ÖZET: Başvuran, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü’nde avukat olarak görev yaparken, yeni birim sorumlusunun atanmasıyla birlikte sistematik mobbing ve iş yapma engellemeleriyle karşılaştığını iddia etmektedir. 2012 yılından bu yana herhangi bir disiplin cezası almadan çalışan başvuran, yeni sorumlu atanmasının ardından bir kınama cezası ile karşılaşmış ve bu durumu, kendisinin ve bir arkadaşının maruz kaldığı mobbing ile ilişkilendirmiştir. Başvuran, idareye yaptığı şikayetlerin ardından, kendisine karşı yapılan soruşturmanın taraflı olduğunu ve somut delillerin göz ardı edildiğini belirtmektedir.

Sağlık Bakanlığı, başvuranın iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, disiplin soruşturmalarının mevzuata uygun olarak yürütüldüğünü savunmuş ve başvuranın iş yerindeki huzuru bozduğu gerekçesiyle kınama cezası verilmesini uygun bulmuştur. Ancak, başvuranın iddiaları ve Bakanlık açıklamaları arasında çelişkiler olduğu, disiplin soruşturmasının objektif bir şekilde yürütülmediği ve başvuranın hak arama özgürlüğünün kısıtlandığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kınama cezasının ve yer değişikliği işleminin iptal edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuş ve Sağlık Bakanlığı’na adil bir soruşturma yürütmesi gerektiğini bildirmiştir. Bu karar, başvuranın haklarının korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/8615-S.24.13444

BAŞVURU NO : 2024/6366

KARAR TARİHİ : 15.08.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Hakkında uygulanan disiplin cezasının iptali ile Mobbing iddiası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 18.05.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Ankara İl Sağlık Müdürlüğünde 2012 yılından bu yana Avukat olarak görev yaptığını, yaklaşık iki yıl önce göreve gelen birim sorumlusu Av. . ’nün göreve geldiği günden itibaren sistematik bir şekilde tarafına mobbing uyguladığını, iş yapmasına engel olduğunu, 12 yıllık meslek hayatında ilgili kişi göreve gelene kadar hakkında hiçbir inceleme, soruşturma veya ceza yokken göreve geldiği tarihten itibaren bir kınama cezası aldığını ve şu anki başvurusuna konu bir kınama cezası teklifi ile de karşı karşıya olduğunu, kınama cezası teklifine konu olayın ise; benzer şekilde bir mobbinge maruz kalan arkadaşı Av. . . ‘nin, uğradığı mobbingi idareye bildirmesi üzerine Bakanlıkça yanlı bir inceleme yapılıp tanık olduğu dosyada kendisi hakkında kınama cezası teklif edildiğini, kendilerinin şikayetçi olduğu, soruşturulmasını istediği bir durumda sanki şikayetçi olunan kendileriymiş gibi bir soruşturma yapılıp ifadelerinden suç yaratıldığı, bu durumun, tutulan tutanakların tarihleri incelendiğinde kolayca anlaşılacağı, kendilerinin tutanak tutup durumu bildirmeleri üzerine haklarında asılsız, delilden yoksun, dedikoduya dayanan suçlamalar yapılıp ceza teklif edildiğini, sadece bu hususun bile yapılan mobbingi açıkça ortaya koyduğunu, hak arama hürriyetlerinin ellerinden alınıp alınıp haklarında hiçbir somut delil olmadan suç isnadı yapılarak kınama teklifinde bulunulduğunu, kınama cezası teklif edilirken tanık oluğu olayın sorulduğunu ve ifadelerinden tarafına suç isnat edilip kınama cezası teklif edildiğini, kurum içi konuşmalardan duyduğu kadarıyla kınama cezasının yanında “yer değiştirme” teklifinin de söz konusu olduğunu, . ’nün dosya oluşturup tarafını sistematik bir şekilde ve sürekli olarak aşağılama, ifşa etme, yok sayma ve iş yapmasına engel olma durumlarının mevcut olduğunu, son olayda Av. . . ’ya yönelik olarak Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Bilgi Paylaşımı whatsap grubunda “Bekle Geliyorum” diye tehdit edip “Terbiyesiz” yazıp gruptan attığını ve kamera kayıtlarında da görüldüğü üzere bir hışımla arkadaşın odasını basıp üzerine yürüdüğünü, bu olaya şahit olmasından ve arkadaşın lehine ifade vermesinden dolayı tarafına da “kınama” cezası teklif edildiğini, bu incelemede hepsi

somut delillerle ispatlı iddialarının yok sayıldığını, kamu görevlisinin görevi başında işini yaparken tehdit edilmesi, odasının basılması ve hakarete uğramasının hiç gündeme alınmadığını, . ’ye somut delillerine rağmen ceza teklifi yapılmadığını, kaldı ki kişinin görevlendirmesinin hukuka aykırı olduğunun KDK’nın 2023/17911 başvuru numaralı tavsiye kararıyla da sabit olduğunu, ancak idarenin ilgili tavsiye kararını da uygulamadığını ve kişiyi açıkça koruma iradesi gösterdiğini, 1.1. 14/06/2024 tarihli dilekçesiyle de; teklif edilmiş olan kınama cezasına yönelik itirazlarının dikkate alınmayarak 06.06.2024 tarih barkod numaralı yazıyla tarafına kınama cezası yazısının tebliğ edildiğini ve 29.05.2024 tarih ve barkod nolu yazıyla da Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve

Araştırma Hastanesine süre belirtilmeden görevlendirmesinin yapıldığını belirterek şahsına yapılan mobbingin tespiti ile verilen kınama cezasının iptalini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğün 03/06/2024 tarih ve sayılı cevabi yazısında;

2.1 Bakanlığın taşra teşkilatının görev yetki ve sorumlulukları, kadro ve pozisyon standartları, kadroların ve

pozisyonların düzenli ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanımı ile çalışma usul ve esaslarının, Sağlık

Bakanlığı Taşra Teşkilatı Kadro Standartları ile Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönerge ile düzenlendiği,

2.2 Müdürlük bünyesinde kurulacak başkanlıklar ile başkan ve başkan yardımcıları sayılarının Mezkur

Yönergenin ekinde belirtilmiş olup Mezkur Yönerge ekinde yer almayan bir başkan veya başkan yardımcısı pozisyonu için sözleşme imzalanmasının mümkün olmadığı,

2.3 Kayıtlarına göre Bakanlık Hukuk Müşaviri kadrosunda bulunan ve hali hazırda Ankara İl Sağlık Müdürlüğü

emrinde görev yapmakta olan Av. . ile 05/02/2022 tarihinde Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan

Yardımcılığı pozisyonu için sözleşme imzalandığı, 10/04/2023 tarihinde branş değişikliği yapılarak kadrosu

Acil Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcılığı olarak revize edildiği,

2.4 Adı geçen hakkında Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 10/04/2023 tarihli ve sayılı Disiplin

Soruşturma Raporunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125. Maddesinin (B/a) bendi gereğine Kınama cezası teklifine istinaden Bakanlık Makamının 17/07/2023 tarihli ve sayılı onayı ile Kınama cezası ile tecziye edildiği ve anılan rapor ve işlem dosyasının ilişikte gönderildiği,

2.5 18/03/2024 tarihli ve sayılı Disiplin Soruşturma Raporu işlemlerinin ise devam ettiği ancak söz

konusu Disiplin Soruşturma Raporunda; “Ankara İl Sağlık Müdürlüğünün 15.08.2023 tarihli yazısında, Av.

. . ’nün görevlendirmesi iptal edilerek yerine 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında

Kanun Hükmünde Kararname gereği Av. . ’nün Hukuk ve Muhakemat Birim Sorumlusu olarak görevlendirildiği, ayrıca Av. . ’nün, Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra mevcut durumda yapmakta olduğu iş işlemleri de devam ettirmesinin uygun görüldüğünün belirtildiği, atanma tarihinde İl Hukuk ve

Muhakemat Birimlerinde sorumlu avukat görevlendirilmesi ile ilgili yürürlükte olan 2016/04 sayılı Genelgenin

Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesiyle mülga olduğu, daha sonra Danıştay 2. Dairesinin 2022/4520 esas numaralı kararı ile de; Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Yönetmeliği ile Sağlık

Bakanlığı Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönergenin ve Çalışma Gruplarına Dair Usul ve Esasların

“Yürütülmesinin Durdurulmasına” karar verildiği, Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Yönetmeliğinin Resmi

Gazetede yayımlanması ve akabinde tali düzenlemelerin yürürlüğe konulabilmesi için gerekli çalışmaların

devam ettiği ve sorumlu avukat görevlendirilmesi işlemlerinin ise İl Sağlık Müdürlüğünün teklifi ve Hukuk

Hizmetleri Genel Müdürlüğünün onayı ile yapıldığının görüldüğü, görevlendirme belgeleri incelendiğinde, Av.

. ’nün Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra Hukuk ve Muhakemat Birimi Sorumlu Avukatı olarak görevlendirildiği, idari işleyişte sorumlu avukat tarafından paraflanan yazıların İl Sağlık Müdürü tarafından imzalandığı, Hukuk ve Muhakemat Biriminin hiyerarşide başka herhangi bir başka makam bulunmadan

Sorumlu Avukat tarafından idare edildiği ve doğrudan İl Sağlık Müdürüne bağlı çalıştığı, bu nedenle, sorumlu avukat görevlendirmesinin İl Sağlık Müdürlüğünün teklifi ve Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün onayı ile yapıldığı da göz önüne alındığında, Av. . ’nün sorumlu avukat olarak görevlendirilmesinin mevzuata aykırı olmadığı kanaatine varıldığı.” Şeklinde görüş belirtildiği,

2.6 Söz konusu Disiplin Soruşturma Raporunda; Disiplin yönünden, Av. . . ’in kurumdaki huzur, sükun ve

çalışma düzenini bozduğu tespit edildiğinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125/B-l maddesi gereğince “Kınama” cezası ile tecziye edilmesi gerektiği, İdari yönden: “Av. . ’nün özel hayatı hakkında küçük düşürücü söylemlerde bulunmaları ve gündelik küçük olayları dahi yanlış anlama sonucunda büyük sorunlara dönüştürerek kurumdaki çalışma ortamı ve huzurun bozulmasına yol açmaları nedeniyle Av. . ile birlikte çalışmayacakları başka bir yerde görevlendirilmeleri gerektiği kanaatine varıldığı” belirtilmiş, 3. Başvurucuya ait hizmet dökümü ve soruşturma dosyaları ilişikte gönderilerek şikayet konusu talebe ilişkin olarak şikayet sahibi veya diğer ilgililer tarafından yargı organlarında açılmış/sonuçlanmış bir dava bulunmadığı bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” ana başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 19.03.2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesinde; “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin, çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği belirtilmiş, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin

önlenmesinin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmış, bu doğrultuda çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla birtakım tedbirler alınmıştır.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, hakkında uygulanan kınama cezasının iptali ile şahsına yapılan mobbing’in tespitini talep etmektedir.

9. Bilindiği üzere Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır.

[Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)] 10. Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde

Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)] 11. Başvuranın hizmet belgesinin incelenmesinde, 23/08/2012 tarihinde Sağlık Bakanlığı bünyesinde avukat olarak göreve başladığı, kurumumuza başvuru tarihi itibariyle hakkında bir adet kınama cezası dışında başkaca bir adli veya idari işlem yapılmadığı, Kurumumuz incelemesinin devam ettiği süreçte ise başvuran hakkında yeni bir kınama cezası ile yer değişikliği işleminin uygulandığı görülmüştür.

12. Başvuranın mobbing iddiası çerçevesinde hakkında Teftiş Kurulu Başkanlığınca yürütülen 10/04/2023 tarih ve sayılı ilk Disiplin soruşturma raporunun incelenmesinde; Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 10/11/2021 tarihli E: / , K: / sayılı Kararının 02/12/2021 tarihinde idareye tebliğ edilmesine rağmen mezkur kararın gereğinin yerine getirilmesi yönünde yaklaşık 9 ay

gecikmeli olarak Sağlık Hizmetleri Başkanlığı Özel Teşhis ve Tedavi Merkezleri birimine 01/09/2022 tarihli yazı ile bilgi verilmesine sebep olunduğu belirtilerek ilgili hakkında Kınama cezası verildiği, 12.1. Kınama cezasına dayanak müfettiş raporunda; “Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi 10/11/2021 tarih ve / E, / K sayılı kararının gereğinin yerine getirilmesi yönünde Sağlık

Hizmetleri Başkanlığı Özel Teşhis ve Tedavi Merkezleri Birimine 01/09/2022 tarihli yazı ile bilgi verildiği tespit edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesinin ilgili kararının idareye tebliğ tarihi ile kararın gereğinin yerine getirilmesi yönünde Sağlık Hizmetleri Başkanlığı Özel Teşhis ve Tedavi Merkezleri Birimine yazılan yazı arasında yaklaşık 9 aylık bir süre bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar bu durum yargı kararının yerine getirilmesi noktasında gecikmeye sebep olmuş ise de idaremiz açısından herhangi bir kamu zararı ve hak kaybı oluşmadığı mütalaa edilmiştir.” açıklamalarının getirildiği, buna karşın Teftiş Kurulu Başkanlığının mezkur soruşturma raporu ile ilgili tensip yazısında, çok sayıda benzer fiili nedeniyle hakkında birden fazla disiplin cezası talep olunan bir diğer memur hakkında raporda yer verilen tespit ve kanaatlere iştirak etmeyerek farklı tespitler içeren bir Başkanlık görüşü hazırladığı ve disiplin cezası verilmesine yer olmadığı kanaatine vardığı görülmüştür. Bahse konu Başkanlık görüşünde; “mahallinde yapılan tespitler ve derlenen tüm bilgiler, belgeler ile meri mevzuat birlikte ele alındığında; Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Hukuk ve Muhakemat biriminde takip edilen dava sayısının diğer illere göre yüksek olduğu, merkezi dava takip otomasyon sistemi yazılımının (HTS) henüz tamamlanmadığı, Ankara İl Sağlık Müdürlüğünde PERSUS adlı bir otomasyon sistemi kullanıldığı, ancak bu sistemin denetim için yeterli olmadığı, gerek Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ve gerekse diğer illerdeki Hukuk ve Muhakemat Birimlerinin, standart birim içi ayrı bir denetim prosedürünün bulunmadığı, dosya takiplerinin tamamen avukatların insiyatifinde ilerlediği, arşiv sisteminde ciddi sıkıntılar olduğu, sık yer değiştirme, fotokopi makinası, yazıcı ve tarayıcı gibi cihaz ve teçhizat sıkıntısının davaların takibinde de birtakım sıkıntılara yol açtığı, avukatlar ile büro personeli arasında koordinasyonsuzluklar yaşandığı tespit edilmiş, bu çerçevede herhangi bir olası usulsüzlüğün önüne geçmek ve Ankara İl Sağlık

Müdürlüğü Hukuk ve Muhakemat Biriminin düzgün çalışmasını temin etmek için mezkur inceleme raporunda 11 maddelik idari teklif önerilmiş, işbu idari teklifler 17/4/2023 tarihli ve sayılı Bakan

Onayı ile ilgili yerlere gönderilmiştir. Buradan cihetle Av. … …. ‘ün yukarıda ayrıntılı şekilde anlatılan iş ve eylemlerinde kasti hareket etmediği, söz konusu eylemlerin vuku bulmasına münferit bir fiilden çok organizasyon kusurunun yol açtığı anlaşılmış olup, bu doğrultuda Av. … …. hakkında disiplin yönünden herhangi bir işlem yapılmaması kanaatine varılmıştır.” ibarelerine yer verilmiştir. Mezkur başkanlık görüşünde yer verilen, arşiv sisteminde ciddi sıkıntılar olduğu, sık yer değiştirme, fotokopi makinası, yazıcı ve tarayıcı gibi cihaz ve teçhizat sıkıntısının davaların takibinde de birtakım sıkıntılara yol açtığı, avukatlar ile büro personeli arasında koordinasyonsuzluklar olduğu gibi tespitlerin başvuranın idareye sunmuş olduğu savunmasında da yer almasına karşın, aynı soruşturma raporunda yer alan ve benzer fiilleri çok sayıda işlediği iddia olunan bir kamu görevlisi hakkında önerilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına varan birden fazla ceza önerisinin, yukarıda yer verilen bu tespitlere istinaden disiplin cezası verilmesine gerek olmadığı yönünde değerlendirilmesi, buna karşın başvuranca yalnızca bir defa işlenmiş olan benzer fiil için aynı minvalde yapılan savunmanın, anılan başkanlık görüşüne rağmen kabul edilmediği görülmüştür.

13. Başvuran hakkında yürütülen ikinci disiplin soruşturmasına esas, 03.10.2023 tarihli ve – – sayılı inceleme emri ekindeki bilgi ve belgelerde ise;

13.1 Ankara İl Sağlık Müdürlüğünce İnceleme ve Soruşturma Birimine yazılan; “Birimlerince hazırlanan

tutanaklar ve durum bildirir raporun yazı ekinde gönderildiği” belirtilerek gerekli incelemenin yapılması talebini içeren 26/09/2023 tarih sayılı yazıya;

13.2 Hukuk ve Muhakemat Biriminde görevli Av. . ile Av. . . ’nin yazıları ve ekinde yer alan tutanaklar

ile aynı birimde sorumlu avukat olarak görev yapan Başkan Yardımcısı Av. . tarafından hazırlanan tutanaklar ve Durum Bildirir Raporun Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderildiğine dair Ankara İl Sağlık Müdürlüğünün 26/09/2023 tarih ve sayılı yazısına; 13.3. Ankara İl Sağlık Müdürlüğü’nün, İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri hakkındaki 26.09.2023 tarihli ve sayılı yazısı ve ekleri kapalı zarf içerisinde gönderilerek konunun incelenmesi/incelettirilmesi talebinde bulunulduğuna dair Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün, Teftiş Kurulu

Başkanlığına yazdığı 27/09/2023 tarih ve sayılı yazıya; 13.4. Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 27.09.2023 tarihli ve sayılı yazısı ile eklerinin ilişikte gönderildiği belirtilerek gerekli incelemenin müfettiş . tarafından yapılması ve sonucunun Başkanlığa bildirilmesi istenen Teftiş Kurulu Başkanlığının 03/10/2023 tarih ve – sayılı yazısına,

13.5 Av. . . ’nin Hukuk Birimi sorumlu avukatı Av. . ile yaşadığı olaya ilişkin Ek:17 olarak sunulan ve

Av. . . ’nin de imzasının bulunduğu 21/09/2023 tarihli tutanağa,

13.6 Av. . nin, Hukuk Birimi sorumlu avukatı Av. . ile Av. . . ’nın yaşadığı olaya ilişkin Sağlık

Bakanlığı Whatsap grubunda Hukuk Birimi sorumlu avukatı Av. . aleyhine yapmış olduğu paylaşıma ilişkin saat 13:30 da yapılan birim toplantısında Av. . . ’nin sırası gelip konuştuktan sonra birimdeki Av. . ve

Av. . ile birlikte toplantıyı terk ettiğine dair Ek 12 numaralı belge olarak sunulan 22/09/2023 tarihli tutanağa,

13.7 Hukuk Birimi sorumlu avukatı Av. . ’nün kendi odasında yaptığı birim toplantısına herkesin

çağrılmasına rağmen kapı girişinde sekreteri olan A’nın engellemesi suretiyle “Siz toplantıya giremezsiniz, siz davetli değilsiniz” diyerek Av. . ’nin toplantıya girmesinin engellendiği, Hukuk Birimi sorumlu avukatı Av.

. tarafından da toplantıya giremezsin dendiği, odada bulunan avukatların itirazı üzerine ve tutanakta imzası bulunan avukatların, “Av. . ’nin katılımı olmazsa kendilerinin de toplantıya katılmayacaklarını” beyan etmesi üzerine Hukuk Birimi sorumlu avukatı Av. . ’nün sessiz kaldığına ilişkin Av. . . ’nin de imzasının bulunduğu ve Ek:16 olarak sunulan 22/09/2023 tarihli tutanağa, 13.8. Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce mükerrer olarak açılmış olan işçilik alacakları davaları kapsamında talep edilen veri talebine ilişkin olarak 21/09/2023 tarihinde Hukuk Birimi sorumlu avukatı

Av . tarafından birim whatsap grubundan gerekli duyuru yapılmış ve personelin 22/09/2023 tarihi, saat 12:00 a kadar gerekli bildirimleri yapmalarına ilişkin süre verildiği, 25/09/2023 günü itibariyle Av. . ve Av.

. . ’nin istenen verileri teslim etmediğini belirten ve Ek:22 olarak sunulan 25/09/2023 tarihli tutanağa, 13.9. Ek: 6-7-8 olarak gönderilen ve Hukuk Birimi sorumlu avukatı . ’nün beyanlarını içeren Durum Bildirir

Raporuna yer verildiği, 14. Teftiş Kurulu Başkanlığının, 03.10.2023 tarihli ve – – sayılı inceleme emri üzerine müfettiş . ’nün, yine Teftiş Kurulu Başkanlığına sunduğu, 18/01/2024 tarih ve 039/07 sayılı yazı ile; Av. . , Av. . . ve Av. . . ’nin kendilerine verilen bazı görevleri yapmada itiraz ederek zorluk çıkardıkları, Av. . hakkında eleştirel ve küçümseyici yazılı-sözlü beyanlarda bulundukları anlaşılmış olup, söz konusun kişilerin birlikte hareket ederek kurumdaki huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozdukları tespit edildiğinden söz konusu fiilin disiplin hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden Av. . , Av.

. . ve Av. . . hakkında disiplin soruşturma onayı talebinde bulunulduğu,

15. Teftiş Kurulu Başkanlığının, Bakanlık Makamından aldığı, 25.01.2024 tarihli ve sayılı Onay’ ile de yukarıda yer verilen iddiaların müfettiş . ’ tarafından soruşturulmasına karar verildiği görülmüştür.

16. Müfettiş . tarafından hazırlanan 18/03/2024 tarih ve sayılı Disiplin Soruşturma Raporunun incelenmesinde; “Av. . , Av. . . ve Av. . . ‘nin, Av. ‘nün kişiliğini ve temsil ettiği makamı aşağılayıcı şekilde hareket ettikleri, kendilerine verilen görevleri yapmamak için itiraz ettikleri; Av. . ‘nün ise başörtülü çalışanlara mobbing uyguladığı, sorumlu avukat olarak görev yapma yetkisinin olmadığı, Av.

. . ‘nin odasını basarak tehdit ettiği ve ilgili kamera kayıtlarını sildirdiği iddiaları” hakkında inceleme yapıldığı;, 16.1. Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne yazılan 09.10.2023 tarihli ve sayılı yazıyla; 21.09.2023 tarihi saat 14.30’dan itibaren . . ’ye ait noıu odanın girişini gösteren kamera kayıtları ve 25.09.2023 tarihinde ana bahçe güvenlik kapısı ve otoparkı gösteren kamera kayıtlarının,

16.2 Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkanlığına yazılan 30.11.2023 tarihli ve sayılı

yazıyla 27.09.2023 tarihinde 16.00-19.00 saatlerini kapsayan Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Numune Yerleşkesi

D Blok girişinde yer alan kamera görüntülerinin,

16.3 Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan 06.12.2023 tarihli ve sayılı yazıyla;

. . ‘nin (…) Eğitim Kurumları Ltd Şti’de 2021 yılından günümüze kadar olan zaman diliminde herhangi bir üyeliğinin (Ortaklığı, yönetim veya denetim organlarında başkanlık ve üyeliğinin) olup olmadığı, eğer var ise görevinin/üyeliğinin açıkça belirtilmesinin,

16.4 Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne yazılan 16.01.2024 tarihli ve sayılı yazıyla; İl Hukuk ve

Muhakemat Birimlerinin çalışma usulü ve sorumlu avukat görevlendirilmesi ile ilgili yürürlükte olan mevzuatın bildirilmesinin istenildiği, 17. İnceleme konusuna ilişkin olarak ilgili kişilerin ifadelerine başvurulduktan sonra iş emri ekinde yer alan tutanaklarda ve alınan ifadelerde; Sorumlu Avukat . ‘nün, Av. . , Av. . . ve Av. . hakkında ve adı geçenlerin de Av. . hakkında birçok iddiada bulunmaları nedeniyle karşılıklı beyan edilen iddiaların anlaşılabilir olması amacıyla gruplanarak kronolojik sıraya göre incelendiği, 18. Bu bağlamda Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce iscilik alacakları davalarına ilişkin istenen verilerin hazırlanması süresince yaşanan sıkıntılar başlığı altında;

18.1 Sorumlu Av. . ’nün, Av. . . ‘nin kendisine ait verileri tamamlamadan izne çıktığı iddiası ile . ve

. . hakkında iş emri ekinde yer alan verileri zamanında teslim etmediğine dair düzenlenen tutanak ile ilgili gerekli incelemelerin yapıldığı ve ilgililerin ifadelerinin alındığı,

18.2 Stj.Av.. . , Stj.av. . , Av. . , Av. . ’nın ifadeleri özetlenerek, Bakanlıkça istenen verilerde

eksiklikler olması üzerine, Av. . ‘nün; 07.08.2023 tarihinde gruba “tüm avukatların mükerrerleri bitti mi, izindeki arkadaşlar neden yapmadınız acil arkadaşlarınıza söyleyin” şeklinde mesaj göndermesi üzerine izinde olan avukatlardan . ve . ’nin izne çıkmadan önce dosyalarını bitirdiklerini yazdıkları, fakat . . ‘nin ise; “izindeyim, izne ayrılmadan imzalayıp işimi bitirip ayrıldım, bulunduğum yerde internet çekmiyor, kalan arkadaşlardan süreli işlerimi rica edebildim, herkesin haddinden fazla işi var ne öneriyorsunuz hakikaten izindeyken bile huzurumuz kalmıyor” şeklinde cevap verdiği, Av. . ’nün “pardon huzurunuzu bozduk, bitirmeden gitmişsiniz onu diyorum” dediği ve . . ’nin de “izindeyken bu yapılan mobbing” demesi üzerine

Av. . ‘nün “herkes bir haddini bilsin önce, özelden yazın” dediği ve Av. . . ’nin de “bence de” şeklinde mesaj gönderdiği tespit edilmiştir. Ayrıca alınan ifadelerden . . ‘nin iş arkadaşları Av. . ve Av. . ‘nın

Av. . ’ye mesaj atarak açıklama yapmalarına tepki gösterdiği ve bu nedenle aralarında huzursuzluk yaşandığı tespitine yer verildikten sonra,

18.3 Av. . . ’nin söz konusu verileri tamamlamadığının anlaşıldığı fakat tutanakta verileri

tamamlamadıkları belirtilen Av. . ve Av. . . ’nin verileri kendilerinin yapıp yapmadıkları, formlarda hangi bilgilerin kim tarafından doldurulduğunun belirlenmesi imkanı bulunmadığı ve ifadelerde de konu hakkında kesin bir şey söylenmediğinden Av. . ve Av. . . ’nin kendilerine verilen görevi zamanında tamamlayıp tamamlamadıklarının net olarak tespit edilemediği sonucuna ulaşıldığı, 19. Birim grubuna gönderilen mesajlar başlığı altında; özellikle Av. . . ve Av. . . ‘in söylemleri sertleşerek eleştirel boyutu aştığında sorumlu avukat . ’nün konunun grupta herkesin göreceği şekilde tartışılmasını önlemek amacıyla özelden yazılmasını ya da yüz yüze konuşulmasını istediği;

19.1 21.09.2023 tarihinde Av. . ye gönderilen “Benim yıllık izin için Hukuk Birimi bir hafta önce Av. . .

yazıyı yazmış ama Av. . Başkanın onayında bunu hızlandırma şansınız var mı çocuk pazartesi etlikte ameliyat olacak.” Şeklindeki mesajın yine Av. . tarafından, “nedir bu, görüşlerden önce görüşüyoruz” şeklinde yazı yazarak birim whatsap grubunda paylaşılması üzerine Av. . . ’nin görüş yazısı kendisine ait olmamasına rağmen, “Görüş yazılırken ben ilgiyi ekliyorum. İlgide ne soruluyorsa ne gibi belgeler eklenmişse siz ne kadar görüyorsanız biz de o kadar görüyoruz. Eldeki belgeler sorulan görüşe göre, verdiğimiz görüşü size gönderiyoruz. Burada bu anlatılmış, bu belgeler gönderilmiş ben de bunları yazdım demek kadar yorum yapamıyorum” yazıldığı, Av. . ’nün “rabiacım tamam ya konuyu tartışalım istişare edelini diye görüşmek istiyorum, tel ile de olabilir.” Şeklinde cevap verdiği, bu defa Av. . . ’nin ” … hanım hiçbir şekilde 1 satır okumuyorsunuz bu nasıl bir şey. Bunu nerede gördünüz, nerede duydunuz. Siz avukatsınız” yazması üzerine

Av. . ’nün “Geliyorum bekle” yazdığı, 19.2. Alınan ifadeler ve söz konusu mesajlar incelendiğinde, şikayetçilerin görüş yazıları ile ilgili daha önce

Av. . ile sorun yaşamadan gerek mesaj yoluyla gerekse telefonda görüştükleri, fakat daha sonra bu konudan şikayetçi olmaya başladıkları, görüş yazıları ile ilgili söz konusu işleyişin . , . . ve . . ye özgü bir prosedür olmadığı aksine bütün avukatlara aynı şekilde uygulandığı tespitine yer verildikten sonra bütün birim personelinin olduğu bir grupta Av. . . ’nin attığı mesajın içeriği ve üslubunun sorumlu avukat olarak görev yapmakta olan birim amirine karşı küçük düşürücü ve rencide edici olduğu değerlendirmesine yer verildiği, 20. 21.09.2023 tarihinde Av. . ’nün, Av. . ‘nin odasını bastığı, tehdit ederek masasını yumrukladığı, hakaret ve tehdit ettiği iddiaları ile ilgili olarak;

20.1 Ankara İl Sağlık Müdürlüğünden Av. . ’nin bulunduğu odanın giriş-çıkışını gösteren kamera

kayıtlarının istendiği, söz konusu iddia kapsamında kamera kayıtlarının izlenerek ilgili kişilerin ifadelerine başvurulduğu netice olarak birim sorumlu avukatı . nün üzerine atılan suçun her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya konamadığından iddiaların sübuta ermediği sonucuna ulaşıldığı, 21. 21.09.2023 tarihinde Av. ile Av. . . arasında yaşanan olaylardan sonra Av. ’nün olay ile ilgili kamera kayıtlarının silinmesini istediği iddiası ile ilgili olarak;

21.1 İlgili belgelerin alınarak, güvenlik amiri . ’nün ve ilgili diğer avukatların ifadelerine başvurulduğu,

netice olarak söz konusu şikayet üzerine eylemi gerçekleştiren birim çalışanının tespit edilmesi amacıyla Av.

. . ve Av. . ’nın kamera kayıtlarını izlemek üzere Güvenlik Amiri . ’nün odasına gittikleri, kamera kayıtlarının incelendiğinin birim çalışanları tarafından duyulması üzerine söz konusu kayıtların Av. .

tarafından incelettirildiği sanılarak bu yönde bir algı oluştuğu, Av. . ’nin kamera kayıtlarının ne amaçla incelendiğini Av. . . ’ye sorması üzerine incelemenin Av. . tarafından yaptırılmadığı, kamera kayıtlarının silinmediği, silinmesi yönünde herhangi bir talebinin ya da girişiminin olmadığının anlaşıldığı ve alınan ifadelerde de aksi bir durum tespit edilmediği belirtilerek başka bir olayla ilgili kamera kayıtlarının izlenmesi gibi basit bir olayda bile Av. . , Av. . . ve Av. . . ’nin Av. . ’yü suçlayarak çalışma ortamının huzurunu bozdukları değerlendirmesine yer verildiği, 22. 21.09.2023 tarihinde . . ’nin odasında yaşanan olayın akşamında Av. . tarafından Türkiye

Sağlık Bakanlığı Avukatlar WhatsApp grubuna gönderilen WhatsApp mesajı ile ilgili olarak;

22.1 “Arkadaşlar biz Ankara İl Sağlık olarak bugün birim sorumlusunun seviyesizliğinde zirve yaptığı bir gün

yaşadık. Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Hukuk ve Muhakemat birimi sorumlu avukat ve başkan yardımcısı . , meslektaşlarımız Av. . . , whatsapp grubumuz üzerinden geliyorum bekle diye söyleyip ansızın ve hışımla odamıza daldı ve bağıra bağıra hakaret etti tehditler savurdu adeta bir çocuğu azarlar gibi elini ….hanımın masasına vurarak yumrukladı ve mesleki ve iş etiğine uygun olmayan şekilde bağırdı, masasını yumrukladı, terbiyesizsin dedi sesini duyanlar odaya geldi, ısrarla Hanımı odasına telefonla çağırdı sana emrediyorum geleceksin, terbiyesizlik yapma dedi, sonra duyduğumuz kadarıyla güvenlik müdürünü çağırıp güvenlik kameralarını sormuş. Whatsapp grubunda bir kısım arkadaşları çıkardı ve duruma tepki olarak avukatlar whatsapp grubumuzdan ayrıldı. Daha sonra Rabia hanıma sana soruşturma açtırırım sen emrimi yerine getirmiyorsun odama geleceksin deyip telefonla tekrar aradı defalarca telefonla arkadaşımızı aradık ama meslektaşım telefonunu açmadı, Benzer mesleki etiğe ve memuriyete yakışmayan davranışları uzun süredir mevcut Rizeli olmasına güvendiğini söylüyormuş arkadaşlara.

Bir kadın avukatın odasını kadın bir birim sorumlusu basıp hakaret ediyor.” Yazıldığı, alınan ifadelerde bu mesajın Bakanlık yetkililerince gruptan silindiği, 23. 22.09.2023 tarihinde . ‘nin Av. . tarafından birim avukatlarının katıldığı toplantıya alınmadığı iddiası ile ilgili olarak;

23.1 Düzenlenen tutanaklar incelenerek toplantıya katılanların ifadelerinin alındığı, alınan ifadeler ve

tutanaklardan konunun değerlendirilerek özetlendiği bu bağlamda; Av. . ’nün yaşanan olayları değerlendirmek amacıyla birimde çalışan avukatları toplantıya çağırdığı, Av. . toplantıya gireceği sırada

Av. . ’nün gruba kendisi ile ilgili hakaret ve iftira içerikli mesaj atması nedeniyle onu toplantıya almayacağını söylediği, ancak diğer avukatların ısrarı üzerine Av. . ’nin toplantıya katıldığı, toplantıda Av.

. ’nün birim personeline, kendisiyle ilgili aktarmak istedikleri bir sıkıntı olup olmadığını sorduğu ve sırayla söz vererek herkesin konuşmasını istediği, sıra kendisine gelmemesine rağmen Av. .Ş’nin Av. . ‘ye hitaben

“Birim amiri deyip durmayın. Bu kadın sizin amiriniz değil, bu kadına amir demeyin. Hepimiz hukukçuyuz. Bu kadınla eşit hukuki statümüz var. Bizim amirimiz iki tanedir. Vali ile İl Müdürü”, “neden toplantı senin odanda yapılıyor. Bizi ayağına çağırarak aşağılıyor arkadaşlar ” şeklinde söylemleri olduğu, Av. . ’nün cevap vermediği fakat birkaç avukatın “yapmayın, ortamı germeyin” dediği, Av. . ’nin, Av. . ’yü sürekli parmağıyla işaret ederek “bu kadın” şeklinde hitap ettiği, daha sonra yine başkası konuşurken Av. . . ’nin konuşmaya başlaması üzerine Av. . ’nün “sizin sıranız gelmedi, sıranız gelince söylersiniz.” demesi üzerine

Av. . . ’nin “kendimle ilgili konuyu burada konuşamayacaksam benim için toplantı bitmiştir.” diyerek Av.

. ve Av. . ile beraber toplantıyı terk ettikleri, Av. . ’nün de “tavrını gördünüz değil mi” dediği, sorunun çözülmesi için Av. . . ’nin toplantıya katılması için toplantı esnasında defalarca telefonla arandığı, hatta odasına gidilerek çağırıldığı fakat toplantıya katılmadığı, toplantıda personelin bir kısmının Av. . ’nün mesaj dilini eleştirdiği, yazdıklarından sonra emoji koymadığı için sert anlaşılabildiğinin belirtilmesi üzerine Av.

. ’nün de bu hususa dikkat edeceğini söylediği, 24. 25.09.2023 tarihinde Av. . ’nin, Av. . ’nün talimatıyla güvenlik personelince kurum otoparkına alınmaması iddiası ile ilgili olarak;

24.1 Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Hukuk ve Muhakemat Birim otopark giriş ve çıkış kayıtlarını gösteren kamera

görüntülerinin talep edildiği ayrıca konu ile ilgili kişilerin ifadelerine başvurulduğu, kamera görüntüleri, alınan ifadeler ve düzenlenen tutanakların incelenmesi neticesinde; 25.09.2023 tarihinde güvenlik görevlileri tarafından otoparkta yer olmadığı için Av. . dışında diğer birim avukatları ve pek çok aracın da otopark içerisine alınmadığı, bu durumun iddia edildiği gibi Av. . ’nin kuruma alınmaması için yapılmadığı, herkese uygulanan olağan bir durum olduğu, 25. Av. . , Av. . . ve Av. . . ‘nin Av. . hakkında başörtülü personele karşı mobbing yapıldığı hususunda basın bildirisi hazırladığı iddiası ile ilgili olarak;

25.1 Alınan ifadelerden Av. . . , Av. . . ve Av. . tarafından çeşitli kişilere dile getirilen söylemlerin

basın bildirisinde yer aldığı anlaşılmış olmakla beraber bildirinin kim tarafından hazırlanıp basına gönderildiğinin net olarak tespit edilemediği, Av. . , Av. . . ve Av. . . ‘nin iddia ettikleri gibi başörtülü oldukları için herhangi bir mobbinge maruz kalmadıkları, tam tersine Av. . ve Av. . . ‘nin Birim

Sorumlusu . hakkında “yırtmaçlı etek giymesi, masanın üstünde bacak bacak üstüne atmış fotoğraf paylaşması, erkek iş arkadaşlarıyla hafta sonu çekilmiş fotoğraflarım paylaşması…” vb. rencide edici ifadeler kullanarak, avukatlığa ve idareciliğe yakışmadığını söyleyerek Av. . ’nün kişilik değerlerine, mesleki durumuna ve saygınlığına zarar vermeye çalıştıkları değerlendirmesinde buunulduğu, 26. Av. . , Av. . . ve Av. . . ‘nin birim WhatsApp grubundan çıkartılmaları nedeniyle dışlandıkları ve yine başörtülü oldukları için 29 Ekim kutlamalarına çağrılmayarak aşağılandıkları iddiası ile ilgili olarak;

26.1 Alınan ifadeler ve ifade eklerinde sunulan WhatsApp yazışmalarından Av. . ‘nin adı geçenlere

özelden mesaj atarak kutlama hakkında bilgilendirme yaptığı, Av. . ‘nin kutlama için para toplandığı söylenince para gönderdiği ve çocuğu hasta olduğu için gelemeyeceğini beyan ettiği, yine kutlamanın yapıldığı

30 Ekim tarihinde Av. . . ’nin raporlu olduğu ve Av. . . ’nin de izinli olduğu, mesajları gördükleri ama

cevap vermediklerinin tespit edilmesi nedeniyle söz konusu iddianın da gerçeği yansıtmadığı, 27. Av. . . ’nin (…) Eğitim Kurumlarının sahibi ve yöneticisi olduğu iddiası ile ilgili olarak;

27.1 Av. . , Av. . . ’nin (…) eğitim kurumlarının sahibi ve yöneticisi olduğunun herkes tarafından

bilindiğini, (https://youtu. — ) adresinde de ifade ettiği üzere yönetim kurulu başkanı olduğunu, Sağlık Bakanlığı vekili sıfatını itibar kazanmak, öğrenci toplamak amacıyla kullandığını düşündüğünü, (…) Kurumlarının sahibi ve yöneticisi olduğunu yukarıdaki videoda ifade ettiğini, devlet memurluğuyla ilgisi olmayacak şekilde ticaret faaliyeti yürüttüğünü, ticarethane işletmesi nedeniyle hakkında işlem yapılacağı tehdidi altında olduğunu hissettiğinden tarafına iftirada bulunduğunu düşündüğünü

beyan etmesi üzerine Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğü ile yazışma yapılmıştır. Alınan cevabi yazıda, Av. . . ‘nin 2021 yılından günümüze kadar olan zaman diliminde (…) Eğitim Kurumları

Gayrimenkul İnşaat Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına bir üyeliğinin (Ortaklığı, yönetim veya denetim organlarında başkanlık ve üyeliğinin) olup olmadığına ilişkin bilgi ve belgeye sicil dosyasında rastlanılmadığı belirtilmektedir. Fakat kayıtlı video izlendiğinde Av. . . ’nin bu konudaki beyanının net olarak görüldüğü, 28. Ankara İl Sağlık Müdürlüğünde Başkan Yardımcısı olan Av. ‘in Hukuk ve

Muhakemat Birim Sorumlusu olarak çalışmasının mevzuata aykırı olduğu iddiası ile ilgili olarak;

28.1 Av. . ’nün 09.08.2022 tarihinde makam onayı ile Hukuk Birimi Sorumlusu olarak görevlendirildiği

tarihte yürürlükte olan genelge hükümleri doğrultusunda görevlendirme belgeleri incelendiğinde, Av.

. ’nün Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra Hukuk ve Muhakemat Birimi Sorumlu Avukatı olarak görevlendirildiği, idari işleyişte sorumlu avukat tarafından paraflanan yazıların İl Sağlık Müdürü tarafından imzalandığı, Hukuk ve Muhakemat Biriminin hiyerarşide herhangi bir başka makam bulunmadan Sorumlu

Avukat tarafından idare edildiği ve doğrudan İl Sağlık Müdürüne bağlı çalıştığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, sorumlu avukat görevlendirmesinin İl Sağlık Müdürlüğünün teklifi ve Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün onayı ile yapıldığı da göz önüne alındığında, Av. . ’nün sorumlu avukat olarak görevlendirilmesinin mevzuata aykırı olmadığı, Değerlendirmelerinde bulunularak, 29. Disiplin yönünden; Av. . . ’nin kendisine verilen görevleri zamanında tamamlamaması, sosyal medyada (…) Kurumlarının Yönetim Kurulu Başkanı olduğu yönünde beyanda bulunması, Av. . ve Av.

. . ile birlikte hareket ederek başörtülü oldukları için 29 Ekim kutlamalarına çağırılmadıkları ve mobbing uygulandığı yönünde asılsız iddialarda bulunması ve Av. . ‘ye karşı sergilediği tutum sonucunda iş arkadaşları arasında gruplaşmalara yol açması ve kurumdaki huzur, sükun ve çalışma düzenini bozduğu tespit edildiğinden, yukarıda söz edilen fiilleri nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/B-l maddesi gereğince “Kınama” cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği, 30. İdari yönden ise; Av. . , Av. . . ve Av. . . ‘nin, Av. . ’nün özel hayatı hakkında küçük düşürücü söylemlerde bulunmaları ve gündelik küçük olayları dahi yanlış anlama sonucunda büyük sorunlara dönüştürerek kurumdaki çalışma ortamı ve huzurun bozulmasına yol açmaları nedeniyle Av. . , Av. . .

ve Av. . . ‘nin, Av. . ile birlikte çalışmayacakları başka bir yerde görevlendirilmeleri gerektiği

Sonuç ve kanaatine ulaşıldığı görülmüştür.

31. Öncelikle başvuran hakkında idari yönden getirilen yer değişikliği teklifine “Av. . ’nün özel hayatı hakkında küçük düşürücü söylemlerde bulunmaları ve gündelik küçük olayları dahi yanlış anlama sonucunda büyük sorunlara dönüştürerek kurumdaki çalışma ortamı ve huzurun bozulmasına yol açmaları fiillerinin” gerekçe yapıldığı, 32. Konuya ilişkin disiplin soruşturma raporu ve eklerinde; “21.09.2023 tarihinde Av. . ’nün, Av. . ‘nin odasını bastığı, tehdit ederek masasını yumrukladığı, hakaret ve tehdit ettiği iddiası”, “21.09.2023 tarihinde

. . ’nin odasında yaşanan olayın akşamında Av. . tarafından Türkiye Sağlık Bakanlığı Avukatlar

WhatsApp grubuna gönderilen WhatsApp mesajı” ve “25.09.2023 tarihinde Av. . ’nin, Av. . ’nün talimatıyla güvenlik personelince kurum otoparkına alınmaması iddiası” başlıkları altında yapılan

incelemelerin Av. . . ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, bununla birlikte “Av. . , Av. . . ve Av.

. . ‘nin Av. . hakkında başörtülü personele karşı mobbing yapıldığı hususunda basın bildirisi hazırladığı iddiası”, “21.09.2023 tarihinde Av. . ile Av. . . arasında yaşanan olaylardan sonra Av. . ’nün olay ile ilgili kamera kayıtlarının silinmesini istediği iddiası” ve “birim grubuna gönderilen mesajlar” başlığı altında yapılan incelemelerde başvuranın yer değişikliği teklifine konu fiilleriyle ilgili değerlendirme yapıldığı; 32.1. Bu bağlamda disiplin soruşturma raporunda; Av. . , Av. . . ve Av. . . ‘nin Av. .

hakkında başörtülü personele karşı mobbing yapıldığı hususunda basın bildirisi hazırladığı iddiası başlığı altında yapılan incelemenin değerlendirilmesinde; (…) Av. . . , Av. . . ve Av. . tarafından çeşitli kişilere dile getirilen söylemlerin basın bildirisinde yer aldığı anlaşılmış olmakla beraber bildirinin kim tarafından hazırlanıp basına gönderildiğinin net olarak tespit edilemediği, bununla birlikte Av. . , Av. . .

ve Av. . ‘nin iddia ettikleri gibi başörtülü oldukları için herhangi bir mobbinge maruz kalmadıkları, tam tersine Av. . ve Av. . . ‘nin Birim Sorumlusu Av. . hakkında “yırtmaçlı etek giymesi, masanın üstünde bacak bacak üstüne atmış fotoğraf paylaşması, erkek iş arkadaşlarıyla hafta sonu çekilmiş fotoğraflarım paylaşması…” vb. rencide edici ifadeler kullanarak, avukatlığa ve idareciliğe yakışmadığını söyleyerek

Av. . ’nün kişilik değerlerine, mesleki durumuna ve saygınlığına zarar vermeye çalıştıkları tespitine yer verildiği, oysaki başvurucunun, Av. . ve Av. . . ile benzer şekilde herhangi bir beyanda bulunduğuna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, 32.2. “21.09.2023 tarihinde Av. . ile Av. . . arasında yaşanan olaylardan sonra Av. . ’nün olay ile ilgili kamera kayıtlarının silinmesini istediği iddiası” başlığı altında yapılan incelemenin değerlendirilmesinde; Av. . , Av. . . ve Av. . . ‘nin başka bir olayla ilgili kamera kayıtlarının izlenmesi gibi basit bir olayda bile Av. . ’yü suçlayarak çalışma ortamının huzurunu bozdukları anlaşılmıştır şeklinde bir tespite yer verildiği oysa ki dosya kapsamında yer verilen ifadelerin incelenmesinde; Av.

. . ’nin;“ .hanım kamera görüntüleri lafını duyunca .hanımın odasına gidip bunu anlattığını, onların da kamera görüntüleri siliniyor diye yorumladıklarını”, Av. . ’nin; “ .hanımın odasına giderken memurların odasının kapısından geçerken aralarında kamera kayıtlarının incelendiğini duyduğunu, Av. . ile bu konuyu konuştuklarını, daha sonra Av. . . ’nin yanına gittiğini, kamera kayıtlarının neden incelendiğini sorduğunu, otoparkta yaşanan silecek olayıyla ilgili olduğunu anlattığını, sonrasında Av. . ’ye gittiğini, bu konuyu ayrıntı vermeden başka bir konuyla ilgili kameraların incelendiğini söylediğini,” Av. . ’nin “Av. . . ’nın odasında birisinin kamera kayıtlarının silindiğini söylemesi üzerine (…)”, Av. . . ’nin; “ .hanımın odasındayken

.hanımın geldiğini ve yukarıda kamera kayıtları siliniyor dediğini” Av. . ’nün “Av. . ’nin konu ile ilgili olarak güvenlik kamera kayıtlarını sildirmeye çalıştığı gibi kimse tarafından anlam verilemeyen mesnetsiz iddialarda bulunulduğu” şeklinde beyanlar olmasına, diğer taraftan gerek alınan ifadelerde Av. . . ’ ye yönelik herhangi bir beyan gerekse Av. . . ’nin, Av. . ’ye yönelik herhangi bir beyanı olmamasına rağmen Av. . , Av. N. . ve Av. . . ‘nin başka bir olayla ilgili kamera kayıtlarının izlenmesi gibi basit bir olayda bile Av. . ’yü suçlayarak çalışma ortamının huzurunu bozdukları şeklinde bir tespite yer verildiği, 32.3. “Birim grubuna gönderilen mesajlar” başlığı altında yapılan incelemenin değerlendirilmesinde; Av.

. . ve Av. . . ‘in söylemleri sertleşerek eleştirel boyutu aştığında sorumlu avukat . ’nün konunun grupta herkesin göreceği şekilde tartışılmasını önlemek amacıyla özelden yazılmasını ya da yüz yüze konuşulmasını istediği tespitine yer verildikten sonra Av. . ’nün, 21.09.2023 tarihinde cevaplanmayan bir görüş yazısı ile ilgili kendisine gönderilen “Benim yıllık izin için Hukuk Birimi bir hafta önce Av. . . yazıyı yazmış ama Av. . Başkanın onayında bunu hızlandırma şansınız var mı çocuk pazartesi etlikte ameliyat

olacak.” yazılı mesajı grupta paylaşarak “Nedir bu Görüşlerden önce görüşüyoruz.” yazdığında, Av.

. . ’nin, görüş yazısı kendisine ait olmamasına rağmen, “Görüş yazılırken ben ilgiyi ekliyorum. İlgide ne soruluyorsa ne gibi belgeler eklenmişse siz ne kadar görüyorsanız biz de o kadar görüyoruz. Eldeki belgeler sorulan görüşe göre, verdiğimiz görüşü size gönderiyoruz. Burada bu anlatılmış, bu belgeler gönderilmiş ben de bunları yazdım demek kadar yorum yapamıyorum” yazdığını, Av. . ‘nün cevaben ” .cım tamam ya.Konuyu tartışalım istişare edelini diye görüşmek istiyorum. -Tel ile de olabilir. ” mesajına Av. . . ’nin ” .

Hanım hiçbir şekilde 1 satır okumuyorsunuz bu nasıl bir şey. Bunu nerede gördünüz, nerede duydunuz. Siz avukatsınız” yazması üzerine Av. . ‘nün “Geliyorum bekle” yazdığı, 32.3.1. Bahse konu görüş yazısı ile ilgili Av. . . ’nin alınan ifadesinde; “konuyla ilgili Devlet Personel

Başkanlığının görüşü olduğu için görüş ektedir yazdığını ve 03/09/2023 tarihinde imzaya gönderdiğini, …hanımla görüş yazısını görüşmek için birkaç kez odasına gittiğini ama yerinde bulamadığını daha önce

“haddini bil” yazdığı için telefon açmak istemediğini, diğer görüşlerde gidip kendisiyle görüştüğünü, …

hanım döneminde görüşleri sistemden gönderdiklerini ama hanımın kendisiyle görüşülmesi yönünde yeni bir uygulama başlattığını, Devlet Personel Başkanlığının görüşü olduğunda her zaman görüş vermeden bütün kurumları bağlayıcı olduğunu yazdıklarını, bu görüşü …hanımın, 06/09/2023 tarihinde okuduğunu ve 13/09/2023 tarihinde herhangi bir not eklemeden reddettiğini, bu evrakın EBYS’de bilgi kısmına düştüğünü, bu nedenle kendisi reddedildiğini görmediğini, daha sonra görüş talebinde bulunan kişinin aradığını, yazının kendisinde olduğunu söylediğini, ertesi gün işe gelince sistemden yazıya baktığını ve …hanımın görüşü reddettiğini gördüğünü, görüşün reddedildiğini görünce bunun maksatlı yapıldığını düşündüğünü, bundan sonra seninle uğraşacağım anlamına geldiğini düşündüğünü, işini yapmasına engel olduğunu, o gün

…hanımın kendisine gelen mesajı gruba aynen ilettiğini, ve “nedir bu” yazdığını, bu mesajda zaten adının yazdığını buradaki amacın işini yapmadı imajını oluşturarak ifşa etmek olduğunu, bunu özelden de atabileceğini, ya da arayabileceğini, cevap yazmadığını, haddini bil olayından sonra olay büyümesin diye mesaj atmadığını” şeklinde beyanda bulunduğu, 32.3.2. Konuya ilişkin Av. . ’nin; “ … hanımın görüş yazılarında genellikle sıkıntılı konularda yazıyı yazan avukatla görüşmek istediğini, her görüş talebinde görüşme olmadığı” ve Av. . ’nin; “ … hanım döneminde yardımcısı olarak görev yaptığını, o dönemde görüş yazılarının yazıldığını, uygunsa imzalandığını, değilse iade ettiklerini” şeklinde beyanları da dikkate alındığında görüş yazılarıyla ilgili Av. . “bütün görüş yazılarından önce görüşülmesi” yönünde yeni bir uygulama başlattığı, Av. . . nin de ifadesinde; kendi görüş yazısıyla ilgili süreci anlattıktan sonra Devlet Personel Başkanlığının görüşünün ek olarak gönderildiği, sıradan ve basit bir görüş yazısının 3 gün bekletildikten sonra iade edilmesinin, akabinde görüş yazısının kendisine ait olduğu bilinmesine rağmen bütün birim personelinin olduğu Whatsap grubunda paylaşılmasının kendisinde bir takım olumsuz düşünceler oluşturduğu, buna mukabil başvurucunun “diğer görüşlerde gidip kendisiyle görüştüğü” şeklindeki beyanı göz önünde bulundurulduğunda spesifik, basit ve her iş yeri ortamında zaman zaman yaşanabilecek türden sıradan bir olayda yaşanan aksaklıktan dolayı “şikayetçilerin görüş yazıları ile ilgili daha önce Av. . ile sorun yaşamadan gerek mesaj yoluyla gerekse telefonda görüştükleri, fakat daha sonra bu konudan şikayetçi olmaya başladıkları” şeklinde bir değerlendirme yapıldığı,

32.3.3 Netice olarak “Birim grubuna gönderilen mesajlar” başlığı altında yapılan inceleme neticesinde;

“bütün birim personelinin olduğu bir grupta Av. . ‘ nin attığı mesajın içeriği ve üslubunun sorumlu avukat olarak görev yapmakta olan birim amirine karşı küçük düşürücü ve rencide edici olduğu şeklinde bir değerlendirme yapıldığı, Av. . . ’ye yönelik herhangi değerlendirmeye ise yer verilmediği,

33. Bununla birlikte dosya içeriğinde mevcut whatsap yazışmaları incelendiğinde; Ek:202 numaralı belgede; “bak canım ben neyi nerede nasıl yapacağımı biliyorum ki sizlerin başındayım sen o tatlı zihnini yorma her şey güzel olacak ” Ek:226 nolu belgede “terbiyesizlik” ek:236 numaralı belgede “mesaj attım şimdi söverek” Ek:237 numaralı belgede “bir şey diyicem de neyse, ağzımı bozmayayım” şeklinde Av. . tarafından nezaket kurallarının dışına çıkılarak mesajlar atıldığı, alınan ifadelerde de birçok avukat tarafından Av. . ’nün üslubuyla ilgili sıkıntıların dile getirilmiş olduğu görülmüş olmasına rağmen bahse konu iddiaların soruşturma onayına dahil edilmediği ve yalnızca Av. . . , Av. . ve Av. . . ye yönelik soruşturma yürütüldüğü, 34. Diğer taraftan İl Sağlık Müdürünün; “önceki birim sorumlusu olan avukatın ayrılacak olması nedeniyle yeni birim sorumlusu belirleme ihtiyacı olduğunu, edindiği bilgiler neticesinde birimin işleyişinde önemli eksiklik ve aksaklıkların olduğu kanısına vardığını, (…) birimdeki avukatlar içinde tespit ettiği hususların çözümü konusunda yeterince çaba sarf edilemeyeceğini, aralarında anlaşmazlık ve kutuplaşmaların olduğunu belirttiği” şeklindeki ifadesi göz önünde bulundurulduğunda “21.09.2023 tarihinde Av. . ’nün, Av. . nin odasını bastığı, tehdit ederek masasını yumrukladığı, hakaret ve tehdit ettiği iddiası” ile ilgili olayın mağduru

Av. . . ve söz konusu olaya birebir şahit olan Av. . nin ifadelerinin dikkate alınmayarak olaya dolaylı yoldan şahit olan kişilerin ifadelerinden yola çıkılarak bir değerlendirme yapıldığı, 35. Sonuç olarak Av. . . hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında; “Av. . ’nün özel hayatı hakkında küçük düşürücü söylemlerde bulunmaları ve gündelik küçük olayları dahi yanlış anlama sonucunda büyük sorunlara dönüştürerek kurumdaki çalışma ortamı ve huzurun bozulmasına yol açmaları” fiilleri yer değişikliği teklifine gerekçe yapılmışsa da Disiplin soruşturma raporunda bahse konu fiillerle ilgili başvurucu Av.

. . ’ye yönelik herhangi bir tespite yer verilmeden, haklarında eş zamanlı olarak soruşturma yürütülen Av.

. ve Av. . . ’nin disiplin soruşturmasına konu fiil veya söylemlerine başvurucunun dahil edildiği bu durumun ise açıkça hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

36. Başvuran hakkında disiplin yönünden getirilen kınama cezası teklifine konu fiillerin incelenmesinde ise;

36.1 Öncelikle Teftiş Kurulu Başkanlığından alınan 18/01/2024 tarih ve sayılı Disiplin Soruşturma

Onayında, Av. . . ’nin (…) Eğitim Kurumlarının sahibi ve yöneticisi olduğu iddiasına yönelik bir konuya yer verilmemiş olmasına rağmen bahse konu iddia ile ilgili soruşturma yürütüldüğü, hatta konuyla ilgili

Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğünden alınan cevabi yazıda; Av. . . ‘nin 2021 yılından günümüze kadar olan zaman diliminde (…) Eğitim Kurumları Gayrimenkul İnşaat Danışmanlık Sanayi ve

Ticaret Limited Şirketi adına bir üyeliğinin (Ortaklığı, yönetim veya denetim organlarında başkanlık ve üyeliğinin) olup olmadığına ilişkin bilgi ve belgeye sicil dosyasında rastlanılmadığı” belirtilmiş olmasına rağmen, resmi yazışmadaki kayıt ve bilgilere dahi itibar edilmeden ilgili kişinin sosyal medyadaki bir videosundan yola çıkılarak ceza tayini yoluna gidildiği, 37. Kınama cezası teklifine konu diğer iddialar ile ilgili olarak disiplin soruşturma dosyası ve eklerinin incelenmesinde; Ankara İl Sağlık Müdürlüğünce Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne yazılan 02.05.2023 tarihli ve sayılı yazılarda özetle; Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Hukuk ve Muhakemat

Biriminde görev yapan avukatlar tarafından takip edilen işçilik alacağı (ücret farkı) davalarına ilişkin mükerrerlik ve derdestlik tespit edildiği, bu nedenle Ankara’da ve diğer illerde aynı kişiler tarafından aynı dönemlere ilişkin olarak mükerrer davaların açılmış olabileceğinin belirtildiği,

37.1. Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 81 Valiliğe (İl Sağlık Müdürlüğüne) dağıtımlı 31.05.2023 tarihli ve sayılı yazıda özetle; Bakanlığa bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında 375 sayılı KHK’nın geçici

23 üncü maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosunda istihdam edilen işçiler tarafından ücret farkı alacağının

tahsili talebiyle açılan davalar, mahkeme kararlarına istinaden yapılan ödemeler ve konuyla ilgili olarak yapılan inceleme, soruşturma ve diğer iş ve İşlemlerin belirlenecek usul ve esaslara uygun olarak il sağlık müdürlükleri nezdinde tespit edilerek, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne intikal ettirilmesi ve Bakanlıkça yürütülen incelemenin tamamlanmasını takiben alınacak tedbirlerin tespit ve tayin edilmesinin Bakanlık Makamının

30.05.2023 tarihli ve sayılı Onayı ile uygun görüldüğü, bu kapsamda ihtiyaca göre belirlenecek

sayıda komisyon teşkil edilerek istenen belgelerin ve doldurulması gereken Ek-I ‘de yer alan formun doldurularak en geç 10.07.2023, açılan derdest davalarda ekli dilekçe kullanılarak Bakanlıkça yürütülen incelemenin bekletici mes’ele yapılması hususunda beyanda bulunularak bu bilgilerin Ek-2’de yer alan forma

İşlenerek en geç 15.06.2023 tarihine kadar Genel Müdürlüğe gönderilmesinin istenildiği,

37.2 Ankara İl Sağlık Müdürlüğünce düzenlenmiş 12.06.2023 tarihli ve sayılı olurda; Hukuk

Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 31.05.2023 tarihi ve sayılı yazısına istinaden Bakanlıkça verilen görevin yapılması amacıyla, 11 adet komisyon oluşturulduğu ve söz konusu yazının tüm komisyon üyelerine

DYS üzerinden gönderildiği, başvurucu Av. . . ’nin ise Başkanı Av. . . ’ olan 7 nci komisyonda görevlendirildiği görülmüştür.

38.Verilerin hazırlanması sürecindeki whatsap yazışmalarının incelenmesinde; 295 numaralı belgede; Av.

. ’nın; “Duruşmalarda var bu istatistiği yapabilen yapsın genel müdürlükte” numaralı belgede; Av.

. ’nin; “ben haftaya otel v.s her şeyi ayarladım, 1 haftada nasıl bitirmemizi bekliyormuş.” Yine aynı kişinin diğer bir whatsap yazışmasında; “Bakanlığı arka bahçesi olduk ya.”, Av. . ‘nin; “Ben de aynı şekilde kasımda rezervasyon yaptırdım.” numaralı belgede; Av. ’nin;“eşim Hakkariye tayin oldu, haziran sonunda ilişik kesip mehil müddetini kullanacak ve tayin olduğu yere gidecek, çocuklarımızla bir arada geçireceğimiz 2 haftayı burda saçma sapan bir aklın ürünü olan tabloyu doldurmakla geçirmeyeceğim, isteyen hakkımda istediği işlemi başlatabilir, izin dilekçelerimi belirtip vereceğim, gerekirse müdür beyle de görüşürüm, bence bireysel olarak her meslektaşım aynısını yapsın, kendimizi yeterince anlatamıyoruz demekki”, Av. . ’nın; “Ben uçak biletini çok önceden aldım, iptal hakkım da yok, geldiğimden beri veri işi bitmiyor, tek hayatımız burası değil, haftaya okullar da tatil, hepimizin çocuklara bakmayı bekleyen annemiz ya da bakıcımız yok” Av. . ’nin; “Yurdışında akrabaların düğünleri için ailecek 5 ayrı uçak biletini ocak ayında aldık, hadi biz bileti iptal edelim de düğün sahibine, iş yerinden izin alamadım dersem ne kadar inanır, bu iş için hısım akrabayı mı küstürelim.” Yine aynı kişinin diğer bir Whatsap yazışmasında; “(… gerçekten hangi zaman aralığında bitirilir bu iş, fazla mesai ücretimi var görev tanımında olmayan veri girişi, istatistik, başka adı ne olur mesela denetimse denetim, avukat bunların hepsini neden ve nasıl yapsın, fiili imkansızlık, hayatın olağan akışına aykırılık var bu konuda.)” şeklindeki beyanlar karşısında Av. . . ’nin herhangi bir olumsuz beyanına rastlanmamış, 38.1. Dosya kapsamında gönderilen diğer ifadelerin incelenmesinde; Av. . ’nin; “Av. . . ’nin de verileri bitirdikten sonra izne ayrıldığı, sonrasında yeni verilerin istendiği” Av. . ’nin; “Genel Müdürlükten, Av.

. ’ye sözlü olarak iş bitmeden kimseye izin verilmemesinin söylendiği, Av. . . ’nin işlerini bitirdiğini söyleyerek izne ayrıldığı” Av. . ’nın; “Av. . . ’nin İstatistikleri hazırlayıp 3 hafta izin aldığı, bu süreçte

Bakanlık yeni istatistik isteyince eksiklik oluştuğu” Av. . . ’nin; “Av. . . ’nin kendi dosyalarını yapıp izne gittiği, izin döneminde ek bir bilgi istenince Av. . ile gruptaki yazışmaların yaşandığı” Av. . ’nin; “sonradan duyduğu kadarıyla Av. . . ’nin işlerini bitirip izne çıktıktan sonra Genel Müdürlüğün ek veriler

istediği” Av. . ’nin; “ücret farkı dosyaları işlemlerinin yapıldığı dönemde görevi tamamlamadan izne ayrılmadıklarını, bildiği kadarıyla Av. . . ’nin işini tamamlayıp izne ayrıldığı” Av. . . ’nin; “Bakanlığın verilerde sıkıntı olanları tekrar gönderdiğini ve düzeltilmesini istediğini, bu kapsamda bazı avukatların dosyalarının olduğu,” komisyon başkanı olarak görev yapan Av. . . ’nin ise; “ilk verilerin son teslim gününde Av. . . ’nin ve Av. . ’nın verilerinin tamamlandığı” şeklinde beyanlarının olduğu, 38.2. Yine hukuk birimi sorumlu avukatı . nün durum bildirir raporunda her ne kadar Av. . . ve Av.

. ’nin Bakanlık tarafından istenen en son verileri de teslim etmediği belirtilerek bu durumun tutanak altına alındığı belirtilmişse de dosya içeriğinde böyle bir tutanağa rastlanmadığı, ek 22 olarak sunulan 25/09/2023 tarihli tutanakta ise, verileri teslim etmeyen kişilerin Av. . . ve Av. . olduğu, Av. . . ’nin bahse konu tutanakta isminin geçmediği, diğer taraftan Ek: 297 numaralı belgede Av. . ’nün, Whatsap grubundan attığı, 12/06/2023 tarihli “Bu arada Genel Müdürümüzün talimatı bu veri girişi işi bitmeden avukatlara izin vermemesi hususunu müdür beye iletti” şeklinde mesajı karşısında Av. . . ’nin işlerini bitirmeden izne ayrılması gibi bir durumun olamayacağı, dolayısıyla işlerini bitirdikten sonra izne ayrıldığı konusunda karine oluşan başvurucu hakkında gerek Av. . ’nün, Whatsap grubundan attığı, 12/06/2023 tarihli “Bu arada Genel

Müdürümüzün talimatı bu veri girişi işi bitmeden avukatlara izin vermemesi hususunu müdür beye iletti” şeklindeki mesajı gerekse Av. . . ve Av. . hakkında tuttuğu 25/09/2023 tarihli tutanak göz önünde bulundurulduğunda Av. . ’nün; “işlerini zamanında gereği gibi yapmadığı halde amacının verilerin tamamlanması olduğundan kendisi hakkında işlem yapmadığı” şeklindeki beyanının gerçeklikle örtüşmediği, 38.3. Sonuç olarak hakkında bahse konu verileri teslim etmediğine dair tutanak bulunan Av. . ve Av. . .

hakkında “verileri kendilerinin yapıp yapmadıkları, formlarda hangi bilgilerin kim tarafından doldurulduğunun belirlenmesi imkanı bulunmadığı ve ifadelerde de konu hakkında kesin bir şey söylenmediğinden Av. . ve

Av. . . ’nin kendilerine verilen görevi zamanında tamamlayıp tamamlamadıklarının net olarak tespit edilemediği tespitine yer verilmişken, Av. . . hakkında yukarıda yer verilen tespitler ve özellikle komisyon başkanı olarak görev yapan Av. . . ’nin ifadesi ile birlikte birden çok lehte ifadenin ve Av. . ’nün; Whatsap grubundan; “Bu arada Genel Müdürümüzün talimatı bu veri girişi işi bitmeden avukatlara izin vermemesi hususunu müdür beye iletti” şeklindeki mesajı göz önünde bulundurulduğunda birkaç tane aleyhte ifadeden yola çıkılarak “verileri tamamlamadığının anlaşıldığı” şeklinde kanaate ulaşıldığı, 39. Av. . . ’nin, izne ayrılmasından sonraki süreçte ortaya çıkan eksikliklere ilişkin olduğu değerlendirilen verilere ilişkin Av. . tarafından, ilk olarak saat 07/08/2024 tarih ve 14:01 de atılan “bitti mi tüm avukatların mükerrerleri, bekliyor Bakanlık şuan benden, izindeki arkadaşlar neden yapmadınız acaba, acil arkadaşlarınıza söyleyin bi zahmet” mesaja karşılık Av. . . tarafından saat 14:59 da; “izindeyim, izne ayrılmadan imzalayıp işimi bitirip ayrıldım, bulunduğum yerde internet de çekmiyor, kalan arkadaşlardan süreli işlerimi rica edebildim, herkesin haddinden fazla işi var ne öneriyorsunuz, hakikaten izindeyken bile huzurumuz kalmıyor” şeklinde mesaj yazıldığı, saat 15:00 da Av. . tarafından “pardon huzurunuzu bozduk, bitirmeden gitmişsiniz onu diyorum” şeklinde yazılan mesaja karşılık, Av. . . tarafından “ben bana iletilen şekilde bitirdim” şeklinde mesaj yazıldığı, Av. . tarafından yazılan “bitirilmediği iletildi bana” şeklindeki mesaja karşılık, Av. . . tarafından “izindeyken bu yapılan mobbing” şeklinde mesaj yazıldığı, akabinde Av.

. ’nün “herkes bi haddini bilsin önce, özelden yazın” mesajına karşılık Av. . . ’nin “bence de” şeklinde mesaj yazdığı ve son olarak Av. . tarafından “haddinizi bilin” şeklinde mesaj yazıldığı, aynı mesajlaşma içeriğinde Av. N.A’nın saat 15:05 de“ ben de bitirdim” şeklindeki mesajı ile Av. . ’nin 15:22 de atılan

“izindeki avukatlardan biri olarak cevap vereyim ben de bitirip geldim, kastedilen ortaktaki mükerrer

klasörüyse eğer oraya exel olarak atmadım çünkü hepsini persustan kendim girip güncelledim” şeklinde mesajlar atıldığı, 40. Av. . ve Av. . ’nin mesaj attıkları saatler göz önünde bulundurulduğunda bahse konu avukatların da izindeyken Av. . tarafından atılan suçlayıcı, eksik ve huzursuz hissettirici mesajlara karşılık açıklama yaptıkları, mesajların atıldığı saatler ve içerik göz önünde bulundurulduğunda söz konusu avukatların da varsa, eksiklikleri tamamladıklarına dair bir mesaj olmadıkları, dolayısıyla Av. . . ’nin de işlerini bitirip izne ayrıldıktan sonraki süreçte ortaya çıktığı değerlendirilen eksikliklerle ilgili attığı mesaja karşılık Av. . ’nün suçlayıcı, eksik ve huzursuz hissettirici mesajlarına yönelik yine “izindeyken bu yapılan mobbing” şeklindeki mesajının, şahsına yapılan bir mobbing iddiasından çok uygulamaya yönelik bir eleştiri mahiyetinde olduğu, dolayısıyla Av. . ’nün şahsını veya temsil ettiği makamı aşağılayıcı veya rencide edici bir nitelikte olmadığı değerlendirilen mesaja karşılık Av. . ’nün “herkes bi haddini bilsin önce” şeklindeki mesajının nezaket kuralları ile bağdaşmamasına rağmen yürütülen disiplin soruşturmasında herhangi bir şekilde değerlendirilmediği, 41. Yürütülen disiplin soruşturmasında; “Av. . , Av. . . ve Av. . . nin birim WhatsApp grubundan çıkartılmaları nedeniyle dışlandıkları ve yine başörtülü oldukları için 29 Ekim kutlamalarına çağrılmayarak aşağılandıkları iddiası” başlığı altında yapılan inceleme sonucunda; alınan ifadeler ve ifade eklerinde sunulan WhatsApp yazışmalarında; Av. . ‘nin adı geçenlere özelden mesaj atarak kutlama hakkında bilgilendirme yaptığı, Av. . ’nin kutlama için para toplandığı söylenince para gönderdiği ve çocuğu hasta olduğu için gelemeyeceğini beyan ettiği, kutlamanın yapıldığı 30 Ekim tarihinde Av. . . ’nin raporlu olduğu ve Av. . . ’nin de izinli olduğu, mesajları gördükleri ama cevap vermediklerinin tespit edilmesi nedeniyle söz konusu iddianın da gerçeği yansıtmadığı şeklinde tespite yer verildikten sonra başvuran hakkında disiplin yönünden getirilen teklifte, Av. . ve Av. . . ile birlikte hareket ettiği şeklinde bir değerlendirme yapıldığı, 41.1. Oysaki disiplin soruşturma raporundaki; Av. . ’nin para gönderdiği ve çocuğu hasta olduğu için gelemeyeceğini beyan ettiği şeklinde tespit ile Av. . . ’nin, Av. . ve Av. . . ile birlikte hareket ettiği şeklindeki sonucun kendi içerisinde çelişki oluşturduğu,

41.2 Kaldı ki zaman zaman birim personelinin bilgi paylaşımında bulunduğu, zaman zaman da sorumlu Av.

. ’nün işlerin yürütülmesi noktasında koordinasyonu sağladığı ve dolayısıyla önemli gördüğü konularla ilgili paylaşımlar yaptığı birim whatsap grubundan, keyfi olarak birilerini çıkarması ve/veya eklememesi, akabinde birim olarak kutlandığı anlaşılan 29 ekim kutlamalarının veya diğer önemli konuların Av. . . ve diğer avukatlar tarafından 3. kişilerden öğrenilmiş olmasının, mobbingin unsurlarından olan dışlayıcı ve yalnızlaştırıcı tutum ve davranışlar kapsamında değerlendirilmesi gerekirken bu konuya hiç değinilmediği, 42. Sonuç olarak Disiplin Soruşturma onayında, Av. . . ’nin (…) Eğitim Kurumlarının sahibi ve yöneticisi olduğu iddiasına yönelik bir konuya yer verilmemiş olmasına rağmen bahse konu iddia ile ilgili soruşturma yürütüldüğü,

42.1 Verileri teslim etmediğine dair hakkında tutanak bulunan Av. . ve Av. . . hakkında “verileri

kendilerinin yapıp yapmadıkları, formlarda hangi bilgilerin kim tarafından doldurulduğunun belirlenmesi imkanı bulunmadığı ve ifadelerde de konu hakkında kesin bir şey söylenmediğinden Av. . ve Av. . . ’nin kendilerine verilen görevi zamanında tamamlayıp tamamlamadıklarının net olarak tespit edilemediği tespitine yer verilmişken Av. . . hakkında yukarıda yer verilen tespitler ve özellikle komisyon başkanı olarak görev

yapan Av. . . ’nin ifadesi ile birlikte birden çok lehte ifadenin ve Av. . ’nün; Whatsap grubundan; “Bu arada Genel Müdürümüzün talimatı bu veri girişi işi bitmeden avukatlara izin vermemesi hususunu müdür beye iletti” şeklindeki mesajı göz önünde bulundurulmadan birkaç tane aleyhte ifadeden yola çıkılarak “verileri tamamlamadığının anlaşıldığı” şeklinde sonuca ulaşıldığı, 42.2. Yine verilerin hazırlanması sürecindeki whatsap yazışmalarında birçok avukatın olumsuz beyanı olmasına, başvurucunun ise herhangi bir olumsuz beyanı olmamasına, bununla birlikte Av. . tarafından hazırlanan Durum Bildirir Raporunda Av. . . ’nin bahse konu verilerin hazırlanması sürecinde zorluk çıkardığına yönelik herhangi bir beyanı olmamasına rağmen soruşturma raporunun netice ve kanaat kısmında verilerin işlenmesi sürecinde Av. . . tarafından, Av. . ye yönelik haksız söylemlerde bulunulduğu şeklinde bir tespite yer verildiği, olumsuz beyanlarda bulunan diğer avukatların ise Disiplin soruşturmasına dahil edilmediği, 42.3. Zaman zaman birim personelinin bilgi paylaşımında bulunduğu, zaman zaman da sorumlu Av. . ’nün işlerin yürütülmesi noktasında kordinasyonu sağladığı ve dolayısıyla önemli gördüğü konularla ilgili paylaşımlar yaptığı birim whatsap grubundan, keyfi olarak birilerini çıkarması ve/veya eklememesi, akabinde birim olarak kutlandığı anlaşılan 29 ekim kutlamalarının veya diğer önemli konuların Av. . ve diğer avukatlar tarafından 3. kişilerden öğrenilmiş olmasının, mobbingin unsurlarından olan dışlayıcı ve yalnızlaştırıcı tutum ve davranışlar kapsamında değerlendirilmesi gerekirken bu konuya hiç değinilmeden bir sonuca ulaşılmasının bahse konu soruşturmanın objektifliği noktasında ciddi şüpheler doğurduğu, 42.4. Kınama cezası teklifine konu Av. . ‘ye karşı sergilediği tutum sonucunda iş arkadaşları arasında gruplaşmalara yol açması ve kurumdaki huzur, sükun ve çalışma düzenini bozduğu iddiası konusunda ise başvurucunun hangi tutum ve davranışının iş arkadaşları arasında gruplaşmalara yol açtığı ve kurumdaki huzur, sükun ve çalışma düzenini bozduğu hususunun net olarak ortaya konulmadığı, 43. Diğer taraftan, 2016/4 sayılı Genelgenin 4 üncü maddesine göre görevlendirilen ve işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan genelgeye aykırı biçimde görevlendirmesi yapılmış olan Başkan Yardımcısı Av. . nün sorumlu avukat olarak görevlendirilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğuna dair 12/01/2024 tarih ve 2024/357S.24.548 sayılı Tavsiye Kararımızdaki tespitler karşısında, yürütülen disiplin soruşturmasında sorumlu avukat görevlendirilmesinin mevzuata aykırı olmadığı şeklinde bir sonuca ulaşıldığı görülmüştür.

44. Tüm bu açıklamalar ve dosya kapsamı ile yargı kararlarında da belirtilen ve soruşturma/incelemenin hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gereklilikleri göz önünde bulundurulduğunda, gerek başvuran hakkında yürütülen ilk disiplin soruşturmasındaki tespitler gerekse ikinci disiplin soruşturmasında, yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen tespitler karşısında yürütülen disiplin soruşturmasında “objektiflik” ilkesinin ihlal edildiği noktasında ciddi bulgulara ulaşıldığı, bu haliyle yürütülen disiplin soruşturması neticesinde başvuran hakkında uygulanan kınama cezası ve yer değişikliği işlemlerinin açıkça hukuka aykırı olduğu ve başvurana yönelik mobbingin unsurlarını taşıdığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 45. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim

ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin söz konusu ilkelere aykırı davranışı bulunmamaktadır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

46. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuran hakkında tesis edilen Kınama cezası ve Yer Değişikliği işleminin kaldırılması ile Adil ve objektif bir soruşturma yürütülmesi yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA

Kararın, BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi