|
ÖZET: Bu karar, başvuranın ceza infaz kurumundan ailesine yakın bir kuruma nakil talebinin reddedilmesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, uzun süredir nakil talep ettiğini, sağlık raporunun bulunduğunu ve açlık grevine başladığını belirtmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi gereği, hükümlülerin nakil taleplerinin kabul edilebilmesi için iyi hâl göstermeleri ve disiplin cezası almamış olmaları gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın disiplin cezası almış olması, nakil talebinin reddedilmesinin hukuka uygunluğunu sağlamaktadır.
Ayrıca, başvuranın sağlık raporu, nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği düşüncesini doğursa da, mevcut mevzuat gereği disiplin cezası ve iyi hâl şartlarının sağlanmaması nedeniyle talebin reddi yönünde bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Dolayısıyla, başvuranın nakil talebinin reddedilmesi, ceza infaz sisteminin işleyişi ve hükümlülerin hakları açısından hukuka uygun bir karar olarak değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/8025-S.20.12507
BAŞVURU NO : 2019/23222
KARAR TARİHİ : 27/05/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Adalet Bakanlığı
Başvuranın, ailesine yakın ceza infaz kurumuna nakil talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/12/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran, Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunda barındırıldığını, uzun zamandır nakil talep ettiğini fakat uygun görülmediğini, özürlü olduğunu ve ailesini göremediğini, hakkında sağlık kurulunun ailesine yakın bir ile naklinin yapılması konusunda raporun olduğunu, nakli yapılmadığı için 28/10/2019 tarihinde sınırsız açlık grevine başladığını ifade ederek, mağduriyetinin giderilmesi için ailesine yakın illerde bulunan ceza infaz kurumlarından birine (Edirne, Kocaeli, Bolu ve İstanbul) naklinin gerçekleştirilmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü’nden 28/01/2020 tarih, S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 24/03/2020 tarihli cevabi yazısında; 2.1. “Adı geçenin hakkında yapılan inceleme neticesinde, 58 defa disiplin cezası aldığı, Kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak suçundan 1 ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma ve 3 gün hücreye koyma disiplin cezası aldığı ve henüz kaldırılmadığı anlaşıldığından, iyi halli olana kadar nakil talebinde bulunamayacağının tespit edildiği, 2.2. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un
54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama
gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,” ifadelerine yer verildiği, 2.3. Bu nedenle, bir çok ceza infaz kurumunda kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.4. Ayrıca, adı geçenin nakil talebinde bulunmuş olduğu ceza infaz kurumları incelendiğinde
İstanbul, Edirne ve Kocaeli illerine öncelikli nakil talebinde bulunduğu tespit edilmiş olup anılan ilin suç ve yargılama yeri nedeniyle pek çok davanın merkezi olduğu, anılan ilde bulunan ceza infaz kurumlarına duruşmalar nedeniyle haftalık olarak nakil yapıldığı, sirkülasyonun çok fazla olduğu, kurumların mevcutlarının haftadan haftaya yapılacak olan duruşma sayıları, görülen davalar ve dava dosyalarında bulunan sanıkların çokluğuna göre değiştiği, 2.5. Aşağıda belirtilen doluluk oranlarından da anlaşılacağı üzere, aynı ilde bulunan diğer ceza infaz kurumlarının doluluk oranlarının yüksek olmasına karşın F tipi yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının (5275 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinde açıkça belirtildiği üzere zorunlu nedenlerde nakil yetkisi Bakanlığa tanınmış olmasına rağmen, diğer kurumlardan F tipi yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına kapasite nedeniyle kaydırma yapılmayarak) kapasitelerinin tam doluluk oranının üstüne çıkmamasının sağlanmaya çalışıldığı, 2.6. Diğer yandan, ülkemizde F tipi yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının sayısının kısıtlı, kapasitelerinin de diğer kurumlara nazaran çok düşük ve kurumlarda bulunan odaların da 1 ve 3 kişilik olduğu, Hükümlü ve tutuklular tarafından her ay Genel
Müdürlüğümüze gönderilen isteğe bağlı nakil talepleri incelendiğinde, F tipi yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarını talep eden bir çok kişi olduğu ve bu taleplerin olumlu karşılandığı düşünüldüğünde, bu kurumların güvenli bir şekilde işleyişinin neredeyse imkansız hal alacağı, 2.7. Adı geçenin naklini talep ettiği; Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunun kapasitesi 368, mevcudu 286, doluluk oranının %78 olduğu; Kocaeli 2
No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesi 368, mevcudu 311, doluluk oranının %85 olduğu; Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunun kapasitesi 368, mevcudu 345, doluluk oranının %94 olduğu; Bolu F Tipi Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesi 368, mevcudu 349, doluluk oranının
%95 olduğu, 2.8. Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının mevcudunun günaşırı değiştiği, 2.9.Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil taleplerinin Genel Müdürlüğümüze ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasiteleri o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, Bu nedenle, şu an itibarıyla adı geçenin talep ettiği kapalı ceza infaz kurumlarına naklinin sağlanmasının mümkün olmadığının değerlendirildiği,”
Bilgilerinin verildiği görülmüştür.
3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden 29/01/2020 tarih, S. sayılı sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 12/02/2020 tarihli cevabi yazısı ve eklerinden; 3.1. Başvuranın, Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kaldığı son 6 aylık süre içerisinde (12/08/2019-12/02/2020) kimse tarafından ziyaret edilmediği; kardeşi ile telefon görüşmesi yaptığı tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 4.1.Anayasanın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 4.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.
maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8.
maddesinde; ‘‘1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 6. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına
İlişkin Prensipler Bütünü” nün ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde ‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinde, “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.
(2) Ancak; a) (Mülga: 2/7/2018 – KHK/703/110 md.)
b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” ; 8. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 8.1.‘‘Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı
olarak düzenlenir:
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun (…) ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.
(..)
8.2. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 8.3. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesine göre, “ (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.
Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.”; 9. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı
Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu
Genelgenin “Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, 5275 sayılı Kanun’un “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; “h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir” ;
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 11. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3.
maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır.
Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir.
Hükümlü, büyük olasılıkla, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır.
12. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’, 55. maddede ‘Disiplin nedeniyle nakil’, 56. maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’, 57. maddede ‘Hastalık nedeniyle nakil’ şartları düzenlenmiştir.
13. Hükümlülerin ‘Kendi istekleri ile nakil” hükmü ile nakil talep edebilmeleri için birtakım şartlar aranmış, bunlar arasında hükümlülerin “İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” şartı düzenlenmiştir. 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 48. maddesinde, “İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında”, “hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde bir yıllık” sürenin esas alınacağının düzenlendiği görülmüştür.
14. 167 No’lu Genelge’nin 15/11 hükmünde, “Başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmeleri için veya herhangi bir nedenle açlık grevi ya da ölüm orucu eylemi yapan hükümlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil talepleri eylemlerine devam ettikleri ve verilen disiplin cezası kaldırılmadığı sürece değerlendirilmeyecektir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Başvuran
Kurumumuza hitaben yazdığı dilekçede, sınırsız açlık grevine girdiği belirtmiştir.
15. Başvuran hakkında Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nin 26/08/2019 tarihli Sağlık
Kurulu Raporu’nda ‘…cezasına ailesine yakın bulunan cezaevinde devam etmesinin hastalığı açısından yararlı olacağını bildirir sağlık kurulu raporudur’ ifadeleri nedeniyle, başvuranın nakil durumunun idare tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiği düşünülmüşse de, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil edilebilmeleri için, 5275 sayılı
Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 No’lu Genelge hükmü uyarınca, iyi hal göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması şartının arandığı ancak, başvuranın disiplin cezası aldığı ve iyi halli olmadığı tespit edildiğinden, nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece
“makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi