ÖZET: Başvuru sahibinin disiplin cezasına itirazı üzerine yapılan değerlendirmede, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı tespit edilmiştir. Disiplin soruşturmasının bitiş tarihi 18.04.2019 olarak belirlenmişken, bu tarihten itibaren bir ay içinde disiplin cezası verilmediği için, ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, disiplin amirlerinin, soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde ceza vermekle yükümlü olduğu belirtilmiş, bu yükümlülüğün de yerine getirilmediği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru sahibinin aleyhine önerilen kınama cezasının hukuken geçersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/8292-S.20.12903

BAŞVURU NO : 2019/21047

KARAR TARİHİ : 01/06/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin Cezasına itiraz hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/12/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran (Tc Kimlik ) Keçiören Mehmet Örücü

Ortaokulunda İngilizce öğretmeni olarak görev yaptığını, 2016-2019 yılları arasında 5 soruşturma geçirdiğini ve bu sürede Altındağ Nihat Başakar İlkokulunda görevi sırasında psikolojik olarak şiddet gördüğünü ifade etmekte olup Altındağ Kaymakamlığı, İlçe Milli

Eğitim Müdürlüğü’nün Kınama cezasını Uyarma cezasına çevirdiğini belirtilerek, uyarma cezasının hukuka uygun olmaması iddiasıyla kaldırılmasını talep edilmektedir.

2. Başvuran sayılı ve şahsı ile ilgili olan Altındağ Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğü tarafından hazırlanan İnceleme/Soruşturma başlıklı raporun 17.05.2019 tarihinde elden tebliğ edildiğini, 2.1. İlgili karara karşı yazmış olduğu itiraz/savunma dilekçesi dikkate alınarak hakkında verilen kınama cezasının uyarma cezasına dönüştürülerek 27.05.2019 tarihli Altındağ Kaymakamlığı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce tarafına İlçe Milli Eğitim Müdürü imzasıyla 18.06.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, 2.2. Önceki itiraz/savunma dilekçesi dikkatle okunduğunda herhangi bir idari ceza kararını gerektirecek hukuki bir dayanağın mevcut olmadığını, 2.3. Bahse konu tartışmanın dışında hakkında uyarma cezasını gerektirecek ve aleyhine düzenlenen bu raporu ve tartışmayı destekleyecek başkaca bir delil/olay olmamasına rağmen tek bir tartışma üzerinden menfi bir rapor oluşturulduğunu, 2.4. Şahsının iddiaları ve detaylı anlatımlarına rağmen lehine bir bilgi veya belge veya kamera görüntüsü okul yönetiminden talep edilmediğini, içerisinde hiç bir saldırı, küfür veya kötü muamele veya disiplinsizlik örneği olmayan tepkisel davranışının kınama cezası yerine uyarma cezasına çevrildiğini, buna gerekçe olarak da; a- Gerekçelerin önceki gerekçelerle aynı olduğunu, b- Sonuç olarak şahsının, öğretmenler kurul toplantısını sabote ettiğini, c- Müdür yardımcısının üzerine yürüdüğüne ilişkin hiçbir tanığın böyle bir ifade kullanmadığını, d- İdareciler ve öğretmenlerle gerekli iletişimi kurmadığına ilişkin hiç bir tanık beyanında böyle bir ifade olmadığını, e- Okul idaresinin okuldaki otoritesini sarstığına ilişkin hiç bir delil veya hiç bir tanık beyanında böyle bir ifade olmadığını, f- Şahsına verilen yazılı ve sözlü görevleri yerine getirmediği iddiasının delilsiz ve mesnetsiz bir iddia olup, aksine her görevi harfiyen yerine getirmiş deneyimli bir eğitimci olarak bu suçlamaları kabul etmesinin mümkün olmadığını, 2.5. Ayrıca, Danıştay 3.Dairesinin konu ile ilgili 29.5.1973 tarih ve E.1973/272 K.1973/269 sayılı kararında, “disiplin cezası verilmeden önce memurun savunmasının alınmasının şart olduğu ve 657 sayılı Kanunun 126 ncı maddesinde müfettiş veya muhakkiklere disiplin cezası verme yetkisi tanınmamış bulunduğuna göre de bunlarca yapılan inceleme sırasında sorulan sorulara ilgili memur tarafından cevap verilebilmesi için süre verilmesinin zorunlu olmadığı,

130 uncu maddedeki “soruşturmayı yapan” deyiminden re’sen disiplin cezası vermeye yetkili

amirin anlaşılması gerektiği ve savunmanın ceza verme yetkisini haiz amirler veya kurullarca istenmesi gerektiği, ceza verme yetkisi bulunmayan müfettiş veya muhakkikin aldığı ifadenin savunma sayılamayacağının belirtildiğini ve sonuç olarak, müfettişler veya muhakkikler tarafından soruşturma aşamasında alınan savunmanın, soruşturmaya ilişkin konuya açıklık kazandırmaya yönelik olması sebebiyle, bu soruşturmaya dayanılarak disiplin cezası verilebilmesi için, ceza verme yetkisini haiz amirler veya disiplin kurulları tarafından ilgililere

657 sayılı Kanunun 130 uncu maddesi çerçevesinde savunma hakkının tanınması gerektiğini,

2.6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 126 ncı maddesinin ilk fıkrasında; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu, kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir” üçüncü fıkrasında, “Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Red halinde atamaya yetkili amirler

15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.” hükmüne, 127 nci maddesinin

(a) bendinde; “Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,” başlanılmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğrayacağı hükmüne, 128 inci maddesinde; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.” hükmüne yer verildiğini ancak hakkında hazırlanan Disiplin

Soruşturma bitiş tarihinin; 18.04.2019 olup, o günden bugüne kadar (Tebliğ Tarihi ise:

17.05.2019) hakkında herhangi bir cezanın karara bağlanmadığı ve ilgili yasa maddesi de

düşünüldüğünde hakkında muhakkikler tarafından tavsiye edilen kınama cezasının hüküm teşkil etmeyeceğini, 2.7. Ayrıca 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin E bendinden sonra gelen ikinci fıkrasında; “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” hükmüne yer verildiğini ancak kendisi hakkında böyle bir alternatif dahi düşünülmeden soruşturma direkt olarak muhakkikin tavsiyesi ile Kınamanın Uyarma Cezasına dönüştürülmek istendiğini, 2.8. Görevlendirilen muhakkik veya müfettişin söz konusu fiil ile ilgili her türlü araştırma ve soruşturmayı yaparak sonucu, topladığı belgelerle birlikte disiplin amirlerine intikal ettirmekle yükümlü olup, disiplin amiri sıfatıyla yapılması gereken savunma isteme ve ceza tayin yetkisi bulunmadığını, 2.9. Disiplin kurulunun teklif edilen cezayı kabul etmesinden sonra disiplin amirinin memurun geçmiş hizmetleri sırasındaki olumlu çalışmalarını ve iyi veya çok iyi derecedeki sicilini dikkate alarak fiilin gerektirdiği cezanın bir altı olan cezayı uygulamasının mümkün olduğunu ifade ederek

Hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının ortadan kaldırılmasına, tesis edilecek aleyhte bir hükmün ilgili kanun ve Danıştay İçtihatlarınca bir işlevinin olmayacağından bahisle soruşturmanın iptalini idareden talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3. Kurumumuzun 16/1/2020 tarihli bilgi ve belge talep yazısına ilişkin Kurumumuz kayıtlarına 17/2/2020 tarihinde giren Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sayılı ve 10.02.2020 tarihli cevabi yazıda; – Soruşturma onayı, Soruşturma raporu, savunma yazıları, ceza kararı, Disiplin Kurulu kararı, tebellüğ belgesi ekte gönderilmiştir.

– Disiplin Amiri Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün İlgilinin savunmasını inceleyip değerlendirdiğine dair tecziye kararı ekte gönderilmiştir

– İlişkin konular Soruşturma raporunda mevcut olup Disiplin Amirinin değerlendirmesi ve takdiri doğrultusunda ceza tesisine gidilmiştir.

– 657 Sayılı DMK “itiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; (Değişik: 13/2/2011-6111/113 md.)

“Disiplin amirlerince verilen cezaya itiraz eden memurun itirazının disiplin kurulları tarafından kabulü halinde disiplin amirince cezanın hafifletilerek verilmesi durumunda memurunun bu cezaya da itiraz hakkı bulunduğu” denildiğinden İl Milli Eğitim Disiplin

Kurulunda 19/07/2019 tarih ve / sayılı karar ile itirazın oy birliği ile REDDINE karar verildiğinden. 657 SDMK “itiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; (Değişik: 13/2/20116111/113 md.) hüküm bulunmamaktadır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü amirdir.

5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.

6. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 6.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…

A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile

bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.

B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, e) Devlete ait resmi araç,gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, f) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, j) Verilen emirlere itiraz etmek, k) Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, l) Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak.

m) (Ek:17/9/2004 – 5234/1 md.)Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek…

Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”, 6.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde

Valiler tarafından verilir.”, 6.3. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde, “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”, 6.4. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”, 6.5. “Disiplin cezalarının bir süre sonra özlük dosyasından silinmesi” başlıklı 133 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.”, 6.6. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”,

hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin, somut olayda başvuranın talebini yerine getirmemesinin hukuka uygun olduğu tespit edildiğinden, talebin reddi yönünde hazırlanan

“Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran Kurumumuza yaptığı 2019/18699 sayılı başvurusunda; 2016 yılında Nihat

Başakar İlkokulu’na atandığını, Okulda göreve başladıktan 2 ay sonra iki farklı grubun olduğunu gördüğünü, ancak grupların içinde yer almadığını, her zaman görev bilinci ile davrandığını, fakat 2016-2017 eğitim-öğretim yılı içinde bir öğretmen tarafından hakarete ve tehdite maruz kaldığını, idareye şikâyet ettiğini; bu soruşturma devam ederken bir veli tarafından iftiraya uğradığını. İki soruşturmadan da ceza almadığını, çünkü velinin iddiasının sübuta ermediğini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında okul müdür yardımcısı tarafından psikolojik tacize maruz kaldığını. Bu konuda idarenin söz konusu kişiye hiçbir uyarı yapmadığını hatta okuldan gitmesi konusunda kendisini okuldan göndermeye çalıştıklarını, ancak bunu başaramamakla beraber müdür yardımcısının okuldan gönderildiğini fakat mesleki itibarının zedelenmeye çalışıldığını ifade ederek Kurumumuz başvuru formundaki talebinde de bu konuda mağduriyetini görmeyen yaptığı savunmayı soruşturma raporu ile kanıtlamasına rağmen kendisini dikkate almayıp haklılığını görmeyen ve aynı zamanda bu soruşturmalarla ar-ge birimine bile alınmasına engel olan tüm kamu kurumlarından şikâyetçi olduğunu belirtmiştir.

8. Şikayetin çözümüne ilişkin başvuran ile telefon görüşmesi yapılmış ve telefon görüşmesinde sonuç olarak Ar-Ge biriminde çalışmak istediği başvuran tarafından ifade edilmiştir.

Başvuranın Keçiören Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki Ar-Ge biriminde çalışma talebine ilişkin; 20 Kasım 2019 tarihinde Keçiören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü ile yapılan telefon görüşmesinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde Ar-Ge biriminin bulunmadığı; mevzuat gereğince bu birimlerin 2014 yılında kapatıldığı ifade edilmiş ve ayrıca konuya ilişkin mevzuat hakkında bilgi edinilmiştir.

9. 08/05/2014 tarihli bakan oluru alınan İl Millî Eğitim Müdürlükleri Araştırma Geliştirme (ArGe) Birimleri Yönergesinde; “MADDE 10 – (1) 25/6/2010 tarihli ve 4194 sayılı Makam

Onayı ile yürürlüğe konulan Millî Eğitim Müdürlükleri Araştırma Geliştirme (AR-GE)

Yönergesi yürürlükten kaldırılmıştır.” ; “Geçici Madde 1: (3) Bu Yönergenin yürürlüğe girmesiyle, ilçe millî eğitim müdürlüklerinde kurulan AR-GE birimleri başka bir işleme gerek kalmaksızın kapanırlar ve bu birimlerde 25/06/2010 tarihli AR-GE Birimleri Yönergesi hükümleri doğrultusunda görevlendirilenlerin görevlendirmeleri en geç bir ay içinde

Valiliklerce (il millî eğitim müdürlüğü) iptal edilir.” Hükmü uyarınca başvuranın Ar-Ge biriminde çalışma talebinin; “2014 yılında İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde kurulan ArGe birimlerinin kapandığı ve görevlendirmelerin sonlandırıldığı” görüldüğünden Keçiören

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından da yerine getirilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

10. Başvuranın Kurumumuza yaptığı 2/12/2019 tarihli başvurusunda, daha önceki başvurusunda yer verilen 5 adet evrakın dikkate alınmadığından bahisle, hakkındaki uyarma cezasının kaldırılmasını istediğini beyan etmiştir.

11. Kurumumuza yapılan başvurularda başvuru formundaki talep bölümünde veya ek evrak olarak gönderilen belgelerdeki talep incelenmekte olup, Kurumumuza hitaben yazılmış herhangi böyle bir talebine başvuru formalarında yer verilmemiştir.

12. Bilindiği üzere, disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır.

Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.

13. Bu açıdan, başvuruya konu disiplin cezalarına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerde, söz konusu disiplin soruşturma süreçlerinde yürütülen iş ve işlemlerin, zamanaşımı süreleri, usulüne uygun savunma alınması, itiraz süreci, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygunluk incelenmelidir.

14. Başvuruya konu disiplin cezasına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerden, başvuranın 3/10/2018 tarihinde müdür yardımcısı ile yaşadığı olaya ilişkin tutulan tutanak sonrasında 5/10/2018 tarihinde Nihat Başakar İlkokul Müdürlüğüne verdiği dilekçesine sonrasında 8/10/2018 tarihinde İlçe Kaymakam oluru ile soruşturma onayının verildiği, aynı olurda İlçe

Milli Eğitim Müdürü tarafından Osmangazi Ortaokulu Müdür Vekili ‘ün

Muhakkik olarak görevlendirilmesi de teklif edilmiştir. 9/10/2018 tarihli yazı ile ile ’nun birbirleri hakkındaki iddialar ile ilgili soruşturmayı yapmak üzere ’e muhakkik olarak görevlendirildiği ve bir ay içinde soruşturmayı tamamlaması için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bildirilmiştir. Akabinde muhakkik tarafından ek süre istenmiş olup 23/11/2018 tarihinden itibaren 15 gün ek süre verilmiştir.

15. 7/12/2018 tarihinde ’nun ifadesi alınmıştır.

16. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Ankara Valiliğine 7/1/2019 tarihli “Muhakkik

Osmangazi Ortaokulu Müdür Vekili tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, İlçemiz Nihat Başakar İlkokulu öğretmeni hakkında yapılan soruşturma sonucu, ‘5442 Sayılı Kanunun 8/C maddesi gereği İdari Yönden’ teklifi getirilmiş olup, soruşturma dosyası yazımız ekinde sunulmuştur.” yazısı yazılmıştır.

17. 12/3/2019 tarihli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yazısı ile komisyon formunda bir takım eksikliklerin olması sebebiyle 15 gün içinde düzenlenmek üzere dosyanın muhakkike iadesi yazılmıştır. 18/4/2019 tarihli soruşturma raporunun sonucunda; “Altındağ Nihat Başakar

İlkokulu İngilizce öğretmeni ‘ Öğretmenler kurul toplantısında Müdür

Yardımcısı.. bilgi vermek isterken kulağını kapatarak dinlemek istemediğini, toplantıyı terk etmekle ve ayağıyla yere vurarak toplantıyı sabote ettiği, tehdit ettiği, bir öğretmen ve bir veli ifadesinde üzere 2nun müdür yardımcısının üzerine yürüdüğü, saygısızca davrandığı ve tehdit ettiği anlaşılmış olup, ’nun idareciler ve öğretmenler ile gerekli iletişimi kurmadığı ayrıca işbirliği yapmadığı, Okul idaresinin süreci yönetirken yapmak istedikleri yardım ve destekleri kabul etmediği, yaşanan olaylar sonucunda okul idaresinin yönetim otoritesini sarstığı, sürecin uzaması sonucunda öğretmenin okul idaresine destek olmayarak soruna çözüm bulamayan konuma düşürdüğü, eğitim öğretim sürecinde kendisine verilen yazılı ve sözlü görevleri yerine getirmediği, okul içinde okul idaresi ve öğretmenler uyumlu çalışma ortamını ve düzenini bozma iddialarının kesinlik kazandığı ifade edilerek ’nun disiplin yönünden Kınama ile cezalandırılmasının uygun olacağı kanaatine varıldığı” ifade edilmiştir.

18. 14/05/2019 tarihli (İlçe milli eğitim müdürü) disiplin amiri tarafından

’na hitaben suçun özeti belirtilerek 7 gün içinde savunma gönderilmesinin istendiği yazı 17/5/2019 tarihinde ’na tebliğ edilmiştir.

19. Başvuranın 23/5/2019 tarihli savunmasında “Bahse konu tartışmanın dışında hakkında uyarma cezasını gerektirecek ve aleyhine düzenlenen bu raporu ve tartışmayı destekleyecek başkaca bir delil/olay olmamasına rağmen tek bir tartışma üzerinden menfi bir rapor oluşturulduğunu, Şahsının iddiaları ve detaylı anlatımlarına rağmen lehine bir bilgi veya belge veya kamera görüntüsü okul yönetiminden talep edilmediğini, içerisinde hiç bir saldırı, küfür veya kötü muamele veya disiplinsizlik örneği olmayan tepkisel davranışının kınama cezası yerine uyarma cezasına çevrildiğini, buna gerekçe olarak da; Gerekçelerin önceki gerekçelerle aynı olduğunu, Sonuç olarak şahsının, öğretmenler kurul toplantısını sabote ettiğini, Müdür yardımcısının üzerine yürüdüğüne ilişkin hiçbir tanığın böyle bir ifade kullanmadığını, İdareciler ve öğretmenlerle gerekli iletişimi kurmadığına ilişkin hiç bir tanık beyanında böyle bir ifade olmadığını, Okul idaresinin okuldaki otoritesini sarstığına ilişkin hiç bir delil veya hiç bir tanık beyanında böyle bir ifade olmadığını, Şahsına verilen yazılı ve sözlü görevleri yerine getirmediği iddiasının delilsiz ve mesnetsiz bir iddia olup, aksine her görevi harfiyen yerine getirmiş deneyimli bir eğitimci olarak bu suçlamaları kabul etmesinin mümkün olmadığını,” ifade etmiştir.

20. 27/5/2019 tarihli İlçe Milli Eğitim Müdürü (Disiplin Amiri) imzalı ’na hitaben yazılan yazıda “Hakkınızda yapılan soruşturma sonucu düzenlenen 18.04.2019 tarihli ve – sayılı soruşturma raporunda; Öğretmenler kurul toplantısında Müdür Yardımcısı bilgi vermek isterken kulağınızı kapatarak dinlemek istemediğiniz, toplantıyı terk ettiğiniz, ayağınızı yere vurarak toplantıyı sabote ettiğiniz, tehdit ettiğiniz.

Müdür Yardımcısı A ‘ın üzerine yürüdüğünüz, saygısızca davrandığınız”

İdareciler ve öğretmenler ile gerekli iletişimi kurmadığınız ayrıca işbirliği yapmadığınız, Okul

İdaresinin süreci yönetirken yapmak istedikleri yardım ve destekleri kabul etmediğiniz. ”

Okul idaresinin okuldaki yönetim otoritesini sarstığınız”

Eğitim öğretim sürecinde size verilen yazılı ve sözlü görevleri yerine getirmediğiniz”

Okul içinde okul idaresi ve öğretmenler ile uyumlu çalışma ortamını ve düzenini bozduğunuz.

İddiaları sübuta ermiştir.

Bu iddianın karşılığı, 657 sayılı devlet memurları kanunun 125/B maddesi gereğince

“KINAMA”, cezasıdır.

Ancak savunmanızın değerlendirilmesi sonucu bir alt ceza olan ‘UYARMA” cezası ile tecziye edildiniz.

Bundan böyle görevinizde daha dikkatli olmanızı rica ederim.” yer verilmiş olup 18/6/2019 tarihinde ’na tebliğ olmuştur.

21. Başvuranın uyarma cezasına 21/6/2019 tarihli itirazına ilişkin olarak Ankara Valiliği İl

Milli Eğitim Disiplin Kurulu Başkanlığınca alınan 19/7/2019 tarihli ve / sayılı karar ile itirazın oybirliği ile REDDİNE karar verildiği bilgi ve belgelerde yer almaktadır.

