|
ÖZET: Başvuran, Sağlık Bakanlığı tarafından kendisine verilen kınama cezasının iptalini talep etmekte, bu talebinde disiplin cezasının verilmesine ilişkin sürelerin ihlal edildiğini ve kendisiyle aynı fiili işleyen bir diğer kişinin itirazının kabul edilmesini öne sürmektedir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın disiplin cezasına konu olan fiillerinin 2010-2018 yılları arasında gerçekleştiği ve bu fiillerle ilgili disiplin soruşturmasının zamanında başlatıldığı belirlenmiştir. Dolayısıyla, zamanaşımı süresinin dolmadığı ve disiplin cezasının verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca, başvuranın itirazı üzerine yapılan değerlendirmelerde, kendisiyle aynı durumu paylaşan diğer kişinin disiplin cezasının iptal edilmesi ile başvuranın durumu arasında bir illiyet bağı olmadığı anlaşılmıştır. İdarenin, başvuranın disiplin cezasını vermek için gerekli süreleri geçirmediği ve başvuranın savunma sürecinin de usulüne uygun olarak yürütüldüğü tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/64082-S.20.69345
BAŞVURU NO : 2020/5592
KARAR TARİHİ : 06/07/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin cezasının iptali talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 25/03/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yaptığı başvuruda başvuran, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında
Sağlık Bakanlığına 10/07/2019 tarihinde savunmasını sunduğunu, 09/10/2019 tarihinde tecziye edildiği kınama cezasının tebliğ edildiğini, 11/10/2019 tarihinde Disiplin Kuruluna başvurarak disiplin cezasına itiraz ettiğini, ancak 05/03/2020 tarihli yazıyla itirazının reddedilmesi üzerine cezasının kesinleştiğini belirtmektedir. Başvuran, 11/10/2019 tarihinde verilen cezaya yaptığı itirazına ilişkin kararın 23/01/2020 tarihli Disiplin Kurulu toplantısında verilip kararın kendisine 05/03/2020 tarihli yazıyla bildirilmesinin, 657 sayılı
Kanun’un 135 inci maddesinde belirtilen süreye aykırı olduğunu belirtmektedir. Başvuran, soruşturma raporunun 14/05/2019 tarihinde tamamlanmasına rağmen, Disiplin Kurulları ve
Disiplin Amirleri Yönetmeliği’ne aykırı olarak 18/09/2019 tarihinde disiplin cezasıyla tecziye edildiğini, bu itibarla disiplin cezası verme süresinin zaman aşımına uğradığını belirtmektedir. Başvuran, ayrıca, kendisiyle aynı fiili işlediği gerekçesiyle tecziye edilen İl
Sağlık Müdürünün itirazının kabul edilmesine karşın kendisininkinin kabul edilmemesinin eşitliğe ve hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Bu çerçevede başvuran
Kurumumuzdan disiplin cezasının iptal edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sağlık Bakanlığının 21/05/2020 tarihli ve sayılı yazısında; 2.1. Gümüşhane Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü görevlileri hakkında düzenlenen 14/05/2019 tarihli ve sayılı disiplin soruşturma raporu gereğince işlemlerin başlatıldığı, 2.2. Başvuranın Bakanlık Makamının 17/09/2019 tarihli ve 5530 sayılı onayıyla kınama cezası ile tecziye edildiği, 2.3. Başvuranın itirazının Merkez Disiplin Kurulu’nun 23/01/2020 tarihli ve sayılı kararı ile reddedildiği, 2.4. Başvuranla aynı fiili işlediği gerekçesiyle tecziye edilen İl Sağlık Müdürünün itirazının
Merkez Disiplin Kurulunca oybirliğiyle kabul edildiği, 2.5. İl Sağlık Müdürlüklerince çok fazla inceleme ve soruşturma raporu intikal ettirildiğinden, raporların zamanaşımı gözetilerek işlem sırasına alındığı, zamanaşımı süresi erken olandan geç olana doğru işlem yapıldığı, 2.6. Raporun Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne intikal etmesinden sonra ceza teklifi olanlardan 657 sayılı Kanun’un 130 uncu maddesi ile Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri hakkında Yönetmelik’in 16 ncı maddesi kapsamında İl Sağlık Müdürlükleri aracılığıyla savunma istendiği, kişinin savunması, disiplin soruşturma raporu ve kişinin ceza taltif durumunu gösterir belgenin Bakanlık Makamının takdirine sunulduğu, Makam Kararının ilgilisine tebliğ edilmek üzere İl sağlık Müdürlüğüne gönderildiği, ilgililerin itirazlarını bir üst kurula sundukları, 2.7. Başvuranın işlediği fiil 2017-09/02/2018 tarihleri arasını kapsadığından, zamanaşımının söz konusu olmadığı, açıklamalarına yer verilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”, son fıkrasında; “Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”, “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.”, “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.”, üçüncü fıkrasında; “İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.”, 6. 5018 sayılı Kamu Mali yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.”, 7. 24/10/1982 tarihli ve 17848 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Disiplin Kurulları ve
Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’in “Disiplin Kurullarının karar süresi ve usulü” başlıklı 11 nici maddesinin birinci fıkrasında; “Disiplin Kurulları…; uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazlar ile ilgili işlerde itiraz dilekçesi ile cezaya ilişkin karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren, 30 gün içinde kararlarını verirler.” Disiplin
Amirlerinin sorumlulukları” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Disiplin amirleri, disiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve özel kanunlarla verilen yetkileri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan hakları göz önünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış içinde kullanmak ile yükümlüdürler. Bu genel sorumluluğun dışında disiplin amirleri ayrıca; a) Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek, b) Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı tarihi izleyen 15 gün içinde vermek, c) Uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazları, cezalarla ilişkin karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde inceleyerek sonuçlandırmak, zorundadırlar.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu denetçisi tarafından, İdarenin başvuranın talebine ilişkin işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönündeki öneri
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, tecziye edildiği kınama cezası ile ilgili 657 sayılı Kanun ile Disiplin Kurulları ve
Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’te belirtilen zamanaşımına, karar süresine ve itiraza ilişkin sürelere riayet edilmediğini belirtmekte olup kendisi ile aynı cezanın verildiği kişinin itirazının kabul edilmesine rağmen kendisininkinin reddedilmesinden bahisle disiplinin cezasının iptal edilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.
10. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerden, Gümüşhane Valiliği İl sağlık Müdürlüğünde mutemedinin personele bordro düzenlenmemesi gerektiği halde bordro düzenlemek ve bordrolarda olması gerekenden fazla tahakkuka yer vermek suretiyle oluşan artık bakiyeyi usulsüz olarak şahsi hesabına, kontrolü altında bulunan üçüncü kişilere ait hesaplara veya personel olan/olmayan üçüncü kişilere ait hesaplara gönderdiğinden, ayrıca personel tarafından
Saymanlık nezdinde kişi borcu açılarak iade edilmesi gereken tutarları uhdesine almak suretiyle kamu zararına sebebiyet verdiğinden bahisle bu fiillerin işlendiği 2010-2018 yılları arası dönemi incelemek üzere denetçinin 26/04/2018 tarihli ve sayılı yazı ile görevlendirildiği, başvuranın 11-19/10/2017 tarihleri arasıyla 09/02/2018 tarihlerinde 5018 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirme görevlisi olduğu anlaşılmaktadır.
11. Yürütülen inceleme kapsamında arasında başvuranın da bulunduğu kişiler hakkında disiplin soruşturması yapılması gerektiğinin 28/12/2018 tarihinde bildirilmiş, konu hakkındaki
Makam Onayı’nın ise 07/01/2019 tarihinde verilmiştir.
12. Başvuran hakkında yapılan soruşturmayı da içeren disiplin soruşturması raporu, 14/05/2019 tarihinde tamamlanmış ve raporda başvuranın kınama cezası ile tecziye edilmesi teklif edilmiştir.
13. İdarenin 26/04/2018 tarihinde denetçi görevlendirdiği başka bir inceleme kapsamındaki fiillerin incelenmesi esnasında başvuranın 2017 ve 2018 yıllarında yılındaki cezayı gerektiren fiillerinden muttali olduğu, 07/01/2019 tarihli Makam Onayıyla da başvuran hakkında soruşturma başlattığı görülmüştür. Dolayısıyla, ilgili mevzuatı kapsamında yukarıda anılan tarihlerde gerçekleştirme görevlisi olan başvuran için kınama cezası veya genel olarak disiplin cezasının verilmesine ilişkin zamanaşımının söz konusu olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, İdarenin mutemedin faaliyetlerinin detaylı incelemesinden sonra başvuran hakkında da soruşturma yapılıp yapılmayacağına karar verebileceği açıktır.
14. Başvuranın kınama cezası ile tecziyesinin teklif edildiği anılan disiplin soruşturması 15/05/2019 tarihinde tamamlanmış ve Bakanlık Makamınca 30/05/2019 tarihinde onaylanmıştır. Sonrasında, başvurandan 17/06/2019 tarihinde savunması istenmiş, başvuran savunmasını 10/07/2019 tarihinde İdareye sunmuş, itirazı reddedilerek başvuran hakkındaki disiplin cezası 17/09/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Kararın başvurana 09/10/2019 tarihinde tebliği üzerine, başvuran 11/10/2019 tarihinde Disiplin Kuruluna itirazda bulunmuş, başvuranın bu itirazı Disiplin Kurulunun 23/01/2020 tarihli toplantısında değerlendirilerek reddedilmiş, bu husus başvurana 05/03/2020 tarihinde bildirilmiştir.
15. Danıştay 5 inci Dairesinin 27/10/2016 tarihli ve E:2016/10216, K:2016/2148 tarihli kararında; “Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler. Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını/kovuşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması/kovuşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.” şeklindedir. Dolayısıyla, 657 sayılı Kanun’da belirtilen sıkı şekil şartına bağlı süreler, başvuran açısından da hak düşürücü niteliği haizdir.
16. Diğer yandan, başvuru konusu olayda, başvuran, 5018 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirme görevlisi olarak harcama talimatı üzerine; işin yaptırılmasıyla, mal veya hizmetin alınmasıyla, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılmasıyla, belgelendirilmesiyle ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanmasıyla görevlidir. Bu görevlerin tam ve doğru yapılmaması halinde amacı kamu kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesini ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamak üzere, kamu malî yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malî kontrolü düzenlemek olan 5018 sayılı Kanun’a aykırı davranılmasıyla kamu zararı oluşabilecektir. Kurumumuza yaptığı başvuruda başvuranın, gerçekleştirme görevlisi olarak verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davrandığı belirlenerek tecziye edildiği disiplin cezasının içeriğine ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı görülmemektedir. Bu halde, idarenin kendi iç işleyişinden, İl Müdürlüklerinden gelen inceleme taleplerinin oluşturacağı ve elde olmayan iş yükünden kaynaklanan gecikmeler nedeniyle başvuranın kamu zararına sebep olan ve kusurlu olduğu hususunda bir itirazını Kurumumuza bildirmediği fiilinin herhangi bir yaptırımı olmamasının da, kamu görevinin gereği gibi yürütülmesinin ve kamu düzeninin sağlanmasının, dolayısıyla kamu yararının gerçekleştirilmesinin aleyhinde olup kamu zararına sebep vereceği, bu durumun da hukuka ve hakkaniyete uygun bulunamayacağı değerlendirilmiştir.
17. Başvuran kendisiyle aynı durumdaki bir kişinin tecziye edildiği cezaya itirazının kabul edilip kendisininkinin reddedildiğini belirtmekte ise de, başvuranın belirttiği kişinin görevinin farklı olduğu, başvurana verilen disiplin cezası ile bu kişiye verilen ceza arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, dolayısıyla başvuranın bu iddiasının kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ihlaline yönelik olmadığı belirlenmiştir.
18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.
Başvuru konusu olayda İdarenin 657 sayılı Kanun ile Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri
Hakkında Yönetmelik’te itiraza ilişkin sürelere riayet etmeyerek iyi yönetim ilkelerinden olan