|
ÖZET: Başvuran, Ordu Devlet Hastanesinde biyokimya uzmanı olarak görev yaparken yaşadığı bir tartışma sonrası disiplin cezası verilmesine itiraz etmiştir. Disiplin soruşturması sonucunda, başvuranın “iş arkadaşlarına söz veya hareketle sataşmak” fiilini işlediği gerekçesiyle kınama cezası verilmesi gerektiği, ancak daha önceki olumlu sicil ve çalışmaları nedeniyle uyarma cezası ile cezalandırıldığı belirtilmiştir. Disiplin cezasının hukuka uygunluğu, kamu hizmetlerinin düzenli yürütülmesi açısından önem taşımaktadır.
Disiplin soruşturması sürecinde, başvuranın tartışma sırasında hakaret içeren sözler sarf ettiği ve karşı tarafın da bağırarak üzerine yürüdüğü anlaşılmıştır. Bu durum, disiplin cezasının verilmesine zemin hazırlamıştır. Başvuranın itirazı, disiplin amirinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın disiplin cezasının kaldırılması talebi, yürütülen soruşturma ve verilen cezanın hukuka uygunluğu göz önünde bulundurularak reddedilmiştir. Disiplin cezasının uygulanmasında usul ve esaslara riayet edildiği tespit edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7864-S.23.12882
BAŞVURU NO : 2023/2947
KARAR TARİHİ : 22/06/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin Cezasının Geri Alınması Talebi
BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; Ordu Devlet Hastanesinde biyokimya uzmanı olarak görev yaptığını, 20.09.2022 tarihinde Teknisyen ile tartıştığını duyduğu diğer hekim arkadaşlarından nin ağladığını gördüğünü, bu duruma üzüldüğünü, bir süre sonra odasının önünden geçerken nın içeride oturduğunu görüp kapıyı araladığını, “Doktor hanımı neden ağlattın?” diye sormak isterken buna izin vermeden yumruğunu sıkıp bağırarak üzerine yürüdüğünü, kendisinin de
“vuracak mısın, beni dövecek misin, hadi vur” dediğini, bağırmalarından dolayı çok ürktüğünü, başkalarının gelip müdahale ettiğini, gösterdiği tepkinin olayın heyecanı ve kendini koruma güdüsünden kaynaklandığını; bu konu ile ilgili hakkında disiplin soruşturması yürütülüp disiplin cezası verildiğini, bir suçu olmadığını ve nın kendisine iftira attığını, disiplin soruşturma raporundan da bu durumun anlaşıldığını, nın söylediğini iddia ettiği ifadelerin hakaret teşkil edip etmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini, iddiaya konu ifadelerin bir kısmının şahitlerin büyük çoğunluğu tarafından duyulmadığını, diğerlerininse Yargıtay kararlarına göre hakaret teşkil etmediğini, son savunma yazısının disiplin amiri tarafından yeterli görülmesine rağmen kınama cezası verilip geçmiş olumlu çalışmaları nedeniyle uyarı cezasına çevrildiğini ifade ederek disiplin amirince yeterli görülen savunmasına binaen verilen cezanın tamamen kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Sağlık Bakanlığı
Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 23.03.2023 tarihli sayılı üst yazısı ekinde gönderilen Ordu Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 03.04.2023 tarih ve sayılı cevabi yazısında ve eklerinde özetle;
2.1. Başvuran hakkında, açılan disiplin soruşturmasının tarafsız bir muhakkik tarafından mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiği, 2.2. Başvuranın son savunmasının disiplin amiri tarafından değerlendirilerek 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 125. Maddesinde belirtilen “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” hükmü gereğince teklif edilen kınama cezasının bir derece hafif olan uyarma cezasına dönüştürüldüğü, 2.3. Başvuranın söz konusu cezadan önce almış olduğu herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiş olup, söz konusu disiplin soruşturmasına ilişkin belgeler ek olarak
Kurumumuza gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11’inci maddesinde, “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”, 5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125’inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…
Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, c) Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak,
g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, e) Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, f) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, j) Verilen emirlere itiraz etmek, k) Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, l) Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak.
m) (Ek:17/9/2004 – 5234/1 md.)Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.
…
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.
5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126’ıncı maddesinin birinci fıkrasında, “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”, 5.4. “Savunma hakkı” başlıklı 130’uncu maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”, 5.5. “Cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi” başlıklı 131.
maddesinde: “Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.”
5.6. “İtiraz” başlıklı 135’inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”, Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda aldığı uyarma cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
8. Başvuran 657 sayılı DMK’nın 125. maddesi uyarınca hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/B-(h) fıkrasında belirtilen “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” fiilini işlediği gerekçesiyle Kınama cezası ile tecziye edilmesi gerektiği düşünülmekle daha önceki olumlu sicil ve çalışmaları nedeniyle disiplin amiri tarafından verilen
16.12.2022 tarihli ve sayılı “UYARMA” cezası ile cezalandırılmasına dair karara başvuran tarafından
itiraz edildiği, bu itirazın reddedildiği anlaşılmaktadır.
9. Bilindiği üzere, disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır. Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.
10. Başvuruya konu disiplin cezasına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerde, 20.09.2022 tarihinde Uzman
Doktor . ile Laboratuvar Sorumlu Teknisyeni .nın nöbet saatleri ile ilgili yapılan düzenleme sebebiyle tartışma yaşadıkları, bu tartışmadan bir süre sonra da başvuranın sorumlu teknisyen .nın çalışma odasına gitmesiyle ikili arasında tartışma yaşandığı, bu tartışma sırasında başvuranın teknisyen
.ya karşı hakaret içeren sözler sarf ettiği ve tahrik edici ifadeler kullandığı; teknisyen .nın ise başvurana karşı hızlıca yerinden kalkarak yumruğunu sıkmış halde yanına geldiği, bağırarak üzerine yürüdüğü, başvuranın, “vuracak mısın, beni dövecek misin, hadi vur” dediği, .nın çok bağırdığını, ne söylediğini duymadığını, çok heyecanlandığını ve ürktüğünü, kendisinin ise can havliyle karşılık vermeye çalıştığı, olaydan son derece rahatsız olduğu ve küçük düşürüldüğünün iddia edildiği olayların vuku bulduğu anlaşılmıştır.
10.1. Bu olay sebebiyle üç personelin de birbirlerinden şikayetçi olması üzerine Ordu İl Sağlık Müdürlüğü tarafından disiplin soruşturması yapmak üzere 29.09.2022 tarihli ve sayılı Olurla muhakkik görevlendirildiği, muhakkik tarafından yapılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen 28.11.2022 tarihli disiplin soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda başvuranın söz konusu eylemi nedeniyle disiplin amiri tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin B-(h) bendinde belirtilen
“İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak,” fiilinden dolayı Kınama cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de; daha önceki olumlu sicil ve çalışmaları nedeniyle aynı kanunun III. Maddesi uyarınca 16.12.2022 tarihli ve sayılı kararla “UYARMA” cezası ile tecziyesine karar verildiği ve başvuranın da bu karara süresi içerisinde itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.
10.2. Başvuranın itiraz dilekçesi, disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen soruşturma raporu ve ekinde yer alan ifade tutanakları ile dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Ordu
Devlet Hastanesinde görevli Tıbbi Biyokimya Uzmanı başvuranın Teknisyen .nın çalışma odasına giderek tartışma başlatması ve kendi ifadesinde de özellikle; “…Bu korku ve şaşkınlık nedeniyle .nın bağırarak söylediklerini de hatırlamıyorum, yine o şaşkınlık ve bağırtı içinde kendimin de neler söylediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak daha sonra odaya gelen Dr. ., Dr. . ve Dr. .dan duyduğum kadarıyla “git buradan adi adam, 6 yıldır sizden çektiğimiz yeter gibi ifadeler kullanmışım…” şeklindeki ifadesi ile sübut bulan eylemine uyan ve başvuranın daha önce disiplin cezası almadığı sunulan belgelerden anlaşılmakla 657 sayılı DMK’ nun 125/B-h, III madde, fıkra ve bendi uyarınca hakkında bir alt ceza olarak disiplin amiri tarafından verilen 16.12.2022 tarih ve sayılı “uyarma” cezasının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirildiğinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 135. maddesi uyarınca ilgili tarafından disiplin cezasına yapılan itirazın reddine karar verilmesinin mevzuata uygun olduğu anlaşılmış olup söz konusu disiplin soruşturması sürecinde yürütülen iş ve işlemlerde, zamanaşımı süreleri, usulüne uygun savunma alınması, itiraz süreci, ceza vermeye yetkili makam gibi usuli işlemler açısından hukuka aykırılık saptanamamıştır.
11. Ayrıca, başvuranın son savunmasının yeterli görülmesinin; savunmanın dikkate alınarak karar verileceği anlamına geldiği anlaşılmış olup savunma yönünde karar verileceği anlamı çıkarılamamıştır.
Başvuranın sarf ettiğini kabul ettiği sözlerin Yargıtay tarafından hakaret olarak kabul edilmemesi “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” fiilinin gerçekleşmediği anlamına gelmeyip hakaret suçunu teşkil etmemekle birlikte Devlet Memurları Kanununun 131. Maddesi uyarınca disiplin ve ceza soruşturmaları farklı prosedürlere tabi olduğundan söz konusu ifadelerin disiplin cezasına gerekçe oluşturabileceği ve mesleğine yakışmayan hareketler olması nedeni ile söz konusu disiplin işleminde hukuka aykırılığın bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
12. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında yürütülen soruşturma sonucunda verilen disiplin cezasının usul ve esas açısından hukuka aykırılık görülmediğinden verilen uyarma cezasının kaldırılması yönündeki talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idarenin bu ilkelere uygun davrandığı görülmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ordu İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Bu kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi