|
ÖZET: Başvuran, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörlüğü tarafından verilen disiplin cezasına itiraz ederek Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. İddialarına göre, müvekkiline 18.04.2024 tarihinde kınama cezası verilmiş, ardından 07.05.2024 tarihinde benzer bir ceza daha uygulanmıştır. Başvuran, aynı eylem nedeniyle iki kez ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve savunma hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür. Ayrıca, disiplin soruşturmalarının usulüne uygun yürütülmediğini, kendisine yeterli bilgi verilmediğini ve toplantılara katılma yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle cezalandırıldığını belirtmiştir.
İdare ise, başvuranın derslerini zamanında yapmadığını ve toplantılara katılmadığını belirterek, disiplin cezasının verilmesinin gerekliliğini savunmuştur. Yapılan incelemelerde, başvuranın disiplin kurallarını ihlal ettiği ve bu nedenle ceza almasının haklı olduğu sonucuna varılmıştır. İdarenin uyguladığı disiplin cezalarının gerekçeleri, ilgili mevzuata uygun olarak belirlenmiş ve başvuranın itirazı, Sağlık Bilimleri Fakültesi Disiplin Kurulu tarafından reddedilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddine karar vermiştir. İdarenin disiplin cezası uygulamasının hukuka uygun olduğu ve başvuranın savunma haklarının ihlal edilmediği tespit edilmiştir. Başvuran, bu karara karşı idare mahkemesine başvurma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/14148-S.24.21213
BAŞVURU NO : 2024/8355
KARAR TARİHİ : 31.12.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : KIRŞEHİR AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Disiplin cezasına itiraz hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07.07.2024
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; İdare tarafından müvekkil hakkında 18.04.2024 tarihinde soruşturma yapılarak akabinde kınama cezası verildiğini, iş bu kınama cezasına karşı Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru yapıldığını, bu defa müvekkil hakkında 07.05.2024 tarihinde ceza verildiğini, verilen kınama cezasına itiraz edilmiş ise de itirazın Üniversite itiraz kurulu tarafından reddedildiğini, müvekkilin görev yaptığı Fakültede hakkında benzer olaylara ilişkin 18.04.2024 tarihinde kınama cezası verildiği halde yeniden sebepsiz yere soruşturma yapıldığını, 07.05.2024 tarihinde yeniden kınama cezası verildiğini, müvekkil hakkında yapılan soruşturmaya konu eylemlerin bir önceki tarihli eylemlere ilişkin olup bir eylemden dolayı iki kere ceza verilmez ilkesi ihlal edilerek keyfi şekilde karar verildiğini, her iki soruşturma evrakı incelendiğinde
07.05.2024 tarihinde müvekkile verilen iş bu şikayete de konu edilen kınama cezası öncesinde 14.03.2024
tarihli savunma istem yazısında müvekkile isnat edilen eylemler ile 19.03.2024 tarihli savunma istem yazısında belirtilen konuların birebir aynısı olduğunun görüleceğini, dolayısı ile aynı soruşturmaya konu eylemler nedeniyle iki kez kınama cezası verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup keyfi şekilde verildiğini, ayrıca Üniversite içerisinde Akademik Kurul toplantısı usulüne göre ilan edilmediğini, müvekkilin derslerini ve ders telafi programını usul ve kurallara uygun şekilde yerine getirdiğini, Fakülte sisteminde olan sorun nedeniyle müvekkil bu belgeleri imza edip kuruma teslim etmesine rağmen savunma dilekçesinde dile getirilen hususlar da dikkate alınmaksızın karar verildiğini, müvekkil savunma dilekçesini yazılı şekilde verdiği halde dikkate almadan, bu hususta sözlü beyanlarını da bir tutanakla zapta geçirilmeden usulsüz şekilde karar verildiğini belirterek; usul ve esas yönünden hatalı aynı zamanda aynı
/
eylem nedeniyle üst üste soruşturma başlatılıp keyfi şekilde verilen kınama cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge yazısına cevaben gönderilen Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Sağlık
Bilimleri Fakültesi Dekanlığının 5/8/2024 tarihli E- – – sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1. 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi sonlarında, öğrenciler tarafından Ebelik Bölüm
Başkanlığına iletilen sözlü şikâyetlerde, sorumlu olduğu dersleri kimi zaman yapmadığı, kimi zaman ise programda belirtilen gün ve saatte yapmak yerine başka gün ve saatlerde yaptığı, şubeleri birleştirerek dersler yaptığı, ileri haftalarda yapılacak derslerinin imzalarını önceden aldığı hususlarının dile getirildiği, bu şikâyetler üzerine yapılan kontrollerde ilgilinin yapmakla yükümlü olduğu dersleri yapmadığının belirlendiği ve konu ile ilgili olarak; 04.01.2024 tarihinde iki (2), 09.01.2024 tarihinde iki (2) ve 11.01.2024 tarihinde iki (2) olmak üzere toplam altı (6) adet tutanak tutulduğu, tutulan tutanaklalar neticesinde Dekanlık Makamı tarafından 17.01.2024 tarihinde, ilgili hakkında soruşturma başlatıldığı,
2.2. Soruşturmacı olarak tayin edilen 15.03.2024 tarihinde soruşturma konusu ile ilgili davet yazısı yazarak, ilgiliyi ifade vermeye çağırdığı, tebliğ yazısını teslim alması için odasına gidildiği ancak mesaiye gelmediğinin görüldüğü, akabinde özel kalemden telefonla aranmasına rağmen telefona cevap vermediği ve geri dönüş yapmadığı, birkaç gün boyunca aynı işlemin tekrar edildiği ve netice alınamayınca, ifade çağırı yazısının ilgilinin beyan ettiği ikamet adresine iadeli taahhütlü olarak yollandığı, ancak beyan ettiği adres yanlış olduğu için tebligat yapılamadığı, soruşturmacı tarafından 08.03.2024 tarihinde tekrar davet yazısı yazılarak 15.03.2024 tarihinde ifadeye çağırıldığı ve çağrı yazısının EBYS üzerinden de yollandığı, ayrıca memurlar tarafından da ilgili kişiye sözlü bilgi verildiği, adı geçenin çağırılara riayet etmeyerek belirtilen tarihte ifadeye gelmediği, Fakülte dekanı tarafından aranarak uyarılması sonucunda en son 27.03.2024 tarihinde ifade vermeye geldiği ve ifadesinin alındığı, soruşturmacı tarafından konu ile ilgili olarak; ilgili öğretim elamanının, bölüm başkanının, bölüm öğretim elamanlarının, öğrencilerin ve ilgili idarecilerin bilgisine başvurulduğu ve elde edilen bilgiler ışığında soruşturma raporu düzenlendiği, düzenlenen raporda; yürütmekle görevli olduğu dersleri yapmadığı, yapmadığı dersler için yasal bir telafi programı oluşturmadığı, dersleri yaparken öğrencilere ileri tarihlerde yapması gereken derslerin imzalarını önceden attırarak dersi yapmış gibi gösterdiği, ayrı ayrı şubelerde yapması gereken dersleri birleştirerek tek şubede ders yaptığı, adres bildirimi konusunda kuruma yanlış beyanda bulunduğu, gerçeğe aykırı belgeler düzenleyerek çok sayıda farklı nitelikte suç işlediği bulgularına ulaşıldığı, neticede 2547 Sayılı Kanunun 53. Maddesi 3 Fıkrası I bendine göre “Kasıtlı olarak görevi tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek” fiili uyarınca Aylıktan Kesme cezası ile cezalandırılmasının talep edildiği, ancak Dekan tarafından 18.04.2024 tarihinde bir alt ceza olan KINAMA cezası verilerek soruşturmanın sonuçlandırıldığı, adı geçen tarafından verilen bu cezaya yönelik herhangi bir itiraz yapılmadığı,
2.3. Fakülte tarafından belirlenen kurallara uymamaya ve hiçe saymaya
17.01.2024 tarihinde açılan soruşturmadan sonra da devam ettiği, Dekanlık ve Bölüm başkanlığı tarafından
yıl içerisinde düzenlenen toplantılara katılmadığı, en son 14.02.2024 tarihinde yapılan Akademik Kurul
Toplantısına da katılmadığı ve Dekanlık Makamının toplantıya katılmama nedenini bildirilmesini istediği
14.02.2024 tarih ve sayılı yazısına cevap vermediği, Ebelik Bölüm Başkanlığının, ders telafi
programındaki eksikliklerin giderilmesi için göndermiş olduğu 06.03.2024 tarih ve sayılı yazıya da
cevap vermediği, yukarıda belirtilen hususular nedeniyle ilgili hakkında 19.03.2024 tarihinde idari soruşturma başlatıldığı, ilgili tarafından verilen yazılı ifadede, hakkındaki suçlamalara yönelik yeterli ve inandırıcı deliller sunamadığı, ayrıca verdiği ifadede Ankara’da doktora derslerine gittiğini beyan ettiği, mesai saatlerinde il dışına izinsiz gitmesinin ise ayrıca suç teşkil ettiği, soruşturma sonucunda ilgili personele soruşturmacı tarafından, 2547 Sayılı Kanunun 53. Maddesinin 2 fıkrası O bendi gereği “görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranmak” ve 53 Maddesinin 2 fıkrası u bendi “katılmakla yükümlü olduğu toplantılara izinsiz veya özürsüz olarak bir yıl içinde 1 den fazla katılamamak” hükümleri gereği 07.05.2024 tarihinde Kınama cezası verildiği, verilen disiplin cezasına 13.05.2024 tarihinde ilgilinin avukatı tarafından itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin Sağlık Bilimleri Fakültesi Disiplin Kurulu tarafından
04.07.2024 tarihinde değerlendirildiği ve itiraz dilekçesinde yer alan hususların hukuki açıdan geçerli
olmadığı kararına varılarak Kınama cezasının kaldırılmasına yönelik itiraz başvurusunun reddedildiği, yukarıdaki açıklamalardan hareketle adı geçene haksız yere soruşturma açılması, görev sırasında takip ettirilmesi, bu hususun ilgiliye beyan edilmesi, kendisine savunmak için yeterli belge ve bilgi verilmemesi, haksız yere ceza verilmesi, dekanın sınıfa girerek öğrencilerin huzurunda akademik kurum içerisinde yakışmayan davranışa maruz bırakması, akademik kurul toplantısına usulüne göre davet edilmemesi iddialarının gerçeği yansıtmadığı, bu iddialarının tamamının hukuka aykırı olup, iftira niteliği taşıdığı,
2.4. 18.04.2024 ve 13.05.2024 tarihlerinde verilen cezaların konularının birebir aynısı olduğu, dolayısıyla aynı soruşturmaya konu eylemler için iki kez kınama cezası verilemeyeceği iddiasının da gerçeği yansıtmadığı, 18.04.2024 tarihinde verilen cezaya ilişkin soruşturmanın yukarıda da belirtildiği gibi ilgilinin yapmakla yükümlü olduğu dersleri yapmadığının belirlenmesi ve konu ile ilgili olarak; 04.01 2024 tarihinde iki, 09.01.2024 tarihinde iki (2) ve 11.01.2024 tarihinde iki (2) olmak üzere toplam altı (6) adet tutanak tutulması neticesinde 17.01.2024 tarihinde başlatıldığı, 13.05.2024 tarihinde verilen cezaya ilişkin soruşturma ise ilgilinin yıl içerisinde katılması gereken birçok toplantıya mazeretsiz olarak katılmaması ve en son 14.02.2024 tarihinde yapılan Akademik Kurul toplantısına katılmaması ve dekanlık makamının toplantıya katılmama nedenini bildirilmesini istediği 14.02.2024 tarih ve sayılı yazıya cevap vermemesi, Ebelik Bölüm başkanlığının ders telafi programındaki eksikliklerin giderilmesi için göndermiş olduğu 06.03.2024 tarih ve sayılı yazıya cevap vermemesi nedeniyle başlatıldığı, dolayısıyla farklı suç unsuru taşıyan farklı eylemler için bu soruşturmaların yürütüldüğü,
2.5. Kurumda çalışan hiçbir personelin suç işleme ve kurallara uymama özgürlüğü olmadığı, kamu kurumlarında disiplinin sağlanmasının, kurumun etkin, verimli ve hukuka uygun bir şekilde çalışabilmesi için hayati bir öneme sahip olduğu, Kurum yönetiminde belirlenen kuralların ihlal edilmesi durumunda, bu ihlallerin cezalandırılmamasının, sadece mevcut düzeni bozmakla kalmayıp, aynı zamanda gelecekteki disiplin sorunlarının da önünü açacağı, kurum içerisinde işlenen disiplin suçlarının cezasız bırakılmasının, diğer çalışanlar arasında hukuka ve kurallara uyma konusundaki motivasyonu zayıflatacağı, cezalandırılmayan her suçun, disiplin kurallarının uygulanabilirliğini sorgulatacağı ve çalışanlar arasında kurallara uymanın gereksiz olduğu algısını oluşturacağı, kurallara uyan ve görevini layıkıyla yerine getiren çalışanlar, suç işleyenlerin cezasız kalması durumunda moral bozukluğu yaşayabileceği ve bu da iş performanslarına olumsuz yansıyacağı, disiplin cezalarının uygulanmamasının, yönetimin otoritesinin sorgulanmasına ve zayıflamasına neden olabileceği,
Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
/
3. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun “Disiplin ve Ceza İşleri” başlıklı 9 uncu bölümünün
“Genel esaslar” başlıklı 53 üncü maddesinde;
5.1. “Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin (…)53; rektör, üniversitenin; bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürü, bağımsız vakıf meslek yüksekokulunun; dekan, fakültenin; enstitü ve yüksekokul müdürleri, enstitü ve yüksekokulların; kadrosu bulunan uygulama araştırma merkezi ile bağımsız enstitü müdürleri, uygulama araştırma merkezi ile enstitünün; bu birimlerin genel sekreter veya sekreterleri de bağlı birim personelinin disiplin amirleridir.”
5.2. “Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır.
(Ek cümleler: 15/4/2020- 7243/7 md.) Öğretim elemanları dışında iş sözleşmesiyle çalışan personel 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesine tabidir. Memurlar
hakkında ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır.53 (1) (Değişik:
15/4/2020-7243/7 md.) Uyarma: Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Maiyetindeki elemanların yetiştirilmesinde özen göstermemek. b) Destek alınarak yürütülen araştırmalar sonucu yapılan yayınlarda destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile bunların katkılarını belirtmemek. c) Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak. d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak. (2) (Ek cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Kınama: Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır:54 a) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) b) Resmi olarak ders vermekle yükümlü bulunulan öğrencilere özel ders vermek. c) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) d) Üniversite veya bağlı birimlerin sınırları içinde herhangi bir yeri kurumun izni olmadan hizmetin amaçları dışında kullanmak veya kullandırmak. e) Yayınlarında hasta haklarına riayet etmemek. f) İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda veya diğer klinik araştırmalarda ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak. g)
İncelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri eser sahibinin açık izni olmaksızın yayımlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak. h) Bilimsel bir çalışma kapsamında yapılan anket ve tutum araştırmalarında katılımcıların açık rızasını almadan ya da araştırma bir kurumda yapılacaksa ayrıca kurumun iznini almadan elde edilen verileri yayımlamak. ı) Araştırma ve deneylerde, çalışmalara başlamadan önce alınması gereken izinleri yetkili birimlerden yazılı olarak almamak. j) Araştırma ve deneylerde mevzuatın veya Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ilgili araştırma ve
deneylere dair hükümlerine aykırı çalışmalarda bulunmak. k) Araştırmacılar veya yetkililerce, yapılan bilimsel araştırma ile ilgili olarak muhtemel zararlı uygulamalar konusunda ilgilileri bilgilendirme ve uyarma yükümlülüğüne uymamak. l) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) m) İçeriği itibarıyla şiddet veya nefret amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları teşhir etmek yahut kurumların herhangi bir yerine asmak.55 n) Yükseköğretim kurumları içinde siyasi parti faaliyetinde bulunmak veya siyasi parti propagandası yapmak. o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kusurlu davranmak. p) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Mevzuatta öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek. r) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevi sırasında amirine sözle saygısızlık etmek. s) (Ek:15/4/2020-7243/7 md.) Görevle ilgili resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, kaybetmek veya kusurlu davranışlarıyla bunlara zarar vermek. t) (Ek: 15/4/20207243/7 md.) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 28/12/2023 Tarihli ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı
Kararı ile.) u) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevi gereği katılmakla yükümlü olduğu kurul ve toplantılara izinsiz veya özürsüz olarak bir yıl içinde birden fazla katılmamak…”
5.3. “Disiplin soruşturması ve savunma hakkı” başlıklı 53/A maddesinde; “(1) Disiplin soruşturmasında uyulacak esaslar şunlardır: a) Disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiilin işlendiğini öğrenen disiplin amiri yazılı olarak disiplin soruşturması başlatır. Üst disiplin amirinin soruşturma açtığı veya açtırdığı disiplin olayında alt disiplin amiri ayrıca soruşturma yapamaz veya yaptıramaz. Daha önce açılmış soruşturma varsa bunlar üst amirin açtığı veya açtırdığı soruşturma ile birleştirilir. b) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin disiplin cezası verilmesini gerektiren fiiller açısından soruşturma başlatılmadan önce bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarınca inceleme yapılması zorunludur. c)
Disiplin amiri soruşturmayı kendisi yapabileceği gibi soruşturmayı yapmak üzere birim içerisinden soruşturmacı veya komisyon görevlendirebilir. Ancak zorunlu hallerde rektörlük aracılığıyla diğer birimlerden soruşturmacı talep edilebilir. d) Soruşturmacının görev ve unvanı, soruşturulanın görev ve unvanının üstünde veya onunla aynı düzeyde olmalıdır. e) Fiilin ast ile üst tarafından birlikte işlenmesi hâlinde soruşturma usulü ve disiplin cezası verme yetkisi üste göre belirlenir. f) Soruşturulanın disiplin cezası verilmesini gerektiren fiili işlediği ve disiplin soruşturmasının başlatıldığı tarihteki görev veya unvanının farklı olması hâlinde disiplin soruşturması, üst görev veya unvanı esas alınarak yürütülür.
Disiplin amirinin belirlenmesi ve uygulanacak diğer disiplin hükümleri, görev yapılan kurumun tabi olduğu mevzuata göre belirlenir. g) Soruşturmacı, disiplin soruşturmasıyla ilgili bilgi ve belgeleri toplama, ifade alma, tanık dinleme, bilirkişiye başvurma, keşif yapma, inceleme yapma ve ilgili makamlarla yazışma yetkisini haizdir. h) Soruşturmacının, görevlendirme kapsamında talep ettiği bilgi ve belgeler gecikmeksizin kendisine verilir. ı) Soruşturmacı, görevlendirildiği konuda soruşturma yürütür; soruşturma sırasında disiplin soruşturmasına konu olabilecek başka fiillerin ortaya çıkması durumunda bunları gecikmeksizin disiplin amirine bildirir. j) Soruşturma işlemleri bir tutanakla tespit olunur. k)
Soruşturmanın gizliliği esastır. l) Soruşturma, görevlendirme yazısının tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tamamlanır. Soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre talep edebilir, disiplin amiri gerekçeyi değerlendirerek ve zamanaşımı sürelerini dikkate alarak karar verir.
m) Fiili işleyenin emeklilik veya başka nedenlerle görevinin sona ermesi, hakkında soruşturma açılmasına ve soruşturmanın devamına engel olmaz. Bu durumda soruşturma sonunda verilen disiplin cezası, özlük dosyasında saklanır. Aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezaları ilgilinin kamu görevine dönmesi ya da bir vakıf yükseköğretim kurumunda göreve
başlaması halinde uygulanır. n) Bir fiilden dolayı ilgili hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması yapılıyor olması, aynı fiilden dolayı disiplin soruşturması yapılmasına, ceza verilmesine ve bu cezanın yerine getirilmesine engel değildir. Gerektiğinde ceza kovuşturması bekletici mesele yapılabilir. Bu durumda disiplin soruşturmasına ilişkin zamanaşımı süreleri durur. o) Bir fiilin diğer kanunlar uyarınca idari yaptırıma bağlanmış olması, aynı fiile bu Kanun kapsamında disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez. Savunma hakkı kapsamında gözetilecek hususlar şunlardır: a) Soruşturulana, iddialar hakkında savunma imkânı tanınmadan disiplin cezası verilemez. (İptal ikinci cümle:Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarihli ve E.: 2022/87; K.: 2022/121 sayılı Kararı ile) b) (İptal bent:Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarihli ve E.: 2022/87; K.: 2022/121 sayılı Kararı ile) c) (İptal bent:Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarihli ve E.: 2022/87; K.: 2022/121 sayılı Kararı ile) Hakkında üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezası istenenler soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir
….”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, usul ve esas yönünden hatalı aynı zamanda aynı eylem nedeniyle üst üste soruşturma başlatılıp keyfi şekilde verilen kınama cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
8. Konuyla ilgili idarece iletilen bilgi belgelerde; başvuranın Dekanlık ve Bölüm başkanlığı tarafından yıl içerisinde düzenlenen bazı toplantılara kendisine tebliğ edilmesine rağmen katılmadığı, Dekanlık
Makamının toplantıya katılmama nedenini bildirilmesini istediği yazıya cevap vermediği, soruşturma sonucunda başvurana, 2547 Sayılı Kanunun 53. Maddesinin 2 fıkrası o bendi gereği “görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranmak” ve 53 Maddesinin 2 fıkrası u bendi “katılmakla yükümlü olduğu toplantılara izinsiz veya özürsüz olarak bir yıl içinde 1 den fazla katılamamak” hükümleri gereği Kınama cezası verildiği, disiplin cezasına yaptığı itirazın Sağlık Bilimleri Fakültesi Disiplin Kurulu tarafından değerlendirildiği ve itiraz dilekçesinde yer alan hususların hukuki açıdan geçerli olmadığı kararına varılarak Kınama cezasının kaldırılmasına yönelik itiraz başvurusunun reddedildiği belirtilmiştir.
9. Dosya üzerinde yapılan incelemede; 18.04.2024 ve 13.05.2024 tarihlerinde verilen cezaların konusunu teşkil eden fiillerin birbirlerinden farklı olduğu, 18.04.2024 tarihinde verilen cezaya ilişkin soruşturmanın başvuranın yapmakla yükümlü olduğu dersleri yapmadığının belirlenmesi ve konu ile ilgili olarak altı (6)
adet tutanak tutulması neticesinde 17.01.2024 tarihinde başlatıldığı, başvuran tarafından işbu cezaya itiraz edilmediği, başvuruya konu 13.05.2024 tarihinde verilen cezaya ilişkin soruşturmanın ise ilgilinin yıl içerisinde katılması gereken toplantılara mazeretsiz olarak katılmaması ve dekanlık makamının toplantıya
katılmama nedenini bildirilmesini istediği yazıya cevap vermemesi üzerine başlatıldığı, muhakkik tarafından başvuranın ifadesine başvurulduğu, disiplin cezası uygulanmadan önce son savunmasının alındığı, gerekli delil ve belgelerin toplandığı görülmüştür.
10. Bilindiği üzere disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptir.
11. 2547 Sayılı Kanununda disiplin suçlarının tespiti ve ortaya çıkarılması için yapılması gereken soruşturmanın yöntemine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte; yargı kararlarında da belirtildiği üzere; soruşturma, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir.
12. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri’nin 07/12/2006 tarihli ve E: 2003/172, K: 2006/2053 sayılı kararında; “… Bir idari yaptırım olan disiplin cezasının verilebilmesi için cezanın dayanağı olan fiilin hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması gerekmektedir. Bu belirlemeyi yapabilmek için tarafsız ve usulüne uygun olarak yapılacak olan bir soruşturma sonucunda düzenlenen disiplin soruşturma raporu bulunmalıdır. Disiplin kurulları, disiplin cezasına esas fiilin kişi tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ancak bir soruşturma raporunu değerlendirerek tespit edebilecekler ve bu rapora dayalı olarak ceza tayinine gidebileceklerdir.” ifadesine yer vermiştir. Yine Danıştay İdari Dava
Daireleri’nin aynı yönde 29/11/2007 tarihli ve E: 2004/611, K: 2007/2412 sayılı kararı bulunmaktadır.
13. Bu kapsamda somut olay açısından başvuru dosyasında yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının usul ve esas açısından yapılan incelemesi neticesinde; hukuka aykırı bir husus tespit edilememiştir.
14. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları ve ilgili mevzuat dahil tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında uygulanan
“Kınama” disiplin cezasına ilişkin idari işlemde hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı anlaşıldığından başvuranın talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde gönderdiği, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine ve “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davrandığı, ancak İdarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, İdareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve KIRŞEHİR AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi
/