22. Başvuran iddialarında; Şahsının iddiaları ve detaylı anlatımlarına rağmen lehine bir bilgi veya belge veya kamera görüntüsü okul yönetiminden talep edilmediğini, içerisinde hiç bir saldırı, küfür veya kötü muamele veya disiplinsizlik örneği olmayan tepkisel davranışının kınama cezası yerine uyarma cezasına çevrildiğini, buna gerekçe olarak da; gerekçelerin önceki gerekçelerle aynı olduğunu, şahsının, öğretmenler kurul toplantısını sabote ettiğini, Müdür yardımcısının üzerine yürüdüğüne ilişkin hiçbir tanığın böyle bir ifade kullanmadığını, İdareciler ve öğretmenlerle gerekli iletişimi kurmadığına ilişkin hiç bir tanık beyanında böyle bir ifade olmadığını, okul idaresinin okuldaki otoritesini sarstığına ilişkin hiç bir delil veya hiç bir tanık beyanında böyle bir ifade olmadığını, şahsına verilen yazılı ve sözlü görevleri yerine getirmediği iddiasının delilsiz ve mesnetsiz bir iddia olup, aksine her görevi harfiyen yerine getirmiş deneyimli bir eğitimci olarak bu suçlamaları kabul etmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve hallerde h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak ve l) Kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak maddeleri Devlet Memurları Kanununda yer almıştır. Somut olaya ilişkin, soruşturmaya konu toplantıda tanık ifadelerinde yer verilen açıklamalar dikkate alındığında başvuranın

’a karşı tavırlarının idare tarafından disiplinsizlik olarak değerlendirilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

23. Başvuranın iddialarında yer verilen; “Danıştay 3.Dairesinin konu ile ilgili 29.5.1973 tarih ve E.1973/272 K.1973/269 sayılı kararında, “disiplin cezası verilmeden önce memurun savunmasının alınmasının şart olduğu ve 657 sayılı Kanunun 126 ncı maddesinde müfettiş veya muhakkiklere disiplin cezası verme yetkisi tanınmamış bulunduğuna göre de bunlarca yapılan inceleme sırasında sorulan sorulara ilgili memur tarafından cevap verilebilmesi için süre verilmesinin zorunlu olmadığı, 130 uncu maddedeki “soruşturmayı yapan” deyiminden re’sen disiplin cezası vermeye yetkili amirin anlaşılması gerektiği ve savunmanın ceza verme yetkisini haiz amirler veya kurullarca istenmesi gerektiği, ceza verme yetkisi bulunmayan müfettiş veya muhakkikin aldığı ifadenin savunma sayılamayacağının belirtildiğini ve sonuç olarak, müfettişler veya muhakkikler tarafından soruşturma aşamasında alınan savunmanın, soruşturmaya ilişkin konuya açıklık kazandırmaya yönelik olması sebebiyle, bu soruşturmaya dayanılarak disiplin cezası verilebilmesi için, ceza verme yetkisini haiz amirler veya disiplin kurulları tarafından ilgililere 657 sayılı Kanunun 130 uncu maddesi çerçevesinde savunma hakkının tanınması gerektiğini ifade etmektedir. Başvuranın iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmede; Disiplin soruşturmasının yapılması ve karara bağlanmasında, hakkında disiplin soruşturması yapılacak öğretmeni disipline aykırı fiil veya hâli işlediği anda Milli

Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinde belirtilen amir disiplin soruşturmasına başlayabilir. Danıştay 8. Dairesi’nin 19/06/2009 tarihli ve 2008/8588 esas, 2009/384 sayılı kararında; “… Disiplin cezalarını yetkili disiplin amirlerinin vermesi gerektiği, aksi halde tesis edilen ceza kararının yetki yönünden hukuka aykırı olacağı…” yer verilmiş olup, somut olayda başvuranın savunması Disiplin amiri tarafından istenmiş olup hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

24. Disiplin soruşturmasının başlama zamanaşımı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesine göre 125. maddede sayılan fiil ve hâlleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hâllerin işlendiğinin disiplin âmirlerince öğrenildiği tarihten itibaren, uyarma ve kınama cezalarını gerektiren hâllerde 1 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı ve 1 aylık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması neticesinde verilen disiplin cezasının da hukuka aykırı olacağı 31. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

32. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup

Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VIII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın Başvuran ile MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi