ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı biriminde aldığı disiplin cezalarının iptali talebi incelenmiştir. Başvuran, 04/10/2019 tarihinde “özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek” gerekçesiyle verilen uyarma cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. İdare, başvuranın mesai saatleri içinde görev mahallinde bulunmadığını ve bu nedenle cezanın verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunmuştur. Ayrıca, başvuranın 08/10/2019 tarihli “devlet memuru vakarına yakışmayan tutum” gerekçesiyle aldığı diğer cezanın da hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın 04/10/2019 tarihli cezasının iptalini önerirken, 08/10/2019 tarihli cezanın reddini uygun bulmuştur. Bu karar, disiplin cezalarının kamu hizmetinin gereği olarak uygulanması ve memurların görevlerini yerine getirmeleri açısından önem taşımaktadır. Sonuç olarak, başvuranın talebi kısmen kabul edilmiş, ancak diğer ceza iptal edilmemiştir. Bu durum, disiplin hukuku çerçevesinde memurların sorumluluklarını ve idarenin yetkilerini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/5604-S.20.8928

BAŞVURU NO : 2019/17916

KARAR TARİHİ : 08/04/2020

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kendisine verilen uyarma disiplin cezalarının iptali talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/10/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuranın; Kurumumuza birbiriyle bağlantılı olarak yaptığı, ve 12/10/2019

tarihli olmak üzere 2 başvurusunun bulunduğu tespit edilmiştir.

2) Başvuran, tarihli başvurusunda özetle; Millî Savunma Bakanlığı Deniz

Kuvvetleri Komutanlığı Çanakkale Boğaz Komutanlığına bağlı Çanakkale Bakım Onarım ve

İstihkâm Komutanlığında teknik hizmetler sınıfında inşaat mühendisi olarak görev yaptığını,

13 Eylül 2019 tarihinde 3 mesai arkadaşı ile birlikte Birlik Komutanını şikâyet etmek için

izinsiz adliyeye gitmelerinden dolayı UYARMA Disiplin Cezası aldığını, 16 Eylül 2019 tarihinde savunma vermesi için 23 Eylül 2019 tarihi saat 12.00’ye kadar süre verildiğini ( 6,5 gün süre), 04 Ekim 2019 tarihinde soruşturma heyeti olarak 3 birlik personelinin geldiğini ve sözlü ifadesinin alındığını, kendilerine birlik komutanı hakkında suç duyurusunda bulunmak üzere öğle tatilinde adliyeye gittiğini (13.00-14.00 arası) ve Sayın Savcının ifadesini alması sebebiyle öğle saatlerinde girdiği odasından ancak 15.20 sularında çıkabildiğini bu sebeple haber veremediğini/telefona cevap veremediğini ifade ettiğini ve Savcılık makamından doğrultulması gerektiğini söylediğini, kendisine 04 Ekim 2019 tarihinde Disiplin Cezası

Kararının tebliğ edildiğini, cezasının “özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” fiilinden dolayı verildiğini, sicil amirinin saat 14.58’de durumdan haberdar edilmesine rağmen hakkında suç duyurusunda bulunulan Birlik Komutanı emrinde çalışması sebebiyle hakkında tutanak tutmak zorunda olduğunu bir çok kez ifade ettiğini, tarafına amirince beslenen husumet nedeniyle şahsına disiplin cezası vermesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, şahsına ayrımcı tavrın ispatı için Birlik kapısındaki kamera kayıtlarının 13/09/2019 tarihi ve öncesinin incelenmesini talep ettiğini, bu talebinin reddedildiğini iddia ve ifade ederek UYARMA Cezasının iptalini talep etmektedir.

3) Başvuran, 12/10/2019 tarihli başvurusunda özetle; Çalışma odasının ve bayanlar

tuvaletinin temizlenmediği hususlarında birçok kez sıralı sicil amirlerine sözlü müracaatta bulunduğunu, sözlü müracaattan bir sonuç alamayınca Çanakkale Bakım Onarım İstihdam

Komutanlığına yazılı olarak müracaatta bulunduğunu, dilekçesine herhangi bir cevap verilmediğini, Çanakkale Boğaz Komutanlığı’nın intranet sayfasında konuyla ilgili görüş ve önerisini sunduğunu, dilekçesine cevap verilmediği için şikayet ettiği amiri atlayarak bir üst makam olan Çanakkale Boğaz Komutanlığına dilekçe ile başvurduğunu, dilekçesinin usulsüz müracaat olarak değerlendirilerek bir işlem yapılmadan iade edildiğini, 06 Eylül 2019 tarihinde

Çanakkale Boğaz Komutanı Tuğamiral tarafından yapılan denetleme esnasında izinsiz olarak çöplerle birlikte fotoğrafının çekildiğini, aynı gün denetleme esnasında çalışma odasının temizlik hususlarını sağlamadığı sebebiyle konu hakkında yazılı savunmasının 13 Eylül 2019 tarihine kadar verilmesinin bildirildiği, Çanakkale Bakım Onarım İstihkam Komutanlığı’nın 06/09/2019 tarihli 27 numaralı Komutan Daimi emri ile oda/mahal kullanıcı personel tarafından temizliklerin 06/09/2019 tarihinde sağlanacağı, temizlik tamamlanana kadar mesainin terk edilmeyeceği, temizliğin tamamlanması sonrası 1.disiplin amirine kontrol ettirileceğinin tarafına tebliğ edildiğini, 09/09/209 tarihli 28 numaralı Komutan daimi emriyle odalarda bulunan çöp kovalarının her gün kullanıcı personelce döküleceğinin tarafına tebliğ edildiğini,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36.ve 45. Maddeleri gereğince yardımcı sınıfa ait

temizlik işlerini yapmadığı için şahsına verilen ceza ve emirlerin hakkaniyet ile bağdaşmadığını, çöp tenekelerini boşaltmadığı ve mahal temizliğini yapmadığı gerekçesiyle

Devlet Memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmaktan 2’inci defa UYARMA

Cezası aldığını ifade ederek görevi dışı temizlik işine ait UYARMA cezasının iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

4) Kurumumuzun 08/11/2019 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına

istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 17/12/2019 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde ( için belirtilen hukuki görüşün , için geçerli olduğu) özetle;

4.1) Başvuru konusu olan 04 Ekim 2019 tarihli uyarma cezasına ilişkin olarak; dosya

kapsamında elde edilen delillerden 13 Eylül 2019 tarihinde mesai saatleri içerişinde görev mahallinde bulunmadığı tespit edilen e 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125/A-b maddesi gereği “özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” disiplinsizliği sebebiyle uyarma cezasının verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

4.2) “Özürsüz veya izinsiz göreve geç gelmek erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek”

ile ilgili düzenlenen disiplin soruşturması için 13 Eylül 2019 tarihinde soruşturma heyeti atandığı ve soruşturmaya 16 Eylül 2019 tarihinde başlandığı, bu kapsamda söz konusu personelin savunmasının tutanak ile kayıt altına alınmış olması ve işlemiş olduğu fiilin sübuta ermesi nedeniyle 16 Eylül 2019 tarihinde ceza verildiği,

4.3) Çanakkale Bakım Onarım ve İstihkâm Komutanlığının konuyla ilgili ilave

değerlendirmelerinde;

4.3.1) Devlet Memuru şikayetlerinin yeterli olmadığını düşünmesi

nedeniyle diğer 3 personel ile birlikte 13.09.2019 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu hususunun ilk defa 13 Kasım 2019 tarihinde öğrenildiği, günümüze kadar geçen sürede herhangi bir mazeretine istinaden kısa süreli izin taleplerinin tamamı uygun görülen personelin konu hakkındaki savunması incelendiğinde Komutanlıkta Cuma günleri uygulanan öğle arası (13:00-14:00) saatleri içerisinde şikayetlerini dile getirerek mesaiye zamanında dönebileceğini değerlendirdiği, ancak işlemlerin uzun sürmesi nedeniyle mesaiye

16.45 civarında geldiğini beyan etliği görüldüğü, 657 sayılı Kanun Madde-125 A (b) ”Özürsüz

veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” suçunu işlemiş olduğunu kabul ettiği, gecikeceğini anladığı zaman itibariyle ilk veya diğer amirlerine ulaşabileceği, nöbetçi astsubaylığına veya birlikte bulunan herhangi bir mesai arkadaşı kanalıyla izin talep edebileceği halde komutanını şikayet ettiği hususunun bilinmesini istememesi nedeniyle haber vermemeyi tercih ettiği, gerek tutanak gerek kamera kayıtları incelendiğinde tahkikata başlandığı, bu kapsamda suçun sübuta erdiği, 16 Eylül 2019 tarihinde konuya ilişkin savunmasının istendiği,

4.3.2) Devlet Memuru 20 Eylül 2019 tarihinde cevaben vermiş olduğu

savunmasında haklı/nesnel gerekçelere yer veremediği gibi nerede olduğu amirlerince bilinmediği halde 14.58’de ilk amiri ile yapılan görüşmede “…bana mesaiye geç kalmakla ilgili bir şey söylemediniz” ifadesine yer vermekte olduğu,

4.3.3) Kamu Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğu 11.10.2019 tarihli şikayet başvurusunda

“…Birlik Komutanı hakkında suç duyurusunda bulunmak üzere öğle tatilinde adliyeye gittiğimi (13.00-14.00 arası) ve Cumhuriyet Savcısının ifademi alması sebebiyle haber veremediğimi/telefona cevap veremediğimi ifade ettim ve ifademin savcılık makamından doğrultulmasını talep ettim. Ancak ifadem tutanak altına alınmadı.” ifadesi yer almaktadır.

Ancak bu tarihten daha önce kendi yazmış olduğu 16/09/2019 tarihli savunmasında Birlik

Komutanını şikayet ettiğine dair herhangi bir bilgiye yer vermediği, bu çerçevede Kamu

Denetçiliği Kurumuna şikayet başvurusunda yapmış olduğu beyanının tamamen asılsız olduğu ve amirlerine suç isnat edebilmek maksadıyla kasten yanlış beyan verdiği, bahse konu şikayetlerin işlemiş olduğu suçlar nedeni ile almış olduğu cezaları iptal ettirebilmek için asılsız iddialar ile kurumu yanıltmak maksadıyla şikayetçi olduğunun değerlendirildiği,

4.3.4) Özürsüz veya izinsiz göreve geç gelmek erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” ile

ilgili düzenlenen disiplin soruşturması için 13 Eylül 2019 tarihinde soruşturma heyeti atandığı ve soruşturmaya 16 Eylül 2019 tarihinde başlandığı, söz konusu personelin savunmasının tutanak ve kamera görüntüsü ile kayır altına alınmış olması ve sübuta ermesi nedeniyle 16/09/2019 tarihinde istendiği, tarihler dikkate alındığında savunma için 7 gün süre verildiği, bununla birlikte personelin 7 günü geçirerek savunma hakkından vazgeçmiş sayılmaması için savunmasına bu yönde ikaz yazıldığı, söz konusu personelin savunması için ek süre talep edebileceği halde etmediği hatta savunmasını aldıktan 4 gün sonra 20/09/2019 tarihinde amirine teslim ettiği,

4.4) Başvuru konusu olan 08 Ekim 2019 tarihli uyarma cezasına ilişkin olarak;

4.4.1) Devlet memuru veya bir başka personele genel kullanıma yönelik mahallerin

temizletilmesi yönünde bir görev ve/veya sorumluluk verilmediği, personele kendi çalışma mahallerine ilişkin temizlik bakım faaliyetlerini yapmalarına ilişkin emirler 06 Eylül 2019 tarihli ve 27/19 sayılı Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığı Daimi Emri içeriğinde bahsi geçen yönergelere ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 12’nci maddesinde yer alan

“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve İtina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen

Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar. ” amir hükmüne istinaden düzenlendiği,

4.4.2) Dolayısıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125/A-a maddesi gereği, verilen emir

ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmî belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, disiplinsizliğini 06

Eylül 2019 tarihinde gerçekleştirdiği tespit edilen e uyarma cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

4.5) Çanakkale Bakım Onarım Komutanlığından gelen bilgi ve belgelerdeki

değerlendirmelerde;

4.5.1) 08/10/2019 tarihli UYARMA cezasına konu olan temizlik işlerinin yürütülmesi ile ilgili

işlemlerin görev sorumluluk olarak herhangi bir temizlik birimi veya müstahdem kadrosunun olmadığını, Komutanlığın TMK’ sında 3 Hizmet Er; 2 Kazan Er ve 2 Şoför Er bulunduğunu, ancak söz konusu kadrolara uygulamada uzun süredir sadece 1 hizmet Er ve 1 Kazan Er’in tertiplendiği, Tüm birliğin genel temizlik faaliyetleri 1 Hizmet Er ve I Kazan Er olmak üzere toplam 2 Er ile yapılmaya gayret gösterildiğini, Erlerin Komutanlık binası alt ve üst koridoru, bay/bayan tuvaletlerini temizlemekte, çöpleri dökmekte, gün içerisinde açık alanlarda çim biçme, süpürge vb. faaliyetler ile görevli olduklarını, Erlerin tüm temizlik faaliyetini gün içerisinde yapılması zorunlu nazari eğitim saatleri haricinde ve hafta sonlarından istifade ile yapıldığını, Komutanlığın 138.000 metrekare açık alanı olup, ayrıca kapalı alanların da temizliği/bakım tutumu için 2 Er yeterli olmadığı dikkate alınarak tüm personele; kendi çalışma mahallerinde kullanmış oldukları demirbaş (masa, sandalye vb.) eşyanın, ambar, atölye, ofis zeminlerinde kendi kullanımlarına bağlı olarak oluşan kirliliğin temizlenmesi, kendi ürettikleri çöpü (büfede bulunana) çöp kovasına dökmeleri yönünde önce sözlü olarak emir verildiğini, Komutanlık binasında tek noktada toplanan çöpler Er marifeti ile çöp toplama aracına günlük olarak teslim edildiğini,

4.5.2) Hiçbir devlet memuru veya bir başka personele genel kullanıma yönelik mahallerin

temizletilmesi yönünde bir görev ve/veya sorumluluk verilmediğini, Personele kendi çalışma mahallerine ilişkin temizlik/bakım faaliyetlerini yapmalarına ilişkin emirler DKY 87-3(D)

Dz.K.K.lığı Denetleme ve Değerlendirme Yönergesinde yer alan mahal kontrol listesinde belirtilen temizlik ve 657 Sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde yer alan “Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

” amir hükmüne istinaden verildiği, tamamen Kanundan alınan destek ile verildiği, hatta

Anayasamızın sağlık ve çevrenin korunması kapsamındaki 8-A-56’ıncı maddesinde çevre sağlığının korunması devletin ve vatandaşların ödevi olarak hükmolunduğu,

4.5.3) Ancak 6 Eylül 2019 tarihinde yapılan Çanakkale Boğaz Komutanlığı denetlemesinde

normalde masa altında bulunan çöp kovalarının odaya girildiği anda fark edilecek şekilde masaların dışına konulduğu, çöplerin kovaların dışına taşacak kadar dolu olduğu, yerlerin normal kabul edilemeyecek kadar kirli olduğu hususları tesbit edilerek denetleme heyetince fotoğraflandığı, bu durum sonucunda verilen sözlü emirlerin bahse konu personel tarafından yerine getirilmediği anlaşılmış olup ayrıca tüm personeli kapsayacak şekilde yazılı olarak 6/09/2019 tarih ve 27/19 numaralı ve 09/06/2019 tarih ve 28/19 numaralı emirler verildiği,

4.5.4) Bu çerçevede 657 Sayılı Kanun Madde-11; “Devlet memurları kanun, tüzük ve

yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar, Devler memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve hukuka aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur, Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir, Konusu suç teşkil edem emir, hiçbir suretle yerine getirilmez: yerine getiren kimse sorumluluktan kumlamaz, Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır,” hükmü gereği; verilen emri yerine getirmesi ve doğan mağduriyetini müteakiben bildirmesi gereken anılan personel tarafından; ilgili kanun maddesinde belirtilen hususların aksine davranıldığı, anılan personelin emri yerine getirmeden şikâyet dilekçesi verdiği, dilekçeye cevap verilmeden temizlik yapmamak için direnç gösterdiği, dilekçesine verilen sözlü cevaplara rağmen emrin gereğini yerine getirmediği görüldüğü, yapılan denetleme esnasında da bunu sözlü olarak beyan ettiği, aynı kanun içerisindeki yasal dayanağa istinaden kendisine teslim edilen eşya ve demirbaşı temiz bulundurması yönündeki emir de yasal olmayan bir emir teşkil etmediği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5) Anayasamızın;

5.1) “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36 ıncı maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve

yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

5.2) “Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Anayasa ile

tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.”

5.3) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

6) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

7) 1/11/1984 tarihli 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunu’nun,

7.1) “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Kanun, Türk vatandaşları ve Türkiye’de

ikamet eden yabancılar tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi ile idarî makamlara yapılan dilek ve şikâyetler hakkındaki başvuruları kapsar.”

7.2) “Dilekçe Hakkı” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Türk vatandaşları kendileriyle veya

kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler.”

7.3) “Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi” başlıklı 7 inci maddesinde; “Türk

vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir.”

8) 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,

8.1) “Temel ilkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Sınıflandırma: A) Devlet kamu

hizmetleri görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır.”

8.2) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10

uncu maddesinin ikinci maddesinde; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.”

8.3) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde; “Devlet

memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.”

8.4) “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesinde; “Devlet memurları,

görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.”

8.5) “Kadroların tespiti” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Kadrosuz memur çalıştırılamaz.

(Değişik ikinci fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/182 md.) Kadrolar, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde gösterildiği şekilde düzenlenir.”

8.6) “ Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ıncı maddesinde; “Bu Kanuna tabi kurumlarda

çalıştırılan memurların sınıfları aşağıda gösterilmiştir.

…

II – TEKNİK HİZMETLER SINIFI: Bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidrojeolog, hidrolog, jeofizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi, istatistikçi, yöneylemci (Hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatcı, ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olup da, öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veya bölümlerinden mezun şehir plancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 3437 ve 9/5/1969 tarih 1177 sayılı Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çay eksperleri, fen memuru, yüksek tekniker, tekniker teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, Teknik Hizmetler sınıfını teşkil eder.

…

X – YARDIMCI HİZMETLER SINIFI: Yardımcı hizmetler sınıfı, kurumlarda her türlü yazı ve dosya dağıtmak ve toplamak, müracaat sahiplerini karşılamak ve yol göstermek; hizmet yerlerini temizleme, aydınlatma ve ısıtma işlerinde çalışmak veya basit iklim rasatlarını yapmak; ilaçlama yapmak veya yaptırmak veya tedavi kurumlarında hastaların ve hastanelerin temizliği ve basit bakımı ile ilgili hizmetleri yapmak veya kurumlarda koruma ve muhafaza hizmetleri gibi ana hizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerde her kurumun özel bünyesine göre ve yine bu mahiyette olmak üzere ihdasına lüzum gördüğü yardımcı hizmetleri ifa ile görevli bulunanlardan 4 üncü maddenin (D) bendinde tanımlananların dışında kalanları kapsar.(2)

(Ek: 28/3/1988 – KHK-318/1 md.) Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerden hizmet yerlerinin ve tedavi kurumlarının temizlenmesi, tesisatın bakım ve işletilmesi ve benzeri nitelikteki hizmetlerin üçüncü şahıslara ihale yoluyla gördürülmesi mümkündür.”

8.7) “Memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılmayacağı”

başlıklı 45 inci maddesinde; “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.”

8.8) “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinde; “Disiplin amirleri;

kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirlerdir. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.” 8.9)“Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını

gerektiren fiil ve haller şunlardır:

A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile

bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

…

b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, …

e)Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, …

Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir…”

8.10) “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ıncı maddesinde;

“Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından tarafından verilir.

Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.”

8.11) “Zamanaşımı” başlıklı 127 inci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde

sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, …

başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. ”

8.12) “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinde; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve

aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.”

8.13) “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında

savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”

8.14) “Disiplin kurulları ve disiplin amirleri” başlıklı 134 üncü maddesinde; “Disiplin ve

soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek

Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim Müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur.”

8.15) “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma,

kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.”

9) 9/1/1961 tarih ve 211 Sayılı İç Hizmet Kanunu’nun;

9.1) “I – Müracaatlar” başlıklı 25 inci maddesi; “Her asker resmi ve şahsi işlerinden dolayı

müracaatını söz veya yazı ile en yakın amirinden başlayarak silsile yolu ile yapar.

Müracaatlar takip ve tahkik ve bir karara bağlanarak neticesi müracaat sahibine mümkün olan en kısa zamanda mutlaka bildirilir. Ancak; bu müddet hiçbir halde bir ayı geçemez.

Birden fazla kimselerin toplu olarak söz veya yazı ile müracaatları yasaktır.”

9.2) “II – Şikayetler” üst başlıklı 26 ıncı maddesi; “ Her asker, gerek hizmete ve gerek zati

işlerine ait kanun ve nizamların kendisine vermiş olduğu hak ve salahiyetler her hangi bir surette haksız olarak ihlal edilirse veya ihlal edildiğini zannederse şikayet etmek hakkını haizdir.”

9.3) “II – Şikayetler” üst başlıklı 27 ıncı maddesi; “Şikayet söz veya yazı ile en yakın amire

yapılır. Eğer bu amirden şikayet olunacaksa bir derece üstündeki amire yapılır ve bunun gibi her şikayet edilen amir geçilir. Sözle yapılan şikayetler bir zabıtla tespit olunur.”

9.4) “II – Şikayetler” üst başlıklı 29 ıncı maddesi; “Şikayet reddedildiği takdirde, şikayetçiye

bu yüzden ceza verilmez. Ancak şikayet ederken şikayetçi bir suç işlemiş veya bir disiplin tecavüzünde bulunmuşsa ayrıca mesul olur.”

9.5) “II – Şikayetler” üst başlıklı 30 ıncı maddesi; “Şikayetler ve itirazlar mutlaka tahkik

olunarak bir karara bağlanır ve neticesi şikayet edene ve lüzum görülürse şikayet olunana mümkün olan en kısa zamanda bildirilir. Ancak bu müddet hiçbir halde bir ayı geçemez. Adli tahkikata mevzu olan şikayet ve itirazlar hakkında Ceza ve Usul kanunlarındaki hükümler mahfuzdur. ”

9.6) “II – Şikayetler” üst başlıklı 31 inci maddesi; “Bir şikayet üzerine karar vermek

selahiyeti, şikayetin müstenit olduğu vaka hakkında şikayet olunana disiplin cezası vermek salahiyetini haiz olan ilk disiplin amirine verilmiştir. O amirin vereceği karar aleyhine gerek şikayet eden ve gerekse şikayet olunan, mertebeler silsilesi yolu ile daha yüksek amirlere itiraz edebilir.”

9.7) “U) SİLAHLI KUVVETLERDE ÇALIŞAN SİVİL PERSONEL” ana başlıklı 115 inci

maddesi: “Silahlı Kuvvetlerde çalışan sivil memur, müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personel bu kanunun askerlere tahmil ettiği sorumluluk ve hizmetlerin ifası

bakımından:

a) Amir vazifesi alanlar; maiyetindeki bütün askeri ve sivil personele hizmetin icabettirdiği

emirleri verebilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 3/10/2016-KHK-676/53 md.; Aynen kabul:

1/2/2018-7070/46 md.)(…)

b) Bütün sivil personel emrinde çalıştıkları askeri amirlere karşı ast durumunda olup bu kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar.”

9.8) 116 ıncı maddesi : “Sivil personelin, bu kanunun askerlere tanıdığı hak ve salahiyetlerden

faydalanmaları ve mükellefiyetleri yerine getirmeleri aşağıdaki esaslar dahilinde olur:

a) Bu Kanunun müraacat ve şikayet bölümlerinde gösterilen usul, hak ve kayıtlara aynen tabidirler…”

10) 04/04/1983 tarihli 18008 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı

Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları Ve Disiplin Amirleri

Yönetmelik’in,

10.1) “Disiplin Kurullarının Kuruluşu” kenar başlıklı 6 ıncı maddesi: “Disiplin Kurulları

Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri

Komutanlıklarında kurulur…

…

3) Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları Disiplin Kurulları, bu Komutanlıkların

Personel Daire Başkanlarının Başkanlığında aşağıdaki kadro görev yerlerine atandırılmış üyelerden oluşur.

a – Plan ve Yönetim Şube Müdürü b – Sivil Memurlar Şube Müdürü c – Disiplin Moral Şube Müdürü d – Hukuk İşleri Müdürü.

4) Hakkında disiplin soruşturması yürütülen Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın

temsilcisi de bu maddede belirtilen disiplin ve yüksek disiplin kurullarında yer alır. Her bir disiplin ve yüksek disiplin kurulunda görevlendirilen temsilci ilgili sendika tarafından önceden bildirilir. Bu şekilde üyesi çift sayıya ulaşan kurullarda oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın kararına itibar edilir.”

10.2) “Disiplin Kurullarının Görevleri” kenar başlıklı 7 inci maddesi: “Kurullar kendi

kuruluş ve kadrolarındaki memurlar hakkında:

…

2) Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı yapılan itirazları incelemekle görevlidir.

…

Disiplin Kurulları soruşturma dosyasını aldıkları tarihten itibaren 30 gün içinde karar vermek zorundadır.”

10.3) “Disiplin Amiri” kenar başlıklı 9 uncu maddesi: “Milli Savunma Bakanı, Bakanlık

Karargahı ve Bağlı Kurumlarla, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıklarındaki ve

Bağlı Kurum ve Kuruluşlardaki bütün memurların disiplin amiridir.

Atama yetkisi ile birlikte bu görevde devredilir.

Karargah ve Kurumlarda en az Şube Müdürü veya eşidi seviyedeki amir, disiplin amiridir.

Müstakil birimlerde amirlik görevini asaleten veya vekâleten yürüten subaylar, astsubaylar veya Devlet memurları disiplin amiridir.

Disiplin amirlerinin sicil ve disiplin amiri durumunda bulunanlar üst disiplin amirleridir.”

10.4) “Disiplin Amirlerinin Yetkileri” kenar başlıklı 10’uncu maddesi: “Disiplin amirleri,

hizmetin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile Kanunların, Tüzüklerin ve

Yönetmeliklerin Devlet Memuru olarak emrettiği görevleri yurtiçinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uygulamasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliği ve ağırlık derecesine göre uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezası vermeye, Özel Kanunların disiplin işleriyle ilgili olarak verdiği yetkileri kullanmaya, Disiplin Kurulunca itirazı kabul edilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezasını hafifletmeye veya tamamen kaldırmaya yetkilidirler.”

10.5) “Disiplin Amirlerinin Sorumlulukları” kenar başlıklı 11 inci maddesi: “Disiplin

amirleri, disiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet memurları Kanunu ve Özel Kanunlarla verilen yetkileri hizmetin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklerle tanınan hakları göz önünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış içinde kullanmak ile yükümlüdürler.

Bu genel sorumluluğun dışında disiplin amirleri ayrıca;

1) Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve

memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek,

2) Uyarma, kınama, aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı tarihi izleyen 15

gün içinde vermek.”

10.6) “Disiplin Amiri Olmayan Üstler” kenar başlıklı 12 inci maddesi: “Disiplin amiri

olarak tespit edilmeyen üstler, memurların disipline aykırı davranışları hakkında sıralı sicil üstleri veya disiplin amirleri yoluyla başvuruda bulunurlar. Disiplin amirleri başvurular hakkında gerekli soruşturmayı yaptırıp, sonucuna göre hareket ederler.”

10.7) “Disiplin Cezaları” kenar başlıklı 13 üncü maddesi: “Devlet memurlarına 657 sayılı

Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan disiplin cezaları verilir. “

10.8) “Soruşturma Dosyasında Bulunacak Evrak” kenar başlıklı 18 inci maddesi:

“Soruşturma dosyasında aşağıdaki belgeler bulunur:

1) Olay raporu (Bu raporda hakkında disiplinsizlik cezası verilmesi istenen memurun kimliği,

disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve halin mahiyeti, olayın yeri, zamanı, cereyan tarzı varsa tanıkların adları belirtilir.)

2) Memurun savunması (Memurun alınan ifadesi veya sonradan yaptığı yazılı savunmasıdır.)

Memur verilen süre içinde savunmasını yapmamışsa bu husus savunma yerine kaim olmak üzere dosyada belirtilir.

3) Varsa tanıkların ifadesi.

4) Memurun görevli olduğu birlik komutanı veya kurum amirinin kanaat raporu.

5) Memurun şimdiye kadar işlediği disiplin suçları ve verilen cezaların özeti (Özete tarihleri

belirtilerek işlediği disiplin suçunun mahiyeti, verilen ceza ve cezayı veren makam, olay tarihi sırasına göre yazılır.)

6) Memurun sendika üyesi olup olmadığına dair bilgi ve belgeler.”

10.9) “Soruşturma Dosyasına Yapılacak İşlem” kenar başlıklı 19’uncu maddesi:

“Personel Genel Müdürlüğüne veya Personel Başkanlıklarına gelen soruşturma dosyaları incelenir. Noksanları varsa tamamlattırılır. Dosya atamaya yetkili amire arz edilir. Amir inceleme sonunda kişinin uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarından biri ile cezalandırılmasına karar verirse, verilen ceza ilgiliye tebliğ ve yerine getirilmek üzere birlik veya kurumuna bildirilir.

Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil veya haller kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiriyorsa soruşturma dosyası yetkili disiplin kurulunun, Devlet Memurluğundan çıkarma cezasını gerektiriyorsa, soruşturma dosyası Yüksek Disiplin Kurulunun raportörüne gönderilir.

Kurullar, konuyu görüşüp karar verince, kararla birlikte dosya gereği yapılmak üzere ilgili olduğu Personel Genel Müdürlüğüne veya Personel Başkanlığına gönderilir.”

10.10) “Zamanaşımı” kenar başlıklı 26’inci maddesi: “Bu yönetmelikte sayılan fiil ve

halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren:

1) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay

içinde disiplin soruşturmasına, …Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”;

10.11) “İtiraz” kenar başlıklı 29’uncu maddesi: “Disiplin amirleri tarafından verilen

uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.”

10.12) “İtiraz Süresi ve Yapılabilecek İşlem” kenar başlıklı 30’uncu maddesi: “Disiplin

amirleri ve disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren 7 gündür. Bu süre içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin, kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını vermek zorundadırlar. Disiplin kuruluna yapılan itirazın kabulü halinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.” düzenlemelerine yer verilmiştir

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurana

04/10/2019 tarihli yazıyla “Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” gerekçesi ile verilen uyarma cezasının ve 06-09 Eylül 2019 tarihli ve 27/28 numaralı Komutan daimi emirlerine istinaden verilen yardımcı hizmetler sınıfına tabi personelce yerine getirilebilecek iş ve işlemlerle görevlendirilmesi işleminin kaldırılması ile idareye yardımcı hizmetler sınıfından personel ihtiyacının karşılanması yönünde tavsiyede bulunulması, başvurana verilen 08/10/2019 tarihli yazıyla “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak” gerekçesi ile verilen diğer uyarma disiplin cezasının iptali talebinin ise reddine karar verilmesi yönünde hazırlanan öneri Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran tarafından, yukarıda ifade edilen

gerekçelerle hukuka aykırı olduğu iddia edilen 04/10/2019 tarihli uyarma cezasının iptali ve 08/10/2019 tarihli komutan emriyle verilen temizlik işine ait uyarma cezasının geri alınması ile iptali talep edilmektedir.

13) Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu

görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle disiplin cezalarının sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu; bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların mevzuatla belirlendiği, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkelerinin oluşturulduğu bilinmektedir.

14) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda disiplin suçlarının tespiti ve ortaya çıkarılması için

yapılması gereken soruşturmanın yöntemine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte; yargı kararlarında da belirtildiği üzere soruşturmanın, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan bütün kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir.

15) Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin

öğrenilmesi hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturmada olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir.

16) İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden

olduğundan, bu ilke genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar.

İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.

17) Disiplin cezası niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklı olduğundan; disiplin cezaları,

disiplin cezasını vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir.

18) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare

tarafından Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.

19) Başvuran hakkında 04/10/2019 tarihinde verilen UYARMA Cezasına ilişkin konunun

incelenmesi neticesinde:

19.1) Çanakkale Bakım Onarım İstihkam Komutanlığı tarafından 13/09/2019 tarihinde birinci

sicil amiri arafından başvuranın saat 14.32, 14.42 ve 14.50’de telefon ile 3 defa arandığı ve kendisine ulaşılamadığı, aradığı sırada kendisiyle telefon ile görüşülüp iş hakkında bilgisi alındığı, saat 17.00 sularında mesaiye geldiği tespit edildiği ve tutanak ile kayıt altına alındığı, bu kapsamda bahse konu memurlar hakkında 13

Eylül 2019 tarihinde saat 17.30’da ve tarafından tutanak tutulduğu, Komutan emrine istinaden idari soruşturma yapılması için , ) soruşturmacı olarak atandığı,

19.2) Disiplin Soruşturması heyeti tarafından yapılan inceleme sonucunda 04/10/2019 tarihli

Disiplin Soruşturma Raporunun düzenlendiği, söz konusu raporda özetle; Devlet memuru le 04/10/2019 tarihi saat 09.00 ile 09.35 arası yüz yüze görüşüldüğü, söz konusu memurların mesaiye geç kaldıkları/gelmedikleri tutanakla ve kamera kayıtları ile sabit olduğu, mensubu oldukları kurumda her türlü iznin sicil amirine önceden müracaat edilerek talep edildiği, uygun görülmesi halinde kullanıldığı, en az 15 yılı aşkın mesleki tecrübesi bulunan devlet memuru statüsündeki personelin geç kalacağını tahmin ederek hareket etmesinin gerektiği, ayrıca savcı ile yüz yüze görüşme sırasında dışarıda olan diğer 3 şahsın l.

sicil amirini arayarak durumları hakkında bilgi verebileceği ve izin talebinde bulunabileceği, memurlardan alınmış olan savunmalar ile birlik kamera kaydının incelendiği, 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanunu 125. Md. A fıkrası b bendi “Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” hükmüne istinaden bahse konu disiplinsizliğin yasal mevzuat(lar) çerçevesinde tesis edilebileceğinin teklif edildiği,

19.3) Çanakkale Bakım Onarım İstihkam Komutanlığının 04/10/2019 tarihli

imzalı yazısı ile) soruşturma raporuna istinaden “Özürsüz veya

İzinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” fiilinden dolayı

UYARMA Cezası verilmesine karar verildiği, 04/10/2019 tarihinde tebliğ edilen söz konusu

Uyarma cezasına karşı başvuran tarafından itiraz edilmediği ve kesinleştiği,

20) Başvuran hakkında 08/10/2019 tarihinde verilen ikinci UYARMA Cezasına ilişkin

konunun incelenmesi neticesinde:

adliyesinin öğle arasının 12.30-13.30 olduğunu öğrenmesi sebebiyle 3 arkadaşı ile Çanakkale

Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak üzere Çanakkale adliyesine gittiği, zorunlu olmadıkça izin (hastane dışında) alan biri olmadığı, dilekçe verme işinin 5-10 dakika kadar süreceğini öğleden sonraki mesaiye kalmayacağını düşündüğünden ve öğle tatili olduğundan dolayı haber vermediği, adliye binasına gittiğinde telefonunu hemen sessize aldığı, dilekçeyi verdiğinde sayın savcının ifade vermek üzere hemen odasına çağırdı, ifadenin uzaması üzerine müsait olduğu ilk an olan 14.58’de telefonda görüşerek diğer üç arkadaşının da yanında olduğu, bir saat kadar daha işlerinin olduğu, işlerini bitirir bitirmez mesaiye gelecekleri, birinci sicil amirinin tamam ve işlerini halletmelerini söylediğini kendisine ilettiği, ın birinci sicil amirinin başvuran ile konuşmak istediğini söylemesi üzerine kendisiyle iş ile ilgili kısa bir görüşme yaptığı ve görüşmede mesaiye geç kalmakla ilgili bir şey söylemediği, savcılıktaki ifadesinin 16.00-16.15 civarında bittiği, işinin biter bitmez ile birlikte 16.45 civarında mesaiye geldiği, iş yerine geldiğinde birinci sicil amirinin odasına çağırdığı ve iş ile ilgili konuştuğu, nerede olduğu ve neden geciktiğini hala sormadığı, mesaiye geç gelmekle ilgili herhangi bir kastının bulunmadığı, memuriyet hayatı boyunca mesai mevhumu gözetmeksizin yıllarca 23.00-24.00’lere kadar cumartesi Pazar dahil olmak üzere büyük özveri ile çalışan biri olarak ilk defa böyle bir savunma almış olduğu, Komutanlıkta geç kalan ve mesaiyi terk eden birçok personelin olduğu, bu çalışanlar hakkında hiçbir işlem yapılmadığı, ayrıca 13/09/2019 Cuma günü öğlen saat 12.00.-13.00 arası görev yerinde olduğu sırada binada kimse bulunmadığı, emekli olan personel için balık ekmek organizasyonu düzenlendiği ve katılacak olanlarda para toplandığı, ancak kendisi ile birlikte üç arkadaşının tüm personelden ayrılarak organizasyona çağrılmadığı, gerek tutanak tutulan gün gerekse de geçmişe yönelik kamera kayıtları üzerinden inceleme yapılarak durumun göz önüne alınması, kayıtların saklanması ve şahsına yapılan mobbing uygulamasına son verilmesi ifade edilmiştir

22) Anılan 08/10/2019 tarihli uyarma disiplin cezasının usul ve esas yönünden

incelenmesinde;

22.1) 06/09/2019 tarihinde Çanakkale Bakım İstihkam Komutanlığının Çanakkale Boğaz

Komutanı tuğamiral tarafından yapılan olağan denetimi sırasında çalışma odasının temizliği ile ilgili olarak yönerge kapsamında belirtilen kontrol hususlarını (çöp tenekelerinin dolu olması ve mahal temizliklerin uygun yapılmadığı) sağlamadığı tespitiyle yürütülen inceleme/soruşturma sonucunda düzenlenen disiplin raporunda devlet malını kasten hizmete hazır bulundurmadığı, korumadığı ve gerekli tedbirleri almadığı gerekçesiyle “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak” fiiline uyan Uyarma cezası teklif edildiği, başvuran ve diğer ilgililer hakkında teklif edilen cezanın uygulandığı, başvuran tarafından verilen cezaya itiraz edilmediği ve cezanın kesinleştiği,

22.2) Başvuran tarafından inceleme/soruşturma safhasında verilen 13/09/2019 tarihli savunma

yazısında, çalışma odasında bulunan şahsi kullanımdaki masasını, sandalyesini, bilgisayarını, dolabını ve çekmecelerini, telefonunu her zaman temizlediğini ve temizlemeye devam edeceğini, şahsi kullanımdaki malzemelerin temizliğinin yapılması, arızalanması halinde ilgili bakım/onarım birimi ile irtibat kurarak tamir bakımın yapılmasını ve sağlam olarak hizmete devam etmesini sağladığını, bahse konu malzemelerin her zaman sağlam ve temiz halde olduğunu, görev tanımında yer almayan kapı ve camları silmediği, yerleri süpürmediği ve silmediği, duvarlardaki toz ve örümcek ağlarını almadığı, 06/09/2019 tarihinde odasındaki çöp kovasında biriken çöpleri attığı, yerleri süpürdüğü ve sildiği, camların önünde ve içinde biriken toz ve pislikleri temizlediği, konu ile ilgili olarak 19/03/2019 tarihinde “Proje ofis odasının ve bayanlar tuvaletinin temizliği” konulu dilekçesi ile Bakım Onarım İstihkam Komutanlığına müracaat ettiğini, ancak dilekçesine cevap verilmediği gibi temizlik ile ilgili hiçbir işlem yapılmadığı, odasının temizlenmediği ve kirli olduğu uzun zamandır 1.sicil amiri ve Çanakkale

Boğaz Komutanı tarafından bilindiği halde 06/09/2019 tarihinde denetlemeden sonra çöp tenekelerinin dolu, mahal temizliklerin uygun yapılmadığı gerekçesiyle savunmasının istenmesine anlam veremediği ifade edilmiştir.

23) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde;

23.1) Anayasamızın “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta

ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”; “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesine 4709 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrasında, “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” kuralı yer almış; 40. maddenin 2. fıkrasının gerekçesinde, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk hâline geldiği belirtilmiş; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.

maddesinde ise “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve

Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir…Bu maddede sayılan hakların kullanılma biçimi, Kamu Denetçiliği Kurumunun kuruluşu, görevi, çalışması, inceleme sonucunda yapacağı işlemler ile Kamu Başdenetçisi ve kamu denetçilerinin nitelikleri, seçimi ve özlük haklarına ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir. Bu kapsamda Kamu Denetçiliği Kurumunun en önemli misyonu, vatandaşların idareden kaynaklanan mağduriyetlerini gidermek için vatandaşla devlet arasında bir köprü oluşturarak dostane yolla çözümüne katkı sunmayı sağlamaktır. Bunu da Kanun ve yönetmelik ile kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde gerçekleştirmektedir.

23.2) Hak arama özgürlüğü, genel olarak pozitif hukuk tarafından tanınmış hakların ön şartı ve

usuli güvencesi olarak anlaşılır. Bu hakkın kullanılması da ancak buna ilişkin başvuru yollarının tam ve etkin biçimde tanınmasıyla mümkün olabilir. (KABOGLU, İbrahim Ö; Özgürlükler

Hukuku, s. 86) Bu çerçevede Kamu Denetçiliği Kurumu, idari uyuşmazlıklarda mahkemenin önceki son durak olarak tanımlanmaktadır. Verdiği kararlarla hem idarelere hem de vatandaşlara rehber olmaktadır. Aynı zamanda kararlarıyla, yönetimde iyi yönetim ilkelerinin yerleşmesine katkı sağlamaktadır. Dolayısıyla, idarenin kendi iç işleyişindeki şikayet mekanizmasının farklı belirlenmesi nedeniyle, Anayasal bir hak olan “kamu denetçisine” başvurma hakkını kısıtlayıcı uygulamalar yapılması Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün engellenmesi anlamına gelecektir.

23.3) 657 sayılı DMK’nın, 125 inci maddesinde; Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları

olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanın uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda yapılan incelemede, başvuruna uygulanan disiplin cezasına ilişkin yazısında Disiplin Amiri tarafından verilen kararda, İdarece bir alt ceza ile ilgili bir değerlendirmeye yer verilmediği, her ne kadar cezanın bir alt dereceden verilmesi konusunda idareye bir takdir yetkisi tanınmışsa da, Danıştay İdari Dava

Daireleri Genel Kurulu’nun 22/02/2007 tarihli ve E. 2005/374, K. 2007/103 sayılı kararında belirtildiği gibi, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların öncelikle; ilgililerin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve bu değerlendirmenin sonucuna göre ceza düzenlenmiş ve bu kapsamda kurumlarda her türlü yazı ve dosya dağıtan ve toplayan, müracaat sahiplerini karşılayan ve yol gösteren; hizmet yerlerini temizlemeyen…memurların Yardımcı

Hizmetler sınıfını, bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, …

teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanların Teknik Hizmetler sınıfını oluşturduğu hükme bağlanmış, 45’inci maddesinde ise, hiç bir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı hükmü öngörülmüştür.

23.8) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kamu personel rejimine kazandırılan “kadro”

kavramı devlet örgütü yapısının oluşturulmasında, kamu hizmet ve faaliyetleri ile bunu yürütecek işgücünün planlanmasında kullanılan hukuksal bir araçtır. Kadro, memurun çalıştığı görev yerini, yapacağı işi, bir başka ifadeyle yapacağı görevi tanımlaması açısından önemlidir.

Sınıflandırma ise; 657 sayılı Kanunda, Devlet kamu hizmetleri görevlerinin ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarının görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayrılması şeklinde tanımlanmaktadır.

23.9) 657 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinde öngörülen “kadrosuz memur

çalıştırılamayacağı” ilkesi ile yine aynı Kanun’un 45 inci maddesinde yer alan “hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı” yönündeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, personel hukukunda memurun kendi sınıfının içinde ve kadro görevinde çalışmasının temel bir prensip olarak kabul edildiği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, kamu personelinin bulunduğu hizmet sınıfı içinde ve kadrosu dışında bir görevde istihdam edilemeyeceği kanunun emredici hükümleriyle öngörülmüş genel bir kural niteliğine haiz bulunmaktadır.

23.10) Somut olayda, başvuranın yukarıda belirtilen ifadelerinden ve Kurumumuza ilgili idare

tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden 06/09/2019 tarihinde Çanakkale Boğaz

Komutanlığının olağan ve planlı denetlemesi sırasında masa altında bulunan çöp kovalarının odaya girildiği anda fark edilecek şekilde masaların dışına konulduğu denetleme heyetince çekilen fotoğraflardan görülmüştür. Ayrıca başvuranın da içerisinde bulunduğu uyarma disiplin cezası tecziye edilen 6 devlet memurundan ’in disiplin kuruluna gönderilmek üzere itiraz dilekçelerinde denetleme öncesi çöplerin boşaltılması gerektiğini söylediklerini, kasıtlarının olmadıklarını ve çevresindekiler tarafından yönlendirilmeleri nedeniyle ceza aldıklarını düşündüklerini belirterek uyarı cezasının hafifletilmesini/cezanın iptal edilmesini talep etmişler ve buna istinaden cezaları iptal edilmiştir. Konu ile ilgili olarak daha önce verilen şikayet dilekçelerine istinaden Çanakkale Bakım Onarım Komutanlığında çalışan başvuranında içerisinde bulunduğu 6 devlet memuru hakkında 05/08/2019 tarihinde disiplin soruşturulması için idari soruşturma talep edildiği, bu kapsamda 20/09/2019 tarihinde gönderilen Çanakkale Boğaz Komutanlığı tarafından oluşturulan idari tahkikat heyetinin 13/09/2019 tarihli sonuç raporunun incelenmesi sonucunda; icra edilen idari tahkikat kapsamında Bakım Onarım ve İstihkâm Komutanlığı emrinde çalışan ve tahkikata başlanılan

19 Ağustos 2019 tarihinde mesaide bulunan veya dilekçe sahibi olduğu için bilgisine

başvurulan toplam 44 personelden çoğunluğunu oluşturan 35 personelin (l1 Subay, 5 Astsubay, I Uzman Erbaş, 1 Er, 4 Devlet Memuru ve 13 İşçinin) mevcut idare biçimi ve hizmetlerden memnun olduğu ve söz konusu iddialar kapsamında herhangi bir duyumlarının olmadığı yada bu yönde herhangi bir şeye şahit olmadıkları veya herhangi bir şikayetlerinin olmadığı, tahkikata konu iddiaların tamamının yada bir kısmının sadece dilekçe sahibi 7 personel ve daha önce bu iddialara ilişkin yazılı bir müracaatı bulunmayan 2 personel olmak üzere toplam 9 kişi tarafından bilgi alma tutanaklarında yer verildiği ancak bununla birlikte söz konusu iddiaları destekleyici maddi delillerin bulunmadığı, Birlik Komutanının sadece bayan tuvaletinin temizlenmemesi yönünde bir emrinin olmadığı, erkek tuvaletinin ise imkanlar ölçüsünde her gün temizlenemediği ve zaman zaman nöbetçi personel marifetiyle mesai haricinde temizletildiği, bayan tuvaletinde sadece üst katta bulunan bayan personelin refakat ettiği günlerde temizlik yapıldığı, diğer personelin refakat yönünde aynı hassasiyeti göstermediği, Birlikte verilen hizmetlerdeki sıkıntının (büfe ve temizlik konusu) yeni askerlik kanuna bağlı olarak er sayısındaki ani düşüşten kaynaklandığı ve bu sorunun sadece Çanakkale Bakım

Onarım ve İstihkâm Komutanlığına has bir sorun olmadığı, genel itibarıyla tüm birliklerde çalışma mahallerinin personel tarafından temizlendiği ve temizlik veya büfe hizmetlerinde aksamalar yaşanabildiği, söz konusu dilekçelerde yer alan; büfe hizmetleri, temizlik hususları ve harcırah konusundaki taleplerin dilekçe sahibi personelin özlük haklarına ilişkin mevzuata hakim olmamalarından ve amir-memur iletişimindeki eksiklikten kaynaklandığı, dilekçe sahibi devlet memurlarının TSK İç Hizmet Yönetmeliği ve Devlet Memurları Kanunundaki “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak ,Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak, Kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak” disiplinsizliklerinin bir veya bir kaçını yapmış olduğundan hareketle bahse konu yasal mevzuat çerçevesinde disiplin işlemi tesis edilebileceği yönünde değerlendirmelerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda, ilgili idarece söz konusu temizlik işlerinin yürütülmesinin her ne kadar yeni askerlik kanununa bağlı olarak er sayısındaki ani düşüşten kaynaklandığı ve bu sorunun sadece Çanakkale Bakım Onarım ve İstihkâm

Komutanlığına has bir sorun olmadığı, genel itibarıyla tüm birliklerde çalışma mahallerinin personel tarafından temizlendiği gerekçesiyle Çanakkale Bakım Onarım ve İstihkâm

Komutanlığının 27 ve 28 numaralı Komutan Daimi Emirleri ile Neta batarya/temizlik faaliyetleri düzenlenmiş ve ilgili personele imza karşılığı tebliğ edilmiş olsa da, başvuranın teknik hizmetler sınıfı dışında yardımcı hizmetler sınıfına tabi personellerce yerine getirilmesi gereken iş ve işlemlerle görevlendirildiği anlaşılmaktadır.

23.11) Yukarıda açıklanan gerekçelerle başvurana isnat edilen fiiller için, “Devlet memuru

vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak” gerekçesiyle 08/10/2019 tarihli 303 sayılı yazıyla verilen uyarma cezası bakımından ilgili idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu, diğer taraftan Çanakkale Bakım Onarım ve İstihkâm Komutanlığının 06/09/2019 tarihli 27 numaralı ve 09/09/2019 tarihli 28 numaralı Komutan Daimi Emirlerinde belirtilen

“Mahal/odalarda bulunan çöp kutuları her gün mesai sonunda kullanıcı personelce

Karargah Binası merdiven yanında bulunana çöp kovasına döküleceği, çöp kovlarının her gün mesaiden sonra Nöbetçi Heyeti nezaretinde dış mahalde bulunan çöp konteynerlerine dökülmesinin sağlanacağı, Çalışma mahalleri/odalarının yer, cam ve duvarlarında bulunan toz, ağ vb maddelerin temizlikleri ilgili Kanunlar ve yönergeler gereğince sağlanacağı, Çöp kutularına yönerge gereği resmi özellikli yazı, evrak, belge vb.

olmamasının sağlanacağı, temizlik sonrası mahal İlgili yönergede belirtildiği şekilde kilit altına alınarak mahallin fiziki ve evrak güvenliği sağlanacağı, Temizlik ve bakım faaliyeti sonrasında mahallerin temiz bulundurulması ve uygun kullanımı ilgili direktifte belirtilen ve Ek te yer alan kullanıcı seviyesi (l ‘inci Kademe) bakımlara istinaden sağlanacak olup konuya ilişkin tespit durumunda ilgili personel hakkında Kanunlarda yer alan hususlara istinaden İdari işlem ihdas edileceği” hususlarının teknik hizmetler sınıfına dahil inşaat mühendisi unvanına sahip başvuranın kadrosunun bulunduğu hizmet sınıfı dışında olan ve yapılan işin niteliği gereği yardımcı hizmetler sınıfında bulunan personelce yürütülebilecek iş ve işlemler kapsamında olması sebebiyle, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde öngörülen hiçbir memurun sınıfı dışında çalıştırılamayacağı yönündeki amir hükme aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır. Bu yönüyle söz konusu temizlik işlerinin 7179 sayılı Askeralma

Kanunu’na bağlı olarak er marifetiyle yürütülemeyeceği, yaygın bulaşıcı hastalıklar ile mücadele kapsamında temizlik sorunun kalıcı çözümü için konunun Deniz Kuvvetleri

Komutanlığı tarafından Milli Savunma Bakanlığı ile koordine edilerek yardımcı hizmetler sınıfına ait personel ihtiyacının karşılanması hususunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmiştir.

24) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili

açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda başvurana uygulanan 08/10/2019 tarihli 303 sayılı uyarma disiplin cezası işleminin kaldırılması talebinin reddi, hakkında verilen 04/10/2019 tarihli sayılı uyarma cezası ile tecziye işleminin kaldırılması talebi ile ve numaralı Komutan daimi emirleri ile verilen yardımcı hizmetler sınıfına tabi personelce yerine getirilebilecek iş ve işlemlerle görevlendirilmesi işleminin kaldırılması talebinin kabulü ve idareye yardımcı hizmetler sınıfından personel ihtiyacının karşılanması yönünde tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

25) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “Kararların gerekçeli olması” ve “Kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği görülmüştür

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz

tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.

Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede

Çanakkale İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE; Başvuranın; 08/10/2019 tarihli yazıyla “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak” gerekçesi ile verilen uyarma disiplin cezasının iptali talebinin

REDDİNE, 04/10/2019 tarihli yazıyla “Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” gerekçesi ile verilen uyarma cezasının ve 06-09 Eylül

2019 tarihli ve numaralı Komutan daimi emirlerine istinaden verilen yardımcı hizmetler

sınıfına tabi personelce yerine getirilebilecek iş ve işlemlerle görevlendirilmesi işleminin kaldırılması ile idareye yardımcı hizmetler sınıfından personel ihtiyacının karşılanması yönünde DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi