|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın disiplin cezalarının iptali talebi üzerine yapılan incelemede, verilen disiplin cezalarının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Başvuran hakkında uygulanan “KINAMA”, “UYARMA” ve “AYLIKTAN KESME” cezalarının her biri için disiplin soruşturmasına başlanılması gereken bir aylık sürenin aşılması nedeniyle, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir. Bu durum, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince, başvuranın disiplin cezalarının uygulanmasına olanak bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak, başvuranın disiplin cezalarının iptali yönünde Balıkesir Valiliğine tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, disiplin soruşturmalarının usulüne uygun yürütülmesi gerektiğini ve zamanaşımının dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır. İdarelerin, disiplin cezalarıyla ilgili işlemlerini zamanında ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirmeleri gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın haklarının korunması açısından önemli bir adım atılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/87330-S.20.95044
BAŞVURU NO : 2020/67944
KARAR TARİHİ : 09/11/2020
TAVSİYE KARARI
BALIKESİR VALİLİĞİ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin cezalarının iptal edilmesi talebi hakkında.
BAŞVURU TARİHİ : 10/06/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 04/03/2020 tarihli ve E. sayılı tecziye yazısıyla tarafına 3 adet disiplin cezası verildiğini, söz konusu disiplin soruşturmasının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu belirterek; bahse konu 3 adet disiplin cezasının iptal edilerek maddi kayıplarının telafi edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında Balıkesir Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 08/07/2020 tarih ve E. sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle: Başvuranın Balıkesir
Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğü Maarif Müfettişi iken, Muğla İl Millî Eğitim Müdürlüğüne atamasının yapıldığı; başvuran hakkında Bakanlık Maarif Müfettişleri ve tarafından düzenlenen 26/12/2019 tarihli ve sayılı soruşturma raporu sonucunda getirilen disiplin tekliflerine ilişkin düzenlenen bilgi, belge örnekleri ile rapor örneği ve eklerinin yazı ekinde Kurumumuza gönderildiği ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesinde; “Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar. Devlet memurlarının işbirliği içinde çalışmaları esastır.” 5.2. “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.” 5.3. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.” 5.4. “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinde; “Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tesbit edilecek amirlerdir. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.” 5.5. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını
gerektiren fiil ve haller şunlardır:
A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, (…)
h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
B- Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, (…)
C – Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
… ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, (…)” 5.6. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde
Valiler tarafından verilir.” 5.7. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” 5.8. “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinde; “ Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar…’’ 5.9. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.
Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” 5.10. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.” 6. 24/10/1982 tarihli ve 17848 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin “Disiplin Amirlerinin sorumlulukları” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Disiplin amirleri, disiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve özel kanunlarla verilen yetkileri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan hakları gözönünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış için de kullanmak ile yükümlüdürler.
Bu genel sorumluluğun dışında disiplin amirleri ayrıca; a) Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek, (…) zorundadırlar.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuran hakkında yürütülen soruşturma sonucunda verilen disiplin cezalarının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, başvuran hakkında verilen disiplin cezalarının iptal edilmesi hususunda Tavsiye Kararı verilmesi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, hakkında verilen 1 adet uyarma cezası, 1 adet kınama cezası ve 1 adet aylıktan kesme cezasının iptalini talep etmektedir.
9. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle disiplin cezalarının sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu; bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların mevzuatla belirlendiği, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkelerinin oluşturulduğu bilinmektedir.
10. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisinin verilebileceği düzenlenmektedir. Bu kapsamda disiplin soruşturmasına konu isnatlarda yer alan hareketlerin sübuta erip ermediği ve söz konusu isnatlar için öngörülen disiplin cezasının başvurana uygulanmasına olanak bulunup bulunmadığı hususlarının ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
11. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 127 nci maddesinde, disiplin suçu niteliğindeki fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlenildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır.
12. Disiplin cezası niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklı olduğundan; disiplin cezaları, disiplin cezasını vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir.
13. Soruşturmaya başlama ve ceza verme zamanaşımı süreleri, idare açısından cezalandırma yetkisini sınırlandıran sürelerdir. Bu sebeple, disiplin soruşturmalarında disiplin suçu oluşturan fiil ve hallerin gerçekleştiği ve söz konusu fiil ve halin işlendiğinin öğrenildiği tarihlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Danıştay ve idari yargı kararlarında belirtildiği üzere, disiplin soruşturmasına başlanılması soruşturmacı (incelemeci)
görevlendirilmesiyle başlamaktadır. Bu işleme kadar geçen süre ise, idarenin soruşturmaya başlama zamanaşımı için gözetmesi gereken süredir. Soruşturmanın açılıp açılmayacağına veya hangi merci tarafından açılacağına karar verilmesi için yapılan yazışmalar ve ön incelemeler de bu süreye dahildir. (Bakınız. Danıştay 12. Dairesinin 18/02/2009 tarihli ve
E:2008/6979, K:2009/854 sayılı; Danıştay 12. Dairesinin 27/10/2015 tarihli ve E: 2012/11481, K:2015/5579 sayılı; Danıştay 10. Dairesinin 20/03/1991 tarihli ve E:1998/2495, K:1991/1002 sayılı kararları)
14. Bu kapsamda başvuruya konu edilen 1 adet uyarma cezası, 1 adet kınama cezası ve 1 adet aylıktan kesme cezasının zamanaşımı nedeniyle başvurana uygulanmasına olanak bulunup bulunmadığı hususlarının öncelikle incelenmesi gerektiği değerlendirildiğinden başvurana verilen her bir disiplin cezası aşağıda sırasıyla ayrı ayrı irdelenmiştir.
15. Başvuranın yürüttüğü inceleme ve disiplin soruşturmalarında tepkilerin oluşmasına ve hakkında reddi muhakkik taleplerinin artmasına neden olan davranışlarda bulunduğu iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125
B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının usul yönünden incelenmesi:
15.1. Somut olayda başvuranın, “Özel Yeni İdil Deniz Anaokulu (Kurum Bina Nakli)” konulu inceleme dosyası, “ ’ın Şikâyet Dilekçesi” konulu inceleme/soruşturma dosyası üzerinden başvuranın yukarıda yer verilen fiili işleyip işlemediği hususlarının değerlendirildiği görülmektedir.
15.2. Söz konusu disiplin soruşturmasına konu fiilin incelenmesine Bakanlık Makamının 06/09/2019 tarihli ve E sayılı Olur’u ve Teftiş Kurulu Başkanlığının 13/09/2019 tarihli ve E. sayılı görevlendirme emri ile başlandığı görülmektedir. Danıştay ve idari yargı kararlarında belirtildiği üzere, disiplin soruşturmasına başlanılması soruşturmacı (incelemeci) görevlendirilmesiyle başlamaktadır. Bu kapsamda bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılması şartı dikkate alınarak disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığını tespit edebilmek için Bakanlık Makamından Soruşturma
Olur’unun alındığı 06/09/2019 tarihi esas alınmıştır.
15.3. Başvuruya konu soruşturma dosyasında başvuran tarafından yürütülen ve reddi muhakkik ile sonuçlanan iki adet inceleme dosyası üzerinden başvuranın söz konusu fiili işlediği sonucuna varıldığından anılan soruşturma dosyalarını incelemek gerekmiştir.
15.4. “Özel Yeni İdil Deniz Anaokulu (Kurum Bina Nakli)” konulu inceleme dosyası incelendiğinde, söz konusu Kurumun kurucusu tarafından 26/04/2019 tarihinde incelemeyi yürüten başvuran hakkında reddi muhakkik talebinde bulunulduğu, talebe istinaden Milli
Eğitim Müdürünün 09/05/2019 tarihinde görevi başvurandan alarak maarif müfettişi görevlendirmesi yaptığı görülmektedir. Dolaysıyla somut olayda başvuranın disiplin suçu niteliğindeki fiilinin başvuranın disiplin amiri olan Milli Eğitim Müdürü tarafından en geç 09/05/2019 tarihinde öğrenildiği, disiplin soruşturmasına ise 06/09/2019 tarihinde başlandığı anlaşıldığından, bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.
15.5. “ ’ın Şikâyet Dilekçesi” konulu inceleme/soruşturma dosyası incelendiğinde, Okul Müdürü, Müdür Yardımcıları ve tarafından 08/04/2019 tarihinde incelemeyi yürüten başvuran hakkında reddi muhakkik talebinde bulunulduğu, talebe istinaden Milli Eğitim Müdürünün 09/04/2019 tarihinde görevi başvurandan alarak maarif müfettişi görevlendirmesi yaptığı görülmektedir. Dolaysıyla somut olayda başvuranın disiplin suçu niteliğindeki fiilinin başvuranın disiplin amiri olan Milli Eğitim Müdürü tarafından en geç 09/04/2019 tarihinde öğrenildiği disiplin soruşturmasına ise 06/09/2019 tarihinde başlandığı anlaşıldığından, bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.
16. Başvuranın kendisine verilen inceleme ve disiplin soruşturması görevlerinin bazılarında işlerin kısa zamanda sonuçlanmasına engel davranışlar sergilediği iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 A-a
maddesi gereğince verilen “UYARMA” cezasının usul yönünden incelenmesi:
16.1. Başvuruya konu disiplin dosyasında başvuranın kendisine verilen inceleme ve disiplin soruşturması görevlerinin bazılarında işlerin kısa zamanda sonuçlanmasına engel davranışlar sergilediği iddiasının, başvuran tarafından incelemesi yapılan Savaştepe Okulları Taşımalı
Eğitim soruşturma raporu, konulu soruşturma raporu ve Altıeylül Özel Hedef
Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Açılışı) konulu inceleme dosyası kapsamında incelendiği anlaşıldığından söz konusu soruşturma dosyalarını sırasıyla irdelemek gerekmiştir.
16.2. “Savaştepe Okulları Taşımalı Eğitim Soruşturması” konulu inceleme/soruşturma görevinin 22/01/2019 tarihinde başvurana verildiği, Valilik Makamının 31/07/2019 tarih ve sayılı olurları ile raporun Tevsi-i Tahkikat yapılmak üzere başvurandan alındığı ve raporu tamamlamak üzere başka maarif müfettişi görevlendirmesi yapıldığı görülmektedir.
16.3. konulu inceleme/soruşturma görevinin 03/12/2018 tarihinde başvurana verildiği, Valilik Makamının 16/05/2019 tarihli ve sayılı olurları ile raporun
Tevsi-i Tahkikat yapılmak üzere başvurandan alındığı ve raporu tamamlamak üzere başka maarif müfettişi görevlendirmesi yapıldığı görülmektedir.
16.4. Altıeylül Özel Hedef Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Açılışı) konulu inceleme dosyası görevinin 15/02/2019 tarihinde başvurana verildiği, söz konusu dosyanın Milli Eğitim
Müdürlüğünün 14/06/2019 tarihli ve sayılı olurlarıyla başvurandan alınarak başka maarif müfettişi görevlendirmesi yapıldığı görülmektedir.
16.5. Yukarıda maddeler halinde açıklandığı üzere, 16.1 nolu paragraflarda yer alan soruşturma dosyalarının sırasıyla başvurana 22/01/2019, 03/12/2018, 15/02/2019 tarihlerinde verildiği, 31/07/2019, 16/05/2019, 14/06/2019 tarihlerinde ise söz konusu soruşturma dosyalarının başvurandan alındığı, dolayısıyla başvuranın kendisine verilen inceleme ve disiplin soruşturması görevlerinin bazılarında işlerin kısa zamanda sonuçlanmasına engel davranışlar sergilediği iddiasına dayanak olarak gösterilen fiillerden, başvuranın disiplin amiri olan Milli
Eğitim Müdürünün en geç söz konusu tarihlerde haberdar olduğu, disiplin soruşturmasına ise 06/09/2019 tarihinde başlandığı anlaşıldığından, bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.
17. Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yazdıkları yazı ile idareye haksız ithamda bulunduğu iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 125 C-ı maddesi gereğince verilen “AYLIKTAN KESME” cezasının usul
yönünden incelenmesi:
17.1. Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan 20/05/2019 tarihli ve sayılı Savaştepe Taşımalı
Eğitim Trafik Kazası Konulu yazıda idareye haksız ithamda bulunduğu iddiası üzerine başvurana “AYLIKTAN KESME” cezası verildiği görülmektedir.
17.2. Başvuruya konu yazının 20/05/2019 tarihinde yazılması ile idarenin başvuruya konu idareye haksız ithamda bulunduğu iddiasından haberdar olduğu, dolaysıyla bu tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde soruşturma açması gerektiği, ancak idarenin disiplin soruşturmasına 06/09/2019 tarihinde başladığı anlaşıldığından, bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.
18. Disiplin soruşturmasına konu isnatlarda yer alan hareketlerin sübuta erip ermediği
hususunun incelenmesi:
18.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda disiplin suçlarının tespiti ve ortaya çıkarılması için yapılması gereken soruşturmanın yöntemine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte; soruşturma, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir.
18.2. Soruşturmadaki asıl amacın, yaşanan olayın arkasındaki maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu gözetildiğinde, Kurumumuzca incelemeye konu edilen başvuruda asıl olarak ortaya çıkarılması gerekli olan husus, disiplin cezasına konu olan fiilin sübuta erip ermediğinin net bir şekilde ortaya çıkarılıp çıkarılmadığının tespiti ile söz konusu fiilin karşılığı olarak tecziye edilen disiplin cezasının hukuka uygun olup olmadığıdır. Bu kapsamda disiplin cezasına dayanak olarak gösterilen fiiller aşağıda sırasıyla irdelenmiştir.
19. Başvuranın yürüttüğü inceleme ve disiplin soruşturmalarında tepkilerin oluşmasına ve hakkında reddi muhakkik taleplerinin artmasına neden olan davranışlarda bulunduğu iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125
B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının esas yönünden incelenmesi:
19.1. Soruşturma dosyasında incelemeye konu disiplin cezasına dayanak teşkil eden olayların, “Özel Yeni İdil Deniz Anaokulu (Kurum Bina Nakli)” konulu inceleme dosyası ve “
’ın Şikâyet Dilekçesi” konulu inceleme/soruşturma dosyası olduğu görülmektedir.
19.2. Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanun, yönetmelik ve benzeri mevzuatın emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır.
19.3. Somut olayda, başvuranın Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki görevleri incelendiğinde: 2017, 2018 ve 2019 yıllarında başvurana raportör olarak 23 tane farklı görev verildiği, 7 görevin çeşitli nedenlerden dolayı başka müfettişlere devredildiği, söz konusu
Müdürlük kapsamında görev yapan diğer müfettişlere kıyasla başvuran hakkında fazla reddi muhakkik talebinde bulunulduğu görülmektedir.
19.4. Ancak başvuran hakkında reddi muhakkik talebinde bulunulması başlı başına disiplin cezasını gerektirir bir fiil olarak kabul edilmemelidir. Önemli olan başvuranın yürüttüğü soruşturmalarda kanun, yönetmelik ve benzeri mevzuat çerçevesinde kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütüp yürütmediğidir. Bu çerçevede yukarda zikredilen soruşturma dosyaları incelendiğinde, başvuranın söz konusu soruşturmaları yürütürken ifadesi alınan makam yöneticileriyle iletişimden kaynaklı sorunlar yaşadığı, soruşturma yaparken ortaya koyduğu tutum ve davranışlarla kendisine olan güveni sarstığı, soruşturmanın akıbetiyle ilgili endişelere neden olduğu iddiasının her iki soruşturma dosyasındaki tanık ifadelerinin ortak özelliği olduğu görülmektedir. Dolaysıyla farklı soruşturma dosyalarında farklı kişilerce başvuran hakkında benzer iddialarla reddi muhakkik talebinde bulunulması, başvuranın söz konusu soruşturmaları yürütürken ortaya koyduğu tutum ve davranış nedeniyle, soruşturmaları sağlıklı bir şekilde yürütemediğini ve soruşturmanın akıbetiyle ilgili güven kaybına neden olduğunu göstermektedir.
19.5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci bölümünde Devlet memurlarının uyması gereken ödev ve sorumluluklar belirlenmiştir. Bu kapsamda Mezkûr Kanunun “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesinde, Devlet memurlarının, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorunda oldukları düzenlenmiştir. Başvuran ise yukarıda açıklandığı üzere resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduğunu hizmet içindeki davranışlarıyla gösterememiştir. Bu nedenle, söz konusu mevzuat hükmüne aykırı davranması nedeniyle, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 125 B-a maddesinde ifadesini bulan “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak” fiilinin başvuran hakkında sübuta erdiği anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda açıklandığı üzere, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle söz konusu disiplin cezasının başvurana uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
20. Başvuranın kendisine verilen inceleme ve disiplin soruşturması görevlerinin bazılarında işlerin kısa zamanda sonuçlanmasına engel davranışlar sergilediği iddiasının sübuta ermesi nedeniyle, hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 A-a
maddesi gereğince verilen “UYARMA” cezasının esas yönünden incelenmesi:
20.1. Soruşturma dosyasında incelemeye konu disiplin cezasına dayanak teşkil eden olayların, Savaştepe Okulları Taşımalı Eğitim soruşturma raporu, konulu soruşturma raporu ve Altıeylül Özel Hedef Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Açılışı) konulu inceleme dosyasının hazırlanması aşamasında meydana geldiği görülmektedir.
20.2. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde, başvuranın Savaştepe Okulları Taşımalı Eğitim soruşturma raporunu iki kez idareye sunduğu, söz konusu raporun İnceleme ve Değerlendirme
Komisyonu tarafından incelendiği ve tespit ettikleri hususların düzeltilmesi ya da değiştirilmesi için her defasında iade edildiği, iki kez iade edilmesine rağmen başvuranın sorun olarak tespit edilen hususları mevzuat çerçevesinde irdelemeden ve doyurucu açıklama yazmadan raporu tekrar idareye sunduğu, ayrıca dosyanın tamamlanması için süre sınırlandırması olmadığı halde izin kullanacakları gerekçesiyle raporu idareye iade etmek suretiyle gereksiz şekilde süreci uzattığı; konulu çalışmada da önceki dosyada olduğu gibi gerek İnceleme ve
Değerlendirme Komisyonu gerekse kurumun amiri olan Milli Eğitim Müdürünün rapor üzerinde sorun olarak gördüğü bazı hususlardan dolayı dosyayı iade ettiği halde yine doyurucu ve yeterli açıklama yapmadan raporu olduğu gibi iade ederek her iki dosyanın da tevsi-i tahkikat yapılması suretiyle uzamasına neden olduğu; Altıeylül Özel Hedef Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Açılışı) konulu inceleme dosyasını yürütürken kurumda yaptıkları incelemeler sonucunda iki adet inceleme raporu düzenlediği, her iki raporda da farklı nedenlerden dolayı kurumun açılışını uygun bulmadığı ve geç açılması halinde maddi kayıp yaşayacağı kesin olan bir kurum raporunu yaklaşık 4 ay beklettiği, kurumun mağdur olmaması için görevin başvurandan alınarak başka bir maarif müfettişine verildiğinin tespit edilmesi üzerine başvurana “UYARMA” cezası verildiği anlaşılmaktadır.
20.3. İdarenin açıklamaları ve başvuranın iddiaları kapsamında soruşturma konusu incelendiğinde, başvuranın bahse konu inceleme ya da disiplin soruşturması çalışmalarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerinde yer alan zamanaşımına meydan vermediği, ancak söz konusu görevleri yaparken ilgisiz kurumlardan görüş talep ettiği, tevsi-i tahkikat yapılmasına ve söz konusu soruşturmaların başka müfettişlere verilmesine neden olacak tutum ve davranış takınması nedeniyle soruşturmaların daha geç sonuçlanmasına sebebiyet verdiği tespit edildiğinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 A-a maddesinde ifadesini bulan “Verilen emir ve görevlerin tanı ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, (…) kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,” fiilinin başvuran hakkında sübuta erdiği anlaşılmaktadır.
Ancak yukarıda açıklandığı üzere, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle, söz konusu disiplin cezasının başvurana uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
21. Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yazdıkları yazı ile idareye haksız ithamda bulunduğu iddiasının sübuta ermesi nedeniyle, hakkında 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 125 C-ı maddesi gereğince verilen “AYLIKTAN KESME” cezasının esas
yönünden incelenmesi:
21.1. Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan 20/05/2019 tarihli ve sayılı Savaştepe Taşımalı
Eğitim Trafik Kazası Konulu yazıda idareye haksız ithamda bulunduğu iddiası üzerine başvurana “AYLIKTAN KESME” cezası verildiği görülmektedir.
21.2. Yukarıda zikredilen yazıda başvuran tarafından “(…) benzer konularda farklı muhakkiklerce yapılan onlarca idari disiplin soruşturmasında getirilen idari teklifler, makamınızın onayı, bilgisi dâhilinde kamu yararı ya da zararı şartı aranmadan işleme konulmuşken, bu idari soruşturmada farklı bir standardın uygulamaya konulmuş olmasının kamu görevlileri arasında eşitsizliğe neden olduğu ya da olacağı değerlendirilmektedir.” ifadesine yer verildiği görülmektedir.
21.3. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde, başvuranın Milli Eğitim Müdürünün bahse konu disiplin soruşturmasında getirilen idari teklifleri yerinde bir talimatla kamu yararı ve kamu zararı açısından değerlendirilmesini istemesini farklı bir mecraya çekerek, sanki Milli Eğitim
Müdürünün, kendilerinden usulsüz işlem yapmalarını, birilerini kayırmalarını, kişilere menfaat sağlamalarını, konusu suç teşkil eden görev yapmalarını istemiş gibi davranarak, anlaşılmaz bir şekilde kanunların ilgili maddelerindeki eşitlik, tarafsızlık, yasalara bağlı iş yapma, konusu suç teşkil eden emirleri yerine getirmeme vb. hükümlere atıfta bulunarak, kendisiyle ilgili iddiayı ispatlamaya çalıştığı, yazılan yazının geneline bakıldığında Milli Eğitim Müdürünün yazısına itirazın olduğu, idareyi yargıladığı ve doğru olmayan bir üslupla zan altında bırakacak suçlamalarda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, başvurana “AYLIKTAN KESME” cezası verildiği anlaşılmaktadır.
21.4. İdarenin açıklamaları ve başvuranın iddiaları kapsamında soruşturma konusu incelendiğinde; idarenin bütün işlem ve eylemlerinin kamu yararına uygun şekilde yapılması ve kamu zararına sebebiyet vermeyecek şekilde olması gerektiği, aksi durumda yapılan iş ve işlemlerin hukuka aykırı olacağı, dolaysıyla disiplin soruşturmasında getirilen idari tekliflerin de kamu yararı ve kamu zararı açısından değerlendirilmesinin hukukun gereği olduğu, ancak başvuranın söz konusu cevabi yazıyla bütün idari makamlarca gözetilmesi gereken kamu yararı ve kamu zararı ölçütünün Millî Eğitim Müdürü ve diğer müfettişlerce gözetilmediği anlamına gelebilecek bir açıklamayla idareye haksız ithamda bulunduğu tespit edildiğinden, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 125 C-ı maddesinde ifadesini bulan “Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” fiilinin başvuran hakkında sübuta erdiği tespit edilmiştir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle söz konusu disiplin cezasının başvurana uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
22. Kamu Denetçiliği Kurumunun 22/09/2020 tarih ve 2020/51876 sayılı Tavsiye
Kararında da benzer şekilde; disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle, başvuruya konu disiplin cezalarının başvurana uygulanma olanağı bulunmadığından bahisle, söz konusu disiplin cezalarının iptal edilmesi yönünde ilgili İdareye TAVSİYEDE
BULUNULMASINA karar verilmiştir.
23. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 23.1. Başvuranın yürüttüğü inceleme ve disiplin soruşturmalarında tepkilerin oluşmasına ve hakkında reddi muhakkik taleplerinin artmasına neden olan davranışlarda bulunduğu iddiasının sübut bulduğunun tespit edilmesine rağmen, bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının başvurana uygulanmasına olanak bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu
“KINAMA” cezasının iptal edilmesi gerektiği, 23.2. Başvuranın kendisine verilen inceleme ve disiplin soruşturması görevlerinin bazılarında işlerin kısa zamanda sonuçlanmasına engel davranışlar sergilediği iddiasının sübut bulduğunun tespit edilmesine rağmen, bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 125 A-a maddesi gereğince verilen “UYARMA” cezasının başvurana uygulanmasına olanak bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu “UYARMA” cezasının iptal edilmesi gerektiği, 23.3. Başvuranın Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yazdıkları yazı ile idareye haksız ithamda bulunduğu iddiasının sübut bulduğunun tespit edilmesine rağmen, bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 C-ı maddesi gereğince verilen “AYLIKTAN KESME” cezasının başvurana uygulanmasına olanak bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu “AYLIKTAN KESME” cezasının iptal edilmesi gerektiği, Kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup; Balıkesir
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuran hakkında verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının iptal edilmesi yönünde, Balıkesir Valiliğine TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Balıkesir Valiliğince bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve Balıkesir Valiliğine tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi