|
ÖZET: Başvuru, Tarım ve Orman Bakanlığı’na yazılı ikaz yazıları ile Af Kanunu kapsamındaki disiplin cezalarının özlük dosyasından kaldırılması talebini içermektedir. Başvuran, 30.11.2017 tarihli disiplin soruşturma raporunda belirtilen 79 disiplin cezasının varlığına itiraz etmekte ve bu cezaların bir kısmının disiplin affı nedeniyle geçersiz olduğunu savunmaktadır. Ayrıca, yazılı ikazların disiplin cezası olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı, başvuranın taleplerine yasal süre içinde yanıt vermediğini, ancak sistemsel bir hata nedeniyle başvurunun işleme alınmadığını ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, yazılı ikazların özlük dosyasından çıkarılması gerektiğine dair tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, yazılı ikazların disiplin cezası niteliği taşımadığına dair savunması, Danıştay kararları ve ilgili mevzuat ışığında hukuken geçerli bulunmamıştır. Bu nedenle, yazılı ikazların geri alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvuranın özlük dosyasındaki yazılı ikazların kaldırılması yönünde tavsiyede bulunmuş ve bu kararın 30 gün içinde uygulanmasını istemiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11301-S.24.17209
BAŞVURU NO : 2024/5578
KARAR TARİHİ : 16.10.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
Yazılı ikaz yazıları ile Af Kanunu kapsamına giren disiplin cezalarının
BAŞVURUNUN KONUSU :
özlük dosyasından kaldırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 29.04.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; Kurumumuzun 23.03.2024 tarihli ve 2024/3335- S.24.5266 sayılı Gönderme Kararı
26.03.2024 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığına KEP üzerinden tebliğ edildiği halde, Tarım ve Orman
Bakanlığınca söz konusu bu başvurudaki taleplerine yasal süre olan otuz gün içinde cevap verilmemesi nedeniyle zımnen ret işlemi gerçekleştiğini, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine 23.12.2023 tarihli
Başvurusunda, Tarım ve Orman Bakanlığından tarafını ilgilendiren 30.11.2017 tarihli disiplin soruşturma raporunda belirtilen 79 adet disiplin cezası alıp almadığının özlük dosyasına bakılarak tarafına bilgi verilmesini talep ettiğini, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesinin 2018/108 sayılı kararında görüldüğü üzere, kamu görevini mevzuata göre yapmaya çalıştığı bir konuda hakkında açılan soruşturmaya ilişkin hazırlanan
30.11.2017 tarihli disiplin soruşturma raporunda;“… ’ın toplamda 79 cezasının olduğu …”
şeklinde ifadeye yer verilerek rapor düzenlendiğini, söz konusu 30.11.2017 tarihli disiplin soruşturma raporunu hazırlayan muhakkikin hakikatleri ve gerçekleri tespit etmesi gerekirken, bunu yapmayıp bilakis taraflı olarak disiplin soruşturma raporunda 79 ceza üretilerek çoğaltıldığını, bu çoğaltılan disiplin cezalarının bir kısmının disiplin affı nedeniyle hükümsüz kaldığımı, diğer yandan 79 ceza üretilirken bunun abartılı çoğalmasına neden olacak şekilde yazılı ikaz, dikkat çekmek yazılarının disiplin cezası olarak aleyhine kullanıldığını, Bakanlık Personel Genel Müdürlüğünün 19.02.2024 tarih ve sayılı yazısından, yazılı ikazlar ve dikkat çekmek yazıları ile 5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin
Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun uyarınca af kapsamında olan disiplin cezalarının özlük dosyaları ile ilgili kayıtlarda halen tutulduğunun anlaşıldığını, hakkında düzenlenen yazılı ikazlar ve dikkat çekmek yazılarının özlük dosyalarında bulunmaması gerektiğini yazılı ikazlar ve dikkat çekmek yazıları disiplin cezası olmadığı halde disiplin cezası gibi aleyhine kullanıldığını, Başbakanlık Devlet Personel
Başkanlığının 2006/1 sayılı Genelgesinde;“… 7 – Disiplin cezaları affedilenlerin, sicil ve özlük dosyaları
ile değişik adlar altında tutulan bütün dosyalardaki bu disiplin cezalarına dair tüm kayıtlar ve yazışmalar ilgililerin müracaatı aranmaksızın ve yerlerine mezkur Kanun hükümleri gereğince çıkartıldığını açıklayıcı herhangi bir kayıt düşülmeksizin söz konusu dosyalardan çıkartılacaktır. …”şeklinde hüküm altına alındığını, Kamu Denetçiliği Kurumunun 22/10/2019 tarih ve (2019/10691) 2019/10592-S.16300 sayılı kararında; “Başvuruya konu ikaz yazısının başvuranın özlük dosyasından çıkarılması hususunda, Gençlik ve Spor Bakanlığına tavsiyede bulunulmasına,” şeklinde belirtilen hukuki gerekçelerin başvurusuna emsal teşkil ettiğini, Kurumumuzca aynı konuda emsal teşkil eden; 2017/1645, 2019/10691, 2020/6774, 2021/13154, 2022/16757 ve 2023/679 numaralı başvurular için verilen Tavsiye Kararlarındaki gerekçeler başvurusuna emsal teşkil ettiğinden, yazılı ikazlar ve dikkat çekmek yazılarının özlük dosyalarımdan kaldırılmasını ve ilgili kayıtların silinmesini, 5525 sayılı Kanun ile 2006/1 sayılı genelge gereğince, affedilen disiplin cezalarının özlük dosyaları ile değişik adlar altında tutulan bütün dosyalardaki bu disiplin cezalarına dair tüm kayıtlar ve yazışmaların mezkur Kanun hükümleri gereğince çıkartıldığını açıklayıcı herhangi bir kayıt düşülmeksizin söz konusu dosyalardan çıkartılmasını talep etmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına cevaben gönderilen Tarım ve Orman Bakanlığı Personel
Genel Müdürlüğü yazısı ve eklerinde özetle;
2.1) 5525 sayılı Af Kanunu kapsamında kalan disiplin cezalarının zaten özlük dosyasından çıkarıldığı,
başvurucunun, bir soruşturma raporunda 79 adet cezasının bulunduğu bilgisi yer aldığından bahisle
Bakanlıktan tarafına verilen cezaların adet bilgisini talep etmesi üzerine tanzim edilen bilgilendirme yazısında, Af Kanunu kapsamında silinen (özlük dosyasından çıkarılan) iki adet disiplin cezası hakkında da (içeriği belirtilmeksizin) bilgi verildiği, Af Kanunu kapsamında kalan disiplin cezalarının adet bilgilerinin de kayıtlardan silindiği,
2.2) Başvuran, Kurumumuzun 23.03.2024 tarihli ve 2024/3335-S.24.5266 sayılı Gönderme Kararının
26.03.2024 tarihinde Bakanlığa KEP üzerinden tebliğ edildiği halde, yasal süre olan 30 gün içerisinde
cevap verilmediğinden söz konusu başvurunun zımnen reddedildiğini belirtmekle birlikte, yapılan incelemede sistemden kaynaklı bir hata nedeniyle bahse konu başvurunun Genel Müdürlüğe ulaşmadığı ve bu nedenle işlem yapılamadığının anlaşıldığı,
2.3) “Yazılı ikaz” kayıtları ile ilgili olarak; hiyerarşik amirlerin, astı durumundaki personeli daha dikkatli
ve özenli davranmaları konusunda yazılı ya da sözlü ikazlarının her zaman mümkün olduğu, bu surette yapılan ikazların disiplin cezası niteliği taşımadığı, ancak 657 sayılı Kanunun “Memur Bilgi Sistemi ve
Özlük Dosyası” başlıklı 109. maddesinin ikinci fıkrası “Özlük dosyasına, memurun mesleki, bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.” hükmünü amir olduğundan memur hakkındaki soruşturmaya ilişkin belgelerin özlük dosyasına intikal ettirilerek kayıtlara işlenmesi zorunludur. Ayrıca, 15 Nisan 2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2 Seri No’lu Kamu Personeli Genel Tebliğinin “Özlük
Dosyası Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı (D) bölümünün 5 numaralı bendinin 4.alt bendinde
“memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları saklanır.” hükmü yer aldığı, bu nedenlerle memur personel hakkında yapılan soruşturmalara istinaden yapılan yazılı ikazların özlük dosyasında muhafaza edildiği,
2.4) Mahkeme kararı veya Disiplin Kurulu kararı ile iptal edilen veya 657 sayılı DMK’nın 133. maddesi
kapsamında özlük dosyasından silinen disiplin cezalarıyla ilgili olarak; Devlet Personel Başkanlığının
31.10.2016 tarihli ve 6351 sayılı görüş yazısında; “Disiplin cezasına karşı iptal istemiyle açılan davada,
verilen cezanın mahkeme tarafından iptal edilmiş olmasının söz konusu disiplin cezasını hükümsüz kılacağı açık olmakla birlikte, soruşturma sürecindeki işlemler ile verilen disiplin cezasının ve yargı organlarınca verilmiş karar örneklerinin özlük dosyasında bulundurulması gerektiği, Mahkeme kararı ile iptal edilen, dolayısıyla yok hükmünde bulunan disiplin cezasına memurun hizmet belgesinde yer verilmemesi gerektiği mütalaa edilmektedir.” dendiğinden cezaya ilişkin evrak özlük dosyasında bulunmakla birlikte cezanın iptaline veya silinmesine dayanak oluşturan belgenin de özlük dosyasına eklendiği,
2.5) Af Kanunu kapsamındaki disiplin cezalarıyla ilgili olarak; dosya münderecatından da anlaşılacağı
üzere, ‘ın disiplin ceza durumunun netleştirilmesini teminen Bakanlık Rehberlik ve Teftiş
Başkanlığının 02.10.2018 tarihli ve sayılı yazısı ile adı geçenin aynı yöndeki 02.10.2018 tarihli ve sayılı CİMER başvurusu üzerine yapılan yazışmalar neticesinde, Genel Müdürlük kayıtları ve görev yerindeki özlük dosyasından intikal ettirilen bilgiler karşılaştırılmak suretiyle durum netleştirilerek kişiye veya çalıştığı Kuruma muhtelif tarihlerde bilgilendirme yazıları gönderildiği, bilgilendirme yazılarından ikisinin, 23.12.2023 tarihli sayılı CİMER başvurusuna verilen
19.02.2024 tarihli ve sayılı yazı ile 24.02.2024 tarihli ve sayılı CİMER başvurusuna
aynı sistem üzerinden verilen 05.03.2024 tarihli cevap olduğu, söz konusu cevabi yazılarda özetle; adı geçene geçmiş disiplin durumu hakkında yekün bilgi vermek ve Af Kanunu kapsamındakiler de dahil 79 adet kayıt (disiplin cezası ve yazılı ikaz) bulunmadığını bildirmek amacıyla, toplam 34 kaydın bulunduğu ve bunların neler olduğunun belirtildiği, 5525 sayılı Af Kanunu’na istinaden, tüm personel ile birlikte adı geçen personelin de anılan Kanun kapsamındaki disiplin cezalarına ilişkin evrakın, Bakanlığın merkez arşivdeki özlük dosyalarından usulüne ve mevzuatına uygun şekilde çıkarıldığı, ayrıca, yukarıda belirtilen yazışmalar içerisinde yer alan 13.01.2020 tarihli ve sayılı yazı ile de adı geçenin, Af Kanunu kapsamındaki cezalarının mahallinde bulunan özlük dosyasından da çıkarılması yönünde bildirimde bulunulduğu, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve
kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü bulunmaktadır.
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü mevcuttur.
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1) 10 uncu maddesinde; “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük
ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.”,
5.2) 11 inci maddesinde; “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla
ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”,
5.3) 109 uncu maddesinde; “Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca
tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur. Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur. Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”,
5.4) 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını
gerektiren fiil ve haller şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, c) Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
…
C – Aylıktan kesme : Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
…
D – Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır.
…
E – Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.
…
Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır…”,
5.5) 126 ncı maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından;
kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı
alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.” hükümleri bulunmaktadır.
6) Kamu Personeli Genel Tebliğinde (Seri No: 2);
“…Özlük Dosyası Sekiz Bölümden Oluşur:
1. BÖLÜMDE; ilk defa-yeniden-naklen atamaya ilişkin belgeler, 2. BÖLÜMDE; öğrenim durumu, bildiği yabancı diller ve derecesi, yaptığı lisansüstü eğitim-staj ve incelemeleri ile ilgili belgeler, katıldığı her türlü eğitim faaliyetine ilişkin belgeler, kendisi tarafından verilen yayın ve eserlerine ilişkin bilgiler, 3. BÖLÜMDE; memurun kullandığı izinlere ilişkin belgeler, 4. BÖLÜMDE; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları, 5. BÖLÜMDE; kurumlarca gerekli görülmesi halinde memurun maaş, ücret, harcırah ve sair parasal haklarına ilişkin belgeler, emeklilik durumuna ilişkin belgeler, bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bildirimler, mal beyannameleri ile sendika üyeliğine ilişkin belgeler, 6. BÖLÜMDE; memurun adaylık ve asli memurluğa atanmasına ilişkin belgeler, derece ve kademe ilerlemeleri, sınıf, yer, unvan, görev değişiklikleri ile ilgili belgeler, geçici görevlendirilmesine ilişkin belgeler, 7. BÖLÜMDE; ödül, başarı ve üstün başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler, 8. BÖLÜMDE; askerlik durumu, mecburi hizmet yükümlülüğü ve özürlülük durumuna ilişkin belgeler ile yukarıdaki bölümler kapsamına girmeyen memurun hizmet durumuna ilişkin diğer mesleki bilgi ve belgeler, saklanır.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin
konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar
Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran yazılı ikazlar ve dikkat çekmek yazılarının özlük dosyalarımdan kaldırılmasını ve ilgili
kayıtların silinmesini, 5525 sayılı Kanun ile 2006/1 sayılı genelge gereğince, affedilen disiplin cezalarının özlük dosyaları ile değişik adlar altında tutulan bütün dosyalardaki bu disiplin cezalarına dair tüm kayıtlar ve yazışmaların mezkur Kanun hükümleri gereğince çıkartıldığını açıklayıcı herhangi bir kayıt düşülmeksizin söz konusu dosyalardan çıkartılmasını talep etmektedir.
9) İdare; hiyerarşik amirlerin, astı durumundaki personeli daha dikkatli ve özenli davranmaları konusunda
yazılı ya da sözlü ikazlarının her zaman mümkün olduğunu, bu surette yapılan ikazların disiplin cezası niteliği taşımadığını, ancak 657 sayılı Kanunun “Memur Bilgi Sistemi ve Özlük Dosyası” başlıklı 109.
maddesinin ikinci fıkrası gereği memur personel hakkında yapılan soruşturmalara istinaden yapılan yazılı ikazların özlük dosyasında muhafaza edildiğini, Af Kanunu kapsamındaki disiplin cezalarıyla ilgili olarak;
5525 sayılı Af Kanunu’na istinaden, tüm personel ile birlikte adı geçen personelin de anılan Kanun
kapsamındaki disiplin cezalarına ilişkin evrakın, Bakanlığın merkez arşivdeki özlük dosyalarından usulüne ve mevzuatına uygun şekilde çıkarıldığını, ayrıca adı geçenin, Af Kanunu kapsamındaki cezalarının mahallinde bulunan özlük dosyasından da çıkarılması yönünde bildirimde bulunulduğunu belirtmiştir.
10) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125’nci maddesinde disiplin cezaları ile her bir disiplin
cezasını gerektiren fiil ve hallerin düzenlendiği ve anılan maddenin (A) bendinde, “uyarma” cezasının, “memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi şeklinde izah edildiği görülmektedir. Kamu personeline ilişkin disiplin hukukunda en alt ceza olarak öngörülen “uyarma” cezasını uygulanamayacağı hallerde “cezai mahiyette olmamak üzere yazı ile ikaz edilmeye” dair bir düzenlemeye yer verilmediği ve isnat edilen fiiller nedeniyle “yazı ile ikaz” şeklinde bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, uyarma cezasının ancak usulüne uygun yapılacak bir soruşturma/inceleme sonucu yetkili disiplin amirince verilebileceği açıktır.
11) Danıştay 12. Dairesinin 2007/4720 E., 2010/1065 K. sayılı Kararında; “Davacının tutum ve
davranışlarında daha dikkatli ve tutarlı davranması hususunda ikaz edilmesine ilişkin işlem her ne kadar disiplin cezası niteliği taşımasa da, davacının özlük dosyasına konulması karşısında davacı hakkında davalı idarenin takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında; davacının hukuki durumuna ciddi etkiler yapabileceği görüldüğünden söz konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu açıktır.” ifade edilmiştir.
12) Nitekim Danıştay 12. Dairenin E:2020/5194, K:2021/991 sayılı kararında; İdare Mahkemesince,
Danıştay Onikinci Dairesinin 23/06/2016 tarihli ve E:2013/194, K:2016/4153 sayılı bozma kararına uyularak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin düzenlendiği, anılan maddenin (A) bendinde, “uyarma” cezasının, “memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.” şeklinde tanımlanarak en alt ceza olarak öngörüldüğü, en alt cezanın uygulanamayacağı hallerde “cezai mahiyette olmamak üzere yazı ile ikaz edilmeye” dair bir düzenlemeye yer verilmediği görüldüğünden, davacı hakkında isnat edilen fiiller nedeniyle “yazı ile ikaz” şeklinde işlem tesis edilmesine hukuken olanak bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesini onadığı görülmektedir.
13) Anayasa Mahkemesi de şikayet konusu ile benzer konuda bireysel başvuru yolu (2015/13108) ile
verdiği kararında; kamu görevlilerinin yazılı olarak ikaz edilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tip işlemlerin esasen bir disiplin cezası niteliği taşımamakla birlikte söz konusu işlemlerin idarenin kamu görevlisi hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde (taltif/ceza/atama/görevlendirme/terfi gibi) dikkate alınabileceğinden hukuki durumunu etkileyebileceğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
14) Ayrıca, Kurumumuza aynı konuda (başvurana yazılan ikaz yazılarının iptali talebi ile) yapılmış olan
2017/1645, 2021/13154, 2023/679 ve 2023/5641 numaralı başvurular için Kurumumuzca verilen Tavsiye
Kararlarında yazılan ikaz yazılarının hukuka uygun olmadığı değerlendirilerek, geri alınması hususunda ilgili idarelere tavsiyede bulunulduğu tespit edilmiştir.
15) İdare hukukunda idari işlemlerin geri alınması idare mahkemesi tarafından verilen idari işlemin iptali
kararı ile aynı sonucu doğurmakta olup idari işlem hiç tesis edilmemiş gibi geçmişe dönük olarak bütün hüküm ve sonuçları ortadan kaldırır. Hukuka aykırı olarak tesis edilen idari işlemler de geri alma yaptırımına tabiidir.
16) Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları,
ilgili mevzuat, yargı kararları ve Kurumumuzun emsal tavsiye kararı birlikte değerlendirildiğinde; yazılı ikaz kararları her ne kadar disiplin cezası gibi hüküm doğurmasa da ilgili mevzuat ile koruma altına alınan hukuki hakları zedeleyecek nitelikte bir idari işlemdir. Belirtilen nedenlerle yazılı ikaz işleminin kanuni dayanağı olmaması nedeni ile hukuka aykırı olduğu anlaşılmış olup, idari işlemin geçmişe dönük olarak hüküm ve sonuçlarını kaldıracak şekilde geri alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; İdarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvurana yazılan ikaz yazısının geri alınması hususunda TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi