ÖZET: Başvuran, TBMM Genel Sekreterliği tarafından verilen “1/30 oranında aylıktan kesme” disiplin cezasının iptal edilmesini talep etmiştir. Başvuran, mesai saatlerinin 08:00 olarak belirlenmesine dair talimatın kendisine yazılı olarak tebliğ edilmediğini, bu nedenle verilen cezanın hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. İdare, başvuranın verilen sözlü talimata uymadığını ve bu nedenle disiplin cezasının verildiğini belirtmiştir.

Danıştay, başvuranın disiplin cezasının verilmesine sebep olan eylemin “verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak” olduğunu tespit etmiştir. İdarenin, başvuranın mesai saatlerine uymadığına dair tutanakları ve disiplin soruşturması sürecinin mevzuata uygun olduğunu değerlendirerek, verilen cezanın hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine hükmedilmiştir. Bu karar, kamu görevlilerinin amirlerine karşı olan yükümlülükleri ve disiplin cezalarının uygulanabilirliğini vurgulamaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/8965-S.22.13779

BAŞVURU NO : 2022/4136

KARAR TARİHİ : 08/07/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TBMM GENEL SEKRETERLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Tecziye edilen aylıktan kesme disiplin cezasının iptal edilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16/03/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Destek Hizmetleri Başkan Yardımcısı ’ın hakkında tuttuğu tutanakta bütün temizlikten sorumlu şef ve memurların sabah temizlik yapılırken, TBMM Başkanlık Divanı kararı ve Genel

Sekreterlik Makamının 2019/5 sayılı genelgesine aykırı olarak, saat 08:00’den itibaren vazife başında bulunması doğrultusunda sözlü talimatına rağmen mesai saatlerine uymadığı konusunda itham edildiğini, TBMM çalışanlarının 06 Nisan 2015 tarihli ve 99 sayılı TBMM başkanlık divanı kararı ile belirlenen ve

Genel Sekreterlik Makamının 2019/5 sayılı genelgesiyle tüm personele duyurulan yürürlükteki mesai saatlerine harfiyen riayet ederek şahsına tebliğ edilen görevi bihakkın yerine getirmekte olduğunu, 11 yıldır temizlik hizmetlerinde Şef olarak çalışmakta olduğunu, bu görevi yaparken kanun ve yönetmeliklere uygun olarak diğer şeflerle birlikte mesaiye Genel Sekreterlik makamının genelgesi gereği saat 09:00’da başlayıp 18:00’da çıktığını, 25 Kasım’da şeflerle yapılan ve mesaiye saat 08:00’da başlanacağı konusunun görüşüldüğü toplantıya çağrılmadığını, daha sonra telefonla mesai başlangıç saatinin 08:00 olarak belirlendiği talimatının verildiğini, kendisinin de mevzuata göre şahsına telefonla iletilen talimatı yazılı tebliğ edilmesi halinde yerine getireceğini açıkça ifade ederek talimatın yazılı olarak verilmesini talep ettiğini, daha sonra Başkan Yardımcısı ‘la makamında görüşmesinin ertesi gününden itibaren

19 günlük yıllık iznini kullandığını ve izin dönüşünde de mesaiye Başkan Yardımcısı ile konuştuğu gibi 27

Aralık’ta 08:00’de mesaiye gelmeye başladığını, buna rağmen ilgili tutanağın art niyetle işleme alındığını, şahsının yürürlükteki mevzuata aykırı bir fiili ve tutumunun olmadığını ifade ederek hakkında yürütülen soruşturma neticesinde “1/30 Oranında Aylıktan Kesme” disiplin cezasına itirazının idarece kabul edilmediği dolayısıyla tarafına verilen aylıktan kesme cezasının iptal edilmesini ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında 22/03/2022 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden TBMM Genel Sekreterliğinin 21/04/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve ekleri özetle; Destek Hizmetleri Başkanlığında şef olarak görev yapan ’nın bütün temizlikten sorumlu şef ve memurların sabah temizlik yapılırken saat 08:00’de mesai başında bulunmaları yönünde verilen sözlü talimata uymaması ve telefonla arandığında da şifahi talimatı yerine getirmeyeceğini söylemesi nedeniyle 02.12.2021 tarihinde tutulan tutanağın haricinde, aynı hususta 03.12.2021, 06.12.2021 ve 07.12.2021 tarihlerine ait tutanakların bulunmakta olduğu, 03.12.2021 tarihli tutanak doğrultusunda yürütülen soruşturma neticesinde adı geçenin, 03.03.2022 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendinde belirtilen “Kasıtlı olarak:

verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak” hükmü kapsamında “1/30 ORANINDA

AYLIKTAN KESME” cezası ile tecziye edildiği, adı geçenin 03.03.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile hakkında tesis edilen “1/30 ORANINDA AYLIKTAN KESME” cezasına yönelik TBMM Disiplin Kuruluna itirazda bulunduğu, 23.03.2022 tarihli ve sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile itirazın reddine karar verildiği, adı geçenin temizlikten sorumlu personelin sabah temizliği yaparken saat 08:00’de mesai başında bulunup yapılan temizliği kontrol etmesi yönünde verilen talimata aykırı hareket etmesi ve telefonla arandığında şifahi talimatı kasıtlı olarak yerine getirmeyeceğini söylemesi nedeniyle hakkında düzenlenen 06.12.2021 ve 07.12.2021 tarihlerine ait tutanaklar doğrultusunda inceleme/soruşturma başlatıldığı ve halen devam etmekte olduğu, personel giriş-çıkış hareketlerinden de adı geçenin verilen talimata aykırı hareket ederek 08:00’de mesai başında bulunmama yönünde kasıtlı ve tekrarlanan bir alışkanlığı bulunmakta olduğu, adı geçenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendinde belirtilen verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak hükmü kapsamında 15.02.2022 tarihinde “1/30 ORANINDA AYLIKTAN KESME” cezası ile tecziye edildiği, TBMM Başkanlık

Divanının TBMM personeli için genel olarak mesai başlangıç ve bitiş saatlerinin belirlendiği 2015 tarihli ve 99 sayılı Karar, Genel Sekreterlik Makamının 2019/5 sayılı Genelgesi ve Destek Hizmetleri

Başkanlığının 2021/01 sayılı İç Genelgesinin mevcut olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları kenar başlıklı 11’inci maddesinde “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar…” Çalışma Saatleri kenar başlıklı 99’uncu maddesinin birinci fıkrasında “Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir.”, üçüncü fıkrasında “Ancak bu kanuna, özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine veya bunlara dayanılarak çıkarılacak yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir.”, Günlük çalışma saatlerinin tespiti kenar başlıklı 100’üncü maddesinin birinci fıkrasında “Günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi, bölgelerin ve hizmetin özelliklerine göre merkezde Cumhurbaşkanınca, İllerde valiler tarafından tespit olunur.” üçüncü fıkrasında “Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür. Bu hususa ilişkin usûl ve esaslar, Cumhurbaşkanınca belirlenir.” Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışma saat ve usulünün tesbiti kenar başlıklı 101’inci maddesinin birinci fıkrasında “Günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir.” hükümleri yer almakta olduğu, Devlet memurlarının emre itaat yükümlülüğü, kanuni bir zorunluluk olduğu, hiyerarşi ilişkisinin doğal sonucu olan bu yükümlülüğe aykırı eylemler emre itaatsizliğe neden olmakta olduğu, amirin asta verdiği emirlere, hukuka aykırı olmaması kaydıyla muhakkak ve hukuka aykırı olması (konusu suç teşkil etmemek kaydıyla) durumunda da yazılı olarak bildirilmesi kaydıyla, sorumluluğu emri verene ait olmak üzere uyulması gerekmekte olduğu, emrin memura yazılı bildirilmesini beklemek amir-memur ilişkisinin mahiyetine uymadığı gibi yasal bir gereklilik de olmadığı, 2015 tarihli ve 99 sayılı TBMM Başkanlık Divanı Kararında TBMM personeli için genel olarak mesai başlangıç ve bitiş saatlerinin belirlenmiş olduğu, belirlenen bu saatler yapılan hizmetin

gereği kayıtsız ve şartsız her personel bakımından mutlak surette uygulanabilir saatler olmadığı, TBMM

Yerleşkesinin her an hizmete açık bulundurulması özel bir önem taşımakta olduğu, Genel Kurulun ve komisyonların hafta sonu da dahil olmak üzere kesintisiz 24 saat veya üzerinde çalışmalar yaptığı ve planlanmış herhangi bir toplantı olmasa dahi bina ve tesislerin her an hizmete açık tutulması gerektiği düşünüldüğünde, özellikle de Kurum Destek Hizmetleri Başkanlığının sunmuş olduğu hizmetlerin mahiyeti nedeniyle, farklı mesai saatlerinin uygulanması gerekmekte olduğu, Covid salgını döneminde daha da önem kazanan temizlik hizmetinin titizlikle yapılması, kontrol sürecinin de bürolarda çalışacak personel mesaiye başlamadan tamamlanması gerekmekte olduğu, dolayısıyla kontrolden sorumlu şeflerin de temizlik esnasında görev başında bulunup mesai başlamadan temizlik kontrollerini tamamlaması gerekmekte olduğu, TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanununda Destek Hizmetleri Başkanlığının görevleri arasında

TBMM bina ve tesislerinin her an hizmete hazır bulundurulması, temizlik işlerinin yapılması veya yaptırılması olduğu, anılan Başkanlıkta görevli şeflerin görev tanımında da bina ve eklentilerinin temizlik hizmetlerinin yürütülmesi, bir yükümlülük olarak tanımlanmış olduğu, bu talimatın amacı, personel işe başlamadan önce temizlik işlerinin bitirilmesi, yapılan temizliğe nezaret edilmesi ve işin mahiyetine göre gerekli kontrollerin yerine getirilmesinin sağlanması olduğu, Kurum İdari Teşkilatında, çay ocağı hizmetleri, yemekhane hizmetleri, tutanak hizmetleri gibi birçok alanda hizmet gerekleri doğrultusunda farklı mesai başlangıç ve bitiş saatleri uygulanmakta olduğu, bu kapsamda farklı hizmet alanlarında görev yapan personel için farklı mesai saati düzenlenmesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı, 06.04.2015 tarihli ve 99 sayılı TBMM Başkanlık Divanı Kararında “Yürütülen hizmetin gerekleri dikkate alınarak bazı işler için günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile nöbet ve dinlenme sürelerinin ayrıca belirlenerek kurallara bağlanması hususunda Genel Sekreterlik Makamına yetki verilmesine” karar verilmiş olduğu, uygulanan mesai saati düzenlemesi yasal düzenlemelere uygun olduğu, adı geçene fazla çalışma ücreti ödenmekte olduğu, ayrıca Kurum mesaiye erken başlaması gereken personel için servis imkânı da sunmakta olduğu, ’nın Kurum aleyhine şikâyet konusu talebine ilişkin yargı organlarından açılmış bir davasının olup olmadığı yönünde Kuruma gelen bir bilgi bulunmadığı, adı geçenin söz konusu cezaya karşı yapmış olduğu itirazının Disiplin Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve sayılı Kararı ile reddedilmiş olduğu, Karar kesinleştiğinden İdarece yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı bilgilerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” , 3.2. “Kanunsuz emir” başlıklı 137’nci maddesi; “Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanun veya

Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.” hükmünü amirdir, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci

Maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne haizdir, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununu; 5.1. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11’inci maddesi, “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde israr eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.” 5.2. “Çalışma saatleri” başlıklı 99’uncu maddesi; “Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak bu kanuna, özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine veya bunlara dayanılarak çıkarılacak yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir. Cumhurbaşkanı, yurt dışı kuruluşlarda hizmetin gerektirdiği hallerde, hafta tatilini Cumartesi ve Pazardan başka günler olarak tespit edebilir.” 5.3. “Günlük çalışma saatlerinin tesbiti” başlıklı 100’üncü maddesi; “Günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi, bölgelerin ve hizmetin özelliklerine göre merkezde

Cumhurbaşkanınca, illerde valiler tarafından tesbit olunur. Ancak engelliler için; engel durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme süreleri merkezde üst yönetici, taşrada mülki amirlerce farklı belirlenebilir.

Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür. Bu hususa ilişkin usûl ve esaslar, Cumhurbaşkanınca belirlenir” 5.4. “Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışma saat ve usulünün tesbiti” başlıklı 101’inci maddesi; “Günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir. Ancak, kadın memurlara; tabip raporunda belirtilmesi hâlinde hamileliğin yirmidördüncü haftasından önce ve her hâlde hamileliğin yirmidördüncü haftasından itibaren ve doğumdan sonraki iki yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez.

Engelli memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez”, 5.5. “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124’üncü maddesi; “Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirlerdir. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.” 5.6. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125’inci maddesi; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller

şunlardır:

C – Aylıktan kesme : Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve

zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak, b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek, c) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak, d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak, e) Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek, f) Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, (……)

Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.

Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.

Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.(….)” 5.7. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126’ncı maddesi; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.” 5.8. “Zamanaşımı” başlıklı 127’nci maddesi; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” 5.9. “Savunma hakkı” başlıklı 130’uncu maddesi; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmıyan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” hükmünü haizdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

7. Başvuran (1) numaralı paragrafta ayrıntısına yer verilen başvurusunda özetle; Genel Sekreterlik

Makamının 2019/5 sayılı genelgesiyle tüm personele duyurulan yürürlükteki mesai saatlerine harfiyen riayet ederek şahsına tebliğ edilen görevi bihakkın yerine getirmekte olduğu, 11 yıldır temizlik hizmetlerinde Şef olarak çalışmakta olduğu, 25 Kasım’da şeflerle yapılan ve mesaiye 08:00’de başlanacağı konusunun görüşüldüğü toplantıya çağrılmadığı, daha sonra telefonla mesai başlangıç saatlerinin 08:00 olarak belirlendiği talimatının verildiği, kendisinin de mevzuata göre şahsına telefonla iletilen talimatı yazılı tebliğ edilmesi halinde yerine getireceğini açıkça ifade ederek talimatın yazılı olarak verilmesini talep ettiği, 27 Aralık’ta 08:00’de mesaiye gelmeye başladığı, buna rağmen ilgili tutanağın art niyetle işleme alındığı, şahsının yürürlükteki mevzuata aykırı bir fiili ve tutumunun olmadığı ifadeleri ile verilen aylıktan kesme cezasının iptal edilmesini ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

8. İdarenin başvuru konusu hakkındaki açıklamaları (2) numaralı paragrafta ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; Destek Hizmetleri Başkanlığında şef olarak görev yapan ’nın bütün temizlikten sorumlu şef ve memurların sabah temizlik yapılırken saat 08:00’de mesai başında bulunmaları yönünde verilen sözlü talimata uymaması ve telefonla arandığında da şifahi talimatı yerine getirmeyeceğini söylemesi nedeniyle düzenlenen 02.12.2021 tarihinde tutulan tutanağın haricinde, aynı hususta 03.12.2021,

06.12.2021 ve 07.12.2021 tarihlerine ait tutanaklar bulunmakta olduğu, 03.12.2021 tarihli tutanak

doğrultusunda yürütülen soruşturma neticesinde adı geçen, 03.03.2022 tarihinde 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendinde belirtilen

“Kasıtlı olarak: verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak” hükmü kapsamında “1/30

ORANINDA AYLIKTAN KESME” cezası ile tecziye edildiği, adı geçen 03.03.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile hakkında tesis edilen “1/30 ORANINDA AYLIKTAN KESME” cezasına yönelik TBMM Disiplin

Kuruluna itirazda bulunduğu, 23.03.2022 tarihli ve sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile itirazın reddine karar verildiği, Karar kesinleştiğinden İdarece yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı savunulmuştur.

9. Mevzuat yönünden yapılan inceleme ve araştırma kapsamında; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti

Anayasası’nın “Kanunsuz emir” başlıklı 137’nci maddesi, Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanun veya

Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11’inci maddesi, Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar, “Çalışma saatleri” başlıklı 99’uncu maddesi; memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. Bu süre

Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak bu kanuna, özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine veya bunlara dayanılarak çıkarılacak yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir, “Günlük çalışma saatlerinin tesbiti” başlıklı 100’üncü maddesi; günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi, bölgelerin ve hizmetin özelliklerine göre merkezde Cumhurbaşkanınca, illerde valiler tarafından tesbit olunur, “Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışma saat ve usulünün tesbiti” başlıklı 101’inci maddesi; günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir, “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124’üncü maddesi; “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125’inci maddesi; Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller arasında Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak şeklinde olduğu tespit edilmiştir.

10. Başvuru konusu yakınmaya esas teşkil eden hususun amirin emir verme yetkisi ile ilgili olduğu anlaşılmıştır. Konu ile ilgili bilimsel bir çalışmada; “Amirin emir verme yetkisi, hiyerarşi yetkisine dayanır

ki bu yetki hiyerarşi ilişkisinden doğmaktadır. ‘İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzel kişiliği’ başlığını taşıyan

Anayasa’nın 123. maddesinde idarenin kuruluş ve görevleri ile bir bütün olduğu ifade edilmektedir.

Hiyerarşi de bu bütünlüğü sağlamak amacıyla oluşturulmuş kamu görevlilerinin silsile halinde kademelenmesini ifade etmektedir. Emir ise, hukukun yetkilendirdiği merciinin, hiyerarşik astı olan kişilere belirli bir davranışta bulunmaları amacıyla açıkladıkları irade beyanlarıdır. Bu tanıma göre emir; üstünlük, zorunluluk ve bağlılık unsurlarını içermektedir. Emrin yetkili amir tarafından verilmesi ve emri alanın emri ifa etmek konusunda mecbur olması gerekmektedir. Bu halde, emir verme yetkisi ise kamu hizmetinin gerektirdiği hukuki ve fiili tasarruflar yapılmadan önce amirin, asta hareket tarzı hakkında emir ve talimatlar vermesini içermektedir. Hiyerarşik sıralama nedeniyle ast, yürüttüğü idari faaliyetleri, yalnız kanunun kendisine yüklediği görev ve kanun ile doğrudan doğruya kurduğu ilişkisi nedeniyle değil, kanunla kendi arasına girmiş olan amirinin emrine uyma zorunluluğu çerçevesinde emre uyarak yapmaktadır.

Emir; sözlü olabileceği gibi genel emir, yönerge ve benzeri adsız düzenleyici işlemler ile de olabilir.” (Bakınız: Sevgi BEKTUR; Amirin Emrine Uyma Zorunluluğunun Kapsamı, Selçuk Üniversitesi Adalet

Meslek Yüksekokulu Dergisi, C.3, S.1, 2020, s.11-36) bilgileri mevcuttur.

11. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Destek Hizmetleri Başkanlığında şef olarak görev yapan başvuranın bütün temizlikten sorumlu şef ve memurların sabah temizlik yapılırken saat 08:00’de mesai başında bulunmaları yönünde 25 Kasım 2021 tarihinde yapılan toplantı sonrası verilen sözlü talimat akabinde 29.11.2021 tarihinde saat 08:58’de, 30.11.2021 tarihinde saat 09:01’de, 01.12.2022 tarihinde saat 08:58’de, 02.12.2021 tarihinde saat 08:56’da 03.12.2021 tarihinde saat 08:54’te mesai girişi yaptığı, böylece sözlü talimata uymadığı, telefonla arandığında da şifahi talimatı yerine getirmeyeceğini söylediği kendi ifadesi ve idarenin açıklamalarından anlaşıldığından hakkında “Kasıtlı olarak: verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak” fiilinden dolayı 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125/C-a maddesi uyarınca 1/30 Oranında Aylıktan Kesme disiplin cezası ile tecziye edilmesi hususunda başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturması süreci ile ilgili olarak esas ve usul açısından mevzuata aykırılık teşkil eden bir unsur bulunmadığı soruşturma safahatının ve sonucunda tecziye edilen disiplin cezasının mevzuata uygun olarak verildiği, İdarece tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; idarenin söz konusu ilkeler yönünden uygun hareket ettiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,

Bu kararın BAŞVURANA ve TBMM GENEL SEKRETERLİĞİNE tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi