|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından tebliğ edilen uyarma ve kınama disiplin cezalarının kaldırılması talebini incelemektedir. Başvuran, disiplin cezalarının gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, soruşturma sürecinde usulsüzlükler yapıldığını ve kendisine yönelik mobbing uygulandığını iddia etmiştir. İnceleme sonucunda, başvuranın, “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak” gerekçesiyle uyarma cezası alması gerektiği, ayrıca öğrencisine yönelik iddiaların sübuta ermediği belirtilmiştir.
Disiplin cezalarının uygulanması, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirmemeleri veya yasak fiillerde bulunmaları durumunda gereklidir. Bu bağlamda, başvuranın fiilleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirilmiş ve disiplin amirinin takdir yetkisi kullanılarak uygun ceza verilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın disiplin cezalarının kaldırılması talebi reddedilmiş, disiplin cezalarının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu karar, disiplin hukuku ilkeleri ve kamu görevlilerinin sorumlulukları açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/17146-S.22.26282
BAŞVURU NO : 2022/9952
KARAR TARİHİ : 29/12/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇANAKKALE İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
Disiplin cezalarının kaldırılması taleplidir.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 18/07/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; Ortaokulu Müdürlüğünün 23/05/2022 tarihli ve
sayılı yazısı ile tebliğ edilen uyarma ve kınama disiplin cezalarının tecziyesine konu soruşturma raporunda esas ve usul açısından hatalar olduğunu, müşteki yönelik hareketinin asla Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak olarak değerlendirilemeyeceğini, soruşturmada gözden kaçırılan hususlar olduğunu, ile daha önceden aralarında bir niza olduğunu, olay tarihinde de kendisinden bilerek çay istemek suretiyle kendisini küçük düşürdüğünü, bu sebeple soruşturma iddiasının aksine öğretmen gurur ve haysiyetini korumak adına kendisine gayet sakin şekilde ve oradaki amirlerden izin alarak gerekli cevabı verdiğini, ayrıca tüm tanıkların kendisinin yüksek sesle konuşmadığını ve hakaret içeren bir söz veya davranışta bulunmadığını teyit ettikleri halde suçun sübuta ermiş olarak gösterildiğini, lehine ifadelerin dikkate alınmadığını, bu yönüyle eksik inceleme ve savunma hususları dikkate alınmadan verilen cezanın hem disiplin hem de genel ceza hukuku ilkelerine aykırı olduğunu, olayda müştekinin sendika temsilcisi olarak hak ve yetkilerini aşan olumsuz tutumunun da gözden kaçırıldığını, diğer yandan sıralı disiplin amirlerinin ceza ve indirime dair takdir yetkilerini kullanmalarında yeterli özenin gösterilmediğini, Roman Mahallesi ve Sarısöğüt gibi zor okullarda eğitimci ve idareci olarak gösterdiği yüksek performansın ceza takdirinde dikkate alınmadığını, öğrenci dövülmesi sebebiyle verilen disiplin cezasında da disiplin amirlerinin ceza ve indirime dair takdir yetkilerini kullanmada özenli olmadıklarını, sanki kendisi çocuğa şiddet uygulamış gibi değerlendirme yapıldığını, oysa yaptığının yargı içtihatlarına da girmiş olan eğitim amaçlı ve basit bir tekdir olduğunu ve şiddetin olayın özünde yer almadığını, olayın şahidi olan öğrencinin bunu ifadesinde beyan etmiş olduğunu, tuvalette kendisine herhangi bir şiddet uygulayabilecek kadar yakınlaşmadığını, dolayısıyla tuvalette dövmek gibi bir ağır fiil ve suç işleme kastı olmadığı gibi böyle bir fiilin de söz konusu olmadığını, birinci
derece disiplin amirinin ifadesinin tamamen veli anlatımlarına dayanan asılsız ve maksatlı ifadeler olduğunu, aleyhine tanıklık yapan disiplin amiri tarafından ceza disiplin işlemi tesis edilemeyeceğini düşündüğünü, disiplin amiri tarafından 2021-2022 eğitim öğretim yılı boyunca şahsına yapılan baskı, mobbing ve aşağılayıcı davranışlara dair idareye yaptığı şikâyet göz önünde bulundurulduğunda aleyhine bir ceza tesis etmesinin hukuki ve ahlaki olmayacağı kanaatinde olduğunu ifade ve iddia etmiş olup, tarafına verilen disiplin cezalarının kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 01/08/2022 tarihli ve sayılı bilgi ve belge talebine istinaden,
Çanakkale Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen 07/09/2022 tarihli ve sayılı yazıda herhangi bir açıklamaya yer verilmeksizin talep edilen belgeler yazı ekinde gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;
3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2) “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu maddesinde
“Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst
kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. (Değişik üçüncü fıkra:
7/5/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde
“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak,
e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
B – Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama
cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, e) Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, f) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, j) Verilen emirlere itiraz etmek, k) Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, l) Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak.
m) (Ek:17/9/2004 – 5234/1 md.)Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.
C – Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak, b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek, c) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak, d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak, e) Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek, f) Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, g) (Mülga: 13/2/2011 – 6111/111 md.)
h) (Mülga: 13/2/2011 – 6111/111 md.)
ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, j) (Mülga: 13/2/2011 – 6111/111 md.)…
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir…”,
5.2) “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri
işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,
Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,
5.3) “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan
disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmıyan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Ret Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran, Ortaokulu Müdürlüğünün 23/05/2022 tarihli ve
sayılı yazısı ile tebliğ edilen uyarma ve kınama disiplin cezalarının kaldırılmasını talep etmektedir (§1).
8) Dosya kapsamında yapılan incelemede;
8.1) Çanakkale İl Eğitim Müfettişleri Başkanlığının 02/02/2022 tarihli ve
sayılı görevlendirme yazıları ekindeki Çanakkale Valiliğinin 02/02/2022 tarihli ve sayılı Olur’u gereği, Ortaokulu Öğretmeni 27/01/2022 tarihli dilekçesinde bulunan; 22/01/2022 tarihinde sınavında uygulama komisyon görevlisi öğle arası saat 13.00 civarı Öğretmenevinde İl Milli Eğitim Şube Müdürü İlçe
Milli Eğitim Şube Müdürü ile birlikte otururlarken, üzerlerine yürür gibi gelip kabadayıca, masa basar gibi tehditkâr ses tonuyla “Sen benden nasıl çay istersin? Ben garson muyum?
Benden çay isteyemezsin.” diye bağırarak üzerine yürüdüğü, araya İl Milli Eğitim Şube
Müdürü girdiği ve onu uzaklaştırmaya çalıştığı, Bey’in uyarılarına da karşılık verdiği” iddiaları ile birlikte Çanakkale Valiliğinin 22/03/2022 tarihli ve sayılı
Olur’ları ile 31/03/2022 tarihli ve sayılı Olur’ları ekindeki “15/03/2022 tarihli CİMER başvurusu ve 16/03/2022 tarihli dilekçesinde yer alan özetle, Ortaokulu Öğrencisi Müdür Yardımcısı tuvalete kapatarak ve vurarak eziyet yaptığı, dövdüğü” iddiasının soruşturmanın konusunu oluşturduğu,
8.2) Fiil ve hallerin işlendiği tarihlerin sırasıyla 22/01/2022 ve 15/03/2022 olduğu,
8.3) Fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihlerin sırasıyla 27/01/2022 ve 15/03/2022 olduğu,
8.4) İncelemenin/soruşturmanın 02/02/2022 tarihinde başladığı, 14/04/2022 tarihinde bitirildiği, Eğitim
Müfettişleri tarafından 14/04/2022 tarihli ve sayılı Soruşturma Raporunun düzenlendiği,
/
8.5) Söz konusu Soruşturma Raporunda;
8.5.1) Çanakkale Valiliğinin 02/02/2022 tarihli ve sayılı Olur’u gereği,
İlçesi Ortaokulu Öğretmeni 27/01/2022 tarihli dilekçesinde yer alan iddialarla ilgili olarak ifadelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; çay ocağına çaycı olmadığı halde, çaycı bahçededir diyerek göre göre çay söylemesi, daha önceden de ile aralarında bir sorun yaşanmış olmasından dolayı, bu durumda sana söylemedim dese de, bir tahrik oluşturmuş olabileceği, Çaycı yanına alarak ve Milli Eğitim Şube Müdürlerinin olduğu masaya gitmesi ve Bey’e “Çaycı bu, çayı buna söyleyeceksiniz, bana çay söyleyemezsin” anlamında sözler söylediği tanıklar tarafından doğrulanmakta, kendisi tarafından da kabul edilmektedir.
Ancak tanıklardan dört tanık; bağırarak söylediğini, Memur de tartışma şeklinde diyerek normal dışı bir söylem olduğunu, diğer üç tanık ve da bağırmadan söylendiğini ifade etmektedirler. İl Milli Eğitim Şube
Müdürü ayağa kalkarak araya girdiği ve yatıştırmaya çalıştığı tanıklarca da doğrulanmaktadır. hitaben sözlerini normal bir konuşma üslubuyla söylemiş olsaydı, araya girerek yatıştırmaya çalışmasına da gerek kalmazdı. Gerek tanıkların ifadeleri gerekse yatıştırmaya çalışması, karşı sarf ettiği sözlerini bağırarak söylediğinin sübuta erdiği, bu fiilinin 657 sayılı Kanunun 125/A-e maddesi; “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışla bulunmak” kapsamında olduğu kanaatine varıldığından, UYARMA cezası ile tecziyesi gerektiği, idari ve mali yönden işlem tayinine gerek olmadığı,
8.5.2) Çanakkale Valiliğinin 22/03/2022 tarihli ve sayılı Olur’ları ekindeki
“CİMER başvurusunda yer alan özetle, Ortaokulu Öğrencisi
Müdür Yardımcısı tuvalete kapatarak ve vurarak eziyet yaptığı” ve yine Çanakkale
Valiliğinin 31/03/2022 tarihli ve sayılı Olur’ları ekindeki 16/03/2022 tarihli dilekçesinde yer alan “…Müdür Yardımcısı oğlu dövdüğü,…” iddiası ile ilgili olarak ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 15/03/2022 tarihli ve 2201231011 sayılı CİMER başvurusunda yer alan, öğrencisini tuvalete kapattığı iddiasının, müşteki ve mağdur öğrenci ’ün ifadeleriyle doğru olmadığı belirtilmiş olup, iddia sübuta ermemiştir. Okul Müdürü ifadesinde özetle; “… Bey yalan söyleyebilirim ama söylemeyeceğim, evet vurdum dedi. Çocuğunuz bir daha yanıma gelmesin, onunla ilgilenmeyeceğim, kim ilgilenirse ilgilensin dedi, çıktı gitti…” demiş, ayrıca; şifahen koridorda kamera olup olmadığı varsa kayıtları istendiğinde, koridorda kamera olduğu ancak olayla ilgili olarak incelendiğinde bozuk olduğunu tespit ettiğini ve değiştirildiğini söylemiş, bununla ilgili tutanağı sunmuştur. 15/03/2022 tarihinde okula geç kaldığı için birden fazla yanına gitmesi, Cuma Harunoğlu’nun daha sonra gel demesi, sınıfa çıkıp ağlaması, tuvalete götürmesi veya göndermesi olarak olayın meydana gelişi ve sonucuna kadar olan anlatımların herkes tarafından kabul edildiği, ancak; Öğrenci tokat attığı (vurduğu)
tarafından reddedildiği, tanık öğrenci olayı doğrularken ağladığını ve ağlama sebebini korkmasına bağladığı ve Bey için “ama vurmadı” diyerek iddiayı doğrulamamakta, ancak, mağdur öğrenci kendisine oda dışında, nöbetçi masasının orada vurduğunu söylediğinden vurma eylemini görmemiş olmasının olağan olduğu, herhangi bir fiziki bir hareket olmadan ağlamasının ise olağan olmadığı, yüzünde kızarıklık görmesi, öğretmenin de olayın hemen akabinde öğrencinin ağlamasına müdahale edip tuvalete götürmesi veya göndermesi, ayrıca;
Okul Müdürü yanında yapılan görüşme sırasında vurduğunu kabul ettiğini söylemesi ve Okul Müdürü da ifadesinde; “…yalan söyleyebilirim ama söylemeyeceğim, evet vurdum.” dediğini söyleyerek velinin söylemini doğrulamaktadır. Olayın oluşumu,
seyri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tanık ve Okul Müdürünün ifadeleri ile iddia doğrulanmaktadır. Sübuta eren Ortaokulu Müdür Yardımcısı 5/A sınıfı
Öğrencisi tokat attığı (vurduğu) iddiasının sübuta erdiği yönünde kanaate varılmış, sübuta eren fiil 657 sayılı Kanunun 125/C-ı maddesi “Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” kapsamında olduğundan 1/30 ORANINDA
AYLIKTAN KESME cezası ile tecziyesi gerektiği, idari ve mali yönden işlem tayinine gerek olmadığı hususlarının belirtilmiş olduğu,
8.6) Başvuranın savunmasının 05/05/2022 tarihli, 8 sayılı ve ‘Savunmanız’
konulu yazı ile talep edildiği, başvuranın 10/05/2022 tarihli yazı ile savunmasını sunduğu,
8.7) Cevatpaşa Ortaokulunun başvurana hitaplı 23/05/2022 tarihli, sayılı ve
‘Disiplin Cezası Tecziyesi’ konulu yazısında; “…1. Maddedeki 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
125/A-e maddesi; (Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak) kapsamında olduğundan UYARMA cezası ile ilgili savunmanız yeterli görülmemiş olup hakkınızda verilen
“UYARMA” cezasının uygulanması uygun görülmüştür.
2. Maddedeki 657 Sayılı Devlet Memurlun Kanunu’nun 125/C-ı maddesi; (Hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak) kapsamında olduğundan 1/30 ORANINDA AYLIKTAN KESEME cezası ile ilgili savunmanız çerçevesinde bir alt ceza olan
“KINAMA” cezası olarak uygulanması uygun görülmüştür.
Bundan sonraki çalışmalarınızda ve davranışlarında daha dikkatli olmanız ve uhdenizde bulunan görevlerinizde ve sorumluluklarınızda herhangi aksaklığa meydan vermemeniz hususunda
Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.” denildiği ve bahsi geçen yazının 23/05/2022 tarihinde başvurana tebliğ edildiği,
8.8) Başvuranın İl Disiplin Kuruluna gönderilmek üzere vermiş olduğu 31/05/2022 tarihli dilekçesinin,
Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün Çanakkale Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğüne hitaplı 31/05/2022 tarihli ve sayılı yazısı ekinde gönderildiği,
8.9) Çanakkale Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün başvurana hitaplı 08/06/2022 tarihli ve
yazısında, 31/05/2022 tarihli itiraz dilekçesine ilişkin; Devlet Memurları Disiplin
Yönetmeliğinin 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında “İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür.” denildiğinden dilekçe ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığının belirtildiği
8.10) Başvurana ilişkin ‘Ödül Kayıt Kartı’nda bir adet başarı belgesi olduğu, ‘Ceza Kayıt Kartı’nda;
18/07/2019 tarihli ve sayılı kınama, 06/05/2020 tarihli ve sayılı uyarma, 06/05/2020 tarihli ve sayılı kınama, 06/05/2020 tarihli ve sayılı kınama disiplin cezalarının olduğu,
8.11) Disiplin cezalarının kesinleşmesi sonrası tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumuna müracaat
edilerek disiplin cezalarının kaldırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.
9) Danıştay 12. Dairesinin 23/03/2011 tarihli ce E.2008/857, K.2011/1319 sayılı kararında; “Disiplin
cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurallar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.” denilmektedir.
10) Millî Eğitim Bakanlığında görev yapan Devlet memurlarının disiplin amirlerini belirlemek amacıyla
düzenlenen, 02/01/2022 tarihli ve 31707 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı
Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin eki ‘Millî Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Cetveli’nde; taşra teşkilatında okullarda, okul/kurum/merkez müdürleri dışındaki diğer personelin disiplin amiri olarak
‘müdür’ belirlenmiş olduğu görülmektedir.
11) Somut olayda; disiplin cezalarına konu fiillerin sırasıyla 22/01/2022 ve 15/03/2022 tarihlerinde
gerçekleştiği, fiillerin sırasıyla 27/01/2022 ve 15/03/2022 tarihlerinde idare tarafından öğrenildiği, 02/02/2022 tarihinde Eğitim Müfettişlerinin soruşturmacı olarak görevlendirildiği, soruşturmayı yürüten
Eğitim Müfettişleriyle başvuranın husumetinin olduğuna dair herhangi bir verinin dosya kapsamında yer almadığı, disiplin amiri olan okul müdürünün şahit olduğu sürece ilişkin soruşturma kapsamında ifadesinin alınmasının soruşturmanın tarafsızlığını etkilemeyeceğinin değerlendirildiği, 02/02/2022 tarihinde başlanan soruşturmanın 14/04/2022 tarihinde bitirildiği, disiplin amiri (okul müdürü) tarafından 05/05/2022 tarihinde başvuranın savunmasının talep edildiği, başvuranın uyarma ve kınama disiplin cezaları ile tecziyesine ilişkin yazının 23/05/2022 tarihinde başvurana tebliğ edildiği dikkate alınarak 657 sayılı
Kanunun 127 nci maddesi (§5.2) kapsamında husus değerlendirildiğinde; fiilin işlendiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlandığı, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde de disiplin cezasının verildiği, dolayısıyla zamanaşımı süresi içinde idare tarafından işlem tesis edilmiş olduğu görülmektedir.
12) Diğer taraftan; soruşturma sürecinde şikayetçilerin ve tanıkların ifadelerinin alınarak değerlendirilmesi
sonucunda soruşturmacılar tarafından uyarma ve 1/30 oranında aylıktan kesme disiplin cezalarının önerilmiş olduğu, disiplin amiri tarafından; soruşturma raporu, başvuranın savunması, ödül ve ceza bilgileri (başvuran hakkında üç adet kınama, bir adet uyarma cezası ve bir adet başarı belgesi bulunduğu) ile çalışmalarının dikkate alınarak ve dolayısıyla 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinde (§5.1) yer alan; geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir düzenlemesi çerçevesinde takdir yetkisi kullanılarak başvuranın uyarma ve kınama disiplin cezaları ile tecziye edilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
13) Ayrıca başvuran tarafından, öğrenciyi tuvalette dövmek gibi bir ağır fiil ve suç işleme kastı olmadığı
gibi böyle bir fiilin de söz konusu olmadığı belirtilmişse de soruşturma raporunda konuya ilişkin, öğrencisini tuvalete kapattığı iddiasının sübuta ermemiş olduğu vurgulanmıştır.
14) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın, Ortaokulu
Müdürlüğünün 23/05/2022 tarihli ve sayılı yazısı ile tebliğ edilen uyarma ve kınama disiplin cezalarının kaldırılması talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği,
ancak Kurumumuzun 01/08/2022 tarihli ve ‘Bilgi-belge talebi’ konulu yazısında talep edilen hususlara dair herhangi bir açıklama yapılmaksızın ilgili belgelerin gönderilmiş olduğu, ayrıca idare tarafından başvurana tebliğ edilen disiplin cezaları ile tecziyesine ilişkin 23/05/2022 tarihli ve sayılı yazıda hangi sürede hangi mercie başvurulabileceği gösterilmediğinden, “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespitiyle Çanakkale Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün, bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Çanakkale İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ve ÇANAKKALE VALİLİĞİ İL MİLLİ
EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi