|
ÖZET: Başvuran, hakkında uygulanan aylıktan kesme cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek iptalini talep etmiştir. İddiasının temelini, disiplin cezasının verilmesi için gereken süreye uyulmadığı ve savunma hakkının kısıtlandığı oluşturmuştur. Ancak Danıştay, disiplin cezasının verilmesinde gerekli sürelerin, ilgili kanun maddelerine uygun olarak yerine getirildiğini ve başvuranın savunma hakkının ihlal edilmediğini belirtmiştir.
Disiplin cezasının verilmesi sürecinde, soruşturma raporunun 15 gün içinde disiplin kuruluna tevdi edilmesi ve ardından 30 gün içinde karar verilmesi gerektiği, bu sürelerin toplamda 45 gün içinde tamamlandığı ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın tanık dinletme talebinin, uygulanan ceza türü açısından geçerli olmadığına da vurgu yapılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, disiplin cezası uygulamalarında süre ve usul kurallarına uyulmasının önemini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/89366-S.20.97823
BAŞVURU NO : 2020/70839
KARAR TARİHİ : 10/12/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MAKİNA VE KİMYA ENDÜSTRİSİ KURUMU GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran hakkında uygulanan disiplin cezasının iptal edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 15/06/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran (TCKN: ); .net internet sitesinde
“MKE Kurumunda her şey baştan aşağı değişecek” forum sayfasında 29 Kasım 2018 günü saat 09.13’te yapılan paylaşım ile ilgili olarak hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı,
22.04.2020 tarihinde yazılı savunmasında dinlenmesini talep etmiş olduğu Makine ve Kimya
Endüstrisi Kurumu çalışanlarından oluşan tanıkların dinlenmemesi gerekçesiyle Yüksek
Disiplin Kuruluna itirazda bulunduğu, yapmış olduğu itirazın reddedilerek 13.05.2020 tarihinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D maddesindeki “Amirine, maiyetine, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak…” fiilini gerçekleştirdiğinden bahisle
“Kademe İlerlemesinin Durdurulması” cezası ile tecziye edildiği ancak 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 125 inci maddesinin hükmü çerçevesinde ceza bir derece tahlif edilerek 1/8 oranında “AYLIKTAN KESME” cezası uygulandığı,
1.1. Anayasanın 129. maddesinde “..Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.” hükmü yer aldığı, yürütülen disiplin soruşturmasında dinlenmesini talep ettiği tanıklar dinlenmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı,
1.2. 657 sayılı Kanunun “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinde “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar…”hükmü amir olduğu, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri
Hakkında Yönetmeliğin “Kararların tebliği” başlıklı 15 inci maddesinde “Disiplin amirlerince verilen disiplin cezaları bu amirler kademe ilerlemesinin durdurulması cezası atamaya yetkili amirler ve memuriyetten çıkarma cezasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu Kararı Kurul
Başkanı tarafından en geç kararların verildiği tarihi izleyen 15 gün içinde ilgililere tebliğ
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın,
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2. “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu
Maddesinde: “Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı Maddesinde: “ (Değişik birinci fıkra: 29/11/1984 – KHK-243/27 md.) Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. (Değişik fıkralar: 12/5/1982
– 2670/32 md): Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.
Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır.”
5.2. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci Maddesinde: “– (Değişik: 12/5/1982 – 2670/33 md.) Bu
Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,
5.3. “Karar süresi” başlıklı 128 inci Maddesinde: “ (Değişik: 12/5/1982 – 2670/34 md.)
Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir. Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır.
5.4. “Yüksek disiplin kurullarının karar usulü, memurun hakkı” başlıklı 129 uncu
Maddesinde: “ (Değişik: 12/5/1982 – 2670/35 md.) Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler.
Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, (…)(2) soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.(2)”
5.5. “İtiraz” başlıklı 135 inci Maddesinde: “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.”
6. Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’in 15 inci Maddesinde:
“Disiplin amirlerince verilen disiplin cezaları bu amirler kademe ilerlemesinin durdurulması cezası atamaya yetkili amirler ve memuriyetten çıkarma cezasına ilişkin Yüksek Disiplin
Kurulu kararı Kurul Başkanı tarafından en geç kararların verildiği tarihi izleyen 15 gün içinde ilgililere tebliğ olunur.”,
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran, yukarıda ifade edilen gerekçelere binaen mezkur cezanın hukuka aykırı olduğunu ve cezanın geri alınması talep edilmektedir.
9. Başvuruya konu disiplin soruşturmasında; .net web sitesine ait forum sayfasında 29.11.2018 günü yapılan yoruma binaen Makine ve Kimya Endüstrisi Genel
Müdürlük Makamının 10.01.2020 tarihli talimatıyla başvuran hakkında soruşturma açıldığı, bu kapsamda düzenlenen 10.03.2020 tarihli raporun Disiplin Kurulunda müzakeresi sonucu
Kurulun 10.04.2020 tarih ve sayılı Kararı ile “başvuranın Aylıktan Kesme cezası ile tecziye edilmesine” karar verildiği ve söz konusu Kararın 13.04.2020 tarihli yazı ile 16.04.2020 tarihinde başvuruna tebliğ edildiği, başvuranın mezkur cezaya 22.04.2020 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği, Yüksek Disiplin Kurulu “ilgili itirazı incelemesi neticesinde” 13.05.2020 tarih ve sayılı Kararı ile “başvuranın aylıktan kesme cezası” ile tecziye edilmesi İdari işlemini hukuka uygun olarak değerlendirdiği, söz konusu kararı içeren 01.06.2020 tarihli yazı başvurana
04.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
10. Başvuran, Devlet Memurları Kanunu’nun 128 inci maddesinde belirtilen “aylıktan kesme cezalarının soruşturma tamamlandıktan 15 gün içinde verilmesi gerektiği” hususundaki düzenlemeye riayet edilmediğini iddia etmektedir. Ancak, ilgili maddenin devamında “Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir” hükmüne yer verilmiştir.
Soruşturma raporunda “başvuranın işlediği fiilerin 657 sayılı Kanunun 125 inci Maddesinin d fıkrasında belirtilen ‘Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları ve veya iş sahiplerine hakarette bulunmak…’ fiilerine uyduğu ve karşılığının Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası olduğu” ifade edilmiştir. 10.03.2020 tarihli Soruşturma Raporunun Disiplin Kurulunda müzakeresi sonucu Kurulun 10.04.2020 tarihli Kararı ile “başvuranın Aylıktan Kesme cezası ile tecziye edilmesine” karar verildiği ve Kararın 13.04.2020 tarihli yazı ile 16.04.2020 tarihinde başvuruna tebliğ edildiği yani ceza verilmesinin soruşturma tamamlandıktan sonra ilgili Kanun maddesinde belirtilen toplam 45 günlük (soruşturma raporunun 15 gün içinde
Disiplin Kurulu’na tebliğ edilmesi ve 30 gün içinde Disiplin Kurulunun kararını vermesi) süre içerisinde olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, disiplin cezasının verilmesinde süreye riayet edilmediği şeklinde değerlendirme yapmanın imkanı bulunmadığı,
10.1. Diğer taraftan; Bahse konu ceza verme süresinin hak düşürücü bir süre olmayıp düzenleyici bir süre olduğu, diğer bir ifadeyle, İdare’ye görevini yapıp bir karara varması ve bunu belirli bir süre içerisinde gerçekleştirmesi hususunda bir yükümlülük getirdiği, kaldı ki, ilgili maddenin metninde bu süreye uyulmaması durumunda cezanın verilmeyeceği hususunda bir düzenlemeye yer verilmediği gibi İdare’nin bu süreye uymaması durumunda “ceza verme yetkisinin ortadan kalkacağı” hususunda yapılacak bir değerlendirme disiplin cezası hukukunun ruhuna aykırılık teşkil edeceği,
10.2. Başvuran “soruşturma kapsamında tanıklarının dinlenmesini talep ettiğini ancak tanıklarının ifade vermeye çağrılmadığını” dilekçesinde belirtmiştir. 657 sayılı Kanunun 129 uncu maddesinde belirtildiği üzere, tanık dinletme hakkının “memuriyetten çıkartılma” cezası kapsamında hakkında soruşturma yapılan memurlara tanınan bir hak olduğu, başvuranın ise
“Aylıktan Kesme” cezası ile tecziye edildiği, bu bağlamda, başvuranın tanıklarının dinlenmeyerek savunma hakkının engellendiği iddiasını kabul etmenin mümkün olmadığı,
10.3. Başvuran Anayasa’nın 129 uncu Maddesinde belirtilen “Memurlar ve …savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez” hükmüne atıfta bulunarak kendisinin savunma hakkının kısıtlandığını iddia etmekle beraber, soruşturma kapsamında başvuranın ifadesine başvurulduğu, başvuranın yazılı olarak ifadesini 28.01.2020 tarihinde gönderdiği, akabinde ise
12.02.2020 tarihinde başvurandan savunması istendiği, başvuranın 17.02.2020 tarihinde
savunmasını sunduğu, dolayısıyla savunma hakkının kısıtlandığı hususundaki iddiayı kabul etmenin imkanı bulunmadığı,
10.4. Başvuran Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’in 15 inci
Maddesinde belirtilen “Disiplin amirlerince verilen disiplin cezaları bu amirler kademe ilerlemesinin durdurulması cezası atamaya yetkili amirler ve memuriyetten çıkarma cezasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu kararı Kurul Başkanı tarafından en geç kararların verildiği tarihi izleyen 15 gün içinde ilgililere tebliğ olunur.” hükmüne karşın Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen disiplin cezası 19 gün sonra 01.06.2020 tarihinde Kurul başkanı tarafından onandığı ve 22 gün sonra yani 04.06.2020 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini iddia etmekle beraber başvurana 04.06.2020 tarihinde tebliğ edilen yazının 13.05.2020 tarih ve sayılı
“başvuranın disiplin cezasına itirazının reddedilmesini”ni içeren yazı olduğu, başvurana cezanın tebliğinin ise “Kurulun 10.04.2020 tarih ve sayılı Kararının 13.04.2020 tarihli yazı ile 16.04.2020 tarihinde başvuruna tebliğ edilmesi” ile gerçekleştiği dolayısıyla ilgili süre şartına uyulduğu,
Anlaşılmıştır.
11. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana tecziye edilen disiplin cezasının iptal edilmesi talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık görülmediğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA, MAKİNE ve KİMYA ENDÜSTRİSİ KURUMU GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi