|
ÖZET: Başvuran, Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda disiplin cezasına ilişkin yaptığı itirazda, kendisine yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları hakkında bilgi verilmediğini, bu nedenle savunma hakkını kullanamadığını ve verilen cezanın gerekçesinin tebliğ edilmediğini belirtmiştir. Ayrıca, Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvurunun ardından disiplin soruşturması açıldığını öğrenmiş, ancak sürecin mevzuata aykırı yürütüldüğünü iddia ederek hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir.
İdare, başvuranın disiplin cezasının 5275 sayılı Kanun çerçevesinde verildiğini ve disiplin kurulunun kararının yasal süreler içinde tebliğ edildiğini açıklamıştır. Başvuranın, kararın tebliğinden itibaren yasal süre içinde itirazda bulunmadığı ve bu nedenle cezanın kesinleştiği belirtilmiştir. Disiplin soruşturmasının usulüne uygun olarak yürütüldüğü, savunma hakkının ihlal edilmediği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Başvuranın itiraz hakkının açık olduğu ve dava açma süresinin yeniden başlayacağı bilgisi de verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5617-S.24.8875
BAŞVURU NO : 2023/20546
KARAR TARİHİ : 24.05.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın disiplin cezasına ilişkin itirazı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19.12.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran tarafından Kurumumuza yapılan başvuru dilekçesinde özetle; Sungurlu T Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda kaldığını, hakkında yürütülen disiplin soruşturmasına ilişkin savunma istem yazısında yüklenen eylemin niteliği ve sonuçlarının tarafına bildirilmediğini, savunmada bulunamadığı için ceza verme kararının gerekçesinin tarafına tebliğ edilmediğini, verilen karara karşı hangi kanun yollarını kullanacağına dair habersiz bırakıldığını, Adalet Bakanlığına hitaben yazmış olduğu 10.11.2023 tarihli dilekçesiyle bir hükümlünün şahsına karşı yapmış olduğu tehditkar ve hakaret içeren eylemlerinden dolayı disiplin soruşturması başlatılmasını talep ettiğini, 01.12.2023 tarihinde tarafına tebliğ edilen yazı ile iddiaları araştırmak üzere şahsı ile ilgilide soruşturma açıldığını öğrendiğini, kendisinden konuya ilişkin savunma istendiğini, ancak savunma istem yazısında tarafına yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları hakkında herhangi bir bilgi yer almadığını, bu sebeple savunma hakkını kullanamadığını, iddiaya konu olay hakkında ayrıntılı ifadesini 05.12.2023 tarihinde idareye yazılı olarak bildirdiğini, daha sonra kendisine kınama cezası verildiğini ve 14.12.2023 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini ancak bu kararın gerekçeli kararın tebliğ şeklinde olmadığını, sadece ceza verme kararının özet bilgilerinin tebliğinden ibaret olduğunu, hangi eylemden dolayı cezalandırıldığına dair bir bilgiye sahip olamadığı için karara karşı kanun yolu hakkını kullanamadığını, soruşturmanın mevzuat hükümlerine aykırı olarak yürütülmesinden kaynaklı savunma hakkının engellendiğini iddia ve ifade ederek hakkındaki hukuki durumun tekrar değerlendirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 29/12/2023 tarih ve S. sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Ceza
ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 01/03/2024 tarih ve / sayılı yazı ve eklerinde özetle;
2.1) Adı geçenin, 18.12.2023 tarihli dilekçesinde bahsetmiş olduğu başvuruya konu disiplin soruşturmasına
ilişkin tüm bilgi ve belgelerin bir örneğinin ekte gönderildiği, /
2.2) Ceza infaz kurumu idareleri tarafından verilen disiplin cezalarının 5275 sayılı Kanun’un “Disiplin
cezalarının niteliği ve uygulama koşulları” başlıklı sekizinci bölümünde yer alan 37 ilâ 52 inci maddeleri uyarınca verildiği,
2.3) Ayrıca, hükümlü ve tutuklulara görevli memurların ve yöneticilerin tek başına karar vererek ceza
vermesinin söz konusu olmadığı, kurum disiplin kurulu tarafından araştırmasının yapılarak işlemiş olduğu davranışa karşılık gelen cezanın ilgili mevzuatta hükmedilen miktarı kadar verildiği, kararların hükümlü veya tutuklulara tebliğ edildiği, disiplin kararına karşı ilgilinin infaz hâkimliğe şikâyet, infaz hâkimliği kararına karşıda ağır ceza mahkemesine itiraz hakkının bulunduğu,
2.4) Adı geçenin, 10.11.2023 tarihli dilekçesine istinaden anılan Kurumun 01.12.2023 tarihli ve
/ sayılı yazısı ile söz konusu iddialarına yönelik savunma isteminde bulunduğu, savunma istem belgesinin 01.12.2023 tarihinde adı geçene tebliğ edildiği, 05.12.2023 tarihinde söz konusu disiplin soruşturmasına ilişkin yazılı savunma yaptığı, bunun üzerine anılan Kurum Disiplin Kurulunun 12.12.2023 tarihli ve / Karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (m) bendi “Kurumda gereksiz gürültü yapmak” gereğince
“kınama” disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 14.12.2023 tarihinde adı geçene tebliğ edildiği, ayrıca anılan karara karşı ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Sungurlu
İnfaz Hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunmaması veya infaz hâkimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilmemesi halinde Disiplin Kurulu kararının kesinleşeceği hususlarının CMK’nun 35/3 maddesine uygun olarak okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği ancak, söz konusu yasal süreler içerisinde herhangi bir itirazda bulunmaması sebebiyle disiplin cezasının 30.12.2023 tarihinde kesinleştiği,
2.5) Adı geçen hakkında Bafra Açık Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun 30.12.2019 tarihli ve
/ Karar sayılı kararı ile “11 gün hücreye koyma”, Vezirköprü M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Disiplin Kurulunun 02.03.2023 tarihli ve / Karar sayılı kararı ile “kınama” ve Vezirköprü M Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun 02.03.2023 tarihli ve / Karar sayılı kararı ile “3 gün hücreye koyma” disiplin cezalarının verildiği, söz konusu kararlara ilişkin bilgi ve belgelerin ekte gönderildiği,
2.6) Söz konusu disiplin soruşturmasına konu olay hakkında yaşananlara ilişkin görüntü ve delillerin CD
ortamına aktarılarak gönderildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Anayasamızın;
3.1) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her
türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun,
/
5.1) “Disiplin cezalarının niteliği ve uygulama koşulları” başlıklı 37 nci maddesinde; (1)Hükümlü
hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilir.
(2) Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez.
5.2) “Disiplin cezaları ve tedbirleri” başlıklı 38 inci maddesinde; (1) Çocuklar haricindeki hükümlüler
hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre şunlardır:
a) Kınama.
b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma.
c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma.
d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama.
e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma.
f) Hücreye koyma.
(2) Toplu, bedensel, zalimane, insanlık dışı veya küçültücü cezalar disiplin cezası olarak uygulanamaz.
5.3) “Kınama” başlıklı 39 uncu maddesinde; 1) Kınama cezası, hükümlüye eyleminin kötü niteliğinin ve
uygunsuzluğunun açıklanması ve tekrarı durumunda doğuracağı sonuçlara dikkatinin çekilmesidir.
(2) Kınama cezasını gerektiren eylemler şunlardır:
a) Mektuplarda tehdit, hakaret ve sövme gibi çirkin ifadeler kullanmak.
b) Hükümlü ve tutuklulara karşı edep ve nezakete aykırı şekilde konuşmak veya davranışlarda bulunmak.
c) İdareden habersiz mektup göndermek.
d) Görevlilere hediye vermek veya buna kalkışmak.
e) Görevlilere herhangi bir taahhütte bulunmak.
f) İdarece belirtilen miktardan fazla para bulundurmak.
g) Hükümlü kimliğini yanında bulundurmamak.
h) Yatma plânına uymamak.
ı) Ceza infaz kurumlarının duvarlarına yazı yazmak, resim yapmak veya afiş yapıştırmak.
j) İdarece verilen eşya ve benzeri şeyleri kötü kullanmak.
k) Kişisel temizliğe veya çevre temizliğine dikkat etmemek.
l) İdarece alınan sağlık önlemlerine uymamak.
m) Kurumda gereksiz gürültü yapmak.
5.4) “Disiplin soruşturması” başlıklı 47 nci maddesinde; Uyarma, kınama ve bazı etkinliklere
katılmaktan alıkoyma cezaları kurumun en üst amiri tarafından verilir ve uygulanır.
(2) Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en
[15] geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.
(3) Soruşturma en geç onbeş gün içinde tamamlanır. Firar hâlinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir.
(4) Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Haklarında disiplin soruşturması yapılanlara, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri, aksi hâlde bu haklarından vazgeçmiş sayılacakları yazılı olarak bildirilir. Savunma yazılı olarak sunulabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü savunma tutanakla saptanır. Türkçe bilmeyenlerle, sağır ve dilsizlerin savunmaları tercüman aracılığıyla alınır.
(5) Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır.
Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir.
(6) Disiplin kurulu kararı, haklarında soruşturma yapılanlara yönetim tarafından derhâl tebliğ edilir.
(7) Kurumun iç düzenini ve hükümlülerin yaşam ve beden bütünlüklerinin ciddî tehlike altında bulunması nedeniyle derhâl tedbir alınması zorunlu olan hâllerde, kurumun en üst amiri 49 uncu maddede belirtilen tedbirleri almakla beraber soruşturmayı başlatır. Bu hâlde infaz hâkimine bilgi verilir.
(8) Disiplin soruşturması hükümlünün barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır.
Hükümlünün ceza infaz kurumu dışındaki eylemleri nedeniyle yapılacak disiplin soruşturması, hükümlünün eylem öncesi en son barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır.
5.5) “Şikayet ve itiraz başlıklı” 52 nci maddesinde; (1)Disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet
ve itiraz durumunda 16.5.2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır.
(2) Diğer mevzuattan kaynaklanan dilekçe ve şikâyet hakkı saklıdır.
6) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Kararların açıklanması ve tebliği” başlıklı 35 inci
maddesinde; (1) İlgili tarafın yüzüne karşı verilen karar kendisine açıklanır ve isterse kararın bir örneği de verilir.
(2) Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.
(3) İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.
7) 31083 sayılı ve 29/03/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının
Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Disiplin cezalarının infazı” başlıklı 120 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; Kınama cezası, hükümlüye eyleminin kötü niteliğinin ve uygunsuzluğunun açıklanması ve tekrarı durumunda doğuracağı sonuçlara dikkatinin çekilmesidir.
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin
konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran, bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere başvurusunda; Sungurlu T Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kaldığını, hakkında yürütülen disiplin soruşturmasına ilişkin savunma istem yazısında yüklenen eylemin niteliği ve sonuçlarının tarafına bildirilmediğini, savunmada bulunamadığı için ceza verme kararının gerekçesinin tarafına tebliğ edilmediğini, verilen karara karşı hangi kanun yollarını kullanacağına dair habersiz bırakıldığını, soruşturmanın mevzuat hükümlerine aykırı olarak yürütülmesinden kaynaklı savunma hakkının engellendiğini iddia ve ifade ederek hakkındaki hukuki durumun tekrar değerlendirilmesini talep etmektedir.
10) Çağdaş infaz esasları çerçevesinde yönetilen bir infaz kurumunda infaz sürecinin etkin, ıslah edici ve
onarıcı olarak tamamlanabilmesi ancak kurumda disiplin düzen ve güvenliğin tam sağlanması ve hükümlünün de temel haklarının tam korunması ile mümkündür. Hükümlülerin kanunların, yönetmeliklerin ve diğer mevzuatın öngördüğü kurallara uymaları ve cezaevi idaresinin mevzuata uygun emir ve talimatlarını yerine getirmeleri infazın bir parçasıdır. Cezanın infazından beklenen amacın gerçekleşebilmesi, hükümlünün toplumsal ve bireysel sosyalleşmesinin sağlanabilmesi bakımından, hükümlü cezaevinde bulunduğu süre içerisinde belli bir disiplin içerisinde olmalıdır.( ARAS, Bahattin, “Hükümlü ve Tutukluların Disiplin Soruşturmalarına İlişkin Temel Esaslar”, İMHFD, C. 8, S. 1, 2023, s.
3-61.)
11) Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi
hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturmada olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir.
12) İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke
genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.
13) Disiplin cezası niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklı olduğundan; disiplin cezaları, disiplin
cezasını vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir.
14) Cezaevlerinin disiplin, düzen ve güvenliğinin sağlanması infazın etkinliği noktasında önemlidir.
İdarenin güvenlik, disiplin ve düzen noktasında bir kısım uygulamalar geliştirmesi gerekebilir. İdarenin bu amaçla geliştireceği uygulamaların sınırı ise evrensel hukuk ilkeleri ve kanunlarla tutuklu ve hükümlülere tanınmış olan hak ve yükümlülüklerdir. Cezaevi idaresinin tutuklu ve hükümlüye tanınmış olan hakların özüne zarar verecek, infazdan beklenen amacı ortadan kaldıracak uygulamalardan uzak durması gerekmektedir.
15) Adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan savunma hakkı yargılama hukukunun her alanında
olduğu gibi disiplin yargılamaları bakımından da mutlak uyulması gereken bir haktır. Disiplin soruşturmasında adil ve hukuka uygun bir hüküm verilebilmesi için mutlaka kişilere savunma hakkı verilmelidir. Bu bağlamda hükümlü ve tutuklu hakkında disiplin cezası verilebilmesi için ilgilinin savunmasının alınması gereklidir. Savunma alınmadan disiplin cezası verilmesi mümkün değildir.
Savunma hakkının ihlal edilmemesi bakımından, soruşturma tamamlandıktan sonra ve ceza verilmeden önce tüm soruşturma evrakının ilgiliye gösterilerek, hakkında uygulanması düşünülen ceza ve gerekçeleri de belirtilerek yazılı bir bildirim ile savunma hakkının verilmesi gerekmektedir. Buna göre haklarında disiplin soruşturması yapılan hükümlülere, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri, aksi hâlde bu haklarından vazgeçmiş sayılacakları yazılı olarak bildirilir.
Savunma yazılı olarak sunulabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü yapılan savunma tutanağa geçirilir.
16) Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare
tarafından Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.
16.1) Başvuranın 10/11/2023 tarihli Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere dilekçe yazdığı, Sungurlu
Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosunun 20/11/2023 tarihli yazısında başvuranın dilekçesinde geçen iddiaların araştırılarak mahiyeti ve yapılan işlemler hakkında bilgi verilmesinin ifade edildiği, bunun üzerine söz konusu iddiaları araştırmak üzere 01/12/2023 tarihinde Sungurlu T Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından muhakkik tayin edilmiştir. Açılan disiplin soruşturması kapsamında kurum müdürlüğünün / sayılı yazısı ile iddialara yönelik savunma isteminde bulunulduğu, savunma istem belgesinin 01/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, başvuranın 05/12/2023 tarihinde yazılı savunmasını verdiği, akabinde soruşturmanın detaylı incelenebilmesi ve zamanında tamamlanabilmesi için 06/12/2023 tarihinde Sungurlu İnfaz Hakimliğinden ek süre talebinde bulunulduğu, Sungurlu İnfaz Hakimliğinin 06/12/2023 tarihli / sayılı kararıyla soruşturma sürecinin tamamlanmasına yönelik 06/12/2023 tarihi itibariyle 7 günlük ek süre tanınmasına karar verildiği, kurum müdürlüğü tarafından tayin edinen muhakkikin disiplin soruşturma raporunu 12/12/2023 tarihinde tamamladığı, disiplin kurulu başkanlığının 12/12/2023 tarih ve / sayılı kararıyla başvuran hakkında 5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 39. Maddesinin 2.
Fıkrasının (m) bendinde belirtilen “Kurumda gereksiz gürültü yapmak” gereğince Kınama disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 14/12/2023 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, ilgili kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Sungurlu İnfaz Hakimliğine şikayet hakkının kullanılmaması veya İnfaz Hakimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde Sungurlu Ağır Ceza
Mahkemesine itiraz edilmemesi halinde Disiplin Kurulu kararının kesinleşeceği hususlarının CMK’nun 35/3 maddesine uygun olarak okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği, ancak başvuranın yasal süreleri içerisinde herhangi bir itirazda bulunmaması sebebiyle disiplin cezası kararı 30/12/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
17) Tüm dosya kapsamında; başvuranın 10/11/2023 tarihli Adalet Bakanlığına hitaben yazmış olduğu
dilekçesinin akabinde başlatılan disiplin soruşturması neticesinde başvurana “Kurumda gereksiz gürültü yapmak” gerekçesiyle kınama cezası verildiği, başvuranın söz konusu karara karşı yasal süre içerisinde herhangi biri itirazda bulunmadığı, idare tarafından yürütülen disiplin soruşturması sürecinin usul yönünden incelendiğinde ise; başvurandan söz konusu iddialar hakkında yazılı ve sözlü savunmasının istenildiği, disiplin soruşturmasının zamanında tamamlanabilmesi için İnfaz Hâkimliğinden ek süre talep edildiği dolayısıyla disiplin soruşturmasının zamanında sonuçlandırıldığı, disiplin kurulu kararının 14/12/2023 tarihinde başvurana 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak karara karşı hangi kanun yollarına başvuru yapabileceğinin okunup anlatıldığı, başvuranın da disiplin kurulu kararına karşı herhangi bir itirazda bulunmaması sebebiyle disiplin cezası kararının 30/12/2023 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla idare tarafından yürütülen işlemlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
18) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili
mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle başvuranın hakkında verilen “Kınama” disiplin cezasına ilişkin hukuki durumunun tekrar değerlendirilmesi talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
/
yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “Kararların gerekçeli olması” ve “Kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 14.06.2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci
fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup; anılan Kanun’un “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararı’nın idareye tebliğ tarihinden itibaren durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Sungurlu İnfaz Hakimliğinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/