ÖZET: Başvuran, Didim ilçesinde bulunan 250 m²’lik tarla hissesine ilişkin ödemiş olduğu arsa vergisinin iade edilmesini talep etmiştir. Şikayetçi, 1978 yılından bu yana tarla üzerinde hububat ziraatı yaptığını, Didim Belediyesi tarafından kendisinden haksız yere emlak vergisi talep edildiğini belirtmiştir. Başvurusu, 10/12/2019 tarihinde reddedilmiş ve bu ret cevabının kendisine zamanında ulaşmadığı iddia edilmiştir. Ayrıca, 2014-2019 yılları arasında toplam 601,86 TL’lik vergi ve gecikme zammı talep edilmiştir. Başvuran, ödediği bu tutarların iade edilmesini istemektedir.

Didim Belediye Başkanlığı, başvuranın talebine ilişkin açıklamalarında, kamu denetçiliği kurumunun şikayetleri inceleme yetkisini ve ilgili mevzuatı hatırlatmıştır. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, idarenin başvuranın talebini yerine getirmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını tespit etmiştir. Bu bağlamda, başvurunun kabul edilerek, ödenen arsa vergisi ve gecikme zammının iade edilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

Sonuç olarak, Didim Belediye Başkanlığı’na, başvuranın ödediği vergilerin iade edilmesi hususunda 30 gün içinde işlem yapılması gerektiği bildirilmiştir. Bu karar, başvuran ve Didim Belediye Başkanlığı’na tebliğ edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/43170-S.20.48057

BAŞVURU NO : 2020/4546

KARAR TARİHİ : 15/06/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DİDİM BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Ödemiş olduğu arsa vergisinin iade edilmesi talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/03/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda şikâyetçi özetle; Aydın ili, Didim

İlçesi, Gevrek mevkii ada ( ) parsel nolu tarlanın 250 m² ‘lik hissesine 21/08/1978 tarihinden itibaren sahip olduğunu, uygulama imar planı dışında olan tarlada fiilen hububat ziraatı faaliyeti yapıldığını, Didim Belediyesi tarafından cep telefonuna gönderilen mesajda belirtilen taşınmaz ile ilgili olarak 596,76 TL emlak vergisi talep edildiğini, cinsi tarla olan ve hububat ziraatı yapılan tarlası için haksız ve hukuksuz olarak talep edilen emlak vergisi ve cezalarının silinmesi için Didim Belediye Başkanlığına 09/12/2019 tarihinde başvuru yaptığını fakat başvurusunun 10/12/2019 tarihinde ret edildiğini, bu ret cevabının konut adresine ikamet adresine bildirilmesini e dilekçesi ile talep ettiğini bahse konu cevap yazısının adresine gelmediğini, 26/12/2019 tarihli e dilekçesi ile ısrarla istemesi üzerine e-posta adresine 30/12/2019 tarihinde ilgili yazının gönderildiğini (Didim İlçe Tarım Müdürlüğünün yazı eki ile birlikte), ayrıca ilgili kanun maddeleri gereğince kendisinde talep edilmemesi gereken vergi gecikme zammının da talep edildiğini ve 2014-2019 yılları için 6 yıllık 402,60 TL arsa vergisi ve 199,26 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 601,86 TL vergi talep edildiğini, bu tutarın itirazı kayıtlı olarak ödendiğini belirterek ödemiş olduğu emlak vergilerinin tarafına iade edilmesini mağduriyetinin giderilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Didim Belediye Başkanlığının 31/03/2020 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

5. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun,

5.1. “Mevzu” başlıklı 12 nci maddesinde; “Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir. Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı kararı ile belli edilir.

Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar.”

5.2. “Arazi Vergisinden İstisna” başlıklı 16 nci maddesinde; “Mükelleflerin bir belediye ve bu belediyenin mücavir alan sınırları içinde bulunan arazisinin (arsalar hariç) toplam vergi değerinin 10.000 Türk Lirası Arazi Vergisinden müstesnadır. Bu miktarı üç misline kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. Bu hükmün tatbikatında mükellef ile eş ve velayet altındaki çocuklara ait arazi değerleri toplu olarak nazara alınır. Bu maddede yazılı istisna, hisseli arazide mükelleflerin hisse miktarları ayrı ayrı nazara alınmak suretiyle uygulanır.”,

5.3. “Nispet” başlıklı 18 inci maddesinde; Arazi vergisinin oranı binde bir, arsalarda ise binde üçtür. Bu oranlar, 5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulanır. Cumhurbaşkanı, vergi oranlarını yarısına kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.”,

5.4. “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Arazi vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi, aynı maddenin (8)

numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, takip eden bütçe yılından itibaren başlar.” 5.5. “Verginin Tarh ve Tahakkuku” başlıklı 21 inci maddesinde; “Arazi vergisi, ilgili belediye tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,……………….. 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.”

5.6. “Vergi değeri” başlıklı 29 uncu maddesinde; “Vergi değeri; a) Arsa ve araziler için,

213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre

takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre, b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilan edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, hesaplanan bedeldir.

Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur. 33 üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b)

fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul

Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınır.”

6. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun “Gecikme zammı, nispet ve hesabı” başlıklı 51 inci maddesinde, “Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir. Gecikme zammı birmilyon liradan az olamaz. Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul

Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez. Cumhurbaşkanı, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir.”

7. 213 sayılı Vergi usul Kanununun “Yoklama ve İnceleme” başlıklı Yedinci Kısmının;

7.1. “Maksat ve Yetki” başlıklı 127 nci maddesinde; “Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir…………….”

7.2. “Yoklama Yetkilileri” başlıklı 128 inci maddesinde; “Yoklama: 1. Vergi dairesi müdürleri; 2. Yoklama memurları; 3. Yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler; 4. Vergi incelenmesine yetkili olanlar; 5. Gelir uzmanları; tarafından yapılır.”

8. 11/03/1983 tarih ve 17984 nolu Resmi Gazetede yayınlanan 83/6122 sayılı Arsa

Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının;

8.1. 1 inci maddesinde; “a) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan, b) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da bu imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan, parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları arsa sayılır. Ancak, bu yerlerdeki arazi ve arazi parçaları zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arsa sayılmaz. c) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında olup da konut, turistik veya sinai tesis yapılmak amacıyla, herne şekilde olursa olsun parsellenen ve tapuya bu yola şerh verilen arazi ve arazi parçaları, d) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında olup da deniz, nehir, göl ve ulaşım yolları kenarında veya civarında bulunması veya sınai veya turistik önemi yahut hızlı şehirleşme faaliyetleri dolayısıyle ve İmar ve İskan Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar kurulu Kararı ile belirlenen alanların sınırları içinde, imar planı ile iskan sahası olarak ayrılan yerlerdeki arazi ve arazi parçaları, arsa sayılır.”

8.2. 3 üncü maddesinde; “ 1 inci maddenin (a) ve (b) fıkralarında yazılı yerlerde bulunan arazi ve arazi parçaları; a) Zirai faaliyet dışında kullanıldıkları, b) Boş tutuldukları c) Bir yıldan fazla süre ile nadasa bırakıldıkları, d) Beyanda bulunulması gereken yılı izleyen yılbaşından itibaren 5 yıl içinde herhangi bir şekilde ahara devir ve temlik edildikleri, takdirde arsa sayılarak, geçmiş yıl vergileri, arsaya ait nispet üzerinden tarh, tahakkuk ve tahsil edilir.” 8.3. 4 üncü maddesinde; “1 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarında yazılı yerlerde bulunan arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanıp kullanılmadığı vergi dairesince yoklama ile tespit olunur. Bu kararda sözü edilen zirai faaliyetin kapsam ve niteliği Maliye

Bakanlığınca belirlenir.” 8.4. 6 ncı maddesinde; “Bu karar hükümlerine dayanılarak arsa sayılan yerlerin arazi olarak veya arazi sayılan yerlerin arsa olarak beyan edilmiş olması halinde, vergileme; ilgili vergi dairelerince resen düzeltilir ve eksik alınmış vergiler ikmal edilir, fazla alınmış vergiler de mükelleflerine red ve iade olunur.” 9. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 16 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Genel

Tebliğinde; 9.1. III Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkındaki Karar’da; “Belediye sınırları içinde veya dışında bulunup ta parsellenmemiş olan arazi ve arazi parçalarının hangi hallerde arsa sayılacağına dair 28/2/1983 gün ve 83/ 6122 sayılı Kararname eki kararın uygulanmasında dikkate alınacak hususlar aşağıda belirtilmiştir.

A Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan parsellenmemiş arazi ve arazi

parçaları:

Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının hangi hallerde arsa sayılacağı kararın 1 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarında belirtilmiştir.

l. İmar plânı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan parsellenmemiş arazi ve arazi

parçaları:

Kararın 1 inci maddesinin (a) fıkrasına göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar plânı ile iskân sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan ve parsellenmemiş olan arazi ve arazi parçalarının arsa sayılarak arsaya ait oran üzerinden vergiye tabi tutulması gerekmektedir.

Bu gibi yerlerin meskûn halde olup olmadığına bakılmayacak, imar plânı ile iskân sahası olarak ayrılmış bulunması yeterli sayılacaktır.

2. İmar plânı ile iskân sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fıilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi

ve arazi parçaları:

Kararın 1 inci maddesinin (b) fıkrasına göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup ta imar plânı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan arazi ve arazi parçaları da arsa sayılarak arsaya ait oran üzerinden vergiye tabi tutulacaktır.

Bu yerlerdeki parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılabilmesi için söz konusu yerlerin belediye hizmetlerinden (su-yol, yol-otobüs, su-temizlik, su-otobüs, otobüs-temizlik, yol-temizlik hizmetleri gibi) en az ikisinden faydalanmakta olması şarttır.

3. Zirai faaliyette kullanılan parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları:

Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunması nedeniyle, kararın 1 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarına göre arsa sayılan arazi ve arazi parçaları zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arazi olarak vergilendirileceklerdir.

Kararın 1 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarının uygulanmasında zirai faaliyet; arazide ekim ve dikim suretiyle nebat ve ağaç yetiştirilmesini ifade eder.

Bu tanımdan hareketle, hangi faaliyetlerin zirai faaliyet olduğu Emlâk Vergisi Kanunu 6 seri numaralı Genel Tebliğinin (I) numaralı ekinde yer alan “Arazi Değerleme Ölçüleri” ne dair metnin “Arazinin kullanım durumu” ile ilgili kısmındaki açıklamalar dikkate alınarak belirlenecektir. Buna göre arazinin, hububat, sanayi ve yem bitkileri, baklagiller, sebze ve diğer tarla bitkileri ile bağ, çay, meyve, kavak ve sair ağaç türlerinin yetiştirilmesinde kullanılması halinde zirai faaliyette kullanıldığı kabul edilecektir.

4. Arazinin zirai faaliyette kullanılıp kullanılmadığının tespiti:

Arazinin zirai faaliyette kullanılıp kullanılmadığının ilke olarak herhangi bir belge ile tevsiki gerekli değildir. Bu kabil araziler için mükelleflerce arazi vergisi beyannamesi verilmiş olması yeterlidir.

Arazinin, yeni bir genel beyan dönemine kadar zirai faaliyet dışında herhangi bir maksatla kullanılması veya bir yıldan fazla süre ile nadasa bırakılması halinde durumun mükelleflerce ilgili bütçe yılı içerisinde bir dilekçe ile vergi dairesine bildirilmesi icabeder.

Ancak, arazinin ormanlık veya ağaçlık olması halinin, Emlâk Vergisi Kanunu 8 seri numaralı

Genel Tebliğindeki açıklamalara ve bu tebliğ ekindeki kararın 1 ve 3 üncü maddelerinde yer alan esaslara uygun olarak, beher dönümde bulunan ağaç, fidan, ocak, omca ve kök sayısı belirtilmek suretiyle Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının yetkili mahalli kuruluşundan alınacak bir belge ile tevsiki gerekir. Ağaçlık olmakla birlikte durumu 8 numaralı Genel

Tebliğe ekli karara uygun bulunmayan arazide, yukarıda sayılan diğer türdeki (sebze hububat v.b.) zirai ürünlerin yetiştirilip yetiştirilmediğine bakılacaktır. Bu durumun varlığı halinde o arazinin de zirai faaliyette kullanıldığı kabul edilecektir.

Vergi Daireleri, kararın 1 inci maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamına giren arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanılıp kullanılmadığını yoklama ile tespit edeceklerdir.

5. Arsa olarak vergilendirme:

Yapılacak yoklama sonucunda; zirai faaliyette kullanılmadığı başka amaçlara tahsis edildiği, boş veya iki yıl üst üste nadasa bırakıldığı tespit edilen arazinin arsaya ait esaslara göre vergilendirilmesi icabeder.”

C _ Vergi Dairelerince yapılacak işlemler:

“Kararın 1 inci maddesine göre arsa sayılan yerlerin arazi olarak, arazi sayılan yerlerin arsa olarak beyan edilmiş olması halinde vergi daireleri gerekli düzeltmeyi re’sen yaparak, eksik alınmış vergileri tamamlıyacak, fazla alınan vergileri de mükelleflerine red ve iade edeceklerdir. Tebliğ olunur” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ Hüseyin YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin, somut olayda başvuranın talebini yerine getirmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı tespit edildiğinden, talebin kabulü yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Şikâyetçi, Aydın ili, Didim İlçesi, Gevrek mevkii ada ( ) parsel nolu tarlada tarafına ait 250 m² ‘lik kısmı için çıkarılan arsa vergisinin, belirtilen alanda tarım faaliyeti yapılması nedeniyle vergi dışında bırakılması gerektiğini, bu vergi borcu nedeniyle düzenlenen gecikme zammının hukuksuz olduğunu ayrıca ilgili idareye yapmış olduğu başvurulara cevap verilmediğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.

12. Şikayetçi tarafından Kurumumuza yapılan şikayette esas konu şikayetçinin vergi borcunun meydana gelip gelmediğidir. Vergiyi doğuran olay mükellefi vergi borçlusu haline getirir, bahse konu şikayette, şikayetçiyi vergi borçlusu konumuna getiren olay, Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da bu imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan parsellenmemiş taşınmazının ilgili idare tarafın arsa olarak değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır.

13. Şikâyetçi ilgili taşınmaz üzerinde öteden beri zirai faaliyet yapıldığını iddia ederek vergilendirilmemesi gerektiği belirtmektedir. 5.1. nolu paragrafta da belirtildiği üzere; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Mevzu” başlıklı 12 nci maddesinde “Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı kararı ile belli edilir.” hükmü yer almaktadır.

14. 11/03/1983 tarih ve 17984 nolu Resmi Gazetede yayınlanan 83/6122 sayılı Arsa Sayılacak

Parsellenmemiş Arazi Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının, 1 inci maddesinin “b” fıkrasında, “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da bu imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan, parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları arsa sayılır. Ancak, bu yerlerdeki arazi ve arazi parçaları zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arsa sayılmayacağı” belirtilmiştir. Anılan karadan da anlaşılacağı üzere, Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da bu imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan, parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa olarak değerlendirilmemesinin şartı alanların zirai faaliyette kullanılıp kullanılmadığıdır. Aynı kararın

4 üncü maddesinde; “1 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarında yazılı yerlerde bulunan arazi ve

arazi parçalarının zirai faaliyette kullanıp kullanılmadığı vergi dairesince yoklama ile tespit olunur. Bu kararda sözü edilen zirai faaliyetin kapsam ve niteliği Maliye Bakanlığınca belirlenir.” hükmü yer almaktadır.

15. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 16 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde bu durum düzenlenmiş olup, 213 sayılı Vergi usul Kanununun “Yoklama ve İnceleme” başlıklı

Yedinci Kısmının “Yoklama Yetkilileri” başlıklı 128 inci maddesinde; Yoklamanın 1. Vergi dairesi müdürleri; 2. Yoklama memurları; 3. Yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler; 4. Vergi incelenmesine yetkili olanlar; 5. Gelir uzmanları; tarafından yapılacağı belirtilmiştir. Dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ilgili Kanun ve kararlar doğrultusunda şikâyetçiyi vergi borçlusu durumuna getirecek olan olayın, yetkilendirilmiş kişiler tarafından tespit edilmediği anlaşılmaktadır.

16. İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, şikâyetçiyi vergi borçlusu haline getiren olayın hukuka ve hakkaniyet uygun olarak tespit edilmediği anlaşılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” , “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Aydın Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın ödemiş olduğu arsa vergisi ve gecikme zammı tutarlarının iade edilmesi hususunda

DİDİM BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

DİDİM BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın; BAŞVURANA ve DİDİM BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi