ÖZET: Bu karar, başvuranın İzmir Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, ailesinin ikamet ettiği Konya ilindeki ceza infaz kurumlarına nakil talebinin reddedilmesine ilişkindir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi uyarınca, infazın amacı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve suç işlenmesini önlemektir. Ancak, başvuranın toplamda 8 disiplin cezası almış olması ve hâlihazırda kaldırılmamış disiplin cezasının bulunması, nakil talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu göstermektedir.

Hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin, belirli şartlara bağlı olduğu ve bu şartların başvuran tarafından sağlanmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın nakil talebinin reddedilmesi, hem hukuki hem de hakkaniyet açısından uygun bir karar olarak değerlendirilmiştir. Bu durum, ceza infaz kurumlarının işleyişinde disiplin ve güvenlik unsurlarının önemini vurgulamaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/16915-S.21.27083

BAŞVURU NO : 2021/14184

KARAR TARİHİ : 01/12/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, ailesinin ikametine yakın ceza infaz kurumlarından birine nakil talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23/08/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; İzmir Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu, ailesinin ise Konya ilinde ikamet ettiğini, maddi sıkıntılardan dolayı ziyaretine kimsenin gidemediğini, bu sebeple çocuklarını göremediğini belirterek Konya ilinde bulunan ceza infaz kurumlarından birine naklinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 15/10/2021 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın bilgi formunun incelenmesi sonucunda, ceza infaz kurumlarında barındırıldığı süre zarfında bugüne kadar toplamda 8 adet disiplin cezası aldığı ve soruşturma aşamasında olan henüz kesinleşmemiş disiplin cezasının bulunduğu, 2.2. Adı geçenin barındırıldığı, İzmir/Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 80, mevcudunun 71, doluluk oranının % 89 olduğu, naklini talep ettiği; Akşehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 432, mevcudunun 518, doluluk oranının %120, Afyonkarahisar 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1200, mevcudunun 1337, doluluk oranının %111, Ereğli (Konya) T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1199, doluluk oranının %120, Seydişehir

T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 400, mevcudunun 534, doluluk oranının %134 olduğu, 2.3. Nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususların göz önünde bulundurulduğu, ülke genelinde, ceza

infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının mevcutlarının günaşırı değişmekte olduğu, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil taleplerinin, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü verileri göz önüne alınarak değerlendirildiği, 2.4. Başvuranın suç türü itibariyle yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmasının gerektiği, ancak, naklini talep ettiği kapalı ceza infaz kurumlarının tamamının, yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurumu olmayıp bir bölümünün yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurumu olması nedeniyle hükümlülerin barındırılabileceği oda sayısının kısıtlı ve odaların kapasitelerinin de dolu olduğu, 2.5. Bunun yanında, Covid-19 salgını nedeniyle virüsün kurumlarda yayılmaması için alınan önlemler kapsamında, başka bir hastalık nedeniyle hastanelere sevk edilen, kuruma ilk defa kabul edilen, güvenlik ve duruşma gibi zorunlu nedenlerle nakil edilen hükümlü tutukluların kurumlara girişlerinde 14 gün boyunca izolasyona tabi tutulmaları gerektiği için kurum kapasitelerinde artış görüldüğü, ayrıca, 2021 yılı

Eylül ayı içerisinde bir defaya mahsus isteğe bağlı nakillerin açıldığı ve nakil taleplerinin alındığı, 10/09/2021 tarihi itibarıyla ise sistemin taleplere kapatıldığı, bu konuda Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun hükümlü ve tutukluların nakillerine ilişkin tavsiyeleri doğrultusunda karar verileceği ve işlem yapılacağı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.” 5.2. ‘‘Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.” 5.3. ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54’üncü maddesinde: “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi

kabul etmeleri, c) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, gerekir…”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. İzmir Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan başvuran, Konya ilinde bulunan ceza infaz kurumlarından birine naklinin yapılmasını talep etmiştir.

8. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesinde, “öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

9. 5275 sayılı Kanun ve ilgili alt mevzuatında; hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm bulunmamakla birlikte, mezkûr Kanun’un 53’üncü maddesinde, hükümlülerin, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilecekleri öngörülmüş olup hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri kendi istekleri ile nakil hakkındaki düzenlemeler çerçevesinde yerine getirilmektedir.

10. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gerekli olan şartlar, 5275 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinde belirlenmiş olup hükümlülerin, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış olmaları veya disiplin cezası almış iseler bu cezanın kaldırılmış olması bu şartlar

arasında sayılmıştır. Dolayısıyla hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin, öncelikle bahse konu şartları sağlayıp sağlamadıkları bakımından incelenmesi gerekmektedir.

11. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; başvuranın ceza infaz kurumlarında barındırıldığı süre zarfında bugüne kadar toplamda 8 adet disiplin cezası aldığı ve hâlihazırda kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğu, ayrıca soruşturma aşamasında olan ve henüz kesinleşmemiş disiplin cezasının da bulunduğu, dolayısıyla hükümlülerin kendi istekleri ile nakli için gerekli olan disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması şartını taşımadığı anlaşılmış olup nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Sadettin KALKAN

Kamu Başdenetçisi V.