmesini isteyebilir.

Dekan veya müdür, itiraza konu sınav evrakını sınavı yapan öğretim elemanı ile ilgili bölüm başkanına incelettirir ve maddi hata varsa düzeltilir. İtiraz sonucunun, itiraz başvuru tarihinden itibaren en geç 5 (beş) işgünü içerisinde sonuçlandırılıp ilgili öğrenciye bildirilmesi zorunludur. Belirlenen süre dışında itiraz olması durumunda başvuru değerlendirilmeye alınmaz.

(2) Öğrencinin itirazının devamı halinde; ilgili fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokulu yönetim kurulu kararı ile sorumlu öğretim elemanının da dâhil olduğu veya olmadığı ilgili alandaki öğretim elemanlarından oluşan en az üç kişilik bir komisyonda cevap anahtarıyla karşılaştırmalı olarak yeniden esastan inceleme yapılabilir. Not değişiklikleri ilgili akademik birim yönetim kurulu kararı ile kesinleşir.

Not değişikliğiyle ilgili yönetim kurulu kararı, Not Değiştirme Formu ile birlikte Öğrenci İşleri Daire

Başkanlığına gönderilir.

(3) Öğrenci bilgi sisteminde açıklanan ilgili döneme ait başarı notları ile ilişkili herhangi bir maddi hatanın yapılmış olduğunun öğretim elemanı tarafından fark edilmesi durumunda ise ilgili öğretim elemanı, hatalı olduğunu tespit ettiği sınavın açıklanma tarihinden itibaren 5 (beş) işgünü içerisinde bağlı bulunduğu bölüm/program başkanına başvurarak not düzeltme talebinde bulunur. Bu talep, ilgili bölüm/program başkanlığınca değerlendirilir. Eğer varsa not değişikliği veya düzeltmeler yönetim kurulunda görüşülüp karara bağlanır. Yönetim kurulu kararı Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına bildirilir. Gerekli değişiklik

Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı tarafından yapılır.

(4) Akademik birim yönetim kurulu kararı ile ara sınav notu değişikliği, dönem sonu sınavları başlayıncaya kadar, dönem sonu sınavı notu değişikliği ise ilgili dersin bütünleme sınavından önce, bütünleme sınavı notu değişikliği ise ilgili dönem tek ders sınav tarihinden önce yapılabilir.”

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme

8. Başvuran, Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin İLİTAM sınav soru ve cevaplarını yayınlamadığını, soru ve cevaplarının doğruluğundan şüpheleri olduğunu, CİMER yoluyla idareye başvurduğunu idare

tarafından olumsuz yanıt aldığını belirtmekte olup 2021-2022 dönem sonu dördüncü sınıf güz dönemi

İLİTAM final ve bütünleme sınav sorularının yayınlanmasını talep etmektedir.

9. İlgili Üniversite ise; başvuranın Dicle Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav

Yönetmeliği 40 ıncı maddesi kapsamında başvurusu olmadan CİMER aracılığıyla itirazda bulunduğunu, soru ve cevapların ilan edilmesinin Fakültenin takdirinde olduğunu, Fakültenin kaynakların sınırlı olması, soruların üretilmesi zorluğundan dolayı takdirini yayınlamama yönünde kullandığını, müfredattaki konular sınırlı olduğundan çok fazla soru üretilemediğini belirtmektedir.

10. Öncelikli olarak bilgi ve belgeye erişim hakkının ihlal edilip edilmediğinin tespitinin yapılabilmesi için, öncelikle bilgi edinme hakkının amacının iyi anlaşılması gerekmektedir. Bu bağlamda belirtilmesi gerekir ki; temel olarak devleti denetleme ve kişilerin temel hak ve özgürlüklerini sağlama amacıyla ortaya çıkan bilgi edinme hakkının amaçlarından birisi de en somut şekilde, devletin birey üzerindeki keyfi ve kimi zaman hukuka aykırı olabilen uygulamalarının bireyler tarafından denetlenmesi ve tespit edilen hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla girişimlerde bulunabilmesi için bireylerin bilgilenme haklarını güvence altına almaktır.

11. Bilgi edinme hakkının öneminden hareketle, Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı mezkûr

Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri alma yükümlüğünde bırakılmıştır. Bu noktada 4982 sayılı Kanunda, bilgi edinme hakkının istisnaları tek tek sayılmış olup; Kanunun Dördüncü

Bölümünde 15 ila 27 nci maddeleri arasında yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir.

12. 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun 2 nci maddesine eklenen “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi

Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevaplar bu Kanun kapsamı dışındadır.” cümlesinin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi’nin 04/12/2014 tarih ve E:2013/114, K:2014/184 sayılı kararında “(…) konular değişmediği hâlde sürekli yeni sorular oluşturmanın zor olduğu, bu yönüyle soruların ölçme kalitesini düşürmemek amacıyla yeniden sorulmasını sağlamakta kamu yararı bulunduğu açıktır. Ancak yapılan sınavlara ilişkin olarak kişilerin bilgi sahibi olması da son derece önemli olup kişilerin bu soru ve cevapların doğru olarak tespit edilip edilmediğini öğrenme ve buna göre yanlış olarak belirlenen soru ve cevaplara karşı hak arama özgürlüğünü kullanabilmesinde de ciddi bir kamu yararı bulunmaktadır. Zira kişilerin eğitim veya iş hayatı bakımından geleceklerini belirleyen bu sınavların, doğru olarak uygulanıp uygulanmadığını denetleyebilmeleri ve buna ilişkin hak arama özgürlüklerini kullanabilmeleri için anılan soru ve cevaplara erişebilmeleri gerekmektedir. (…) dava konusu kuralda ulaşılmak istenen kamu yararı ile bilgi edinme hakkı ve hak arama özgürlüğü arasındaki makul dengenin kurulamadığı ve kurala konu sınırlayıcı önlemin zorunlu bir toplumsal ihtiyaçtan kaynaklanmadığı, dolayısıyla kuralın bilgi edinme hakkının ve hak arama özgürlüğünün ölçüsüzce sınırlandırılmasına neden olduğu anlaşılmaktadır.” şeklinde değerlendirmeye yer verilmiş ve Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine varılarak anılan hüküm iptal edilmiştir.

13. Danıştay 8 inci Dairesinin E.2014/8893, K.2015/3715 sayılı Kararında; “davalı idarece hukuki güvenlik, açıklık ve şeffaflık ilkelerine aykırı olarak tesis edilen ve 2014 YGS’de sorulacak soruların belli bir kısmının yayımlanmaması niteliğinde bulunan dava konusu işlemin, ülkemizin de taraf olduğu

uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden olan “hak arama özgürlüğü”, “adil yargılanma hakkı” ve “mahkemeye başvuru hakkı”nı doğrudan veya dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna varılmış ve 2014 YGS’de sorulacak soruların %20’sinin yayımlanmasına ilişkin

ÖSYM Yönetim Kurulu’nun 12.03.2014 gün ve 7 sayılı kararının iptaline” karar verilmiştir.

14. Somut olay açısından meseleye yaklaştığımızda, sınav soru ve cevaplarının açıklanması sınava giren adayların kendi cevaplarıyla idarece açıklanan cevapları karşılaştırılarak sınav hakkında genel bir kanaate ulaşmalarında yol gösterici olabileceği gibi, gerek sorularda gerekse idarece açıklanan cevaplarda herhangi bir hata olması halinde bu hataların düzeltilmesine de yardımcı olacağı kuşkusuzdur.

15. Bu suretle, yapılan sınavın soru ve cevaplarının adaylarla paylaşılmama kararı alması, hatalı soru ve cevapların tespit edilememesine ve sınava girenlerin mağduriyet yaşamasına sebebiyet verecektir. Soruların ve cevaplarının bilinmediği ve denetlenemediği ortamda da ne idarece hatalı sorunun iptaline karar verilebilecek ne de sınava girenler haklarını arayabilecektir.

16. Her ne kadar başvuruya konu Üniversite tarafından soru sorulacak alanların darlığı soru sayısını kısıtlı bıraktığı iddia edilmekte ise de; belirtilen hususların söz konusu konu idareye, Anayasa ile tanımış olan bilgi edinme hakkını ihlal yetkisi vermeyeceği tartışmasızdır. Buradan hareketle, sınava giren öğrencinin sınavda yaptığı sorulara ilişkin olarak yanlışlarını bilmek ve sınav sorularının güncelliği ile doğruluğunu denetlemek istemesinin en doğal hakları olduğu, idarenin de şeffaflık ve açıklık ilkesi gereğince bu soruları ve cevaplarını açıklamakla yükümlü olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.

17. Ayrıca Anayasal bir hak olan bilgi edinme hakkının ancak 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunda yer verilen sınırlama sebeplerine bağlı olarak sınırlanabileceği açık olmasına rağmen başvuranın bilgi edinme talebinin idare tarafından yerine getirilmemesinin sebebi olarak sadece CİMER üzerinden başvuru yapıldığının ve soru çeşidinin kısıtlı olduğunun ileri sürüldüğü, anılan Kanunda yer alan sınırlama sebeplerinin herhangi birine atıf yapılmadığı görülmüştür.

18. Başvurunun içeriği, idareden gelen bilgi ve belgeler, yargı kararları ile tüm dosya içeriği birlikte incelenerek Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından İLİTAM sınav soru ve cevaplarının yayımlanmaması ya da en azından başvurana verilmemesi işleminin hukuka uyarlı olmadığı sunucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde Kurumumuza gönderilmediği böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranılmadığı; idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Diyarbakır İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULUNE;

Başvuranın bilgi edinme hakkı kapsamında İLİTAM sınav soru ve cevaplarının yayımlanması ya da en azından kendisine ait soru kitapçığı ve cevap anahtarının birer örneğinin tarafına verilmesi talebinin karşılanması hususunda Dicle Üniversitesi Rektörlüğüne TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Dicle Üniversitesi Rektörlüğü tarafından

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve DİCLE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi