ÖZET: Başvuran, Kütahya ili Merkez ilçesindeki Ümran Aygen İlkokulu’nda sınıf öğretmeni olarak görev yaparken, hakkında açılan bir soruşturma sonucunda 11 adet “aylıktan kesme” cezası aldığını belirtmiştir. İtirazı kısmen kabul edilen başvuran, 10 adet kınama cezası ve 1 adet aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığını ifade ederek, bu disiplin cezalarının iptalini talep etmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı, başvuranın öğretmenlik yaptığı dönemde, öğrencilerine şiddet uyguladığı iddialarıyla ilgili bir soruşturma yürütüldüğünü ve bu nedenle disiplin cezalarının verildiğini bildirmiştir. Disiplin kuruluna yapılan itirazda, başvuranın önceki olumlu çalışmaları göz önünde bulundurularak bazı cezaların hafifletildiği, ancak 1 adet aylıktan kesme cezasının ve 10 adet kınama cezasının kesinleştiği belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddine karar vermiştir.

Yapılan incelemeler sonucunda, disiplin cezalarının verilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İdarenin, başvuranın işlemleriyle ilgili bilgi ve belgeleri zamanında sunduğu, ancak başvuru yollarını belirtmediği tespit edilmiştir. Başvuran, Kütahya İdare Mahkemesinde yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/12171-S.24.18446

BAŞVURU NO : 2024/7462

KARAR TARİHİ : 07.11.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜTAHYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Disiplin cezalarının iptal edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 11.06.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran dilekçesinde özetle; Kütahya ili Merkez ilçesi, Ümran

Aygen İlkokulu’nda sınıf öğretmeni olarak çalışırken hakkında açılmış olan soruşturmadan disiplin amirince tarafına 11 (on bir) adet “aylıktan kesme” cezası verildiğini, İl Milli Eğitim Disiplin Kuruluna yaptığı itirazın kısmen kabul edildiğini, ancak bu seferde tarafına 10 adet kınama cezası ile 1 adet aylıktan kesme cezası verildiğini iddia ederek söz konusu disiplin cezalarının kaldırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Milli Eğitim

Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 02/08/2024 tarih ve – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Başvurucunun, Ümran Aygen İlkokulu Sınıf Öğretmeni iken, Batman ili Çamlıtepe İlkokuluna atandığı, Kütahya ilinde 1. sınıfları okutmakta iken, sınıfındaki öğrenci velilerinin neredeyse tamamının çocuklarına şiddet uyguladığı iddiasıyla başvurusu üzerine adı geçen öğretmen hakkında idari soruşturma yürütüldüğü ve Müfettişlerce hazırlanan soruşturma dosyasında iddiaların sübuta ermesi nedeniyle hakkında her bir şiddet olayı için ayrı ayrı olmak üzere 11 adet Aylıktan Kesme cezası teklif edildiği, disiplin amirince teklif edilen cezaların aynen uygulandığı,

2.2. Adı geçen öğretmen hakkında uygulanan 11 adet aylıktan kesme cezası için disiplin kuruluna itiraz ettiği, disiplin kurulunun öğretmen ’ın daha önce olumlu çalışmaları nedeniyle ödüllendirildiği, cezasının olmadığı, fiil ile cezanın örtüşmemesi nedeniyle 10 adet aylıktan kesme cezasına itirazını kabul edildiği, 1 adet cezanın itirazının reddedildiği, İtirazı kabul edilen 10 adet aylıktan kesme

cezasının yerine disiplin amirince adı geçen öğretmene 1 adet aylıktan kesme cezası ile bir alt ceza olan 10 adet kınama cezası uygulandığı, öğretmenin kınama ve aylıktan kesme cezalarına yapmış olduğu itirazının il disiplin kurulunca reddedildiği,

2.3. Başvuran hakkında uygulanan 1 adet Aylıktan Kesme cezasının 28/03/2024 tarihinde, yine aynı dosya kapsamında uygulanan 10 adet Kınama cezasının 29/05/2024 tarihinde kesinleştiği, Devlet Memurları

Disiplin Yönetmeliğinin 34. Maddesinde “… (1) Kesinleşmiş disiplin cezaları, kanuni düzenleme ile yargı kararlarının gerektirdiği durumlar hariç başka bir idari işlemle geri alınamaz, değiştirilemez veya ortadan kaldırılamaz.” denildiğinden kesinleştiği ve konu hakkında yargı makamlarına intikal eden bir uyuşmazlığın da bulunmadığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,

5.1. Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…

…

B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,

…”

C – Aylıktan kesme : Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak, b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek, c) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak, d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak, e)

Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek, f) Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, (……) Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir. Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir

derece hafif olanı uygulanabilir. Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.(….)”

5.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.

…

Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.”

5.3. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, … başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

…

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”

5.4. “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinde; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.”

5.5. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

5.6. “Disiplin kurulları ve disiplin amirleri” başlıklı 134 üncü maddesinde; Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim

Müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur.

5.7. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır

İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. …”

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran, hakkında tesis edilen 1 adet aylıktan kesme cezası ile 10 adet kınama cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.

8. İdarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın, öğretmeni olduğu 1. sınıf öğrencilerine ders esnasında şiddet uyguladığı, bazı velilerin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığı ve söz konusu soruşturma neticesinde 1 adet aylıktan kesme cezası ile 10 adet kınama cezaları ile tecziye edildiği anlaşılmaktadır.

9. Bilindiği üzere, disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır. Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.

10. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda disiplin suçlarının tespiti ve ortaya çıkarılması için yapılması gereken soruşturmanın yöntemine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte; yargı kararlarında da belirtildiği üzere; soruşturma, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir.

11. Danıştay 8 inci Dairesi’nin 11/02/1997 tarihli ve E: 1995/3680, K: 1997/3928 sayılı kararına göre; “bir memur hakkında takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması ilkesi disiplin hukukunun temel ilkelerindendir. Bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların göz önünde

bulundurulması gerekmektedir.” Yine Danıştay 8 inci Dairesi’nin aynı yönde 12/10/1998 tarihli ve E:

1998/4988, K: 1998/3015 sayılı kararı bulunmaktadır.

12. Danıştay İdari Dava Daireleri’nin 07/12/2006 tarihli ve E: 2003/172, K: 2006/2053 sayılı kararında da;

“… Bir idari yaptırım olan disiplin cezasının verilebilmesi için cezanın dayanağı olan fiilin hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması gerekmektedir. Bu belirlemeyi yapabilmek için tarafsız ve usulüne uygun olarak yapılacak olan bir soruşturma sonucunda düzenlenen disiplin soruşturma raporu bulunmalıdır.

Disiplin kurulları, disiplin cezasına esas fiilin kişi tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ancak bir soruşturma raporunu değerlendirerek tespit edebilecekler ve bu rapora dayalı olarak ceza tayinine gidebileceklerdir.” ifadesine yer vermiştir. Yine Danıştay İdari Dava Daireleri’nin aynı yönde 29/11/2007 tarihli ve E: 2004/611, K: 2007/2412 sayılı kararı bulunmaktadır. Danıştay 8 inci Dairesi’nin 06/06/1991 tarihli ve E: 4297, K:1099 sayılı kararında “… ilgiliye, idarenin işlemini gerekli kılan suçlama konularını önceden açıkça bildirerek savunmasını almasının idari işlemlere güveni ve hukuka uygunluk yönünden isabet oranını artıracağı kuşkusuzdur…” denilmektedir.

13. Tüm bu kararlar ışığında; Dosya kapsamında sunulan belgeler ile disiplin cezalarına esas teşkil eden soruşturma raporu incelendiğinde; başvuranın, 1. sınıf öğretmeni olduğu, sınıf içerisinde öğrencilere şiddet uyguladığı şikayetleri üzerine Kütahya Valiliğinin 16/10/2023 tarihli ve sayılı görev yazılarına istinaden sınıfta bulunan 16 öğrencinin okul rehberlik ve psikolojik danışmanı eşliğinde milli eğitim müfettişlerince dinlenildiği, bir çok öğrencinin, öğrenci velilerinin de belirttiği şekilde ifadeler verdiği ve şiddet eyleminin oluştuğuna dair güçlü kanaatlerin oluştuğu, öğrenci velilerinden bazılarının konuyu

Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı makamına şikayet ettikleri, adli makamlarca yapılan incelemeler sonucunda başvuran hakkında takipsizlik kararları verildiği ancak yetkili disiplin amirince başvurana sınıf içerisinde işlemiş olduğu her bir disiplin suçu oluşturan her bir fiil için ayrı ayrı olmak üzere 11 adet aylıktan kesme cezası verildiği, Başvuranın İl Disiplin Kuruluna yapmış olduğu usulüne uygun itirazının yeniden değerlendirildiği, disiplin kurulunun öğretmen ’ın daha önce olumlu çalışmalarının bulunması, herhangi bir disiplin cezasının olmaması, fiil ile cezaların tam örtüşmemesi nedeniyle 10 adet aylıktan kesme cezasına itirazının kısmen kabul edildiği, 1 adet cezanın itirazının reddedildiği, İtirazı kabul edilen 10 adet aylıktan kesme cezasının yerine disiplin amirince adı geçen öğretmene bir alt ceza olan 10 adet kınama cezası uygulandığı, öğretmenin kınama ve aylıktan kesme cezalarına yapmış olduğu itirazının değerlendirilerek il disiplin kurulunca 1 adet Aylıktan Kesme cezasının 28/03/2024 tarihinde, yine aynı dosya kapsamında uygulanan 10 adet Kınama cezası 29/05/2024 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.

14. Soruşturma dosyası kapsamında elde edilen bilgiler doğrultusunda, söz konusu disiplin soruşturma süreçlerinde yürütülen iş ve işlemlerin, zamanaşımı süreleri, usulüne uygun savunma alınması, itiraz süreci, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmektedir.

15. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuran hakkında disiplin cezalarının tesis edilmesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kütahya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın başvurana ve KÜTAHYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi