|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda astsubay olarak görev yaptığı dönemde verilen “uyarma” disiplin cezasının iptali talebine ilişkindir. Başvuran, 2014 yılında servis araçlarının zamanında kışlaya gelmemesi nedeniyle kamu zararına sebep olduğu iddiasıyla cezalandırıldığını, ancak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği “kovuşturmaya yer olmadığı” kararının ardından bu cezanın geri alınmasını talep etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, disiplin cezalarının kamu hizmetinin yürütülmesi açısından önemli olduğunu, ancak verilen cezanın hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararının, idarenin takdir yetkisini etkilemeyeceği belirtilmiş, ancak cezanın herhangi bir kamu zararı oluşmadan verilmiş olması nedeniyle geri alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın uyarma disiplin cezasının geri alınması yönünde Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, disiplin cezalarının uygulanmasında hukukun ve hakkaniyetin gözetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/7721-S.20.12143
BAŞVURU NO : 2019/21118
KARAR TARİHİ : 22/05/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kendisine verilen uyarma disiplin cezasının iptali talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02/12/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri
Komutanlığı Çerkezköy 3.Zh.Tug.K.lığında astsubay olarak görev yaptığını, 2009-2015 yılları arasında İzmir Askeralma Bölge Başkanlığı Buca Askerlik Şubesi Başkanlığında idari işler astsubayı olarak görevine ilave olarak 2014 yılında uzmanlık ve görev alanında olmamasına rağmen servis hizmeti kontrol teşkilatı görevlisi olarak görevlendirildiğini, daha sonra 2015 yılı genel atamalarıyla 3.Zh.Tug.K.lığına atandığını, burada göreve başlamasından sonra Millî
Savunma Bakanlığı Teftiş Dairesi Başkanlığı tarafından İzmir Askeralma Bölge Başkanlığı
Lojistik Kısmı VHKİ olarak görev yapan devlet memuru hakkında yapılan ön inceleme neticesinde servis araçlarının zamanında kışlaya gelmemesi nedeniyle tutulan tutanaklara herhangi bir cezai işlem yapmayarak kamu zararına sebep olmak iddiasıyla 14 Mart
2016 tarih ve sayılı emriyle
başvuran hakkında idari işlem başlatıldığını, bu emre istinaden savunmasının alındığını, savunmasında Müfettiş Ön İnceleme Raporuna esas belgeler ile ihale dosyasını ve eklerini incelemek istediğini belirtmiş olmasına rağmen 15 Nisan 2016 tarihinde Uyarı Cezası ile cezalandırıldığını, konu ile olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08 Mart 2019 tarihli ve numaralı kararıyla Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı verildiğini, dolayısıyla kamu zararı ve kişisel zarar bulunmadığını, görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını, buna göre uyarma cezasının geri alınması talebiyle idareye başvuru yaptığını belirterek; uyarı cezasının geri alınarak kayıtlardan silinmesi talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 30/01/2020 tarih ve S sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına
istinaden Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 07/05/2020 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;
2.1) Başvuranın Tekirdağ/Çerkezköy 3 üncü Zırhlı Tugay Mekanize Piyade Tabur
Komutanlığında Personel Astsubay kıdemli Başçavuş olarak görev yaptığı,
2.2) Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Teftiş Dairesi Başkanlığının 14/03/2016 tarihli
MİY l sayılı, “Disiplinsizliğin
Bildirilmesi” konulu Ön İnceleme Yazısında; MSB Askeralma Bölge Başkanlığının İzmir
Askeralma Bölge Başkanlığı Şehir İçi Personel Taşıtma Hizmeti alımına ait ve numaralı sözleşmelerin gerçekleştirilmesinde, Hizmet Alımı Muayene ve Kabul
Komisyonu ile Kontrol Teşkilatında görevli iken servis araçlarının kışlaya zamanında gelmemesi nedeniyle başvuran hakkında, verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında belirlenen usul ve esaslara uygun yerine getirilmesinde, kayıtsızlık göstermek ve özensiz davranmaktan yetkili Komutanlıkça (MSB Askeralma Dairesi Başkanlığı) idari ve adli işlem başlatılmasının uygun olacağının değerlendirildiği,
2.3) 3 üncü Zırhlı Tugay Mekanize Piyade Tabur Komutanlığının 15/04/2016 tarihli yazısında
daha önce İzmir Askeralma Bölge Başkanlığındaki Taşıma İhalelerinde ortaya çıkan durumu ile ilgili olarak servis araçlarının zamanında kışlaya gelmemesi nedeniyle tutulan tutanaklara herhangi bir cezai işlem yapmayarak kamu zararının oluşmasına sebep olmak iddiasıyla savunmasının istendiği ve UYARMA disiplin cezasının tecziye edildiği,
2.4) Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığının 19/08/2019 tarihli yazısında Hukuk
Hizmetleri Daire Başkanlığından alınan görüşe göre; başvuranın uyarma disiplin cezasının iptal edilmesi talebine yönelik olarak verilen disiplin cezasının idarenin tek yanlı bireysel işlemi ile yapıldığı, disiplin soruşturması ve disiplin cezalarının idare hukuku kapsamında olduğu, bu nedenle ceza hukukundan farklı olarak değerlendirilmesi gerektiği, idarenin takdir yetkisini kullanarak ceza hukukundan bağımsız idari işlem tesis edebileceği, somut olayda İzmir
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının idarenin takdir yetkisini kullanmasına engel teşkil etmeyeceğinden hukuka uygun olarak verilen disiplin cezasının geri alınmasını gerektirecek yasal unsurlarının oluşmadığının mütalaa edildiği,
2.5) Yine başvuranın uyarma disiplin cezasının iptal edilmesi için verdiği dilekçeye istinaden
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığının 24/09/2019 tarihli yazısında; ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde verilen ve kesinleşen disiplin cezalarının, bunları veren idari makamlar yönünden bağlayıcı ve kesin nitelikte olduğu, idari makamların verilmiş ve kesinleşmiş disiplin cezalarını geri almaları veya başka bir disiplin cezası verme yoluna gitmelerine olanak olmadığı, bu nedenle disiplin cezasının idari yönden muhakeme edilmesi ve iptalinin mümkün olmadığı,
2.6) 3 üncü Zırhlı Tugay Komutanlığının 20/03/2020 tarihli yazısında; İzmir Cumhuriyet
Başsavcılığının 08 Mart 2019 tarihli ve numaralı “Kovuşturmaya Yer Olmadığı
Kararı” kararı ile personel hakkında kamu zararı ve kişisel zararın bulunmadığı, görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının belirtildiği, personel hakkında kamu zararına sebep olması iddiası kapsamında “kendini geliştirmede yetersiz kalmak” disiplinsizliği nedeniyle verilen “Uyarma” cezası işleminin herhangi bir kamu zararı oluşmamış olmasına rağmen verildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının verdiği kararda göz önünde bulundurulduğunda geri alınması gerektiğinin değerlendirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Anayasamızın;
3.1) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 16/02/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun,
5.1) “Disiplinsizliğin oluşması ve disiplin cezalarının niteliği” başlıklı 4 üncü maddesinde,
“…(5) İlave hizmet ve görev yükümlülüğü sonucunu doğuran disiplin cezaları kapsamında, kamu veya hizmet yararına olmayan keyfî görevler verilemez.”,
5.2) “Disiplin Soruşturması veya tahkikatın adli soruşturma veya kovuşturmadan
bağımsızlığı” başlıklı 5 inci maddesinde; “Herhangi bir fiilden dolayı ilgili hakkında yapılan adli soruşturma veya kovuşturma, aynı fiilden dolayı ayrıca disiplin soruşturması ve tahkikat yapılmasını, disiplin cezası verilmesini ve bu cezanın yerine getirilmesini engellemez.”,
5.3) “Takdir hakkının kullanımı” başlıklı 6 ncı maddesinde; “– (1) Bu Kanunla disiplin
cezası vermeye yetkilendirilmiş kişi ve kurullar, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar.
(2) Takdir hakkı mutlaka gerekçeli olarak kullanılır.
(3) Takdir hakkı kullanılırken; a) Disiplinsizliğin işleniş biçimi, b) Disiplinsizliğin işlendiği zaman ve yer, c) Disiplinsizliğin askeri hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, ç) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, d) Disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, e) Disiplinsizlik yapan personelin daha önceki disiplin durumu, f) Disiplinsizlik yapan personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık, gibi hususlar göz önüne alınır.”,
5.4) “Disiplin soruşturması ve yetkiler” başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) Maiyetinden birinin
disiplinsizlik teşkil edebilecek bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse, yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla ya da şahsen disiplin soruşturması yapar.
(2) Disiplin soruşturmacısı olarak tek bir kişi görevlendirilebileceği gibi en az üç kişiden oluşan bir heyet de görevlendirilebilir.”,
5.5) “Disiplin amirinin disiplin cezası verme yetkisi” başlıklı 8’inci maddesinde; “(1)
Disiplinsizliği tespit edilen personele disiplin amiri tarafından bu Kanundaki esaslara uygun olarak disiplin cezası verilir.
(2) Bu Kanunda belirlenmiş olan disiplinsizliklere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara, eylemleri adli veya askeri suç teşkil etse dahi aynı neviden disiplin cezaları verilebilir.
(3) Disiplin amiri olabilmek için; a) Amir konumunda olunması, b) Disiplin cezası verilecek personelden rütbe veya kıdemce büyük olunması, c) Disiplin cezası verilecek kişinin subay, astsubay (…)ve uzman erbaş statüsünde olması hâlinde, ilgili mevzuata göre bu personele sicil verme yetkisinin bulunması gerekir.”
5.6) “Disiplin Cezaları” başlıklı 11 inci maddesinde; “ (1) Subay, astsubay (…) (1) ve uzman
erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine
göre aşağıda belirtilmiştir:
a) Uyarma b) Kınama c) Hizmete kısmi süreli devam ç) Aylıktan kesme d) Hizmet yerini terk etmeme e) Oda hapsi f) Silahlı Kuvvetlerden ayırma (2) Uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezaları disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası yüksek disiplin kurulları tarafından verilir.”,
5.7) “Disiplin cezalarının yerine getirilme şekilleri” başlıklı 12 inci maddesinde; “ (1)
Uyarma cezası; personele, görevinin icrasında veya hâl ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.”,
5.8) “Cezanın ağırlaştırılması ve disiplin amirlerinin takdir hakkı” başlıklı 14 üncü
maddesinde; “…(2) Disiplin amirleri, personelin; olumlu hizmet, sicil ve disiplin safahatı ile eylemin niteliğini göz önüne alarak bir derece hafif ceza uygulayabilir.
(3) Disiplin amirleri, uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezalarını gerektiren disiplinsizliklerinden dolayı personeline disiplin cezası vermeyebilir …”,
5.8) “Uyarma cezasını gerektiren disiplinsizlikler” başlıklı 15 inci maddesinde; “(1)
Uyarma cezasını gerektiren disiplinsizlikler şunlardır:
…
n) Kendini geliştirmede yetersiz kalmak: Görevini etkin olarak yapabilmesini sağlayacak bilgi ve görgünün kazanılmasında göstermesi gereken gayreti göstermemektir.”,
5.9) “Disiplin cezalarının idari işlemlere etkisi” başlıklı 30’uncu maddesinde; “…(3)
Disiplin cezaları ve diğer idari yaptırımlar, nitelik ve niceliklerine uygun olarak; personel hakkında yapılacak sicil, terfi, atama, ayırma, ilişik kesme, sözleşme feshi, özellikli görevlere seçim ve benzeri idari işlemlerde göz önünde bulundurulur.”,
5.10) “Savunma hakkı” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesinin
altıncı fıkrasında düzenlenen istisna haricinde disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
(2) (Değişik: 22/1/2015-6586/105 md.) İsnat olunan hususlar ile savunma için verilen süre açıkça ve yazılı olarak ilgiliye bildirilir. Yüksek disiplin kurulunun görevine giren disiplinsizliklerde verilecek savunma süresi üç iş gününden, diğer disiplinsizliklerde ise iki iş gününden az ve her hâlde beş iş gününden fazla olamaz. Savunması istenen kişinin talebi hâlinde ilave savunma süresi verilebilir. Ancak, ilk verilen savunma süresi ile ilave verilen savunma süresinin toplamı beş iş gününü geçemez. Verilen süre içinde savunmasını yapmayan personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,
5.11) “Disiplin amirleri tarafından verilen cezalara itiraz ve cezanın kesinleşmesi” başlıklı
41’inci maddesinde; “1) Disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, cezanın tebliğ edilmesinden itibaren iki iş günü içinde itiraz edilebilir. İtiraz, bir üst disiplin amirine yazılı olarak yapılır. Süresi içinde itiraz edilmez ise ceza kesinleşir
…
(3) İtiraz, yetkili üst disiplin amiri tarafından üç iş günü içinde karara bağlanır. İlave inceleme yapılmasının gerekli olduğu durumlarda bu süre bir katına kadar uzatılabilir.
(4) İtiraz haklı görülürse, itirazı inceleyen üst disiplin amiri verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir. İtiraz haklı görülmez ise ret olunur. Karar itiraz edene tebliğ edilerek kesinleşir.” düzenlemelerine yer verilmiştir
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurana 15 Nisan
2016 tarihli yazıyla “Kendini geliştirmede yetersiz kalmak ” gerekçesi ile verilen Uyarma
disiplin cezasının geri alınması hususunda İdare’ye Tavsiye Kararı verilmesi yönündeki öneri
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran, bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere başvurusunda;
Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3’üncü Zırhlı Tugay Komutanlığı bünyesinde astsubay olarak görev yaptığını, tarafına verilen uyarma disiplin cezasının geri alınarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
8) Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu
görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle disiplin cezalarının sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu; bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların mevzuatla belirlendiği, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkelerinin oluşturulduğu bilinmektedir.
9) Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin
öğrenilmesi hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturmada olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir.
10) İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden
olduğundan, bu ilke genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar.
İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.
11) Konuyla ilgili (5) numaralı paragraf ve alt bentlerindeki mevzuat hükümleri incelendiğinde;
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 5’inci maddesinde, herhangi bir
fiilden dolayı ilgili hakkında yapılan adli soruşturma veya kovuşturma, aynı fiilden dolayı ayrıca disiplin soruşturması ve tahkikat yapılmasını, disiplin cezası verilmesini ve bu cezanın yerine getirilmesini engellemediği görülmektedir.
12) Somut olayda, Başvuranın, 3. Zırhlı Tugay Mekanize Piyade Tabur Komutanlığı
(Çerkezköy/Tekirdağ) emrinde personel kıdemli başçavuş unvanı ile görev yaptığı,
12.1) İzmir/Buca Askerlik Şube Başkanlığı askerlik şubesi astsubayı olarak görev yaparken
2014 yılında servis araçlarının zamanında kışlaya gelmemesi nedeniyle tutulan tutanaklara
herhangi bir işlem yapılmayarak kamu zararı oluşmasına sebep olmak iddiasına dayalı olarak
Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Dairesinin 14/03/2016 tarihli Ön İnceleme Sonuç Raporuna göre hakkında 13/04/2016 tarihinde “Kendini geliştirmede yetersiz kalmak” fiilinden dolayı
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamında “uyarma” cezasının
uygulandığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Kamu Görevlisi Toplum Suçları Barosunun iddia edilen suç ile ilgili soruşturması neticesinde 08/03/2019 tarihinde Kovuşturma Yapılmasına Yer
Olmadığı Kararı verildiği,
12.2) Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın 19/08/2019 tarihli ve sayılı yazısında Hukuk
Hizmetleri Daire Başkanlığından alınan görüş doğrultusunda; verilen disiplin cezasının idarenin tek yönlü bireysel işlemi ile yapıldığı disiplin soruşturması ve disiplin cezalarının idare hukuku kapsamında olduğu, ceza hukukundan farklı olarak değerlendirilmesi gerektiği, idarenin takdir yetkisi kullanarak ceza hukukundan bağımsız idari işlem tesis edebileceği, İzmir
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın söz konusu kararının idarenin takdir yetkisini kullanmasına engel teşkil etmeyeceğinden hukuka uygun olarak verilen disiplin cezasının geri alınmasını gerektirecek yasal unsurlarının oluşmadığının belirtildiği,
12.3) Ancak Kara Kuvvetleri Komutanlığı Tekirdağ 3’üncü Zırhlı Tugay Komutanlığı’ nın
20/03/2020 tarihli ve sayılı yazısı ile uyarma disiplin cezasının herhangi bir kamu zararı oluşmamış olmasına rağmen verildiği İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının kararı da göz önünde bulundurularak ile söz konusu disiplin cezasının geri alınmasının gerektiğinin değerlendirildiği,
12.4) Bu kapsamda; Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığının 24/09/2019 tarihli
ve sayılı yazısı ile ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde verilen ve kesinleşen disiplin cezalarının bunları veren idari makamlar yönünden bağlayıcı ve kesin nitelikte olduğu, idari makamların verilmiş ve kesinleşmiş disiplin cezalarını geri almaları veya başka bir disiplin cezası verme yoluna gitmelerine olanak olmadığı gerekçesi ile cezanın geri alınmasına yönelik işlem yapılamadığı anlaşılmıştır.
13) 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 6’ncı maddesinde, idarenin
disiplin cezası uygulamasında takdir hakkı ile ilgili temel ilkelere yer verilmiştir. Buna göre; disiplin cezası vermeye yetkilendirilmiş kişi ve kurulların disiplin cezası uygulanması ile takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanacakları, takdir hakkının mutlaka gerekçeli olacağı, yine bu hakkı kullanırken disiplinsizliğin işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, askeri hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve personelin daha önceki disiplin durumu gibi hususların göz önüne alınacağı gerekmektedir.
14) İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket
edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204). Bu çerçevede disiplin cezasına ilişkin mevzuat hükümleri ve İdarenin öne sürdüğü gerekçeler dikkate alındığında, söz konusu disiplin cezası için kullanılan takdir yetkisinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunduğu kanaatine varılmıştır.
15) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle
başvuranın uyarma disiplin cezasının geri alınması talebinin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının kararı göz önünde bulundurularak herhangi bir kamu zararı oluşmaması nedeniyle kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi”, ilkelerine uygun davrandığı, ancak başvuru kapsamında idarenin, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza göndermediği ayrıca ilgili başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Tekirdağ
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜ’ne; Başvurana verilen; 15/04/2016 tarihli yazı ile “Kendini geliştirmede yetersiz kalmak” gerekçesine istinaden verilen Uyarma disiplin cezasının geri alınması yönünde KARA
KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi