ÖZET: Başvuran, 2023 yılında Afet ve Acil Durum Yönetimi bölümünden mezun olup, 2024 Dikey Geçiş Sınavı’na Hemşirelik lisans programına geçiş yapmak için başvuruda bulunmuştur. Ancak, tercih döneminde yapılan güncellemeler nedeniyle bu geçişin mümkün olmadığını öğrenmiştir. Başvuran, CİMER aracılığıyla durumu bildirdiğinde olumsuz bir yanıt almış ve bu durumun kendisini hak kaybına uğrattığını ifade etmiştir. 2025 yılında yapılacak sınavda eski sisteme dönülmesi veya mezuniyet tarihlerine göre yerleştirme yapılmasını talep etmektedir.

Yükseköğretim Kurulu, Dikey Geçiş Sınavı ile ilgili düzenlemelerin, meslek yüksekokulları ve açıköğretim ön lisans mezunlarının lisans programlarına geçiş şartlarını belirleme yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. 2024 Dikey Geçiş Sınavı Tercih Kılavuzu’nda yapılan değişikliklerin, hak kayıplarını önlemek amacıyla Uluslararası Standart Eğitim Sınıflaması dikkate alınarak yapıldığı ifade edilmiştir. Ancak, başvuranın durumuyla ilgili herhangi bir çözüm önerisi sunulmamıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, Yükseköğretim Kurulu’na geçiş düzenlemeleri yapılması ve hakların korunması konusunda tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, hukuki güvenlik ilkesinin sağlanması ve geçmişteki uygulamaların dikkate alınması açısından önem taşımaktadır. Yükseköğretim Kurulu’nun, bu tavsiye üzerine 30 gün içinde işlem yapması gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/850-S.25.1337

BAŞVURU NO : 2024/13247

KARAR TARİHİ : 24.01.2025

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Dikey Geçiş Sınavı ile geçiş uygulamaları hakkında

BAŞVURU TARİHİ : 27.10.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; her yılı önlisans mezunu adayların lisans programlarına geçişine yönelik sınavın ÖSYM tarafından gerçekleştirildiğini, Afet ve Acil Durum Yönetimi bölümünden 2023 yılında mezun olduğunu,

2024 yılında gerçekleştirilen Dikey Geçiş Sınavına Hemşirelik lisans programına müracaat etmek için

başvuruda bulunduğunu ancak tercih döneminde dikey geçiş yapılabilecek programlarda güncelleme yapıldığından Afet ve Acil Durum Yönetimi bölümünün Hemşirelik lisans alanına geçiş yapamayacağını gördüğünü, akabinde CİMER üzerinden ilgili kuruma müracaat ettiğini fakat olumsuz cevap aldığını, sınavdan almış olduğu puanın yapılan bu düzenleme sebebiyle boşa gittiğini, gerçekleştirilen işlemin 2023 yılında mezun olan kendisini hak kaybına uğrattığını, bu durumun 2023 yılı ve öncesinde mezun olarak

DGS sınavına giren ve Hemşirelik bölümüne yerleşen adaylarla kendisi arasında bir haksızlık meydana getirdiğini belirtmekte olup 2025 yılında yapılacak olan sınavda tekrar eski sisteme dönülmesini, bu mümkün değilse adayların mezuniyet tarihlerine göre (2023 yılından önce mezun olanların geçişlerine müsaade edilmesi gibi) yerleştirme yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz tarafından istenilen 06.01.2025 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge yazısına istinaden

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 09.01.2025 tarihli ve E sayılı cevabi yazıda;

2.1. Meslek Yüksekokulları ve Açıköğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine

Devamları Hakkında Yönetmelik’in 5’inci maddesinde “Meslek yüksekokulu ve açıköğretim ön lisans mezunlarından örgün öğretim ve açıköğretim lisans programlarına dikey geçiş yapmak üzere başvurma şartlarını taşıyanlar için hangi lisans programlarının açılacağı, açılacak lisans programlarına meslek yüksekokulları ve açıköğretimin hangi programını bitirenlerin başvurabileceği, bu programların

kontenjanları ve programlara yapılacak yerleştirmede kullanılacak puan türleri, dikey geçiş yapılacak üniversitelerin görüş ve önerileri de dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunca belirlenir ve ilan edilir.” hükmünün bulunduğu,

2.2. Dikey Geçiş Sınavı ile yapılan yerleştirmelerin lisans programlarına geçmenin istisnai bir yolu olduğu, fırsat eşitliği ve adalet ilkesinin korunması da esas olduğundan istisnai imkanların bahse konu temel ilkeleri aşmanın bir yolu olarak düşünülmemesi gerektiği, ayrıca en az lise mezunu olan her adayın her yıl

Yükseköğretim Kurumları Sınavı ile şartları dahilinde istediği lisans programına yerleşme imkanına da sahip olduğu,

2.3. Dikey Geçiş Sınavı Tercih Kılavuzunun 22 Ağustos 2024 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında incelendiği ve 2024 Dikey Geçiş Sınavı Başvuru Kılavuzu (Ön Lisans Mezuniyet Alanlarına

Göre Dikey Geçiş Yapılabilecek Lisans Programları Tablosu) Tablo-2’de, mesleki üst öğrenim değerlendirilmelerinde ve dikey geçiş hareketliliğinde hak kayıplarına sebep olan sorunların çözümü için

Uluslararası Standart Eğitim Sınıflaması dikkate alınarak yapılan değişikliklerin 2024 Dikey Geçiş Sınavı

Tercih Kılavuzunda yayınlamasının uygun olduğuna karar verildiği,

belirtilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.1. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42’nci maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz…”

3.2. “Yükseköğretim kurumları” başlıklı 130’uncu maddesinde; “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur… Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır… Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere

Devletin sağladığı malî kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.”

4. 29.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

/

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun;

5.1.“Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim-öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir.”

5.2. “Yükseköğretim Kurulunun görevleri” başlıklı 7’nci maddesinin (e) fıkrasında; “… e) Yükseköğretim kurumlarında eğitim – öğretim programlarının asgari ders saatlerini ve sürelerini, öğrencilerin yatay ve dikey geçişleriyle ve yüksekokul mezunlarının bir üst düzeyde öğrenim yapmalarına ilişkin esasları

Üniversitelerarası Kurulun da görüşlerini alarak tespit etmek, …”,

6. 19.02.2002 tarihli ve 24676 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Meslek Yüksekokulları ve Açıköğretim

Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine Devamları Hakkında Yönetmelik’in;“Kontenjan” başlıklı 5’inci maddesinde; “Meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarından mezun olanların, bitirdikleri alanların (Değişik ibare:RG14/5/2024-32546) devamı niteliğinde veya ilişkili lisans programlarına dikey geçiş yapmaları amacı ile lisans programlarında kontenjan ayrılır. Bu kontenjanlar, sınavsız olarak meslek yüksekokulları programlarına devam ederek mezun olan öğrencilerin yüzde onundan az olmaz. (Değişik cümle:RG-28/8/2015-29459 3.mükerrer)Meslek yüksekokulu ve açıköğretim ön lisans mezunlarından örgün öğretim ve açıköğretim lisans programlarına dikey geçiş yapmak üzere başvurma şartlarını taşıyanlar için hangi lisans programlarının açılacağı, açılacak lisans programlarına meslek yüksekokulları ve açıköğretimin hangi programını bitirenlerin başvurabileceği, bu programların kontenjanları ve programlara yapılacak yerleştirmede kullanılacak puan türleri, dikey geçiş yapılacak üniversitelerin görüş ve önerileri de dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunca belirlenir ve ilan edilir.”

şeklinde düzenlemelerin olduğu görülmüştür.

IV. KAMU DENETÇİSİ ÖZCAN YILDIZ’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Ayrıntılarına 1 numaralı paragrafta yer verilen başvuruda Afet ve Acil Durum Yönetimi ön lisans mezunu olan başvuran, 2024 yılı DGS tercih kılavuzunda geçiş hakkının öncesinde bildiri yapılmadan ellerinden alındığını, bu durumun kazanılmış haklar ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğunu belirtmekte olup

2024 ve 2025 DGS kılavuzlarında, geçmişteki düzenlemelerle uyumlu olarak Afet ve Acil Durum Yönetimi

mezunlarının Hemşirelik programını tercih haklarının korunmasını, DGS ile Hemşirelik lisans programına geçiş hakkının yeniden tanınmasını talep etmektedir.

9. Dikey Geçiş Sınavı meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarını başarı ile tamamlamış öğrencilerin, örgün öğretim ve açıköğretim lisans programlarına geçiş yapmalarına olanak tanıyan bir sınav olarak eğitim ve sınav sistemimizde yer almaktadır.

10. Meslek Yüksekokulları ve Açıköğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine

Devamları Hakkında Yönetmelik’in 5’inci maddesinde yer alan; “Meslek yüksekokulu ve açıköğretim ön lisans mezunlarından örgün öğretim ve açıköğretim lisans programlarına dikey geçiş yapmak üzere başvurma şartlarını taşıyanlar için hangi lisans programlarının açılacağı, açılacak lisans programlarına meslek yüksekokulları ve açıköğretimin hangi programını bitirenlerin başvurabileceği, bu programların kontenjanları ve programlara yapılacak yerleştirmede kullanılacak puan türleri, dikey geçiş yapılacak üniversitelerin görüş ve önerileri de dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunca belirlenir ve ilan edilir.” hükmüne göre Dikey Geçiş Sınavına ilişkin ayrıntıların Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca belirleneceği açıkça belirtilmektedir. Bu kapsamda hangi bölümlerden hangi bölümlere geçiş yapılabileceği hususları da

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından belirlenerek kamuoyuna duyurulmaktadır.

11. Mevzuata bakıldığında Yükseköğretim Kurulu’nun görevlerinden birinin Yükseköğretim Kurumlarında eğitim – öğretim programlarının asgari ders saatlerini ve sürelerini, öğrencilerin yatay ve dikey geçişleriyle ve yüksekokul mezunlarının bir üst düzeyde öğrenim yapmalarına ilişkin esasları Üniversitelerarası

Kurul’un da görüşlerini alarak tespit etmek olarak düzenlendiği, ayrıca önlisans mezunları için, ilişkili lisans programlarında belirlenmiş kontenjanın yüzde onunu geçmeyecek şekilde Yükseköğretim Kurulu kararı ile her yıl dikey geçiş kontenjanının ayrılabildiğinin belirtildiği görülmektedir.

12. Her ne kadar hukuki düzenlemelerle yukarıda yer verilen hükümde de yer verildiği gibi idarelere düzenleme yetkileri verilmiş olsa da, idarelerin kendilerine tanınan bu yetkileri kullanırken tabi olduğu temel ilkeler bulunmaktadır. Bu ilkelerin başında da hukuki güvenlik ilkesi gelmektedir.

13. Hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi olan ve kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm adımlarında, eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Diğer bir ifadeyle hukuki güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelirken, “idari istikrar ilkesi” ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir. Bu bağlamda, önceden oluşmuş hukuksal durumların, sonradan yapılacak işlemlerle değiştirilmesi, hukuktan beklenen güvenle bağdaşmayacaktır. (Danıştay Onbeşinci

Daire E. 2017/278, K. 2018/376, T. 24/1/2018)

14. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E.2014/977 29/1/2015 tarihli kararında; “Anayasa’nın 2.

maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olarak nitelendirildiği, hukuk devletinin, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlet olduğu; hukuk devletinin unsurlarından biri olan hukuk güvenliğin, diğer bir ifadeyle “güvenin korunması ilkesi”nin, ilgilinin hukuki durumunun süreceğine olan güven, dolayısıyla hayal kırıklığına uğratılmaması anlamına geldiği, güvenin korunmasının, her zaman mevcut bir hukuki durumun dokunulmazlığı anlamında olmasa da, her düzenleme değişikliğinde yasa koyucunun göz önünde bulundurması gereken bir husus olduğu; halkın Devlete olan güveninin korunmasının da ancak hukuk güvenliğinin sağlanmasıyla mümkün olduğu; bu yönüyle, hukuk devletinin önemli bir unsuru olarak hukuk güvenliğinin, yalnızca hukuk düzeninin değil, aynı zamanda belirli sınırlar içinde, bütün Devlet

davranışlarının, az çok önceden öngörülebilir olması anlamını taşıdığı, hukuki güvenliğin sadece bireylerin devlet faaliyetlerine duyduğu güveni değil, aynı zamanda yürürlükteki mevzuatın süreceğine duyulan güveni de içerdiği; gerek yargı kararları, gerek öğretideki ortak tanımlamalara göre “haklı beklenti”nin idarenin ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri olduğu, yeni düzenlemenin hukuki istikrarı bozmaması, hakların kullanılmasını zorlaştıracak ya da doğmuş olan hakların hiçe sayılması anlamına gelecek şekilde tasarlanmaması gerektiği” ifadelerine yer vermiş ve haklı beklentinin aynı zamanda belirlilik ilkesinin sonuçlarından da biri olduğu, idarenin, ister bir taahhüdü, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmelerini sağlaması gerektiği şeklinde yorumladığı anlaşılmaktadır.

15. Bu itibarla idare tarafından kendisine tanınan yetkiler kapsamında bilimin, hukukun ve güncel koşulların gerektirdiği düzenlemeler yapması son derece normal olmakla beraber, uzun süredir devam eden bir sistemde bir değişikliğin yapılması durumunda da hak sahibi iken değişiklik ile bu hakkını kaybedecek bireylerin haklarının da göz önünde bulundurulması ve hukuki güvenlik ilkesi kapsamında bu haklar bakımından da gerekli korumanın sağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.

16. Somut olayda, Afet ve Acil Durum Yönetimi ön lisans programı mezunlarına yıllardır Dikey Geçiş

Sınavı ile Hemşirelik Bölümüne geçme imkânı verilirken, 2024 yılı itibarıyla bu uygulamaya son verildiği görülmektedir. Yıllardır süregelen bir fiili duruma duyulan güven neticesinde bir hukuki statü içerisine girmiş ve bu amaçla adımlar atmış kişiler bakımından güven duyulan bu fiili durumda, idare tarafından köklü olarak yapılan değişim neticesinde mevcut durumda ortaya çıkan mağduriyeti ortadan kaldırıcı yönde yapılacak geçiş düzenlemeleri ile idareye olan güvenin korunması ve bu şekilde hukuk güvenliğinin sağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.

17. Ayrıca aynı konuda yapılan başvuru üzerine Kurumumuz tarafından verilen 22.10.2024 tarihli ve

S.24.17571 sayılı Tavsiye Kararı bulunmaktadır. Bunun üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı EğitimÖğretim Dairesi Başkanlığı tarafından iletilen 31.10.2024 tarihli ve “Tavsiye Kararı” konulu yazıda; mesleki üst öğrenim değerlendirilmelerinde ve dikey geçiş hareketliliğinde hak kayıplarına sebep olan sorunların çözümü için Uluslararası Standart Eğitim Sınıflaması dikkate alınarak yapılan değişikliklerin

2024 Dikey Geçiş Sınavı Tercih Kılavuzunda yayınlamasının uygun olduğuna karar verildiği, bahse konu

karar uyarınca, 2024 Dikey Geçiş Tercih Kılavuzu Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)

tarafından 18.09.2024 tarihinde yayınlandığı belirtilmiş olup geçiş döneminde hak kaybına uğrayacak öğrencilerin durumuyla ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığı görülmektedir. Ancak gelinen aşamada bu sorunların hala geçerliliğini koruduğu, Kurumumuza başvuruların yapıldığı dikkate alındığında konuya hassasiyetle yaklaşılması gerekmektedir.

18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 22 Ağustos 2024 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında incelenen Dikey Geçiş Sınavı kılavuzunda Ön Lisans Mezuniyet Alanlarına Göre Dikey Geçiş

Yapılabilecek Lisans Programları Tablosu’nda yapılan değişikliğin, anılan tarihte hali hazırda bahsi geçen bölümden mezun yahut öğrenci statüsünde olan kişilerin haklarını koruyucu nitelikte tedbirler alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan

değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup; Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; “Dikey Geçiş Sınavı Kılavuzunda Ön Lisans

Mezuniyet Alanlarına Göre Dikey Geçiş Yapılabilecek Lisans Programları Tablosu”nda yapılan değişikliklere ilişkin olarak, geçiş düzenlemeleri öngörülmesi suretiyle ilgili bölüm öğrencilerinin ve mezunlarının haklarını koruyucu tedbirler alınması hususunda YÜKSEKÖĞRETİM KURULU

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA, bilgisi için ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi

/