|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın disiplin cezasına itiraz dilekçesinin işleme konulmaması üzerine yaptığı başvuru incelenmiştir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde kendisine verilen 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına itiraz etmiştir. İnceleme sonucunda, disiplin soruşturmasının başlatılması ve sürecin yürütülmesi açısından herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Başvuranın savunma hakkının ihlal edilmediği, sürecin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü belirlenmiştir.
Ancak, disiplin cezasına konu fiilin nitelendirilmesinde bir hata olduğu ve bu durumun ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Başvuranın ifadeleri, “hakaret” veya “tehdit” suçunu içermediği için, verilen cezanın orantılı olmadığı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın itiraz dilekçesinin yetkili makama iletilmemesi hususunda da idarenin kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, disiplin cezasının gözden geçirilmesi ve itiraz dilekçesinin ilgili mercie iletilmesi için İstanbul Valiliğine tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/87641-S.20.95430
BAŞVURU NO : 2020/80569
KARAR TARİHİ : 12/11/2020
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : BAĞCILAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VALİLİĞİ (RESEN)
Başvuranın disiplin cezasına itiraz dilekçesinin ilgili
BAŞVURUNUN KONUSU :
makama ulaştırılmaması iddiası hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 01/07/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Kurumumuza yapmış olduğu başvurusunda özetle; Bağcılar belediyesinde memur olarak görev yaptığını, tarafına 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiğini, bunun üzerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunuyla kendisine tanınmış disiplin cezasına itiraz hakkını kullanmak için Bağcılar Belediyesi ve Bağcılar Kaymakamlığına dilekçe verdiğini ancak itiraz dilekçesinin Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmediğini açıklamış, başvuran kendisine verilen disiplin cezasına itiraz ettiğini belirterek görevini yerine getirmeyen kişiler hakkında gereğinin yapılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden Bağcılar Belediye Başkanlığı İnsan
Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 14/08/2020 tarihli ve E. cevabi yazıda özetle; başvuranın sicil numarası ile Ruhsat ve Denetim
Müdürlüğü emrinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi Tekniker kadrosunda görevli olduğu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Belediyeleri Hizmet Binası içinde düzenlenen etkinliğe başvuranın katılmadığı ve memur vakarına yakışmayan bir tavırla organizasyonu sabote ettiği, bu nedenle kendisi hakkında Başkanlıkları Teftiş Kurulu Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma neticesinde, Disiplin Kurulu tarafından 657 sayılı yasanın 125 inci maddesinin birinci fıkrasının D bendinin “l” alt bendine istinaden 2 (iki) Yıl Kademe
İlerlemesinin Durdurulması cezası verildiği, bahse konu cezanın Başkanlıklarınca onaylandığı açıklanmıştır.
2.1. Cevabi yazı ekinde sunulan ek evrak incelendiğinde; başvuranın 09/03/2020 tarihinde gerçekleşen fiiline ilişkin 09/03/2020 tarihli tutanağın, 10/03/2020 tarihli soruşturma istemli yazının, 10/03/2020 tarihli Belediye Başkanlık Makamının disiplin soruşturması için müfettiş görevlendirme Olur’unun, 4 adet 11/03/2020 ve 1 adet 16/03/2020 tarihli ifade zaptının, 02/06/2020 tarihli savunma istem yazısı- tebliğ tebellüğ zaptı- zaptın üst yazısının, 03/06/2020 tarihli savunma yazısının, 15/06/2020 tarihli disiplin soruşturma raporunun, 16/06/2020 tarihli son savunma istem yazısı ile 17/06/2020 tarihli savunma yazısının, 18/06/2020 tarihli Memur
Disiplin Kurulu çağrı yazısının, ilgili sendikanın Memur Disiplin Kurulunda yapılacak görüşmede bulunduracağı temsilciyi belirtir 19/06/2020 tarihli yazının, Bağcılar Belediyesi
Disiplin Kurulu Başkanlığının 24/06/2020 tarihli disiplin cezası kararının, Belediye Başkanlık
Makamının 25/06/2020 tarihli Olurunun, 25/06/2020 tarihli tebliğ-tebellüğ belgesinin, Ruhsat
Denetim Müdürlüğünün 25/06/2020 tarihli üst yazısının, başvuranın 26/06/2020 tarihli ve
Bağcılar Belediyesi Ruhsat Denetim Müdürlüğüne hitaplı itiraz dilekçesinin, itiraz dilekçesinin anılan Müdürlükçe Bağcılar Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne sunulduğunu gösterir 26/06/2020 tarihli yazının, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün bahse konu dilekçeye Müdürlüklerince yapılabilecek bir işlem olmadığını belirtir 29/06/2020 tarihli cevabi yazısının, başvuranın Bağcılar Belediyesi Ruhsat Denetim Müdürlüğüne hitaben sunuş olduğu 29/06/2020 tarihli dilekçenin, bu dilekçenin Bağcılar Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim
Müdürlüğüne iletildiğini gösterir 29/06/2020 tarihli yazının, itirazın başvuran tarafından bizzat yüksek disiplin kuruluna yapılması gerektiğini bildirir İnsan Kaynakları ve Eğitim
Müdürlüğünün 30/06/2020 tarihli yazısının, başvuranın Bağcılar Kaymakamlığına hitaben sunduğu 30/06/2020 tarihli itiraz dilekçesinin ve Bağcılar Belediyesi İnsan Kaynakları ve
Eğitim Müdürlüğünün Bağcılar Kaymakamlığına hitaben yazdığı ve anılan disiplin cezasına itirazın “İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna” yapılması gerektiğini belirtir 30/06/2020 tarihli cevabi yazısının Kurumumuza ulaştırıldığı görülmüştür.
3. Bağcılar Belediye Başkanlığının 07/10/2020 tarihli ve E. sayılı cevabi yazısında; yukarıda 2.1. numaralı paragrafta yer verilen 29/06/2020 tarihli ile 30/06/2020 tarihlerinde
Belediye Ruhsat Denetim Müdürlüğü, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü ve Bağcılar
Kaymakamlığı arasında yapılan yazışmalara tekraren yer verildikten sonra, Bağcılar
Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin İstanbul Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğüne hitaplı ve ekte başvuranın disiplin cezasına itiraz dilekçesinin bulunduğu görülen 03/07/2020 tarihli ve E. sayılı yazının, İstanbul Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğünün Bağcılar
Kaymakamlığına hitaplı ve “…Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirilmek…” ifadelerine yer verilen ancak metin içeriği tam okunamayan 13/07/2020 tarihli ve E. sayılı yazısının, Bağcılar Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün Bağcılar Belediye Başkanlığına hitaplı ve Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirebilmek için başvuranın disiplin soruşturma dosyasının Kaymakamlıklarına iletilmesi talepli 14/07/2020 tarihli ve E. sayılı yazısının, Bağcılar Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün Bağcılar
Kaymakamlığına hitaplı ve ekte başvuranın disiplin soruşturması bulunan 16/07/2020 tarihli ve
E. sayılı yazısının Kurumumuza sunulduğu görülmüştür.
4. Bağcılar Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 15/10/2020 tarihli ve E.
sayılı cevabi yazısında; yukarıda 3 numaralı paragrafta yer verilen evrakın ekte Kurumumuza sunulduğu anlaşılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinin birinci fıkrasının B bendinde “Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…
5.1.1. B bendinin “g” alt bendinde; “İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, 5.1.2. B bendinin “h” alt bendinde; “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak,”, 5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinin birinci fıkrasının D bendinde; “Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır.”, 5.2.1. D bendinin “l” alt bendinde; “Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek”, 5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili âmir ve kurullar” kenar başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”, 5.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”, 5.5. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmıyan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”, 5.6. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; “(Değişik: 13/2/2011 – 6111/113 md.) Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.”, hükümleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından gerçekleştirilen inceleme ve araştırma neticesinde başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran yukarıda 1 numaralı paragrafta yer verildiği üzere özetle, tarafına verilen disiplin cezasına itiraz ederek itiraz dilekçesini işleme koymayan ilgililer hakkında gerekli işlemlerin yapılması talepleriyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
8. 657 sayılı Kanunun 124 üncü maddesinde de ifade edildiği üzere disiplin hukukunun temel amacı kamu düzeninin gereği gibi yürütülmesini sağlamaktır. 657 sayılı Kanunun disiplin hükümleri incelendiğinde bu amacın genelde iki şekilde sağlanmaya çalışıldığı görülmekte olup bunlar “kamu kurumunda iç çalışma düzenini, memurun ihmal (kayıtsızlık gösterme, düzensiz davranma), kusur ve kasıt yoluyla yaptığı eylemleri cezalandırarak korumak ile görev ve yetkinin özel çıkar amacıyla kullanılmasını önlemek, memurun “memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmasını engellemek”tir. (ADALET BAKANLIĞI CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, 2014, Disiplin Soruşturması Usûl ve
Esasları, Ankara, s.2)
9. Disiplin rejimi bu anlamda önemli bir amacı haiz olmakla birlikte önemli olan bir başka bir husus, hakkında disiplin soruşturması başlatılmış ilgilinin haklarının ihlal edilmemesi için mevzuatta belirlenmiş usule riayet edilmesidir. Bu halde ilk olarak Kurumumuza ulaştırılan disiplin soruşturması dosyası kapsamında, yürütülen sürecin usule uygun olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Kurumumuza ulaştırılan ve yukarıda 2.1. numaralı paragraf ve altında yer verilen belgeler incelendiğinde; disiplin cezasına konu olan fiilin 09/03/2020 tarihinde gerçekleştiğine ilişkin tutanak sonrasında 10/03/2020 tarihinde başvuran hakkında disiplin soruşturması başlatılarak müfettiş görevlendirildiği, hazırlanan soruşturma raporunu takiben başvuranın son savunmasının 16/06/2020 tarihinde istendiği, 24/06/2020 tarihinde Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından karar alındığı ve 25/06/2020 tarihinde Belediye
Başkanlık Makamınca olur verilerek başvuran hakkında disiplin cezası tecziye edildiği, aynı tarihte cezanın başvurana tebliğ edildiği görülmüştür.
10. Dolayısıyla 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesinde yer verilen sürede disiplin soruşturmasının başlatıldığı böylece soruşturmaya başlama zamanaşımına uyulduğu, başvurandan istenen savunma istem yazısında isnat edilen fiil ve durumların açık bir biçimde (yer, kişi, zaman ve olay açıklanarak) belirtildiği ve başvurana 7 gün süre verilerek bu sürede savunma yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçtiğinin ihtar edildiğinin görüldüğü, böylece anılan Kanunun 130 uncu maddesinde yer verilen savunma hakkının içtihatlar doğrultusunda başvuran tarafından kullanması sağlanarak savunma hakkının ihlal edilmediği, ve aynı Kanunun 126 ncı maddesine uygun olarak Disiplin Kurulu kararı sonrasında Belediye
Başkanlık Makamınca ceza verildiği böylece disiplin cezasının yetkili makam tarafından verildiği, ayrıca cezanın 2 yıl içinde verildiği böylelikle mezkur Kanunun 127 nci maddesinde düzenlenen ceza zamanaşımına riayet edildiği anlaşılarak süreçte usule ilişkin bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
11. Başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturması sürecinde usule ilişkin bir aykırılığa rastlanmadığı tespitinden sonra, disiplin cezasına konu olan fiilin sübuta erip ermediği ve fiil ile cezanın dayanağı olan normun uyumluluğunun tespit edilmesi gerekmektedir. İdare tarafından Kurumumuza ulaştırılan belgelerin incelenmesi neticesinde,
8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle 09/03/2020 tarihinde çıkış kapısında çalışanlara çiçek
dağıtımı yapılacağı, bu nedenle personelin 17.00’den önce Belediye’den çıkış yapmaması hususunda Belediye binası çıkış kapısında görevli özel güvenlik görevlilerine talimat verildiği, başvuranın bu talimata uymak istememesi üzerine başvuran ve güvenlik görevlileri arasında sözlü husumet yaşandığı, başvuranın “…Bana şimdi küfrettireceksiniz.” ifadesinde bulunduğu tutanak altına alınmış ve disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadeler sonucunda
“Başkanın çiçeğini almak istemiyorum. Beklemek zorunda değilim. Bana şimdi küfrettireceksiniz.” söylemlerinde bulunduğu anlaşıldığından disiplin cezasına konu fiilin sübut bulduğu hususunda bir ihtilafın bulunmadığı değerlendirilmiştir.
12. Soruşturma dosyası ve müfettiş tarafından hazırlanan soruşturma raporu incelendiğinde; başvuranın sicil dosyası ve önceki disiplin cezaları da dikkate alınarak, ilgilinin memur hal ve hareketlerine yakışmayan davranış ve tutumda bulunarak ve diğer personele kötü örnek teşkil edecek şekilde belediye binasını terk ettiği değerlendirmeleriyle 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin D bendinin “l” alt bendi gereğince 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının tecziye edilmesi teklifinde bulunulduğu, Disiplin Kurulu Başkanlığının da aynı bende atıfta bulunarak “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin 1. fıkrasının “l” alt bendinde düzenlenen “Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek” suçunu işlediğinden “2 (İKİ) YIL KADEME
İLERLEMESİNİN DURDURULMASI” cezası ile cezalandırılma teklifinin kabulüne” ifadeleriyle karar aldığı, Başkanlık Makamınca da aynı bende atıfta bulunularak başvurana 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiği görülmüştür.
13. Disiplin Kurulu Kararı ve Başkanlık Makamı kararında, sübuta erdiği tespit olunan fiilin karşılığı “Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek” olarak belirtilmiş ve bunun sonucunda kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmişse de, subüt bulan fiilin niteliğinin tam karşılığının yukarıda yer verilen 125 inci maddenin D bendinin “l” alt bendinde yer alan ifade olup olmadığı önem kazanmaktadır. Zira her ne kadar disiplin cezasına konu fiilin nitelendirilmesi ve bu fiile karşılık cezanın tespitinde idarenin takdir yetkisi bulunmaktaysa da, idarenin bu konudaki takdir yetkisi ölçüsüz olmayıp Danıştay kararlarında “…fiilin ağırlığı ile karşılığı cezayı saptamada idareye tanınan takdir yetkisinin makul ölçüler içinde kullanılması hukukun gerekliliklerindendir…” ifadeleriyle “ölçülülük” ilkesinin bir denetim mekanizması olarak kullanıldığı görülmektedir. (Örnek olarak bkz. Danıştay 8. Dairesinin 14/11/1995 tarihli ve E.1995/3706, K.1995/3622 sayılı kararı) Üstelik, bilindiği üzere hakkında disiplin cezası tecziye edilen memur tarafından, disiplin cezasının sicilden silinmesine ilişkin süre zarfında, aynı cezayı gerektiren bir disiplin suçunun işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanacak olup ilgili hakkında ileride daha ağır bir sonuca yol açabilecek bir işlemin idare tarafından tesis edilmemesi gerekmekte, bu nedenle disiplin cezasına konu fiilin niteliğinin tespitinde özenle davranılması beklenmektedir.
14. Başvuranın sübut bulduğu konusunda ihtilaf olmayan fiili, Başkanlık Makamınca verilen saat 17.00’den önce Belediye Binasının terk edilmemesi talimatına başvuranın karşı gelmek istemesi sonucunda başvuran ve güvenlik görevlileri arasında yaşanan sözlü tartışmada başvuranın “Başkanın çiçeğini almak istemiyorum. Beklemek zorunda değilim. Bana şimdi küfrettireceksiniz.” ifadelerinde bulunmuş olmasıdır. Mevcut Yargıtay ve Danıştay kararları doğrultusunda, başvuranın bu söyleminin “hakaret” veya “tehdit” suçunu içermediği değerlendirilmiştir.
15. Ek olarak Danıştay 12. Dairesinin 26/12/2006 tarihli ve E.2003/3174, K.2006/6690 sayılı
Kararında da“…Kamu görevlilerinin gerçekleştirdikleri eylemlerin, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde yaratacağı olumsuzlukların ağırlığına göre disiplin cezası verilmesi; diğer bir deyişle cezanın suç ile orantılı olması gerekmektedir. Orantılılığın bir yandan kanunda suç tipi olarak belirlenmiş olan eylem ile buna karşılık verilecek ceza arasında adil bir dengenin olması, benzer hukuksal değerleri korumaya yönelik suçlar için öngörülen cezalar arasında mantıklı bir dengenin olması, diğer yandan ise hukuksal değerlerin hiyerarşik özelliğinin zorunlu bir sonucu olarak farklı hukuksal değerleri koruyan suçlar için öngörülen cezalar arasında bir dengenin olması şeklinde sonuçları bulunmaktadır…kamu görevlileri için yasaklanan eylemler ile bu eylemler için öngörülen disiplin cezalarının birebir örtüşmesi gerektiğine yönelik ‘orantılılık’ ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu durumda, davacının adli işlem yaptırmamaya yönelik eyleminin ‘kınama’ cezası ile cezalandırılmasını gerektiren bir eylem olması karşısında, bu fiilin ‘24 ay uzun süreli durdurma’ cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir…” ifadelerine yer verilmiştir.
16. Açıklanan gerekçeler ve yukarıda yer verilen emsal Danıştay kararı çerçevesinde, başvuranın disiplin cezasına konu fiili (başvuranın söylemleri) dikkate alındığında, 657 sayılı
Kanunun B bendinin “g” veya “h” alt bentleri kapsamında değerlendirme yapılabilecekken “hakaret” veya “tehdit” suçu teşkil etmediği değerlendirilen fiile karşılık anılan maddenin D bendinin “l” alt bendi kapsamında işlemde bulunularak başvurana 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesinde, ölçülülük ilkesine uyulmadığı değerlendirilmiştir.
17. Başvuranın Kurumumuza ilettiği asıl talebinin, disiplin cezasına karşılık yapmış olduğu itirazın ilgili mercie iletilmemiş olduğuna ilişkin iddiasına ilişkin olduğu görülmektedir. Dosyaya sunulan evrakın incelenmesi neticesinde; 17.1. Başvuranın kendisine verilen 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşılık olarak Bağcılar Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğüne hitapli dilekçesi ile 26/06/2020 tarihinde itiraz ettiği, bu itirazına cevaben anılan Müdürlükçe yapılabilecek bir şey olmadığının belirtildiği, 17.2. Bunun üzerine başvuranın Bağcılar Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğu 29/06/2020 tarihli dilekçesinde 657 sayılı Kanunun “İtiraz” başlıklı maddesine atıfta bulunarak “…Kanunun bana verdiği bu yetkiyi nasıl kullanmam gerekir? Bana verilmiş olan disiplin kurulu kararına itiraz ediyorum…. Gereğinin yapılmasını arz ederim.” ifadelerini kullandığı, 17.3. Bu dilekçe üzerine Bağcılar Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün dilekçeyi
Bağcılar Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne gönderdiği, İnsan
Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün Ruhsat ve Denetim Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğu 30/06/2020 tarihli cevabi yazısında ise “İlgi sayılı yazınız ekinde gönderilen Müdürlüğünüz personeli sicil numaralı ‘ye ait dilekçe incelenmiştir. İlgili hakkında verilen
2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için Yüksek Disiplin Kuruluna yapılması
gereken itiraz başvurusunun, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 135. maddesi gereğince yasal süresi içerisinde ilgilinin kendisi tarafından yapılması gerekmektedir.” ifadelerine yer verildiği, 17.4. Bunun üzerine başvuranın Bağcılar Kaymakamlığına 30/06/2020 tarihli dilekçe ile başvurduğu, Kaymakamlık tarafından aynı gün dilekçenin evrak girişinin yapıldığı ve yine aynı gün (30/06/2020) dilekçenin Bağcılar Belediyesine havale edildiği, bunun üzerine Bağcılar
Belediyesinin yine aynı tarihte (30/06/2020) Kaymakamlığa “…itiraz, İçişleri Bakanlığı Yüksek
Disiplin Kuruluna yapılması gerekmektedir.” ifadeleriyle yanıt verdiği tespit edilmiştir.
18. Bu silsile sonrasında Kaymakamlık tarafından dilekçenin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin
Kuruluna iletilip iletilmediği, iletilmediyse başvurana hususun iletilip iletilmediği hususlarının anlaşılması için Kurumumuzca ek bilgi ve belge talebinde bulunulmuş, bunun sonucunda
Bağcılar Belediye Başkanlığı ile Bağcılar Kaymakamlığı tarafından Kurumumuza 3 numaralı paragrafta bilgileri verilen evrak ulaştırılmıştır.
19. Söz konusu yazışmalar incelendiğinde; ilgilinin itiraz dilekçesinin Yüksek Disiplin
Kuruluna iletilmesi için İstanbul Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğünün 13/07/2020 tarihli yazısıyla Bağcılar Kaymakamlığından ilgilinin disiplin soruşturması dosyasının istendiği, bunun üzerine Bağcılar Kaymakamlığının 14/07/2020 tarihli yazısı ile söz konusu disiplin doyasını Bağcılar Belediye Başkanlığından istediği, Bağcılar Belediye Başkanlığının 16/07/2020 tarihli yazısı ile ilgilinin disiplin dosyasını Bağcılar Kaymakamlığına ilettiği görülmüştür.
20. Dolayısıyla, başvuranın en son 30/06/2020 tarihinde Bağcılar Kaymakamlığına bizzat başvurarak disiplin cezasına itiraz ettiğini belirtir dilekçesini sunduğu, böylelikle 657 sayılı Kanunun 135 inci maddesinde tanınan 7 günlük süre içinde itiraz yolunu tükettiği, Kaymakamlık tarafından silsileye uygun olarak dilekçenin İstanbul Valiliğine 03/07/2020 tarihinde iletildiği, Valilik tarafından disiplin soruşturması dosyasının talep edildiği ve dosyanın Bağcılar Belediye Başkanlığının 16/07/2020 tarihli yazısı ile Bağcılar
Kaymakamlığına iletildiği görülmüşse de; bu tarihten sonra Valilik tarafından dilekçenin
İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna iletildiğine dair herhangi bir verinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu noktada 2018/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin (“…kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan tüm başvurularda, talebin sonuçlandırılması başka bir idari makamın görev alanında kalsa dahi, başvurular anında incelenerek takip edilecek…başvuru sahibine yapılan işlemler hakkında gecikmeksizin nihai ve kesin bilgi verilecek…”) ilgili idarelere hatırlatılması gerektiği değerlendirilmiştir.
21. Yukarıda yer verilen tespitler ve açıklanan gerekçelerle; başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezasına ilişkin süreçte herhangi bir usule aykırılık tespit edilemediği, ancak fiilin nitelendirilmesinde hataya düşülerek 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin D bendinin “l” alt bendinin karşılığı olarak disiplin cezası verilmesinde ölçülülük ilkesine aykırılık bulunduğu, ayrıca aynı Kanunun 135 inci maddesi ile başvurana tanınan itiraz hakkının başvuran tarafından
7 gün içinde Kaymakamlığa başvurmak suretiyle zamanaşımı süresi içinde kullanıldığı,
bununla birlikte itiraz dilekçesi ve disiplin soruşturması dosyasının kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına itirazı incelemekle yetkili İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna iletildiğine ilişkin Kurumumuza herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, böylelikle başvurana tanınmış olan itiraz hakkının kullandırılmasında ilgili idarenin kusurlu bulunduğu tespitleriyle, başvurana verilen disiplin cezasında ve disiplin cezasına itiraz dilekçesinin yetkili makama iletilmemesinde hukuka aykırılık bulunduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede; makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan sonra bu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
İkinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına itiraz dilekçesi ile disiplin soruşturması dosyasının İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna iletilmesi hususunda
İSTANBUL VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA, BAĞCILAR BELEDİYESİNE, İSTANBUL VALİLİĞİNE ve bilgileri için İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, ilgili idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi