ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın aldığı disiplin cezalarının iptali ve Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğüne atamasının iptali talebi incelenmiştir. Başvuran, iki uyarma, üç kınama ve bir aylıktan kesme cezası almış; bu cezaların iptalini istemiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 124 ve 127. maddeleri uyarınca, disiplin cezalarının verilmesi için disiplin soruşturmasına başlanması gereken süreler belirlenmiştir. İlgili maddelere göre, disiplin cezası verme yetkisi, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde zamanaşımına uğramaktadır.

Başvuranın durumunda, disiplin soruşturmasına başlanma tarihinin, fiilin öğrenildiği tarihten sonra olması nedeniyle, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvuran hakkında verilen disiplin cezalarının uygulanmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın disiplin cezalarının iptali yönünde tavsiye kararı verilmiş, atama işleminin ise hukuka uygun olduğu belirlenmiştir.

3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

5.1) “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesinde,

“Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlariyle göstermek zorundadırlar. Devlet memurlarının işbirliği içinde çalışmaları esastır.”

5.2) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10

uncu maddesinin ikinci fıkrasında;

“Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”

5.3) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci

fıkrasında;

“Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”

5.4) “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinde;

“Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet

Personel

Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tesbit edilecek amirlerdir. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.”

5.5) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci

maddesinde;

“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren

fiil ve haller şunlardır:

A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, (…)

h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.

B- Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, (…)

C – Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.

Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

… ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, (…)”

5.6) “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde;

“Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, … başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”

6) Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin “Disiplin

Amirlerinin sorumlulukları” 19 uncu maddesinde, “Disiplin amirleri, disiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve özel kanunlarla verilen yetkileri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan hakları gözönünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış için de kullanmak ile yükümlüdürler.

Bu genel sorumluluğun dışında disiplin amirleri ayrıca; a) Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek, (…) zorundadırlar.”

7) Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin

“Hizmetin Gereği Olarak Yapılabilecek Yer Değiştirmeler” başlıklı 11 inci maddesinde, “Haklarında adli veya idari bir soruşturma yapılmış ve bu soruşturma sonucunda o yerde kalmasında sakınca görülmüş olan memurun hizmet bölgelerindeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma sürelerini tamamlamadan ve yer değiştirme suretiyle atanma dönemi beklenmeksizin hizmetin gereği olarak yer değiştirme suretiyle ataması yapılabilir. (…)”

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran, hakkında verilen iki addet uyarma cezası, üç addet kınama cezası ve bir addet

aylıktan kesme cezasının iptali ile Manisa ili İl Millî Eğitim Müdürlüğüne ataması işleminin iptalini talep etmektedir.

10) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124

üncü maddesinin ikinci fıkrasında, durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisinin verilebileceği düzenlenmektedir. Bu kapsamda disiplin soruşturmasına konu isnatlarda yer alan hareketlerin sübuta erip ermediği ve söz konusu isnatlar için öngörülen disiplin cezasının başvurana uygulanmasına olanak bulunup bulunmadığı hususlarının ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.

11) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127 inci maddesinde, disiplin suçu niteliğindeki

fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlenildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır.

12) Soruşturmaya başlama ve ceza verme zamanaşımı süreleri, idare açısından cezalandırma

yetkisini sınırlandıran sürelerdir. Bu sebeple, disiplin soruşturmalarında disiplin suçu oluşturan fiil ve hallerin gerçekleştiği ve söz konusu fiil ve halin işlendiğinin öğrenildiği tarihlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Danıştay ve idari yargı kararlarında belirtildiği üzere, disiplin soruşturmasına başlanılması soruşturmacı (incelemeci)

görevlendirilmesiyle başlamaktadır. Bu işleme kadar geçen süre ise, idarenin soruşturmaya başlama zaman aşımı için gözetmesi gereken süredir. Soruşturmanın açılıp açılmayacağına veya hangi merci tarafından açılacağına karar verilmesi için yapılan yazışmalar ve ön incelemeler de bu süreye dahildir. (Bakınız. Danıştay 12. Dairesinin 18/02/2009 tarihli ve E:2008/6979, K:2009/854 sayılı; Danıştay 12. Dairesinin 27/10/2015 tarihli ve E: 2012/11481, K:2015/5579 sayılı; Danıştay 10. Dairesinin 20/03/1991 tarihli ve E:1998/2495, K:1991/1002 sayılı kararları)

13) Bu kapsamda başvuruya konu edilen iki addet uyarma cezası, üç addet kınama cezası ve

bir addet aylıktan kesme cezasının zamanaşımı nedeniyle başvurana uygulanmasına olanak bulunup bulunmadığı hususlarının öncelikle incelenmesi gerektiği değerlendirildiğinden başvurana verilen her bir disiplin cezası aşağıda sırasıyla ayrı ayrı irdelenmiştir.

14) Başvuranın yürüttüğü inceleme ve disiplin soruşturmalarında tepkilerin oluşmasına

ve hakkında reddi muhakkik taleplerinin artmasına neden olan davranışlarda bulunduğu iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 125 B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının

usul yönünden incelenmesi:

14.1) Somut olayda başvuranın, “Özel Yeni İdil Deniz Anaokulu (Kurum Bina Nakli)” konulu

inceleme dosyası, Şikâyet Dilekçesi” konulu inceleme/soruşturma dosyası ve başvuranın tek başına yürüttüğü “Karesi İnebey Anadolu

Lisesi )” konulu inceleme/soruşturma dosyası üzerinden başvuranın yukarda yer verilen fiili işleyip işlemediği hususlarının değerlendirildiği görülmektedir.

14.2) Söz konusu disiplin soruşturmasına konu fiilin incelenmesine Bakanlık Makamının

06/09/2019 tarihli ve sayılı Olur’u ve Teftiş Kurulu Başkanlığının 13/09/2019 tarihli ve sayılı görevlendirme emri ile başlandığı görülmektedir. Danıştay ve idari yargı kararlarında belirtildiği üzere, disiplin soruşturmasına başlanılması soruşturmacı (incelemeci) görevlendirilmesiyle başlamaktadır. Bu kapsamda bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılması şartı dikkate alınarak disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığını tespit edebilmek için Bakanlık Makamından Soruşturma Olur’unun aldığı 06/09/2019 tarihi esas alınmıştır.

14.3) Başvuruya konu soruşturma dosyasında başvuran tarafından yürütülen ve reddi muhakkik

ile sonuçlanan üç addet inceleme dosyası üzerinden başvuranın söz konusu fiili işlediği sonucuna varıldığından söz konusu soruşturma dosyalarını incelemek gerekmiştir.

14.4) “Özel Yeni İdil Deniz Anaokulu (Kurum Bina Nakli)” konulu inceleme dosyası

incelendiğinde, söz konusu Kurumun kurucusu tarafından 26/04/2019 tarihinde incelemeyi yürüten başvuran hakkında reddi muhakkik talebinde bulunulduğu, talebe istinaden Milli Eğitim Müdürünün 09/05/2019 tarihinde görevi başvurandan alarak maarif müfettişi görevlendirmesi yaptığı görülmektedir. Dolaysıyla somut olayda başvuranın disiplin suçu niteliğindeki fiilinin başvuranın disiplin amiri olan Milli Eğitim

Müdürü tarafından en geç 09/05/2019 tarihinde öğrenildiği, disiplin soruşturmasına ise 06/09/2019 tarihinde başlandığı anlaşıldığından bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.

14.5) Şikâyet Dilekçesi” konulu inceleme/soruşturma dosyası

incelendiğinde, Okul Müdürü, Müdür Yardımcıları ve tarafından 08/04/2019 tarihinde incelemeyi yürüten başvuran hakkında reddi muhakkik talebinde bulunulduğu, talebe istinaden Milli Eğitim Müdürünün 09/04/2019 tarihinde görevi başvurandan alarak maarif müfettişi görevlendirmesi yaptığı görülmektedir. Dolaysıyla somut olayda başvuranın disiplin suçu niteliğindeki fiilinin başvuranın disiplin amiri olan

Milli Eğitim Müdürü tarafından en geç 09/04/2019 tarihinde öğrenildiği disiplin soruşturmasına ise 06/09/2019 tarihinde başlandığı anlaşıldığından bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.

14.6) “Karesi İnebey Anadolu Lisesi ) konulu inceleme/soruşturma dosyası

incelendiğinde, Okul Müdürü ve Okul Aile Birliği Başkanı tarafından 10/08/2018 tarihinde incelemeyi yürüten başvuran hakkında reddi muhakkik talebinde bulunulduğu, talebe istinaden Milli Eğitim Müdürünün 14/08/2018 tarihinde görevi başvurandan alarak maarif müfettişi görevlendirmesi yaptığı görülmektedir. Dolaysıyla somut olayda başvuranın disiplin suçu niteliğindeki fiilinin başvuranın disiplin amiri olan Milli Eğitim

Müdürü tarafından 14/08/2018 tarihinde öğrenildiği, disiplin soruşturmasına ise 06/09/2019 tarihinde başlandığı anlaşıldığından bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.

15) Başvuranın kendisine verilen inceleme ve disiplin soruşturması görevlerinin

bazılarında işlerin kısa zamanda sonuçlanmasına engel davranışlar sergilediği iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125 A-a maddesi gereğince verilen “UYARMA” cezasının usul

yönünden incelenmesi:

15.1) Başvuruya konu disiplin dosyasında başvuranın kendisine verilen inceleme ve disiplin

soruşturması görevlerinin bazılarında işlerin kısa zamanda sonuçlanmasına engel davranışlar sergilediği iddiasının başvuran tarafından incelemesi yapılan Savaştepe

Okulları Taşımalı Eğitim soruşturma raporu, konulu soruşturma raporu, Altıeylül Özel Hedef Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Açılışı) konulu inceleme dosyası ve Burhaniye Özel Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Kapatılması) konulu incele dosyası kapsamında incelendiği anlaşıldığından söz konusu soruşturma dosyalarını sırasıyla irdelemek gerekmiştir.

15.2) “Savaştepe Okulları Taşımalı Eğitim Soruşturması” konulu inceleme/soruşturma

görevinin 22/01/2019 tarihinde başvurana verildiği, Valilik Makamının 31/07/219 tarih ve sayılı olurları ile raporun Tevsi-i Tahkikat yapılmak üzere başvurandan alındığı ve raporu tamamlamak üzere başka maarif müfettişi görevlendirmesi yapıldığı görülmektedir.

15.3) ” konulu inceleme/soruşturma görevinin 03/12/2019 tarihinde

başvurana verildiği, Valilik Makamının 16/05/2019 tarihli ve sayılı olurları ile raporun Tevsi-i Tahkikat yapılmak üzere başvurandan alındığı ve raporu tamamlamak üzere başka maarif müfettişi görevlendirmesi yapıldığı görülmektedir.

15.4) Altıeylül Özel Hedef Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Açılışı) konulu inceleme dosyası

görevinin 15/02/2019 tarihinde başvurana verildiği, söz konusu dosyanın Milli Eğitim

Müdürlüğünün 14/06/2019 tarihli ve sayılı olurlarıyla başvurandan alınarak başka maarif müfettişi görevlendirmesi yapıldığı görülmektedir.

15.5) Burhaniye Özel Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Kapatılması) konulu incele dosyası

görevinin 15/05/2019 tarihinde başvurana verildiği, söz konusu dosyanın Milli Eğitim

Müdürlüğünün 18/06/2019 tarihli ve sayılı olurlarıyla başvurandan alınarak başka maarif müfettişi görevlendirmesi yapıldığı görülmektedir.

15.6) Yukarda maddeler halinde açıklandığı üzere 14.1 nolu paragraflarda yer alan soruşturma

dosyalarının sırasıyla başvurana 22/01/2019, 03/12/2019, 15/02/2019, 15/05/2019 tarihlerinde verildiği, 31/07/2019, 16/05/2019, 14/06/2019, 18/06/2019 tarihlerinde ise söz konusu soruşturma dosyalarının başvurandan alındığı, dolayısıyla başvuranın kendisine verilen inceleme ve disiplin soruşturması görevlerinin bazılarında işlerin kısa zamanda sonuçlanmasına engel davranışlar sergilediği iddiasına dayanak olarak gösterilen fiillerden başvuranın disiplin amiri olan Milli Eğitim Müdürünün en geç söz konusu tarihlerde haberdar olduğu, disiplin soruşturmasına ise 06/09/2019 tarihinde başlandığı anlaşıldığından bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.

16) Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yazdıkları yazı ile idareye haksız ithamda

bulunduğu iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 125 C-ı maddesi gereğince verilen “AYLIKTAN KESME”

cezasının usul yönünden incelenmesi:

16.1) Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan 20/05/2019 tarihli ve 137 sayılı Savaştepe Taşımalı

Eğitim Trafik Kazası Konulu yazıda idareye haksız ithamda bulunduğu iddiası üzerine başvurana “AYLIKTAN KESME” cezası verildiği görülmektedir.

16.2) Başvuruya konu yazının 20/05/2019 tarihinde yazılması ile idarenin başvuruya konu

idareye haksız ithamda bulunduğu iddiasından haberdar olduğu, dolaysıyla bu tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde soruşturma açması gerektiği, ancak idarenin disiplin soruşturmasına 06/09/2019 tarihinde başladığı anlaşıldığından bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.

17) Başvuranın amirleriyle görevinin gerektirdiği nitelikte iletişim kuramadığı

iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125 A-h maddesi gereğince verilen “UYARMA” cezasının usul

yönünden incelenmesi:

17.1) Başvurana koordinatör maarif müfettişi ve diğer maarif müfettişleriyle sağlıklı iletişim

kurmaması nedeniyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 A-h maddesinde ifadesini bulan “Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak” kapsamında “UYARMA” cezası verildiği, söz konusu disiplin soruşturmasının konusunun başvuranın görev yaptığı süre zarfında İl Milli Eğitim

Müdürü, koordinatör maarif müfettişi ve diğer maarif müfettişleriyle iletişimine ilişkin olduğu, bu nedenle belirli bir tarihle sınırlı olmayan söz konusu iddianın incelenmesinde zamanaşımından bahsetme olanağı bulunmadığından söz konusu disiplin soruşturmasında yer alan fillerin sübuta erip ermediği hususunun esas olarak incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

18) Başvuranın “Maarif Müfettişi ile birlikte yürüttükleri

inceleme/soruşturma ile ilgili olarak adı geçen Müfettişin bilgisi dışında idareye bireysel yazı yazdığı” iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 125 B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının

usul yönünden incelenmesi:

18.1) Koordinatör maarif müfettişi imzalı 07/09/2018 tarihli ve 15803684 sayılı yazıyla Özel

Bandırma Akın Ertürk Özel Öğretim Kursuna ait inceleme raporuyla ilgili İnceleme ve

Değerlendirme Komisyonunca tespit edilen hususlara istinaden dosyanın başvuran ve iade edildiği, Maarif Müfettişleri Bürosunun yazıyı maarif müfettişi tebellüğ ettiği, söz konusu yazıya başvuranın 17/09/2018 tarihinde tek başına cevap vermek suretiyle Milli Eğitim Müdürlüğüne iade ettiği anlaşılmaktadır.

18.2) Bahse konu 07/09/2018 tarihli ve sayılı yazıya, başvuranın 17/09/2018 tarihli

ve sayılı yazıyla tek başına cevap verdiği, dolaysıyla idarenin başvuranın maarif müfettişi bilgisi dışında idareye bireysel yazı yazması olayından 17/09/2018 tarihinde haberdar olması nedeniyle bu tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde konuyla ilgili soruşturma açması gerektiği, ancak idarenin disiplin soruşturmasına 06/09/2019 tarihinde başladığı anlaşıldığından bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.

19) Başvuranın “10/08/2018 tarihinde adlı öğrencinin ifadesini alırken

ifadesini yönlendirmeye ve ifadesi dışındaki hususları ifadesine yazdırmaya çalıştığı” iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125 B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının usul

yönünden incelenmesi:

19.1) Söz konusu “KINAMA” cezasının konusunu oluşturan iddianın “Karesi İnebey Anadolu

Lisesi ( )” konulu soruşturma dosyanın hazırlanması aşamasında meydana geldiği, Milli Eğitim Müdürlüğünün 20/07/2018 tarihli ve sayılı görevlendirme emri ile söz konusu soruşturma için başvuranın görevlendirdiği, başvuranın soruşturmaya ilişkin kurumda çalışma yaparken Okul Müdürü ve Okul Aile

Birliği Başkanı tarafından 10/08/2018 tarihinde Milli Eğitim Müdürlüğüne dilekçe verilerek başvuran hakkında reddi muhakkik talebinde bulunulduğu, reddi muhakkik talebine ilişkin dilekçede “KINAMA” cezasının konusunu oluşturan iddianın da yer aldığı, söz konusu talebe istinaden Milli Eğitim Müdürlüğünün 14/08/2018 tarihli ve sayılı yazılarıyla söz konusu soruşturma raporunu başvurandan alarak başka

Maarif Müfettişlerini görevlendirdiği anlaşılmaktadır.

19.2) “KINAMA” cezasının konusunu oluşturan iddiayı başvuranın disiplin amiri olan Milli

Eğitim Müdürünün söz konusu soruşturma raporunu başvurandan alınarak başka Maarif

Müfettişlerini görevlendirdiği 14/08/2018 tarihi itibariyle öğrendiği, disiplin soruşturmasına ise 06/09/2019 tarihinde başlandığı anlaşıldığından bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.

20) Disiplin soruşturmasına konu isnatlarda yer alan hareketlerin sübuta erip ermediği

hususunun incelenmesi:

20.1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda disiplin suçlarının tespiti ve ortay çıkarılması

için yapılması gereken soruşturmanın yöntemine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte; soruşturma, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir.

20.2) Soruşturmadaki asıl amacın, yaşanan olayın arkasındaki maddi gerçeğin ortaya

çıkarılması olduğu gözetildiğinde, Kurumumuzca incelemeye konu edilen başvuruda asıl olarak ortaya çıkarılması gerekli olan husus, disiplin cezasına konu olan fiilin sübuta erip ermediğinin net bir şekilde ortaya çıkarılıp çıkarılmadığının tespiti ile söz konusu fiilin karşılığı olarak tecziye edilen disiplin cezasının hukuka uygun olup olmadığıdır. Bu kapsamda disiplin cezasına dayanak olarak gösterilen fiiller aşağıda sırasıyla irdelenmiştir.

21) Başvuranın yürüttüğü inceleme ve disiplin soruşturmalarında tepkilerin oluşmasına

ve hakkında reddi muhakkik taleplerinin artmasına neden olan davranışlarda bulunduğu iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 125 B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının

esas yönünden incelenmesi:

21.1) Soruşturma dosyasında incelemeye konu disiplin cezasına dayanak teşkil eden olayların

“Özel Yeni İdil Deniz Anaokulu (Kurum Bina Nakli)” konulu inceleme dosyası, “ ın Şikâyet Dilekçesi” konulu inceleme/soruşturma dosyası ve başvuranın tek başına yürüttüğü “Karesi İnebey Anadolu Lisesi ( )” konulu inceleme/soruşturma dosyası olduğu görülmektedir.

21.2) Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla;

kanun, yönetmelik ve benzeri mevzuatın emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır.

21.3) Somut olayda, başvuranın Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki görevleri

incelendiğinde: 2017, 2018 ve 2019 yıllarında başvurana raportör olarak 50 tane farklı görev verildiği, bu görevlerden 3 tanesinde reddi muhakkik, 2 tanesinde tevsi-i tahkikat ve 5 tanesinin ise çeşitli nedenlerden dolayı başka müfettişlere devredildiği, dolayısıyla toplamda 10 görevin üzerinden alındığı, üzerinden alınan 10 görevin 6 tanesinin 2019 yılına ait olduğu, söz konusu Müdürlük kapsamında görev yapan diğer müfettişlere kıyasla başvuran hakkında daha fazla reddi muhakkik talebinde bulunulduğu görülmektedir.

21.4) Ancak başvuran hakkında reddi muhakkik talebinde bulunulması başlı başına disiplin

cezasını gerektirir bir fiil olarak kabul edilmemelidir. Önemli olan başvuranın yürüttüğü soruşturmalarda kanun, yönetmelik ve benzeri mevzuat çerçevesinde kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütüp yürütmediğidir. Bu çerçevede yukarda zikredilen soruşturma dosyaları incelendiğinde, başvuranın söz konusu soruşturmaları yürütürken ifadesi alınan makam yöneticileriyle iletişimden kaynaklı sorunlar yaşadığı, soruşturma yaparken ortaya koyduğu tutum ve davranışlarla kendisine olan güveni sarstığı, soruşturmanın akıbetiyle ilgili endişelere neden olduğu iddiasının her üç soruşturma dosyasındaki tanık ifadelerinin ortak özelliği olduğu görülmektedir. Dolaysıyla farklı soruşturma dosyalarında farklı kişilerce başvuran hakkında benzer iddialarla reddi muhakkik talebinde bulunulması başvuranın söz konusu soruşturmaları yürütürken ortaya koyduğu tutum ve davranış nedeniyle söz konusu soruşturmaları sağlıklı bir şekilde yürütemediğini ve soruşturmanın akıbetiyle ilgili güven kaybına neden olduğunu göstermektedir.

21.5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 2 inci bölümünde Devlet memurlarının uyması

gereken ödev ve sorumluluklar belirlenmiştir. Bu kapsamda Mezkûr Kanunun “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesinde Devlet memurlarının, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorunda oldukları düzenlenmiştir. Başvuran ise yukarıda açıklandığı üzere resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduğunu hizmet içindeki davranışlarıyla gösterememiştir. Bu nedenle söz konusu mevzuat hükmüne aykırı davranması nedeniyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 B-a maddesinde ifadesini bulan “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kusurlu davranmak” fiilinin başvuran hakkında sübuta erdiği tespit edilmiştir. Ancak yukarda açıklandığı üzere disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle söz konusu disiplin cezasının başvurana uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.

22) Başvuranın kendisine verilen inceleme ve disiplin soruşturması görevlerinin

bazılarında işlerin kısa zamanda sonuçlanmasına engel davranışlar sergilediği iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125 A-a maddesi gereğince verilen “UYARMA” cezasının esas

yönünden incelenmesi:

22.1) Soruşturma dosyasında incelemeye konu disiplin cezasına dayanak teşkil eden olayların,

Savaştepe Okulları Taşımalı Eğitim soruşturma raporu, konulu soruşturma raporu, Altıeylül Özel Hedef Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Açılışı) konulu inceleme dosyası ve Burhaniye Özel Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Kapatılması) konulu incele dosyasının hazırlanması aşamasında meydana geldiği görülmektedir.

22.2) Bu kapsamda somut olay incelendiğinde, başvuranın Savaştepe Okulları Taşımalı Eğitim

soruşturma raporunu iki kez idareye sunduğu, söz konusu raporun İnceleme ve

Değerlendirme Komisyonu tarafından incelendiği ve tespit ettikleri hususların düzeltilmesi ya da değiştirilmesi için her defasında iade edildiği, iki kez iade edilmesine rağmen başvuranın sorun olarak tespit edilen hususları mevzuat çerçevesinde irdelemeden ve doyurucu açıklama yazmadan raporu tekrar idareye sunduğu, ayrıca dosyanın tamamlanması için süre sınırlandırması olmadığı halde izin kullanacakları gerekçesiyle raporu idareye iade etmek suretiyle gereksiz şekilde süreci uzattığı, konulu çalışmada da önceki dosyada olduğu gibi gerek İnceleme ve

Değerlendirme Komisyonu gerekse kurumun amiri olan Milli Eğitim Müdürünün rapor üzerinde sorun olarak gördükleri bazı hususlardan dolayı dosyayı iade ettiği halde yine doyurucu ve yeterli açıklama yapmadan raporu olduğu gibi iade ederek her iki dosyanın da tevsi-i tahkikat yapılması suretiyle uzamasına neden olduğu, Altıeylül Özel Hedef

Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Açılışı) konulu inceleme dosyasını yürütürken kurumda yaptıkları incelemeler sonucunda iki adet inceleme raporu düzenlediği, her iki raporda da farklı nedenlerden dolayı kurumun açılışını uygun bulmadığı ve geç açılması halinde maddi kayıp yaşayacağı kesin olan bir kurum raporunu yaklaşık 4 ay beklettiği, kurumun mağdur olmaması için görevin başvurandan alınarak başka bir maarif müfettişine verildiği, Burhaniye Özel Kişisel Gelişim Kursu (Kurum Kapatılması) konulu incelemeyi yapmaları için 30 Mayıs 2019 tarihine kadar süre verildiği, raporda belirlenen tarihe kadar çalışmanın bitirilmediği, kurumun mağdur olmaması için görevin başvurandan alınarak başka maarif müfettişinin görevlendirildiğinin tespit edilmesi üzerine başvurana

“UYARMA” cezası verildiği anlaşılmaktadır.

22.3) İdarenin açıklamaları ve başvuranın iddiaları kapsamında soruşturma konusu

incelendiğinde, başvuranın bahse konu inceleme ya da disiplin soruşturması çalışmalarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerinde yer alan zamanaşımına meydan vermediği, ancak söz konusu görevleri yaparken ilgisiz kurumlardan görüş talep ettiği, tevsi-i tahkikat yapılmasına ve söz konusu soruşturmaların başka müfettişlere verilmesine neden olacak tutum ve davranış takınması nedeniyle soruşturmaların daha geç sonuçlanmasına sebebiyet verdiği tespit edildiğinden

657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 A-a maddesinde ifadesini bulan “Verilen

emir ve görevlerin tanı ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, (…) kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,” fiilinin başvuran hakkında sübuta erdiği tespit edilmiştir. Ancak yukarda açıklandığı üzere disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle söz konusu disiplin cezasının başvurana uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.

23) Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yazdıkları yazı ile idareye haksız ithamda

bulunduğu iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 125 C-ı maddesi gereğince verilen “AYLIKTAN KESME”

cezasının esas yönünden incelenmesi:

23.1) Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan 20/05/2019 tarihli ve sayılı Savaştepe Taşımalı

Eğitim Trafik Kazası Konulu yazıda idareye haksız ithamda bulunduğu iddiası üzerine başvurana “AYLIKTAN KESME” cezası verildiği görülmektedir.

23.2) Yukarda zikredilen yazıda başvuran tarafından “(…) benzer konularda farklı

muhakkiklerce yapılan onlarca idari disiplin soruşturmasında getirilen idari teklifler, makamınızın onayı, bilgisi dâhilinde kamu yararı ya da zararı şartı aranmadan işleme konulmuşken, bu idari soruşturmada farklı bir standardın uygulamaya konulmuş olmasının kamu görevlileri arasında eşitsizliğe neden olduğu ya da olacağı değerlendirilmektedir.” ifadesine yer verildiği görülmektedir.

23.3) Bu kapsamda somut olay incelendiğinde, başvuranın Milli Eğitim Müdürünün bahse

konu disiplin soruşturmasında getirilen idari teklifleri yerinde bir talimatla kamu yararı ve kamu zararı açısından değerlendirilmesini istemesini farklı bir mecraya çekerek sanki

Milli Eğitim Müdürünün kendilerinden; usulsüz işlem yapmalarını, birilerini kayırmalarını, kişilere menfaat sağlamalarını, konusu suç teşkil eden görev yapmalarını istemiş gibi davranarak anlaşılmaz bir şekilde kanunların ilgili maddelerindeki: eşitlik, tarafsızlık, yasalara bağlı iş yapma, konusu suç teşkil eden emirleri yerine getirmeme, …vb. hükümlere atıfta bulunarak kendisiyle ilgili iddiayı ispatlamaya çalıştığı, yazılan yazının geneline bakıldığında Milli Eğitim Müdürünün yazısına itirazın olduğu, idareyi yargıladığı ve doğru olmayan bir üslupla zan altında bırakacak suçlamalarda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine başvurana “AYLIKTAN KESME” cezası verildiği anlaşılmaktadır.

23.4) İdarenin açıklamaları ve başvuranın iddiaları kapsamında soruşturma konusu

incelendiğinde, idarenin bütün işlem ve eylemlerinin kamu yararına uygun şekilde yapılması ve kamu zararına sebebiyet vermeyecek şekilde olması gerektiği, aksi durumda yapılan iş ve işlemlerin hukuka aykırı olacağı, dolaysıyla disiplin soruşturmasında getirilen idari tekliflerin de kamu yararı ve kamu zararı açısından değerlendirilmesinin hukukun gereği olduğu, ancak başvuranın söz konusu cevabi yazıyla bütün idari makamlarca gözetilmesi gereken kamu yararı ve kamu zararı ölçütünün Millî Eğitim

Müdürü ve diğer müfettişlerce gözetilmediği anlamına gelebilecek bir açıklamayla idareye haksız ithamda bulunduğu tespit edildiğinden 657 Sayılı Devlet Memurları

Kanununun 125 C-ı maddesinde ifadesini bulan “Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” fiilinin başvuran hakkında sübuta erdiği tespit edilmiştir. Ancak yukarda açıklandığı üzere disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle söz konusu disiplin cezasının başvurana uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.

24) Başvuranın amirleriyle görevinin gerektirdiği nitelikte iletişim kuramadığı

iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125 A-h maddesi gereğince verilen “UYARMA” cezasının esas olarak

incelenmesi:

24.1) Başvurana Koordinatör maarif müfettişi ve diğer Maarif Müfettişleriyle sağlıklı iletişim

kurmaması nedeniyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 A-h maddesinde ifadesini bulan “Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak” kapsamında “UYARMA” cezası verildiği görülmektedir.

24.2) İdarenin açıklamaları ve başvuranın iddiaları kapsamında soruşturma konusu

incelendiğinde, başvuranın amirleriyle görevinin gerektirdiği nitelikte iletişim kuramadığı iddiası üzerine söz konusu disiplin soruşturmasının açıldığı, başvuranın disiplin amiri olan İl Milli Eğitim Müdürü ile iletişiminde söz konusu iddianın sübut bulmadığının yine söz konusu soruşturma dosyasında ifade edildiği, başvurana koordinatör maarif müfettişi ve diğer maarif müfettişleriyle sağlıklı iletişim kurmaması nedeniyle “UYARMA” cezası teklifinde bulunulduğu, koordinatör maarif müfettişi ve diğer maarif müfettişlerin başvuranın amiri olarak kabul edilemeyeceği, bu yönüyle başvuranın amirleriyle görevinin gerektirdiği nitelikte iletişim kuramadığı iddiasının sübuta ermediği tespit edildiğinden başvurana verilen söz konusu “UYARMA” cezasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

25) Başvuranın “Maarif Müfettişi ile birlikte yürüttükleri

inceleme/soruşturma ile ilgili olarak adı geçen Müfettişin bilgisi dışında idareye bireysel yazı yazdığı” iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 125 B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının

esas yönünden incelenmesi:

25.1) Koordinatör maarif müfettişi imzalı 07/09/2018 tarihli ve sayılı yazıyla Özel

Bandırma Akın Ertürk Özel Öğretim Kursuna ait inceleme raporuyla ilgili İnceleme ve

Değerlendirme Komisyonunca tespit edilen hususlara istinaden dosyanın başvuran ve iade edildiği, Maarif Müfettişleri Bürosunun yazıyı maarif müfettişi tebellüğ ettiği, söz konusu yazıya başvuranın 17/09/2018 tarihinde tek başına cevap vermek suretiyle Milli Eğitim Müdürlüğüne iade ettiği anlaşılmaktadır.

25.2) İdarenin açıklamaları ve başvuranın iddiaları kapsamında soruşturma konusu

incelendiğinde, başvuranın dosyada birlikte görevlendirildiği ve aynı sorumluluğu bulunan müfettişin bilgisi dışında sadece kendi imzasıyla raporu iade ederek dosya üzerinde tek taraflı tasarrufta bulunduğunun açık olduğu, yazıda süre sınırlandırılması olmadığı için başvuranın yazının üzerinden 10 gün geçtiği için raporu tek imza ile vermesinin mazeret olarak değerlendirilmeyeceği tespit edildiğinden 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 125 B-a maddesinde ifadesini bulan “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, (…) kusurlu davranmak” fiilinin başvuran hakkında sübuta erdiği tespit edilmiştir. Ancak yukarda açıklandığı üzere disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle söz konusu disiplin cezasının başvurana uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.

26) Başvuranın “10/08/2018 tarihinde adlı öğrencinin ifadesini alırken

ifadesini yönlendirmeye ve ifadesi dışındaki hususları ifadesine yazdırmaya çalıştığı” iddiasının sübuta ermesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125 B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının esas

yönünden incelenmesi:

26.1) Söz konusu “KINAMA” cezasının konusunu oluşturan iddianın “Karesi İnebey Anadolu

Lisesi ” konulu soruşturma dosyasının hazırlanması aşamasında meydana geldiği görülmektedir.

26.2) İdarenin açıklamaları ve başvuranın iddiaları kapsamında soruşturma konusu

incelendiğinde, başvuranın adlı öğrencinin ifadesini alırken okul müdürünün okul girişinde bulunan odaya kaç defa geldiğini sorduğu, öğrencinin okul müdürünün odaya ne sıklıkla geldiğine ilişkin beyanın başvuran tarafından öğrencinin ifade ettiğinden farklı olarak kayıt altına alındığı gerekçesiyle öğrenci velisinin söz konusu beyana itiraz ettiği, bu nedenle söz konusu tanık beyanın işleme konulmadığı anlaşılmaktadır.

26.3) Tanık konumunda olan rehber öğretmen ifadesinde “Maarif Müfettişi

öğrenciye sorduğu soruların içeriğini tam olarak hatırlamadığını ama Okul Müdürünün okul binası içerisinde ki bir odaya gelip gelmediğini sorduğunu, öğrencinin de müdürünün arada sırada geldiğini, sürekli orada durmadığını söylediğini, ifadenin çıktısını alarak okuması için önce veliye verdiğini, cevapları okuyan Velinin itiraz ederek: bu şekilde ki ifadeyle birilerinin zarar göreceğini beyan ettiği” yer alırken yine tanık konumunda olan öğrenci velisi ifadesinde babası olduğunu, geçen sene okulda yaşanan bir hususla ilgili Maarif Müfettişi kızını ifade vermeye çağırdığını, kızı ile birlikte ifade verecekleri odaya girdiğini, kızının verdiği ifadeyi Müfettişin değiştirerek yazdığını, Okul Müdürü okul girişinde bulunan odaya kaç defa geldiğini sorduğunu, kızının “birkaç kez geldi” demesine rağmen Müfettişin “sürekli geldi” diye yazmaya çalıştığını, Müfettişe ‘kızımın dediği ile sizin yazdıklarınız aynı anlama gelmiyor’ dediğini, Müfettişin isterseniz ifade vermeyebilirsiniz demesi üzerine odadan ayrıldıkları ” ifadeleri yer almaktadır.

26.4) Somut olayda soruşturma dosyasında rehber öğretmen ve öğrenci velisinin verdiği

bilgilerin birebir örtüştüğü ifade edilmekte ise de söz konusu ifadelerden sadece başvuranın adlı öğrencinin ifadesini aldığı, daha sonra söz konusu ifadeye öğrenci velisinin itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Öğrenci velisince ifadesinin aynen tutanağa geçirilmediği iddia edilmekte, başvuran tarafından ise ifadesinin öğrenci velisince değiştirilmek istendiği iddia edilmektedir. Hal böyleyken soruşturma dosyasında öğrenci velisinin ifadesinin doğru olduğu zannıyla başvuranın adlı öğrencinin ifadesini alırken ifadesini yönlendirmeye ve ifadesi dışındaki hususları ifadesine yazdırmaya çalıştığı iddiasının sübut bulduğu sonucuna varıldığı görülmektedir. Ancak soruşturma dosyasında olayın asıl tanığı olan adlı öğrencinin ifadesinin alınmadığı, diğer tanık konumunda olan ise söz konusu hususu hatırlayamadığı, başvuranın öğrencinin ifadesini alırken babanın sert ve baskın bir şekilde müdahale ettiğini belirtmekle yetindiği, başvuranın hangi gerekçeyle söz konusu tanık ifadesini yönlendirmek isteyeceği, söz konusu tanık ifadesinin soruşturmanın akıbeti üzerinde nasıl bir etkiye yol açabileceği hususlarına hiç değinilmediği tespit edilmiştir.

26.5) Sonuç olarak disiplin soruşturmasının olayı veya iddiaları açıklığa kavuşturabilecek her

türlü delilin eksiksiz toplanmasında gereken özenin gösterilmediği, dolayısıyla soruşturmanın eksik yapıldığı, soruşturma sonucunda başvuranın disiplin cezasına konu suçu işlediğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulmadığı anlaşıldığından başvurana verilen söz konusu “KINAMA” cezasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

27) Başvuranın hizmet gereği (soruşturma) Manisa ili İl Millî Eğitim Müdürlüğüne

atamasının iptali incelendiğinde,

27.1) Söz konusu soruşturma dosyasında, başvuranın Balıkesir ili ve ilçelerinde yürüttüğü

inceleme ve disiplin soruşturması çalışmalarındaki tutum ve davranışlardan dolayı hakkında tepkilerin ve reddi muhakkik taleplerinin artmasına neden olduğu, konusu uzmanlık gerektirmeyen çalışmalarda bilirkişi görevlendirilmesi yaptırmak suretiyle görevini layıkıyla yapmadığı, hakkında çalışma yaptıkları kişilerle sağlıklı iletişim kuramamaktan kaynaklı tedirginlik ve endişe yaşanmasına neden olduğu, çalışmalarda yaşanan sorunlardan dolayı il genelinde yürüteceği inceleme ya da soruşturmalarda getireceği disiplin tekliflerinin ciddi manada sorgulanır hale geleceği ve reddi muhakkik taleplerinin daha da artacağının kuvvetle muhtemel olduğu, çalışmalarda yaşanan sorunlardan kamu görevlisine ve kamu görevine duyulan güveni sarstığı, idareyi haksız ve mesnetsiz şekilde suçlamak suretiyle iş barışını bozduğu, dolayısıyla Balıkesir ilinde sağlıklı ve verimli çalışma ortamını kaybettiği gerekçeleriyle (annesinin sağlık raporu da dikkate alınarak) başka bir İl’e atanmasının uygun olacağı teklif edilmiştir.

27.2) Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin

“Hizmetin Gereği Olarak Yapılabilecek Yer Değiştirmeler” başlıklı 11 inci maddesinde, haklarında adli veya idari bir soruşturma yapılmış ve bu soruşturma sonucunda o yerde kalmasında sakınca görülmüş olan memurun hizmet gereği olarak yer değiştirme suretiyle atamasının yapılabileceği düzenlenmiştir. Dolaysıyla somut olayda başvuranın önceki görev yeri olan Balıkesir İl Millî Eğitim Müdürlüğü emrinde çalışmasında sakınca olup olmadığı irdelenmelidir.

27.3) Başvuranın Balıkesir ili ve ilçelerinde yürüttüğü inceleme ve disiplin soruşturmaları

incelendiğinde; 2017, 2018 ve 2019 yıllarında başvurana raportör olarak 50 tane farklı görev verildiği, bu görevlerden 3 tanesinde reddi muhakkik, 2 tanesinde tevsi-i tahkikat ve 5 tanesinin ise çeşitli nedenlerden dolayı başka müfettişlere devredildiği, dolayısıyla toplamda 10 görevin üzerinden alındığı, üzerinden alınan 10 görevin 6 tanesinin 2019 yılına ait olduğu, söz konusu Müdürlük kapsamında görev yapan diğer müfettişlere kıyasla başvuran hakkında daha fazla reddi muhakkik talebinde bulunulduğu, reddi muhakkik talepli dilekçelerden de anlaşıldığı kadarıyla başvuranın hakkında çalışma yaptıkları kişilerle sağlıklı iletişim kuramamaktan kaynaklı tedirginlik ve endişe yaşanmasına sebebiyet verdiği, çalışmalarda yaşanan sorunlardan dolayı başvurana olan güvenin sarsıldığı, başvuranın koordinatör maarif müfettişi ve diğer maarif müfettişleriyle sağlıklı iletişim kuramaması nedeniyle iş yerinde sağlıklı çalışma ortamını kaybettiği anlaşıldığından başvuranın önceki görev yeri olan Balıkesir İl Millî Eğitim

Müdürlüğü emrinde çalışmaya devam etmesinin sakınca oluşturabileceği değerlendirilmiştir.

27.4) Ancak başvuranın annesinin “başkasının güç ve yardımı olmaksızın hayatını idame

ettiremez.” durumunu bildirir raporu bulunduğu, bu nedenle başvuranın atamasında söz konusu hususunda dikkate alınması gerektiği, İdarenin de söz konusu hususu göz önünde bulundurularak başvuranın atamasını Balıkesir iline yakın Manisa iline yaptığı anlaşıldığından başvuranın hizmet gereği (soruşturma) Manisa ili İl Millî Eğitim

Müdürlüğüne ataması işleminde hukuka aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

28) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde;

28.1) Başvuranın yürüttüğü inceleme ve disiplin soruşturmalarında tepkilerin oluşmasına ve

hakkında reddi muhakkik taleplerinin artmasına neden olan davranışlarda bulunduğu iddiasının sübut bulduğunun tespit edilmesine rağmen bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının başvurana uygulanmasına olanak bulunmadığından söz konusu “KINAMA” cezasının iptal edilmesi gerektiği,

28.2) Başvuranın kendisine verilen inceleme ve disiplin soruşturması görevlerinin bazılarında

işlerin kısa zamanda sonuçlanmasına engel davranışlar sergilediği iddiasının sübut bulduğunun tespit edilmesine rağmen bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından 657

Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 A-a maddesi gereğince verilen “UYARMA” cezasının başvurana uygulanmasına olanak bulunmadığından söz konusu “UYARMA” cezasının iptal edilmesi gerektiği,

28.3) Başvuranın amirleriyle görevinin gerektirdiği nitelikte iletişim kuramadığı iddiasının

sübuta ermemesi nedeniyle hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 A-h maddesi gereğince verilen “UYARMA” cezasının iptal edilmesi gerektiği,

28.4) Başvuranın “Maarif Müfettişi ile birlikte yürüttükleri

inceleme/soruşturma ile ilgili olarak adı geçen Müfettişin bilgisi dışında idareye bireysel yazı yazdığı” iddiasının sübut bulduğunun tespit edilmesine rağmen bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının başvurana uygulanmasına olanak bulunmadığından söz konusu “KINAMA” cezasının iptal edilmesi gerektiği,

28.5) Başvuranın “10/08/2018 tarihinde adlı öğrencinin ifadesini alırken

ifadesini yönlendirmeye ve ifadesi dışındaki hususları ifadesine yazdırmaya çalıştığı” iddiasının sübuta ermediği, aynı zamanda bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edildiğinden 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 B-a maddesi gereğince verilen “KINAMA” cezasının iptal edilmesi gerektiği,

28.6) Başvuranın Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yazdıkları yazı ile idareye haksız

ithamda bulunduğu iddiasının sübut bulduğunun tespit edilmesine rağmen bir aylık süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 C-ı maddesi gereğince verilen “AYLIKTAN KESME” cezasının başvurana uygulanmasına olanak bulunmadığından söz konusu “AYLIKTAN KESME” cezasının iptal edilmesi gerektiği,

28.7) Başvuranın hizmet gereği (soruşturma) Manisa ili İl Millî Eğitim Müdürlüğüne ataması

işleminde hukuka aykırılık tespit edilmediğinden söz atama işleminin iptal edilmesi talebinin reddedilmesi gerektiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

29) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden ve Gönderme

Kararımız üzerine hem başvurana hem de Kurumumuza kısa sürede cevap verdiğinden

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

30) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz

tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Balıkesir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğüne ataması işleminin iptal edilmesi talebinin REDDİNE, Başvuran hakkında verilen 6 addet disiplin cezasının iptal edilmesi yönünde

BALIKESİR VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın Başvurana ve BALIKESİR VALİLİĞİNE tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, Balıkesir Valiliğince bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi