ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu Adana İl Müdürlüğü’nde çalışmakta olup, 2017 ve 2018 yıllarında sırasıyla ‘kınama’ ve ‘uyarma’ disiplin cezaları almıştır. Beş yıl boyunca herhangi bir olumsuz disiplin cezası almayan başvuran, bu cezaların özlük dosyasından silinmesi talebinde bulunmuş, ancak bu talep 07.11.2023 tarihinde reddedilmiştir. Başvuran, Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurarak, disiplin cezalarının silinmesi için gerekli koşulların oluştuğunu belirtmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, başvuranın disiplin cezalarının silinmesi talebinin uygun görülmediğini ifade etmiştir. Ancak, başvuranın beş yıllık süre içerisinde başka bir disiplin cezası almadığı ve Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürü tarafından olumlu görüş bildirildiği dikkate alındığında, idarenin bu talebi reddetmesi üzerinde durulmuştur. İdarenin, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi için başvuranın davranışlarını değerlendirme yetkisi bulunmaktadır.

Kamu Denetçisi, başvuranın disiplin cezalarının silinmesi için gerekli şartların oluştuğunu ve idarenin bu durumu göz önünde bulundurarak yeni bir değerlendirme yapması gerektiğini belirtmiştir. İdarenin, başvuranın mağduriyetini gidermesi için makul bir süre içinde işlem tesis etmesi tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/4211-S.24.6719

BAŞVURU NO : 2023/17865

KARAR TARİHİ : 24.04.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09.11.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Sosyal Güvenlik Kurumu Adana Sosyal Güvenlik İl

Müdürlüğü bünyesinde çalıştığını, tarafına 2017 yılında ‘kınama’, 2018 yılında ise ‘uyarma’ disiplin cezası verildiğini, anılan cezalar sonrası beş yıllık süre içerisinde olumsuz herhangi bir disiplin cezası almadığını, disiplin cezalarının silinmesi talebiyle idareye başvurmasına rağmen talebinin 07.11.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ile reddedildiğini belirterek tarafına verilen disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 22.11.2023 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığı Personel Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 04.12.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. “Dostane Çözüm” kapsamında adı geçenin talebi ile ilgili olarak yapılacak bir işlem bulunmadığı, 2.2. Başvuru sahibi hakkında, Başmüfettiş tarafından yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen

15.02.2017 tarihli ve sayılı rapora istinaden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B maddesinin

(a) bendi gereğince “Kınama Cezası” ile tecziyesi, Başkanlık Makamının 02.03.2017 tarihli ve sayılı

Oluru ile uygun görüldüğü, adı geçen tarafından Kınama cezasının iptali talebiyle açılan dava neticesinde, Adana 1. İdare Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli ve sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verildiği ve akabinde Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi’nin 21.03.2019 tarihli ve sayılı kararı ile “istinaf isteminin reddine” kesin olarak karar verildiği,

2.3. Başmüfettiş tarafından yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen 19.09.2018 tarihli ve sayılı rapora istinaden, adı geçenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B maddesinin (a) bendi gereğince “Kınama Cezası” ile tecziyesi gerekmekte ise de; anılan Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca “Uyarma Cezası” ile tecziyesinin Başkanlık Makamının 24.10.2018 tarihli ve sayılı Oluru ile uygun görüldüğü, Uyarma cezasının iptali talebiyle açılan dava neticesinde, Adana 2. İdare Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verildiği ve akabinde Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi’nin 23.09.2020 tarihli ve sayılı kararı ile “istinaf isteminin reddine” kesin olarak karar verildiği, 2.4. Başvuru sahibinin Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 1’inci derece Sosyal Güvenlik Denetmeni kadrosunda görev yapmakta olup ilgiliye ait güncel hizmet belgesinin yazı ekinde gönderildiği, 2.5. İlgili personelin, özlük dosyasından silinme talebinde bulunduğu disiplin cezalarına ait belgeler, soruşturma raporları ve ekleri, disiplin cezalarına ait mahkeme kararları ile disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmemesine ilişkin Olurun bir örneğinin yazı ekinde gönderildiği, 2.6. Adı geçenin, 02.03.2017 tarihli ve sayılı Kınama Cezasına yapmış olduğu itirazının, Kurum Merkez

Disiplin Kurulunun 31.05.2017 tarihli ve sayılı kararı ile reddedilmiş olup ilgiliye ait itiraz dilekçesi ve Merkez Disiplin Kurulu Kararının bir örneğinin yazı ekinde gönderildiği, 2.7. Başkanlık Makamının 06.11.2023 tarihli ve sayılı Oluru ile başvuru sahibinin Uyarma ve

Kınama cezalarının özlük dosyasından silinmemesinin uygun görüldüğü, 2.8. Bahse konu cezaların özlük dosyasından silinmemesi ile ilgili Başkanlığa intikal eden herhangi bir idari dava bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili

“ şikâyetleri inceler.

3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.” 4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı

5 inci maddesi;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden

incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesi;

“Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tesbit edilecek amirlerdir.

Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.” 5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesi; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller

şunlardır:

A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.

B – Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, e) Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, f) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek,

g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, j) Verilen emirlere itiraz etmek, ….” 5.3. “Disiplin cezalarının bir süre sonra özlük dosyasından silinmesi” başlıklı 133 üncü maddesi; “Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.

Memurun, yukarıda yazılan süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar özlük dosyasına işlenir.” 6. 30.04.2021 tarihli ve 31470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurları Disiplin

Yönetmeliğinin “Disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi” başlıklı 40 ıncı maddesi; “Özlük dosyasına uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları işlenen devlet memurları, cezanın uygulanma tarihinden itibaren; a) Uyarma ve kınama cezalarında beş yıl, b) Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında on yıl, geçtikten sonra, atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezaların özlük dosyasından silinmesini talep edebilir.

Atamaya yetkili amir; disiplin cezası alan memurun birinci fıkrada belirtilen süreler içindeki davranışlarını, disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talebini haklı kılacak nitelikte görmesi halinde, talebin kabulüne karar verilebilir. Bu karar özlük dosyasına işlenir.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının özlük dosyasından çıkarılması talebine ilişkin ayrıca ilgili disiplin kurulunun mütalâası alındıktan sonra ikinci fıkra gereğince işlem yapılır.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Tavsiye Karar

Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu Adana Sosyal Güvenlik

İl Müdürlüğü bünyesinde çalıştığını, tarafına 2017 yılında ‘kınama’, 2018 yılında ise ‘uyarma’ disiplin cezası verildiğini, anılan cezalar sonrası beş yıllık süre içerisinde olumsuz herhangi bir disiplin cezası

almadığını, disiplin cezalarının silinmesi talebiyle idareye başvurmasına rağmen talebinin reddedildiğini belirterek tarafına verilen disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesini talep etmektedir.

9. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; başvuru sahibinin uyarma ve kınama cezalarının özlük dosyasından silinmesi talebinin Başkanlık makamınca uygun görülmediği hususları ifade edilmiştir.

10. Bu noktada uyuşmazlığın; başvuranın hakkında tecziye edilen 02.03.2017 tarihli kınama disiplin cezası ile 24.10.2018 tarihli uyarma disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi noktasında düğümlendiği görülmektedir.

11. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 133 üncü maddesinde, disiplin cezalarının muayyen bir süre sonunda (aylıktan kesme disiplin cezası için 10 sene) memurun özlük dosyasından silinmesi iki ana koşula bağlanmıştır. Bu koşullardan birincisi, hakkında disiplin cezası uygulanmış memurun atamaya yetkili amire başvurarak verilmiş olan cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin talebinin olması, ikincisi ise, atamaya yetkili olan amirin memurun mevzuatta belirtilen süreler içerisindeki davranışlarının, bu isteğini haklı kılacak nitelikte olduğuna kanaat getirmesidir. Söz konusu mevzuat hükümleri uyarınca, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi konusunda, atamaya yetkili amirin talepte bulunanın davranışlarını değerlendirerek karar verme açısından takdir yetkisinin bulunduğu açıktır.

12. Bilindiği üzere, idarelerin idari işlem tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunlu olmakla birlikte bu durum, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. İdarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içinde kalması, eşitlik ilkesine uygun hareket etmesi, bu yetkiyi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanması, yasanın öngördüğü amacın dışında başka bir amaç için kullanamaması ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanması hukuk devleti açısından zorunluluktur (Şeref Gözübüyük, Yönetim Hukuku, Eylül/1991 s.204).

13. 657 sayılı Kanun’un 133 üncü maddesinin amir hükmü ile disiplin cezalarına ilişkin müeyyidelerin

Kanunda belirtilen süreler ile sınırlandırarak memurun disiplin cezasına konu olan davranışlarının düzeltilmesi hedeflenmektedir. Disiplin cezalarının personelin özlük dosyasından silinebilmesi ise atamaya yetkili amirin talebi haklı kılacak nitelikte görmesi ve memurun davranışlarında olumlu biçimde değişiklik olması şartına bağlanmaktadır. Verilen disiplin cezaları sadece belirli sürelerin dolması sebebiyle kendiliğinden silinmemektedir.

14. Eskişehir 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen sayılı Kararda; “Disiplin cezasının verilmesinden sonra belli bir sürenin geçmiş olması ve geçen süre içerisinde memurun bu isteği haklı kılacak nitelikteki davranışlarının bulunması halinde atamaya yetkili amir tarafından disiplin cezasının özlük dosyasından silinebileceği, başka bir ifadeyle disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi için sadece sürenin geçmiş olmasının yeterli olmadığı bunun yanında memurun davranışlarını değerlendirerek karar alma aşamasında atamaya yetkili amire takdir hakkının tanındığı görülmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden davacının, Bilecik İli … İlçesi Tapu Sicil Müdürü olarak görev yaptığı, 20/02/2007 gün ve sayılı kınama cezası ile 04/12/2007 tarih ve sayılı kınama cezasının verilmesinden itibaren beş yıl geçtiğinden 657 sayılı Kanunun 133. maddesi uyarınca özlük dosyasından kaldırılması istemiyle 04/12/2012 tarihli dilekçeyle yaptığı başvurunun, 20/02/2007 tarihli kınama

cezasından sonra iki ayrı disiplin cezası aldığından söz konusu cezaların sicilden silinmesi talebinin uygun görülmediği belirtilerek Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü insan Kaynakları Daire Başkanlığı’nın 06/12/2012 gün ve sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu duruma göre, yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre memura disiplin cezası verilmesinin üzerinden beş yıl geçtikten sonra yapılan başvuru üzerine atamaya yetkili amirin memurun bu isteği haklı kılacak nitelikteki davranışlarının bulunması halinde isteğin yerine getirilebileceği dikkate alındığında 20.02.2007 tarihli kınama cezasından sonra iki ayrı disiplin cezası aldığı görülen davacının bu cezanın özlük dosyasından silinmesi talebinin uygun görülmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” tespitlerine yer verildiği görülmektedir.

15. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından Antalya Valiliği İl Milli

Eğitim Müdürlüğüne hitaben gönderilen 29.01.2019 tarihli sayılı görüş yazısında da; “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 133 üncü maddesinin ikinci paragrafındaki; Memurun, birinci paragrafında belirtilen süreler içerisindeki davranışları, almış olduğu cezanın özlük dosyasından silinmesi isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, talebinin yerine getirilmesine karar verilerek bu kararın özlük dosyasına işleneceği hükmü dikkate alındığında; Memurun almış olduğu cezanın özlük dosyasından silinmesi talebi değerlendirilirken beklenilmesi gereken süre içerisinde başka bir ceza alıp almadığının dikkate alınmasının uygun olacağı hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.” ifadelerine yer verilmek suretiyle başvuru konusu taleplerin değerlendirilmesi noktasında mevzuatta belirtilen süreler içerisinde talebin haklı kılacak nitelikte görülmesinde disiplin yönünden değerlendirilme yapılması gerektiği belirtilmiştir.

16. Somut olayda başvuran hakkında tesis edilen disiplin işlemleri yönünde yapılan incelemede; 16.1. Başmüfettiş tarafından yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen 15.02.2017 tarihli ve sayılı rapora istinaden; adı geçenin Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı sicil sayılı ve Hastanesi isimli işveren şirketin 29.09.2014 tarihli dilekçesine istinaden, 05.08.2014 tarihli ve sayılı raporu tanzim eden sosyal Güvenlik

Denetmen Yardımcısı ve raporu okuyan Sosyal Güvenlik Denetmeni görevde olmasına rağmen, adı geçenlere raporla ilgili itiraz dilekçesi gönderilmeden ve herhangi bir inceleme de yapılmadan Sosyal

Güvenlik Denetmenliği Yönetmeliğinin 29 uncu maddesine aykırı ve yetkisiz olarak, sigortalı ifadesi alınmadan, kamu kuruluşlarından alınan belgeler, Kurum kayıtları ve işyeri kayıtları birlikte değerlendirilmeden 20.10.2014 tarihli ve sayılı görüş yazısı hazırlanması ve 24.10.2014,

25.12.2014 tarihli denetim gerekçeleri ile birlikte işyeri hakkında eksik incelemelere dayalı olarak

06.03.2015 tarihli ve sayılı durum tespit raporu düzenlemesi nedeniyle, 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 125/B maddesinin (a) bendi gereğince Kınama cezası ile tecziyesinin

Başkanlık Makamının 02.03.2017 tarihli ve sayılı Oluru ile uygun görüldüğü, 16.2. Başmüfettiş tarafından yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen 19.09.2018 tarihli ve sayılı rapora istinaden; ilgilinin Denetmenler Servisi Sorumlusu olduğu dönemde, denetmenler servis(ler)inde uygulanan, denetim gerekçelerinin (herhangi bir emir talimat olmadığı sürece) düzenleme sırasına göre denetmenlere havale edilmesi usulüne aykırı davranmış olması, ayrıca şüphelere sebep olacak şekilde, numaralı denetim gerekçesini, denetim gerekçesinin düzenlenmesinden uzunca bir süre sonra (yaklaşık 7 ay) bir denetmene (kendisine) havale etmiş olması, servis sorumlusu olduğu halde, sayılı denetim gerekçesini ve numaralı denetim gerekçesini kendisine havale ederek rapor tanzim

etmiş olması ve böylece işveren taraf lehine rapor yazıldığı izleniminin doğmasına sebep olması nedeniyle,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B maddesinin (a) bendi gereğince Kınama cezası ile

tecziyesi gerekmekte ise de; anılan Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Uyarma cezası ile tecziyesinin Başkanlık Makamının 24.10.2018 tarihli ve sayılı Oluru ile uygun görüldüğü, bilgileri edinilmiştir.

17. Disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi konusunda, atamaya yetkili amirin talepte bulunanın davranışlarını değerlendirerek karar verme açısından takdir yetkisinin bulunduğu açıktır. Bununla birlikte, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince 11 Mart 1980 tarihinde kabul edilen “İdari Takdir

Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin R(80) 2 Sayılı Tavsiye Kararında; belirtildiği gibi İdari Takdir

Yetkisinin Kullanılmasında Uygulanacak Temel İlkelere göre takdir yetkisini kullanan bir idari makamın; yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemeyeceği, yalnızca somut olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyacağı, hakkaniyete uymayan ayırımcılıktan kaçınarak yasa önünde eşitlik ilkesini gözeteceği işlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında denge sağlayacağı, işlemi, her somut olaya göre belirlenen makul süre içinde yapacağı…”, yine yargı içtihatlarında belirtildiği üzere, idarenin kendisine yasalarla tanınan takdir yetkisini hukuk devletinin bir gereği olarak, kamu yararı ve hizmetin gereğine uygun olarak nesnel ve adil bir şekilde hakkaniyeti göz önünde bulundurarak hukuka uygun sebeplerle kullanması gerektiği de kuşkusuzdur.

18. İdarece Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, mevzuatla öngörülen 5 yıllık süre içerisinde başvuran hakkında başkaca herhangi bir adli/idari bir inceleme veya soruşturma yapılmadığı, bu süre zarfında başvuran hakkında herhangi bir disiplin cezası uygulanmadığı görülmektedir.

Nitekim Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından Personel Daire Başkanlığına hitaben gönderilen

30.10.2023 tarihli ve sayılı yazıda;

“Müdürlüğümüz Denetmen kadrosunda görev yapan ’ün (Sc. Başkanlık

Makamının 02/03/2017 tarih, sayılı onayına istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B maddesinin (a) fıkrası gereği “KINAMA” cezası ile Başkanlık Makamının 24/10/2018 tarihli ve sayılı onayına istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “UYARMA” cezası tecziye edilmiştir. Adı geçen 26.10.2023 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile tarafına verilen disiplin cezalarının 657 sayılı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 133. Maddesi gereği sicilinden silinmesini talep etmektedir.

Müdürlüğümüzce ilgilinin çalışmaları memnuniyet verici olduğundan talebi uygun görülmektedir…” ifadelerine yer verilmek suretiyle başvuranın talebi hakkında uygun görüş verildiği anlaşılmaktadır.

19. Mevzuat tarafından her ne kadar disiplin cezalarının silinmesi konusunda atamaya yetkili amire takdir yetkisi tanınmışsa da, başvuranın dilekçesine istinaden Sosyal Güvenlik İl Müdürü tarafından olumlu görüş bildirildiği, İl Müdürünün aynı ilde ve birlikte çalışmakta olması hasebiyle başvuranı daha yakından tanıyabileceği, tutum ve davranışlarını gözlemleyebileceği, yetkili amirin İl Müdürünün bu yöndeki görüşünü gözetmesinin beklenmesinin doğal olduğu, ancak bu yaklaşımın sergilenmediği tespit edilmiştir.

20. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; mevzuatla belirlenen disiplin cezalarının silinmesi için öngörülen 5 yıllık süre içindeki eylem ve işlemlerden dolayı amirince değerlendirme yapılmasının gerektiği, anılan süre içerisinde başvuran hakkında herhangi bir inceleme/soruşturma yapılmadığı ve disiplin cezasına ilişkin bir tedbir uygulanmadığı, başvuranın görev yaptığı ildeki İl Müdürü tarafından başvuran hakkında olumlu görüş bildirildiği; ancak başvuranın ‘disiplin cezalarının özlük

dosyasından silinmesi’ talebinin herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedildiği anlaşıldığından başvuranın almış olduğu disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesine ilişkin koşulların oluştuğu anlaşıldığından idarenin makul süre içerisinde başvuranın mağduriyetini gidermesi için tekrar değerlendirme yapması ve yeni bir işlem tesis etmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ilkelerine uygun davrandığı; ancak şikâyetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Adana İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın almış olduğu disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesine ilişkin koşulların oluştuğunun tespitine, idarenin makul sürede başvuranın mağduriyetini gidermesi için yeni bir işlem tesisinde bulunması konusunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi